I. Elizabeth, 1558'den 1603'e kadar İngiltere kraliçesi olarak hüküm sürdü. 44 yıllık saltanatı o kadar uzun ve mühim hadiselerle doluydu ki, 16. yüzyılın ikinci yarısı günümüzde Elizabeth devri olarak anılmakta ve İngiltere için hâlâ bir "Altın Çağ" olarak kabul edilmektedir.
Elizabeth, üvey ablası İngiltere Kralı I. Mary'nin (hükümdarlık zamanı 1553-1558) yerine geçti. Yalanlarıyla hem bakanları hem de talipleri çileden çıkaran kraliçe, hayatını tehdit eden komplolardan ve krallığını tehdit eden 1588 İspanyol Armadası işgalinden sağ çıkan kurnaz ve kabiliyetli bir hükümdardı. İtinayla oluşturduğu efsanesiyle övünen Elizabeth, güveni artan bir İngiltere'yi idare etti, William Shakespeare'in (1564-1616) oyunlarına tanık ve Yeni Dünya'nın keşfine şahit oldu. Elizabeth, 1603'ün Mart ayında 69 yaşında öldü ve Bakire Kraliçe'nin varisi kalmadığı için, en yakın akrabası olan İskoçya Kralı VI. James (hükümdarlığı 1567-1625) tahta geçti ve bu kişi İngiltere Kralı I. James (hükümdarlığı 1603-1625) oldu.
İlk Yılları
Elizabeth, İngiltere Kralı VIII. Henry (hükümdarlığı 1509-1547) ve Anne Boleyn'in (yaklaşık 1501-1536) kızı olarak 7 Eylül 1533'te Greenwich Sarayı'nda doğdu. Prenses, İngiltere Kralı VII. Henry'nin (hükümdarlığı 1485-1509) eşi olan büyükannesi Yorklu Elizabeth'in (d. 1466) adını almıştır. Babası Anne ile arası açılınca (ve onu hapse attırıp idam ettirince), evliliği iptal edildi ve Elizabeth gayrimeşru ilan edildi. Kral daha sonra Mayıs 1536'da üçüncü eşi Jane Seymour (hayatı yaklaşık 1509-1537) ile evlendi. Jane, Henry'ye babasının yerine geçecek ve İngiltere Kralı VI. Edward (hükümdarlığı 1547-1553) olacak meşru bir oğul, Edward verdi. Elizabeth, babası altıncı ve son eşi Catherine Parr (yaklaşık 1512-1548) ile Temmuz 1543'te evlenene kadar mutlu bir aile yuvası bulamadı. Catherine Parr, evlat edindiği çocukların refah ve tahsilini üzerine aldı. Elizabeth için bu, Fransızca, İtalyanca, Latince ile Yunanca öğrenmenin yanı sıra teoloji, tarih, müzik, ahlak felsefesi ve retorik (daha sonra kraliçe olarak kendi kaleme aldığı hitabelerinde işine yarayacak olan) dersleri de ihtiva ediyordu. Catherine, Henry'nin ölümünden sonra yeniden evlendiğinde, Elizabeth'in üvey babası Thomas Seymour'un (hayatı takriben 1508-1549) istekli bir Prenses Elizabeth'e karşı ahlaksız ve uygunsuz davrandığı iddiaları ortaya çıktı.
Kardeşi Edward zamanında Elizabeth, gözlerden uzak yaşadı ve Hertfordshire'daki Hatfield'da ikamet etti. Edward Temmuz 1553'te öldüğünde ve mirasçı bırakmadığında, en büyük üvey kız kardeşi, Aragonlu Catherine'in (1485-1536) kızı Mary, İngiliz tahtını miras aldı. Hem VIII. Henry hem de VI. Edward, İngiltere Kilisesi'nin Protestan Reformu'nu benimsemişti, ancak Mary, annesi gibi koyu bir Katolikti. Mary, 1529'dan beri Parlamento tarafından kabul edilen reformist yasaları geri çekti ve önde gelen Protestanları kazıkta yakarak kalıcı bir lakap olan "Kanlı Mary"yi kazandı. Mary ayrıca Tudor geleneğinden de ayrılarak İspanya Kralı V. Charles'ın (Şarlken) (hükümdarlık zamanı 1516-1556) oğlu Prens Philip (hükümdarlık zamanı 1527-1598) ile evlendi. Philip 1556'da İspanya Kralı oldu ve böylece Mary de İspanya kraliçesi oldu.
İspanya, İngiltere'nin büyük düşmanıydı ve ülkedeki birçok kişi, İngiltere'nin servetinin, İspanya'nın yurtdışındaki emellerini finanse etmek için kullanılacağından endişe duyuyordu. Mary'nin siyasi ve dini tercihlerine karşı halkın artan hoşnutsuzluğu, Ocak 1554'teki Wyatt İsyanı şeklinde patlak verdi. İsyancılar belki de Elizabeth'i tahta çıkarıp onu IV. Edward'ın (hükümdarlığı 1461-1470) torununun oğlu Edward Courtenay ile evlendirmeyi umuyorlardı. İsyan bastırıldı, ancak birçokları için Elizabeth'in İngiltere'de gelişen yeni milliyetçilik anlayışını temsil ettiğini gösterdi. Mary, kız kardeşinin isyana karıştığından şüpheleniyordu - Elizabeth Reform veya İspanyol Evliliği hakkında hiçbir umumi açıklama yapmamış olsa bile - ve bu yüzden 17 Mart 1554'te Kule'de gözaltına alındı. İki ay sonra Elizabeth, Oxfordshire'daki Woodstock'a nakledildi ve burada ev hapsinde tutuldu. Ertesi yıl iki kız kardeş barıştı ve Elizabeth'in hürriyetine kavuşmasına izin verildi.
Veraset
Mary, Kasım 1558'de mide kanserinden ölüp mirasçı bırakmayınca, üvey kız kardeşi Elizabeth kraliçe oldu. Henüz 25 yaşında olan Elizabeth, 15 Ocak 1559'da Westminster Abbey'de düzenlenen en görklü törenlerden birinde taç giydi. VIII. Henry'nin üç çocuğu da, tıpkı 1544'te istediği gibi (hiçbirinin mirasçısı yoksa bile) sırayla tahta çıkmıştı. Elizabeth, düşmanlarla çevrili kırılgan bir krallığı miras almıştı. Fransa'daki bütün topraklar kaybedilmişti, devlet neredeyse iflas etmişti ve siyaset hâlâ bir kraliçenin en kısa zamanda evlenmesinin beklendiği, pederşahi bir arenaydı. Netice olarak, Elizabeth saltanatının bu ilk yıllarında dikkatli davranmaya mecburdu ve etrafını kabiliyetli danışmanlarla doldurdu.
Hükümet
Elizabeth, hükümette kendisine danışmanlık yapması için William Cecil, Lord Burghley'i (hükümdarlık öncesi 1520-1598) şahsi sekreteri olarak seçti. Sir Francis Walsingham (yaklaşık 1530-1590), Dışişleri Bakanlığı'nı baş vazifelerden birisi olarak üzerine alan ve paha biçilmez casus ağı Avrupa'ya yayılmış bir diğer kişiydi. Leicester Kontu olacak Robert Dudley (yaklaşık 1532-1588) de gözde adlardan biriydi. Bu adamlar, kraliçenin saltanatının büyük bir kısmında yanında kaldı, ancak Dudley ile münasebetlerinin profesyonel sınırların ötesine geçtiği şayiaları vardı. Elbette, kraliyet ailesinden olmayan birine kontluk vermek alışılmadık bir haldi ve Dudley, kraliçenin büyük konutlarının çoğunda kraliçenin dairelerinin yanındaydı. Dudley evliydi ve karısı bir merdivenin dibinde boynu kırık halde bulunduğunda, çoğu kişi onu ittiğinden şüphelendi. Ardından gelen skandal, kraliçeyle evlenme ihtimalini ortadan kaldırdı ama kraliçe zaten bir kraliçenin eşi olarak kabul edilemeyecek kadar düşük bir aileden geliyordu.
Kraliçe kendini erkeklerin dünyasında, hükümetin içinde buldu, ancak bakanları, hükümdarlarının itilip kakılmaya hiç niyeti olmadığını anlayacaklardı. Tarihçi J. Morrill'in açıkladığı gibi, Elizabeth kraliyet politikası oluşturma yaklaşımını tamamen değiştirdi:
…ananevi 'metres'in arketipi olarak anlaşılan tereddüt, kaçamak cevap ve umumi olarak küçümseyici davranışlar, Elizabeth'e siyasi manipülasyon ve manevra silahlarını sağladı. Erkek saray mensuplarını kendi oyunlarında alt etmek için kaideleri değiştirdi ve cinsiyetinin kendisine verdiği gücü kullandı. (234)
İngiltere kraliçesi son derece bağımsızdı ve bakanlar, eğer kabul ederse, onu kendi fikirlerine inandırmak için kelimenin tam anlamıyla ikna etmeye mecburdu. Kraliçenin monarşiye dair çok az peşin hükmü vardı. Seleflerinin çoğu gibi Fransa veya İskoçya'da toprak hasreti çekmiyordu; kraliyet harcamalarında dikkatliydi ve vefatından sonra Tudor Hanedanlığı'nı teminat altına almakla hiç ilgilenmiyor gibiydi. Sinirlenen bakanlar, saltanatı boyunca yalnızca 13 kere toplanan Parlamento'ya bile başvuramıyorlardı.
Elizabeth'in danışmanlarının temel endişelerinden biri, onun evlenip bir veya iki varis doğurmasıydı. Evlenmesi gerektiği farzedilmişti, ancak Elizabeth'in başka düşünceleri vardı ve bekar kalmaya kararlı görünüyordu. Elizabeth, memleketiyle evliydi ve kesinlikle hiçbir hükümdar, krallığını bu kadar sık gezmemiş ve kendisini bu kadar çok kişiye Elizabeth kadar göstermemişti.
Kraliçenin evlenmeye karşı isteksizliği, babasının altı karısıyla yaptığı dalaverelere ve Mary'nin bir İspanyol prensiyle evlenmesinin halkla münasebetler açısından yarattığı felakete bir tepki olabilir. Nitekim II. Filip, kraliçeyken Elizabeth'e evlenme teklif etmiş, ancak Ocak 1559'da reddedilmişti; İsveç kralı, bir Fransız prensi ve iki Habsburg arşidükü de reddedilmişti. Böylece Elizabeth, Bakire Kraliçe olarak anılmaya başlandı ve inançlarının ilahi rızasını görmek isteyenler için, Meryem Ana'nın yaşayan temsilcisiydi. Bu sonuncu fikir, kraliçe yaşlandıkça ve imajlarında hilal ve inci gibi geleneksel olarak Meryem Ana ile münasebetlendirilen sembolleri giderek daha fazla kullanmaya başladıkça bilhassa yaygınlaştı. Ancak, yakışıklı genç erkeklerle belki de yalnız arkadaşlığın ötesine geçen pek çok gayrı resmi münasebet vardı. Daha önce bahsi geçen 1. Leicester Kontu Robert Dudley'in yanı sıra, maceracı Sir Walter Raleigh (yaklaşık 1552-1618), Lord Şansölye Sir Christopher Hatton (1540-1591) ve kraliçenin kuzeni ve soylu Robert Devereux, Essex Kontu (1566-1601) gibi adlar kraliçeyi, kraliçe de onları büyülemiştir.
Dini Müsamaha
Elizabeth, İngiltere Kilisesi'ni VI. Edward devrindeki reform edilmiş haline geri döndürdü. İngiliz hükümdarını (Papa'nın aksine) Kilise'nin başına getiren Üstünlük Yasası'nı (Nisan 1559) tekrar yürürlüğe koydu. Thomas Cranmer'ın Protestan Dua Kitabı yeniden yürürlüğe kondu (1552 versiyonu). Lakin, katı Protestanlar ve Katolikler, Elizabeth'in pragmatik duruşundan memnun değildi; zira Elizabeth, tebaasının büyük ölçüde kayıtsız ekseriyetine hitap eden daha mutedil bir yaklaşım benimsemişti. Katolik inancına veya başka birine sahip aşırılık yanlılarının, Papa kraliçeyi Şubat 1570'te sapkınlıkla aforoz etmiş olsa bile, inançlarını herhangi bir müdahale olmaksızın sürdürmelerine büyük ölçüde izin verildi. Elizabeth ayrıca yurt dışında da aktifti. Katolik İrlanda'da Protestanlığı dayatmaya çalıştı ama bu sadece sık sık çıkan isyanlarla neticelendi (1569-73, 1579-83 ve 1595-98) ve bunlar sıklıkla İspanya tarafından madden desteklendi. Kraliçe ayrıca Fransa'daki Huguenotlara para ve silah, Hollanda'daki Protestanlara ise mali yardım gönderdi.
Zorlu Reformasyon meselesi, VIII. Henry'nin kız kardeşi Margaret Tudor'un torunu olan İskoçya Kraliçesi Mary'nin (hükümdarlık çağı 1542-1567), Elizabeth'i tahttan indirmek için Katolik ilhamlı bir komplonun öncüsü haline gelmesiyle İngiliz siyasetine geri döndü. Nitekim birçok Katolik için Elizabeth gayrimeşruydu zira babasının ilk eşi Aragonlu Catherine'den boşanmasını tanımıyorlardı. Fransa'ya sürgüne gönderilen Katolik Mary, Protestan İskoçya'da hoş karşılanmadı ve kocaları ve soylularla mücadele ederek 1567'de tahttan ve 1568'de ülkeden kaçmaya mecbur kaldı.
İskoçya Kraliçesi Mary
Mary, 1568'de İngiltere'ye vardığında hapse atıldı. Hapishanedeyken bile, kuzeniyle ne yapacağını bilemeyen Elizabeth için bir tehlikeydi. Ertesi yıl, her ikisi de koyu Katolik olan Northumberland ve Westmorland kontları tarafından İngiltere'nin kuzeyinde bir isyan başlatıldı. Elizabeth, Sussex Kontu liderliğindeki bir ordu göndererek ve ardından isyancılardan 900'ünü asarak kesin bir cevap verdi. Ardından, İspanya ile birlikte İngiltere'yi işgal edip Mary'yi kraliçe olarak taçlandırmak için komplo kuran (1571 Ridolfi komplosu) komplocu Norfolk Dükü, 1572'de idam edildi. İngiliz Parlamentosu, Elizabeth'in tahtını teminat altına almak için istekli olmaya devam etti; zira parlamento Elizabeth'e iki kez resmen evlenme teklifinde bulunmuştu (1559 ve 1563). Şimdi hanedan için Mary şeklinde ilave bir tehdit daha vardı. Bir varisi olmadan Mary, Elizabeth'in tahtını devralabilirdi. Bu yüzden, 1586'da Parlamento, kraliçeden Mary'nin ölüm fermanını iki defa imzalamasını istedi. Elizabeth, Walsingham'ın eski İskoç kraliçesini kuzenine karşı bir komploya bulaştırmasının ardından nihayet 1 Şubat 1587'de idam fermanını imzaladı. Mary, varisi olarak ilan ettiği İspanya Kralı Philip'i İngiltere'yi işgal etmeye teşvik etmeye çalışmıştı ve böylece Walsingham, onun hain niyetlerine dair münakaşa edilemeyecek deliller toplayabildi.
İspanyol Armadası
İskoçya Kraliçesi Mary 8 Şubat 1587'de idam edildiğinde, İspanya Kralı Philip'in İngiltere'ye saldırmak için bir sebebi daha vardı. Philip, ticareti aksatan Hollanda'daki isyanlara ve Elizabeth'in 1585'te Protestanları desteklemek için asker göndermesine öfkeliydi. Diğer anlaşmazlık mevzuları ise İngiltere'nin Katoliklik ve Papa'yı reddetmesi ile Francis Drake (yaklaşık 1540-1596) gibi korsanların, Yeni Dünya'dan ele geçirdikleri altın ve gümüşle yüklü İspanyol gemilerini yağmalamalarıydı. Elizabeth bu şüpheli operasyonların bazılarını kendisi finanse etmişti bile. İspanya da tamamen masum değildi; İspanyol limanlarındaki İngiliz gemilerine el koymuş ve İngiliz tüccarların Yeni Dünya ticaretine girmesine izin vermemişti. Drake 1587'de Cadiz'e saldırdığında, Philip savaşa hazırlandı.
1588'de İspanya kralı, 132 gemiden oluşan devasa bir donanma, bir "armada" oluşturdu. Bu donanma, Parma Dükü liderliğindeki ve daha sonra İngiltere'yi işgal edecek olan bir orduyu (İngiltere Teşebbüsü) karşılamak üzere Lizbon'dan Hollanda'ya yelken açtı. Neyse ki, VIII. Henry ve I. Mary, Kraliyet Donanması'na yatırım yapmış ve bu yatırımın meyvelerini toplamıştı. Savaş için değil, ulaşım için dizayn edilmiş büyük İspanyol kalyonları, İspanyol filosuna girip çıkabilen ve büyük hasara yol açabilen, çoğunluğu küçük 130 İngiliz gemisinden oluşan filodan çok daha az çevikti. Ayrıca, 20 İngiliz kraliyet kalyonu, en iyi İspanyol gemilerinden daha iyi silahlanmıştı ve topları daha uzağa ateş edebiliyordu. İngilizler ayrıca, İspanyolların "El Draque" (Ejderha) olarak adlandırdığı Drake gibi tecrübeli komutanlardan da faydalandı.
Donanmalar birbirleriyle savaşırken ve fırtınalar estirirken üç ayrı çatışma yaşandı. Bu arada Elizabeth, donanma karaya çıkarsa Londra'yı müdafaa etmek için Tilbury'de toplanan kara ordusunu bizzat ziyaret etti. Zırh giymiş ve gri bir kısrağa binmiş olan kraliçe, askerlerini şu konuşmayla harekete geçirdi:
Zayıf ve güçsüz bir kadının bedenine sahip olduğumu biliyorum, ancak bir kralın yüreğine ve midesine, aynı zamanda bir İngiltere kralına sahibim ve Parma, İspanya veya herhangi bir Avrupa Prensi'nin ülkemin sınırlarını işgal etmeye cesaret etmesini büyük bir aşağılama olarak görüyorum.
(Phillips, 122)






Gallery of Elizabeth I Portraits
İspanyollar gemilerini demirlediklerinde onlara ateş gemileri gönderildi, gerisi kötü hava şartları yüzündendi. Donanmanın yarısı yok edildi, kalıntıları İskoçya'nın etrafından dolaşmak zorunda kaldı. İngiltere kurtuldu. 11.000 ila 15.000 İspanyol, yaklaşık 100 İngiliz'e kıyasla ölmüştü. Philip pes etmedi ve İngiltere'yi iki kere daha işgal etmeye çalıştı (1596 ve 1597), ama her seferinde filosu fırtınalarca püskürtüldü. İspanyol Armadası'nın mağlubiyeti İngiltere'ye büyük bir güven verdi ve deniz gücünün önemini gösterdi. Tudorlar, Tahiti'den Trafalgar'a dünya tarihini değiştirecek olan Kraliyet Donanması'nın temellerini atmış ve test etmişti.
Elizabetyen Kültür
Barışın sağlandığı devirlerde sıklıkla görüldüğü gibi, sanat Elizabeth zamanında da büyük bir patlama yaşadı. 1576'da Londra, James Burbage tarafından kurulan ve kısaca Tiyatro olarak bilinen ilk tiyatro salonuna kavuştu. 1593 civarında William Shakespeare, Romeo ve Juliet adlı oyununu yazdı. Büyük ozanın III. Richard gibi tarihi oyunları, Tudor kraliyet egosunu okşamayı hedefliyor ve Tudor öncesi devrin gerçeklerden daha karanlık bir resmini çiziyordu. Bu arada, V. Henry gibi oyunlar İngiltere'nin mazisini yüceltiyor ve giderek büyüyen bir milliyetçilik anlayışına katkıda bulunuyordu. Kraliçe, tiyatro oyunlarını ve açık hava gösterilerini izlemekten hoşlanıyor ve sanatçıları ile oyun yazarlarını aktif olarak destekliyordu. Devrin diğer mühim yazarları arasında Christopher Marlowe (1564-1593) ve Ben Jonson (1572-1637) bulunmaktadır.
Elizabeth çağında dünya Avrupa'ya açıldı; bu vaziyet dünya için büyük bir fayda sağlamasa da, kesinlikle Avrupa güçlerinin zenginliğine fayda sağladı. 1562-1563 yıllarında John Hawkins (1532-1595), Batı Afrika'daki Gine'yi ve İspanyol Batı Hint Adaları'nı keşfetti ve böylece İngiltere'nin köle ticaretine katılımı başladı. Elizabeth, şirketlere, kârlarından bir pay ödemeleri mukabilinde muayyen bir bölgede münhasır ticaret hakları tanıyan imtiyazlar verdi. Bunların en ünlüsü, 1600 yılında Hindistan ve Hint Okyanusu'nda ticaret yapma imtiyazı verilen Doğu Hindistan Şirketi'ydi. 1572'de Francis Drake Panama'yı keşfetti ve 1577-1580 yılları arasında gemisi Golden Hind ile dünyayı dolaştı. 1576-1578 yıllarında Martin Frobisher (yaklaşık 1535-1594), Çin'e giden efsanevi Kuzey-Batı Geçidi'ni aramak için Labrador'u keşfetti. 1595'te Walter Raleigh, altınla kaplı olduğu söylenen Manoa adlı şehrin efsanevi hükümdarı El Dorado'yu aramak için bugünkü Venezuela topraklarını keşfetti.
Çağın son kültürel olgularından biri, kraliçenin yarı ilahi bir figür olarak yüceltilmesiydi. Elizabeth'in tahta çıkış tarihi olan 17 Kasım, milli bayram ilan edildi ve her yıl büyük şenlikler, kilise ayinleri ve çan çalmalarıyla kutlandı. Elizabeth, Edmund Spenser'ın (yaklaşık 1552-1599) 1590 tarihli Peri Kraliçesi (The Fairie Queen) şiirinin merkezindeki figürden ilham alınarak Büyük İmparatoriçe 'Gloriana' olarak tanındı. Antik çağın bakire avcı tanrıçası Artemis/Diana ile kıyaslamalar yapıldı. 1581'deki bir saray gösterisinde kraliçe, "Kusursuz Güzellik Kalesi" olarak tasvir edilmiş ve "Arzu"yu temsil eden, ancak hedefine sadece şeker atabilen bir topun kuşatmasına başarıyla direnmiştir. Walter Raleigh, İngiltere'nin ilk denizaşırı kolonisi olan Kuzey Amerika'nın bir bölümüne (Roanoke Adası, modern Kuzey Karolina) kraliçesinin adını vermiştir: Virginia.
Kraliçenin kendi yarattığı büyüyen efsanenin mühim bir unsuru da dış görünüşüydü. Elizabeth, abartılı yakaları ve mücevherli süslemeleriyle dolu görklü elbiseler giyerek iki saat geçirirdi. Ayrıca, Aralık 1562'de geçirdiği çiçek hastalığı yüüznden saçları dökülen göz alıcı bir peruk yelpazesi de takmıştı. Hastalık Elizabeth'in yüzünde de izler bıraktı; bu da yoğun beyaz makyaj yapmasını açıklamakta. Kraliçe, imajların kıymetini çok iyi biliyordu ve bu yüzden 1563'ten itibaren resmi olmayan portrelerin üretimi yasaklandı. Elizabeth'in kendi imajını idaresindeki muvaffakiyeti, belki de en iyi, revizyonist tarihçilerin bütün gayretlerine rağmen şahsiyetine duyulan hayranlığın hiçbir zaman gerçekten ortadan kalkmamış olmasıyla açıklanabilir.
Vefat ve Halef
Elizabeth'in hükümdarlığının son yıllarının gerçekliğinin, efsanevi imajından daha az romantik olduğu doğrudur. Kötü hasatlar, enflasyon ve İspanya ile savaşmak için ödenmesi gereken yüksek vergiler, artan işsizlik ve küçük suçlar, Elizabeth'in hükümdarlığının başlangıcında 3 milyon olan nüfusun sonunda 4 milyona çıkmasına sebep oldu. Yoksulluk o kadar hızlı artıyordu ki, 1597 ve 1601'de serseriler için ıslah evleri ve çocuklar için çıraklık yerleri sağlayarak sorunu hafifletmeye çalışan Yoksulluk Yasaları çıkarıldı. 1595-97 yıllarında Londra ile Doğu Anglia'da yiyecek isyanları yaşandı, ancak mühim olan, önceki Tudor hükümdarlarına meydan okuyan halk ayaklanmalarının hiçbirisi değildi.
Elizabeth, muhtemelen bronşit ve zatürre karışımı bir hastalıktan, 24 Mart 1603'te Richmond Sarayı'nda öldü. 69 yaşındaydı ve bütün arkadaşları ve sevdiklerinden daha uzun yaşamıştı; Westminster Abbey'e gömüldü. Kraliçe bir zamanlar Parlamento'ya ve bu müessese vasıtasıyla halkına şöyle demişti:
Ve birçok güçlü ve bilge prensiniz oldu ve olabilir... ama sizi daha çok sevecek biri asla olmadı ve olmayacak.
(Cavendish, 299)
İngiltere Kraliçesi'nin hükümdarlığı son zamanlarda, bilhassa da son yıllarında daha az müspet karşılanmış olabilir, ancak yine de kendisinden önceki ve sonrakilerle kıyaslanabilir. Kraliçenin belki de en büyük kusuru hiç çocuğu olmaması ve bir varis belirlememesiydi. Netice olarak, yerine en yakın akrabası olan İskoçya Kraliçesi Mary'nin oğlu İngiltere Kralı I. James (diğer adıyla İskoçya Kralı VI. James) geçti. James, 1625'e kadar hüküm sürecek ve böylece İngiltere'yi idare eden ilk Stuart olacaktı. Stuartlar, Oliver Cromwell'in 1649-1660 yılları arasındaki kısa cumhuriyet devrinden sağ çıktılar ve böylece 1714'e kadar iktidarda kaldılar.
