Bastet

Sunucu Maliyetleri Bağış Kampanyası 2024

Dünyaya ücretsiz tarih eğitimi sağlama misyonumuza yardımcı olun! Lütfen bağış yapın ve 2024 yılında sunucu maliyetlerimizin karşılanmasına katkıda bulunun. Desteğinizle her ay milyonlarca insan tarihi tamamen ücretsiz olarak öğreniyor.
$3071 / $18000

Tanım

Joshua J. Mark
tarafından yazıldı, Sevde Demir tarafından çevrildi
24 Temmuz 2016 tarihinde yayınlandı
Diğer dillerde mevcut: İngilizce, Fransızca, İspanyolca
X
The Gayer-Anderson Cat (by Osama Shukir Muhammed Amin, Copyright)
Gayer Anderson Kedisi
Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Bastet yuvanın, evcilliğin, kadınların sırlarının, kedilerin, bereketin ve de doğurganlığın Mısır’a özgü tanrıçasıdır. Evi kötü ruhlardan ve hastalıklardan, özellikle de kadınlar ve çocukları ilgilendiren hastalıklardan korur. Mısır dinindeki birçok tanrı gibi o da ölümden sonraki hayatta rol alır.

Başlıca görevlerinden biri olmamasına rağmen bazen ölülere yardım eden bir rehber olarak da tasvir edilmiştir. Güneş tanrısı Ra'nın kızıydı ve Ra'nın Gözü (her şeyi gören göz) ve Uzak Tanrıça (Ra'yı terk eden ve dönüşüyle dönüşüm getiren kadın tanrıça) kavramlarıyla ilişkilendirilirdi. Bastet herkesin yuvasının ve ailesinin koruyucusu olduğundan antik Mısır’daki en popüler tanrıçalardan biriydi.

Bastet’in İsminin Anlamı

Orijinalinde ismi B’sst idi, zamanla Ubaste, Bast ve en sonunda Bastet oldu; bu ismin anlamı bilinmemektedir ya da, en azından, evrensel olarak kabul görmemiştir. Geraldine Pinch'in iddasına göre 'ismi muhtemelen Merhem Kavanozunun Hanımı anlamına geliyor' çünkü onun koruma ve koruyucu merhemlerle ilişkisi vardır. Yunanlılar onu kendi tanrıçaları Artemis ile yakından ilişkilendirirlerdi ve Artemis'in ikiz kardeşi (Apollo) olduğu gibi Bastet'in de ikiz kardeşi olması gerektiğine inanırlardı. Apollo'yu, İsis'in oğlu Horus (Heru-sa-Aset) ile ilişkilendirirlerdi ve bu nedenle, Bastet olarak bilinen tanrıçayı ba'Aset (İsis'in Ruhu) olarak adlandırırlardı; bu, ismine ikinci bir 'T' eklenmesiyle dişiliği belirten (İsis'in isimlerinden biri olan Aset'in) çevirisidir.

Ancak Bastet, bazen parfüm ve hoş kokuların tanrısı olan ve oğlu olduğu düşünülen Nefertum ile de ilişkilendirilirdi ve bu isminin anlamını merhem kavanozuyla daha da bağlantılı hale getirir. En bariz anlayışa göre, başlangıçta ismin anlamı Merhem Kavanozunun Hanımı (Ubaste) gibi bir ifadeye denk geliyordu ve Yunanlılar, onu Mısır'daki en popüler tanrıça olan İsis ile ilişkilendirdikleri için anlamını İsis'in Ruhu olarak değiştirdiler. Buna rağmen bilim adamları isminin anlamıyla ilgili bir karara varamadılar.

Bastets & Sekhmets
Bastetler ve Sekhmetler
Kotomi Yamamura (CC BY-NC-SA)

İlişkileri

Bastet, Mısır'ın İkinci Hanedanlığı'ndan (MÖ. 2890-MÖ. 2670) itibaren hem erkekler hem de kadınlar arasında inanılmaz derecede popülerdi ve en az MÖ 5. yüzyıldan itibaren kültü, Bubastis şehrinin merkezinde yerini almıştı. İlk olarak dişi aslan başına sahip bir kadın olarak tasvir edilmiş ve tanrıça Sekhmet ile yakından ilişkilendirilmişti, ancak bu tanrıçanın ikonografisi giderek daha saldırgan hale geldikçe, Bastet'in görüntüleri önceki vahşi intikamcı biçimlerine kıyasla yumuşayarak daha çok gündelik bir dost ve yardımcı olarak sunulmuştur. Akademisyen Geraldine Pinch şöyle yazıyor:

Piramit Metinlerinden itibaren, Bastet'in hem koruyucu anne hem de dehşet verici bir intikamcı olmak üzere iki farklı yanı vardır. Tabut Metinleri ve Ölüler Kitabı'nda ve tıbbi büyülerde ağırlıklı olarak yer alan yönü şeytani yanıdır. "Bastet'in Kasapları"nın insanlığa veba ve diğer felaketleri getirdiği söylenirdi. Bir büyü, vebaya yakalanmamak için 'Bastet'in oğlu' gibi davranmayı tavsiye eder. (115)

Kimi zaman Bastet sanatsal olarak ayaklarının dibinde bir sürü kedi yavrusuyla resmedilirdi, ancak en popüler tasviri oturup ileriye bakan bir kedidir.

Her ne kadar büyük saygı gördüyse de iki ünvanının da gösterdiği gibi, aynı derecede korkulurdu: Dehşetin Hanımı ve Katliamın Hanımı. O, hem Ra'nın bir yönü olan kutsal kedi Mau ile hem de adalet tanrıçası ve Mısır tarihinin ilk dişi tanrıçası olan Mafdet ile ilişkilendirilir.

Bastet ve Sekhmet erken biçimlerini, masumların kedi savunucuları ve haksızlığa uğrayanların intikamcıları özelliklerini Mafdet'ten aldılar. Bu ilişki, masumların koruyucusu olan, uzun bir bıçak taşıyan aslan başlı bir adam veya bir aslan olarak gösterilen Bastet'in oğlu, Maahes'in tasvirlerinde de devam ettirildi.

Bastet'in Mau ile olan ilişkisinde, bazen patisinde bir bıçakla Ra'nın düşmanı Apophis'in başını keserek yok ederken görülür; bu, Mau'nun en iyi bilinen imgesidir. Zaman geçtikçe, Bastet daha çok bir aile dostu haline gelerek aslan biçiminin izlerini tamamen kaybetti ve genellikle bir ev kedisi ya da elinde çıngırak tutan kedi başlı bir kadın olarak tasvir edilmeye başlandı. Kimi zaman sanatsal olarak ayaklarının dibinde bir sürü kedi yavrusuyla resmedilirdi, ancak en popüler tasviri oturup ileriye bakan bir kedidir.

Bastet
Bastet
Trustees of the British Museum (Copyright)

Din ve İkonografi'deki Rolü

Bastet, MÖ 3. milenyumun başlarında Aşağı Mısır'da intikamcı bir dişi aslan formunda ortaya çıkar. Piramit Metinleri dönemi (MÖ 2400-2300 civarı) zamanında, Mısır Kralı'nın gençliğinde dadısı, büyüdüğünde ise koruyucusu olarak ilişkilendirilmişti. Daha sonraki Tabut Metinleri'nde (MÖ 2134-2040 civarı) bu rolünü korumaya devam ederken bir yandan ölülerin koruyucusu olarak da görülür. Bilim insanı Richard H. Wilkinson bu konuda şunları söylüyor:

Bilinen en erken formunda, 2. Hanedanlık dönemine ait taş kaplardaki tasvirlerde Bastet yelesiz dişi aslan başlı bir kadın olarak tasvir edilmiştir. Tanrıçanın ikonografisi değişti ancak belki de bunun sebebi doğasının diğer dişi aslan tanrıçalarınkinden daha yumuşak görülmeye başlamasından kaynaklanıyordur. (178)

Aşağı Mısır'da bulunan Bubastis'teki kült merkezi, ülkenin her yerinden insanların tanrıçaya saygılarını sunmak ve ölmüş kedilerinin bedenlerini şehirde defnetmek adına buraya seyahat etmesiyle Mısır'ın en zengin ve en gösterişli şehirlerinden biri haline geldi. Mısır sanatında, ikonografisi daha önceki tanrıça Mafdet ve aynı zamanda Bastet ile yakından ilişkili olan Sekhmet ile bağlantılı tanrıça Hathor'dan ödünç alınmıştır.

Bazı heykellerde Bastet'in elindeki çıngırağın görünümü, geleneksel olarak enstrümanı taşıyan Hathor ile açık bir bağlantıdır. Hathor, insanları günahlarından dolayı yok etmek için Ra tarafından dünyaya gönderilen dişi aslan tanrıça Sekhmet olarak başladığı yolculuğunda, kana susamış bir yok ediciden insanlığın nazik dostuna köklü bir dönüşüm geçiren bir başka tanrıçadır. Bastet'in durumunda ise, daha ılımlı hale gelmesine rağmen, yasaları çiğneyenlere veya başkalarına zarar verenlere karşı hiç de daha az tehlikeli değildi.

Egyptian Cat
Mısırlı Kedi
Shadowgate (CC BY)

Setna ve Taboubu'nun Hikayesi

Setna ve Taboubu'nun Hikayesi (Birinci Setna veya Setna I olarak bilinen eserin bir parçası), Roma Mısır tarihinin bir eseri olan Mısır edebiyatının orta kesitindendir ve şu anda Mısır'daki Kahire Müzesi'nde bulunmaktadır. Setna hikayelerinin ana karakteri, II. Ramses'in (M.Ö. 1279-1213) oğlu olan ve gerçek bir prens ve Ptah'ın Baş Rahibi Khaemweset'e (M.Ö. 1281-M.Ö. 1225) dayanan Prens Setna Khaemwas'tır. 'İlk Mısırbilimci' olarak bilinen Khaemweset, antik Mısır anıtlarının restorasyonu ve korunması konusundaki çabalarıyla ünlüdür ve Ptolemaios Hanedanı dönemine gelindiğinde, büyük bir bilge ve büyücü olarak saygı görmüştür. Hikâye birçok farklı şekilde yorumlanabilse de Geraldine Pinch bu bölümün en açık şekilde Bastet'in günahkarları nasıl cezalandırdığının bir örneği olarak anlaşılabileceğini savunur.

Bu hikâyede genç Prens Setna, mezar sakinleri ona yapmaması için yalvarmasına rağmen mezardan bir kitap çalar. Kısa bir süre sonra Ptah Tapınağı'nın yakınlarında, Memphis'te, hizmetkarlarının eşlik ettiği güzel bir kadın görür ve ona âşık olur. Onu soruşturur ve Bastet rahibinin kızı Taboubu olduğunu öğrenir. Hayatında daha güzel bir kadın görmeyen Prens, ona on altın parça karşılığında yatağına gelmesini isteyen bir not gönderir. Ancak kadın, yaşadığı yer olan Saqqara'daki Bastet Tapınağı'na gelmesini ve orada tüm arzuladığı şeylere sahip olacağını belirten bir karşı teklif sunar.

Setna, sabırsızlanarak villaya gider ancak Taboubu'nun bazı şartları vardır. Öncelikle ona tüm mal ve mülkünü kendisine devretmesi gerektiğini söyler. Şehvetle öylesine dolmuştur ki teklifi kabul eder ve onu kucaklamak için harekete geçer. Ancak, kadın onu geri iter ve yasal aktarımda herhangi bir sorun çıkmaması için Prens'in çocuklarının da belgeleri imzalamalarının şart olduğunu söyler. Setna ikna olup çocuklarını imza için gönderir. Onlar belgeleri imzalarken, Taboubu başka bir odaya geçer ve 'bedeninin her bir yerinin görülebileceği' kadar ince, keten bir elbiseyle geri döner. Prens için arzusu neredeyse kontrol edilemez hale gelir.

Belgeler imzalandıktan sonra tekrar ona doğru ilerlerler ancak kadının üçüncü bir talebi daha vardır: Çocuklarının, anlaşmadan dönmeye çalışıp onu uzun ve yorucu bir mahkeme mücadelesine sürüklememeleri için öldürülmesi gerektiğini söyler. Setna bunu anında kabul ediyor; çocukları öldürülüyor, cesetleri ise sokağa atılıyor. Daha sonra kıyafetlerini çıkarır ve Taboubu'yu hızla yatak odasına götürür. Onu kucaklarken kadın birden bağırır ve kaybolur- etraflarındaki oda ve villa da kaybolur- ve Setna, çıplak bir şekilde sokağın ortasında, penisi kil bir çömleğin içinde kalakalır.

Bu sırada firavun gelir ve Prens Setna tamamen aşağılık bir duruma düşer. Firavun, onun çocuklarının hala hayatta olduğunu ve yaşadığı her şeyin bir illüzyon olduğunu Prens Setna'ya bildirir. Setna, mezarındaki ihlali için cezalandırıldığını anlar ve hızla kitabı geri götürür. Bununla da kalmayıp, mezar sakinlerine tazminat olarak başka bir şehre seyahat eder ve orada gömülmüş olan mezar sakinlerinin ailelerinden olan mumyaları getirir; böylece hepsi tek bir yerde yeniden bir araya gelir.

Bilim insanları Taboubu'nun kimi temsil ettiği konusunda farklı fikirlere sahip olsalar da tanrıçaların rahiplerinden birinin kızı olarak Bastet ile yakından ilişkilendirildiği için onun Bastet’in yeryüzündeki yansıması olduğu konusunda hemfikirdirler. Taboubu'nun, Setna'yı istediği yere getirdikten sonra yırtıcı doğası, bir kedinin fare ile oynamasını anımsatır. Geraldine Pinch, Taboubu'nun "tanrıları gücendiren insanları cezalandırmanın geleneksel rolünü oynayan Bastet'in kendisinin bir göstergesi" olduğunu ifade ediyor. (117) Bu hikâyede, Bastet, bir mezarı ihlal eden suçluyu cezalandırmak için güzel bir kadın biçimini alıyor, ancak hikâye aynı zamanda kadınları sadece cinsel nesneler olarak gören erkekler için de uyarıcı olmalıydı; böylece gerçekten bir tanrıçanın huzurunda olduklarını ve onu incitirlerse neler olabileceğini bilemeyeceklerdi.

Bronze Cat from Egypt
Mısır'dan Bronz Kedi
Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Bastet’e İbadet

Tanrıça başlıca Bubastis'te tapınılırdı, ancak Saqqara ve diğer yerlerde de koruyucu bir konumda tutulurdu. Wilkinson şöyle yazıyor:

Tanrıçanın popülaritesi zamanla arttı ve Geç Dönem ile Greko-Romen dönemlerinde büyük bir statü kazandı. Ana kült merkezi, Delta'nın doğusundaki Bubastis -Tell Basta- şehriydi ve her ne kadar Bastet tapınağının sadece ana hatları kalsa da Herodot MÖ 5. yüzyılda burayı ziyaret etmiş ve ihtişamı için övmüştür. Yine Herodot tarafından tasvir edilen Bastet festivali, Mısır'daki tüm dini festivallerin en gösterişli olanı ve büyük kalabalıkların katıldığı durmak bilmeyen dans, içki ve eğlencelerle kutlanmıştır. (178)

Herodot, Bastet kültü hakkında bilgi veren en birincil kaynaktır ve ne yazık ki, tanrıçaya nasıl ibadet edildiği konusuna fazla değinmemiştir. Görünüşe göre diğer Mısır tanrılarında da olduğu gibi hem erkekler hem de kadınlar Bastet'in rahibi olarak hizmet etmişlerdir, Bubastis'teki tapınağı, tıbbi müdahaleden danışmanlığa ve gıda dağıtımına kadar çeşitli hizmetler sunan şehrin odak noktasıydı. Herodot bu tapınağı şöyle tanımlar:

Girişi saymazsak tapınak bir adanın üzerindedir; Nil'den gelen iki ayrı kanal tapınağın girişine doğru gelir ve ulaştıktan sonra ise tapınağın etrafında zıt yönlere doğru akarlar; her biri yüz metre genişliğinde ve ağaçların gölgesinde kalıyor. Tapınak, şehrin ortasında yer almakta olup, şehrin tamamının çevresi tapınağın içine bakmaktadır; çünkü şehir yükseltilmiş, ancak tapınağın yüksekliği ilk yapıldığından beri aynı bırakılmıştır, bu yüzden dışarıdan görülebilmektedir. Etrafını figürlerin oyulduğu bir taş duvar çevrelemektedir; içerisinde devasa bir tapınağın etrafında büyüyen çok uzun ağaçlardan oluşan bir koru görülmektedir ve bu tapınakta tanrıçanın heykeli bulunmaktadır; tapınak kare şeklinde olup her bir kenarı bir furlong (yaklaşık 201 metre) uzunluğundadır. Yaklaşık üç furlong (603 metre kadar) uzunluğunda, taş döşeli bir yol, pazarın içinden geçerek doğuya doğru Hermes tapınağına yönelerek girişe ulaşır; bu yol yaklaşık 400 fit (yaklaşık 122 metre) genişliğinde olup, göğe uzanan ağaçlarla çevrilidir. (Histories, II.138).

Mısır halkı, her yıl Bubastis'teki büyük Bastet festivaline gelirlerdi; bu, yılın en gösterişli ve popüler etkinliklerinden biriydi. Herodot'tan alıntı yapan Geraldine Pinch, "Bubastis'teki yıllık festival sırasında kadınlar tüm kısıtlamalardan kurtulur; İçerek, dans ederek, müzik yaparak ve cinsel organlarını sergileyerek tanrıçanın festivalini kutlardılar" (116). Herodot'un tarif ettiği kadınların "eteklerini kaldırması", tanrıçayla ilişkilendirilen doğurganlık kadar, toplumsal kısıtlamalardan özgürleşme ile de ilgiliydi. Mısır'daki diğer birçok festivalde olduğu gibi, Bastet'in kutlaması da modern kutlayıcıların Avrupa'da Karnaval veya Amerika Birleşik Devletleri'nde Mardi Gras sırasında yaptığı gibi, kısıtlamaların bir kenara bırakıldığı bir zamandı. Herodot, festivale katılmak için Bubastis'e giden insanların hayat dolu bir tasvirini sunar:

İnsanlar Bubastis'e giderken, nehir yoluyla seyahat ederler ve her teknede çok sayıda erkek ile kadın bir arada bulunurdu. Kadınların bir kısmı çıngırak çalarken diğerleri yol boyunca flüt çalar, geri kalan kadınlar ve erkekler ise şarkı söyleyip alkışlayarak eşlik ederlerdi. Bubastis'e nehir yoluyla seyahat ederken, başka bir kasabaya yaklaştıklarında teknelerini kıyıya yanaştırırlar; sonra bazı kadınlar benim söylediğim gibi davranırken bazıları ise kasabanın kadınlarına alayla bağırır; diğerleri dans eder ve ötekiler ayağa kalkıp eteklerini kaldırır. Bunu, nehir kıyısındaki herhangi bir kasabaya yanaştıklarında yaparlardı. Ancak Bubastis'e vardıklarında, büyük kurbanlar sunarak bir festival düzenlerler ve bu şenlikte tüm yıl boyunca içilenden daha fazla şarap içerlerdi. Yerlilerin söylediğine göre, erkekler ve kadınların (çocuklar hariç) yedi yüz bin kişi olarak orada toplanması âdettendir. (Histories, Kitap II.60)

Herodot, bu festivalin ihtişam ve aşırılık açısından diğerlerini geride bıraktığını iddia etse de gerçekte birçok tanrıyı kutlayan pek çok festival de aynı iddiada bulunabilirdi. Ancak, bu tanrıçanın popülaritesi, onun kutlamasını Mısır kültüründe özel bir önem haline getirdi. Yukarıdaki pasajda, Herodot, teknelerdeki kadınların kıyıdakilerle nasıl alay ettiklerinden bahseder ve bunu, onları günlük işlerinden vazgeçirip büyük tanrıçanın kutlamasına katılmaya teşvik etmek için yaptıklarını belirtir. Aslında, Bastet popülaritede sadece İsis'in arkasından geliyordu ve Yunanistan üzerinden Roma'ya geçtiğinde, Romalılar ve daha sonraki Roma İmparatorluğu'nun tebaası arasında da eşit derecede popülerdi.

The Battle of Pelusium
Pelusium Savaşı
Simon Seitz (CC BY-NC-SA)

Bastet'in Kalıcı Popülerliği

Bastet'in popülaritesi, kadınların ve evin koruyucusu rolünden kaynaklanırdı. Belirtildiği gibi, her erkeğin Bastet'in sağladığı bakımdan yararlanan bir annesi, kız kardeşi, kız arkadaşı, karısı veya kızı olması nedeniyle onlar arasında da kadınlar kadar popülerdi. Dahası, Mısır'daki kadınlar yüksek saygı görüyor ve neredeyse eşit haklara sahipti, bu da kadınları koruyan ve kadınların sırlarını yöneten bir tanrıçanın özellikle yüksek bir statüye sahip olmasını neredeyse garanti ederdi.

Mısır'da kediler; evleri haşeratlardan, mahsulleri ise istenmeyen hayvanlardan koruduğu ayrıca sahiplerine oldukça bakım gerektirmeyen bir arkadaşlık sağlayarak temiz tuttuklarından oldukça değer görürlerdi. Bastet'in festivalinin en önemli yönlerinden biri, tapınağına mumyalanmış kedilerin teslim edilmesiydi. Tapınak 1887 ve 1889'da kazıldığında, 300.000'den fazla mumyalanmış kedi bulundu. Wilkinson, onun evrensel popülaritesini yorumlayarak şöyle yazıyor:

Kedi ve kedi yavruları tılsımları sıkça tercih edilen Yeni Yıl hediyeleriydi. Bastet’in adı muhtemelen tanrıçayı doğurganlık verici olarak anmak ve diğer aslan tanrıçaları gibi onun da Mısır yılının sonundaki 'Şeytan Günleri' ile ilişkilendirilen karanlık güçlere karşı koruyucu bir tanrıça olarak görülmesi nedeniyle genellikle küçük seremoni 'Yeni Yıl şişeleri'ne yazılırdı. (178)

Bastet o kadar popülerdi ki, MÖ 525'te Pers Kralı II. Cambyses, Mısır'a saldırdığında, teslim olmalarını sağlamak için tanrıçayı kullandı. Mısırlıların hayvanları çok sevdiğini, özellikle kedileri, bildiği için askerlerinden kalkanlarına Bastet'i boyamalarını istedi ve ardından bulabildikleri tüm hayvanları düzenleyip ordunun önünde Pelusium'un hayati öneme sahip şehrine doğru sürdü. Mısırlılar hem hayvanları hem de Bastet'i incitmekten korktukları için savaşmayı reddettiler ve teslim oldular.

Tarihçi Polyaenus (MS 2. yüzyıl), zaferinden sonra, II. Cambyses'in Mısırlıların şehirlerini hayvanlar uğruna teslim etmeleriyle alay etmek için bir torbadan kedileri yüzlerine attığını yazmaktadır. Ancak Mısırlılar, kedinin saygınlığına ve Bastet'e olan ibadetlerinden vazgeçmediler. Onun en popüler ve güçlü tanrılardan biri olarak statüsü, Mısır tarihindeki geri kalan süre boyunca ve Roma İmparatorluğu dönemine kadar devam etti, ancak diğer tanrılar gibi Bastet’de Hristiyanlığın yükselişiyle gölgelendi.

Çevirmen Hakkında

Sevde Demir
Turist rehberliği öğrencisi olarak; tarih, sanat, kültür, arkeoloji vb. konularda daha fazla bilgi edinmek için sabırsızlanıyorum. Geleceği görmemi sağladığı için geçmişi bilmek benim için bir zevk!

Yazar Hakkında

Joshua J. Mark
Serbest yazar ve yarı zamanlı olarak New York Marist College'da Felsefe bölümü öğretim üyesi olarak çalışan Joshua J. Mark; Yunanistan ve Almanya'da yaşadı ve Mısır'ı seyahat etti. Tarih, edebiyat, yazı ve felsefe sahalarında lisans seviyesinde ders vermektedir.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, J. J. (2016, Temmuz 24). Bastet [Bastet]. (S. Demir, Çevirmen). World History Encyclopedia. alınmıştır https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-15010/bastet/

Chicago Formatı

Mark, Joshua J.. "Bastet." tarafından çevrildi Sevde Demir. World History Encyclopedia. Son güncelleme Temmuz 24, 2016. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-15010/bastet/.

MLA Formatı

Mark, Joshua J.. "Bastet." tarafından çevrildi Sevde Demir. World History Encyclopedia. World History Encyclopedia, 24 Tem 2016. İnternet. 20 Tem 2024.