Antik Kıbrıs: Seyahat Rehberi

Carole Raddato
tarafından yazıldı, Şüheda Bulut tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF

Doğu Akdeniz’in kavşağında yer alan Kıbrıs adası, uzun zamandır dünyanın büyük medeniyetlerinin buluşma noktası olmuştur. Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesiştiği yerde bulunan bu konumu, tarihini medeniyetleri bir araya getirme üzerine şekillendirmiştir. Birçok güç adayı fethetmiş ve Kıbrıs, sırasıyla Hititler, Mısırlılar, Persler ve Yunanlılar tarafından yönetildikten sonra Romalılar tarafından egemenlik altına alınmıştır. Kıbrıs aynı zamanda “Aşk Adası” olarak da bilinir. Mitolojiye göre, aşk ve güzellik tanrıçası eski Yunan tanrıçası Afrodit, adanın güneybatı kıyısındaki denizin köpüğünden doğmuştur.

Aphrodite's Rock in Cyprus
Kıbrıs'taki Afrodit Kayası Carole Raddato (CC BY-NC-SA)
Etkİleyİcİ tarİhİ mİrasıyla Kıbrıs, kaçınılmaz olarak arkeologların hayalİndekİ seyahat noktasıdır.

Kıbrıs’taki en erken yerleşim yerleri, Neolitik Çağ’da, yaklaşık MÖ 7000-6000 yılları arasında ortaya çıktı. MÖ 3900 ile 2500 yılları arasında bakırın gelişimiyle birlikte, gelişen ticaret adaya zenginlik ve refah getirdi. Kıbrıs, Yakın Doğu ile Batı arasında önde gelen bir ticaret merkezi haline geldi. Ancak, Kıbrıs’ın hayatında kalıcı iz bırakan olay, MÖ 13. ile 11. yüzyıllar arasında Mikene ve Akhaların adaya gelmesiydi. Onlar kendi dillerini, geleneklerini, kültürlerini ve sanatlarını tanıttılar ve yeni şehirler kurdular. Kıbrıs’ın stratejik konumu ve doğal kaynakları birçok istilacının dikkatini çekti.

Kıbrıs’ı ziyaret eden Yunan coğrafyacı Strabon, adayı Geographica adlı eserinde (M.S. 23) şöyle tanımlamıştır:
“Kıbrıs, verimlilik açısından hiçbir adadan aşağı değildir, çünkü hem iyi şarap hem iyi zeytinyağı üretir ve kendi ihtiyacı için yeterli miktarda tahıl da sağlar.” (Strabon, XIV. s. 383)

[https://www.google.com/maps/d/u/0/embed?mid=1pF3DNa6Jpm7SwavPvWiIa_eK0t8&ll=35.11525335272897%2C33.27296816115563&z=9]

Yavaş yavaş Yunan şehir devletleri Asurluların (MÖ 700), Mısırlıların (MÖ 565) ve Perslerin (MÖ 546) eline geçti. Pers egemenliği, Büyük İskender’in müdahalesi ve Tyrus’taki zaferi sonrasında MÖ 332 yılına kadar sürdü. Büyük İskender’in ölümünden sonra Kıbrıs, Ptolemaioslar yönetiminde Mısır’ın bir parçası oldu. Helenistik dönemde kültürel yaşam ve sanatlar gelişti. Bu dönem önemli kamu projelerinin yapıldığı bir zaman dilimiydi ve Pafos şehri (günümüz adıyla Baf) başkent oldu. MÖ 58 yılında Kıbrıs, Roma tarafından ilhak edildi. Ada, Roma İmparatorluğu’nun bir eyaleti statüsü kazandı ve büyük kamu inşaat projeleri dönemi başladı. Roma dönemi, 4. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun bölünmesiyle sona erdi ve Kıbrıs, Hristiyanlığın resmi din haline geldiği Bizans İmparatorluğu’nun bir parçası oldu. Daha sonra ada farklı güçlerin kontrolüne geçti; Franklar, Venedikliler, Osmanlılar, İngilizler ve günümüzde Kuzey Kıbrıs’ta Türkler.

Bu etkileyici tarihi mirasla Kıbrıs, kaçınılmaz olarak arkeologların hayalindeki seyahat noktasıdır. Üç UNESCO Dünya Mirası Alanı da dahil olmak üzere arkeolojik alanları ve hazineleri ile ünlüdür. Aşk adasında ziyaret edilecek 5 arkeolojik alanın listesini sizin için hazırladık.

Salamis

Bir zamanlar Kıbrıs’ın doğu kıyısında gelişen bir liman kenti ve önemli bir Yunan şehir devleti olan Salamis, adanın zengin tarihine büyüleyici bir pencere açar. Eski Yunan geleneğine göre, Salamis, Truva Savaşı’ndan sonra, Attika kıyılarındaki Salamis Adası’ndan gelen Kral Telamon’un oğlu, okçu Teukros tarafından kurulmuştur. Kahraman Ajax’ın üvey kardeşi olan Teukros, üvey kardeşinin intiharını önleyemediği için savaştan sonra evine dönememiş ve Kıbrıs’a kaçıp burada Salamis’i kurmuştur. Farklı baskın güçlerin kontrolüne geçen Salamis, bin yıl boyunca adanın ana limanı ve başkenti olarak hizmet vermiştir. Kent, büyük bir zenginlik yaşadı ve ada üzerinde hüküm sürdü; ancak 4. yüzyılda peş peşe yaşanan depremler sonucu neredeyse yok olmuştur. Bugün gördüğümüz kalıntıların çoğu Roma dönemine aittir. Deniz kıyısında yer alan bu kalıntılar, bir kilometreden uzun bir alanı kaplamaktadır. Salamis’te görülebilecek birçok etkileyici yapı arasında gymnasium, Roma hamamları, tiyatro ve bazilikalar bulunmaktadır.

Gymnasium of Salamis, Cyprus
Salamis Gymnasium’u, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Gymnasium, atletlerin eğitimi için ayrılmıştı. Sütunlarla çevrili avlusu ve yanındaki havuzlarıyla kalıntıları, Salamis’in görkemli dönemlerini yansıtır. Geniş egzersiz alanı, birçok depremle tahrip edilmiş ve M.S. 2. yüzyılda Hadrianus’un, 4. yüzyılda ise Bizans İmparatoru II. Constantius’un yönetiminde yeniden inşa edilmiştir. II. Constantius, şehre Constantia adını vermiştir. Gymnasium’un görülebilen kalıntıları, bu iki geç dönem restorasyonundan kalmadır.

The Gymnasium Pool of Salamis, Cyprus
Salamis’taki Gymnasium Havuzu, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-SA)

Gymnasium’da tuvaletler bulunmaktaydı. Burası, 44 kişilik oturma düzenine sahip yarım daire şeklinde sütunlu bir yapıdır. Kıbrıs’ta şimdiye kadar bulunan en büyük tuvaletlerdir.

The Latrines of Salamis, Cyprus
Salamis’in Tuvaletleri, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Gymnasium’un doğusunda terleme odası, mermer kaplı havuzlar, soğuk ve sıcak odalar ile açık bir hipokaust (yeraltı ısıtma sistemi) bulunan bir hamam kompleksi yer alır. Bina, muhteşem mitolojik temalı mozaikler ve fresklerle süslenmiştir. Mozaiklerden biri, Apollo ve Artemis’in Niobidleri öldürmesini tasvir ederken, bir diğeri ise Leda ve Zeus’un ünlü efsanesini anlatmaktadır. Bir freskte ise Herkül’ün genç arkadaşı Hylas ile bir su perisi betimlenmiştir. Gymnasium gibi, hamamlar da Bizans döneminde yeniden inşa edilmiştir.

Bath Complex of Salamis, Cyprus
Salamis’in Hamam Kompleksi, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)
Fresco with Hylas in Salamis, Cyprus
Salamis’te Hylas Freski, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Roma tiyatrosu, bir diğer görkemli yapıdır. İmparator Augustus döneminde (MÖ 27 – MS 14) inşa edilmiş ve Trajan ile Hadrian dönemlerinde (MS 98 – 138) tamamlanmıştır. İlk olarak 15.000’den fazla seyirci kapasitesine sahipti. Peş peşe yaşanan depremlerle büyük ölçüde zarar görmüş ve taşları, gymnasium ve hamamların erken Hristiyan dönemi yeniden yapımlarında yapı malzemesi olarak kullanılmıştır. Tiyatro günümüzde kısmen restore edilmiş olup, yaz aylarında zaman zaman tiyatro ve diğer kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.

Roman Theatre of Salamis, Cyprus
Salamis Roma Tiyatrosu, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-SA)
Roman Teatre of Salamis, Cyprus
Salamis Roma Tiyatrosu, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-SA)

M.S. 4. yüzyılda inşa edilen Kambanopetra Bazilikası kalıntıları, denize bakan muhteşem bir konumda yer almaktadır. Aslen, dört tarafında revaklar bulunan büyük sütunlu dikdörtgen bir avluya ve ona bitişik üç nefli bir bazilikaya sahip etkileyici bir kompleks olmuştur.

Kambanopetra Basilica in Salamis, Cyprus
Salamis’taki Kambanopetra Bazilikası, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Bin yıldan fazla bir süre boyunca Salamis, kalıntıların yağma ve yıkımdan korunmasına yardımcı olan kalın bir kum tabakasının altında gömülü kaldı.

Salamis çevresindeki diğer önemli yerler:

  • Enkomi (Alasia), MÖ 1800 yıllarına kadar uzanan önemli bir Tunç Çağı şehri ve bakır ticareti için önemli bir merkezdi. Bölgedeki kalıntılar, Salamis’in yaklaşık iki kilometre batısında yer almaktadır. Yüzyıllar boyunca birçok kez yağmalanmasına rağmen, Enkomi’nin en önemli buluntularından bazıları 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkarılmıştır. Bu buluntular arasında erken MÖ 12. yüzyıla tarihlenen iki bronz küçük heykelcik bulunmakta olup, şu anda Kıbrıs Müzesi’nde sergilenmektedir. Yaklaşık MÖ 1050 civarında gerçekleşen bir depremden sonra bölge terk edilmiş ve bu da Salamis’in yükselmesine zemin hazırlamıştır.
Bronze Horned God & Ingot God from Enkomi, Cyprus
Enkomi’den Bronz Boynuzlu Tanrı ve Külçe Tanrı, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Pafos Arkeolojik Alanı

Pafos, adanın en büyüleyici arkeolojik alanlarından biri ve ziyaretçiler için en erişilebilir olanıdır. Adanın güneybatı kıyısındaki Pafos tatil beldesinde yer alan Nea Pafos—antik çağda böyle adlandırılmıştır—dünyanın en görkemli antik mozaiklerinden bazılarına ev sahipliği yapmaktadır. MÖ 4. yüzyılın sonlarında kurulan Pafos, Helenistik ve Roma dönemlerinde Salamis’in yerine adanın başkenti olmuştur. Günümüzde UNESCO Dünya Mirası Alanı olan bu geniş arkeolojik alan, dört Roma villası, bir odeon, bir agora, bir Asklepion (tıp tanrısı Asklepios’a adanmış şifa tapınağı) ve kraliyet mezarları kalıntılarını içermektedir.

House of Theseus at Paphos, Cyprus
Paphos’taki Theseus Evi, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Şehir, başlangıçta yaklaşık 950.000 metrekarelik bir alanı kaplıyordu ve Antoninler ile Severuslar dönemlerinde (MS 2. yüzyılın ikinci yarısı / 3. yüzyılın başları) en parlak dönemine ulaştı. Bu durum, hem kamu hem de özel alanda o dönemden günümüze ulaşan zengin yapılarla kendini göstermektedir. Salamis gibi, Nea Pafos da birkaç kez yaşanan depremlerle ağır hasar gördü ve 4. yüzyıldaki yıkıcı deprem sonrasında gerilemeye başladı. 1962 yılında bir çiftçinin tarlasını sürerken yaptığı tesadüfi keşif, Roma dönemine ait zengin evlerin zeminlerini süsleyen muhteşem mozaiklerin gün yüzüne çıkmasını sağladı.

Alanda çıkarılan en zarif ve en iyi korunmuş mozaiklerden biri, Atinalı kahraman Theseus’un Labirent’te Girit canavarı Minotaur ile dövüştüğü sahneyi tasvir eden mozağa adını veren Theseus Villası’ndaki yuvarlak mozaiktir.

Theseus and the Minotaur Mosaic in Paphos, Cyprus
Pafos’taki Theseus ve Minotor Mozaiği, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Theseus Villası yaklaşık 9600 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır ve şimdiye kadar yapının içinde 1400 metrekareden fazla mozaik döşeme bulunmuştur. 100’den fazla odasıyla bu ev, adanın en büyük konut yapısı ve Akdeniz’in en büyüklerinden biridir. Kıbrıs valisinin (prokonsül) konutu olarak kullanılmıştır. Bu evdeki kazılar günümüzde de devam etmektedir.

Theseus Villası’nda dikkat edilmesi gereken diğer mozaik, Akhilleus’un Doğumu’nu tasvir eden mozaiktir. Kahraman, ortada yatakta yatan annesi Thetis’in kollarında gösterilmektedir. Ancak sahnenin bu kısmı büyük ölçüde zarar görmüştür. Akhilleus ayrıca, bebeği bir leğene daldırmaya hazırlanan bakıcısının dizlerinde otururken tasvir edilmiştir.

Bath of Achilles Mosaic
Aşil Hamamı Mozaiği Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

En etkileyici mozaik grubu Dionysos Evi’nden gelmektedir. Bina yaklaşık 2000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır ve bunun 556 metrekaresi mozaik zeminlerle kaplıdır. Eve verilen isim, ortadaki mozaikte şarap tanrısı Dionysos’un tasvir edilmesinden kaynaklanmaktadır. Neredeyse her mozaik mitolojik temalar içermektedir. Eve girerken görülen ilk mozaik, kendi yansımasına bakan Narcissus’u tasvir ederken, diğer mozaikte dört mevsimin kişileştirilmesi yer almaktadır.

Narcissus Mosaic
Narkissos Mozaiği Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Bu iki mozaiğin hemen yanında, Kıbrıs’ta bulunan en eski mozaik yer almaktadır. Hellenistik döneme (MÖ 4. yüzyıl sonu/ 3. yüzyıl başı) tarihlenen mozaik, kısmen kadın, kısmen balık ve kısmen köpek olan mitolojik deniz canavarı Skylla’yı tasvir eder. Daha sonraki Roma mozaiklerinden farklı olarak, bu mozaik tek renkli olup çakıllardan yapılmıştır.

Dionysos’un Zaferi ile Phaedra ve Hippolytus mozaikleri, evdeki en etkileyici mozaikler arasındadır. İlki, tanrının Hindistan’a yaptığı askeri seferden zaferle dönüşünü tasvir eder; mozaikte, tanrının beraberinde getirdiği Hint köleler ve panterler görülmektedir. İkincisi ise Phaedra ve Hippolytus’un trajik hikayesini anlatır. Sahne, Hippolytus’un üvey annesi Phaedra’dan gelen aşk mektubunu aldığı ve okuduğu anı gösterir. Phaedra ve Hippolytus’un kaderi, tarih boyunca birçok oyun yazarı tarafından işlenmiştir.

Triumph of Dionysos Mosaic in Paphos, Cyprus
Pafos'taki Dionysos'un Zaferi Mozaiği, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)
Phaedra & Hippolytus Mosaic
Fedra ve Hippolytus Mozaiği Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Dionysos Evi’nde bulunan diğer iki muhteşem mozaik ise Ganymed’in Kaçırılışı ve Av Sahnesi mozaikleridir.

Rape of Ganymede Mosaic
Ganymedes’in Kaçırılması Mozaiği Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Yakındaki örtülü Orpheus Evi, büyük bir mozaik panelinde Orpheus’un bir kayanın üzerinde oturup lirini çalarak hayvanları büyülemesini tasvir etmesi nedeniyle bu ismi almıştır. Evi süsleyen diğer iki mozaikte ise Herkül ve Nemea Aslanı ile Amazon betimlenmiştir; ne yazık ki her ikisi de örtülüdür. Son olarak, Aion Evi, mozaiklerde tasvir edilen sonsuz zaman tanrısı Aion’dan adını almıştır. Binanın yalnızca küçük bir kısmı kazılmıştır. Açığa çıkan odalar, olağanüstü geometrik ve figürlü mozaik zeminlerle süslenmiştir. Bu mozaiklerde Apollo, Kassiopeia, Hermes, Marsyas, Dionysos ve çeşitli deniz canlıları tasvirleri bulunmaktadır.

Kısa bir yürüyüş mesafesinde, müzik performanslarının yapıldığı Agora, Asclepeion ve Odeon yer almaktadır. Bu yapılar antik kentin kalbini oluşturuyordu.

The Odeon of Nea Paphos, Cyprus
Nea Pafos Odeonu, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-SA)

Kralların Mezarı

Pafos’un eski şehir surlarının biraz kuzeyinde, sahil boyunca ilerlediğinizde Kralların Mezarları’nı bulacaksınız. Bu büyüleyici arkeolojik alan, Nea Pafos sakinleri tarafından Hellenistik ve Roma dönemlerinde (MÖ 3. yüzyıldan MS 3. yüzyıla kadar) kullanılan dikkat çekici yer altı mezarlarını içerir. Sekiz mezar kompleksi ziyaret için açılmıştır.

Tombs of the Kings, Cyprus [Tomb No 5]
Kralların Mezarları, Kıbrıs [5 Numaralı Mezar] Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

İsme rağmen, bu mezarlar Kıbrıs’ta artık kral kalmadığı dönemde inşa edilmiştir. Mezarların görkemi ve ihtişamı, 20. yüzyılın ikinci çeyreğinde bölgeyi “Kralların Mezarı” olarak adlandıran araştırmacılara ilham vermiştir. Yaklaşık 200.000 metrekarelik geniş bir alana yayılan bu etkileyici yer altı mezarları sağlam kayadan oyulmuştur; bazıları ise Dor düzeni sütunlarla süslenmiştir. Mezar kompleksi, 100’den fazla mezarı içerir ve Pafos Arkeolojik Alanı ile birlikte Dünya Mirası Listesi’nin bir parçasıdır. Nea Pafos’un seçkin ve zengin vatandaşları, burada çukur biçimli mezarlarda, oda mezarlarında ve sütunlu atriyuma sahip mezarlarda defnedilmiştir.

Tombs of the Kings, Cyprus [Tomb No 3]
Kralların Mezarları, Kıbrıs [3 Numaralı Mezar] Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Pafos’ta veya yakın çevresinde bulunan diğer önemli yerler:

  • Panagia Chrysopolitissa, Pafos arkeoloji parkının hemen doğusunda yer alır. Burada, Kıbrıs'ta şimdiye kadar kazılmış en büyük 4. yüzyıla ait Hristiyan bazilikasının temelleri etrafında büyüleyici bir yürüyüş yapabilirsiniz. Birçok muhteşem mermer sütun, İyon ve Korint başlıklarıyla yeniden dikilmiş; diğerleri ise sitenin etrafına dağılmış durumdadır. Bazilikanın zemini renkli geometrik mozaiklerle kaplıydı ve bazı mozaikler hâlâ korunmaktadır. Bazilikanın batı tarafında, Aziz Paul’un Roma Valisi Sergius Paulus’u Hristiyanlığa çevirmeden önce idam edilmeden evvel kırbaçlandığı iddia edilen Aziz Paul’un Sütunu bulunmaktadır.
Panagia Chrysopolitissa Church, Cyprus
Panagia Chrysopolitissa Kilisesi, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)
  • Afrodit Tapınağı (Palaepaphos), Pafos’un 14 kilometre doğusundaki Kouklia köyünde yer almaktadır. Palaepaphos, Kıbrıs’ın şehir-krallıklarından biri olup antik Yunan dünyasının en önemli dini merkezlerinden biriydi. Burada, MÖ 12. yüzyılda kurulmuş büyük bir ibadet merkezi olan ünlü Afrodit Tapınağı bulunmaktaydı. Homeros zamanında tanrıçaya Kipris (“Kıbrıslı”) olarak atıfta bulunulmuş ve tapınak, MS 4. yüzyıla kadar Afrodit’in ünlü kült merkezi olarak kalmıştır. Ne yazık ki, tapınaktan geriye yalnızca temelleri ve dağılmış sütunları kalmıştır. Palaepaphos, antik Afrodit kültüne adanmış arkeolojik alanlara odaklanan Afrodit Kültür Rotası’nın bir parçasıdır.
Palaepaphos, Sanctuary of Aphrodite in Cyprus
Palaepaphos, Kıbrıs'taki Afrodit Tapınağı Carole Raddato (CC BY-NC-SA)
  • Pegeia’daki Agios Georgios, MS 6. yüzyıla tarihlenen üç erken Hristiyan bazilikasının kalıntılarını içerir. Bu bazilikaların güzel mozaik zeminlerinde hayvanlar ve deniz canlıları tasvir edilmiştir. Pafos’un 18 kilometre kuzeyinde, Cape Drepano kıyısında, Pegeia köyüne yakın konumda bulunan bu alan, son Roma ve erken Bizans dönemlerine ait bir kasaba ve önemli bir liman olarak kullanılmıştır.

Agios Georgios, Cyprus
Aziz Georgios, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Kourion

Akdeniz’e bakan bir uçurumun üzerinde yer alan Kourion (Latince adıyla Curium), Güney Kıbrıs’ın en iyi korunmuş Greko-Romen şehrinin kalıntılarıdır. Efsaneye göre Kourion, Peloponez’deki Argos’tan gelen Aka kolonistler tarafından kurulmuştur. Sistematik kazılar, kentin MÖ 13. yüzyıl’da Mikene kolonistler tarafından yerleşilerek önemli bir yerleşim haline geldiğini ortaya koymuştur. Kent, Ptolemaioslar ve Romalılar döneminde gelişmiş; yakınlarda bulunan Apollo Ylatis Tapınağı ile önemli bir kültürel ve dini merkez olmuştur. Hristiyanlık, 3. yüzyılın başlarında Kourion’da yerleşmeye başlamış ve sonunda Apollo kültünün yerini almıştır.

Early Christian Basilica in Kourion, Cyprus
Kourion’daki Erken Hristiyan Bazilikası, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Kourion, adanın diğer tüm kıyı şehirleri gibi, 4. yüzyılın sonlarındaki yıkıcı depremlerle harabeye dönmüştür. Şehir, 5. yüzyılın başında yeniden inşa edilmiş, ancak 7. yüzyıldaki Arap akınları sırasında çıkan yangında tamamen yok olmuştur. Kourion gerilemiş ve nihayet terk edilmiştir; sakinleri ise iki kilometre doğuda bulunan yeni bir yere (günümüzün Episkopi köyü) taşınmıştır. Kourion, 1820 yılında yeniden keşfedilmiş ve sistematik kazılar 1934 yılında başlamıştır.

Kourion’da kazılan kalıntılar, Limassol’un yaklaşık 19 kilometre batısında, Pafos yolunda yer almaktadır. Ziyaretçiler; tiyatro, Eustolios Evi, Erken Hristiyan Bazilikası, Forum, halka açık hamamlar ve büyüleyici mozaiklere sahip diğer evler gibi etkileyici kalıntılar arasında dolaşabilirler. Bazilika ve Eustolios Evi hariç, diğer tüm yapılar Roma dönemine aittir.

Roman Theatre in Kourion, Cyprus
Kourion'daki Roma Tiyatrosu, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Arkeolojik sit alanı turu, denize bakan muhteşem bir konuma sahip tiyatro ile başlar. Orijinal tiyatronun muhtemelen MÖ 2. yüzyılın sonlarında inşa edildiği ve nispeten küçük olduğu düşünülmektedir. Daha sonra, İmparator Nero döneminde (MS 50-75) ve 76 MS’deki depremden sonra 2. yüzyılın başlarında radikal bir şekilde yenilenmiştir. Yaklaşık 3500 kişilik bir izleyici kapasitesine sahipti.

İmparator Caracalla’nın (214-217 CE) yönetimi sırasında, tiyatro gösterileri yerini popüler gladyatör dövüşlerine bıraktı ve tiyatro büyük ölçüde bir arena olarak kullanıldı. 3. yüzyılın sonlarında, dövüş gösterilerinin popülaritesi azaldı ve tiyatro tekrar orijinal karakterine kavuştu. 4. yüzyılın sonlarında ise yıkıldı ve tamamen terk edildi. Sahne binası (scaenae frons) sadece temelleriyle günümüze ulaşmıştır. Bugün gördüğümüz tiyatro, geçen yüzyılın ortasında yapılan restorasyon çalışmalarının sonucudur. Günümüzde açık hava gösterileri için kullanılmakta ve Uluslararası Antik Yunan Tiyatrosu Festivali’nin mekanlarından biri olarak hizmet vermektedir.

Tiyatronun hemen yanında, erken Hristiyanlık döneminde inşa edilmiş olan ve erken Roma dönemine ait daha eski bir evin kalıntıları üzerine kurulan Eustolios Evi’nin kalıntıları yer alır. Yaklaşık 30 oda, iki iç avlu etrafında düzenlenmiş olup içinde bir banyo kompleksi bulunur. Odaların çoğu renkli mozaik döşemelerle kaplanmış olup, birçok oda erken Hristiyanlık sembolleri taşır. Bugün gördüğümüz bu yapı kompleksi, İmparator Theodosius II’nin (408-450 CE) son yıllarında yapılan kapsamlı yenilemelerin sonucudur. Girişte, “Evin uğurlu olması için giriniz.” anlamına gelen bir hoşgeldiniz yazısı bulunan mozaik bulunmaktadır.

Mosaic with Welcoming Inscription in Kourion, Cyprus
Kourion’daki “Hoş Geldiniz” Yazılı Mozaik, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Evdeki diğer dikkat çekici mozaik panellerden biri, madalyon içinde sağ elinde Roma ayağına eşdeğer bir ölçüm aracı tutan genç bir kadının büstünü tasvir eder. Kadının başının etrafında, onu Yaratılış’ın kişileştirilmiş hali olan Ktisis olarak tanımlayan Yunanca bir yazıt yer almaktadır.

Byzantine Mosaic with a Personification of Ktisis
Ktisis Tasviriyle Bizans Mozaiği Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Tiyatronun ve Eustolios Evi’nin hemen yakınında, denize bakan güneydoğu uçurumlarının tepesinde yer alan Erken Hristiyan Bazilikası bulunur. 5. yüzyılın başlarına tarihlenen bu yapı, adadaki en önemli Erken Hristiyan anıtlarından biridir. Temelleri arasında vaftizhane, narteks, bir şapel, hizmetlerde kullanılan eşyaların saklandığı diyakonikon ve çeşitli diğer odaların varlığı görülmektedir. Harabeler arasında mozaik zemin panoları ve zemin yazıtları da görülebilir.

Early Christian Basilica in Kourion, Cyprus
Kourion’daki Erken Hristiyan Bazilikası, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Erken Hristiyan Bazilikası’nın bitişiğinde Roma Forumu’nun kalıntıları ile iki hamam kompleksi ve bir nymphaeum (su çeşmesi ve tapınak) yer alır. Forum, anıtsal sütunlu bir kamu binası olup, hem pazar yeri hem de toplantı yeri olarak hizmet vermiştir.

Bath Complex in Kourion, Cyprus
Kourion’daki Hamam Kompleksi, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Sitenin kuzeybatı ucunda iki lüks özel evin kalıntıları bulunur. Bunlardan ilki, “Gladyatörler Evi” olarak adlandırılır; çünkü burada, gladyatörlerin bıçaklar, kalkanlar ve miğferlerle çiftler halinde dövüştüklerini betimleyen iki mozaik panel yer alır. Kuzey panelde, birbirine karşı duran ve dövüşe hazır iki gladyatör görülür. Başlarının üzerinde ise Yunanca isimleri yazılıdır: MAPΓAPEITHΣ (Margarites) ve EΛΛHNICOS (Hellenikos).

Gladiator Mosaic from Kourion, Cyprus
Kourion'dan Gladyatör Mozaiği, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Diğer mozaik panelde ise saldırı pozisyonunda iki silahlı gladyatör ve aralarında hakem olan üçüncü figür yer alır. Sol taraftaki gladyatör, adı ΛΥTPAΣ (Lydras) olan, rakibini bir hançerle öldürmek üzeredir. Ancak hakem ΔAPEIOΣ (Darios) müdahale eder ve dövüşü sona erdirerek Lydras’ın bu girişimini engeller.

Mosaic with Gladiators and Referee
Gladyatörler ve Hakem Mozaiği Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

İkinci ev, Akhilleus Evi olarak adlandırılır ve burada, Akhilleus’un kimliğinin açığa çıkarılmasını tasvir eden bir mozaik kompozisyonun bir parçası günümüze ulaşmıştır. Sahne, Akhilleus’un Odysseus ile Yunan adası Skyros'taki Likomedes’in evinde buluşmasını gösterir. Akhilleus, annesi tarafından Truva Savaşı’na katılmaktan kaçınması için kız kılığına girmiş olarak gönderilmiştir.

Kourion civarında veya yakınlarında diğer dikkat çekici yerler:

  • Kourion arkeolojik alanının batısında yer alan Apollo Hylates Tapınağı, adadaki en büyük dini merkezdir ve burada Apollo, ormanların tanrısı olarak tapınılmıştır. Tapınak MÖ 8. yüzyılda kurulmuş ve MS 4. yüzyıla kadar kesintisiz olarak kullanılmıştır. 15.000 metrekareden fazla bir alanı kaplayan tapınağın kalıntıları arasında Apollo Tapınağı, rahiplerin konakları, hamamlar, atletik oyunların yapıldığı palaestra ve uzun bir sütunlu stoa bulunmaktadır.
Temple of Apollo Hylates in Cyprus
Kıbrıs’taki Apollon Hylates Tapınağı Carole Raddato (CC BY-NC-SA)
  • Kourion stadyumu, Kourion arkeolojik alanı ile Apollo Hylates Tapınağı arasında yer almaktadır. MS 2. yüzyılda İmparator Antoninus Pius’un döneminde inşa edilmiştir ve koşu, atlama, güreş, disk veya cirit atma gibi Helenistik pentatlon sporları için kullanılmıştır. Yedi sıra oturma yeri ile Kourion stadyumu yaklaşık 6000 seyirci kapasitesine sahipti.
Stadium of Kourion, Cyprus
Kourion Stadyumu, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Amathous

Amathous antik kenti kalıntıları, adanın güney kıyısında, Limasol'un yaklaşık 11 kilometre doğusunda yer almaktadır. Kalıntılar, bir tepenin zirvesinde ve güneyde Akdeniz'e doğru uzanan yamaçlarda geniş bir alanı kaplar. Amathous, Salamis, Soli ve Pafos ile birlikte Kıbrıs'ın dört eski krallığından biridir. MÖ 11. yüzyılda kurulmuş olan şehir, Arap akınlarının ardından 7. yüzyıla kadar kesintisiz bir yerleşim tarihi yaşamıştır. Amathous, Afrodit’e adanmış önemli bir diğer merkezdir (Palaepaphos’tan sonra) ve burada tanrıçaya ait kutsal alanlar ve tapınak kalıntıları hâlâ görülebilmektedir. Roma dönemine ait Afrodit Tapınağı, Helenistik döneme ait eski bir tapınağın kalıntıları üzerine inşa edilmiş olup, Akropol'ün büyük bir bölümünü kaplamaktadır.

Acropolis of Amathous, Cyprus
Amathous Akropolü, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Büyük Kıbrıs Tanrıçası, yaklaşık MÖ 300 civarında Afrodit olarak tanımlanmadan önce “Pafos’un Tanrıçası”, “Hanımefendi” ya da basitçe “Tanrıça” olarak anılıyordu. MÖ 10. yüzyıldan itibaren, Minoalıların etkisiyle, Büyük Tanrıça kolları yukarı kaldırılmış şekilde betimlenmiştir. Daha sonra Fenike tanrıçası Astarte ve Mısır tanrıçası Hathor ile özdeşleştirilmiştir.

Cypriot Capital with the Image of Hathor
Hathor’un Görüntüsüyle Kıbrıslı Başlık Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Kıbrıs’ın Büyük Tanrıçası, belki de Amathous Akropolü’nde MÖ 11. yüzyıla kadar uzanan bir dönemde tapınılıyordu. MÖ 8. yüzyıla tarihlenen bir kutsal alanın izleri ile MÖ 6. ve 5. yüzyıla ait iki devasa taş vazo bulunmuştur. Günümüzde gördüğümüz ise, Helenistik döneme ait önceki tapınakların bulunduğu alana 1. yüzyılda inşa edilen Afrodit Tapınağı’nın (yerel olarak Afrodit Amathousia olarak bilinir) kalıntılarıdır.

Acropolis of Amathous, Cyprus
Amathous Akropolü, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Sitedeki devasa taş kaplar kopyadır. Bu kaplar, tapınağa gelen kalabalıklara su sağlamak için anıtsal su sarnıçları olarak kullanılmıştır. Su, ritüeller, dökme sunular (libasyonlar) ve temizlik (abdest) için gereklidir. İki kaptan en bütün olanının orijinali Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenmektedir.

Agora of Amathous, Cyprus
Amathous Agorası, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Aşağı şehir, akropol ile deniz arasında yer alır. Helenistik ve Roma dönemlerinde yerleşim görmüştür. Burada bir Agora, kamu hamamları, bir çeşme kompleksi ve bir nymphaeum ortaya çıkarılmıştır. Liman kalıntıları ise denizin altında korunmaktadır.

Agora of Amathous, Cyprus
Amathous Agorası, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)
Nymphaeum in the Agora of Amathous, Cyprus
Amathous Agora’daki Nymphaeum, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Amathous, antik Afrodit kültüne adanmış arkeolojik alanlara odaklanan Afrodit’in Kültürel Rotası’nın bir parçasıdır.

Arkeoloji Müzeleri

Kıbrıs’tan ayrılmadan önce adanın en büyük ve en iyi arkeoloji müzesini ziyaret etmeden olmaz. Lefkoşa’nın merkezindeki Museum Street’te bulunan Kıbrıs Müzesi, Neolitik Çağ’dan (M.Ö. 7000) Roma yönetiminin sonuna kadar (M.S. 395) olan döneme ait, dünyadaki en kapsamlı Kıbrıs antikaları koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktadır. Müze, kronolojik sıraya ve temalara göre düzenlenmiş 14 sergi salonundan oluşmaktadır.

Cyprus Museum, Nicosia
Kıbrıs Müzesi, Lefkoşa Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Kıbrıs Müzesi’nin en önemli eserleri arasında, Kıbrıs’ın kuzeybatı kıyısındaki Agia Irini kutsal alanında bulunduğu yerden çıkarılan iki bin oyma kil figürin yer almaktadır. M.Ö. 7. ve 6. yüzyıllara tarihlenen bu figürinler, bulundukları şekilde sergilenmekte olup, boğa maskeli rahipler, sfinksler, minotaurlar, centaurlar, boğalar ve savaş arabalarındaki savaşçılar tasvir edilmektedir.

Cypriot Votive Clay Figurines
Kıbrıslı Adak Kil Heykelleri Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Diğer önemli bir eser ise 1997 yılında Telmessos'taki kraliyet nekropolünde bulunan beş benzersiz arkaik heykel koleksiyonudur. Bu koleksiyon, üç çift heykeli temsil eder: iki büyük aslan (bunlardan sadece biri sergilenmektedir, çünkü diğerinin yalnızca yarısı korunmuştur), iki daha küçük boyutlu aslan ve iki sfinks.

Cypro-Archaic Sculptures
Kıbrıs-Arkaik Heykelleri Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Ayrıca Enkomi’den bronz küçük heykelciklere, Salamis’ten Roma heykellerine, İmparator Septimius Severus’un (M.S. 193 - 211) bronz heykeline ve Kıbrıs’ın simgelerinden biri haline gelmiş ünlü Soli mermer Afrodit heykeline de dikkat edin.

Roman Sculptures from Salamis, Cyprus
Salamis’tan Roma Dönemi Heykelleri, Kıbrıs Carole Raddato (CC BY-NC-SA)
Hall of the Sculptures, Cyprus Museum
Kıbrıs Müzesi’ndeki Heykeller Salonu Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

Ayrıca dört büyük kentte (Mağusa, Limasol, Pafos ve Larnaka) bölge müzeleri ve ana arkeolojik sit alanlarına yakın yerel müzeler (Kourion, Salamis, Palaepaphos) bulunmaktadır.

Çevirmen Hakkında

Şüheda Bulut
Şüheda Bulut, tarihe ve uluslararası konulara ilgi duyan bir tercümanlık öğrencisidir. Dünyayı anlamaya, insanları bir araya getirmeye ve merakını bilgiye dönüştürmeye heveslidir.

Yazar Hakkında

Carole Raddato
Carole, imparator Hadrian'ın izinde dünyayı dolaştığı popüler antik tarih içerikli fotoğraflı bir blog olan Following Hadrian'ı işletmektedir.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Raddato, C. (2025, Mayıs 21). Antik Kıbrıs: Seyahat Rehberi. (Ş. Bulut, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1351/antik-kibris-seyahat-rehberi/

Chicago Formatı

Raddato, Carole. "Antik Kıbrıs: Seyahat Rehberi." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, Mayıs 21, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1351/antik-kibris-seyahat-rehberi/.

MLA Formatı

Raddato, Carole. "Antik Kıbrıs: Seyahat Rehberi." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, 21 May 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1351/antik-kibris-seyahat-rehberi/.

Reklamları Kaldır