Matbaa ve Reform

Joshua J. Mark
tarafından yazıldı, Batuhan Aksu tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF

Alman mucit ve matbaacı Johannes Gutenberg'e (yaklaşık 1398-1468) atfedilen matbaa, 1450'lerde "yeni doktrinlerin" geniş çapta yayılmasını temin ve daha önce okuryazar bir elit tarafından sıkıca kontrol edilen hususlarda bağımsız düşünceyi teşvik ederek Protestan Reformu'nun zaferindeki en mühim faktör haline geldi.

Gutenberg Printing Press
Gutenberg Matbaası dronepicr (CC BY)

John Wycliffe (yaklaşık 1330-1384) ve Jan Hus (yaklaşık 1369-1415) gibi sözde Proto-Reformcular, Martin Luther'in daha sonra dile getireceği birçok noktayı dile getirmişlerdi, ancak geniş bir kitleye ulaşma vasıtalarından mahrumdular. Gutenberg'in hareketli harf kalıbı ve matbaa icadı, kitapların artık daha fazla sayıda basılabileceği, ucuza satılabileceği ve geniş çapta dağıtılabileceği anlamına geliyordu. Martin Luther (1483-1546), matbaanın kıymetini fark etmiş ve Katolik Kilisesi'nin otoritesine meydan okumasında bunu ustaca kullanmıştır.

Daha önce yalnızca Wittenberg'in okuryazar bilginleri arasında dolaşan Martin Luther'in 95 Tezi, 1517'deki ilk yayınlanmasından bir yıl içinde en çok satan broşür haline geldi. Bu tarih ile yaklaşık 1525 arasında Luther, yarım milyondan fazla eser yayarak Erken Modern Devrin ilk en çok satan yazarı oldu ve popüler hümanist yazar Desiderius Erasmus'u (yaklaşık 1469-1536), Katolik müdafiilerini ve çağdaş reformcuları geride bıraktı. John Calvin (1509-1564), Heinrich Bullinger (1504-1575) ve diğerlerinin eserleri de en çok satanlar arasına girerek, büyük ölçüde matbaanın gücü sayesinde Protestan Hristiyanlık vizyonunu kurdu.

Proto-Reformcular ve Matbaa

Gutenberg'in icadından önce okuryazar bir halk kitlesi vardı, ancak bu kitle küçüktü ve kitaplar pahalı olduğu için, onları karşılayabilecek üst sınıftan oluşuyordu. Avrupalıların çoğu okuma yazma bilmiyordu, aynı köyde doğup ölüyorlardı ve dünya hakkındaki bilgileri esasen mahalli rahip veya bazen de yolculuk yapan tüccarlar aracılığıyla alıyorlardı. İnsanlar ebeveynlerinden ve rahiplerden öğrendiklerini biliyorlardı ve bu bilgi, tezat bir nokta olmadığı için sorgusuz sualsiz nesilden nesile aktarılıyordu.

Tahta baskı zaman alıcı ve maliyetliydi, bu sebeple Wycliffe'in İncili, Luther'in daha sonra ulaşacağı geniş kitleye ulaşamadı.

Eğlence, şifahi aktarma yoluyla öğrendikleri hikayeleri ezberlemiş hikaye anlatıcıları veya oyuncular şeklinde oluyordu; yazılı eserlere esasen yalnızca manastırlarda ve onların yazı atölyelerinde veya hususi kütüphanelerinde başvuruluyordu. Resimli el yazmalarının üretilmesi bir yıla kadar sürebiliyor ve kendi dillerini bile okuyamayan, hele ki Latinceyi hiç bilmeyen çoğu insan için anlamsız olurdu; böyle bir eseri karşılayabilecek vaziyette olsalar dahi. Bu devirde bazı kitaplar, tahta baskı usulüyle mütevazı bir ölçüde seri olarak üretildi ancak Latince yazıldıkları için halkın kahir ekseriyeti üzerinde fazla bir tesir bırakmadıl.

John Wycliffe, İncil'i Latince'den Orta İngilizce'ye tercüme ettiğinden, daha fazla insanın eseri kendileri okuyabilmesini umuyordu, ancak çoğu insan İngilizce'yi de Latince'yi okuyamıyordu. Wycliffe'in İncil'i, Latince eserleriyle birlikte, önemli ölçüde ilgi çekti ve Jan Hus'un çalışmalarına tesir etti ve Bohemya Reformu'nun (yaklaşık 1380-yaklaşık 1436) başlamasına yardım etti, ancak tahta baskı zaman alıcı ve maliyetliydi, bu yüzden Wycliffe'in İncil'i birçok baskıdan geçmesine rağmen (200'den fazla baskısı hala mevcut), Luther'in daha sonra ulaşacağı geniş kitleye ulaşamadı. Wycliffe, vefatından sonra Kilise tarafından kınandı ve Hus 1415'te idam edildi; ikisi de reformları için umulan geniş çaplı desteği kazanamadı.

Gutenberg Matbaası

Gutenberg'in matbaası, daha büyük ölçüde seri üretim ve okuma materyalinin dağıtılmasını temin ederek her şeyi değiştirdi. Gutenberg'in babası Mainz'deki darphanede çalışıyordu ve oğluna madeni paralara harf kazımak için kullanılan bir zımba kullanmayı öğrettiği düşünülüyor. Şarap ve zeytinyağı için kullanılan preslerle birlikte zımbanın kullanılması, Gutenberg'e matbaa makinesini icat etmesi için ilham vermiş olabilir.

Hareketli tip baskı, Kore'de yaklaşık 1234 yılında (veya bazı akademisyenlere göre Çin'de yaklaşık 1040 yılında) icat edilmiş ve Çinli Song Hanedanlığı'nda (960-1279) kullanılmıştı, ancak bu Gutenberg'in icadının kaynağı gibi görünmüyor. Fikri hem darphaneden hem de şarap presinden ayrıca geliştirdiği ve 1450 civarında Mainz'den Strasbourg'a taşınarak bazı yatırımcılarla ortaklık kurup ilk matbaa makinesinin yapımına başladığı anlaşılıyor.

Gutenberg Bible
Gutenberg İncili NYC Wanderer (CC BY-SA)

Kilisenin büyük kâr için en iyi ümidi sağladığını anlayan Gutenberg, işe yarar bir süreç geliştirdikten sonra, daha önce elle yazılıp cemaat azalarına arafta kalma zamanlarını kısaltmak için satılan endüljansları bastı ve 1456'da Mainz'e geri döndükten sonra standart bir İncil bastı. Büyük bir borç içindeydi ve bu yüzden, Gutenberg'e matbaa sürecini öğreten ilk kişilerden biri olan evlatlık oğlu Peter Schoffer'in de aralarında bulunduğu iş insanı Johann Fust'tan borç aldı. Fust, Gutenberg ödeme yapmadan önce borcunu tahsil etti ve matbaasını elde ederek, icadın kredisini hızla kendi adına aldı ve Schoffer ile birlikte Gutenberg'in İncili'ni kendi adıyla bastı.

Bu süreç, Arnold Pannartz (ö. 1476) ve Conrad Sweynheym (Schweinheim olarak da geçer, ö. 1477) tarafından devralındı ​​ve 1469'da Venedik'te en ünlü matbaalardan birini kurdular; Schoffer ise Mainz'da basmaya devam etti ve başka yerlerde de matbaalar ortaya çıkmaya başladı. Gutenberg 1468'de fakirlik içinde öldü, ancak o zamana kadar icadı, uygun fiyatlı okuma materyali sağlayarak Avrupa toplumunu zaten dönüştürüyordu. Eskiden sadece zengin seçkinlerin erişebildiği kitaplar, örneğin Yaşlı Pliny'nin Tabiat Tarihi, 1472'ye gelindiğinde isteyen ve karşılayabilen herkese satılıyordu.

Matbaa ve Luther

Kilise, ilkin matbaayı memnuniyetle karşıladı zira bu, Avrupa sathındaki cemaatlere düşük maliyetle standart bir İncil tevziatını mümkün kılmanın yanı sıra, endüljanslar, kararnameler ve ilanlar gibi seri üretilmiş vesikaların da temin edilmesini sağladı. Kilise, otoritesine meydan okunmadığı ve ayrıca çoğu insan hala okuma yazma bilmediği için basılanları kontrol etmeye devam etti. Kitapların artık düşük maliyetle temin edilebilmesi, insanların aniden onları okuyabildiği veya hatta okuma isteği duyduğu anlamına gelmiyordu. Kitaplar veya broşürler sıklıkla kasaba meydanında veya bir barda bir dinleyici kitlesine okunuyordu ve 'okuma', az çok 'performans' olarak anlaşılıyordu. Bilim insanı John Bossy şu yorumu yapıyor:

17. asra dek, sessiz okuma ya alimlerin bir zaferi yahut da şuurlu bir dindarlık şekliydi. Okuma, kişinin kendi kendine mırıldanması veya başkalarına yüksek sesle okuması anlamına geliyordu; yazılı kelime 'işitilebilir bir işaret'ti. Bu, mukaddes kitap okuma yeraltı cemaati için ve Luther için de aynı anlama geliyordu. Onun sözü, dinlenmesi gereken bir sözdü, imanla kabul edilmesi gereken bir vaatti, üzerinde düşünülmesi gereken bir metin değildi. Aziz Pavlus'un dediği gibi, iman işitmekle gelirdi; Hristiyan duyusu göz değil, kulaktı. (100)

'Dinleme' Kilise tarafından nezaret altına alınabilir ve Luther 1517'de 95 Tezi'ni neşredene kadar ne duyulduğu kontrol edilebilirdi; bu tez 1519'da neşredilmiş ve geniş çapta dağıtılmıştı. Luther, eseri neşir niyetinde olmadığını iddia etse de, hem neşrini hem de tevziatını teşvik etmiş gibi görünüyor. İronik bir şekilde, 95 Tez, Kilise'nin endüljans satma pratiğini, Gutenberg'in bastığı ilk emirlerden birini tenkit etmiş ve oldukça hızlı bir şekilde popüler bir okuma haline gelmişti. Luther'in eserinin bu kadar çok kopyası tedavülde olduğundan, Kilise artık neyin 'dinlendiğini' kontrol edemez hale geldi ve Luther'in kilise otoritesine meydan okuması, Wycliffe veya Hus'un hayal edebileceğinden çok daha hızlı ve geniş bir şekilde benimsendi ve yayıldı. Bilim insanı Mark U. Edwards Jr. şu yorumu yapıyor:

"Matbaa, Evanjelik naşirlerin daha önce imkansız olanı yapmalarına imkan sağladı: Hristiyanlığı değiştirmeyi hedefleyen bir mesajı hızla ve tesirli bir şekilde geniş bir kitleye ulaştırmak. Birkaç kritik yıl boyunca, bu Evanjelik yayıncılar eski inancı itibarsızlaştıran ve yeni inancı müdafaa eden binlerce broşür neşretti... Reformasyon yalnızca ilk büyük ölçekli "medya kampanyasına" şahit olmakla kalmadı, aynı zamanda ezici bir şekilde tek bir kişi, Martin Luther tarafından domine edilen bir kampanyaya da tanık oldu. Luther'in eserleri, diğer bütün yayıncılardan daha fazla ve tekraren basıldı." (1)

Luther, Ocak 1521'de aforoz edildi ve aynı yılın Nisan ayında Worms Diyeti'nde tövbe etmesi için çağrıldı. Luther bunun yerine, şimdi ünlü olan "İşte Buradayım" beyanında 'yeni doktrinlerini' müdafaa etti. Luther'in Worms Diyeti'ndeki hitabı destekçilerince yazıya geçirildi, neşredildi ve dağıtıldı, bu da ona daha da büyük bir destek kazandırdı. Aynı yılın ilerleyen aylarında Yeni Ahit'i Latince'den Almanca'ya tercüme ettiğinde, matbaaya gönderdiği diğer bütün eserler gibi bu da çok satanlar arasına girdi. Matbaa, Luther'i Erken Modern Çağ'ın ilk ünlü yazarı yapmıştı.

Matbaa ve Diğer Reformcular

Matbaa, Luther'in Kilise'yi açıkça tenkidine imkan sağlarken, aynı zamanda rakiplerine de onu tenkit etme imkanı verdi. Bu ilk hücumlar Kilise'den değil, ilkin Luther'i destekleyen Andreas Karlstadt (1486-1541) ve Thomas Müntzer (yaklaşık 1489-1525) gibi kişilerden geldi. Doktrinleri ayrıca İsviçreli Reformcu Huldrych Zwingli'nin (1484-1531) eserleriyle de sorgulandı. Zwingli, Efkaristiya'nın tabiatına dair Luther ile aynı fikirde değildi ve bu yüzden Zwingli'nin 67 İnanç Maddesi de dahil olmak üzere eserleri, Luther'in otoritesine önemli bir meydan okuma oluşturdu. Zwingli ise, kendisinden ilham alan ancak onun vizyonundan ayrıldıktan sonra kendi görüşlerini müdafaa eden eserler neşredebilen Anabaptistlerce tahkik edildi.

Matbaa, aksi takdirde sesi olmayacak bir demografiye, kadınlara ses verdi.

Aynı zamanda, Luther'in sağ kolu Philip Melanchthon (1497-1560), kendi neşirleriyle Luther'in görüşlerini müdafaa etti; bu da başkalarını onu ve Luther'i destekleyen görüşlerini yayınlamaya, hatta her ikisine de yönelik hücumlarını neşretmeye teşvik etti. Sıklıkla quarto (sekiz sayfa oluşturmak için dört kat katlanmış tek bir sayfa) olarak yayınlanan dini eserler, o devrin en çok satanlarıydı ve Protestan eserler -otoriteye meydan okumada çokça münakaşalı olduklarından- diğerlerinden daha iyi satıyordu.

Bu eserler aynı zamanda yenilikleri sayesinde de popülerdi. Yayınlar, aksi takdirde sesi olmayacak bir demografiye, kadınlara, ses verdi. Argula von Grumbach (1490-yaklaşık 1564), Katharina Zell (1497-1562), Marie Dentière (yaklaşık 1495-1561) ve Olympia Fulvia Morata (1526-1555) gibi adlar, Protestan Reformunu destekleyen yazılar yayınladılar. Bu eserler, sadece kadınlarca yazılmış olmaları yüzünden değil, aynı zamanda reformu müdafaası ve Kilise'yi tenkidi sebebiyle de sıklıkla münakaşalıydı. Aynı zamanda, Katolik Kilisesi, Reformun ilk on yıllarında matbuatı pek kullanmadı, ekseriyetle eski otoritesine güvendi ve müdafaa maksadıyla çok az neşir yaptı. Edwards şöyle belirtiyor:

Katolik naşirlerin mahalli dildeki baskıları ile bir Evanjelik olan Martin Luther'in eserleri arasında basit bir karşılaştırma, Reform'un ilk on yıllarında okuryazar sekülerlerin kalp ve zihinlerini kazanmak için verilen son derece eşitsiz mücadeleyi göstermektedir. 1518 ile 1544 arasında Luther'in yayınlarının (yani İncil tercümeleri hariç, Almanca eserlerinin basım ve yeniden basımları) sayısı en az 2551'di. Aynı dönemde Katolik yayıncılar 514 baskı üretti. Açıkça söylemek gerekirse, bu, her Katolik baskısı için yaklaşık beş Luther baskısı anlamına gelir… Ve elbette Luther'e bir dizi başka üretken Evanjelik yazar da eşlik etti. (29)

Bunlar arasında John Calvin ve Heinrich Bullinger vardı. Calvin, ikonik eseri Hristiyan Dininin Müesseseleri'ni ilkin 1536'da neşretti ve vaazlarının, derslerinin ve İncil tefsirlerinin neşrine ilaveten, hayatının geri kalanında periyodik olarak gözden geçirip yeniden bastı. Bullinger, ünlü eseri On Yıllar'ı 1549-1551 yılları arasında yazdı ve eser daha sonra İngilizceye tercüme edilerek 1577, 1584 ve 1587'de yayımlandı. Calvin ve Bullinger'in tercümeleri İngiltere'de en çok satanlar arasındaydı ve oradaki Püriten ve Ayrılıkçı hareketlere tesir etti. Bullinger'in mutedil yaklaşımı, Karlstadt ve Müntzer gibi Luther'in ilk destekçilerinden olan, ancak daha sonra ondan ayrılıp Hristiyan birliğinin önemini vurgulayan kendi görüşlerini neşreden Martin Bucer'in (1491-1551) daha önceki müdafiiliğini bir nebze aksettiriyordu.

Calvin's Institutes of the Christian Religion Title Page
Calvin'in Hristiyan Dininin Müesseseleri'nin Başlık Sayfası Unknown Artist (Public Domain)

Matbaa ve Karşı Reformasyon

Bu, Kilisenin Protestan Reformasyonu'nun ilk yıllarında basılı yayınlara dair sessiz kaldığı anlamına gelmez. Kardinal Thomas Cajetan (yaklaşık 1468-1534) ve Teolog Johann Eck (1486-1543), Luther'in doktrinlerinin en görünür muhaliflerinden yalnızca ikisiydi. Jeanne de Jussie'nin Kısa Kroniği (1535) ve benzeri eserler de Reformasyonun iddialarına karşı bir zıt görüş sunmuştur. Ancak Kilise, basılı eserler mevzusunu ciddi olarak ele almaya ancak Karşı Reformasyon devrinde başlamıştır.

Karşı Reformasyon (Katolik Reformasyonu olarak da bilinir, 1545-yaklaşık 1700), Kilisenin Protestan Reformasyonuna verdiği cevaptı ve Kilisenin sapkın okuma materyali olarak gördüğü şeylerin çoğalmasını ele aldı. Martin Luther'ı veya ondan sonra gelenleri susturmayı başaramayan Kilise, imajını düzeltmeye ve Katolik olmanın ne anlama geldiğini ve Protestan iddialarının neden geçerli olmadığını açıkça tanımlayarak otoritesini yeniden kurmaya fokuslandı.

Kilise, matbaadan tam olarak yararlanmakta yavaş davranmış gibi görünse de, Protestan iddialarına karşı mühim reddiyeler ve Hristiyanlığın Katolik vizyonunu ilerleten eserler neşretti. Bu seri üretilen kitaplardan ikisi, en büyük Katolik müdafiilerinden biri olan, dini bir tecrübeden sonra Katolik rahip olan Basklı asker Ignatius Loyola'nın (1491-1556) aktivizmine doğrudan sebep oldu. Bu tecrübe, 1521'de bir yaralanmadan iyileşirken Hz. İsa'nın hayatı ve azizlerin fiilleri üzerine okuduğu iki kitaptan ilham almıştı. Loyola, daha sonra Ruhani Egzersizler (1548) adlı eserini yazdı ve Kilise'nin iddialarını müdafaa için Cizvit Tarikatı'nı kurdu. Loyola'nın Ruhani Egzersizleri, günümüzde hala dini bağlılığa dair en büyük rehberlerden biri olarak kabul edilir ve Cizvitlerin disiplininin temelini oluşturmuştur.

Title Page of the Life of Ignatius of Loyola
Ignatius Loyola'nın Hayatı'nın Başlık Sayfası Cornelis Galle (Public Domain)

Ferdi Katolik hükümdarlar ve papalar, Protestan eserlerinin yayılmasına, bunları yasaklayarak ve matbaacıları para cezasına çarptırarak, hapse atarak veya idam ederek karşılık verdiler. Cizvitler, bu politikayı desteklerken, aynı zamanda Katolik okulları, seminerleri ve üniversiteleri kurarak da karşı koydular; bu okullar, daha sonra Kilise'yi destekleyen ve Reformasyon iddialarını kınayan kendi müdafaalarını neşreden yazarlar yetiştirdi. Trent Konseyi (1545-1563), Kilise içindeki hata ve suistimalleri düzeltirken otoritesini yeniden teyit etti ve bunun bir yönü de 1563'te Yasaklı Kitaplar Endeksi'nin oluşturulmasıydı. Endeks, sapkın veya kişinin inancına tehdit olarak kabul edilen eserlerin bir listesiydi ve Katoliklerin bunları okumasına veya yayınlamasına izin verilmiyordu; Bunu yapmak, seküler otorilerce aforoz edilme ve cezalandırılma riskini beraberinde getiriyordu.

Sonuç

Kilise, 1563'ten önce de İndeks'in muhtelif versiyonlarını oluşturmuş, matbaacıları zulüm altına almış ve matbaalarını imha etmişti; ancak bu vaziyet, Protestan eserlerin yasaklanması sebebiyle daha da popüler hale gelmesine neden oldu. İndeks'i aşmak için, Trent'te resmen kabul edilmesinden önce ve sonra, matbaacılar eserlere başka başlıklar vererek, yazarın adını kapaktan çıkararak ve düzenli olarak bir bölgeden veya ülkeden diğerine kaçak yollarla sokarak gizlemeye çalıştılar.

Index of Prohibited Books
Yasaklı Kitaplar Endeksi Drw1 (CC BY-SA)

1524 gibi erken bir tarihte, Leipzig matbaacıları, şehirde Protestan eserlerin basılmasına getirilen yasak yüzünden önemli ölçüde gelir kaybettiklerinden şikayet ederek şehir konseyine başvurdu. Leipzig, Luther'den önce en karlı neşriyat merkezlerinden biriydi, ancak Wittenberg gibi, "yeni doktrinler" üzerine kitaplar en karlı mahsulleri haline geldiğinde bir patlama yaşadı. Yasağı atlatmayı göze alamayan matbaacılar, çalışmalarına devam edebilecekleri diğer şehirlere taşındılar veya kitapları gizlice ve yüksek risk altında bastılar. Hangi yolu seçmiş olurlarsa olsunlar, Protestan eserler basılmaya devam etti ve kataloglarının en popülerleri olarak kaldı. Bilim insanı Andrew Pettegree şu yorumu yapıyor:

"Alman matbaa piyasası üzerindeki tesiri derindi: neredeyse yeniden bir başlangıca eşdeğerdi. Luther'den önceki on yılda, Kutsal Roma İmparatorluğu, Avrupa kitap üretiminin yaklaşık dörtte birinden mesuldü; bu kitapların %75'i Latince idi. Sonraki on yılda, Alman kitap üretimi Avrupa toplamının %42'sine kadar dramatik bir şekilde arttı; 1521-1525 yılları arasında beş yılda Almanya, Avrupa'da yayınlanan her iki kitaptan birini oluşturuyordu ve bunların %80'i Almanca idi... bu dönüşte evanjelik matbaanın rolü inkar edilemezdi. 1518-1527 arasındaki on yılda Luther'in kendi eserleri toplam Alman üretiminin %20'sini oluşturuyordu, ancak o tek başına bir çete değildi." (Rublack, 382)

Kilise Protestan eserlerini bastırmak için ne kadar çok çaba harcarsa, bu eserler o kadar popüler hale geldi ve nihayetinde Protestan vizyonu, yazarlarının yazılı kelimeyi güçlü bir şekilde kullanmaları sayesinde kuruldu. Kitaplar, Luther, Melanchthon, Calvin veya Bullinger ile hiç tanışmamış ve asla tanışmayacak olan insanların, ister kitapları okuyarak isterse okunduğunu dinleyerek, görüşlerini doğrudan duymalarına imkan verdi ve kitap ve kitap, Protestan Reformu'nun 'yeni doktrinleri', bir zamanlar onları kolayca susturan eski inançla aynı seviyede meşru bir inanç sistemi olarak kendini gösterdi.

Sorular & Cevaplar

Matbaa, Protestan Reformu'na nasıl tesir etti?

Matbaa, Protestan Reformu'nda merkezi bir rol oynadı zira 'yeni doktrinlerin' daha önce mümkün olandan çok daha geniş bir ölçüde yayılmasına imkan sağladı.

Matbaa, Protestan Reformu'na sebep oldu mu?

Hayır, matbaa Protestan Reformu'na sebep olmadı, ancak Hristiyanlığın yeni bir vizyonunu oluşturmada ve Katolik Kilisesi'nin güç ve birliğini kırmada başarılı olmasına yardım etti.

Reformasyon devrinde matbaa hem Protestanlar hem de Katoliklerce kullanıldı mı?

Evet, Reformasyon devrinde hem Katolikler hem de Protestanlar basını kullandı, ama Protestanlar basını daha erken ve etkili bir şekilde kullandı ve mesajları yeni olduğundan eserleri ilk Katolik yayınlarından daha popülerdi.

Protestan Reformu zamanında basılan en popüler eserler hangileriydi?

Protestan Reformu'nun ilk yıllarında basılan en popüler eserler Martin Luther'in yazdıklarıydı. Reform ilerledikçe, Protestan eserler Katolik Kilisesi'nin ananevi otoritesine meydan okudukları için en çok satanlar arasında yer almaya devam etti.

Çevirmen Hakkında

Batuhan Aksu
Batuhan, Georgetown Üniversitesi Tarih Bölümü'nde doktora öğrencisidir. Üniversiteye katılmadan önce Boğaziçi Üniversitesi (MA-BA) ve Manchester Üniversitesi'nden (ER+) dereceler almıştır. İlgi alanları arasında seyahat çalışmaları ve entelektüel tarih bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Joshua J. Mark
Joshua J. Mark, Dünya Tarihi Ansiklopedisi'nin kurucu ortağı ve içerik direktörüdür. Daha önce New York'taki Marist College’de tarih, felsefe, edebiyat ve yazı dersleri vermiştir. Ayrıca pek çok yere seyahat etmiş, Yunanistan ve Almanya’da yaşamıştır.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, J. J. (2026, Mart 10). Matbaa ve Reform. (B. Aksu, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2039/matbaa-ve-reform/

Chicago Formatı

Mark, Joshua J.. "Matbaa ve Reform." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, Mart 10, 2026. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2039/matbaa-ve-reform/.

MLA Formatı

Mark, Joshua J.. "Matbaa ve Reform." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, 10 Mar 2026, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2039/matbaa-ve-reform/.

Reklamları Kaldır