Otuz Yıl Savaşları

Joshua J. Mark
tarafından yazıldı, Batuhan Aksu tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
Soldiers Plundering a Farm During the Thirty Years' War (by Sebastian Vrancx, Public Domain)
Otuz Yıl Savaşları'nda Bir Çiftliği Yağmalayan Askerler Sebastian Vrancx (Public Domain)

Otuz Yıl Savaşları (1618-1648), dini bölünmelerin tetiklediği son büyük Avrupa çatışmasıydı ve Avrupa tarihinin en yıkıcı savaşlarından biriydi. Yaklaşık 8 milyon kişinin ölümüne yol açmıştı. Bohemya'da mahalli bir çatışma olarak başlayan savaş, sonunda bütün Avrupa'ya tesir ederek modern çağın gelişmesini etkiledi.

Savaş, dört merhaleye ayrılarak en kolay şekilde anlaşılabilir:

  • Bohemya İsyanı (1618-1620)
  • Danimarka'nın Müdahalesi (1625-1629)
  • İsveç'in Müdahalesi (1630-1634)
  • Fransa'nın Müdahalesi (1635-1648)

Protestan Reformu, 1517'den beri dini ihtilafları ve sosyal huzursuzlukları teşvik ediyordu. Bu vaziyet, 1555'te imzalanan Augsburg Barışı ile ele alınmıştı. Bu barış anlaşması, bir hükümdarın topraklarının Katolik mi yoksa Lutherci mi (o zamanlar tanınan tek Protestan mezhebi) olacağını seçmesini sağlayan cuius regio, eius religio ("kimin ülkesi, onun dini") politikasını oluşturdu. Katolik Kutsal Roma İmparatoru II. Ferdinand (h. 1578-1637) 1617'de Bohemya kralı olduğunda, büyük ölçüde Protestan olan tebaasını kızdırdı ve Prag'ın İkinci Defenestrasyonu ve Protestanların, Pfalz Kralı V. Frederick'i (h. 1596-1632) seçmelerinin ardından Mayıs 1618'de Bohemya İsyanı'nı ve Otuz Yıl Savaşları'nı başlattı.

V. Frederick'in kuvvetleri 1620'de Beyaz Dağ Muharebesi'nde mağlup oldu ve Protestan Danimarka 1625'te çatışmaya girdi. Bu hadise genelde savaşa ilk yabancı güç müdahalesi olarak anılır; ancak aslında Hollandalı Protestanlar, V. Frederick'in kuvvetlerine 1618'den beri silah ve diğer kaynakları sağlıyordu ve Katolik İspanya, II. Ferdinand'ı destekliyordu. Danimarka Kralı Protestan IV. Christian (hükümdarlığı 1588-1648), dini sebeplerle ve ticari çıkarlarını korumak üzere savaşa girmişti; ancak aynı zamanda İsveç Kralı Gustavus Adolphus (Gustav Adolf)'un (hükümdarlığı 1611-1632) Protestan bir şampiyon olarak savaşa girmeye hazır olması da ona tesir etmişti. IV. Christian da bu şerefi istiyordu.

Otuz Yıl Savaşları, Protestan Reformu'nun "RESMİ" sonu olarak kabul EDİLİR.

Ancak IV. Christian, Katolik paralı asker lideri Albrecht von Wallenstein (hükümdarlığı 1583-1634) kumandasındaki İmparatorluk kuvvetlerine karşı koyamadı ve 1629'da Danimarka birliklerinin ve İskoç paralı askerlerinin geri çekilmesi ve sulh yapılmasını kabul etti. Adolphus, 1628'den beri IV. Christian'ı destekliyordu, ancak 1630'da Fransa'dan Katolik Kardinal Richelieu'nün (idaresi 1585-1642) sağladığı kaynaklarla Wallenstein'a karşı sahaya çıktı. Richelieu, Fransa ile güçlü Habsburg Hanedanlığı'nın kontrolündeki komşu bölgeler arasında bir güç dengesi sağlamak gayesiyle Katolik İmparatorluk kuvvetlerine karşı Protestan kralı destekledi. Adolphus'un 1632'deki savaşta öldürülmesinin ardından, İsveçliler savaşın nihai ve en kanlı safhasında Fransızların desteğiyle mücadeleye devam etti.

General Albrecht von Wallenstein
General Albrecht von Wallenstein Anthony Van Dyck (Public Domain)

Savaş, 1648'de Vestfalya Barışı ile sona erdiği zaman kazanan olmamıştı (bu sulh, İspanya ve Hollanda arasındaki Seksen Yıl Savaşları'nı da sona erdirdi). Bu belge, özünde 1555'teki Augsburg Barışı'nın din hususundaki şartlarını tekrarlıyordu. Savaşın neticeleri şunlardır:

  • Devletlerin Hakimiyeti
  • Kalvinizmin Tanınması
  • Hollanda'nın Bağımsızlığı
  • Savaşta Yenilikler
  • İsviçre'nin İstiklali
  • Büyük Bir Güç Olarak Fransa
  • İspanyol İmparatorluğu'nun Gerilemesi
  • Portekiz'in Bağımsızlığı
  • Kutsal Roma İmparatorluğu'nun Zayıflaması

Otuz Yıl Savaşları, Protestan Reformu'nun "resmi" sonu olarak kabul edilir; zira savaş sona erdiğinde Kalvinizm, Luthercilik ve Katoliklikle birlikte meşru bir inanç sistemi olarak kabul edilmişti ve bu sebeple Protestan mezheplerinin gelişme devrinin 1648'de sona erdiği düşünülmektedir. Ancak bu, ileride dini çatışmaları çözmede hiçbir işe yaramamış ve bazı akademisyenlere göre reform bugün de devam etmektedir. Savaş aynı zamanda Gustav Adolf tarafından tatbik edilen modern savaşın başlangıcı ve modern milletlerarası devlet sisteminin kuruluşu olarak da anlaşılmakta ve çatışma, modern çağa geçişte bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.

Sebepler ve Arka Plan

Otuz Yıl Savaşları'na aşağıdakiler de dahil olmak üzere muhtelif faktörler sebep olmuştur:

  • Bölgede idrak edilen güç dengesizliği
  • Habsburg Hanedanlığı'na ve ticaret üzerindeki kontrolüne duyulan kızgınlık
  • Kutsal Roma İmparatoru'nun gücünün zayıflaması
  • Bölgedeki Ticari Çıkarlar
  • Dini anlaşmazlıklar

Lakin, dini farklılıklar ve bunların barışçı yollarla çözülememesi, asli sebepti ve üç büyük Avrupa dini reformundan etkilenmişti:

  • Bohemya Reformu (takribi 1380-takribi 1436)
  • Protestan Reformu (1517-1648)
  • Karşı Reform (1545-yaklaşık 1700)
Luther's Ninety-Five Theses Nailed to the Wittenberg Church's Door
Luther'in Doksan Beş Tezi Wittenberg Kilisesi'nin Kapısına Çivilemesi Eikon Film and NFP Teleart (Copyright)

Bohemya Reformu, Kilise'yi ilk yıllarındaki sadeliğine döndürmeyi hedefleyen Katolik rahipler ve ilahiyatçılarca başlatılmış ve en büyük müdafii, sapkın olarak idam edilen Jan Hus'tu (h. 1369-1415) ki Hussit Savaşları'nı (1419-1434) ateşlemişti. 1436'daki Basel Konseyi'nde Bohemya'ya din hürriyeti tanındı ve Bohemya Kilisesi'nin kendi inançlarına göre ibadet etmesine izin verildi.

1517'de Katolik rahip ve ilahiyatçı Martin Luther (h. 1483-1546), 95 Tez'ini Wittenberg'e asarak, İsviçre'de Huldrych Zwingli (h. 1484-1531) ve ardından John Calvin (h. 1509-1564) tarafından ilerletilen Protestan Reformu'nu başlattı. Katolik Kilisesi, bu reformcuların meydan okumasına, Protestan doktrinlerink sapkınlık olarak kınayan ve Kilise'nin tek manevi otorite mevkisini yeniden vurgulayan Karşı Reformasyon ile 1545'te başladı. 1545'ten çok önce, insanlar kendilerini güçlü bir şekilde Katolik veya Protestan olarak tanımlamaya ve Protestan mezhepleri içinde de bir lidere veya diğerine bağlı kalmaya başladılar ve bu da daha fazla anlaşmazlık yarattı.

BohemyA İsyanı, Protestan ASİLLERİN KatoLİKLERİ destekleyen LEGal kararlara İTİraz etmeSİyle başladı.

Dini bölünmeden kaynaklanan iç çatışma, 1524'te Alman Köylü İsyanı ile patlak verdi ve 1555 Augsburg Barışı'nın anlaşmazlığı çözmek için yapılmasına kadar Şövalye İsyanı ve Schmalkaldic Savaşı ile devam etti. Hükümler arasında, bölge hükümdarının krallığının dinini seçmesi de vardı. Bu kavram prensipte işe yarıyordu, ancak hükümdarın dini, tebaasının çoğunluğununkinden farklıysa sıkıntılıydı.

Bohemyalılar, 1436'dan beri inançlarını kendi usulleriyle yaşamaya alışmışlardı ve artık Ortodoks Bohemya Kilisesi'ne uymak istemeyenler, doktrinleri Hus'unkileriyle örtüşen Luther'le ittifak kurarak din hürriyetine kavuştular. Koyu Katolik Kutsal Roma İmparatoru II. Ferdinand, Bohemya Kralı olduğunda, dini müsamaha vaat etmesine rağmen, mazide Protestanlara karşı zulümleri yüzünden güvenilmez bir mevkiye düşmüştü. Bavyera Elektörü I. Maximilian (h. 1573-1651), aynı zamanda dindar bir Katolik olarak, Bohemya tacını reddetti ve II. Ferdinand'ın taht iddiasını müdafaa için silahlı kuvvetler sağlayarak II. Ferdinand'ı destekledi.

Bohemya İsyanı

Bohemya İsyanı, Kont Thurn (h. 1567-1640) liderliğindeki Protestan asillerin, Katolikleri kayıran legal kararlara itiraz etmeleri ve vaziyeti görüşmek üzere Prag Kalesi'nde II. Ferdinand'ın üç temsilcisiyle buluşmalarıyla başladı. Bu süreçten memnun olmayan Thurn ve meslektaşları, temsilcileri pencereden dışarı attı ve Prag'ın İkinci Defenestrasyonu olarak bilinen hadise gerçekleşti (Birinci Defenestrasyon, Hussit Savaşları'nı başlatan vakadır).

Battle of White Mountain 1620
Beyaz Dağ Muharebesi (1620) Peter Snayers (Public Domain)

Üç adam da hayatta kalmıştı ama hadise her iki grup tarafından da propaganda malzemesi olarak kullanıldı. Katolikler, meleklerce yakalanıp güvenle yere indirildiklerini iddia ederken, Protestanlarsa onların ancak büyük bir gübre yığınına düşerek hayatta kaldıklarını müdafaa etti. Thurn iktidara geldi ve Avusturya ile Silezya'daki Protestan prenslerini de aynısını yapmaya teşvik etti. V. Friedrich ise Thurn'u desteklemek üzere ordulara kumanda etmesi gayesiyle paralı asker general Ernst von Mansfeld'i (ö. 1626) vazifelendirdi. Mansfeld 1619'da yenildi lakin Protestanlar II. Ferdinand'a olan bütün desteklerini çekti ve tacı V. Friedrich'e teklif etti. Frederick de teklifi kabul etti.

Katolik hizip, II. Ferdinand'ın (aynı zamanda Kutsal Roma İmparatoru) meşru kral olması sebebiyle bu eylemi yasadışı ilan etti ve çatışmalar Kasım 1620'de, I. Maximilian tarafından sağlanan Tilly Kontu Johann Tserclaes (h. 1559-1632) kumandasındaki Katolik İmparatorluk birliklerinin Thurn ve Anhaltlı Christian (h. 1568-1630) kumandasındaki Bohemyalıları Beyaz Dağ Muharebesi'nde yenmesine dek devam etti. V. Friedrich'e verilen destek kırılmıştı ve İmparatorluk orduları Prag'ı ele geçirerek isyanı sona erdirmişti. V. Friedrich, 1632'de bir enfeksiyondan kaynaklanan ateşten hayatını kaybetti.

İspanya ve Hollanda arasındaki Seksen Yıl Savaşları (1568-1648, aynı zamanda Hollanda Ayaklanması olarak da bilinir), Oniki Yıllık Mütareke (1609-1621) olarak bilinen devreye denk geliyordu. Bu mütareke, Katolik İspanya ve Hollanda Protestanlarının kendi davalarına destek olmak için Bohemya'ya kaynak göndermelerine imkan tanıyordu. Bohemya Ayaklanması daha sonra milletlerarası bir çatışmaya dönüştü ve II. Ferdinand, 1623'te V. Friedrich'in topraklarını ve unvanlarını ele geçirince gerginlik tırmandı. Ferdinand, Protestan prensleri görmezden geliyordu ki onlar II. Ferdinand'ın bölgeye Katolikliği dayatacağına ikna olmuştu. II. Ferdinand, o devirde İspanya, Hollanda, Napoli, Milano ve Kutsal Roma İmparatorluğu'nun büyük bir kısmını kontrol eden Katolik Habsburgların desteğine sahipti.

Danimarka'nın Katılması

Danimarka Kralı IV. Christian, Kutsal Roma İmparatorluğu'nun kuzey bölgeleri ve tehdit altındaki Baltık Denizi üzerinden istikrarlı ticarete güveniyordu ve II. Ferdinand'ın V. Frederick'e karşı yaptığı hamlenin Katoliklerin kuzeye, Danimarka'ya doğru ilerlediğinin sinyalini verdiğinden endişe ederek, Hamburg ve Bremen'deki Protestan soylulara yaklaşarak yardım teklif etti. İngiltere, Hollanda ve daha küçük ölçekte, o sırada kendi meseleleriyle uğraşan Fransa'nın desteğiyle, II. Ferdinand'ın şampiyonu Wallenstein'ı yenmek için Mansfeld ile birlikte çalıştı.

Hussite Wagenburg
Hussit Araba Kalesi (Wagenburg) Unknown Artist (Public Domain)

Savaş boyunca her iki taraf da birliklerine erzak sağlamakta zorluk çekti ve bu sebeple ordular, çiftlikleri tahrip ederek ve ilerlerken sivilleri öldürerek topraktan geçinmeye başladı. Protestanlar ve Katolikler, Wallenstein'ın İmparatorluk ordusu veya Mansfeld'in isyancıları tarafından eşit derecede acı çektiğinden, bir köyün hangi davayı desteklediği mühim değildi. Wallenstein, II. Ferdinand tarafından cömertçe mükafatlandırıldı lakin servet hiçbir zaman birliklere ulaşmadı. Savaş dışı kalan Protestanların ölümlerini duyan IV. Christian, savaşa onların şampiyonu olarak girdi, ancak bu zamana kadar Protestan isyancı güçler muhtemelen Wallenstein'ın İmparatorluk Katolik birlikleri kadar Protestan sivili tecavüz edip öldürmüştü.

IV. Christian'ın temel motivasyonu, bölgedeki ticari çıkarlarını korumak ve Gustav Adolf tarafından ele geçirilmeden önce Hristiyan Şampiyonu unvanını talep etmekti. 1626'daki Lutter Muharebesi'nde Tilly Kontu ile karşılaştı ve yenildi. Daha sonra, İngiltere ve Hollanda'dan beklediği birlikler ve kaynaklar ortaya çıkmadı ve Mansfeld 1626'da tabii sebeplerden öldü. Kaynakları ve tecrübeli generali olmayan IV. Christian, 1627'de Wallenstein tarafından alt edilmişti ve 1628'de Adolphus'tan yardım istedi ve gönderildi. Mamafih 1629'da IV. Christian barış talebinde bulundu ve savaştan uzak durma sözü mukabilinde çıkarlarının emniyetini teminat altına alan Lübeck Antlaşması'nı imzaladı.

İsveç'in Katılması

Gustav Adolf, 1630'da bölgeye takriben 20.000 askerle geldi; bu sayı, Tilly veya Wallenstein'ın kumandasındakilerden çok daha azdı. Ancak askeri yenilikleri, insan gücü eksikliğini fazlasıyla telafi etti. Adolphus, büyük Çek general Jan Zizka'nın (h. 1360-1424) Hussit Savaşları'nda başlattığı savaş sahasındaki ilerlemelerin, hem taarruz hem de müdafaa gayesiyle kullanılabilen araba kalesi de dahil, farkında gibi görünüyordu. Bu çok yönlülük, Zizka'nın birliklerine, Adolphus'un en ünlü yeniliği olan hareketli topçuluk gibi belirleyici bir avantaj sağlamıştı. Adolphus, Orange'lı Maurice'in (Nassaulu Maurice olarak da bilinir, l. 1567-1625, general ve devlet adamı Sessiz William'ın (l. 1533-1584) oğlu) yeni taktiklerini de fark etmişti. Bilhassa yaylım ateşini ve devamlı ateş ile yeniden yükleme sırasında toparlanma imkânı sağlayan karşı yürüyüşü kontrol ediyordu.

Gustavus Adolphus Leading a Cavalry Charge
Gustav Adolf Süvari Hücumuna Liderlik Ediyor  Jan Martszen de Jonge (Public Domain)

Adolphus, bu iki kaynaktan da yararlanarak, her askerin diğerinin vazifelerini yerine getirebileceği çapraz talimli bir ordu tesis etti: piyade aynı zamanda süvari, süvari topçusu, topçu piyadesi olabiliyordu ve her birliğe diğerleriyle aynı saygı gösteriliyordu. Ayrıca, Zizka'nın araba kaleleri gibi çalışan, hücum mevzilerini müdafaaya veya tam tersini çeviren ve hızlı birlikler halinde tam olarak ihtiyaç duyduğu yere hareket eden mobil topçuları da tanıttı. Sabit topçularına ek olarak, bu toplar oldukça tesirli oldu.

Askerlerinin yağma veya leş yiyebilmesini yasakladı ve Fransa, Hollandalılar ile memleketi İsveç'ten gelen kaynaklar sayesinde askerlerinin iyi maaş almasını ve beslenmesini sağladı. Kuvvetlerini güçlendirdikten sonra, 1631'deki Birinci Breitenfeld Muharebesi'nde Tilly'yi yendi ve Nisan 1632'deki Lech Nehri Muharebesi'nde (Yağmur Muharebesi) tekrar galip geldi. Tilly bu muharebede yaralandı ve daha sonra öldü. Gustav, Eylül 1632'de Alte Veste Muharebesi'nde Wallenstein tarafından alt ve mağlup edildi, lakin birliklerini sağlam tuttu. İki general, Kasım 1632'de Adolphus'un öldürüldüğü Lutzen Muharebesi'nde tekrar karşılaştı, ancak kumandayı onun birliklerini toparlayan Saxe-Weimarlı Bernard'ın (h. 1604-1639) devralmasıyla İsveç ordusu galip geldi.

Bernard daha sonra İsveç kuvvetlerini terk etti ve Adolphus'un sağ kolu Axel Oxenstierna (h. 1583-1654) İsveç kuvvetlerinin kontrolünü ele geçirerek 1633'te bir zafer daha kazandı. Lutzen'de muharebe sahasından çekilerek İsveçlilere zafer kazandıran Wallenstein, II. Ferdinand tarafından kumandanlıktan azledildi ve 1634'te kıdemli personelince katledildi. Yerine, İspanyol Hollandası Valisi olan Avusturyalı Kardinal-Infante Ferdinand (h. 1609-1641) getirildi. Ferdinand, Eylül 1634'te Nordlingen Muharebesi'nde İsveç-Alman koalisyonunu kati bir şekilde yenerek İsveçlileri o an için etkisiz hale getirdi ve Alman müttefiklerinin İmparatorluk davasına katılmasına sebep oldu.

Fransa'nın Katılması

II. Ferdinand, savaşı sonuna kadar sürdürmek için doğrudan İspanya'ya kaynak talebinde bulundu ve Kardinal Richelieu'yu Fransa'nın İspanya'ya savaş ilan etmesini ve çatışmaya daha fazla kaynak ayırmasını sağlamaya zorladı. Paralı asker güçlerine liderlik etmesi için Saksonya-Weimarlı Bernard'ı vazifelendirdi. Savaşın bu nihai merhalesi, esasen Bohemya'yı da ihtiva eden Kutsal Roma İmparatorluğu topraklarında devam etti ve Fransa, İspanya, Hollanda, İngiltere, Portekiz, İsveç, Danimarka ve Polonya-Litvanya'yı içeriyordu.

Map of the Holy Roman Empire, 1648 CE
Kutsal Roma İmparatorluğu Haritası, 1648 Astrokey44 (CC BY-SA)

Yıllarca süren çatışmaların ardından zirai araziler yok olmuş, yiyecek kıtlığı baş göstermiş, hem savaşçı hem de savaşçı olmayan birçok kişi açlıktan ölmüştü. Askerler yine topraktan geçinmeye mecbur kaldı, ancak maişetlerini sağlayacak çok az toprak vardı ve hâlâ bir mutabakata varılamamış, düşmanlıklar şiddetlenmişti. Hastalıklar toprakları kasıp kavurmuş ve birçok sivil, satıp karınlarını doyurabilmek için komşularını soyup öldürerek birbirlerine saldırmıştı. Kediler ve köpekler de dahil olmak üzere hayvan nüfusu, savaşın sonu görünmeden devam ettiği 1636'ya dek insan nüfusu kadar hızlı bir şekilde azaldı.

İsveçliler, 1636'da Wittstock Muharebesi'ni kazanana kadar elde ettikleri bütün kazançları istikrarlı bir şekilde kaybetti. Bu sırada Fransa, bölgeye asker çıkararak onları destekledi. 1637'de II. Ferdinand öldü ve yerine, çatışmayı nasıl sonlandıracağı mevzusunda babasından daha fazla fikri olmayan oğlu III. Ferdinand (h. 1608-1657) geçti. Fransız kuvvetleri, İsveçli muharebeleri desteklemeye ve kendi zaferlerini elde etmeye devam etti, ancak İmparatorluk orduları hâlâ yerlerini korudu ve kendi ilerlemelerini sürdürdü.

1641'de Lennart Torstensson (h. 1603-1651), Johan Baner'in (h. 1596-1641) yerine İsveç Mareşali oldu. Her ikisi de Gustav Adolf devrinde vazife almış ve Baner, askerlerin vatandaşları yağmalamasını veya taciz etmesini yasaklayan politikalarını sürdürmeye çalışmıştı. Ancak Fransız desteğine rağmen kaynaklar kifayetsizdi ve Torstensson'dan önceki İsveç kuvvetleri vatandaşları yağmalamaya geri döndü. Torstensson, Baner'in ölümünün ardından birliklerine ikmal sağlamayı başardı ve birliklerini 1645'e kadar zafere taşıdı. Fransız-İsveç ittifakı, 1646 boyunca üstünlüklerini sürdürdü, ancak savaşı sona erdirecek kesin bir zafer elde edemedi. Vaziyetinin giderek ümitsizleştiğini kabul etmeyi reddeden III. Ferdinand, nihayet 1648'de müzakereleri kabul etti ve Vestfalya Barışı savaşı nihayete erdirdi.

Netice

Belirtildiği üzere, çatışma aslında Kutsal Roma İmparatorluğu bölgesinde gerçekleşmişti. Bu bölge, günümüz İtalya'sının bazı kısımlarını, Hollanda'yı, Çek Cumhuriyeti'ni ve diğerlerini ihtiva etmesine rağmen, esasen günümüz Almanya'sının bir kısmını kapsıyordu. Savaş, bölgedeki birçok köyü neredeyse tamamen yok etti ve 25.000 kişilik nüfusunun 20.000'ini ve 1.900 bina ve evinin 1.700'ünü kaybeden Magdeburg şehrini yerle bir etti. Köylerin yağmalanması, mültecileri zaten aşırı nüfuslu ve hastalıklarla dolu şehirlere sürükleyerek ölüm sayısını artırdı.

The Blessings of the Peace of Westphalia
Vestfalya Barışı'nın Nimetleri Nasjonalmuseet (Public Domain)

Yabancı askerlerin veba ve diğer hastalıkları getirmekle suçlanması, diğer milletlere karşı milli bir nefreti körükledi ve bu neftet daha sonra Prusya, Brandenburg ve ardından Almanya liderlerince, sonraki çatışmalar için seferberlik ilan ederek "öteki"nin Cermen halkına tatbik ettiği zulmün hatırlatılmasıyla istismar edildi. Nesilden nesile aktarılan ve Alman yazarlar ile şairlerce popülerleştirilen Otuz Yıl Savaşları'nın Alman hafızası, hem I. Dünya Savaşı hem de II. Dünya Savaşı propagandasına ilham kaynağı oldu.

Yine de, Augsburg Barışı'nın dini hakimiyetini yeniden teyit eden Vesfalya Barışı (Westphalia, Vestfalya), herhangi bir milletin diğerini idare eden yasalara müdahale etmesini yasaklayan milli hakimiyet mefhumunu tesis etti ve nihayetinde modern milletlerarası idare sisteminin doğuşuna yol açtı. Kalvinizm tanındıktan sonra, din hürriyeti -en azından kağıt üzerinde- daha yaygın hale geldi ve hem Protestanlar hem de Katoliklerce mukaddes metinlerin daha iyi anlaşılmasını sağlamak için okullar açıldıkça okuryazarlık nispetinde bir artış yaşandı.

Bu ve diğer ilerlemelere rağmen, savaşın yaklaşık sekiz milyon insanı öldürdüğü unutulmamalıdır. Sadece 1634'teki Nördlingen Muharebesi'nde, tek bir günde yaklaşık 16.000 savaşçı öldü ve bu sayıya bölgedeki savaşmayanlar dahil değildir. Savaşa doğrudan veya dolaylı olarak dahil olanların çoğunun, II. Ferdinand veya V. Friedrich'in iddialarını umursamadığı kesindir, ancak çoğu olmasa da birçoğunun, onları bir tarafa veya diğerine bağlayan dini hüviyetlerine büyük yatırım yaptığı görülmektedir.

1618-1648 yılları arasında Kutsal Roma İmparatorluğu'nun Cermen topraklarının yıkılması ve milyonlarca insanın ölmesinin ardından, çatışmanın dini boyutu, 1555'te Augsburg'da çözülenleri tam olarak aksettiriyordu. Çatışma yeni bir şekilde çözülmemiş, herkes savaşmaktan yorulmuştu.

Sorular & Cevaplar

Otuz Yıl Savaşları ne zaman oldu?

Otuz Yıl Savaşları 1618-1648 yılları arasında gerçekleşti.

Otuz Yıl Savaşları'na ne sebep oldu?

Otuz Yıl Savaşları'nın sebepleri arasında; bölgedeki güç dengesizliği, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun zayıflaması, güçlü Habsburg Hanedanı'na duyulan kızgınlık, bölgedeki ticari çıkarlar ve bilhassa dini ayrışma ve mezhebi şiddet yer almaktadır.

Otuz Yıl Savaşları'nda kimler çarpıştı?

Otuz Yıl Savaşları, Kutsal Roma İmparatoru II. Ferdinand kumandasındaki Katolik İmparatorluk kuvvetleri ile isyancı Protestan güçler arasında gerçekleşti. Başlangıçta Bohemya'da mahalli bir iç savaş olan Otuz Yıl Savaşları, sonunda her biri dini çizgiler doğrultusunda savaşan İngiltere, Danimarka, Fransa, Hollanda, İspanya, İsveç ve Polonya-Litvanya'yı da içine aldı.

Otuz Yıl Savaşları'nı kim kazandı?

Otuz Yıl Savaşları'nı kimse kazanmadı. Savaş, bir galip ilan etmeden düşmanlıkları sona erdiren Vestfalya Barışı ile sona erdi.

Otuz Yıl Savaşları'nın neticeleri nelerdi?

Otuz Yıl Savaşları'nın neticeleri şunlardır: devletlerin hakimiyeti, Hollanda'nın bağımsızlığı, İsviçre'nin istiklali, savaşta yenilikler, Fransa'nın büyük bir güç haline gelmesi, İspanya'nın büyük bir güç olarak gerilemesi, Kutsal Roma İmparatorluğu'nun daha da zayıflaması, Kalvinizm'in meşru bir inanç sistemi olarak kabul edilmesi. Savaş aynı zamanda Protestan Reformu'nun "resmi" sonu olarak da kabul edilmektedir.

Otuz Yıl Savaşları neden mühimdir?

Otuz Yıl Savaşları, Avrupa tarihinin en yıkıcı çatışmalarından biri olması, takriben 8 milyon cana mal olması ve Kutsal Roma İmparatorluğu (bugünkü Almanya) topraklarının büyük bir kısmını yok etmesi sebebiyle önemlidir. Almanlar, hem Birinci hem de İkinci Dünya Savaşı'nda bu savaştan propaganda maksadıyla yararlanmışlardır.

Çevirmen Hakkında

Batuhan Aksu
Batuhan, Georgetown Üniversitesi Tarih Bölümü'nde doktora öğrencisidir. Üniversiteye katılmadan önce Boğaziçi Üniversitesi (MA-BA) ve Manchester Üniversitesi'nden (ER+) dereceler almıştır. İlgi alanları arasında seyahat çalışmaları ve entelektüel tarih bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Joshua J. Mark
Joshua J. Mark, *World History Encyclopedia*’nin kurucu ortaklarından ve İçerik Direktörüdür. Daha önce Marist College (NY)’de tarih, felsefe, edebiyat ve yazı dersleri vermiştir. Ayrıca kapsamlı seyahatler yapmış ve Yunanistan ile Almanya’da yaşamıştır.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, J. J. (2025, Ağustos 07). Otuz Yıl Savaşları. (B. Aksu, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-19708/otuz-yil-savaslari/

Chicago Formatı

Mark, Joshua J.. "Otuz Yıl Savaşları." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, Ağustos 07, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-19708/otuz-yil-savaslari/.

MLA Formatı

Mark, Joshua J.. "Otuz Yıl Savaşları." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, 07 Ağu 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-19708/otuz-yil-savaslari/.

Reklamları Kaldır