Odysseus

Mark Cartwright
Yazan , Çeviren: Batuhan Aksu
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
Odysseus (by Mark Cartwright, CC BY-NC-SA)
Odysseus Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Odysseus (Roma adı: Ulysses), Yunan mitolojisinin büyük Yunan kahramanlarından biriydi. Cesareti, zekası ve liderliğiyle ünlüydü. Odysseus'un mahareti ve hitabet kabiliyeti, Truva Savaşı'nda Yunan zaferinde müessir oldu. Bu çatışmadan sonra, Odysseus, İthaka'ya dönüş yolculuğu olan uzun Odysseia'da birçok fantastik maceranın baş kahramanı oldu.

Yunan mitolojisinde Odysseus, Laertes ve Antikleia'nın (veya Anticlea'nın) oğlu ve İthaka Kralı, Kephallenlerin lideriydi. Penelope ile evliydi ve Telemachos (veya Telemachus) adında bir oğlu vardı. Kahraman ayrıca tanrıça Athena'nın hususi yardım ve korumasını düzenli şekilde alma şansına da sahipti. Hesiod, Odysseus'u "sabırlı" olarak tanımlarken, Homeros onu sıklıkla "ilahi", "Zeus'un zekâsına denk" ve gerçekten de büyük bir hatip olarak telakki eder; ikna edici sözleri "kışın kar taneleri gibi yağıyordu." Ancak kahraman sadece bir düşünür değil, aynı zamanda bir savaşçıydı ve cesareti ile savaş kabiliyeti, Homeros'un "şehirleri yağmalayan" lakabında da yer almaktadır. Homeros ayrıca Odysseus adının "düşmanlığın kurbanı" anlamına geldiğini belirtir; bu da şüphesiz Poseidon'un kahramana karşı beslediği kötü duygulara bir göndermedir.

Odysseus Truva Savaşı'na Hazırlanıyor

Odysseus hakkında ilk zengin bilgi kaynağı, kahramanımızın baş kahraman olduğu Homeros'un İlyada'sındaki Truva Savaşı anlatısıdır. Odysseus birçok mühim vakada yer aldı ve zekası, bilgece tavsiyeleri ve kurnazlığı, Yunanlıların savaşta nihai zaferinde çok önemliydi.

Ancak Odysseus, çatışmadan neredeyse tamamen kaçacaktı; zira İthaka Kralı Palamedes (Menelaos'un elçisi) tarafından çağrıldığında, karısını ve ailesini bırakmak istemeyen Palamedes, deli numarası yaptı. Bunu, bir öküz ve bir eşeği koşumlayarak bir tarlayı sürerek ve oluklara tuz serperek inandırıcı bir şekilde yaptı. Ancak Palamedes kandırılamadı ve genç Telemakhos'u sabanın yoluna koyarak, Odysseus'un yön değiştirmesine ve aslında o kadar da deli olmadığını göstermesine sebep oldu.

Odysseus, gönülsüz Aşil'i Truva'ya yapılacak Yunan seferine katılmaya ikna eden kişiydi. Annesi Thetis (savaşa katılırsa başına gelecekleri biliyordu) tarafından saklanan Aşil, Skyros adasında Lykomedes kraliyet ailesince büyütüldü. Ancak, Pylos'un bilge kralı Nestor, Yunanlıların büyük surlarla çevrili Truva şehrini fethetme ümidinin ancak büyük savaşçı Aşil'in yardımıyla mümkün olabileceğini öngörmüştü.

Buna göre, kurnaz Odysseus, Yunanistan'ın en büyük savaşçısını karısını ve oğlunu bırakıp Kral Agamemnon'un önderliğindeki güçlerin yanında savaşmaya ikna etmek için gönderildi. Zengin bir satıcı kılığına giren İthaka Kralı, Aşil'i Skyros kızlarından biri olarak kılık değiştirmesini bırakmaya ve gerçek kimliğini ortaya çıkarmaya, büyük savaşçının ilgisini gizleyemediği muhtelif güzel silahlar sunarak cezbetti. Aşil ile birlikte, güçlü hususi ordusu Tesalya'nın Mirmidonları da geldi.

Truva Savaşı'nda Odysseus, tahta at fikrini ortaya attı.

Odysseus, Agamemnon'un kızı İfigeneia'yı Aulis'teki Yunan güçlerine katılmaya ikna etmek için bir kere daha elçi olarak seçildi. Agamemnon avlanırken yanlışlıkla Artemis'e mukaddes olan bir geyiği öldürdü ve kahin Kalchas'a göre, sadece kralın kızının kurban edilmesi tanrıçayı yatıştıracak ve Yunanlıların Truva'ya güvenli bir şekilde ulaşmasını temin edecekti. Odysseus daha sonra Miken'e gitti ve İfigeneia'nın annesi Klytaimestra'ya kızın Aşil ile evlenebileceğine söz verdi. Böylesine prestijli bir damat ihtimalinden memnun olan kraliçe hemen kabul etti. Ancak Aulis'e vardıklarında, kurban için hazırlıklar çoktan yapılmıştı ve zavallı kız hemen bir sunağa konuldu. Neyse ki, Agamemnon kılıcını indirdiği anda Artemis kıza acıdı, onu bir geyikle değiştirdi ve İfigeneia'yı tanrıçanın mabetlerinin birinde, Tauris'te rahibe olması için kaçırdı.

Yunanlılar elverişli rüzgarlar aldılar ve Truva'ya çıktılar. Odysseus ve Diomedes'in ormanda genç Dolon'a pusu kurduğu küçük bir olay dışında, Odysseus savaşın son aşamalarına kadar pek bir şey yapmadı. Aşil'in ölümünden sonra, kahramanın muhteşem zırhını kimin miras alacağı mevzusunda bir çekişme yaşandı. Odysseus ve Telamonlu Ajax her ikisi de hak iddia etti, ancak mesele sonunda bir oylamayla karara bağlandı ve Athena'nın da etkisiyle, Odysseus'a Hephaistos tarafından yapılan silahlar ve zırh verildi.

Odysseus and the Sirens (NAM, Athens, 1130)
Odysseus ve Sirenler (NAM, Atina, 1130) James Lloyd (CC BY-NC-SA)

Odysseus'un Yunan Zaferindeki Rolü

Tılsımlı savaşçılarını kaybetmelerine rağmen savaş devam etti, lakin bu noktada Yunanlılar Truva surlarını aşma meselesine biraz daha stratejik bir şekilde yaklaşmaya başladı. Kahin Kalkhas, Yunanlıların üç şeyi bir şekilde temin edebilmesi halinde zafer kazanacaklarına hükmetti. Bunlar şunlardı: Aşil'in oğlu Neoptolemos'un savaşa dahil edilmesi; Herkül'ün efsanevi silahlarının, o sırada Philoktetes'in (veya Philoctetes'in) elinde olması; ve sonunda, Yunanlıların Palladion'u ele geçirmesi. Palladion, gökten düştüğüne ve Truva'nın kurucusu Troas tarafından bulunduğuna inanılan mukaddes bir Athena heykeliydi. Truvalılar bu heykelin onlara koruma ve kuvvet verdiğine inanıyorlardı, bu yüzden onu çalarak Yunanlılar savaşta büyük bir avantaj elde edeceklerdi.

Odysseus, bu üç zorlu vazifeyi de başaran kişiydi. İlkin, Syros'a geri döndü ve Neoptolemos'u kendisine katılmaya ikna etti. Sonra, Philoktetes ve Herkül'ün silahlarını almak için Lemnos'a gitti. Herkül, adada terk edilmiş olmaktan dolayı oldukça kızgındı, ancak Odysseus'un bütün ikna çabasına değdi, çünkü Philoktetes, Truva Savaşı'na girer girmez Paris'i öldürücü oklarıyla katletmeye muvaffak oldu.

Odysseus, Yunan mitlerinin en büyük kahramanlarından biridir.

Bu, tamamlanması gereken üçüncü bir vazifeyi geride bıraktı: şehrin kalbinden mukaddes Palladion heykelini almak. Heykelin tam yerini bulmak için Odysseus, dilenci kılığına girerek şehre fark edilmeden girdi. Ancak bir kişi, içeri giren kişiyi tanıdı; o da, Priam'ın oğullarından biriyle zorla yeniden evlendirilmiş ve Yunanistan'a dönmek için can atan Helen'di. Odysseus'u Palladion'un bulunduğu yere götüren de Helen oldu. Bu bilgiyi edindikten sonra Yunan kampına dönen Odysseus, Diomedes'in yardımını istedi ve ertesi gece ikili bir kez daha şehre gizlice girerek heykeli çaldı.

Palladion'un çalınmasına rağmen savaş devam etti ve Yunanlıların savaşı kazanabilmeleri için daha iddialı bir stratejiye ihtiyaç duyulduğu açıkça ortaya çıktı. Athena'dan aldığı ilahi ilhamla Odysseus, tahta at fikrini ortaya attı. Marangozlara, içine bir dizi Yunan askerini saklayabilecek devasa bir at yaptırdı. İşin püf noktası, Truvalıları atı şehir surlarının içine almaya ikna etmekti. Odysseus önce bütün Yunanlıların kamplarını terk edip gözden kaybolmalarını ve Tenedos Adası'nın açıklarında demirlemelerini temin etti. Bu, ovada yalnız başına kalan at ve geride kalan tek adam Sinon'u bıraktı. Sinon, Yunanlılarca düşman ve potansiyel kurban olarak avlandığını iddia etti. Güvenlerini kazandıktan sonra, saf Truvalılara Athena'nın heykelinin çalınmasına çok kızdığı, Yunanlıları cezalandırdığı ve onlara tekrar gönlünü kazanmanın tek yolunun onun şerefine devasa bir tahta at yapıp eve geri dönmek olduğunu söylediği uydurma bir hikâye anlattı. Hikâyeye tamamen inanan Truvalılar, atı şehre sürükleyip Athena Mabedi'nin önüne koydu. Laokoon ve Aeneas hariç, Truvalılar sonunda harbi kazanmanın sevincini kutlamak için gece boyunca parti yaptılar.

Trojan Horse
Truva Atı Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Parti sona erdiğinde ve Truvalılar sarhoş bir halde uyurken, Sinon bekleyen Yunan gemilerine bir işaret gönderdi ve gemiler hemen Truva kıyılarına geri döndüler. Odysseus ve Yunan savaşçı arkadaşları atın üzerinden indiler, şehrin kapılarını açtılar ve Yunan ordusu Truvalıları bozguna uğratarak mabetleri kirletti ve herkesi merhametsizce katletti.

Odysseia

Truva'daki Yunanlıların centilmenlikten mahrum davranışlarının talihsiz bir neticesi, tanrıların onları cezalandırarak gemilerinin çoğunun eve dönüş yolculuğunda felaketle karşılaşmasına sebep olmalarıydı. Hayatta kalanlardan biri de Odysseus'tu, ancak bu, Homeros'un Odysseia'sında anlatılan inanılmaz derecede uzun, dolambaçlı ve talihsizliklerle dolu bir yolculuğun ardından gerçekleşti.

Map of Odysseus’ 10-year Journey Home
Odysseus'un 10 Yıllık Eve Dönüş Yolculuğunun Haritası Simeon Netchev (CC BY-NC-ND)

On yıl süren eve dönüş yolculuğunda kahraman birçok limana uğradı, bunların çok azı dostane idi. İlk durak Kikones adasıydı; burada tanrı Apollon kahramana on iki şişe şarap verdi. Daha sonra, bir fırtınaya yakalanan Odysseus ve filosu Lotus Yiyenler kıyılarına sürüklendi. Bitkiyi yemek, insanın yurdunu unutturuyordu, bu yüzden kahraman onların misafirperverlik teklifini reddetti ve yolculuğuna hızla devam etti.

Bir sonraki durak, koyunlarını otlatarak huzur içinde yaşayan tek gözlü devler Kiklopların adasıydı. Ancak şanssızlık eseri, Odysseus, deniz tanrısı Poseidon'un oğlu, insan yiyen Kiklop Polyphemos'a rastladı. Dev, seyahat eden Yunanlılara ilgi duydu ve onları mağarasına hapsetti, iki tanesini de hızla meze olarak yedi. Vaziyetin ciddiyetini gören Odysseus, hemen kurnaz bir kaçış planı yaptı. Kahraman, Polyphemos'u şarapla sarhoş edene kadar baştan çıkardıktan sonra, adamlarına Polyphemos'un zeytin ağacından yapılmış asasını sivri bir şekle dönüştürmelerini emretti; bunu ateşte sertleştirdiler ve Kiklop uyurken onu kör etmek için kullandılar. Göremeyen ve bu muameleye haklı olarak öfkelenen Polyphemos, mağaradan otlamaya çıkan koyunlarına dokunarak seyahat eden Yunanlıları yakalamaya çalıştı. Odysseus daha sonra adamlarına kendilerini koyunların karınlarına bağlamalarını emretti ve kendisi de bu amaçla bir koç seçti; böylece kaçıp yolculuklarına devam ettiler. Ancak Kiklop, Odysseus'u lanetleyerek adamlarının kaybını, yorucu bir eve dönüş yolculuğunu ve sonunda oraya vardığında felaketi öngördü. Babası Poseidon'un yardımını isteyen Polyphemos, Odysseus'un İthaka'ya ulaşmasının birçok fırtına ve on uzun yıl süreceğini garantiledi.

Daha sonra başka maceralar da yaşandı. Bunlardan biri de Aiolia'da (veya Aeolia'da) bir duraklamaydı; burada rüzgârların tanrısı Aiolos (veya Aeolus), Odysseus'a onu eve götürecek rüzgâr hariç bütün rüzgarları ihtiva eden bir şişe verdi, ancak ne yazık ki Odysseus'un mürettebatından bazıları meraklarına yenik düşerek İthaka'yı görebilecekleri bir mesafede şişeyi açtılar. Netice olarak, ters rüzgârlar kaçtı ve Odysseus'un fırtınaya yakalanmış gemileri Aiolia'ya kadar sürüklendi.

Odysseus Escaping Polyphemos
Odysseus'un Polyphemos'tan Kaçışı Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Yolculuğa yeniden başlayan Odysseus, Antiphates liderliğindeki devasa yerlilerin saldırısına uğrayarak ve dev kayalarla saldırarak grubun birçok mensubunu öldürdüğü Laistrygonia'da daha talihsiz molalar verdi.

Odysseus ve Circe

Az sayıdaki hayatta kalan, büyücü Circe'ye (veya Kirke'ye) ait bir ada olan Aiaia'ya (veya Aeaea'ya) tek bir gemiyle ulaştılar; burada da zor durumdaki yolcuları daha fazla sorun bekliyordu. Tanrıça, yolcuların bir grubunu domuza dönüştürdü ve Odysseus vaziyeti ancak Hermes'ten aldığı bir hediye ile çözebildi. Haberci Tanrı, kahramana Circe'nin büyülerine karşı bağışıklık kazandıran bir bitki olan moli'yi verdi. Ancak ikisi oldukça iyi anlaştı ve sevgili oldular, bu da Odysseus'un kalışını bir yıla uzatmasına sebep oldu. Sonunda, eve dönüş yolculuğuna devam etmeye karar veren Odysseus'a Circe, yeraltı dünyasını ziyaret etmesini ve ona yol tarifi verecek olan Thebanlı kahin Teiresias'tan tavsiye almasını önerdi.

Yolculuğu esnasında kahraman, oğlunun sürekli yokluğundan dolayı kederden ölen annesi Antikleia ile karşılaştı. Ayrıca Herkül, Aşil ve Agamemnon gibi birçok ölmüş kahramanla da karşılaştı. Yaşayanların dünyasına döndüğünde, Circe Odysseus'a son bir tavsiye verdi: Sirenlerden -kadın başlı kuş yaratıklarından- sakınması gerektiğini söyledi. Sirenler, güzel ve büyüleyici şarkılarıyla yoldan geçenleri tuzağa düşürüyorlardı. Buna göre, kahramanın gemisi Siren Adası'nın yanından geçerken, mürettebatına kulaklarını balmumuyla tıkamalarını, kendisi ise geminin direğine bağlanarak ilahi şarkıyı duyabilmek ama tuzağa düşmemek için önlem almasını emretti.

Sirenlerden başarıyla kurtulan kahraman ve kalan birkaç mürettebat, daha sonra canavarlar Skylla (on iki ayağı, altı başı olan ve denizcileri zevk için yiyen) ve Charybdis'in (denizleri üç kez yutup üç kez tükürerek korkunç girdaplar yaratan) yaşadığı iki kaya arasında korkunç denizlerle mücadele etmek zorunda kaldı. Mürettebattan altı kişi daha burada hayatını kaybetti, ancak gemi yolculuğuna devam ederek evine döndü.

Odysseus ve Kalipso

Thrinikia'da (veya Thrinacie'de) kısa bir mola, kötü hava şartları ve Yunanlıların yiyeceklerinin tükenmesi yüzünden bir aylık bir konaklamaya dönüştü. Teiresias'ın daha önce Helios'un sürülerine dokunmamaları yönündeki uyarısına rağmen, açlıktan kırılan mürettebattan bazıları, Eurylochus önderliğinde, yiyecek için birkaç hayvanı katletti. Öfkelenen Helios, gemi Thrinikia'dan ayrılırken geminin alabora olmasına neden oldu ve felaketin tek kurtulanı, dokuz gün boyunca sürüklendikten sonra Ogygia kıyılarına vuran Odysseus oldu.

Burada kahraman, beş yıl boyunca Nymph Kalipso tarafından hapsedildi, ancak aynı zamanda onun cazibesinin tadını çıkardı ve ondan Nausithous adında bir oğlu oldu. Ancak, kahramanımıza hakkını teslim etmek gerekirse, ölümsüzlük ve sonsuz gençlik teklifine rağmen, Odysseus bir kere daha anayurduna dönmeyi denemeye karar verdi. İlahi müdahalenin tesiriyle Kalipso, kahramanın bir sal inşa etmesine yardım etti ve Odysseus bir kez daha İthaka'ya doğru yola çıktı. Mamafih Poseidon, yine kindar bir halde müdahale ederek korkunç bir fırtınanın salı paramparça etmesine sebep oldu. Odysseus daha sonra hırpalanmış ve çıplak bir halde Phaeacianların yurdu Scheria Adası'na sürüklendi ve Kral Alkinoos'un (veya Alcinous'un) kızı Nausikaa'nın şefkatli bakımına girdi. Sağlığına ve gücüne kavuşan kahramana, kaptana ihtiyaç duymayan sihirli Phaiacian gemilerinden biri verildi. Bu gemiyle Odysseus sonunda İthaka'ya geri döndü. Ancak, Polyphemos'un söz verdiği gibi, kralın sarayında her şey yolunda değildi.

Head of Penelope
Penelope'nin Başı Carole Raddato (CC BY-SA)

Odysseus İthaka'ya Dönüyor

On yıl sonra, Odysseus neredeyse tamamen unutulmuştu; sadece karısı Penelope, uzun zamandır özlenen krala olan inancını korumuştu. Athena, kahramana yokluğunda olup biten her şey hakkında bilgi verdi. Uzun zamandır ölü kabul edilen Penelope'nin elini birçok talip istemiş ve (108'inin de) kral adayları sarayda ikamet etmişti. Lakin Penelope devamlılıkla yeniden evlenme kararını tehir etti ve kocasının bir yerlerde hâlâ hayatta olduğuna dair ümidini korudu.

Neticede, vaziyeti bir krize dönüştürmek için talipler, en kısa sürede oğlu Telemakhos'u öldürmeyi planladı. Athena'nın tavsiyesi üzerine ve meşhur zekâsını kullanarak, Odysseus bir dilenci kılığına girdi ve vaziyeti değerlendirmek için sarayı bizzat ziyaret etti. Odysseus'u sadece yaşlı hizmetçisi Eurykleia (bacağındaki belirgin bir yara izinden) tanıdı; sadık yaşlı köpeği Argos da eski efendisini tanıyordu, ancak ikisi yeniden bir araya gelir gelmez trajik bir şekilde öldüler. Oğlu Telemachos'a (Pylos'tan yeni dönmüştü) kendini gösteren Odysseus, sarayı bütün asalaklardan arındırmak ve haklı otoritesini geri almak için bir strateji planladı. Dilenci kılığında olan kahraman, saray taliplerince kötü muamele gördü ve birçok merhametsiz şakanın hedefi oldu, ancak intikam yakında alınacaktı.

Penelope, taliplere, eğer içlerinden biri eski krala ait olan devasa yayı gerip on iki balta başını okla delebilirse, onunla evleneceğini söyledi. Elbette, talihsiz taliplerin hiçbirinin yayı germek için bırak ok atmayı, gerekli gücü dahi yoktu. Sonra, dilenci öne çıktı ve şüpheci alayların korosu arasında, inanılmaz bir şekilde, yayı kolayca gerdi ve oku baltaların uçlarından tam isabetle fırlattı. Kılık değiştirdiği kıyafetini atarak hakiki hüviyetini ortaya çıkaran Odysseus, talipler arasında paniğe yol açtı. Mamafih davetsiz misafirlerin kaçışı mümkün değildi, çünkü planlandığı gibi Telemakhos bütün kapıları kapatmış ve duvarlara monte edilmiş silahları kaldırmıştı. Odysseus daha sonra korkunç yayıyla talipleri teker teker avlayarak uzun zamandır terk edilmiş krallığını geri aldı.

On uzun yıl süren ayrılıktan sonra tekrar bir araya gelen kraliyet çifti, sonsuza dek mutlu yaşadı veya aslında tam da öyle olmadı. Çünkü trajik bir son vakada, yaşlı Odysseus, İthaka'ya ayak bastığında ve savaşta bilmeden kendi babasını öldürdüğünde, Circe'den olan oğlu Telegonos tarafından öldürüldü.

Odysseus Sanatta Nasıl Temsil Edilir?

Odysseus, Antik Yunan sanatında popüler bir mevzudur; Yunanistan'ın her yerinden vazolar, sikkeler, heykeller, üçayaklı sehpalar ve kalkan bantlarında yer alır ve sıklıkla konik keçe şapkası olan pilos ile tanımlanır. MÖ 7. ila 5. Yüzyıllara ait kırmızı ve siyah figürlü çömleklerde Odysseus'u tasvir eden sahneler arasında Aşil için yapılan vazife, Aşil'in zırhı için Ajax ile kavga, Palladion'un çalınması, Kiklop'un kör edilmesi, Scheria kıyılarına karaya vurması ve Penelope'nin taliplerinden intikam alması yer alır.

Tahta at mevzusu Yunan sanatında şaşırtıcı derecede nadirdir, ancak MÖ 670 civarına ait Mykonos'tan bir kil rölyef pithos'ta meşhur bir şekilde temsil edilmiştir. Odysseus ve Sirenlerin ünlü bir tasviri, MÖ 450 civarına ait Vulci'den bir Attika kırmızı figürlü stamnosta bulunur.

Sorular & Cevaplar

Odysseus en çok neyle meşhurdur?

Odysseus, Truva'dan eve dönüş yolculuğu olan ve Odysseia olarak bilinen on yıllık macerasıyla meşhurdur; bu yolculukta muhtelif mitolojik mahluklarla karşılaşır ve birçok maceradan sağ kurtulur. Ayrıca Truva Savaşı'nda da mühim bir rol oynamıştır; stratejik dehası, Truva Atı taktiği ve Yunanlılar için nihai zaferle neticelenmiştir.

Odysseus nasıl öldürüldü?

Odysseus, kendisinden habersiz bir şekilde cadı Circe ile olan oğlu Telegonus tarafından öldürüldü. Telegonus, babasıyla ilk defa buluşmak ümidiyle İthaka kıyılarına ayak bastığında, Odysseus tarafından saldırıya uğradı. Ardından gelen savaşta, Odysseus, Telegonus'un zehirli mızrağıyla aldığı yaradan öldü.

Odysseia ne kadar sürdü?

Odysseus, Truva'dan İthaka'ya uzanan uzun ve maceralı yolculuğunda 10 yıl boyunca uzakta kalır; bu yolculuk Odysseia olarak bilinir.

Bibliografya

World History Encyclopedia, Amazon Associate üyesidir ve uygun kitap satın alımlarından komisyon kazanır.

Çevirmen Hakkında

Yazar Hakkında

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Cartwright, M. (2026, Mayıs 26). Odysseus. (B. Aksu, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-786/odysseus/

Chicago Formatı

Cartwright, Mark. "Odysseus." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, Mayıs 26, 2026. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-786/odysseus/.

MLA Formatı

Cartwright, Mark. "Odysseus." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, 26 May 2026, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-786/odysseus/.

Reklamları Kaldır