Perikles

Joshua J. Mark
tarafından yazıldı, Batuhan Aksu tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
Pericles (by Mark Cartwright, CC BY-NC-SA)
Perikles Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Perikles (MÖ 495-429), Atina'nın Altın Çağı'nda önde gelen bir Yunan devlet adamı, hatip ve generaldi. Atina'ya liderlik ettiği periyot, yalnız şehrinin kaderi üzerinde değil, MÖ 5. yüzyılda ve hatta ölümünden sonra bile bütün Yunan tarihi üzerinde yarattığı tesir sebebiyle Perikles Çağı olarak adlandırılmıştır.

Demokrasinin ateşli bir müdafiiydi, lakin bu demokrasinin şekli günümüzden farklıydı; Atina'da sadece erkek yurttaşlar politikaya katılabiliyordu. Buna rağmen, reformları daha sonraki demokratik siyasi sistemlerin inkişafının temelini atmıştır.

Perikles'in adı "şanla çevrili" anlamına gelir ve Atina'yı Yunan şehir devletlerinin en büyüğü yapma çabalarıyla adının hakkını vermiştir. Atina cemiyeti, siyaseti ve kültürü üzerindeki tesiri o kadar büyüktü ki, çağdaşı ve hayranı olan tarihçi Thukydides (MÖ 460/455 - 399/398) onu "Atina'nın ilk yurttaşı" olarak adlandırdı (Historia, II.65).

Perİkles, sanatları, edebİyatı ve felsefeyİ destekledİ ve zamanının en İlham verİCİ yazarlarına, sanatçılarına ve düşünürlerİne serbest bİr çalışma sahası tanıdı.

Perikles, sanatları, edebiyatı ve felsefeyi destekledi ve zamanının en ilham verici yazarlarına, sanatçılarına ve düşünürlerine serbestlik tanıdı. Çağdaşlarına ve daha sonraki yazarlara göre, kariyerinin bu ve diğer yönlerinde, zamanının birçok ünlü Atinalısına ilham perisi olmuş gibi görünen eşi Miletli Aspasia (MÖ yaklaşık 470-410/400) tarafından teşvik edildi ve yönlendirildi.

Aspasia'nın Perikles üzerindeki tesirinin derecesi hala münakaşa ediliyor, ancak muvaffakiyetleri iyi bilinmektedir. Perikles, Delos Birliği'ni kullanıp Atina İmparatorluğu'nu kurarak Atina'nın kuvvetini artırdı ve kentini Birinci Peloponez (MÖ 460-446) ve İkinci Peloponez Savaşı'nın (MÖ 431-404) ilk iki yılı boyunca idare etti. Atina'daki Veba Salgını (MÖ 430-427) esnasında MÖ 429'da öldüğünde hala aktif olarak siyasi hayattaydı.

Erken Hayatı ve İktidara Yükselişi

Perikles, MÖ 495 yılında Atina'da aristokrat bir ailede doğdu. Babası Xanthippus (yaklaşık MÖ 525-475) saygın bir siyasi ve savaş kahramanıydı ve annesi Agariste, Atina demokrasisinin erken inkişafını teşvik eden güçlü ve tesirli Alcmaeonidae ailesinin mensuplarından biriydi.

Perikles'in ailesinin asalet, prestij ve serveti, istediği herhangi bir mevzuyu tahsil etme temayülünü takip etmesine imkan sağladı. Geniş bir yelpazede okudu, bilhassa felsefeye alaka gösterdi ve felsefeyi yalnızca spekülatif bir eğlence veya Sofistlerin mesleği olarak değil, kişinin fikir ve fiillerini yönlendirmeye ve rehberlik etmeye yardım edebilecek pratik bir disiplin olarak önemsemiş ilk Atinalı siyasi olarak kabul edilir.

Athens Acropolis
Atina Akropolisi Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Perikles'in ilk yılları sessiz geçti ve içe dönük genç adam, halka açık faaliyet ve hitabelerden kaçınarak zamanını çalışmalarına ayırmayı tercih etti. Daha sonraki hayatında, bu ilk utangaçlık, kritiklerin, eşi Miletli Aspasia'nın ona konuşmayı öğrettiği ve konuşmalarını onun yerine yazdığı iddialarını güçlendirecekti; zira onlara göre, gençliğinde hitabet tahsili aldığına dair hiçbir delil yoktu. Bir Atinalı için, bilhassa bir devlet adamı için, başarılı kariyerinden bir kadının mesul olduğunu iddia etmek ciddi bir hakaretti ve Perikles'in siyasi hasımları bu suçlamaya tekrar tekrar fokuslanacaktı.

Perikles, MÖ 460'ların başlarında zaten politikaya karışmıştı, ancak tam olarak ne zaman olduğu bilinmiyor. MÖ 463'te siyasi rakibi Kimon'a (MÖ yaklaşık 510 - 450) karşı Makedonya ile olan münasebetlerinde yolsuzluk suçlamasıyla dava açtı. Miltiades'in (MÖ 555 - 489 yılları arasında yaşamış Maraton kahramanı) oğlu Kimon beraat etti, ancak bu vaziyet Perikles'in davayı takip etmedeki başarısızlığından ziyade, siyasi bağlantıları ve nüfuzu sayesinde olmuş olabilir.

Kimon, muhafazakâr partinin lideri ve kabiliyetli bir askeri kumandandı; MÖ 480'de Yunanlıların Persleri yendiği Salamis Savaşı'nda savaşmıştı. MÖ 480'deki Pers istilası esnasında Atina, diğer şehir devletlerini müdafaaya toplamış ve sonrasında baskın bir mevki almıştı. Perslerin şiddetli saldırganlığına karşı müdafaa sağlamak maksadıyla MÖ 478'de şehir devletlerinin bir konfederasyonu olan Delos Birliği kurulmuş ve Kimon, muhtelif şehir devletlerini birliğe katılmaya ikna etmede etkili olmuştu.

Perikles siyasete girmeden yıllar önce Kimon zaten müessirdi ve Atina halkı ile diğer şehir devletleri için çok büyük iyilikler yapmıştı. Ancak insanlar değişkendir ve Kimon'un muvaffakiyetleri -MÖ 463'te ona yardımcı olmuş olsa da- ikinci defa aynı etkiyi göstermeyecektir.

Greek Warships
Yunan Harp Gemileri The Creative Assembly (Copyright)

Muhafazakâr parti, aristokratik siyasi meclis olan areopagus'u desteklerken, Atina'daki demokratik fraksiyon, ekklesia olarak bilinen halk meclisinde reformları teşvik etti. Demokratik partinin lideri, Perikles'in akıl hocası olan Ephialtes'ti (MÖ 5. yüzyıl). Kimon, MÖ 478'den beri Atina ve Sparta arasında birçok kez diplomat olarak vazife yapmış ve MÖ 465'te, helotların isyanını bastırmak için Sparta'ya yardım etmek üzere 4.000 askerden oluşan Atina birliğine liderlik etmiştir. Sparta, diğer şehir devletlerinin yardımını memnuniyetle karşılarken bu büyük kuvveti geri çevirerek Atina'ya hakaret etmiştir. Atina ise Sparta ile diplomatik münasebetlerini keserek karşılık vermiştir.

Sparta'nın Atina kuvvetini geri çevirmesinin sebebi bilinmemektedir, ama Sparta'nın Atina'nın sadık kalacağına güvenmediği ve çatışma sırasında taraf değiştireceklerinden korktuğu öne sürülmüştür. İlk anlatılar ise Spartalıların Kimon'un askerlerinin görünüşünü beğenmediklerini belirtir.

Sebebi ne olursa olsun, MÖ 461'de Perikles, bu kez Spartalıların çıkarlarına yardım ettiğini iddia ederek Kimon'u tekrar yolsuzlukla suçladı ve rakibinin on yıl boyunca şehirden sürgün edilmesini temin etti. Kısa bir zaman sonra, aynı yıl içinde Ephialtes suikaste uğradı; bu iki hadise Perikles'in iktidara yükselişinin başlangıcını işaret eder.

Birinci Peleponez Savaşı

PERİKLES Çağı'nda ATİNA, EĞİTİM, sanat, kültür ve demokrasİ MERKEZİ olarak ÇİÇEK AÇTI.

Delos Birliği bu devirde neredeyse yirmi yıldır varlığını sürdürüyordu ve karşılıklı müdafaa için kurulmuş bir Yunan konfederasyonundan ziyade Atina'nın kuvvet ve siyasetinin bir uzantısı haline gelmişti. Şehir devletleri, müşterek dava için asker ve malzeme göndermek yerine Atina'ya kendilerini müdafaa etmek üzere para ödemeyi tercih ediyorlardı ve Atina'nın memnuniyetle karşıladığı bu temayül, şehri varlıklı ve güçlü kılıyordu.

Tarihçi Edith Hamilton şu detayları veriyor:

480 yılında, Perslerin nihai mağlubiyetinden sonra, Atinalılar yeni hür Yunan devletleri konfederasyonuna liderlik etmek üzere seçilmişti. Bu yüce bir vazifeydi ve bunu uhdelerine almaktan gurur duyuyorlardı, ancak bu rol yüksek derecede fedakarlık gerektiriyordu. Atina, ancak başkalarının refahını kendi refahıyla aynı seviyede gördüğü takdirde hürlerin lideri olabilirdi. Perslerle olan savaş esnasında bunu başarmışlardı… Birliğin başı olarak da bir müddet gücünün onu yozlaştırmasına izin vermemişti. Ancak sadece kısa bir zaman için. Daha fazla güç elde etme cazibesi her zaman olduğu gibi karşı konulmazdı. Çok kısa zaman içinde hür konfederasyon Atina İmparatorluğu'na dönüştürülüyordu. (117)

Birinci Peloponez Savaşı, Atina ile Sparta arasında üstünlük için yapılmış olsa da, asıl çatışma evvela Atina ve Sparta'nın müttefiki olan Korint arasında gerçekleşecekti. Yunanistan o devirde birleşik bir memleket değil, "ortak kan, ortak dil, ortak din ve ortak gelenekler" (Herodot'un Boardman'da alıntıladığı gibi, 127) ile birbirine bağlı şehir devletlerinden oluşan bir konfederasyondu. Bazı şehir devletleri, kendi çıkarlarına bağlı olarak en güçlü iki şehir olan Atina veya Sparta ile ittifak kuracak ve bu da savaşın karşılaşan taraflarını tesis edecek olan ittifaklar ağını yaratacaktı.

Delian League
Attika-Delos Deniz Birliği Marsyas (CC BY-SA)

Sparta, Atina'nın artan kuvvetinin bir tehdit olduğunu düşünüyordu, ancak MÖ 480'deki Salamis zaferinden bu yana daha da büyüyen ve müessir hale gelen Atina donanmasını yenmeyi umamazdı. Bununla birlikte, Korint'in bir filosu vardı ve Sparta koalisyonu da bu filolardan faydalandı. Bu ittifaklar - aynı zamanda Helot isyanı ve Sparta'nın Atina'ya hakareti - sıklıkla çatışmanın kaynağı olarak gösterilse de, Edith Hamilton bu iddiaları daha da genişletir:

Savaşın gerçek sebebi şu ya da bu önemsiz karışıklık, uzak bir koloninin isyanı, ehemmiyetsiz bir antlaşmanın bozulması yahut da benzeri şeyler değildi. Bu, görünenin çok altında, insan tabiatının derinliklerinde ve şimdiye kadar yapılmış bütün savaşların sebebi olan bir şeydi. İtici güç, hiçbir kuvvet ve mülkiyetin tatmin edemediği o garip kuvvet ve mülkiyet tutkusu olan açgözlülüktü. Kuvvet veya onun eşdeğeri servet, daha fazla kuvvet, daha fazla servet arzusunu yarattı. Atinalılar ve Spartalılar tek bir sebepten ötürü savaştılar – çünkü güçlüydüler ve bu yüzden daha fazla güç aramaya mecbur kaldılar. (114)

Başkumandan olarak Perikles, Atina kuvvetlerini birçok muharebede idare etti, lakin iki taraf da önemli bir üstünlük tesis edemedi. Sonunda, MÖ 451'de sürgünden dönen ve Perikles adına arabuluculuk yapan Kimon'un düzenlemesiyle bir mütareke temin edildi. Bu mütareke, Perikles'in dikkatini diğer sahalara dağıtmasına imkan tanıdı. MÖ 449'da, bütün şehir devletlerini birleşik bir memleket için müzakerelere davet eden "Kongre Kararnamesi"ni neşretti, ancak Sparta katılmayı reddedince teşebbüs durdu. Bununla birlikte, husumet tekrar başlamadı ve Birinci Peloponez Savaşı, hem Atina hem de Sparta'nın tesir sahasına sınırlar koyan bir antlaşmayla sona erdi.

Aspasia ve Cenaze Hitabesi

Savaş boyunca Perikles, Atina'da muhtelif kültürel teşebbüslerde bulundu ve bu da onu şehrin önde gelen entelektüelleriyle düzenli olarak temasa geçirdi. Bunlar arasında Miletli yabancı yazar ve hoca Aspasia da vardı ve MÖ 445'te karısından (adı bilinmiyor) boşandı ve Aspasia ile romantik bir münasebete başladı (veya devam etti). Aspasia'nın yazarlık kabiliyeti ve Perikles ile yakın münasebeti, düşmanlarının onun en büyük hitabelerinin yazarı olduğunu iddia etmelerine yol açtı, ancak görünüşe göre Perikles'in, Aspasia ile tanışmadan çok önce, genç yaşından itibaren hitabet kabiliyetine sahip olduğu, Kimon'u sürgüne gönderen hitabesi gibi konuşmalarda açıkça görülmektedir.

Perikles'in cenaze hitabesi, Atina demokrasisinin şahsi serbestliği nasıl teşvik ettiğini ve şehri diğerlerinden nasıl ayırdığını vurgular.

Bu konuşmaların en ünlüsü, Birinci Peloponez Savaşı'nın sonunda verdiği Cenaze Hitabesi'dir. Bu eserde Perikles, savaşta şehit düşen askerleri, Atinalı atalarının cesaretini, şehir için sevdiklerini feda eden aileleri övüyor ve hayatta kalanları şehitlerin hatırasını şereflendirmeye teşvik ediyor. Ancak asıl mihver noktası, Atina'nın ihtişamı ve dünyanın diğer bütün şehirleri arasında ne kadar eşsiz olduğudur. Thukydides tarafından kaydedilen hitabe, Atina demokrasisinin şahsi serbestliği nasıl teşvik ettiğini ve şehri diğerlerinden nasıl ayırarak herkese örnek teşkil ettiğini vurguluyor:

Anayasamız komşu devletlerin yasalarını kopyalamaz; aksine, taklitçi olmaktan ziyade başkalarına örnek teşkil ederiz. İdaresi azınlığın değil, ekseriyetin çıkarlarını gözetir; bu yüzden demokrasi olarak adlandırılır. Yasalara baktığımızda, şahsi anlaşmazlıklarında herkese eşit adalet temin eder; sosyal statü yoksa, kamudaki hayatta ilerleme kabiliyet ve itibara istinaden mümkün olur, sınıf farkı liyakate mani değildir; yoksul olmak da yolunu kapamaz, bir kişi devlete hizmet edebiliyorsa, vaziyetinin müphemliği ona engel teşkil etmez. Hükümetimizde sahip olduğumuz hürriyet, günlük hayatımıza da uzanır. Orada, birbirimizi kıskanç bir şekilde gözetlemekten çok, komşumuzun istediğini yapmasından mütevellit ona kızmak zorunda hissetmeyiz, hatta müspet bir cürüm getirmese de rahatsız edici bakışlara kapılmayız. Lakin şahsi münasebetlerimizdeki bütün bu vaziyet, bizi yurttaş olarak yasasız yapmaz. Bu korkuya karşı en mühim teminatımız, bize yargıç ve yasalara, bilhassa da mağdurların korunmasına dair olanlarına itaat etmeyi öğretmesidir; bu yasalar ister yasa kitabında yer alsın, isterse yazılı olmasa da kabullenilmiş bir utanç olmadan çiğnenen yasalar bütününe ait olsun. (Tarih, II.34-46)

Şüphesiz Atina'nın idealize edilmiş bir vizyonunu sunsa da, Perikles'in hitabesi, hür ve demokratik bir devlet ile böyle bir sistemin sunduğu faydalara dair müdafaası ile hala çınlamaya devam ediyor. Eser boyunca, şehrin büyüklüğüne insanların düşünce ve ifade hürriyeti sayesinde nasıl ulaştığını vurguluyor. Perikles'ten çok önce Atina'da demokrasi gelişmekte olsa da, onun teşebbüsleri demokrasinin ve bununla birlikte Atina kültürünün de inkişaf etmesine imkan sağlamıştı.

Kültürel Zaferler

Perikles Çağı'nda Atina, eğitim, sanat, kültür ve demokrasi merkezi olarak çiçek açtı. Ressamlar ve heykeltıraşlar, oyun yazarları ve şairler, mimarlar ve filozoflar Atina'yı çalışmaları için heyecan verici ve canlandırıcı bir muhit olarak buldu. Perikles idaresindeki Atina'da agora tekrar inşa edildi ve genişletildi, Akropolis mabetleri, bilhassa da MÖ 447'de başlanan Parthenon'un ihtişamı inşa edildi. Ressam Polygnotus (MÖ 5. yüzyıl), daha sonra yazar Pausanias (MS 110-180 civarı) tarafından ölümsüzleştirilen ünlü eserlerini yarattı.

The Parthenon
Partenon Andrew Griffith (CC BY-NC-SA)

Oyun yazarları Aeschylus (MÖ yaklaşık 525 - MÖ yaklaşık 456), Sofokles (MÖ yaklaşık 496 - MÖ yaklaşık 406), Euripides (MÖ yaklaşık 484 - MÖ 407) ve Aristofanes (MÖ yaklaşık 460 - MÖ yaklaşık 380) - kısacası, sahne için yazılmış bütün büyük Yunan yazarları - bu devirde günümüzdeki tiyatro anlayışını icat ettiler. Günümüzde hala hekimlerce edilen Hipokrat Yemini'ne ilham veren Hipokrat (MÖ yaklaşık 460 - MÖ yaklaşık 370), Atina'da tıp pratiği yaparken, Tarihin Babası Herodotos (MÖ yaklaşık 484 - MÖ 425/413) yolculuğa çıktı ve ünlü eserini yazdı.

Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olarak kabul edilen Olympia'daki Zeus heykelini ve Parthenon için Athena Parthenos heykelini yaratan Phidias (MÖ yaklaşık 480 - MÖ yaklaşık 430) gibi büyük heykeltıraşlar ve heykeltıraş Myron (MÖ yaklaşık 480 - MÖ yaklaşık 440) ise Disk Atıcı olarak bilinen şaheserini üretti.

Büyük filozoflar Protagoras (MÖ yaklaşık 485 - MÖ yaklaşık 415), Elealı Zeno (MÖ yaklaşık 465) ve Anaksagoras (MÖ yaklaşık 500 - MÖ yaklaşık 428) Perikles'in şahsi arkadaşlarıydı. Anaxagoras'ın, bilhassa Perikles'in oğullarının vebadan vefatını takiben, Perikles'in kamuoyundaki tavrına ve kaderi kabullenişine tesir ettiği rivayet olunur. Batı felsefesinin kurucusu Sokrates (MÖ yaklaşık 470/469 - 399) de bu çağda Atina'da yaşadı ve ders verdi; talebeleri - bilhassa Platon (MÖ 428/427 - 348/347) - kendi felsefe ekollerini kurarak Batı düşüncesini sonsuza dek değiştirdi.

İkinci Peleponez Savaşı ve Vefatı

Perikles Çağı, tarihteki diğer çağlardan daha uzun sürmedi. MÖ 431 yılının başlarında Atina, Sparta ile İkinci Peloponez Savaşı'na girdi ve bu savaş Atina'nın mağlubiyetiyle sonuçlandı; ancak Perikles şehrinin düşüşünü görecek kadar yaşamadı. Perikles, cenaze hitabesinde, "Acı, hiç bilmediğimiz şeylerin yokluğundan çok, uzun zamandır alıştığımız şeylerin kaybından kaynaklanır" (Tarih, II.43) demişti. Hitabeye katılan Atinalılar, kaybettikleri kişilere atıfta bulunarak bu satırı kesinlikle derinden hissetmişlerdir, ancak Sparta ile yapılan ikinci savaşın sonunda, Atina'nın uğruna çok çalıştığı her şeyi kaybetmesiyle birlikte, sözleri şüphesiz daha da çınlamıştır.

Ostrakon for Pericles
Perikles için Ostrakon Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Savaş başladıktan kısa bir zaman sonra, şehri ilk çatışmada idare eden büyük lider MÖ 429'da öldü; şehirde veba salgını baş gösterdi ve o da kurbanların içindeydi. Onun liderliğinden mahrum Atinalılar, askeri kararlarında peşisıra hatalar yapıp sonunda MÖ 404'te Spartalılarca mağlup edildi, şehir surları yıkıldı ve Spartanın işgaliyle idare edildi.

Thucydides, Peloponez Savaşı Tarihi adlı eserinde, Perikles'in vefatının Atina için ne büyük bir felaket olduğunu açıkça meydana çıkarır; zira ondan sonra gelenler müessir olmaktan ziyade popüler olmayı arzulamış ve bu şekilde şehri yıkılışa mahkum etmişlerdir:

Perikles'in bu kadar üstün bir devlet adamı olmasının sebebi, hem itibar hem de zekâ bakımından güçlü ve bariz bir şekilde dürüst olması, kitleleri hafif bir dizginle kontrol ve idare etmesiydi. Bunun sebebi, uygunsuz yollarla iktidar elde etme teşebbüsünde bulunarak, dinleyicilerini memnun etmek için söylediklerini uyarlamaya mecbur kalmamasıydı; aksine, mevkisi ona onlara karşı konuşma ve öfkelerini kışkırtma imkanı bile veriyordu. Ne zaman kibirli ve hak edilmemiş bir özgüvene sahip olduklarını görse, onlara korku salmak için konuşur; ve yersiz yere korktuklarını gördüğünde, güvenlerini tekrar tesis ederdi. Sonuç, teoride demokrasi, hakikatte ise birinci adamın idaresiydi. (II. 64-65)

Halefleri hiçbir zaman Perikles'in ideal liderliğine ulaşamadı ve Atina buna bağlı olarak ızdırap çekti. Thukydides Perikles'e hayranlık duyup onu desteklemiş olsa da, iddialarının sadece bir tür peşin hüküm şekli olduğu neticesine varmak için hiçbir sebep yoktur. Tarih, Perikles'in ölümüyle Atina'nın entelektüel, kültürel ve spiritüel bir karanlığa gömüldüğünü ve Atinalıların bununla sonraki 30 yıl boyunca mücadele edeceğini, nihayet MÖ 399'da Sokrates'in idamıyla neticelendiğini göstererek Thukydides'in görüşünü teyit etmiştir.

Perikles, halkın en deni içgüdülerine hitap eden bir "popülist" ve Sparta ile yapılan muharebeleri teşvik eden bir harp kışkırtıcısı olarak tenkit edilmiş olsa da, açıkça görüldüğü üzere, düşünce ve ifade hürriyeti muhiti yaratmayı başarmış ve bu da dünya kültürüne yapılmış en büyük katkılardan bazılarına yol açmıştır.

Yaşadığı ve hüküm sürdüğü Yunan tarihi periyodu, teşebbüsleri sayesinde bu devrin inkişaf etmesini mümkün kıldığı için haklı olarak Perikles Çağı şeklinde bilinir. Harp zamanında bile Perikles, sanat, edebiyat ve felsefenin inkişafı için lazım olan içtimai istikrarı koruyabilmişti ve bu çağın eserleri günümüzde bile dünyanın dört bir yanındaki insanlara tesir etmeye ve ilham vermeye hala devam ediyor.

Çevirmen Hakkında

Batuhan Aksu
Batuhan, Georgetown Üniversitesi Tarih Bölümü'nde doktora öğrencisidir. Üniversiteye katılmadan önce Boğaziçi Üniversitesi (MA-BA) ve Manchester Üniversitesi'nden (ER+) dereceler almıştır. İlgi alanları arasında seyahat çalışmaları ve entelektüel tarih bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Joshua J. Mark
Joshua J. Mark, *World History Encyclopedia*’nin kurucu ortaklarından ve İçerik Direktörüdür. Daha önce Marist College (NY)’de tarih, felsefe, edebiyat ve yazı dersleri vermiştir. Ayrıca kapsamlı seyahatler yapmış ve Yunanistan ile Almanya’da yaşamıştır.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, J. J. (2026, Ocak 28). Perikles. (B. Aksu, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-341/perikles/

Chicago Formatı

Mark, Joshua J.. "Perikles." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, Ocak 28, 2026. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-341/perikles/.

MLA Formatı

Mark, Joshua J.. "Perikles." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, 28 Oca 2026, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-341/perikles/.

Reklamları Kaldır