Kells Kitabı

Joshua J. Mark
tarafından yazıldı, Sena Bolek tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
Book of Kells, Folio 27 (by Larry Koester, CC BY)
Kells Kitabı, Sayfa 27 Larry Koester (CC BY)

Kells Kitabı (yaklaşık 800), Yeni Ahit'teki dört İncil’den aydınlatmalı tezhip kullanılarak yazılan bir el yazmasıdır ve İrlanda'da bulunan Trinity College Dublin'de muhafaza edilmektedir. Bu eser süslemelerinin inceliği, detayları ve görkemi açısından Orta Çağ el yazmaları arasında en ünlüsüdür. Kitabın görsel tasarımına gösterilen bu özen nedeniyle kitabın günlük kullanım için değil, sunakta sergilenmek üzere tasarlanan bir sanat eseri olduğu düşünülmektedir.

İncelikle süslenmiş harfler, İncil yazarlarının portreleri ve çoğu zaman Kelt düğüm motifleriyle incelikle çerçevelenmiş diğer imgeler yüzyıllar boyunca yazarlar tarafından övülmeye layık bulunmuştur. Araştırmacı Thomas Cahill, "ta 12. yüzyılda Geraldus Cambrensis, Kells Kitabı'nın bir insanın değil, bir meleğin eseri olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştır" diye aktarır. Bu şüphesiz eserin görkemli süslemelerinden kaynaklanır ve günümüzde, Hi Ro sembolünü oluşturan harflerin (İsa Mesih'in monogramı) “harften çok canlı varlıklar gibi” göründüğü kabul edilmektedir (s. 165). Diğer tezhipli el yazmalarından farklı olarak Kells Kitabı'nda metin önce yazılıp sonra süsleme yapılmamıştır. Kitabın yaratıcıları eserin yaratacağı görsel etkiye odaklanmış ve bu nedenle onun sanat eseri oluşuna odaklanılmıştır.

Kökeni & Amacı

Kells Kitabı, İskoçya'daki Iona adasında bulunan Aziz Columba Tarikatına bağlı keşişler tarafından üretilmiştir ancak tam olarak eserin nerede yapıldığı hala tartışmalıdır. Kitabın nerede hazırlanmış olduğuna dair teoriler Ioana Adası'ndan, İrlanda'da bulunan Kells'e ve Britanya'daki Lindisfarne'ye kadar uzanır. Eserin büyük ihtimalle, kısmen de olsa Iona'da oluşturulduğu düşünülmektedir. Iona ilk kez 795'te Vikinglerin Lindisfarne Manastırı'nı yağmalamasından hemen sonra yine Vikingler tarafından akına uğratılmıştır. Eserin Viking saldırılarından korunmak üzere Kells'e götürüldüğü düşünülmektedir.

806'daki bu Viking saldırısında Iona'daki 68 keşiş öldürülmüş ve hayatta kalanlar Kells’te bulunan bir manastırına sığınarak Iona'daki manastırı terk etmişlerdir. Kells Kitabının bu süreçte onlarla birlikte taşındığı ve muhtemelen İrlanda'da tamamlandığı düşünülmektedir. Kitabın Aziz Columba (521-597) tarafından yazıldığı ya da ona ait olduğu yönündeki iddialar geçersizdir çünkü kitap M.S. 800 civarından daha eski değildir ve eserin tarikatın daha eski üyeleri tarafından üretildiği kesindir.

The Holy Island of Lindisfarne
Lindisfarne Kutsal Adası Simeon Netchev (CC BY-NC-ND)

Kullanılan sanatın güzelliği nedeniyle bu eser tüm zamanların en muazzam süslemeli el yazması olarak kabul edilir ve bu durum şüphesiz yapılış amacıyla doğrudan ilişkilidir. Araştırmacılar kitabın toplu ayinlerde kullanılmak üzere yapıldığını, ancak büyük ihtimalle okunmak için değil, cemaate gösterilmek için kullanıldığını sonucuna varmışlardır.

Metnin çoğu zaman özensiz yazılmış olması, çok sayıda hata içermesi ve bazı yerlerde açıkça süslemelerin ardından düşünülmüş gibi durması bu görüşü desteklemektedir. Bu kitabı kullanacak rahiplerin İncil pasajlarını büyük olasılıkla zaten ezbere bildiği ve dolayısıyla metni okumak yerine ellerinde tutarak ezberden okudukları düşünülmektedir.

Araştırmacı Christopher de Hamel, günümüzde her ne kadar “kiliselerde kitaplar oldukça görünür” olsa da, Orta Çağ'da bunun böyle olmadığını belirtir (s. 186). De Hamel, kabaca bir Orta Çağ kilise ayinini şu şekilde özetler:

Kilise sıraları yoktu (insanlar ya ayakta durur ya da yere otururdu) ve büyük olasılıkla ortalıkta görünen kitaplar da yoktu. Rahip, ayini sunağın üzerindeki Latince bir el yazmasından okurdu ve koro günlük ilahileri sadece kendilerine görünecek bir ciltten söylerdi. Cemaatin ilahilere katılması beklenmezdi; cemaatin bazı üyeleri yanlarında kendi Saat Kitapları’nı (Book of Hours) getirip zihinsel olarak uygun bir ruh haline girmeye çalışırdı ama ayin rahipler tarafından yürütülürdü. (s. 186)

Iona Abbey
Ioana Manastırı tjrehmann (CC BY-NC-ND)

Kells Kitabı'nın bu ayinler sırasında sunakta duran, ilk olarak Iona’da, daha sonra kesin olarak Kells manastırında kullanılmış gösterişli bir el yazması olduğu düşünülür. Kitabın parlak renkli süslemeleri ve aydınlatmaları rahibin alıntı yaparken kelimeleri halka göstermesi ile birleştiğinde cemaat için son derece etkileyici bir görsellik sunardı; bu pratik günümüzde küçük bir çocuğa resimli bir kitabı okumaya benzetilebilir.

Görünüm & İçerik

Kells Kitabı, 33x25 cm (13x10 inç) boyutlarındadır ve boyanmış resimlerle süslenmiş, çeşitli renklerde mürekkep ve Insular yazı stiliyle kaleme alınmış Latince metinleri içeren parşömen (vellum) sayfalardan oluşur. Kitap, Matta, Markos ve Luka İncilleri'nin tam metinlerini ve Yuhanna İncili'nin bir kısmını, ayrıca dizinler, çapraz göndermeler, özetler ve yorumlar içerir. Aslen altın ve mücevherlerle kaplı kitabın cildi 1007 yılında manastırdan çalındığında kaybolmuştur. Kitabın mücevherlerle bezeli ön ve arka kapakları hırsızlar tarafından zorla sökülmüş, bu sırada da bazı başlangıç ve son yapraklar yok olmuştur ve Yuhanna İncili'nin son kısmının kaybının da bu olay sırasında gerçekleşmiş olabileceği düşünülmektedir.

Ancak bununla birlikte, Yuhanna İncili'nin belki de hiçbir zaman tamamen kopyalanmamış olması da mümkündür. Bu da Kells Kitabı’nın tamamlanmamış bir el yazması olduğuna dair kanıt niteliği taşır. Örneğin, kitapta boş sayfalar ve bazı eksik süslemeler vardır; ancak bunlar gerçekten tamamlanmamış mı, yoksa daha sonra mı kaybolmuş bilinmemektedir. Eser kimliği bilinmeyen, günümüzde yalnızca "Yazar A", "Yazar B" ve "Yazar C" olarak tanımlanmış üç farklı kâtip tarafından yazılmıştır. Birden fazla kâtibin aynı kitap üzerinde – hatta aynı sayfa üzerinde – çalışması ve bu sayede yazım hatalarının düzeltilmesi veya önceden yazılmış metinlerin daha sonra süslenmesi o dönemde yaygın bir pratikti.

Book of Kells, Folio 292r
Kells Kitabı, Sayfa 292r Larry Koester (CC BY)

Yaratım

Keşişler 5. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar süslemeli el yazmaları üretmişlerdir. 13. yüzyıldan sonra edebi eserlere yönelik artan talebi karşılamak için profesyonel kitap üreticileri ortaya çıkmıştır. Kitap yazımının ilk olarak keşişler tarafından yapılma zorunluluğu manastır yaşamının doğal bir uzantıydı. 6. yüzyılda Aziz Benedict tarafından belirlenen kurallara göre, her manastırın mutlaka bir kütüphanesi olmalıydı. Bazı keşişlerin bu yerlere kendi kitaplarını getirerek geldikleri bilinmesine rağmen birçoğunun da kitapları başka yerlerden ödünç alıp kopyaladığı da açıkça bilinmektedir.

Keşişler, sayfalar için derisi kullanılacak hayvanların yetiştirilmesinden nihai ürüne kadar kitap yapımının her aşamasında görev alırlardı.

Kitaplar üzerinde çalışan keşişlere scriptores (yazıcılar) denir ve scriptorium (manastır yazıhanesi) adı verilen odalarda çalışırlardı. Scriptorium, yalnızca pencerelerden gelen ışıkla aydınlatılan, içerisinde tahta sandalyelerin ve yazı masalarının bulunduğu, uzun bir odaydı. Bir keşiş günler boyunca bu eğimli masaların başında eğilmiş şekilde çalışarak bir eseri tamamlamaya uğraşırdı. Manastır yazıhanesinde mum veya yağ lambalarının kullanmasına el yazmalarının güvenliğini sürdürmek adına izin verilmiyordu çünkü yangın ciddi bir risk unsuru oluşturuyordu.

Keşişler, kitap yapımının her aşamasında; sayfa olarak kullanılacak derilerin elde edileceği hayvanların yetiştirilmesinden, bu derilerin işlenip parşömen haline getirilmesine ve kitabın son haline ulaşmasına kadar tüm sürece dahil olurlardı. Parşömen hazır olduğunda, bir keşiş sayfayı uygun boyuta göre keserek işe başlardı. Bu uygulama, o dönemden günümüze kadar kitapların şeklini belirlemiştir; kitapların boyu genişliklerinden uzundu çünkü keşişlerin üzerinde çalışabileceği daha uzun sayfalara ihtiyaçları vardı.

Parşömen yaprağı hazırlandıktan sonra sayfaların üzerine metin için kılavuz çizgiler çekilir, kenarlar ve çerçeveler ise süslemeler için boş bırakılırdı. Metin ilk olarak bu çizgiler arasına bir keşiş tarafından siyah mürekkeple yazılırdı ve daha sonra kontrol edilmek üzere başka bir keşişe verilirdi. İkinci keşiş, başlıkları mavi veya kırmızı mürekkeple ekler ve ardından sayfayı, resim, renk ve altın ya da gümüş süslemeleri yapacak tezhipçiye teslim ederdi. Keşişler tüy kalemlerle yazı yazarlardı ve siyah mürekkep, kaynatılmış demir, ağaç kabuğu ve ceviz kullanılarak hazırlanırdı. Diğer mürekkep renkleri ise farklı doğal kimyasalların ve bitkilerin öğütülüp kaynatılmasıyla elde edilirdi.

Aydınlatma

Kells Kitabı’ndaki (ve diğer tezhipli el yazmalarındaki) resimlere “minyatür” adı verilir. Araştırmacı Giulia Bologna bu terimi şöyle açıklar:

Minyatür terimi, Latince miniare (kırmızıya boyamak) fiilinden türemiştir; minium, cıva sülfür ya da zinobere verilen Latince isimdir. Pompei’deki duvar resimlerinde kullanılan bu kırmızı boya, ilk el yazmalarının baş harflerini renklendirmede de yaygın biçimde kullanılmıştır ve bu nedenle, zamanla bu isim el yazması kitaplar içindeki resimleri tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır. (s. 31)

Bu eserleri resmeden sanatçılara ilk başta “minyatürcü” (miniaturist), sonrasında ise “tezhip ustası” (illuminator) denmiştir. Tezhip ustası, genellikle metnin önceden yazıldığı bir parşömen sayfa ile işe başlardı.
Sayfanın üzerinde çalışılacak bölümü, keşiş tarafından ya kil, ya balık tutkalı (isinglass), ya da “öküz safrası ve yumurta akı karışımıyla, veya bal ve tutkaldan oluşan seyreltilmiş bir solüsyona batırılmış pamukla” ovularak hazırlanırdı (Bologna, s. 32). Yüzey hazırlandıktan sonra, keşiş sincap kuyruğu tüylerinden yapılmış ve saplara tutturulmuş fırçalarını hazır ederdi. Ayrıca kalemleri ve boyaları da hazırlar ve çalışmaya başlardı. Resimde yapılan hatalar bir parça ekmekle ovularak silinirdi.

Book of Kells, Folio 5
Kells Kitabı, Sayfa 5 Larry Koester (CC BY)

Bologna'ya göre: “aydınlatma tekniklerini iki kaynaktan öğreniyoruz: işin hangi aşamada kaldığını gözlemlememize fırsat veren yarım kalmış el yazmalarından ve Orta Çağ yazarları tarafından derlenmiş talimatlardan.” (s. 32). Tezhip ustası önce çizimini yapar, sonra bunu parşömen üzerine geçirirdi. İlk boya katmanı uygulanır ve kurumaya bırakılırdı; ardından diğer renkler eklenirdi. Sayfaya ilk uygulanan şey altın ya da altın varaktı, çünkü bu, sonradan eklenecek renklerle vurgulanan ışıltılı etkiyi sağlıyordu. Muazzam Kells Kitabı bu şekilde üretilmişti.

Tarihçe

Kells Kitabı'nın nasıl yapıldığına dair genel bir fikir olsa da, nerede yaratıldığı konusunda bir görüş birliği hiçbir zaman oluşmamıştır. Araştırmacı Christopher de Hamel, bu durumu şöyle ifade eder:

“Kells Kitabı bir muamma. El yazmaları üzerine yapılan hiçbir çalışma onu dışarıda bırakamaz, o devlerin arasında bir devdir. Süslemesi olağanüstü ölçüde zengindir ve işçiliğinin hayal gücü oldukça benzersizdir. Muhtemelen, yaklaşık 1185 yılında Giraldus Cambrensis’in ‘bir insanın değil, bir meleğin işi’ dediği kitap da buydu. Ancak Orta Çağ kitap üretimi tarihinde Kells Kitabı oldukça rahatsız edici bir yere sahiptir, çünkü kökeni ya da tarihi hakkında gerçekte çok az şey bilinmektedir. İrlanda, İskoçya ya da İngiltere kökenli olabilir.” (s. 21)

Buna rağmen, araştırmacıların çoğu kitabın ya İskoçya ya da İrlanda kökenli olduğu konusunda hemfikirdir çünkü Iona’daki keşişlerin aslen İrlandalı olduğu düşünüldüğünde İrlanda etkisinin en olası olduğu kabul görür. Kells Kitabı'ndan yaklaşık bir yüzyıl önce ve kesin olarak İrlanda'da yapılmış olan Durrow Kitabı (650-700), birçok teknik ve stilistik benzerlik taşır. Thomas Cahill, İrlanda’da okuryazarlığın ve kitap üretiminin gelişimini anlatırken şunları yazar:

“Hiçbir şey İrlandalıların oyunbaz doğasını kitapların kopyalanmasından daha fazla ortaya çıkarmaz… Harflerin şekillerini sihirli bulurlardı. Kendilerine şu soruları soruyorlardı: B harfi neden bu şekilde görünüyordu? Başka bir şekilde görünebilir miydi?B’ye ait öz bir ‘B-olma’ hali var mıydı? Bu tür ‘neden gökyüzü mavi?’ tarzı sorular, yepyeni bir kitap türü doğurdu: İrlanda kodeksi. Ve birbiri ardına, İrlanda dünyanın gördüğü en büyüleyici, sihirli kitapları üretmeye başladı.” (s. 165)

Cahill ayrıca, İrlandalı keşişlerin Romalıların kullandığı alfabe harflerini, kendi Ogham alfabeleriyle ve hayal güçlerinin yönlendirdiği her türlü biçimle birleştirerek sayfalardaki baş harfleri, başlıkları ve minyatürleri çerçeveleyen sınırların nasıl oluşturulduğunu da not düşer. Kells Kitabı nerede başlatılmış ya da tamamlanmış olursa olsun, her yönüyle İrlanda dokunuşunu taşımaktadır.

Daha önce belirtildiği gibi, kitap büyük olasılıkla 806 yılında, Viking saldırılarından sonra Iona’dan Kells’e getirilmiştir. 1007 yılında manastırdan çalındığında kapağı kaybolmuş, ama metnin kendisi bir kenara atılmış şekilde bulunmuştur. 12. yüzyılda Kildare'de Giraldus Cambrensis'in hayranlıkla söz ettiği el yazmasının büyük olasılıkla aynı kitap olduğu düşünülmektedir. Ancak eğer Cambrensis’in verdiği konum doğruysa, o yüzyılda kitap tekrar Kells Manastırı’na dönmüş olmalıdır; zira manastıra ait toprak belgeleri el yazmasının bazı sayfalarına yazılmıştır.

The Book of Kells
Kells Kitabı Charles Hackley (CC BY-NC-ND)

Kells Kitabı, 17. yüzyıla kadar manastırda kalmaya devam etmiştir; ta ki Oliver Cromwell 1649-1653 yılları arasında İrlanda’yı işgal edip birliklerinden bir kısmını Kells’e konuşlandırana dek. Bu sırada, el yazması korunması amacıyla Dublin’e götürülmüştü. Kitap, Trinity College mezunu olan Bishop Henry Jones (1605-1682)’un eline geçmiştir ve o da kitabı, 1661 yılında Durrow Kitabı ile birlikte Trinity College Kütüphanesi’ne bağışlamıştır. O tarihten beri el yazması Trinity College Kütüphanesi’nde muhafaza edilmektedir. 1953 yılında kitap, korunması amacıyla dört ayrı cilt olarak yeniden ciltlenmiştir. Bu ciltlerden iki tanesi kütüphanede kalıcı olarak sergilenmektedir: biri bir metin sayfasını, diğeri ise bir resimli sayfayı göstermektedir.

2011 yılında, Kells kasabası kitabın en azından bir cildinin iade edilmesi için kampanya başlatmıştır. Kendilerini kitabın asıl sahibi olarak tanıtan kasaba halkı, her yıl 500.000’den fazla kişinin Trinity College Kütüphanesi'ne bu kitabı görmek için geldiğini, ve bu turizm gelirinin bir kısmını kendilerinin hak ettiklerini iddia etmişlerdir.

Ancak bu talep el yazmasının aşırı hassas doğası ve Kells’in bu eseri Trinity College kadar iyi koruyamayacağı gerekçesiyle kitabın taşınması nedeniyle reddedilmiştir. Araştırmacılar, sanat tarihçileri ve akademisyenler için Kells Kitabı’nın birebir kopyaları yapılmış olsa da, orijinal el yazması artık ödünç verilmemekte veya dokunulmasına izin verilmemektedir. El yazmaları tarihinin en ünlü örneklerinden biri olan bu eser, günümüzde hala Trinity College'da yer alan ve ona dair ayrıntılı bilgilerin sunulduğu kalıcı bir sergide sergilenmektedir.

Çevirmen Hakkında

Sena Bolek
Sena felsefe doktorasına UNSW Sydney'de devam etmektedir. Araştırma alanları arasında psikoloji felsefesi ile sosyal epistemoloji yer almaktadır. Felsefe, bilim tarihi ve edebiyat üzerine yapılan metin çevirilerine ilgi duymaktadır.

Yazar Hakkında

Joshua J. Mark
Joshua J. Mark, *World History Encyclopedia*’nin kurucu ortaklarından ve İçerik Direktörüdür. Daha önce Marist College (NY)’de tarih, felsefe, edebiyat ve yazı dersleri vermiştir. Ayrıca kapsamlı seyahatler yapmış ve Yunanistan ile Almanya’da yaşamıştır.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, J. J. (2025, Ağustos 09). Kells Kitabı. (S. Bolek, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-16744/kells-kitabi/

Chicago Formatı

Mark, Joshua J.. "Kells Kitabı." tarafından çevrildi Sena Bolek. World History Encyclopedia, Ağustos 09, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-16744/kells-kitabi/.

MLA Formatı

Mark, Joshua J.. "Kells Kitabı." tarafından çevrildi Sena Bolek. World History Encyclopedia, 09 Ağu 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-16744/kells-kitabi/.

Reklamları Kaldır