Helenistik Akdeniz'de Şarap Kültürü

Branko van Oppen
tarafından yazıldı, Şüheda Bulut tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF

Şarap içme kültürü, Akdeniz dünyasında yaygın olarak benimsenmişti ve günümüzde doğru olan şey, antik çağda da doğruydu: Şarap her zaman iyi bir ticaret aracıdır. Büyük İskender ile VII. Kleopatra arasındaki dönemi kapsayan Helenistik Dönem (yaklaşık MÖ 335–30), giderek genişleyen bir alanda ticaret ilişkilerinin gelişmesine tanıklık etti ve uzak bölgeler birbirleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak temas kurmaya başladı. Uzun mesafeli ticaret yolları sayesinde Kuzeybatı Avrupa, Orta Doğu, Arabistan, Hindistan ve Orta Asya’dan gelen mallar Akdeniz’e ulaştı. Tarihte ilk kez Çin’den gelen ürünler bile Akdeniz’e ulaşarak İpek Yolu’nun temelini attı. Lüks ürünlerden gıdaya kadar pek çok mal, hızla gelişen bir tüketim toplumunda el değiştirdi. Değerli taşlar, altın ve gümüş, otlar ve baharatlar, parfümler ve yağlar, ipek ve keten, filler ve köleler, buğday, kavuzlu buğday ve pirinç gibi tahıllar, zeytinyağı ve balık sosu, parşömen ve papirüs, bira ve şarap gibi ürünleri düşünebilirsiniz.

Wall Painting of a Man at a Banquet
Bir Ziyafetteki Adamın Duvar Resmi Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Şarap, basit toprak kaplardan parlak cam bardaklara kadar çeşitli kaplarda tüketiliyordu. Doğal olarak, ince altın ve gümüş şarap kaplarının ticareti de gelişti. Farklı bölgelerin kendine özgü şarapları da vardı: Mısır'dan gelen ucuz şaraptan, İtalya'nın lezzetli Falernian şarabına ve İran'ın yüksek bölgelerinden gelen eşsiz Carmanian şarabına kadar çeşitlilik gösteriyordu.

Şarabın Kısa Tarihi

Bağcılık, yani üzüm yetiştiriciliği ve şarap yapımı, Helenistik Çağ’dan çok daha öncesine, yaklaşık 8000 yıl önce Kafkaslar ve Zagros Dağları'nın (sırasıyla günümüz Gürcistan’ı ve İran’ı) dağlık bölgelerine kadar uzanır. Neolitik dönemde (yaklaşık MÖ 5. binyılın ortaları) Balkanlar ve Levant’ta da uygulanmaktaydı. Klasik Yunanistan ise, elbette, şarap tüketimi etrafında gelişmiş kültürüyle ünlüdür. Burada antik Yunan dininde, tıbbında, kültüründe ve toplumunda – sempozyumdan bahsetmeye bile gerek yok – şarabın önemini tartışmak yeri değildir. Ancak şu hatırlanmalıdır ki, Yunan kolonileşmesi sayesinde şarap kültürü kuzey Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına yayıldı ve böylece bu kültür Etrüsk uygarlığı, Romalılar, Keltler ve İskitler ile paylaşıldı.

Chİos’tan gelen yüksek kalİtelİ kırmızı şarap, mükemmel bir üne sahİptİ ve Yunanİstan, İtalya ve Mısır’a yüksek fİyatlarla İhraç edİlİrdİ.

Yunanlar, şaraplarını her zaman suyla seyrelterek içerlerdi çünkü onların şarabı preslemeden sonra koyu bir şurup kıvamında olurdu. Yunan kültürü, seyreltilmemiş şarap içmeyi barbarca (medeniyetsiz) bir davranış olarak görürdü. Anakara Yunanistan’da çoğunlukla tatlı ve aromatik olmakla birlikte, daha kuru çeşitler de dahil olmak üzere çok çeşitli şaraplar üretilirdi. Karadeniz bölgesine büyük miktarda ihraç edilen popüler bir Yunan şarabı, Khalkidiki bölgesindeki Mende’den gelen çeşitti. Bu Menda şarabı (beyaz şarap), yumuşak, kuru ve ballı olmak üzere farklı türlerde bulunurdu ve hem tedavi edici hem de müshil etkili olduğu düşünülürdü. Adalarda da farklı şarap çeşitleri üretilirdi. Örneğin Kos Adası’nda yaygın olarak ihraç edilen bir şarap türü, tuzlu deniz suyu ile karıştırılırdı; bu şarap, deniz yoluyla Arabistan ve Hindistan’a kadar ulaştırılırdı. Chios Adası’ndan gelen yüksek kaliteli kırmızı şarap, Klasik Dönem’den Roma İmparatorluk Dönemi’nin ilerleyen zamanlarına kadar (yaklaşık MÖ 5. yüzyıl – MS 2. yüzyıl) mükemmel bir üne sahipti ve Yunanistan, İtalya ve Mısır’a yüksek fiyatlarla ihraç edilirdi.

Yunanların kuzey Akdeniz ve Karadeniz’e yönelik kolonileşmeleri sırasında, Fenikeliler de güney ve batı Akdeniz boyunca yerleşim kurdular ve böylece şarap kültürlerini Libyalılar, İberler, İtalyanlar gibi birçok halkla paylaştılar. Fenike’nin kalbi sayılan bölgeden (Lübnan), ince ve hoş kokulu bir beyaz şarap, Byblos’tan (günümüz Cübeyl) Kıbrıs, Girit, Sicilya ve Sardunya adalarına; ayrıca Kuzey Afrika kıyılarına ve İber Yarımadası’na ihraç edilirdi. Bu şarap türü, çam ya da antepfıstığı reçinesiyle (terebinth) zenginleştirilirdi; çünkü bu malzemeler, içkinin yumuşak tadını daha iyi ortaya çıkarırdı. Helenistik Dönem’de bu şarap çeşidi, Midilli Adası’ndan gelen en iyi tatlı Muscat türü şaraplarla aynı kalitede görülüyordu. Fenike’ye ait şarap üzümleri Sicilya ve Trakya’da da yetiştirilmekteydi. Tunus’taki Bagradas Vadisi’nden, Kartacalılar Passum adı verilen kuru üzümden yapılan şarabı Sicilya, Sardunya, Balear Adaları ve İspanya’daki Pön kolonilerine ihraç ediyorlardı. Roma’nın askeri rakipleri olan Kartacalılar tarafından üretilmiş olmasına rağmen, bu kuru üzüm şarabı İtalya’da da popüler hale gelmişti.

Deer Rhyton
Geyik Rhytonu Allard Pierson Museum (CC BY-NC-SA)

Nil Deltası’nda ve Mısır vahalarında şarap yetiştiriciliği ve tüketimi, en az Eski Mısır Krallığı’na (MÖ 3. binyılın sonları) kadar uzanır. Kraliyet bağlarında çoğunlukla kırmızı şarap üretilirdi. Ancak, ünlü Tutankhamun’un mezarında, muhtemelen ithal edilmiş şaraplara ait olan testilerde beyaz şarap kalıntılarına da rastlanmıştır. Mısır şarabı; antepfıstığı reçinesi (terebinth), taze üzüm ve incir, adaçayı, nane ve kişniş gibi malzemelerle tatlandırılabilirdi. Yunanlar, Mısır’a yeni üzüm çeşitleri getirmiştir; ayrıca Ege Denizi bölgesinden doğrudan şarap ithalatı da yapılmıştır. Helenistik Dönem Mısır şarapları – ister üzümden, ister nar ya da hurma/palmiye meyvesinden yapılmış olsun – çeşit ve tat açısından oldukça farklıydı: ucuzdan pahalıya, ekşiden tatlıya kadar birçok tür bulunmaktaydı. Hatta şarap sirkesi, yoksul halk arasında ucuz bir alternatif olarak tüketilirdi. Ancak kırsal nüfus arasında, bira, günlük tüketimde – geçmişte olduğu gibi – geç antikçağa kadar en yaygın içecek olmaya devam etti.

İsrail’de, koşer şarap en az Eski Ahit zamanından beri değer verilen bir içkiydi. Talmud, Filistin’den Sharon ve Carmel gibi 70 farklı şarap çeşidinden bahseder. Çoğu kırmızı şarap olmakla birlikte, bazı beyaz çeşitler de vardır. Bu şaraplar farklı şekillerde üretilirdi; örneğin, şarap berrak su ve balsam (aluntit) ile karıştırılarak, ya da bal ve karabiber (anomilin) ile tatlandırılarak; hatta üzüm preslenmeden önce tütsülenerek (meusham) hazırlanırdı. Güney Celile’deki Kefar-Signa bölgesi, Kudüs Tapınağı’ndaki kurban törenleri için şarap tedarik ederdi. Helenistik Dönem’de, koşer şaraplar en iyi şaraplar arasında sayılırdı. Diğer pek çok şarap gibi amforalarda değil, keçi derisinden yapılan tulumlarda da taşınırdı ve Aşkelon, Yafa ve Dor limanlarından Kuzey Afrika, Avrupa ve Karadeniz’e ihraç edilirdi. Miladi dönemin başlarında, Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte, kırmızı şarap, İsa’nın Son Akşam Yemeği’ni anmak amacıyla gerçekleştirilen Efkaristiya ayininin vazgeçilmez bir kutsal tören içkisi hâline geldi.

Lüks Ürünlerden Tüketim Mallarına

Helenİstİk Dönem’İn sonlarında, cam üfleme keşfedİldİ – bu buluş, cam kapların toprak kaplardan daha ucuz hale gelmesİnİ sağladı.

Şarap, daha önce belirtildiği gibi yalnızca değerli metallerden yapılmış zarif kaplardan değil; cam, toprak ve hatta tahta kadehlerden de içilirdi. Günümüzde camın ne kadar yaygın olduğu düşünülürse hayal etmek zor olabilir; ancak Roma İmparatorluğu’ndan önce cam eşyalar (ister kuvarstan ister obsidyenden yapılmış olsun) en yüksek lüks ürünler arasında sayılırdı. Cam üretiminin kökeni, MÖ 2. binyıla, Mezopotamya, Suriye ve Mısır’a kadar uzanır. Bu üretim, Tunç Çağı’nın sonunda duraklamış gibi görünse de, MÖ 1. binyılın başlarında Suriye ve Kıbrıs’ta yeniden başlamıştır. Bu arada, Helenistik Suriye’de yüksek kaliteli şarap, Laodikeia limanından (günümüz Lazkiye) Kızıldeniz üzerinden Arabistan ve Hindistan’a kadar ihraç edilmekteydi. Ptolemaios Hanedanı döneminde İskenderiye’de yapılan deneyler, camın çok daha büyük ölçekte üretilebilmesini sağlayan yeni tekniklerin geliştirilmesine yol açtı. Çünkü camın ilk kez kalıplarla şekillendirilebilmesi Helenistik Dönem’e denk gelir. Ardından, Helenistik Dönem’in sonlarında (yaklaşık MÖ 1. yüzyılda), Yakın Doğu’da cam üfleme keşfedildi – bu buluş, cam üretiminde adeta devrim yaratarak cam kapların toprak kaplardan daha ucuz hale gelmesini sağladı.

Levantine Amber Glass Wine Cup
Levantine Kehribar Cam Şarap Kadehi Allard Pierson Museum (CC BY-NC-SA)

Klasik Yunan ve Roma şarap kültürü okuyucuya daha tanıdık gelebilir; ancak Ahameniş Pers İmparatorluğu’nda (MÖ 550-330) da şarap tüketimi etrafında zengin bir kültür vardı. Şarabı içmek, dökmek ya da havalandırmak (içinden hava geçirmek) için kullanılan ve genellikle hayvan başı ya da ön kısmı şeklinde süslenmiş bir boynuz olan rhyton, bunun çarpıcı bir ifadesidir. İran yaylalarındaki Karmanîa (yaklaşık olarak günümüzün Kirman eyaleti), şarabının kalitesiyle ünlüydü. Strabon (15.2.14), verimli toprakları sayesinde gelişen bu Karman üzümlerinin, hem tanelerinin büyüklüğü hem de salkımlarının iriliğiyle tanındığını aktarır. Büyük İskender, Gedrosia çölündeki felaket yolculuğunda ordusunun belki üçte birini kaybettikten sonra bu bölgeden geçerken şarap tanrısı Dionysos onuruna yedi gün yedi gece süren bir içki şöleniyle zafer alayı düzenlemiştir. (Günümüzde Syrah, Scyras ya da Shiraz gibi çeşitli adlarla bilinen Fransız şaraplarının, Şiraz şehrinin Pers şarabıyla herhangi bir bağlantısı olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır.)

Hindistan’ın kuzeybatısındaki antik Gandhara bölgesinde, Kabil Nehri’nin (antik dönemde Cophes olarak bilinir) İndus Nehri’ne döküldüğü vadinin bulunduğu alanda, Makedon ordusu daha önce, bu dağlık bölgenin üzüm bağları ve üzümler açısından zengin olması nedeniyle şarap tanrısı Dionysos’un doğum yerini keşfettiklerine inanmıştı. Gerçekten de bu bölgede, Hindistan’dan Budizm’in gelişinden önce halk arasında düzenlenen dini festivallerde şarap tüketilirdi. Gandhara şarabı muhtemelen fermantasyon sırasında baharatlarla zenginleştirilir ve sıkım işleminden birkaç gün sonra, sulandırılmadan içilirdi (mayalanma devam ettiğinden maya hâlâ aktifti); bu nedenle süt renginde, tatlı ve genç bir şarap olurdu. Budist keşişlerin alkol tüketmeleri yasaklanmış olsa da, şarap festivali geleneği sürmeye devam etti. Asma yaprakları da daha sonraki Gandhara sanatında yaygın bir motif hâline geldi.

Stag Rhyton
Geyik Rhytonu J. Paul Getty Museum (CC BY-NC-SA)

Arkeologlar, su altı kazılarında keşfedilen seramik kaplar sayesinde denizaşırı ticaret ağını en azından kısmen yeniden inşa edebilmektedir. Örneğin, Rodos'tan gelen amforalar belirli bir tipe sahiptir ve bu amforaların Helenistik dünya genelinde geniş çapta dağılmış olması, adadan yapılan ticaretin ne kadar geniş bir alana ulaştığını gösterir. Bu seramik kaplar içinde taşınan, Rodos’ta üretilen yerel şarap oldukça popülerdi. Kos şarabında olduğu gibi, Rodos şarabı da deniz suyu veya tuzla karıştırılırdı, fakat bu karışım daha hafif düzeydeydi. Bu tuzlu şarap, özellikle yüksek kaliteli olmasa da, düşük fiyatı sayesinde ihracat ürünü olarak büyük bir popülerlik kazanmıştı.

Bir Nereid ve Bir Deniz Kentauru

Bir gümüş şarap vazası sahnesinde, dalgalı bir denizde, deniz kentaurunun sırtında yan oturmuş, neredeyse tamamen çıplak bir kadın görürüz; her iki bacağı sağa doğru uzanmıştır. Bu kadın bir Nereid, yani deniz perisidir; deniz tanrısı Nereus ile eşi Doris’in (kendisi Okyanus ve Tethys’in kızı) 50 güzel kızından biridir. Vücudu sadece kucağının üzerini örten bir örtü ve göğüslerinden geçen bir bantla kaplıdır. Her iki yukarı kaldırılmış elinde, yelken gibi kabarmış ve rüzgar esiyormuş izlenimi veren dalgalı bir bez tutmaktadır. Bu “velificatio” adı verilen sahne, Roma sanatında da bilinir; örneğin İmparator Augustus (MÖ 27 – MS 14) tarafından yaptırılan Ara Pacis’in kabartmalarında yer alır.

A Nereid & a Sea Centaur
Bir Nereid ve Bir Deniz Sentoru Branko van Oppen (CC BY-NC-SA)

Deniz kentauru, Yunan ve Roma mitolojisinden bir yaratıktır; boynuzlu bir insanın üst bedeni, atın ön bacakları ve devasa bir balığın kıvrılmış kuyruğuna sahiptir. Kuyruğunun üzerinde Nereid’e bakmaktadır; sağ elinde onun yüzünün önünde bir ayna tutar, sol elinde ise bir çelenk taşır. Bacaklarının altında bir deniz kabuğu, kuyruğunun altında ise bir yunus ve bir balık tasvir edilmiştir. Parçanın en solunda başka bir deniz yaratığının kuyruğu görünmektedir; muhtemelen bu, aynalanmış ikinci bir deniz arkadaşıdır ve çelenginin yanındaki eli görünmektedir. Sahneyi biraz daha yorumlayabilir miyiz? Belki burada Ovidius’un Metamorfozlar (13.733-897) eserinden tanıdığımız Acis ve Galatea tasvir edilmiş olabilir.

Mitolojik sahne, altın varakla süslenmiş bir gümüş şarap vazasının boyun kısmındaki bir parçanın repoussage rölyefi olarak yeniden üretilmiştir. Bu metal işçiliği tekniğinde, derin bir rölyef ters taraftan (içten dışa doğru) dövülerek oluşturulur. Sonrasında ise, bu vakada olduğu gibi, ön taraftan detaylar kabartılabilir. Deniz temaları, Roma gümüş sofra takımlarında nispeten yaygındır – bu özel rölyef sahnesinin burada gündeme getirilme sebebi budur. Zengin ziyafetlerde, şarap bolca akarken çeşitli balıklar servis edilirdi. Bu şarap sürahisi muhtemelen güney İspanya’daki Roma eyaleti Baetica’dan gelmektedir; bu bölge, şarap, zeytinyağı ve balık sosunun denizaşırı ticaretinin yapıldığı bir yerdir. Gerçekten de, Baetica’daki Ceret (günümüz Jerez de la Frontera) kasabasından gelen, beyaz ve takviyeli Ceretanum şarabı, güney Fransa, İtalya ve Almanya’ya ihraç edilmiştir ve modern şerinin öncüsü olarak kabul edilmektedir.

Ptolemaic Silver Wine Vase
Ptolemaios Dönemi Gümüş Şarap Testisi Allard Pierson Museum (CC BY-NC-SA)

En çok övülen ve en pahalı Roma şarabı kesinlikle beyaz Falernian şarabıydı; alkol oranı %15’e kadar çıkabiliyordu. Bu “premier cru,” yani antik çağın Sauterne’si sayılırdı ve Latium ile Campania sınırındaki Falernus Dağı’nın yamaçlarında yetişiyordu. Diktatör Sulla’nın oğlu Faustus Cornelius Sulla (MÖ 86-46), dağın yarısına kadar uzanan bağlara sahipti. Üzüm ancak ilk don olayından sonra hasat edilirdi. Toprak amforalarında 15 ila 20 yıl arasında olgunlaştırıldığı için şarap, kehribardan koyu kahverengiye kadar bir renge sahipti. Konsül Lucius Opimius’un (MÖ 121) yılına ait hasat o kadar ünlüydü ki, Jül Sezar bunu İspanya zaferi onuruna verdiği ziyafette döktürmüştü (MÖ 60). Yunanlar gibi, Romalılar da şaraplarını her zaman sulandırarak içerdi.

Helenistik dönemde şarap tüketimi, ticareti ve içmek için kullanılan kaplarla ilgili çok daha fazla şey söylenebilir. Örneğin, Thasosluların gül yapraklarıyla çok değerli ve yaygın bir şarap yaptığı, Efeslilerin Mesogite şarabına fermente olmamış, pişirilmiş üzüm suyu karıştırdığı ya da Kireneli tuzlu şarabın kalitesi düşük olmasına rağmen sindirime iyi geldiği gibi. Yeterli olan, şarapların şaşırtıcı derecede çeşitli şekilde keyifle tüketildiği, geniş çapta ticaretinin yapıldığı ve bu kültürün yaygınlığını gösterdiğidir. Helenistik Çağ’da, önceki ve sonraki dönemlerde olduğu gibi, şarap sadece geniş alanlarda ticareti yapılan bir ürün değil, şarap kapları da sadece zenginlere ait lüks eşyalar değildi – şarap bir yaşam biçimiydi.

Bu makalenin daha önceki bir versiyonu orijinal olarak AncientWorldMagazine.com sitesinde yayımlanmıştır.

Bu makalede görselleri kullanılan Allard Pierson Müzesi’ndeki eserler, 2017 başlarından beri “Büyük İskender’den Kleopatra’ya” adlı Helenistik galeride sergilenmektedir. Bu makalenin her iki yazarı da galeri sunumunda görev almıştır.

Bibliografya

World History Encyclopedia, Amazon Associate üyesidir ve uygun kitap satın alımlarından komisyon kazanır.

Çevirmen Hakkında

Şüheda Bulut
Şüheda Bulut, tarihe ve uluslararası konulara ilgi duyan bir tercümanlık öğrencisidir. Dünyayı anlamaya, insanları bir araya getirmeye ve merakını bilgiye dönüştürmeye heveslidir.

Yazar Hakkında

Branko van Oppen
Branko van Oppen is an exhibition curator and independent scholar specialized in Ptolemaic queenship as well as Hellenistic art and ideology.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Oppen, B. v. (2025, Mayıs 23). Helenistik Akdeniz'de Şarap Kültürü. (Ş. Bulut, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1502/helenistik-akdenizde-sarap-kulturu/

Chicago Formatı

Oppen, Branko van. "Helenistik Akdeniz'de Şarap Kültürü." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, Mayıs 23, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1502/helenistik-akdenizde-sarap-kulturu/.

MLA Formatı

Oppen, Branko van. "Helenistik Akdeniz'de Şarap Kültürü." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, 23 May 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1502/helenistik-akdenizde-sarap-kulturu/.

Reklamları Kaldır