Antik Roma’nın Forum Romanumu ya da Roma Forumu, MÖ 7. yüzyıldan itibaren şehrin hareketli dini, idari, hukuki ve ticari merkeziydi. İmparatorluk Dönemi’nde işlevi giderek daha görkemli ve törenlere uygun hale gelen Forum, tanrısallaştırılmış imparatorların tapınakları, adanmış sütunlar ve imparatorluğun dört bir yanındaki askeri zaferleri kutlayan büyük zafer takları ile Roma’nın gücünün ve kibirinin taş ve mermerden yapılmış anıtsal bir simgesi haline geldi. Deprem, hava koşulları, kirlilik ve yüzyıllar boyunca mimarların taşlarını ve sütunlarını sökmesi nedeniyle büyük zarar görmüş olsa da, Forum Romanum antik çağdan günümüze kalan en etkileyici alanlardan biri olmaya devam etmekte ve bir zamanlar görkemli olan Roma dünyasına eşsiz bir pencere sunmaktadır.
Tarihî Genel Bakış
Forum Romanum, Roma’nın Kapitol ve Palatin Tepeleri arasında yer almaktadır. Roma efsanesine göre, MÖ 8. yüzyılın ikinci yarısında Romalılar ile Sabinler arasında bir savaşın yapıldığı yerdir. Forum Romanum’daki kazılarda, MÖ 11. yüzyıldan MÖ 9. yüzyıla kadar kullanılan Demir Çağı mezarlıklarının varlığı ortaya çıkarılmıştır. Bölge, Tiber Nehri’nin yıllık taşkın seviyesinin üzerine çıkarılmak amacıyla büyük miktarda toprak ve moloz ile doldurulmuştur. MÖ 8. yüzyılın sonları veya 7. yüzyılın başlarında ise alan döşenmiştir. Regia ve Vesta Tapınağı gibi erken döneme ait ritüel alanları ve tapınaklarla Forum, şehrin en önemli dini, siyasi, ticari ve hukuki faaliyetlerinin merkezi olarak halkın odak noktası haline gelmiştir. Yüzyıllar içinde dükkanlar çevreye veya başka yerlere itilirken, mimari giderek daha etkileyici ve törenlere uygun bir işlev kazanmıştır.
Forum’da halk toplantıları ve özellikle hukuk mahkemeleri için kullanılan ilk bazilikalar MÖ 184 yılında ortaya çıktı. Aynı zamanda MÖ 2. yüzyılda, Forum’un üç tarafına sütunlu dükkanlar eklendi. Ana cadde, Forum’dan Palatin Tepesi’ne uzanan döşeli bir yol olan Via Sacra idi. MÖ 121 yılında, Transalp Galya’da prokonsül olan Fabius Maximus’un zafer takı ilk kez eklendi. MÖ 1. yüzyıl büyük bir inşaat faaliyeti dönemiydi ve günümüzde gördüğümüz Forum’un formu büyük ölçüde bu döneme aittir. Lucius Cornelius Sulla (MÖ 138-78), genişletilmiş Roma Senatosu’nun merkezi olan daha büyük bir Kuria binası inşa etti ve Forum’u beyaz traverten taşlarla döşedi.
Jül Sezar (MÖ 100-44) ve Augustus (hükümdarlık dönemi MÖ 27-MS 14) dönemlerinde birçok yeni yapı ortaya çıktı. Özellikle Augustus, mevcut birçok yapıda kapsamlı yenilemeler yaptı ve Sezar’ın tanrısallaştırılmasının ardından, MÖ 29 yılında Sezar’ın cenaze ateşinin bulunduğu yere dikilen sütunu Divus Iulius Tapınağı ile değiştirdi. Augustus döneminde Forum, mermerle yeniden döşendi ve altındaki kanalizasyonlar temizlendi. MS 10 yılında bazen Senato toplantılarında kullanılan Concordia Augusta Tapınağı yeniden inşa edildi. Bu çalışmalar sonucunda, düzenli olarak tapınaklar, sütunlar, heykeller ve zafer takları eklenerek, Roma imparatorlarının güç, zenginlik ve askeri başarılarını sergileyen parlak ve anıtsal bir Forum ortaya çıktı.
İmparatorluk Dönemi boyunca, tanrısallaştırılmış imparatorları anmak için çeşitli tapınaklar inşa edildi; bunlar arasında Augustus, Vespasianus (hükümdarlık dönemi MS 69-79) ve Antoninus Pius (MS 138-161) ile eşi imparatoriçe Annia Galeria Faustina yer alır. Domitianus (MS 81-96) ise 91 yılında at üzerinde kendisinin bir heykelini ekledi. Askeri zaferleri anmak için zafer takları yapıldı; bunların en dikkat çekeni yaklaşık MS 81’de inşa edilen Titus Takı ve MS 203’te yapılan Septimius Severus Takı’dır.
Forum, MS 283 yılında çıkan büyük bir yangınla harap oldu ve bu durum yeni bir Kuria binası ile anıtsal bir sütunlu galeri de dahil olmak üzere kapsamlı yeniden inşa ve restorasyon çalışmalarını gerektirdi. MS 330’da Roma İmparatorluğu’nun başkentinin Konstantinopolis’e taşınmasının ardından, Forum zamanla giderek önemini yitirdi; ara sıra tören amaçlı kullanılsa da yavaş yavaş gerilemeye başladı. 6. yüzyıl ortalarında, Palatin Tepesi’nin eteklerinde Forum’da Santa Maria Antiqua kilisesi inşa edildi ancak MS 847’de yaşanan bir toprak kaymasıyla gömüldü. Forum, artık sadece bir pazar yeri haline geldiğinde yapılan son eklemelerden biri, MS 608’de Bizans imparatoru ve eski yüzbaşı Phocas’ın 13 metre yüksekliğindeki sütunudur.
Birçok yapı, özellikle 15. ve 16. yüzyıllarda, taşları için parçalanmış veya kireç elde etmek amacıyla yakılmıştır. Bu durum, geriye kalan yapıların dayanıklılığını ciddi şekilde zayıflatarak deprem gibi felaketlere karşı çökme riskini artırmıştır. Titus Takı, Orta Çağ’da Frangipani ailesi tarafından inşa edilen surlara dahil edilmiştir ve bu nedenle zarar görmüştür. Septimius Severus Takı da benzer şekilde kulelerin eklendiği bir kaleye dönüştürülmüş, hatta kemerlerinin içinde zamanında dükkanlar bulunmuştur. Zamanla aşınma ve kirlilik, Forum’daki birçok yapıyı ve özellikle süsleyici heykellerini önemli ölçüde tahrip etmiştir.
MİMARİ ÖNE ÇIKANLAR - DİNİ YAPILAR
Regia
İlk olarak MÖ 7. yüzyılda inşa edilen ve yüzyıllar boyunca birkaç kez değişikliğe uğrayan orijinal Regia, muhtemelen bir kanadı ve bitişik avlusu olan trapezoidal bir yapıydı. İsmi (‘Kraliyet Sarayı’), Roma’nın erken dönem kralları için bir taht odası olarak kullanıldığını düşündürse de, sunaklar ve kurbanlara dair arkeolojik kanıtlar MÖ 6. yüzyılda dini bir işlevi olduğunu göstermektedir. İmparatorluk döneminde ise Vestal Bakireler ve Pontifex Maximus gibi Roma’nın en önemli dini yetkililerinin ofisleri ve toplantı yeri olarak kullanıldı. Kompleksinde iki kutsal defne ağacı ve Mars’ın kalkanları ile mızraklarının bulunduğu bir tapınak vardı; generaller, seferlere çıkmadan önce bu kalkanları ve mızrakları sallamaları gerekiyordu. Bina MÖ 210, MÖ 148 ve MÖ 36 yıllarında yeniden düzenlendi ancak 1. yüzyıldaki yangınlardan kurtuldu. Günümüzde sadece zemin planı ayırt edilebilmektedir.
Comitium
Comitium, MÖ 7. yüzyılın sonlarında dini törenler için basit bir üçgen döşeli alan olarak başladı, ancak zamanla basamaklı bir platform kazandı ve konuşmacının kürsüsüne (rostra) gemi pruvaları yerleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan itibaren Comitium’un genel şekli, Yunan ekklesiasterialarından (halka açık meclis forumları) tanınan dairesel formu aldı. Zamanla en az yedi kez yeniden döşenen Comitium, MÖ 1. yüzyılda Julius Caesar tarafından ortadan kaldırıldığında belirli bir anıt olarak varlığını sona erdirdi. Bugün bile bölgede, gizemli siyah bir taş olan Lapis Niger (Kara Taş) durmaktadır; üzerinde, bir ritüel için düzenlemeler gibi görünen bir yazıt bulunmaktadır. Geç Cumhuriyet dönemi Romalıları, bu taşın şehrin efsanevi kurucusu Romulus’un mezarını işaret ettiğine inanıyordu.
Vesta Tapınağı
Yuvarlak biçimli Vesta Tapınağı, Roma’nın ocak tanrıçası Vesta’ya adanmış olup ilk olarak MÖ 7. yüzyılda inşa edilmiştir. Cumhuriyetin sonlarına gelindiğinde, tapınak çevresinde sütunlar bulunan ilkel bir ev biçimine dönüştürülmüştür; içinde bir ocak ve diğer kutsal eşyalar bulunmakla birlikte tanrıçanın bir heykeli yoktur. Efsaneye göre, Roma mitolojisinde Aeneas tarafından Truva’dan getirilen küçük ahşap Minerva heykeli Palladium, burada yer altındaki bir odada saklanıyordu. Günümüzde yalnızca temel kısmı ve yeniden inşa edilmiş traverten bloklardan oluşan kısa bir yükseltisi ayakta kalmıştır.
Vestal Bakireler Evi
Vestal Bakireler Evi ya da Atrium Vestae, Vesta Tapınağı’nın hemen arkasında yer alır ve Domitian tarafından başlatılıp Trajan tarafından yaklaşık MS 113 yılında tamamlanmıştır. Yeşil ve kırmızı mermerden yapılmış, iki katlı sütunlarla çevrili üçgen biçimli karakteristik yapısı, MÖ 2. veya 1. yüzyıla tarihlenen daha eski bir tapınağın bulunduğu alan üzerine inşa edilmiştir. Bina yaklaşık MS 150 civarında restore edilmiş ve çevresindeki kapalı bahçelerde, Flavia Publicia (MS 247-257) gibi Baş Vestallerin heykellerinin de dahil olduğu birçok heykel bulunmaktaydı.
Satürn Tapınağı
Bu tapınak, Roma tanrılar panteonunda biraz gizemli bir tanrı olan Satürn’e adanmıştır; Saturn muhtemelen Yunan tanrısı Kronos’un bir versiyonudur. Satürn özellikle her yıl 17 Aralık’ta düzenlenen Saturnalia festivalinde (en azından MÖ 5. yüzyıldan beri) büyük bir saygı görürdü. Bu festivalde insanlar birbirlerine hediyeler verir, köleler sıradan vatandaşların sahip olduğu özgürlüklere kavuşur ve genel olarak büyük kutlamalar, eğlenceler yapılırdı.
Günümüze ulaşan Satürn Tapınağı, MS 360 ile 380 yılları arasında inşa edilmiştir. Tapınak, diktatör Titus Tatius tarafından yaklaşık MÖ 497’de adanan orijinal yapının bulunduğu alana inşa edilmiştir; bu yapı ise tanrının ilk kutsal alanı olan Ara Saturni’nin yerini almıştır. Cumhuriyet döneminde tapınak, kamu hazinesi (aerarium) olarak da hizmet vermiştir; bu işlevi, İmparatorluk Dönemi’nde daha sınırlı bir biçimde devam ettirmiştir.
Tapınak, traverten bloklardan oluşan bir pedimentin üzerinde yükselir ve kalan sekiz sütunu İyon düzenindedir. Sütunların gövdeleri Mısır granitinden yapılmıştır; yanlardaki iki sütun pembe Asvan granitinden, altı ön cephedeki sütun ise gri Mons Claudianus granitindendir. İyon başlıkları ise tapınak için özel olarak yapılmış tek parçalardır. Tapınağın içinde bir zamanlar Satürn’e ait bir kült heykeli bulunmaktaydı.
Castor ve Pollux Tapınağı
Castor ve Pollux Tapınağı (namıdiğer Dioscuri), MÖ 1. yüzyılın son on yılında inşa edilmiştir ve 484 MÖ’den beri aynı alanda duran Jüpiter’in ikiz oğullarına adanmış daha eski tapınağın yerine geçmiştir. Her yıl 15 Temmuz’da tapınak, 5.000 atlıdan oluşan ve yarı tanrıların iki temsilcisi tarafından yönetilen bir süvari geçit töreni olan transvectio’nun merkez noktası olurdu. Bu yarı tanrılar, Roma’nın Latinler’e karşı Regillus Gölü Savaşı’nda (MÖ 499 veya 496) zafere ulaşmasına rehberlik ettiklerine inanılırdı. Savaşın ardından ikizler, atlarını Juturna kaynağında sularken görülmüşlerdir ve tapınakları da tam olarak bu noktaya inşa edilmiştir.
Günümüzde orijinal tapınağın yalnızca büyük kaidesi ve Augustus tarafından MÖ 14 veya 9’da, yıkıcı bir yangının ardından inşa edilen 1. yüzyıl MÖ versiyonunun iç beton çekirdeği ile üç sütunu ayakta kalmıştır. Augustus, kültü resmen imparatorluk dini haline getirmiş ve ikizler için 27 Ocak’ta yeni bir bayram günü başlatmıştır. Eskiden devasa olan yapı, 32 x 50 metre ölçülerindeydi ve yaklaşık 19 metre yüksekliğe ulaşmaktaydı. Cephelerde sekiz Korint düzeni sütun bulunurken, yanlarda her birinde on birer sütun vardı. Orijinal ön giriş, konuşmacı platformunun yer aldığı çift merdivenden oluşuyordu; ancak bu yapı MS 3. yüzyılda tek merdivenli hale getirildi. Tapınağın içi oldukça karmaşık olup yaklaşık 25 küçük odadan oluşuyordu. Tapınak, aynı zamanda tartı ve ölçü ofisi olarak hizmet vermiş ve ek olarak banka işlevi görmüştür.
Divus Antoninus Pius ve Faustina Tapınağı
İmparator Antoninus Pius ve İmparatoriçe Faustina’ya adanmış tapınak, yaklaşık 140 yılı civarında inşa edilmiştir. Cephesinde altı Korint sütunu hâlâ ayakta durmaktadır; bunlara ek olarak her iki yanda da ikişer sütun yer alır. Bu antik yapının arkasında, dinlerin ve mimari tarzların uyumsuz bir birleşimi olarak, ilk kez 6. ya da 7. yüzyılda kurulan Aziz Lorenzo Kilisesi’nin 17. yüzyıl versiyonu gizlenmiştir. Tapınak, başlangıçta Antoninus tarafından tanrılaştırılmış eşi Faustina’ya adanmış, 20 yıl sonra ise tanrılaştırılmış imparatorun da adanmasıyla birlikte her ikisi onurlandırılmıştır. Tapınağın içinde bir zamanlar bu ilahi çifte ait devasa heykeller bulunuyordu; bu heykellerin bazı parçaları tapınak alanında yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılmıştır.
Uyumlu Tanrılar Revakı
Uyumlu Tanrılar Revakı, yedi tonozlu odanın üzerine inşa edilmiş trapez biçimli bir platformdu ve üzerine yeşil mermerden yapılmış 12 Korint sütunlu bir revak yerleştirilmişti. Hadrianus’un hükümdarlığı dönemine (117-138) tarihlenen bu yapı, Roma’nın 12 Yunan Olimpos tanrısına karşılık gelen Uyumlu Tanrılar’ın (Dii Consentes) heykelleriyle süslenmişti. Yapı, Hristiyanlaşan Roma dünyasında nadir bulunan bir pagan olan şehir valisi Vettius Agorius Praetextatus tarafından 367 yılında onarılmıştır.
ZAFER TAKLARI
Titus Zafer Takı
Titus Zafer Takı, MS 81 yılı civarında İmparator Domitian tarafından, babası Vespasianus ve kardeşi Titus’un Yahudiye’deki Yahudi Savaşındaki (70-71) zaferlerini anmak için dikilmiştir. Bu savaş sırasında Kudüs şehri yağmalanmış ve Tapınak’ın büyük hazineleri ele geçirilmiştir. Tak aynı zamanda, ölen İmparator Titus’un ilahi statüsünü vurgulayan siyasi ve dini bir mesaj da içerir.
Pentelik ve Luna mermeri kullanılarak inşa edilen takın üzerindeki kabartmalar, Kudüs Tapınağı’ndan alınan ganimetlerin taşındığı zafer alayını, ayrıca Titus’un dört atlı bir savaş arabasında (quadriga) zaferle ilerleyişini ve Zafer tanrıçası (Victoria) tarafından taçlandırılışını tasvir eder. Önde yer alan Roma tanrıçası (Roma), atlardan birinin dizginini tutmaktadır. Başlangıçta, takın üst kısmında devasa bir tunç quadriga heykeli yer alıyordu.
Septimius Severus Zafer Takı
Septimius Severus Zafer Takı, MS 203 yılında dikilmiş olup, 2. yüzyılın son on yılında Romalıların Partlar (Parthlar) üzerindeki zaferlerini anmak amacıyla inşa edilmiştir. Ortadaki büyük kemer, araç ve yaya trafiği için kullanılırken, iki yandaki küçük kemerler merdivenlerle kapatılmıştır. Temel kısmı traverten taşından, ana yapısı ise gri-beyaz şeritli Prokonnesos mermeri (Marmara Adası mermeri) ile yapılmıştır. Tak, Part seferlerinden sahneler, zafer alayları, mevsimleri temsil eden figürler, çeşitli tanrılar ve Zafer tanrıçaları (Victoria) gibi temaları işleyen zengin heykel süslemeleriyle bezeli bir anıttır. Yapının üstünde, dönemin sikkelerinde de görüldüğü üzere, altın yaldızlı altı atlı bir savaş arabası yer almakta, arabada Septimius Severus’un heykeli durmaktaydı. İmparatorun iki yanında ise atlı olarak betimlenen iki oğlu (Caracalla ve Geta), muhtemelen gümüşten yapılmış heykeller şeklinde yer almaktaydı.
DÜNYEVİ YAPILAR
Curia
Curia, Roma Senatosu toplantıları için en çok kullanılan yapıdır. İlk bina olan Curia Hostilia, Erken Krallık Dönemi’nde kullanılmış, ardından Sulla tarafından Curia Cornelia, son olarak da Julius Caesar tarafından inşa edilip Augustus tarafından tamamlanan Curia Julia yapılmıştır. Toplantılar halka açık olup, kapılar açık bırakılırdı; bu sayede sıradan halk dışarıda oturup dinleyebilirdi. Curia, MS 94 yılında Domitian tarafından restore edilmiş ve ardından 283 yılındaki yangın sonrası yeniden inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı bu bina, 25,6 x 17,8 metre ölçülerinde ve 31,6 metre yüksekliğindedir. Tuğla ve beton kaplama kullanılarak inşa edilmiştir. Zemin döşemesi iyi korunmuş olup, opus sectile mermer mozaik tekniğinin mükemmel bir örneğidir. Kapılar ise orijinallerinin bronz replikalarıdır. Curia, MS 630 yılında Aziz Hadrian Kilisesi’ne dönüştürülmüştür.
Maxentius ve Konstantin Bazilikası
Yeni Bazilika, Maxentius tarafından başlatılmış ve yaklaşık MS 313 yılında Konstantin tarafından tamamlanmıştır. Yapının ölçüleri yaklaşık 96 x 65 metreydi. İç mekanı mermer panellerle kaplıydı, zemininde renkli mermer mozaikler vardı ve yüksek tonozlarla örtülmüştü. Bina, Roma’daki en önemli yöneticilerden olan Kentsel Valilerin (Urban Prefects) makamı ve Senato Mahkemesi (Secretarium Senatus) olarak hizmet vermekteydi. Batı apsisinde devasa bir Konstantin heykeli bulunuyordu; bu heykelin başı, ayakları ve bazı diğer parçaları günümüzde Palazzo dei Conservatori avlusunda sergilenmektedir. 847 yılında meydana gelen büyük bir deprem binanın büyük kısmını yıkmış olsa da, yaklaşık 25 metre yüksekliğindeki birkaç tonoz hâlâ sağlam durumda ayakta durmakta ve Forum’un diğer kalıntılarının üzerinde heybetle yükselmektedir.
