Tunç Çağı'nda Güzellik - Minos & Miken Dönemi Modası

Makale

Georgia McDonnell
tarafından yazıldı, Burak Yildiz tarafından çevrildi
08 Nisan 2021 tarihinde yayınlandı
X
translations icon
Diğer dillerde mevcut: İngilizce, Fransızca, Yunanca, İtalyanca

Tunç Çağı (Bronz Çağı) Yunanistanı'nda (yaklaşık M.Ö. 3100 - yaklaşık M.Ö. 1100) kılık kıyafet ve görünüm, toplumsal cinsiyet rollerinin belirlenmesinde ve günümüz standartlarının temellerini atan ideal güzelliğin öne sürülmesinde etkin rol oynamıştı. Minoslular Girit adasını Akdeniz'in güç merkezlerinden biri haline getirmiş ve Yunan anakarasından gelen Miken uygarlığının yükselişe geçip hakimiyeti eline geçirdiği yaklaşık M.Ö. 1450 yıllarına kadar Ege kültürüne egemen olmuşlardı. Bu dönemden kalma freskler ve heykelcikler, moda, saç ve aksesuarlarla kendini yansıtan son derece rengarenk bir toplumu gözler önüne sermekteydi. Hem Minoslu hem de Mikenli kadınlar, feminen bir estetiğe ulaşmak arzusuyla bellerini iyice ortaya çıkarmışlardı. Ancak Mikenli erkeklerin modası, gösteriş ve ihtişamın sembolü olan Minoslu muadillerinin aksine, onların savaşçı mizaçlarını yansıtıyordu.

Minoan 'Ladies in Blue' Fresco
Minos 'Mavili Kadınlar' Freski
Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Minoslu Kadınlar

SANAT ESERLERİ, MİNOs KÜLTÜRÜNDE İNCE BELİN fazlasıyla İDEALİZE EDİLDİĞİ VE BUNU SAĞLAMAK AMACIYLA VÜCUT MODİFİKASYONUNUN UYGULANMIŞ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜRMEKTEDİR.

Kadınların Knossos, Akrotiri ve diğer Minos merkezlerinden çıkarılan arkeolojik buluntular arasında ağırlıklı olarak yer aldığı görülmektedir. Bunun en güzel örneklerinden biri, Minos kıyafetinin arketipini gösteren Yılanlı Tanrıça Heykelciği'dir. Bu kadın yere kadar uzanan farbala ile süslenmiş, katmanlı bir etek giymektedir. Üzerindeki elbise (korsaj) kısa kollu olup göğüslerini ortaya çıkaran ve belirginleştiren kıvrımlı bir yakaya sahiptir. Sayısız renklere boyanan parlak, göz kamaştırıcı kumaşların öne çıktığı rengarenk fresklerde de bu durum yansıtılmaktadır. Kırmızılar, sarılar ve maviler gibi koyu ana renkler model düzenine hakimdir. Minoslular bu renk tonlarını elde etmek amacıyla ellerindeki doğal kaynaklardan yararlanmışlardır. Günümüzde dünyanın en pahalı baharatlarından biri olan Safran, sarı rengini oluşturmak üzere kullanılırken, murex türü deniz salyangozlarından ise zengin bir renk olan mor rengini üretmişlerdir.

Reklamları Kaldır
Advertisement

Minoan Snake Goddess Figurine
Minos Yılanlı Tanrıça Heykelcik
Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Kadın kıyafetlerinin en enteresan yönlerinden birisi, bir kum saatine benzeyen bir figür ortaya çıkarmak amacıyla korselerin ya da sımsıkı kalın kemerlerin kullanılmasıydı. Sanat eserleri, Minos kültüründe ince belin fazlasıyla idealize edildiğini ve bunu sağlamak amacıyla vücut modifikasyonun uygulanmış olabileceğini düşündürmektedir. Elbette korseler, Girit'teki ilk kullanımlarından bu yana geçen binlerce yıl içerisinde hem bir moda haline gelip hem de bir moda olmaktan çıkmıştır. Minoslu kadınlar ayrıca yüz hatlarını belirginleştirmek amaçlı mücevherler de takmışlardı. Halka küpeler, kolyeler ve bilezikler bir tür ifade ve süslemenin gözde şekilleriydi - kıyafetlere büyüleyici bir hava katmak maksadıyla altın ve cam boncuklar kullanılırdı.

Minoan Lady, Fresco, Akrotiri
Minos 'Mavili Kadınlar' Freski
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Fresklerdeki kadınların uzun tutamlar ya da bukleler şeklinde örgülü siyah saçları bulunmaktadır. Buna karşılık ciltleri genelde solgun bir renkte olup, bu da ideal kadınların iç mekanlarda önemli ölçüde zaman geçirdiklerini ve feminen güzelliğe ilişkin bu arketipin ev işleriyle meşgul olunarak elde edilebileceğini akla getirmektedir.

Reklamları Kaldır
Advertisement

Mycenaean Fresco
Miken Freski
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Mikenli Kadınlar

Miken dönemi modası, Minos'taki selefinden fazlasıyla etkilenmiştir. Anakara Yunan kadınları da aynı farbala ile süslenmiş etek ve silüeti benimsemişlerdir. Ancak Miken tarihinin belirli noktalarında nispeten daha muhafazakâr olan kapalı bir korsajın tercih edildiği ve bazen yalnızca basit bir tuniğin giyildiği dikkat çekmektedir. Bu kadınlar elbiselerinin üzerine örgülü şal ya da pelerinler takmışlar ve özenle işlenmiş, kıvrımlı saç stillerini fildişi saç tokalarıyla tutturmuşlardı.

Mikenli kadınlar sıklıkla belirgin bir aksesuarla beraber tasvir edilirler: polos (Yunanca: πόλος). Polos, başa takılan yuvarlak, silindir şeklinde, yana dönük bir tekerleğe benzeyen bir taçtır. Tanrıçalar gibi güçlü kadınlar tarafından genellikle kullanılmıştır.

Reklamları Kaldır
Advertisement

Boxers Fresco, Akrotiri, Thera
Boksörler Freski, Akrotiri, Thera
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Minoslu Erkekler

MİNOSLU ERKEKLER GİYSİLERİNİ ASGARİ DÜZEYDE KULLANMAYI TERCİH EDERLERDİ VE GENELLİKLE ÇIPLAK BİR BEDEN İLE TASVİR EDİLİRLERDİ.

Minoslu erkekler giysilerini asgari düzeyde kullanmayı tercih ederlerdi ve genellikle çıplak bir beden ile tasvir edilirlerdi. Tıpkı kadın muadilleri gibi, onlar da çekingen değillerdi ve boğaya atlama ve boks gibi sporlarda yarışmaktan dolayı iyi kaslanmış olan üst bedenlerini sergilemekten hoşlanıyorlardı. Bilhassa dekoratif bir kasıklıkla beraber giyildiğinde kısa donlar, peştamallar ve etekler yaygındı. Bunlar sarılar, maviler ve beyazlardan oluşan farklı renklere sahip giysilerdi. Minoslu erkekler aynı zamanda ortasından uzun, parlak tüyler fışkıran şapkalar takarken ve kolyeler, bilezikler ve pazularını kuşatan süs bantlarıyla süslenirken gösterilmiştir. Altından yapılmış mühür yüzüklerinin üzerindeki tasarımlar özel bir öneme sahipti. Bunlar mühür işlevi görüyor, kil üzerine basılabilen tarih öncesi bir imza ya da kimliğe ilişkin belirgin bir gösterge teşkil ediyordu. İki genç delikanlının boks yaptığı görülen Akrotiri Boxer Fresk (Akrotiri Boksör Freski)'inde yalnızca sol taraftaki delikanlının takılarla süslenmiş olması, bu tür eşyaların zenginliğin ya da statü sahibi olmanın sembolü olduğuna dair bir gösterge olabilir.

Minoan 'Procession Fresco' from Knossos
Knossos'tan Minos Dönemi 'Tören Alayı Freski'
Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Fresklerdeki Minoslu erkekler tertemiz tıraş olmuşlardır ve Erken Tunç Çağı mezarlarından çıkarılan obsidiyen tıraş bıçaklarına bakıldığında, doğru düzgün bir görünümün son derece önemli olduğu anlaşılmaktadır. Minoslu erkekler genellikle saçlarının geriye kalanı kısacık kesilmiş birkaç uzun siyah bukleyle gösterilmiştir. Kadınların aksine, Mısır'da görülen fresklere benzeyen kırmızımsı kahverengi bir ten rengi ile tasvir edilmişlerdir. İdeal erkek, bu esmer cilde sahip olmak için avcılık, balıkçılık ve atletizm gibi açık havada yapılan faaliyetlere önemli ölçüde zaman ayırırdı. Bu durumun istisnası ünlü Rahip-Kral Freski'dir. Başındaki başlığı, giydiği kısa donu ve kaslı gövdesiyle bu kişi bir erkeğe benzemektedir. Bununla birlikte, cildi normal bir erkeğinkinden çok daha soluk ancak bir kadınınkinden daha esmer renkte olan pembemsi bir tona sahiptir. Akademisyenler bu durumun yüksek tabakadan bir aileden gelen ve dışarıda çalışmaya ihtiyacı bulunmayan bir erkeği temsil edebileceğini öne sürmektedir.

Mycenaean Boar's Tusk Helmet
Miken Yaban Domuzu Dişinden Yapılmış Başlık
Jennifer Brown (CC BY-NC-SA)

Mikenli Erkekler

Mikenli erkekler Minoslulara kıyasla biraz daha fazla örtünmeyi severlerdi. Etekler, tunikler ve pelerinler modanın vazgeçilmezleri haline gelmiştir ve tartışmaya mahal bırakmayacak derecede çok az gösterişli olmuşlardır. Mikenliler Ege'de askeri kahramanlıklarıyla bilinirlerdi ve bu nedenle savaş zırhları erkek gardırobunun yaygın bir parçası olurdu. Miğferleri, yaban domuzunun dişleriyle güçlendirilmiş deri ya da keçe bir başlıktan (bazen bir tüyle süslenmiş) ibaretti. Bu tek bir miğferi elde etmek amacıyla düzinelerce yaban domuzu avlamak gibi muazzam bir uğraş gerekirdi.

Reklamları Kaldır
Advertisement

Mycenaean Bronze Armour
Miken Dönemi Bronz Zırhı
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Dendra Panopili (Dendra zırhı), bir miğfer, bronztan yapılmış bir göğüs zırhı, kat kat eteği ve deri kayışlarla tutturulmuş omuz siperleri içeren tam donanımlı bir zırhı gözler önüne sermektedir. Zırhın toplam ağırlığı 15 kg (33 lb) gibi devasa bir ağırlıktaydı, yani Miken ordusunda güç ve fiziksel açıdan zindelik bir zaruret olmasa da muhakkak bir avantaj teşkil ederdi. Ayrıca bronz zırhlar incik kemiğini korurdu ve Savaşçı Vazosu gibi nesnelerde metal işlemelerle süslü deri eteklik ya da korseletler tasvir edilirdi.

Aralarındaki Mukayeseler

Minos döneminden Miken dönemine kadar uzanan süre boyunca ortaya çıkan erkek giysilerindeki değişimler, savaşın ve askeri açıdan taşıdığı önemin gittikçe artan hakimiyetini yansıtmaktadır. Buradan Minosluların savaşlara katılmadıkları sonucu çıkarılmamalıdır. Onların Ege'deki konumları kendilerini birincil hedef haline getirmişti, yani kendilerini savunma konusunda becerikli oldukları hemen hemen kesindi, ancak Miken uygarlığı askeriyesi Yunan toplumunun merkezi bir unsuru haline gelmişti. Bu durum, Miken mezarlarındaki yoğun silah ve askeri teçhizattan da anlaşılmaktadır. Söz konusu bu kişiler, arkalarında kuvvet, nüfuz ve güç bırakarak savaşçı ve cengaver kimlikleriyle hatırlanmak istediklerinin açıkça altını çizmişlerdi.

Mycenaean Warriors
Miken Savaşçıları
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Minoslı ve Mikenli kadınların giyim stilleri arasındaki farkın çok az olması, kadın rolünün Tunç Çağı (Bronz Çağı) genelinde nispeten benzer kaldığını, zira siluetin kullanışlı olma özelliğini büyük ölçüde değişikliğe uğratmanın gerekli olmadığını düşündürmektedir. Yine de Minos döneminde kadınlar dini yaşamın merkezinde yer almış; ritüel ve törenlerin ön saflarında tanrıçalar ve rahibeler gibi temsil edilmişlerdir. Bu dönemde giydikleri giysilerin oldukça ayrıntılı ve karmaşık olmasından dolayı, bu durumun Tunç Çağı (Bronz Çağı), din (ve hatta belki de siyaset) alanında, genellikle çocuklu ve dolayısıyla daha büyük aile ve annelik sorumluluklarıyla tasvir edilen Mikenli kadınlara nazaran daha merkezde bir rol oynadıklarına dair bir gösterge olduğu öne sürülmüştür.

Reklamları Kaldır
Advertisement

Geçmişten Günümüze Taşınan İzler

Asıl büyüleyici olan ise bu giysilerin Yunan mitlerini canlandırma gücüne sahip olmasıdır. Bronz Çağı (Bronz Çağı) aynı zamanda Kahramanlık Çağı adıyla da bilinir çünkü bu dönemde yeryüzünde mitolojik figürlerin hakim sürdüğü bir dönem olduğu düşünülmektedir. Fresklere baktığımızda, Ariadne'nin labirentte kendisine eşlik etmesi amacıyla Theseus'a sihirli ip yumağını verirken giymiş olabileceği rengarenk Minos elbisesini ya da Agamemnon'un Truvalılar'a karşı birliklerini savaşa götürürken giymiş olabileceği şaşaalı Miken zırhını gözümüzde canlandırmak çok kolaydır.

Minoan Woman Fresco, Knossos
Minoslu Kadın Freski, Knossos
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Yaklaşık M.Ö. 1250 - 1100 yılları arasında birtakım depremler, kuraklıklar, kıtlıklar, savaşlar ve pek az bilgiye sahip olduğumuz esrarengiz Deniz Halklarının istilasıyla Tunç Çağı (Bronz Çağı) sona ermiştir. Yaşanan bu felaketler silsilesi dünyanın gelmiş geçmiş en büyük medeniyetlerinden bazılarını yerle bir ederek Yunan Karanlık Çağını (yaklaşık M.Ö. 1100 - M.Ö. 750) başlatmış ve bu dönemde Tunç Çağı (Bronz Çağı) tarzlarının yerine günümüzde en yaygın olarak Antik Yunan'la ilişkilendirdiğimiz peplos (Yunanca: ὁ πέπλος) ve kiton (Yunanca: khitōn) kıyafetleri geçmiştir. Atina gibi kültürel merkezlerdeki kıyafetler kadınlarda giderek muhafazakârlaşmış, erkeklerde ise belli başlı sosyal mekanlarda çıplaklığın idealize edilmesi ve normalleştirilmesi cinsiyetler arası ayrımın büyüdüğünü göstermiştir.

Tunç Çağı'nın sona erişinden 3.000 yıl sonrasında, bu dönemin tarzları ve güzellik standartları günümüzde de yankı bulmaya devam etmektedir. Kum saatine benzer figürler ve kaslı bedenler hala yüceltilmekte ve kıvrımlı beli gösteren elbiseler sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar inanılmaz derecede büyük bir zaman aralığıyla birbirinden kopuk olsa da, tarih öncesindeki atalarımızın estetik tutkularımızı ve zevklerimizi paylaştıklarını düşünmek hayranlık uyandırıcıdır.

Çevirmen Hakkında

Burak Yildiz
1994 yılında Türkiye'nin güneydoğusunda, Diyarbakır'da doğdum. İstanbul'da yaşıyorum. Mütercim Tercümanlık (İngilizce) mezunuyum. TEDx platformunda 2021 yılından beri Gönüllü Çevirmenlik yapıyorum. Liseden itibaren tarihe çok ilgim var.

Yazar Hakkında

Georgia McDonnell
Yurtdışında seyahat ederken ve yaşarken tarihe tutkuyla bağlandım. Avustralya, Singapur ve İngiltere'de büyüdüm; değişik kültürleri deneyimledim ve inanılmaz arkeolojik yerleri gezip gördüm. Yurtdışında seyahat ederken ve yaşarken tarihe tutkuyla bağlandım. Avustralya, Singapur ve İngiltere'de büyüdüm; değişik kültürleri deneyimledim ve inanılmaz arkeolojik yerleri gezip gördüm.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

McDonnell, G. (2021, Nisan 08). Tunç Çağı'nda Güzellik - Minos & Miken Dönemi Modası [Beauty in the Bronze Age - Minoan & Mycenaean Fashion]. (B. Yildiz, Çevirmen). World History Encyclopedia. alınmıştır https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1723/tunc-cagnda-guzellik---minos--miken-donemi-modas/

Chicago Formatı

McDonnell, Georgia. "Tunç Çağı'nda Güzellik - Minos & Miken Dönemi Modası." tarafından çevrildi Burak Yildiz. World History Encyclopedia. Son güncelleme Nisan 08, 2021. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1723/tunc-cagnda-guzellik---minos--miken-donemi-modas/.

MLA Formatı

McDonnell, Georgia. "Tunç Çağı'nda Güzellik - Minos & Miken Dönemi Modası." tarafından çevrildi Burak Yildiz. World History Encyclopedia. World History Encyclopedia, 08 Nis 2021. İnternet. 17 Nis 2024.