Ganesha ( ayrıca Ganesa ya da Ganapati) Hinduizm’deki en önemli tanrılardan biridir. Ganesha fil kafası ve insan bedeniyle oldukça kolay bir şekilde fark edilebilir, ruhu(atman) ve fiziksel dünyayı (maya) temsil eder. Ganesha yazarların, öğrencilerin ve ticaretin koruyucusudur ve yeni projeleri kısıtlayan engelleri ortadan kaldırır. Bu tanrı dış görünüşünü olumsuz etkileyen bir şekilde tatlılara düşkündür.
Ganesha aynı zamanda Jainizm ve Budizm’de temel tanrı olarak tapınım görür. Hindu mezhebi Ganapatya için Ganesha en önemli tanrıdır.
Ganesha’nin çocukluğu
Ganesha; Shiva ve Parvati’nin oğludur ve savaş tanrısı Karthikeya’nın ( ya da Subrahmanya ) kardeşidir. O annesi tarafından erkek çocuk şekli verilmiş topraktan yaratıldı. Shiva meditatif gezintileri için uzakta olduğu sırada, Parvati duş alırken yeni oğlunu muhafız olarak görevlendirdi. Beklenmedik bir şekilde Shiva eve döndü ve çocuğu bulduktan sonra Parvati’nin oğlu olduğunu iddia etmedeki küstahlığına öfkelenen Shiva , çocukla vahşice savaşan şeytan çetesi Bhutaganalar’ı çağırdı. Ancak genç çocuk korkunç rakiplere karşı kendini kolayca savundu; Vishnu maya formunda müdahale etmek zorunda kaldı ve çocuk onun güzelliğiyle meşgulken, şeytanlar ya da Shiva ‘nın kendisi, çocuğun kafasını kopardı. Kargaşada, Parvati banyosundan fırladı ve oğullarını bu kadar ani bir şekilde öldürdüğü için Shiva’ya kızdı. Pişmanlık duyan Shiva erkek çocuk için yeni bir kafa bulunması emrini verdi. İlk ulaşılabilir hayvan fil olduğu için Ganesha yeni bir fil başı aldı ve Hindu tanrıları içinde en belirgini oldu. Şeytanlarla olan kavgasındaki cesaretinden dolayı ödül olarak Shiva, Ganesha’yı Bhutuganalar’ın lideri yaptı. İsmi de buradan gelmektedir.
Ganesha’nin maceralari
Tanrı’nın zeka ve bilgelikle ilişkilendirilmesini sağlayan hikayelerden biri, ilk evlenen olmak için Karthikeya ile olan yarışıdır. Dünya’yı ilk kimin tamamen dolaşacağına ve gelini ilk önce kimin bulacağına dair bir meydan okuma düzenlediler. Karthikeya bir saniye bile kaybetmeden hızlıca mavi tavus kuşuna atladı ve hemen Dünya turuna çıktı. Ganesha ise onun aksine usulca ebeveynlerinin evine yürüdü, onları kucakladı ve Kutsal Vedalar’dan şu satırları alıntıladı; “Kim ailesini 7 defa kucaklarsa (Pradakshinas) Dünya’yı 7 defa dolaşmış kadar sevap kazanır.” Kazanan ilan edilen Ganesha hızlıca Prajapati’nin bir değil iki kızıyla birden evlendi: Buddhi (bilgelik) ve Siddhi (başarı) , iki oğlu oldu: Kshema ve Laabha.
Bir Hinduizm tanrısı olmasına rağmen oburlukla ilgili de bir ünü vardır. Bir gün çok fazla modakas (kurbanlık kekler) yedikten sonra Ganesha, sindirimine yardımcı olması için dev faresi Kroncha üzerinde bir gezintiye çıkmaya karar verdi. Ancak fare çok büyük bir yılanla karşı karşıya geldiğinde çok şaşırdı, korkuyla geriye zıpladı ve bineğini yere fırlattı. Ganesha kocaman göbeğinin üzerine düştü ve yerde karnı patladı. Karnındaki kekler sola, sağa ve ortaya yuvarlandı ama Ganesha telaşlanmadan dikkatlice onları bir araya getirdi, tekrar karnına doldurdu ve karnını kapalı tutmak için yılanı beline sardı. Ganesha’nın tüm engellerin üstesinden gelme yeteneğindeki sembol ilk başta kazaya sebep olan yılan daha sonra sebep olduğu zararın çaresini de sağlamış oldu.
Ganesha’nın kırık fi̇ldi̇şi̇
Gece yolculuğuna devam ederken Ganesha aniden gökyüzünden gelen bir gök gürültüsü sesi duydu. Bu, Ganesha’yı yılana sarılmış bir şekilde görüp kendilerini tutamayan Ay ve onun 27 takımyıldızından oluşan eşleriydi. Çok sinirlenen Ganesha fildişlerinden birini kırıp gülen Ay’a fırlattı, tam yüzünden vuruldu ve siyaha büründü. Ay’ın ışığı olmadan karanlık geceler, dürüst insanlar canlarına tak edip tanrılara gümüş ışığı geri getirmesi için yalvarana kadar hırsızların ve kötülerin mekanı oldu. Tanrılar Ganesha’dan Ay’ı affetmesini istediler ancak sadece kısmi bir af kabul edildi. Sonuç olarak Ay sadece tek bir gece tüm ışığını verecek sonrasında ise yavaş yavaş sönerek yok olacaktı.
Ganesha’nın kırık dişiyle ilgili alternatif bir açıklama ise ailesi Shiva ve Parvati’nin özel odalarına girmesini engelledikten sonra Kirishna’nın Ganesha’ya baltasını fırlatmasıdır. Ganesha aslında babasına ait olan bu baltanın kendisine çarpmasına ve dişini kırmasına izin verdi ki kimse bunun korkunç olmayan bir silah olduğunu söylemesin. Ganesha’nın kırık dişiyle ilgili olan bir diğer ancak daha az ilginç olan açıklama da hikayeyi sonsuza kadar korumak isteyen bilge Vyasa tarafından dikte edilen destansı şiir Mahabhrata’yı yazıya geçirmek için kendisinin kırdığıdır. Bu versiyon Ganesha’nın yazarlar ve entelektüellerle olan bağını açıklar.
Ganesha sanatta nasıl tasvi̇r edi̇ldi̇?
Hindu sanatında Ganesha; Hint, Kamboçya, Java gibi belirli kültürlerle bağlı olarak çeşitli şekillerde resmedilir ancak en sık bir fil kafası ve oldukça iri bir insan vücuduyla tasvir edilir. Genellikle elinde kırık bir fildişi, balta, kepçe, ilmik, dua boncukları ve tatlı dolu bir tepsi ya da kase taşır. Bazen hayatın engellerine hükmetmek için bir fil üvendiresi de kullanır. Ganesha genellikle çevikliğiyle ünlü aynı zamanda tanrının engelleri aşma yeteneğinin sembolü olan dev faresi, Kroncha’ya binerken tasvir edilir.
