MS 4. yüzyılda inşa edilen Janus Kemeri, Roma'nın Forum Boarium'unda yer almaktadır ve büyük olasılıkla anıtsal bir zafer kemerinden ziyade bir sınır belirleyici olarak dikilmiştir. Mermerden inşa edilen bu dört yönlü kemer, Tiber Nehri'ne doğru uzanan Cloaca Maxima'nın tam üzerinde yer almaktadır.
Anıt, 16 metre yüksekliğinde ve 12 metre genişliğinde, dört bir yanında birer kemerli geçit bulunan heybetli ve basık bir taş yapı görünümündedir. Roma Bölgesel Katalogları, bölge yakınlarında bir 'Tanrısallaştırılmış Konstantin Takı'ndan bahsetmektedir ve bazı bilim insanları bu takı söz konusu kemer ile özdeşleştirmiştir. Kemerin kesin inşa tarihi bilinmemekle birlikte, beton tonozların bazı kısımlarında kullanılan çömlek parçaları MS 4. yüzyıla işaret etmektedir. Kemerin mermer blokları ise, bu parçaların daha önce başka bir yerde kullanıldığına dair izler taşımaktadır.
Kemerin her bir ayağında üçer nişten oluşan iki sıra bulunmakta; bu nişlerin her birinin üzerinde, deniz kabuğuna benzeyecek şekilde zarifçe yontulmuş bir yarım kubbe yer almaktadır. Bu nişleri heykellerin süslediği muhtemel görünse de ne yazık ki günümüze hiçbiri ulaşamamıştır. Bir zamanlar nişlerin her iki yanında yer alan küçük, bağımsız sütunlar da zamanla kaybolmuştur. Kuzey cephesindeki merkez kemerin tepe noktasında yer alan kilit taşı Minerva'yı, doğu cephesindeki kilit taşı ise Roma'yı (tanrıçası) tasvir edecek şekilde oyulmuştur. Orijinalinde kemerin bir üst katı vardı, muhtemelen standart dikdörtgen formda bir çatı katı olduğu düşünülse de yapının piramit şeklinde bir tepesi olduğu da öne sürülmüştür. Kuzeybatı ayağının içerisinde, hem bu üst kata erişim sağlayan hem de ayağın kendi içindeki üst odalara çıkan bir merdiven bulunmaktadır.
Anıt, antik dönemden kalan pek çok yapı gibi sonraki dönemlerde, özellikle de bir kaleye dönüştürüldüğü Orta Çağ'da büyük zarar görmüştür. MS 1830 yılında, üzerindeki tuğla ve betondan oluşan üst yapı, Frangipani ailesinin eklediği tahkimatların bir parçası olduğu yönündeki yanlış kanı nedeniyle anıttan kaldırılmıştır. Mermer blokları birbirine bağlayan orijinal demir pimler Orta Çağ'da sökülmüş, bu da anıtın bugün sahip olduğu o çirkin ve çukurlu görünüme yol açmıştır. Kemer ayrıca hava koşulları ve çevre kirliliği nedeniyle ciddi hasar görmüş olup; günümüzde etrafı çevrilmiş, modern konutlarla kuşatılmış bir halde, oldukça mahzun bir şekilde ayakta durmaktadır.
