I. Antigonus

Donald L. Wasson
Yazan , Çeviren: Muhterem Dokumacı
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
Coin of Antigonus I (by Unknown Artist, Public Domain)
1. Antigonus'un Sikkesi Unknown Artist (Public Domain)

I. Antigonus Monophthalmus ("Tek Gözlü") (MÖ 382 ile 301) Büyük İskender'in halefi olan krallardan biriydi ve Makedonya ile Yunanistan'ı yönetiyordu.

Büyük İskender MÖ 323 yılında öldüğünde, Yunanistan'dan Hindistan'a kadar uzanan devasa imparatorluğunun hakimiyeti üzerine Diadokhlar Savaşı olarak bilinen bir çatışma başladı. İmparatorluk en nihayetinde en sadık üç generali ve onların aileleri arasında paylaşıldı: I. Ptolemaios ve soyundan gelenler, yani Ptolemaios Hanedanı (içlerinde VII. Kleopatra'nın da bulunduğu) Mısır'a hükmedecek; I. Seleukos Nikator ve ailesi Suriye ile Yakın Doğu eyaletlerini yönetecek; ve son olarak Antigonos'un soyundan gelenler de Makedonya ve Yunanistan'da hüküm sürecekti. Her ne kadar olaylar bu şekilde sonuçlanmış olsa da, başlangıcı böyle olmamıştı.

İskender'in Generali

Antigonus, hem Büyük İskender'in hem de babası II. Filip'in (hükümdarlık dönemi MÖ 359 ila 336) emri altında yetkin bir şekilde hizmet etmiş Makedon bir general ve soyluydu. Phillip'in, eski koruması Pausanias tarafından suikastla öldürülmesinden sonra İskender, babasının hayalini gerçekleştirmeye karar verdi ve Hellespont'u (Çanakkale Boğazı) geçip Anadolu'ya girerek III. Darius (hükümdarlık dönemi MÖ 336 ila 330) ile karşılaşıp onu mağlup etmeyi ve Ahameniş İmparatorluğu'nu fethetmeyi amaçladı. Antigonus, 60 yaşındayken bu seferde İskender'e eşlik etti.

Antİgonus ve ordusu, Frİgya'dakİ topraklarını üç farklı sefer savunmak zorunda kaldı ve bu muharebelerİn üçünden de galİp ayrıldı.

Hellespont'u geçtikten sonra İskender ordusunu kuzeye doğru ilerletti ve Homeros'un kahramanlarına, Akhilleus'a ve Truva Savaşı'nda hayatını kaybeden Yunanlara saygılarını sunmak için kısa bir mola verdi. Ardından güneye yönelerek MÖ 334 yılının Mayıs ayında gerçekleşen Granikos Muharebesi'nde Persleri mağlup etti. En nihayetinde İssos Muharebesi'nde (Kasım MÖ 333) III. Darius ile karşılaşıp onu mağlup etmek üzere yola çıkmadan önce İskender, bölgenin savunulmasına destek olması amacıyla 1500 kişilik bir kuvvetle Antigonus'u Frigya (Batı Anadolu) satrabı olarak bıraktı ve başkenti Kelainai olarak belirledi. Antigonus, İskender'in Perslere karşı yürüttüğü savaşın geri kalanı boyunca orada kalacaktı. Antigonus'un temel sorumluluğu İskender'in ikmal ve iletişim hatlarını güvende tutmaktı ancak bölgedeki ikameti pek de sorunsuz geçmedi. İskender ve devasa ordusu güneye, Suriye'nin içlerine doğru ilerledikten sonra Persler kaybettikleri toprakların bir kısmını geri almaya çalıştı. Antigonus ve ordusu, Frigya'daki topraklarını üç farklı sefer savunmak zorunda kaldı ve bu muharebelerin üçünden de galip ayrıldı. Bu çarpışmalardan biri, yakın zamanda Granikos'ta mağlup edilmiş olan ve Darius'a sadık Yunan paralı asker Memnon'a karşı gerçekleşti.

İskender MÖ 323 yılında Babil'de ölmeden hemen önce mühür yüzüğünü kıdemli süvari subayı Perdikkas'a vermişti ve bu durum bazılarına göre onu halefi olarak atadığının bir işaretiydi. Perdikkas, imparatorluğun geleceğini tartışmak üzere derhal diğer generalleri bir araya getirdi. Bir piyade komutanı olan Meleagros, (en azından kendi zihninde) ikinci adam olarak görülüyordu ancak bu konumda uzun süre kalamayacaktı. Perdikkas onu idam ettirdi ve bu olay imparatorluk üzerinde doğacak bir çatışmanın ufukta olduğunun göstergesiydi. Geriye en önemli soru kalmıştı: Kim hükmedecek? Perdikkas, Roksana ve İskender'in çocuğu, yani ileride IV. İskender olacak oğulları doğana kadar beklemeyi tercih etti. Ne var ki genç İskender hiçbir zaman tahta çıkamayacaktı çünkü hem Roksana hem de genç İskender'in MÖ 310 yılında Antipatros'un oğlu Kassandros tarafından idam edilmesiyle tüm veraset sorunu ortadan kalkmış oldu.

Alexander the Great, Bronze Head
İskender'in Bronz Heykelinin Başı Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Generaller en nihayetinde İskender'in imparatorluğunu Babil Bölüşümü ile paylaşma konusunda uzlaşmaya vardı. Bu bölüşüm sonucunda Antigonus'a Frigya satraplığının yanı sıra Pamfilya ve Likya (Kuzeybatı Anadolu) verildi. Antipatros Makedonya naibi olarak kalırken oğlu Kassandros ise Karya'yı (Güneybatı Anadolu) aldı. Ptolemaios Mısır'da naip olarak kalmaya devam etti. Yönetmesi için Kapadokya ve Paflagonya (Doğu Anadolu) Eumenes'e verilirken Trakya (Kuzeydoğu Yunanistan) Lysimakhos'a bırakıldı ve Suriye de I. Seleukos'un payına düştü. Ancak bu paylaşım kalıcı olmayacaktı. Savaşlar yirmi yıl daha devam edecekti. İttifaklar kurulup bozuldu, barış istikrarsızdı ve tüm bu süreç boyunca haset hüküm sürdü.

Diadokhlar Savaşı

Topraklar üzerindeki anlaşmazlıklar, Antigonus'un Eumenes'e kendi payına düşen bölgenin kontrolünü elinde tutması için yardım etmeyi reddetmesi üzerine Perdikkas'ın ona öfkelenmesiyle başladı. Antigonus, Perdikkas ile çatışmaktan kaçınmak istediği için on üç yaşındaki oğlu Demetrios ile birlikte Makedonya'ya sığınarak Antipatros'un desteğini kazandı ve Perdikkas ile Eumenes'e karşı güçlerini birleştirdiler. Eumenes, MÖ 321 yılında mağlup edilerek hapsedildi. Ardından Antigonus, Perdikkas'a karşı Antipatros, Ptolemaios ve Lysimakhos ile ittifak kurdu. Perdikkas'ın MÖ 321 yılında bir suikast sonucu öldürülmesiyle bu ittifak da sona ermiş oldu.

Map of the Hellenistic Kingdoms after Alexander, c.301 BCE
İskender'den Sonra Helenistik Krallıkların Haritası, MÖ 301 civarı Simeon Netchev (CC BY-NC-ND)

Babası Antipatros'un MÖ 319 yılında ölümü üzerine Kassandros'a Makedonya naipliği verilmedi çünkü Antipatros onun diğer naiplere karşı koymak için çok genç olduğuna inanıyordu. Bunun yerine yeni naip olarak Polyperkhon'u atadı ve Polyperkhon da naipliğini korumak amacıyla, o sırada hala Nora kalesinde tutsak olmasına rağmen Eumenes ile ittifak kurdu. Diğer naipler, kendi naipliklerine yönelik bir tehdit oluşturmasından korkarak Polyperkhon'un otoritesini tanımayı reddettiler. Ancak Eumenes, Polyperkhon'a yardım etmek için hapisten kaçmayı başardı. Antigonus, Eumenes ile iki kez çarpıştı ve her ikisinde de onu mağlup etti. Bunun sonucunda Eumenes'in ünlü Gümüş Kalkanlılar adlı seçkin Makedon alayı, komutanlarını Antigonus'a teslim etti ve Antigonus da onu derhal idam ettirdi.

Kassandros, hak ettiğine inandığı naipliği elde edebilmek için Antigonus ve Lysimakhos'tan yardım istedi. Antigonus Makedonya'nın kontrolünü ele geçirmek istiyordu, bu yüzden ittifakı kabul etti. Kassandros, Polyperkhon'u saf dışı bırakarak Makedonya'nın hakimiyetini ele geçirdi. Eumenes'in yenilgiye uğratılmasıyla birlikte Antigonus, Doğu Akdeniz'in büyük bir bölümünü ele geçirdi. Antigonus ve kuvvetleri Babil'e yürüdü ve bu durum, Seleukos'un Mısır'a kaçarak Ptolemaios ile bir ittifak kurmasına yol açtı. Antigonus ada şehri Sur'u kuşattıktan sonra birliklerini Suriye'ye ilerletti ancak ilerleyişi Ptolemaios ve Seleukos tarafından durduruldu.

Seleucus I Nicator
1. Seleukos Nikator Carole Raddato (CC BY-NC-SA)

İskender'in krallığını kendi liderliği altında yeniden birleştirme arzusu, Antigonus'u Ptolemaios, Lysimakhos, Kassandros ve Seleukos'un birleşik güçleriyle karşı karşıya getirdi. Antigonus'un oğlu Demetrios'un Gazze Muharebesi'nde Ptolemaios'a yenilmesinin ardından Seleukos Babil'i geri aldı. Bu yenilgiyle birlikte MÖ 315'ten 311'e kadar sürecek olan geçici bir barış ilan edildi. Barış antlaşması, Antigonus'un tüm Küçük Asya ve Suriye'nin kontrolünü elinde tutmasını sağladı. Bu istikrarsız barış, Antigonus'un Makedonya ve Yunanistan'ı ele geçirmek için bir hamle daha yapmaya karar vermesiyle sona erdi. Antigonus, Yunan şehir devletlerine özerklik ve tüm Makedon birliklerinin geri çekilmesini vaat ederek bir barış teklifi sundu.

Tarihçi Diodoros, Dünya Tarihi adlı eserinde uzatılan bu yardım elinden şu sözlerle bahsetmiştir:

Tüm Yunanlar özgür olmalı, ordudan muaf tutulmalı ve özerk olmalıdır. Askerler bu teklifi destekledi ve Antigonus alınan kararı duyurmak için dört bir yana haberciler yolladı. Antigonus durumu şu şekilde hesaplamıştı: Yunanların özgürlük umudu onları bu savaşta gönüllü müttefikler haline getirecekti. Öte yandan doğu satraplıklarında bulunan ve Antigonus'un İskender'in halefi olan kralları devirme peşinde olduğundan şüphelenen generaller ile satraplar, onun açıkça kendi adlarına savaşa girdiğini gördüklerinde fikirlerini değiştirecek ve kendi rızalarıyla emrine gireceklerdi.

Antigonus, Yunan şehir devletlerinin desteğini kazanırken kendisine karşı ittifak kuran diğerlerinin de gazabını üzerine çekti. Bunun sonucunda Lysimakhos Trakya'dan Küçük Asya'yı işgal edip eski Yunan İyon şehirlerini kontrol altına alırken, Seleukos da ordusunu Mezopotamya ve Kapadokya üzerinden yürüttü. Savaşlar yeniden patlak verdi ve yıllarca devam etti.

Antigonus Doson, Silver Tetradrachm of Macedon
Antigonus Doson, Makedonya Gümüş Tetradrahmisi Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Ptolemaios, Seleukos, Kassandros ve Lysimakhos nihayet güçlerini birleştirerek MÖ 301 yılında Frigya'da Antigonus ile karşı karşıya geldi. Antigonus, seksen yaşındayken İpsos Muharebesi'nde isabet eden basit bir cirit darbesiyle hayatını kaybetti. Demetrios ise oradaki hakimiyetini sağlama alma umuduyla Makedonya'ya geri kaçtı. O ve oğlu Antigonos Gonatas neredeyse yirmi yıl daha Makedonya için savaştılar ve sonunda kontrolü ele geçirerek Antigonos Hanedanı'nı kurdular.

Sonuç

Antigonus nasıl değerlendirilebilir? O, büyük bir general miydi? Plutarkhos, Demetrios'un Hayatı adlı eserinde şöyle demiştir:

Antigonus eğer bazı ufak tefek tavizler vermeye katlanabilseydi ve imparatorluk tutkusunda biraz olsun ölçülü davranabilseydi, krallar arasındaki o en üstün konumu ölene kadar elinde tutabilir ve kendisinden sonra oğluna bırakabilirdi. Ancak o, şiddete eğilimli ve kibirli bir ruha sahipti ve sergilemekten çekinmediği aşağılayıcı eylemler ile sözler, genç ve güçlü prensler tarafından sineye çekilemedi ve sonucunda onları kendisine karşı güçlerini birleştirmeye teşvik etti.

Plutarkhos daha sonra, İpsos Muharebesi'nde düşman orduları üzerine doğru gelirken Antigonus'un hala Demetrios tarafından kurtarılacağından emin olduğunu ancak Demetrios'un savaşın başka bir cephesinde çarpışmakta olduğunu belirtmiştir. Antigonus, "sayısız cirit darbesi altında ezilip düşene dek" bu beklentisini korumaya devam etti.

Çevirmen Hakkında

Yazar Hakkında

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Wasson, D. L. (2026, Mayıs 25). I. Antigonus. (M. Dokumacı, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-10523/i-antigonus/

Chicago Formatı

Wasson, Donald L.. "I. Antigonus." tarafından çevrildi Muhterem Dokumacı. World History Encyclopedia, Mayıs 25, 2026. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-10523/i-antigonus/.

MLA Formatı

Wasson, Donald L.. "I. Antigonus." tarafından çevrildi Muhterem Dokumacı. World History Encyclopedia, 25 May 2026, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-10523/i-antigonus/.

Reklamları Kaldır