Agrigento

Tanım

Mark Cartwright
Yazar: , Tercüme Eden: İrem Martı
tarihinde yayınlandı 18 Mayıs 2014
X
translations icon
Diğer dillerde mevcuttur: İngilizce, İtalyan, İspanyolca
Temple of Concordia, Agrigento (by Mark Cartwright, CC BY-NC-SA)
Concordia Tapınağı, Agrigento
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Agrigento (Yunanca: Akragas, Latince: Agrigentum), Sicilya'nın güney kıyısında, Akragas (şimdi S. Biagio) nehrinin yakınında, denizden sadece 5 km uzaklıkta bulunan Yunan kökenli bir şehir devletiydi. Zirvede olduğu dönemde, şehrin 300.000 kadar nüfusu olabileceği varsayılıyor. Şehir dokuz kapı içeren 12 km'den daha uzun surlarla çevriliydi. Agrigento'nun refahı, bugün hâlâ ayakta kalan ve onu Akdeniz'deki en etkileyici arkeolojik alanlardan biri yapan; MÖ 5. yüzyılın muhteşem mimarisiyle kanıtlanmıştır. Agrigento, UNESCO tarafından Dünya Mirası Alanı olarak listelenmiştir.

Tarihi Bir Bakış

Mitolojide Agrigento, Daedalus ve oğlu Icarus tarafından Girit'ten kaçışlarının ardından kuruldu ancak tarihsel kayıtlarda bu şehir devleti ya da polis MÖ 580 civarlarında Gela şehrini kuran Rodos ve Giritli yerleşimciler tarafından neredeyse bir yüzyıl önce bulundu. En göze çarpan erken dönem hükümdarı, kentin etkisini çevredeki topraklarda da genişleten ve etkileyici sur duvarlarını inşa eden zorba hükümdar Phalaris'tir (MÖ 570-549). Phalaris, infazlara yenilikçi yaklaşımı nedeniyle efsanelerde ün kazandı. Mahkumlar, ateşte ısıtılan devasa bronz bir boğanın içine konuldu. Phalaris, boğanın içinden gelen ve hayvanın öfkeyle böğürüyormuş gibi görünmesine neden olan çığlıklardan hoşnut oluyordu.

Reklamları Kaldır

Advertisement

Benzer bir yerel hakimiyet dönemi, adil bir hükümdar ve sanatın hamisi olarak tanınan başka bir zalim hükümdar Theron'un (MÖ 489-473) saltanatı sırasında yaşandı. Kartaca'ya karşı Syracuse'un yanında yer alan şehir, MÖ 472'de Syracuse zalimi Hieron ile oldukça önemli bir savaşa dahil olmasına rağmen MÖ 480'de Himera savaşının hemen ardından zenginleşti. Bu dönemden itibaren şehir, mimari ihtişamıyla; özellikle de kumtaşı kullanılarak inşa edilmiş büyük Dor tapınaklarıyla tanınmaya başladı. Öyle ki, Pindar, bir Olimpiyat galibi adına yazdığı kasidede şunu belirtti: "Akragas, ölümlülerin inşa ettiği en güzel şehir." Diodorus, şehri Yunan dünyasının en zenginlerinden biri olarak nitelendirdi ve Agrigento'dan gelen ünlü filozof ve tıp uzmanı Empedokles (MÖ 492-432 civarı), şehrin sakinleri ve onların kolay yaşamı hakkında şunları söyledi: "... yarın ölecekmiş gibi eğlenirler ve sonsuza dek yaşayacakmış gibi inşa ederler."

AGRİGENTANLar 'YARIN ÖLECEKMİŞ GİBİ eğlenİrler ve SONSUZa dek YAŞAYACAKmış GİBİ İNŞA EDerler'. EMPEDOKles

Agrigento, MÖ 413'te Atina ve Syracuse arasındaki savaşta tarafsızdı ancak saldırıya uğradı; yedi ay boyunca kuşatıldı ve ardından MÖ 406'da Kartacalılar tarafından yok edildi - MÖ 480'de Himera'daki yenilgilerinin intikamını almışlardır. Kasaba sonunda iyileşti ve önemli bir Helenistik yerleşim haline geldi ancak Agrigento MÖ 262 ve MÖ 210'da bu sefer Romalılar tarafından yeniden yağmalandı. Buna rağmen yeni ustalar Agrigento için bambaşka bir refah dönemi sağladı. Kentin Helenistik-Roma bölgesi bugün kısmen varlığını sürdürüyor ve kasabayı şeritlere bölen altı ana yolla düzenli bir ızgara düzenine sahiptir. Hayatta kalan fresklere ve mozaiklere sahip villalar, şehrin bazı sakinlerinin sahip olduğu zenginliğin kanıtıdır. Kasaba, Bizans dönemine kadar gelişmeye devam etti ve kumtaşı kayalarına oyulmuş kendine özgü yarım daire biçimli mezarlar, modern ziyaretçiler tarafından hâlâ görülebilmektedir.

Reklamları Kaldır

Advertisement

Temple of Juno, Agrigento
Juno Tapınağı, Agrigento
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Arkeolojik Kalıntılar

Concordia Tapınağı

MÖ 450 ile 430 yılları arasında inşa edilmiş olup, her alanda en iyi şekilde korunmuş Yunan tapınaklarından biridir ve genellikle Magna Graecia'nın Parthenon'u olarak tanımlanır. 40 x 17 metre boyutlarındaki Dor tapınağı muhtemelen Castor ve Pollux'a adanmıştır. İç kısım, hazine, adak ve kamu kayıtlarının tutulduğu bir pronaos, cella ve opistodomos'tan oluşur. Her cephede altı, uzun kenarlarda 13 sütun vardır; her biri dört yivli tamburdan oluşur. Frizde dönüşümlü triglifler ve düz metoplar vardır. Tapınak, büyük ölçüde, MS 597'de iç kısmı üç nefli kemerlere dönüştürüldüğünde bir Hristiyan bazilikası haline geldiği için bu kadar iyi durumdadır.

Dioscuri Tapınağı (Castor & Pollux)

İsmi bir gelenektir ve kalıntılar günümüzde MS 19. yüzyılda yeniden inşa edilmiştir. Aslen, MÖ 5. yüzyıldan kalma tapınak yaklaşık 34 x 16 metre ölçülerindeydi ve 6 x 13 dış sütun düzenine sahipti. MÖ 406 kuşatmasında yıkıldı. Tapınağın önünde, bir zamanlar hayvanları kurban etmek ve dini törenlerde içkiler dökmek için kullanılan dairesel bir sunak ve Demeter ve Persephone'ye adanmış kutsal bir alan bulunmaktadır.

Reklamları Kaldır

Advertisement

Herkül Tapınağı

Sitedeki en eski tapınak MÖ 510 civarlarında özellikle Agrigento'da saygı duyulan Yunan kahramanı Herkül'ün onuruna inşa edilmiştir. Tapınak tabanı 73,9 x 27,7 metre ölçülerindedir ve tam yüksekliği yaklaşık 16 metre olmalıdır. Başlangıçta, her cephede 6, yanlarda 15 sütun vardı ancak bugün sadece, 1922'de yeniden dikilmiş dokuz tanesi ayakta durmaktadır. Her sütun dört yivli tamburdan oluşuyordu ve alınlık dekoratif bir heykel taşıyordu. Bir zamanlar iç kısımda bronz bir heykel duruyordu.

Juno Tapınağı (Hera Lacinia)

MÖ 450 ile 430 yılları arasında inşa edilen Dor tapınağı 41 x 20 metre ölçülerinde ve 15,3 m yüksekliğindedir. Başlangıçta, her cephede altı sütun ve uzun kenarlar boyunca 13 sütun vardı. Her sütun dörder tamburdan oluşmaktadır ve bugün 30 tanesi ayaktadır. İlginç bir şekilde, MÖ 406'daki Kartaca saldırısının neden olduğu yangın hasarının siyah lekeleri hâlâ heryerde görülebilir. Tapınağın içinde, evliliklerin ve düğün törenlerinin koruyucusu rolüyle saygı gören tanrıça Hera'nın (Romalı adı: Juno) bir heykeli vardı ve ayinler bir zamanlar tapınağın dışında yer alırdı; bu devasa sunağın kalıntıları bugün hâlâ görülebilmektedir.

Temple of Zeus Model, Agrigento
Zeus Model Tapınağı, Agrigento
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Zeus Tapınağı

Devasa Zeus tapınağı (veya Olympieion), Himera savaşında Kartaca'ya karşı kazanılan zaferi anmak için MÖ 480'lerde inşa edildi. Yaklaşık 113 x 56 metre boyutlarında ve beş basamaklı bir kaide üzerinde duran antik çağda inşa edilmiş en büyük tapınaklardan biri olan bu tapınak, 33 metre yüksekliğinde ve modern bir futbol stadyumu büyüklüğündeydi. Ayrıca, tipik dış bağımsız sütunlar yerine, alışılmadık derecede kalın sütunların (cephelerde 7 x uzun kenarlarda 14) bir yarım duvarla kenetlenmesi ve sütunlar arasındaki üst boşlukların dolgu ile doldurulması da olağandışıydı. Devasa atlantis figürleri (karyatidin erkek versiyonu, telemon olarak da bilinir) bükülmüş kollarıyla çatıyı kaldırıyormuş gibi görünmektedir. Bu 38 tanrı benzeri figür 7,6 metre boyundaydı ancak kesin konumları hâlâ bilim adamları tarafından tartışılıyor. Tapınak sütunlarının tek başına yüksekliği 16,88 metre, tabandaki genişlikleri ise 4,22 metre idi. Diodorus'a göre, alınlıklarda devlerin arasındaki savaşı temsil eden heykeller ve Truva Savaşı'ndan sahneler vardı.

Reklamları Kaldır

Advertisement

Tapınak aynı zamanda Yunan mimarisinde taş bloklarda demir kullanımının erken ve nadir bir örneğidir. Taşlar yerine monte edilirken yapısal destek sağlayan demir çubukların (31 x 10 cm) yerleştirildiği arşitravın taşlarına yuvalar açılmıştır. Çubuklar, bloklar yerleştirildikten sonra hiçbir yararlı etki göstermedi ancak sütunlar arasındaki alışılmadık derecede büyük boşluğu kapsayan iri arşitrav blokları için inşaat devam ederken çekme direnci sağladılar. MÖ 406'da Kartacalılar tarafından tahrip edildiğinde tapınak aslında tam olarak bitmemişti.

Theron'un Mezarı

Gelenek, bu anıtı, Theron'un mezarı olarak kabul ederek ona atfediyordu; ancak aslında yapı, muhtemelen -MÖ 262 kuşatmasından kalan bir anı olan- MÖ 1. yüzyıldan kalma bir Roma anıtıdır. Dor ve İon mimari öğelerinin birleşiminden oluşan anıt, 9,3 m yüksekliğinde ve 5,2 m genişliğindedir. Şuanda nerede olduğu bilinmeyen ince bir piramit, bir zamanlar yapının tepesinde duruyordu.

Kouros (The Agrigento Youth)
Kouros (Agrigento Gençliği)
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Diğer Yapılar ve Eserler

Dikkate değer diğer bir yapı, MÖ 430 civarında inşa edilen Hephaistos tapınağıdır ve sadece iki sütun ile tabanın bir kısmı hayatta kaldı. Bu yapı dışında MÖ 400 ile 390 yılları arasında inşa edilen şifa tanrısı için 10.000 metrekarelik bir tapınağın merkezi olan Asklepios tapınağı da bulunmaktadır. Son olarak, bir zamanlar halka açık toplantılar için kullanılan, oldukça iyi korunmuş bir MÖ 4. yüzyıl Ekklesiasterion'u da vardır.

Reklamları Kaldır

Advertisement

Bu kadar önemli bir yerleşim için şaşırtıcı olmayan bir şekilde, site aynı zamanda Neolitik döneme kadar uzanan zengin bir eser kaynağıdır. Yıldız parçaları, Zeus tapınağındaki devasa atlantis figürlerinden bazılarını, kaliteli bir mermerden oluşan kouros heykelini, aynı şekilde mermerden yapılma savaşçı gövdesini, ince oymalı Roma lahitlerini ve mükemmel bir Yunan kırmızı ve siyah figürlü çanak çömlek seçkisini içerir. Bunların hepsi Agrigento Arkeoloji Müzesi'nde bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Mark Cartwright
Mark İtalya'da yaşayan bir tarih yazarıdır. Özel ilgi sahaları çömlekçilik, mimarlık, dünya mitolojileri ve bütün medeniyetlerin paylaştığı ortak fikirleri keşfetmektir. Siyaset Felsefesi üzerine yüksek lisans yapmıştır ve WHE'de Yayın Direktörüdür.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Cartwright, M. (2014, Mayıs 18). Agrigento [Agrigento]. (İ. Martı, Çevirmen). World History Encyclopedia. alınmıştır https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-11794/agrigento/

Chicago Style

Cartwright, Mark. "Agrigento." Çeviren İrem Martı. World History Encyclopedia. Son düzenleme Mayıs 18, 2014. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-11794/agrigento/.

MLA Stili

Cartwright, Mark. "Agrigento." Çeviren İrem Martı. World History Encyclopedia. World History Encyclopedia, 18 May 2014. Web. 15 Ağu 2022.