Enuma Eliş - Babil Yaratılış Destanı - Tam Metin

Joshua J. Mark
tarafından yazıldı, Batuhan Aksu tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF

Enuma Eliş (Yaratılışın Yedi Tableti olarak da bilinir), adını eserin açılış mısralarından alan bir Babil yaratılış mitidir: "Henüz Yukarıya". Mit, büyük tanrı Marduk'un kaos kuvvetlerie karşı kazandığı zaferin ve dünyanın yaratılışında nizamı sağlamasının hikayesini anlatır.

Aşur, Kiş, Asurbanipal'in Ninova'daki kütüphanesi, Sultantepe ve diğer kazı sahalarında bulunan miti içeren bütün tabletler (Enuma Elis olarak da bilinir) yaklaşık MÖ 1200 yılına tarihlenir. Mamafih, tabletlerin kolofonları, bunların hepsinin, tanrı Marduk'u Babil'in koruyucu tanrısı ilan eden Babil kralı Hammurabi'nin (MÖ 1792-1750) saltanatından çok öncesine dayanan, mitin çok daha eski bir versiyonunun kopyaları olduğunu gösterir. Marduk'un kahraman olarak yer aldığı mevcut şiirin, daha da eski bir Sümer eserinin revizesi olduğu düşünülmektedir.

Mesopotamian Epic of Creation Tablet
Mezopotamya Yaratılış Destanı Tableti Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Genç tanrıların Tiamat'a karşı savaşlarındaki şampiyonu Marduk, Babil kökenli olduğundan, Sümer Ea/Enki veya Enlil'in hikâyenin orijinal versiyonunda başrolü oynadığı düşünülmektedir. Asur'da bulunan kopyada, Mezopotamya şehirlerinin geleneğine uygun olarak ana rolde tanrı Asur yer almaktadır. Her şehrin tanrısı her zaman en iyi ve en güçlü olarak kabul edilmiştir. Babil tanrısı Marduk'un hikâyede bu kadar mühim bir yer tutmasının tek sebebi, bulunan kopyaların çoğunun Babil yazıcılarından olmasıdır. Yine de Ea, Enuma Eliş'in Babil versiyonunda insanları yaratarak önemli bir rol oynamaktadır.

Hikâyenin Hülasası

Dünyanın en eski öykülerinden biri olan bu öykü, tanrıların doğuşu ve evrenin ve insanların yaratılışıyla alakalıdır. Başlangıçta, yalnızca kaos içinde dönen, farklılaşmamış su vardı. Bu girdaptan sular, Apsu tanrısı olarak bilinen lezzetli ve tatlı su ile Tiamat tanrıçası olarak bilinen tuzlu ve acı su olmak üzere ikiye ayrıldı. Farklılaştıktan sonra, bu iki varlığın birleşmesi genç tanrıları doğurdu.

DÜNYANIN EN ESKİ ÖYKÜLERİNDEN BİRİSİ, BELKİ DE EN ESKİSİ, TANRILARIN DOĞUŞU VE EVREN İLE İNSANLARIN YARATILIŞIYLA ALAKALIDIR.

Ancak bu genç tanrılar son derece gürültülüydüler, geceleri Apsu'nun uykusunu kaçırıyor ve gündüzleri de işinden alıkoyuyorlardı. Veziri Mummu'nun tavsiyesi üzerine Apsu, genç tanrıları katletmeye karar verir. Planlarını duyan Tiamat, en büyük oğlu Enki'yi (bazen Ea) uyarır ve o da Apsu'yu uyutup öldürür. Enki, Apsu'nun kalıntılarından kendi evini yaratır.

Bir zamanlar genç tanrıların destekçisi olan Tiamat, şimdi eşini öldürdükleri için öfkelenir. Genç tanrılara savaş açmasını tavsiye eden tanrı Quingu'ya danışır. Tiamat, bir tanrının idaresini meşrulaştıran ve kaderleri kontrol eden Kader Tabletleri'ni Quingu'ya verir ve Quingu bunları gururla göğüs zırhı olarak giyer. Quingu'yu şampiyonu olarak kabul eden Tiamat, kaos kuvvetlerini çağırır ve çocuklarını yok etmek için on bir korkunç canavar yaratır.

Ea, Enki ve genç tanrılar, aralarından Tiamat'ı yeneceğine yemin eden şampiyon Marduk ortaya çıkana değin Tiamat'a karşı boşu boşuna savaşırlar. Marduk, Quingu'yu yener ve Tiamat'ı ikiye bölen bir okla vurarak katleder; Gözlerinden Dicle ve Fırat nehirlerinin suları akar. Tiamat'ın cesedinden Marduk, gökleri ve yeri yaratır, tanrılara çeşitli görevler verir ve Tiamat'ın on bir yaratığını (diğer tanrıların büyük hayranlığıyla) ayaklarına ganimet olarak bağlar ve ardından heykellerini yeni evine yerleştirir. Ayrıca Quingu'dan Kader Tabletleri'ni alarak saltanatını meşrulaştırır.

Tanrılar, büyük zaferi ve yaratılış sanatı için onu övmeyi bitirdikten sonra Marduk, bilgelik tanrısı Ea'ya danışır ve Tiamat'ı savaşa teşvik eden tanrılardan hangisinin kalıntılarından insan yaratmaya karar verir. Quingu suçlu bulunup öldürülür ve Ea, kanından, nizamı sağlama ve kaosu uzak tutma gibi ebedi vazifelerinde tanrılara yardımcı olması için ilk insan Lullu'yu yaratır.

Şiirde ifade edildiği gibi, "Ea insanoğlunu yarattı/Tanrıların hizmetini onlara yükledi ve tanrıları azat kıldı" (Tablet VI.33-34). Bunun ardından Marduk, "öteki dünyanın organizasyonunu düzenledi" ve tanrıları belirlenen yerlere dağıttı (Tablet VI.43-46). Şiir, VII. Tablet'te Marduk'un başarılarına dair uzun bir methiye ile sona erer.

Tefsir

Enuma Eliş, daha sonra günümüzde Kitab-ı Mukaddes'in Yaratılış (Tekvin) Kitabı olarak bilinen metni yazan İbranice yazıcılara ilham kaynağı olmuştur. 19. asırdan önce Kitab-ı Mukaddes, dünyanın en eski kitabı olarak kabul ediliyor ve anlatılarının tamamen orijinal olduğu düşünülüyordu. Ancak 19. asrın ortalarında, Avrupa müzelerinin yanı sıra akademik ve dini müesseseler, Kitab-ı Mukaddes'deki hikayelerin tarihi olarak teyit edilmesi için fiziki deliller bulmak gayesiyle Mezopotamya'da kazılara sponsor oldular. Lakin bu kazılar tersini ortaya koydu; çivi yazısı çevrildikten sonra, birçok Kitab-ı Mukaddes anlatısının aslında Mezopotamya kökenli olduğu anlaşıldı.

İnsanın Düşüşü ve Büyük Tufan gibi meşhur anlatılar, Sümer'de de tasarlanıp yazıya geçirilmiş, daha sonra Babil'de tercüme edilip değiştirilmiş ve İbrani yazıcılarca Kitab-ı Mukaddes'te yer alan versiyonlar için kullanılmadan önce Asurlularca tekrar düzenlenmiştir. Kitab-ı Mukaddes anlatılarının ve Mezopotamya hikayelerinin temel paradigması birbirine yakın olsa da, bilim insanı Stephen Bertman'ın da belirttiği gibi, aralarında hala çok mühim farklılıklar bulunmaktadır:

Hem Yaratılış hem de Enuma Eliş, kültürel kökenleri tafsilatıyla anlatan ve kutlayan dini metinlerdir: Yaratılış, Yahudi halkının Tanrı'nın rehberliğindeki kökenini ve kuruluşunu anlatır; Enuma Eliş ise Babil'in tanrı Marduk'un liderliği altında kökenini ve kuruluşunu anlatır. Her iki eserde de, kozmosun ve insanın nasıl yaratıldığına dair bir hikâye yer alır. Her iki eser, bir zamanlar kainatı dolduran su dolu kaosu ve iptidai karanlığı anlatarak başlar. Ardından karanlığın yerini alacak ışık yaratılır. Ardından gökler yaratılır ve içlerine gök cisimleri yerleştirilir. Son olarak insan yaratılır. Bu benzerliklere rağmen, iki anlatı benzer olmaktan çok ama çok farklıdır. (312)

İbrani yazarlar, Mezopotamya yaratılış anlatısını kendi hedefleri istikametinde tekrar tertiplerken, anlatı ve fokusunu daraltmış, ancak kaostan nizam getiren her şeye gücü yeten Tanrı kavramını korumuşlardır. Enuma Eliş'te Marduk, tıpkı Yaratılış anlatısında Tanrı'nın yaptığı gibi, dünyanın tanınabilir nizamını tesis eder ve insanların bu büyük armağanı kabul edip, hizmet yoluyla Tanrı'ya saygı göstermeleri beklenir. Nitekim Mezopotamya'da, insanların yaratılış armağanını korumak ve kaos güçlerini uzak tutmak için tanrılarla birlikte çalıştıkları düşünülüyordu.

Babil'de Enuma Eliş

Marduk, Hammurabi zamanında Babil'de ehemmiyet kazandı ve eski koruyucu tanrı İnanna/İştar'ı popülerlikte hızla geride bıraktı. Hammurabi devrinde, daha önce popüler olan birçok kadın tanrının yerini erkek tanrılar aldı. Marduk'u bütün tanrıların en güçlüsü olarak öven Enuma Eliş, Tanrı'nın kendisi ve Babil şehri güçlendikçe giderek daha popüler hale geldi. Akademisyen Jeremy Black şöyle yazıyor:

Marduk kültünün yükselişi, Babil'in şehir devletinden bir imparatorluğun başkentine siyasi yükselişiyle yakından bağlantılıdır. Kassit Devri'nden itibaren Marduk giderek daha da önemli hale geldi ve Babil Yaratılış Destanı'nın yazarı, Marduk'un yalnızca bütün tanrıların kralı olduğunu değil, aynı zamanda bu tanrıların çoğunun onun kişiliğinin birer aksisedasından ibaret olduğunu iddia edebildi. (128)

Enuma Eliş, Mezopotamya'da yaygın olarak okunup ezberlenirdi, ancak bilhassa Babil'deki Yeni Yıl Festivali'nde mühim bir yer tutardı. Bu festival esnasında Marduk heykeli mabetten çıkarılır ve eğlenceye katılanlar arasında şehrin sokaklarında gezdirilir, kapılardan çıkarılıp bu amaçla inşa edilmiş küçük bir evde tatile çıkarılırdı. Bu geçit merasimi sırasında, bilhassa VII. Tablet'teki methiyelerin söylendiği veya ilahilerin okunduğu düşünülmektedir.

Enuma Eliş Metni

Aşağıdaki tercüme, W.G. Lambert'in Mezopotamya Yaratılış Hikayeleri kitabından alınmıştır ve Etana Web Sitesi'nden Creative Commons lisansı altında kullanılmıştır:

Enuma Eliş (Babil Yaratılış Destanı)

I. Tablet

1 Yukarıdaki gökler henüz yokken,
2 Ve aşağıdaki yer henüz var olmamışken —
3 Sırada birinci, onları doğuran Apsû vardı,
4 Ve hepsini doğuran yaratıcı Tia-mat;

5 Sularını birbirine karıştırmışlardı
6 Çayırlık araziler birleşmeden ve sazlıklar bulunmadan önce —
7 Tanrılardan hiçbiri oluşmamışken
8 Yahut da var olmamışken, hiçbir kader belirlenmemişken,
9 Tanrılar içlerinde yaratıldı:
10 Lah(mu ve Lah(amu oluştu ve var oldu.
11 Büyüyüp boyları uzadıkça
12 Onları geçen Anšar ve Kišar yaratıldı.
13 Günlerini uzattılar, yıllarını çoğalttılar.
14 Oğulları Anu, atalarıyla rekabet edebilirdi.
15 Oğul Anu, Anšar'a eşitti,
16 Ve Anu, kendi dengindeki Nudimmud'u doğurdu.
17 Nudimmud, ataları arasında üstündü:
18 Derinden anlayışlı, bilge, güçlü kuvvetli;
19 Babasının babası Anšar'dan çok daha güçlüydü.
20 Rakibi yoktu Tanrı kardeşleri arasında
21 İlahi kardeşler bir araya geldiler,
22 Gürültüleri yükseldi, Tia-mat'ı kargaşaya sürüklediler.
23 Tia-mat'ın sinirlerini gerdiler,
24 Ve danslarıyla Anduruna'da korku saçtılar.
25 Apsû gürültülerini azaltmadı,
26 Ve Tia-mat onlarla karşılaştığında sessiz kaldı.
27 Davranışları onu rahatsız ediyordu,
28 Davranışları iyi olmasa da onları bağışlamak istedi.
29 Bunun üzerine büyük tanrıların yaratıcısı Apsû,
30 Veziri Mummu'yu çağırdı ve ona seslendi,
31 "Zevkimi yerine getiren Vezir Mummu,
32 Gel, Tia-mat'a gidelim!"
33 Gidip oturdular Tia-mat'ın karşısına,
34 Tanrılar, oğullarına dair görüşürken.
35 Apsû açtı ağzını,
36 Ve seslendi Tia-mat
37 "Davranışları bana hoşnutsuzluk vermeye başladı.
38 Gündüzleri dinlenemiyorum, geceleri uyuyamıyorum.
39 Hayat tarzlarını yok edip parçalayacağım.
40 Öyle ki sessizlik hükmetsin ve uyuyabilelim."
41 Tia-mat bunu duyunca
42 Hiddetlendi ve bağırdı eşine.
43 İçinden kükredi öfkeyle.
44 (Planlanan) kötülük için üzüldü.
45 "Doğurduğumuzu nasıl yok edebiliriz?
46 Davranışları sıkıntıya neden olsa da, disiplini nezaketle sıkılaştıralım."
47 Mummu, Apsû'ya nasihat etti.
48 İsyankar bir vezirden gelen Mummu'nun nasihati şöyleydi:
49 "Babam, o kanunsuz hayat tarzını yok et.
50 Gündüzleri dinlenip geceleri uyuyabilesin!"
51 Apsû ondan memnun oldu, yüzü aydınlandı.
52 Çünkü oğulları, tanrılara karşı kötülük planlamıştı.
53 Mummu kollarını Apsû'nun boynuna doladı,
54 Dizlerinin üzerine oturup onu öptü.
55 Toplandıkları sırada planladıkları şey
56 Tanrılara, oğullarına bildirildi.
57 Tanrılar bunu duyunca çılgına döndüler.
58 Sessizliğe gömüldüler ve sessizce oturdular.
59 Zekada, becerikli ve bilgili olan Ea,
60 Her şeyi bilen Ea, onların hilelerini anladı.
61 Onu biçimlendirdi ve her şeyi kapsayacak şekilde yaptı,
62 Onu en yüce, saf büyüsü olarak ustalıkla tatbik etti.
63 Onu okudu ve sulara bıraktı,
64 Derin uykudayken üzerine uyku döktü.
65 Apsû uyku dökerken onu uyuttu,
66 Ve danışman Mummu heyecandan nefes nefese kalmıştı.
67 (Apsû'nun) sinirlerini yardı, tacını çekip aldı
68 Halesini uzaklaştırdı ve onu kendi üzerine koydu.
69 Apsû'yi bağladı ve onu öldürdü;
70 Mummu'yu kıskıvrak sınırladı ve ele aldı.
71 Evini apsû üzerine koydu,
72 Ve burun ipini elinde tutarak Mummu üzerinde tuttu.
73 Ea bağladıktan ve düşmanlarını katlettikten sonra,
74 Düşmanlarına karşı zafer kazanmıştı,
75 Odasında sessizce dinlendi,
76 Ona Apsû adını verdi ve onun mukaddes yerlerini tayin etti
77 Sonra hayatını bunu içinde kurdu.
78 Ve eşi Ea ve Damkina, görkle oturdu.
79 Kaderlerin Odasında, Arketiplerin Odası,
80 Bilge'nin en bilgesi, tanrıların akıllısı, be-l yaratıldı.
81 Apsû'da Marduk doğdu,
82 Saf Apsû'da Marduk doğdu.
83 Babası Ea Onu doğurdu,
84 Annesi Damkina onu doğurdu.
85 Tanrıçaların memelerini emdi,
86 Bir dadı onu büyüttü ve onu dehşete düşürdü.
87 Vücudu iyi gelişmişti, gözlerinin bakışı göz kamaştırıcıydı,
88 Büyümesi gürbüzdü, en başından güçlüydü.
89 Babasının babası Anu onu gördü,
90 Coştu ve tebessüm etti; kalbi sevinçle doldu.
91 Anu onu mükemmelleştirdi: ilahiliği dikkat çekiciydi,
92 Ve çok yüce oldu, vasıflarıyla onları geride bıraktı.
93 Uzuvları akıl almaz derecede harikaydı,
94 Zihinle kavranamaz, bakması bile zordu.
95 Dört gözü, dört kulağı vardı,
96 Dudaklarını oynattığında alevler fışkırdı.
97 Dört kulağı büyüdü,
93 Ve gözleri de her şeyi içine alıyordu.
99 Görünüşü, diğer tanrılara kıyasla yüce ve üstündü
100 Uzuvları üstündü, tabiatı üstündü.

101 'Mari-utu, Mari-utu,
102 Oğul, Güneş tanrısı, tanrıların Güneş tanrısı.'
103 On Tanrı'nın hâlesiyle kaplıydı, gücü o kadar yüceydi ki,
104 Elli Dehşet ona yüklendi.
105 Anu dört rüzgarı oluşturdu ve doğurdu,
106 Onları ona teslim etti, "Oğlum, bırak dönsünler!"
107 Tozu oluşturdu ve onu sürükleyecek bir kasırga yarattı,
108 Tia-mat'ı dehşete düşürecek bir dalga yarattı.
109 Tia-mat şaşkına döndü; gece gündüz çılgına döndü.
110 Tanrılar dinlenmedi, onlar . . . . . . .
111 İçlerinden kötülük planladılar,
112 Ve anneleri Tia-mat'a seslendiler,
113 Eşin Apsû öldürüldüğünde,
114 Onun yanında gitmedin, sessizce oturdun.
115 Dört korkunç rüzgar,
116 Seni şaşkınlığa düşürmek için yaratıldı ve uyuyamayız.
117 Eşin Apsû'yu düşünmedin,
113 Ne de tutsak olan Mummu'yu. Şimdi yalnız oturuyorsun.
119 Bundan sonra çılgınca bir dehşet içinde olacaksın!
120 Ve dinlenemeyen bizler, bizi sevmiyorsun!
121 Yükümüzü düşün, gözlerimiz boş.
122 Uyuyabilmemiz için sarsılmaz boyunduruğu kır.
123 Savaş, intikamlarını al!
124 [ . . ] . . . . hiçliğe indir!
125 Tia-mat, konuşmayı duydu, memnun oldu ona,
126 (Dedi ki,) "Öğüt verdiğin gibi iblisler yaratalım."
127 Tanrılar onun içinde toplandılar.
128 Doğuran tanrılara karşı [kötülük] tasarladılar.
129 Onlar... ve Tia-mat'ın tarafını tuttular,
130 Hunharca komplo kuruyor, gece gündüz durmaksızın,
131 Savaş için can atıyor, öfkeleniyor, fırtına gibi esiyorlardı,
132 Çatışma çıkarmak için bir ordu kurdular.
133 Her şeyi yaratan Ana Hubur,
134 Karşı konulmaz silahlar sağladı ve dev yılanlar doğurdu.
135 Keskin dişleri vardı, acımasızlardı...
136 Bedenlerini kan yerine zehirle doldurdu.
137 Korkunç canavarları dehşetle giydirdi,
138 Onları bir hâle ile doldurdu ve onları ilahileştirdi.
139 (O dedi,) "Onlara bakanlar zayıfça yok olsun,
140 Daima öne atılsınlar ve asla geri çekilmesinler."
141 Hidra'yı, Ejderha'yı, Tüylü Kahraman'ı yarattı
142 Büyük Şeytan'ı, Vahşi Köpeği ve Akrep Adam'ı,
143 Vahşi iblisleri, Balık Adam'ı ve Boğa Adam'ı,
144 Acımasız silah taşıyıcılarını, savaşta korkusuzları.
145 Emirleri karşı konulamaz derecede muazzamdı.
146 Toplamda bu türden on bir tane yaptı.
147 Tanrılar arasında, ordusunu oluşturduğu oğulları,
148 Kingu'yu yüceltti ve aralarında yüceltti.
149 Ordunun liderliği, ordunun idaresi,
150 Silah taşıma, seferberlik, çatışmanın seferber edilmesi,
151 Savaşın baş yürütme gücü, en yüksek kumanda,
152 Ona emanet etti ve onu tahta çıkardı,
153 "Senin için büyü yaptım ve seni tanrılar ordusunda yücelttim,
154 Sana bütün tanrıların idaresini teslim ettim.
155 Gerçekten yücesin, karıcığım, ünlüsün,
156 Emirlerin bütün Anunnakilere üstün gelsin."
157 Ona Kaderler Tableti'ni verdi ve göğsüne bağladı,
158 (Dedi ki) "Emrin değiştirilemez; ağzından çıkan söz sağlam olsun."
159 Kingu yüceltilip Anuship'in gücünü elde ettikten sonra,
160 Oğulları olan tanrılar için kaderleri belirledi:
161 "Ağzından çıkan söz alt etsin ateş tanrısını,
162 Zehirin birikerek yok etsin saldırganlığı."

II. Tablet

1 Tia-mat yarattıklarını topladı bir araya
2 Ve soyundan gelen tanrılara karşı savaşı hazırladı.
3 Bundan sonra Tia-mat, Apsû yüzünden kötülük planladı
4 Ea, çatışmayı onun ayarladığını öğrendi.
5 Ea bu meseleyi duydu,
6 Odasında sessizliğe gömüldü ve hareketsiz kaldı.
7 Düşündükten ve hiddeti yatıştıktan sonra
8 Adımlarını babası Anšar'a yöneltti.
9 Babası Anšar'ın huzuruna çıktı,
10 Ve ona Tia-mat'ın bütün planlarını anlattı.

11 "Babam, annemiz Tia-mat bize karşı bir nefret besledi,
12 Vahşi öfkesiyle bir ordu kurdu.
13 Bütün tanrılar ona yöneldi,
14 Doğurdukların bile onun tarafını tuttu.
15 Onlar... ve Tia-mat'ın tarafını tuttular,
16 Hunharca komplo kuruyorlar, gece gündüz durmuyorlar,
17 Savaş için yanıp tutuşuyorlar, öfkeleniyorlar, fırtına gibi esiyorlar,
18 Çatışma çıkarmak için bir ordu kurdular.
19 Her şeyi yaratan Ana Hubur,
20 Karşı konulmaz silahlar sağladı ve dev yılanlar doğurdu.
21 Keskin dişleri vardı, acımasızlardı.
22 Kan yerine zehirle doldurdu bedenlerini.
23 Korkunç canavarları dehşetle giydirdi,
24 Onları bir hâle ile yükledi ve onları ilahileştirdi.
25 (Dedi ki) "Bırakın güçsüzce yok olsun seyredenler,
26 Sürekli öne atılsınlar ve asla geri çekilmesinler."
27 Hidra'yı, Ejderha'yı, Tüylü Kahraman'ı,
28 Büyük Şeytan'ı, Vahşi Köpeği ve Akrep Adam'ı,
29 Vahşi Şeytanlar'ı, Balık Adam'ı ve Boğa Adam'ı,
30 Acımasız silah taşıyıcıları, savaşta korkusuzlar.
31 Emirleri muazzamdı, karşı konulamazdı.
32 Toplamda bu türden on bir tane yaptı.
33 Tanrılar arasında, ordusunu oluşturduğu oğulları,
34 Kingu'yu yüceltti ve aralarında onu yüceltti.
35 Ordunun liderliğini, ordunun idaresini,
36 Silah taşımayı, seferberliği, çatışmanın hareketini,
37 Savaşın en yüksek kumandasını, yürütülmesini
38 Ona emanet etti ve oturttu onu bir tahta.
39 "Senin için yaptım büyü ve yücelttim seni Tanrıların ordusunda,
40 Sana teslim ettim bütün tanrıların idaresini.
41 Sen gerçekten yücesin, karıcığım, sen ünlüsün,
42 Emirlerin bütün Anunnakilere gelsin üstün."
43 Kaderler tabletini ona verdi ve iliştirdi göğsüne,
44 (Dedi ki) "Emrin değişmesin; ağzından çıkan söz sağlam olsun."
45 Kingu yüceldikten ve Anuşluk gücünü kazandıktan sonra
46 Tanrılar için kaderleri belirledi. Oğulları:
47 "Ağzından çıkan söz ateş tanrısını alt etsin,
48 Zehrin birikerek saldırganlığı yok etsin."
49 Anşar duydu; mesele son derece rahatsız ediciydi.
50 "Yazıklar olsun!" diye bağırdı ve dudağını ısırdı.
51 Yüreği öfkeyle doldu, aklı yatışamadı.
52 Oğlu Ea'nın feryadı titrek bir sesle duyuldu.
53 "Oğlum, sen Savaşı kışkırttın,
54 Tek başına yaptığın her şeyin mesuliyetini üstlen!
55 Apsû'yu öldürdün,
56 Öfkelendirdiğin Tia-mat'a gelince, onun dengi nerede?
57 Öğüt toplayıcısı, bilgili prens,
58 Bilgeliğin yaratıcısı, tanrı Nudimmud
59 Yatıştırıcı sözler ve sakinleştirici bir ifadeyle
60 Babası Anšar'a nezaketle cevap verdi
61 "Babam, kaderi belirleyen derin zihin,
62 Var etme ve yok etme gücüne sahip olan,
63 Anšar, kaderi belirleyen derin zihin,
64 Var etme ve yok etme gücüne sahip olan,
65 Sana bir şey söylemek istiyorum, bir an için sakin ol.
66 Ve düşün yardımsever bir iş yaptığımı.
67 Apsû'yu öldürmeden önce
68 Mevcut hali kim görebilirdi?
69 Onu çabucak yok etmeden önce
70 Onu hangi şartlar altında yok etmeliydim?"
71 Anšar duyduklarıyla hoşuna gitti.
72 Ea ile konuşmak için yüreği rahatladı,
73 "Oğlum, yaptıkların yaraşır bir tanrıya,
74 Şiddetli, eşsiz bir darbe indirebilirsin... [...]
75 Ea, yaptıkların yaraşır bir tanrıya,
76 Şiddetli, eşsiz bir darbe indirebilirsin... [...]
77 Önüne çık Tia-mat'ın ve hücumunu yatıştır,
78 . . [...] . . . . [...] büyünle öfkesini."
79 Babası Anšar'ın konuşmasını duydu,
80 Ona giden yola girdi, ona giden yolda ilerledi.
81 Gitti, Tia-mat'ın hilelerini anladı,
82 [Durakladı], sustu ve geri döndü.
83 [O] yüce Anšar'ın huzuruna girdi
84 Pişmanlıkla ona hitap ederek,
85 "[Babam], Tia-mat'ın yaptıkları benim için çok fazla.
86 Onun planını anladım ve [benim] büyüm ona denk değildi.
87 Kuvveti çok güçlü, dehşet dolu,
88 O tamamen çok güçlü, kimse ona karşı gelemez.
89 Çok yüksek sesli çığlığı azalmadı,
90 Onun çığlığından [korktum] ve geri döndüm.
91 [Babam], umudunu kaybetme, ona karşı ikinci bir kişi gönder.
92 Bir kadının gücü çok büyük olsa da, bir erkeğinkine denk değildir.
93 Onun birliklerini dağıt, planlarını boz
94 Ellerini üzerimize koymadan önce."
95 Anšar yoğun bir öfkeyle haykırdı,
96 Oğlu Anu'ya hitap ederek,
97 "Şerefli oğul, kahraman, savaşçı,
98 Kuvveti güçlü, hücumu karşı konulmaz olan

99 Acele et ve Tia-mat'ın önünde dur,
100 Öfkesini yatıştır ki yüreği rahatlasın.
101 Sözlerine kulak vermezse,
102 Yalvarış sözlerini dile getir ki yatışsın.
103 Babası Anšar'ın konuşmasını duydu,
104 Ona doğru yola koyuldu, ona doğru yolda ilerledi.
105 Anu gitti, Tia-mat'ın hilelerini anladı,
106 Durdu, sustu ve geri döndü.
107 Çıktı kendisini doğuran babası Anšar'ın huzuruna,
108 Pişmanlıkla seslendi ona.
109 "Babam, Tia-mat'ın [fiilleri] benim için çok fazla.
110 Onun planını anladım, ama [büyüm] denk değildi ona.

111 Kuvveti çok güçlü, dehşet dolu,
112 O çok güçlü, kimse karşı gelemez ona.
113 Çok yüksek sesi hiç azalmıyor,
114 Korktum onun feryadından ve döndüm geri.
115 Baba, umudunu kaybetme, gönder ona karşı başka birini.
116 Bir kadının gücü çok büyük olsa da, bir erkeğinkine eşit değildir.

117 Kohortlarını dağıtın, planlarını bozun,
118 Bize dokunmadan önce."
119 Anšar sessizliğe gömüldü, yere bakarak,
120 Ea'yı başını sallayarak tasdik etti.
121 Toplanmıştı İgigiler ve bütün Anunnakiler,
122 Oturuyorlardı dudaklarını kenetlemiş bir sessizlik içinde.
123 Hiçbir tanrı yüzleşmek istemiyordu... [ . . ]
124 Tia-mat'a karşı çıkmak istiyordu... [ . . ]
125 Yine de büyük tanrıların babası, efendi Anšar,
126 Yüreğinde öfke vardı ve kimseyi çağırmadı.
127 Babasının intikamcısı, kudretli bir oğul,
128 Savaşa koşan savaşçı Marduk
129 Ea çağırdı onu hususi odasına
130 Açıklamak için planlarını ona.
131 "Marduk, öğüt ver, babanı dinle.
132 Sen benim oğlumsun, bana zevk veren,
133 Saygıyla Anšar'ın huzuruna çık,
134 Konuş, ayağa kalk, bakışlarınla onu yatıştır."
135 Be-l babasının sözleriyle mesut oldu,
136 Yaklaştı ve Anšar'ın huzurunda durdu.
137 Anšar onu gördü, kalbi memnuniyetle doldu,
138 Öptü dudaklarını ve giderdi korkusunu.
139 "[Babam] susma, konuş,
140 Gidip arzularını yerine getireceğim!
141 [Anšar] susma, konuş,
142 Gidip arzularını yerine getireceğim!
143 Sana karşı harp nizamını hangi adam hazırladı?
144 Ve bir kadın olan Tia-mat, silahlarıyla sana saldıracak mı?

145 ["Babam], doğuran, sevin ve coş,
146 Yakında Tia-mat'ın boynuna basacaksın!
147 [Anšar], doğuran, sevin ve coş,
148 Yakında Tia-mat'ın boynuna basacaksın!
149 ["Git,] oğlum, her türlü bilgiye vakıf ol,
150 Tia-mat'ı saf büyünle yatıştır.
151 Fırtına arabasını gecikmeden sür,
152 Ve [ . . ] geri çevrilemez."
153 Be-l babasının sözlerine sevindi,
154 Sevinçle babasına seslendi,
155 "Tanrıların Efendisi, Büyük Tanrıların Kaderi,
156 Eğer senin intikamcın olursam,
157 Eğer Tia-mat'ı bağlayıp seni korursam,
158 Bir meclis topla ve benim için yüce bir kader ilan et.
159 Hepiniz oturun Upšukkinakku'da sevinçle,
160 Ve sözlerim ile kaderler belirleyeyim sizin yerinize.
161 Ne yaparsam yapayım değiştirilmemeli,
162 Emrim geçersiz kılınmamalı veya değiştirilmemeli."

III. Tablet

1 Anšar ağzını açtı
2 Ve seslendi veziri Kaka'ya,
3 "Zevkimi yerine getiren Vezir Kaka,
4 Seni Lah(mu ve Lah(amu'ya göndereceğim.
5 Tahkikatta kabiliyetlisin, hitabette alimsin.
6 Atalarım olan tanrıları huzuruma getir.
7 Bütün tanrılar getirilsin,
8 Masada otururken istişare etsinler.
9 Tahıl yesinler, bira içsinler,
10 İntikamcıları Marduk'un kaderini belirlesinler.
11 Git, defol Kaka, dur önlerinde,
12 Ve sana söylediğim her şeyi onlara tekrar et:
13 "Oğlun Anšar gönderdi beni,
14 Ve ben açıklayacağım onun planlarını.
15-52 = II, 11*-48 (* 'Babam' yerine ' 'Böylece' koyun)
53 Anu'yu gönderdim ama yüzleşemedi onunla.
54 Nudimmud korktu ve geri çekildi.
55 Tanrıların bilgesi, oğlun Marduk öne çıktı,
56 Tia-mat ile buluşmaya karar verdi.
57 Benimle konuştu ve dedi ki,
58-64 = II, 156*-162 (* tırnak işaretiyle başlayın: "Eğer )
65 Hemen, şimdi, gecikmeden onun için kaderini belirle,
66 Güçlü düşmanının karşısına çıkıp yüzleşebilsin."
67 Kaka gitti. Adımlarını
68 Ataları tanrılar olan Lah(mu ve Lah(amu'ya yöneltti.
69 Yere kapandı, önlerinde yeri öptü,
70 Ayağa kalktı ve onlara durduğunu söyledi,
71-124 = II, 13-66
125 Lah(h(a) ve Lah(amu duyunca yüksek sesle bağırdılar.
126 Bütün İgigiler inledi sıkıntıyla,
127 "Ne oldu?" Bu kararı o mu aldı bizim hakkımızda?
128 Tia-mat'ın ne yaptığını bilmiyorduk."
129 Kaderleri belirleyen tüm büyük tanrılar
130 Giderken toplandılar,
131 Anšar'ın huzuruna çıktılar ve [sevinçle] doldular,
132 Mecliste . [ . . ] birbirlerini öptüler.
133 Masada otururken fikir alışverişinde bulundular,
134 Tahıl yediler, bira içtiler.
135 Kamışlarından süzdüler tatlı içkiyi,
136 Bira içip iyi hissettiler kendilerini,
137 Tamamen kaygısızlaştılar, neşeliydi ruh halleri,
138 Ve belirlediler intikamcıları Marduk'un kaderini.

IV. Tablet

1 Onun için görklü bir kürsü kurdular
2 Ve krallığı almak üzere çıktı atalarının huzuruna. 3 (Dediler ki) "Sen yüce tanrıların en şereflisisin,
4 Senin kaderin eşsizdir, emrin Anu'nunki gibidir.
5 Marduk, sen yüce tanrıların en şereflisisin,
6 Senin kaderin eşsizdir, emrin Anu'nunki gibidir.
7 Bundan böyle emrin iptal edilmeyecek,
8 Yüceltmek de alçaltmak da senin elinde.
9 Sözün kesin, emrine başkaldırılamaz,
10 Hiçbir tanrı çizdiğin çizgiyi aşamaz.
11 Bütün tanrılar için mabetlere erzak gerektir,
12 Onların mukaddes sahalarının olduğu yerde kurulabilmen için.
13 Sen intikamcımız Marduk'sun,
14 Sana verdik bütün kainatın krallığını.
15 Mecliste yerini al, yücelsin sözün,
16 Silahların hedefi şaşmasın, düşmanlarını öldürsün.
17 Be-l, Sana güveneni bağışla,
18 Ama kötülüğe gönül veren tanrıyı yok et."
19 Ortaya bir takımyıldız koydular.
20 Ve oğulları Marduk'a seslendiler,
21 "Senin kaderin, Be-l, bütün tanrıların kaderinden üstündür,
22 Emret ve yok oluş ile gelsin yeniden yaratılış.
23 Senin sözünle kaybolsun takımyıldız,
24 İkinci bir emirle takımyıldız yeniden zuhur etsin."
25 Emri verdi ve takımyıldız kayboldu,
26 İkinci bir emirle takımyıldız yeniden var oldu.
27 Ataları olan tanrılar, görünce onun sözünün tesirini,
28 Sevindiler ve tebrik ettiler: "Marduk kraldır!"

29 Verdiler ona bir topuz, bir taht ve bir asa.
30 Verdiler hasmı alt eden karşı konulmaz bir silah:
31 (Dediler ki:) "Git, kes Tia-mat'ın boğazını,
32 Ve taşıyıp haber versin rüzgarlar kanını."
33 Ataları olan tanrılar, Be-l'in belirlediler kaderini.
34 Ve onu koydular yola, refah ve zafer istikametine.
35 Bir yay yaptı ve onu silahı yaptı.
36 Bir ok yerleştirdi, yay kirişini taktı.
37 Topuzunu aldı ve sağ eline aldı.
38 Yayı ve sadağı yanına astı.
39 Önüne şimşek koydu.
40 Ve vücudunu alev dilleriyle doldurdu.
41 Tia-mat'ın bağırsaklarını saracak bir ağ yaptı.
42 Ve dört rüzgarı yerleştirdi ki kaçamasın hiçbir parçası.
43 Güney Rüzgarı, Kuzey Rüzgarı, Doğu Rüzgarı, Batı Rüzgarı,
44 Ağının yanına koydu babası Anu'nun verdiği rüzgarları.
45 Kötü Rüzgarı, Toz Fırtınasını, Kasırgayı,
46 Dörtlü Rüzgarı, Yedili Rüzgarı, Kaos yayan Rüzgarı, . . . . .Rüzgarı yarattı.
47 Gönderdi yarattığı yedi rüzgarı,
48 Ve onlar Tia-mat'ın bağırsaklarını taciz etmek için arkasında durdular.
49 Be-l, büyük silahı olan Fırtına Seli'ni aldı,
50 Karşı konulmaz fırtınanın korkunç arabasına bindi.
51 Dört atı ona bağladı ve koşturdu,
52 Yıkıcı, Merhametsiz, Ezici, Seri.

53 Dudakları aralık, zehir saçıyordu dişleri,
54 Yorgunluğa yabancıydılar, ileriye doğru atılmak için eğitilmişlerdi.
55 Sağ tarafına şiddetli savaş ve çekişme yerleştirdi,
56 Sol tarafına, birleşik bir harp nizamını alt eden çatışma.
57 Ürkütücü bir zırh olan bir tunik giymişti,
58 Başında bir dehşet havası vardı.
59 Be-l ilerledi ve yoluna koyuldu,
60 Yüzünü çevirdi öfkeli Tia-mat'a doğru.
61 Dudaklarında bir sihir tutuyordu,
62 Elinde zehri tesirsiz etmek için kavradı bir nebat,
63 Bunun üzerine etrafında döndüler, döndüler tanrılar etrafında,
64 Tanrılar, ataları, etrafında döndüler, döndüler tanrılar etrafında.

65 Be-l yaklaştı, Tia-mat'ın ağzını tetkik etti,
66 Eşi Qingu'nun hilelerini müşahede etti.
67 Baktıkça kaybetti cesaretini,
68 Gitti kararlılığı ve sendeledi.
69 Yanında yürüyen ilahi yardımcıları,
70 En öndeki savaşçıyı gördü ve görüşleri bulanıklaştı.
71 Tia-mat boynunu çevirmeden büyüsünü yaptı,
72 Dudaklarında yalan ve iftira vardı,
73 "[ . ] . . . . . . . . . . . . .
74 [ . ] . senin tarafından toplandılar."
75 Be-l, büyük silahı olan Fırtına Tufanı'nı [kaldırdı],
76 Ve şu sözlerle onu öfkeli Tia-mat'a fırlattı:
77 "Neden saldırgan ve kibirlisin,
78 Ve savaş çıkarmaya mı çalışıyorsun?
79 Genç nesil, büyüklerine öfkelenerek bağırdı,
80 Ama sen, anneleri, merhameti hor görüyorsun.
81 Qingu'yu eşin olarak tayin ettin,
82 Ve onu haksız yere Anuşluk rütbesine çıkardın.
83 Tanrıların kralı Anšar'a karşı mesele çıkardın,
84 Ve tanrılara, atalarıma karşı meselen kökleşti.
85 Birliklerini mevzilendir, kuşan silahlarını,
86 Sen ve ben saf tutup savaşacağız."
87 Tia-mat bunu duyunca
88 Delirdi ve kaybetti aklını.

89 Tia-mat yüksek sesle ve şiddetle bağırdı,
90 Bütün alt organları altında titriyordu.

91 Bir sihir okuyordu, büyüsünü tekrarlayıp duruyordu,

92 (Savaş) tanrıları savaş silahlarını keskinleştirirken.

93 Tia-mat ve tanrıların bilgesi Marduk bir araya geldiler,

94 Birbirleriyle çekişerek savaşa yaklaştılar.

95 Be-l ağını yaydı ve onu yakaladı;

96 Kötü Rüzgar'ı, artçıyı, yüzüne doğru saldı.

97 Tia-mat yutmak için ağzını açtı,

98 Kötü Rüzgar'ı içeri aldı, böylece dudaklarını kapatamadı.

99 Şiddetli rüzgarlar karnına doğru ağırlaştı,

100 İç organları şişti ve ağzını kocaman açtı.

101 Bir ok fırlattı ve karnını deldi,

102 Bağırsaklarını parçaladı ve içini yardı,

103 Onu bağladı ve söndürdü canını,

104 Yere attı cesedini ve üzerine çıktı.

105 Lider Tia-mat'ı öldürdükten sonra,

106 Topluluğu dağıldı, ordusu dağıldı.

107 Onun yanına giden ilahi yardımcıları,

108 Ricat ettiler titreme ve korkuyla

109 . . . . kurtarmak için canlarını,

110 Kaçamadılar, ama tamamen kuşatılmışlardı.

111 Onları bağladı ve kırdı silahlarını,

112 Ve oturuyorlardı ağlara sarılmış, bir tuzağın içinde,

113 Köşelerde saklanmış, dopdolu kederle,

114 Cezasını çekiyor, tutuluyorlardı hapiste.

115 Korkuyla yüklü on bir yaratık,

116 Sağında seyis olarak yürüyen iblis kalabalığı,

117 Üzerlerine ipler geçirdi ve kollarını bağladı,

118 Savaşlarıyla birlikte onları altında çiğnedi.

119 Aralarında iktidara yükselen Kingu,

120 Ölü Tanrıları bağladı ve onlarla hesaplaştı.

121 Kendisine ait olmayan Kader Tableti'ni ondan aldı,

122 Bir mühürle mühürledi ve kendi göğsüne bağladı.

123 Savaşçı Marduk düşmanlarını bağlayıp öldürdükten sonra,

124 Kibirli düşmanı... ,

125 Anšar'ın bütün düşmanlarına karşı zafer kazanmasını sağlamıştı,

126 Nudimmud'un arzusunu tamamlamıştı,

127 Bağlı Tanrılar üzerindeki hakimiyetini güçlendirmişti,

128 Ve bağladığı Tia-mat'a geri dönmüştü.

129 Be-l, ayaklarını Tia-mat'ın alt kısımlarına koydu.

130 Ve acımasız sopasıyla kafatasını parçaladı.

131 Atardamarlarını kesti.

132 Ve Kuzey rüzgarının (kanını) haber vermek için yukarı taşımasına izin verdi.

133 Babaları bunu gördüler ve sevindiler ve coştular;

134 Ona hediyeler ve armağanlar getirdiler.

135 Be-l dinlendi, cesedi inceledi,

136 Topağı akıllıca bir planla bölmek için.

137 Onu kurutulmuş bir balık gibi ikiye böldü:

138 Bir yarısını gökler gibi kurup gerdi.

139 Deriyi gerdi ve bir nöbetçi tayin etti

140 Sularının kaçmasına izin vermemesi talimatıyla.

141 Gökleri aştı, semavi kısımları inceledi,

142 Ve onları Nudimmud'un meskeni olan Apsû'ya uyacak şekilde ayarladı.

143 Be-l, Apsû'nun şeklini ölçtü

144 Ve Ešgalla'nın bir kopyası olan Ešarra'yı kurdu.

145 Ešgalla'da, inşa ettiği Ešarra'yı ve gökleri,

146 Anu, Enlil ve Ea'nın mabetlerine yerleştirdi.

V. Tablet

1 Büyük tanrılar için semavi menziller yarattı,
2 Ve takımyıldızları, yıldızların desenlerini koydu.
3 Yılı belirledi, kısımlarını işaretledi,
4 Ve on iki ay için her biri üç yıldız koydu.
5 Yılı düzenledikten sonra,
6 Yıldızların mesafelerini belirlemek üzere Ne-beru semavi menzilini kurdu.
7 Kimse günah işlemesin veya tembellik etmesin diye
8 Enlil ve Ea'nın semavi menzillerini onunla belirledi.
9 Her iki tarafta kapıları açtı,
10 Ve sola ve sağa sağlam sürgüler koydu.
11 (Cennetin) doruklarını onun (Tia-mat'ın) karnına yerleştirdi,
12 Nannar'ı yarattı ve ona geceyi emanet etti.

13 Günleri belirlemek için onu gecenin mücevheri olarak tayin etti,
14 Ve aydan aya durmadan onu bir taçla yükseltti,
15 (Dedi ki): "Ayın başında ülkenin üzerinde parla,
16 Altı günü belirlemek için boynuzlarıyla parla.
17 Yedinci gün taç yarı büyüklükte olacak,
18 On beşinci gün, her ayın ortasında, karşı dur.
19 Şamaş seni ufukta [gördüğünde],
20 Münasip merhalelerle küçül ve geriye doğru parla.
21 29. gün, Şamaş'ın yoluna yaklaş,
22 . [ . . ] 30. gün, Şamaş ile kavuş ve yarış.
23 ( . . . . ] . işaretim var, izini takip et,
24 Yaklaş . . ( . . . . . ) ver Yargılama.
25 . [ . . . . ] . Şamaş, [cinayeti] ve şiddete mani ol,
26 . [ . . . . . . . . . . . . . . . . . ] . bana.
* * * * * *
35 Sonunda [ . . .
36 29. gün olsun [ . . . "
37 [Onun . . . . ] kararnameleri [ . . .
38 Cephenin teşkilatlanması ve . [ . . .
39 Günü yaptı [ . . .
40 Yıl eşit olsun [ . . .
41 Yeni yılda [ . . .
42 Yıl . . . . . [ . . .
43 Düzenli olsun [ . . .
44 Aksetme cıvatası [. . .
45 yaptıktan sonra [. . .
46 Gece ve Gündüz Saatleri [. . .
47 Tia-mat [. . .
48 Marduk Moda [. . .
49 Birlikte topladı ve bulutlara dönüştürdü.
50 Rüzgarların öfkesi, şiddetli yağmur fırtınaları,
51 Sisin dumanını - onun birikimini -
52 Kendisi için tayin etti ve eline aldı onları.
53 Başını yerine koydu ve döktü. . [. . ].
54 Abyss'i açtı ve su ile doymuştu.
55 İki gözünden izin verdi Fırat ve Dicle'nin akışına,
56 Burun deliklerini engelledi, ama ayrıldı.
57 Göğüslerine uzak [dağları] yuttu,
58 Sıktı kaynak sularını kuyuları kanalize etmek için.
59 Kuyruğunu büktü ve Durmah(u'ya,
60 [ . . . ] . . ayaklarının altındaki Apsû'ya ördü.
61 Kasıklarını [kurdu] - gökleri sıkıştırdı -
62 [(Böylece) onun yarısını] uzattı ve yer gibi sağlamlaştırdı.
63 Tia-mat'ın içindeki işini [bitirdikten] sonra,
64 Ağını [yaydı] ve dışarı doğru saldı.
65 Gökleri ve yeri . . [ . ] .
66 [ . . ] bağlarını . . . . . . .
67 Düzenlemesini formüle edip [kararları] oluşturduktan sonra,
68 Kılavuz ipleri bağladı ve onları Ea'nın ellerine verdi.
69 Qingu'nun alıp taşıdığı Kaderler [Tableti],
70 Onu şu şekilde ele aldı: bir ganimet (?) ve Anu'ya sundu.
71 [Savaşın . ] ., bağladığı veya başına koyduğu,
72 [ . ] . atalarının önüne getirdi.
73 [Şimdi] Tia-mat'ın doğurduğu on bir yaratığı ve . . .
74 Silahlarını kırdı ve onları (mahlukları) ayaklarına bağladı.
75 Onların putlarını yaptı ve Apsû'nun [Kapısı]na yerleştirdi,
76 Asla unutulmayacak bir işaret olsun diye.
77 [Tanrılar] bunu gördüler ve coştular sevinçle,
78 (Yani) Lah(mu, Lah(amu ve bütün ataları.
79 Anšar onu [kucakladı] ve dünyaya duyurdu "Muzaffer Kral" unvanını,
80 Ona armağanlar verdi Anu, Enlil ve Ea,
81 onu selamladı onu doğuran Anne Damkina,
82 Temiz bayram cübbesi parlattı yüzünü.
83 Haberi vermek için onu hediye eden Usmû'ya,
84 Apsû'nun vezirliğini ve mukaddes yerlerin bakımını [emanet etti].
85 İgigiler toplandı ve hepsi ona secde etti,
86 Anunnakilerin her biri ayaklarını öpüyordu.
87 Hepsi itaatlerini göstermek için [bir araya geldiler],
88 [ . . . ] . ayağa kalktılar, eğildiler, "İşte kral!"
89 Ataları [ . . . ] . ve güzelliğinden doydular,
90 Be-l, savaşın tozuna bürünmüş halde onların sözlerini dinledi.
91 . [ . . . . . . . . . . . ] . . . . . . .
92 Vücudunu . [ . . . ] ile meshetti. sedir kokusu.
93 Kendini asil cübbesine büründürdü,
94 Başında kraliyet halesi olarak bir dehşet tacıyla.
95 Sopasını alıp sağ eline aldı,

96 . .. ] . soluyla kavradı.
97 [ . . . . . . . . . . . . . . . . . . ]
98 . . . ] . ayaklarını bastı.
99 Üzerine giydi . [ . . .
100 Refah ve zafer asasını [yanında] astı.
101 Haleyi [ . . . ] [yaptıktan sonra] [
102 Çuvalı Apsû'yu korkunç bir [ . . ] ile süsledi(?)
103 Yerleşti . [ . . .
104 Taht odasında [ . . .
105 Hususi odasında [ . . .
106 Tanrıların her biri [ . . .
107 Lah(mu ve Lah(amu . [ . . . . . . . ] .
108 Ağızlarını açtılar ve İgigi tanrılarına seslendiler,
109 "Eskiden Marduk sevgili oğlumuzdu,
110 Şimdi o sizin kralınız, emrine uyun!"
111 Hep birlikte konuştular sonra,
112 "Adı Lugaldimmerankia, güvenin ona!"
113 Marduk'a krallık verdikten sonra,
114 Ona refah ve zafer için ettiler dua,
115 "Bundan böyle mabedimizin bekçisi sensin,
116 Ne emredersen onu yapacağız!"
117 Marduk konuşmak için ağzını açtı
118 Ve seslendi ataları tanrılara,
119 "Apsû'nun üstünde, zümrüt (?) mesken,
120 Karşısında Senin için inşa ettiğim Eşarra'yı,
121 Zeminini sağlamlaştırdığım semavi yapıların altına,
122 Kendime lüks bir mesken olacak bir ev inşa edeceğim.
123 İçinde mabedini kuracağım,
124 Odamı ve krallığımı kuracağım.
125 Apsû'dan karar vermek için çıktığında,
126 Burası meclisin önünde dinlenme yerin olacak.
127 Gökten karar vermek için indiğinde,
128 Burası meclisin önünde dinlenme yerin olacak.
129 Adını 'Babil', "Büyük Tanrıların Evleri" koyacağım.
130 İçinde bir şenlik düzenleyeceğiz: bu akşam şenliği olacak.
131 [Tanrılar], ataları, onun bu konuşmasını [duydular],
132 [ . . . . . . . . . . . . ] dediler ki,
133 "Ellerinin yarattığı her şeye gelince,
134 Senin [ . . . ]'in kimde?
135 Ellerinin yarattığı yeryüzüne gelince,
136 Senin [ . . . ]'in kimde?
137 Adını verdiğin Babil'de,
138 [Dinlenme yerimizi] sonsuza dek koy.
139 . [ . . . . . . . . . . . ] düzenli sunular getirsinler
140 . [ . . . . . . . . . . . . . . . . ] . .
141 Kim [ . . . ] görevlerimizi . [ . . .
142 Orada [ . . . . . ] emeğini . [ . . .
143 [ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ]
144 Sevindiler [ . . . . . . . . . . ] . . [ . . .
145 Tanrılar . [ . . . . . . . . . . . . . ]
146 Bilen [ . . . . . . . . . . . . . ] . onları
147 [Ağzını açarak] onlara ışık gösterdi,
148 . . [ . . . . . . . . . . ] konuşmasını . [ . ]
149 [ . . . . . . . . ] . onları [ . . .
150 Ve . [ . . . . . . . . . . . . ] . . . . .
151 Tanrılar eğilip onunla konuştular,
152 Efendileri Lugaldimmerankia'ya seslendiler,
153 "Eskiden, efendim, [sevgili] oğlumuzdun,
154 Şimdi kralımızsın, . . [ . . . ]
155 [Bizi] koruyan . [ . ] . [ . ] .
156 . . [ . . ] sopanın ve asanın halesini.
157 Planlar tasarlasın [ . . . ] . . [ . . . ]
158 [ . ] . . [ . . . . . . . ki] biz . [ . . ."

VI. Tablet

1 Marduk duyunca tanrıların konuşmasını
2 Doğdu içinde kurnazca şeyler başarma arzusu.
3 Ea'ya seslenerek ağzını açtı,
4 Yüreğinde tasavvur ettiği şeyi nasihat etti,
5 "Kanları kemik haline getireceğim,
6 Adı 'insan' olacak Lullû'yu yaratacağım.
7 Lullû'yu, yani insanı yaratacağım.
8 Tanrıların emeğinin üzerine yükleneceği, dinlenebilecekleri.
9 Tanrıların nizamına ustalıkla değiştireceğim.
10 Bir olarak şereflendirilseler de ikiye bölünecekler."
11 Ea, ona bir söz söyleyerek cevap verdi,
12 Tanrıların dinlenmesiyle alakalı yorumlarını dile getirerek,
13 "Kardeşlerinden biri teslim edilsin.
14 Yok olsun ki insanlar yaratılsın.
15 Büyük tanrılar toplansın.
16 Ve suçlu olan teslim olsun ki tasdiklensin."

17 Marduk büyük tanrıları topladı,
18 Emrini verirken nazik bir yönlendirmeyle,
19 Konuşurken tanrılar onu dinledi:
20 Kral Anunnakilere şöyle dedi:
21 "Önceki yemininiz doğruydu hakikatten,
22 (Şimdi de) bana söyleyin ciddi hakikati:
23 Muharebeyi kim başlattı,
24 Tia-mat'ı isyan ettiren ve muharebeyi başlatan kim?
25 Savaşı kim başlattı, bırakılsın
26 Cezasını ona vereyim; ama sen otur ve dinlen.
27 Büyük tanrılar, İgigiler ona cevap verdi,
28 Yani, tanrıların danışmanı, efendi Lugaldimmerankia,
29 "Savaşı kim başlattı,
30 Tia-mat'ı isyan ettiren ve savaşı başlatan Qingu'dur."
31 Onu bağladılar, Ea'nın önünde tuttular,
32 Cezayı verdiler Üzerine kan damarlarını kesti.
33 Kanından (Ea) insanoğlunu yarattı,
34 Ona tanrıların hizmetini yükledi ve tanrıları hür kıldı.
35 Bilge Ea insanoğlunu yarattıktan sonra,
36 Ve tanrıların hizmetini onlara yükledikten sonra—
37 Bu vazife akıl almazdır.
38 Çünkü Nudimmud, yaratılışı Marduk'un maharetiyle gerçekleştirdi—
39 Kral Marduk böldü tanrıları,
40 Bütün Anunnakileri üst ve alt gruplara ayırdı.
41 Anu'nun emirlerini korumak için göklerde 300 kişi vazifelendirdi.
42 Ve onları muhafız olarak tayin etti.
43 Sonra yeraltı dünyasının teşkilatlanmasını düzenledi.
44 Gökte ve yeraltında 600 tanrı yerleştirdi.
45 Bütün emirleri düzenledikten sonra,
46 Ve gelirleri gök ve yeraltı dünyasının Anunnakileri arasında dağıttıktan sonra,
47 Anunnakiler ağızlarını açtılar,
48 Ve efendilerine seslendiler Marduk,
49 "Şimdi efendim, hürriyetimizi sağladığına göre
50 Senin için ne yapabiliriz?
51 Büyük şöhrete sahip bir mabet yapalım:
52 Senin odan, dinlenebileceğimiz dinlenme yerimiz olacak.
53 Bir kaide barındıracak bir mabet dikelim.
54 (İşi) bitirdiğimizde dinlenebileceğimiz yer."
55 Marduk bunu duyunca,
56 Gün ışığı kadar parlak bir şekilde ışıldadı,
57 "İnşa et aradığın iş olan Babil'i.

58 Tuğlalar dökülsün ve mabet yükselsin!"
59 Anunnakiler çektiler kazmayı.
60 Bir yıl boyunca pişirdiler elzem tuğlaları.
61 İkinci yıl geldiğinde,
62 Apsû'nun bir kopyası olan Esagil'in zirvesini yükselttiler.
63 Apsû'nun yüce mabet kulesini inşa ettiler.
64 Ve Anu, Enlil ve Ea için onu bir mesken olarak kurdular.
65 Onların önünde oturdu ihtişamla,
66 Ešarra'nın tabanıyla aynı hizada olan boynuzlarını inceledi.
67 Esagil'deki çalışmaları tamamladıktan sonra
68 Bütün Anunnakiler inşa ettiler kendi mabetlerini.
69 {300 gök İgigisi ve 600 Apsû, hepsi toplanmıştı.}
70 Be-l, ataları olan tanrıları ziyafette oturttu.
71 Yüce Mesken olarak inşa ettikleri mabet,
72 (Dediler ki): "Burası Babil, sizin yerleşik meskeniniz,"
73 "Burada keyfinize bakın! Neşeyle oturun!"
74 Büyük tanrılar oturdular,
75 Bira kupaları ortaya kondu ve ziyafete oturdular.
76 İçeride eğlendikten sonra
77 Muhteşem Esagil'de bir ayin tertiplediler.
78 Kurallar ve bütün kaideler tasdik edildi:
79 Bütün tanrılar göklerin ve yeraltı dünyasının makamlarını paylaştılar.
80 Elli büyük tanrının heyeti aldı yerlerini,
81 Kaderlerin yedi tanrısı kararlar vermek üzere tayin edildi.
82 Be-l silahı olan yayı aldı ve önlerine koydu:
83 İlahi ataları onun yaptığı ağı gördüler.
84 Ataları yayın yapısının ne kadar ustaca işlenmiş olduğunu gördüler.
85 Onun yaptığını övdüler.

86 Anu onu ilahi mecliste havaya kaldırdı,
87 Yayı öptü ve "Kızım!" dedi.
88 Yayı şöyle adlandırdı:
89 İlki "Uzun Çubuk"tu; ikincisi "Hedefe ulaşsın."
90 Üçüncüsü "Yay Yıldızı" ile onu gökyüzünde parlattı.

91 İlahi kardeşleriyle birlikte onun gökteki mevkisini belirledi.
92 Belirledikten sonra Anu yayın kaderini,
93 Bir tanrı için bile yüce bir kraliyet tahtı kurdu,
94 Anu onu tanrılar meclisine yerleştirdi.
95 Toplandı büyük tanrılar,
96 Marduk'un kaderini yücelttiler ve secde ettiler.
97 Kendilerine lanet okudular,
98 Su ve yağla yemin ettiler ve ellerini boğazlarına götürdüler.
99 Ona tanrılar üzerinde krallık yapma hakkını verdiler,
100 Onu göklerin ve yeraltı dünyasının tanrılarının efendisi olarak tasdik ettiler.

101 Anšar ona yüce adını verdi, Asalluh(i
102 "Adının anılmasıyla, itaat gösterelim!
103 Konuştuğunda, tanrılar onu dinlesin,
104 Emri yukarı ve aşağı bölgelerde üstün olsun.
105 İntikamcımız olan oğul yücelsin,
106 Efendiliği üstün olsun ve kendisi rakipsiz olsun.
107 Yaratıkları olan kara başlıları çobanlık etsin,
108 Karakterini gelecek günlere unutmadan anlatsınlar.
109 Ataları için cömert yiyecek sunuları oluştursun,
110 Geçimlerini sağlasın ve mukaddes sahalarının bekçisi olsun,
111 Mukaddes sahalarını şenlendirmek için tütsü yaksın.
112 Gökte yaptığını yeryüzünde de yapsın:
113 Kara başlıları kendisine tapınmaları için vazifelendirsin.
114 Tebaa olan halk bunu dikkate alsın ve Tanrılarına yakarın,
115 Tanrıçalarına kulak vermelerini emrettiği için,
116 Tanrıları ve tanrıçaları için yiyecek sunuları getirilsin,
117 Unutulmasınlar, tanrılarını hatırlasınlar,
118 Onlar... onların... onların... mabetlerini.
119 Kara başlılar birine, bazıları başka bir tanrıya tapsa da,
120 O, her birimizin tanrısıdır!
121 Gelin, çağıralım elli adı
122 Karakteri parlak olanın, zaferi aynı olanın.
123 (1) MARDUK
Doğumundan beri babası Anu tarafından kendisine verilen ad,
124 Otlak ve su sağlayan, ahırları yeşerten.
125 Övünenleri silahı olan fırtına seliyle bağlayan,
126 Ve tanrıları, atalarını sıkıntıdan kurtaran.
127 O, Oğul, tanrıların güneş tanrısı, göz kamaştırıcıdır,
128 Onlar her zaman parlak ışığında yürüsünler.
129 Yarattığı halklara, canlılara,
130 Tanrıların hizmetini yükledi ve onlar dinlendiler.
131 Yaratma ve yok etme, bağışlama ve cezayı çekme
132 Onun emriyle gerçekleşsin, bu yüzden gözlerini ona diksinler.
133 (2) Marukka: Onları yaratan tanrıdır.
134 Anunnakileri rahatlatan, İgigileri dinlendiren.
135 (3) Marutukku: O, toprakların, şehirlerin ve halklarının desteğidir.
136 Bundan böyle halklar ona her zaman kulak versin.
137 (4) Meršakušu: Şiddetli ama aynı zamanda kasıtlı, öfkeli ama aynı zamanda merhametli,
138 Zihni geniş, yüreği her şeyi kucaklayandır.
139 (5) Lugaldimmerankia Hepimizin ona seslendiği ad,
140 Onun emrini, atalarının tanrılarının emrinden üstün tuttuk.
141 O, göklerin ve yeraltının bütün tanrılarının efendisidir,
142 Emirleriyle yukarı ve aşağı bölgelerdeki tanrıların titrediği kraldır.
143 (6) Ona verdiğimiz ad Narilugaldimmerankia'dır, her tanrının akıl hocası,
144 O, sıkıntı zamanında göklerde ve yeraltında meskenlerimizi kurdu,
145 O, semavi mevkileri paylaştırdı İgigi ve Anunnaki arasında,
146 Tanrılar titresin onun adıyla ve sarsılsınlar tahtlarında.
147 (7) Asalluh(i, babası Anu'nun ona seslendiği addır,
148 O, tanrıların ışığı, kudretli bir kahramandır,
149 O, adından da anlaşılacağı gibi, tanrı ve toprak için koruyucu bir melektir,
150 O, korkunç bir mücadeleyle meskenimizi felaket zamanında kurtardı sorun.
151 (8) Ona ikinci olarak Asalluh(i-Namtilla dediler, hayat veren tanrı,
152 (Adına uygun olarak) bütün harap olmuş tanrıları ona geri getiren,
153 Ölü tanrıları saf büyüsüyle dirilten efendi,
154 Onu çarpık düşmanların yok edicisi olarak övelim.
155 (9) Adı üçüncü olarak Asalluh(i-Namru olarak anılır,
156 Karakterimizi temizleyen saf tanrı."
157 Anšar, Lah(mu ve Lah(amu) (her biri) onu üç ismiyle çağırdı,
158 Sonra tanrılara, oğullarına seslendiler,
159 "Her birimiz onu üç adıyla çağırdık,
160 Şimdi siz de bizim gibi çağırın onun adlarını."
161 Tanrılar duyunca sevindi onların konuşmasını,
162 Upšuukkinaki'de yapılar bir toplantı,
163 "İntikamcımız olan savaşçı oğlun,
164 Erzakçının adını yüceltelim."
165 Mecliste oturup kaderleri çağırdılar,
166 Ve bütün münasip merasimlerle adını çağırdılar:

VII. Tablet

1 (10) Ekilebilir toprakları veren, ekilebilir toprakları kuran Asarre,
2 Arpa ve ketenin yaratıcısı, nebat hayatının büyümesini sağlayan.
3 (11) Danışma meclisinde saygı duyulan, nasihatleri üstün olan Asaralim,
4 Tanrılar ona kulak verir ve ondan korkarlar.
5 (12) Soylu, babanın ışığı, yaratıcısı Asaralimnunna,
6 Anu, Enlil ve Ea'nın, yani Ninšiku'nun kararlarını idare eden.
7 Onların maişetini sağlayan, gelirlerini belirleyen,
8 Sarığı ülkeye bolluk katan kişidir.
9 (13) Yenilemelerini gerçekleştiren kişi Tutu'dur.
10 Mukaddes yerlerini arındırsın ki dinlenebilsinler.
11 Tanrıların dinlenmesi için bir sihir yapsın,
12 Öfkeyle ayağa kalksalar bile geri çekilsinler.

13 O, [ataları] olan tanrıların meclisinde gerçekten yücedir.
14 Tanrılar arasında hiç kimse ona denk olamaz.
15 (14) Tutu-Ziukkinna, ordusunun canı,
16 Tanrılar için tertemiz gökleri kuran,
17 Onların yollarını gözeten, [duraklarını] belirleyen,
16 Faniler arasında unutulmasın, ama yaptıklarını hatırlasınlar.
19 (15) Ona üçüncü olarak Tutu-Ziku derlerdi, arınmanın banisi,
20 Hoş esintinin tanrısı, muvaffakiyet ve itaatin efendisi,
21 Bolluk ve bereket yaratan, bolluk kuran,
22 Sahip olduğumuz her az şeyi bolluğa dönüştüren,
23 Korkunç sıkıntı zamanında hoş esintisini kokladığımız,
24 İnsanlar onun medihlerinin devamlı dile getirilmesini emretsinler, ona tapınsınlar.

25 (16) Tutu-Agaku, dördüncü olarak, insanlar onu yüceltsin,
26 Ölüleri hayata döndüren,
27 Bağlı Tanrılara merhamet gösteren,
28 Düşmanları olan tanrılara dayatılan boyunduruğu atan,
29 Onları esirgemek için insanlığı yaratan.
30 Merhametli olan, hayata döndürme gücüne sahip olan,
31 Sözleri emin olsun ve unutulmasın,
32 Yaratıkları olan kara başlıların ağzından.
33 (17) Tutu-Tuku, beşinci olarak, ağızları onun saf büyüsünü dile getirsin,
34 Saf büyüsüyle bütün kötüleri yok eden.

35 (18) Tanrıların yüreğini bilen, dizginleri gören Šazu,
36 Hiçbir kötülüğün elinden kaçmasına izin vermeyen,
37 Tanrılar meclisini kuran, yüreklerini sevindiren,
38 İtaatsizleri boyunduruk altına alan, tanrıların kuşatıcı koruyucusudur.
39 Gerçeği başarılı kıldı, sapkın sözleri söktü kökünden,
40 Yalanı ayırdı hakikatten.
41 (19) İkinci olarak Šazu-Zisi, saldırganların boyun eğdiricisi olan onu devamlı övsünler,
42 Ataları olan tanrıların bedenlerinden dehşeti kovdu.

43 (20) Üçüncü olarak, silahlarıyla her düşmanı yok eden Šazu-Suh(rim),
44 Planlarını altüst eden ve onları rüzgara çeviren.
45 Kendisine karşı gelen bütün kötüleri yok eden,
46 Tanrılar mecliste daima tezahürat yapsın.
47 (21) Dördüncü olarak, ataları olan tanrılar için başarıyı sağlayan Šazu-Suh(gurim),
48 Düşmanları yok eden ve onların soyunu yok eden,
49 Başarılarını dağıtan, hiçbir parçasını bırakmayan,
50 Adı ülkede anılsın ve duyurulsun.
51 (22) Beşinci olarak, gelecek nesiller onu konuşsun,
52 Her isyankârın, bütün itaatsizlerin yok edicisi,
53 Bütün kaçak tanrıları mabetlere getiren,
54 Bu adı yerleşsin.
55 (23) Šazu-Zah(gurim, altıncı olarak, hep birlikte ve her yerde ona tapsınlar,
56 Savaşta bütün hasımları yok eden.
57 (24) O, onlara bolca yiyecek sağlayan efendi Enbilulu'dur,
58 Tahıl sunuları sağlayan büyük seçilmişleri,
59 Otlakları ve sulak alanları iyi durumda tutan ve bunları ülke için kuran,
60 Su yolları açan ve bol su dağıtan.
61 (25) Ortak arazinin efendisi Enbilulu-Epadun ve... [ona] ikinci olarak [desinler],
62 Göklerin ve yeraltı dünyasının kanal gözetmeni, karıkları açan,
Açık arazide temiz ekilebilir araziler kuran,
63 Sulama hendeğini ve kanalı yöneten ve karıkları işaretleyen.
64 (26) Tanrıların su yollarının kanal gözetmeni Enbilulu-Gugal gibi, onu üçüncü olarak övsünler,
65 Tanrıların Efendisi Bolluk, bereket ve büyük tahıl depoları,
66 Bereket veren, insan yerleşimlerini zenginleştiren,
67 Buğday veren ve tahılı var eden.
68 (27) Halklar için bolluk biriktiren Enbilulu-H(egal)
69 Geniş yeryüzüne zenginlik yağdıran ve bol bitki örtüsü sağlayan.
70 (28) Tia-mat'ın tepesine bir dağ yığan Sirsir,
71 Silahlarıyla Tia-mat'ın cesedini yağmalayan,
72 Ülkenin koruyucusu, güvenilir çobanları,
73 Saçları büyüyen bir ekin, sarığı bir karık olan,
74 Öfkesiyle geniş Denizi geçmeye devam eden,
75 Ve savaş sahasından sanki bir köprüymüş gibi geçmeye devam eden.
76 (29) Sirsir-Malah (ona ikinci adını verdiler - öyle olsun -
77 Tia-mat onun kayığıydı, o onun Denizci.
78 (30) Arpa yığınlarını, büyük höyükleri yığan Gil,
79 Tahıl ve sürü yaratan, toprağa tohum veren.

80 (31) Tanrıların bağını sağlamlaştıran, istikrar yaratan Gilima,
81 Onları alt eden bir tuzak, yine de iyilikler sunan.
82 (32) Tacı kaparak gelen, karı yöneten yüce Agilima,
83 Suyun üzerinde yeryüzünü yaratan ve göğün yüksekliğini tahkim eden.
84 (33) Tanrılar için çayırlar tahsis eden ve yarattıklarını üleştiren Zulum,
85 Gelirleri ve yiyecek sunularını veren, mabetleri idare eden.
86 (34) Cennet ve yeraltı dünyasının yaratıcısı, mültecileri koruyan Mummu,
87 Cenneti ve yeraltı dünyasını arındıran tanrı, ikinci olarak Zulummu,
88 Gücü açısından tanrılar arasında hiçbir şey ona denk olamaz.

89 (35) Gišnumunab, bütün halkların yaratıcısı, dünya bölgelerini yaratan,
90 Tia-mat'ın tanrılarını yok eden ve onların bir kısmından halklar yaratan.
91 (36) Lugalabdubur, Tia-mat'ın eserlerini dağıtan, silahlarını kökünden söken kral,
92 "Önden ve Arkadan" temeli sağlam olan.
93 (37) Pagalguenna, bütün efendilerin en önde geleni, gücü yüce olan,
94 Tanrılar arasında en büyüğü, kardeşleri, hepsinin en asili olan. 95 (38) Lugaldurmah(, tanrılar bağının kralı, Durmah(u'nun efendisi,
96 Kraliyet meskeninde en büyük olan, diğer tanrılardan sonsuz derecede daha yüce olan.
97 (39) Aranunna, Ea'nın danışmanı, tanrıların yaratıcısı, ataları,
98 Hiçbir tanrı, yüce yürüyüşü açısından onunla boy ölçüşemez.
99 (40) Dumuduku, Duku'da kendisi için saf meskenini yenileyen,
100 Dumuduku, Lugalduku'nun onsuz karar veremediği.
101 (41) Lugalšuanna, gücü tanrılar arasında yüce olan kral,
102 Anu'nun efendisi, gücü, yüce olan, Anšar'ın seçtiği.
103 (42) Irugga, hepsini Deniz'de yağmalayan,
104 Bütün bilgeliği kavrayan, kapsamlı olan Anlayış.
105 (43) Qingu'yu . . . savaşta yağmalayan Irqingu,
106 Bütün kararnameleri idare ve hükümdarlığı tesis eden.
107 (44) Bütün tanrıların idare edicisi, nasihat veren Kinma,
108 Tanrıların bir kasırganın önündeymiş gibi hürmetle eğildiği isim.
109 (45) Dingir-Esiskur—Kutsama Evi'ndeki yüce koltuğuna otursun,
110 Tanrılar armağanlarını önüne getirsin
111 Ta ki sunularını alana kadar.
112 Ondan başka hiç kimse akıllıca şeyler başaramaz
113 Siyah noktaların dört (bölgesi) onun eseridir,
114 Ondan başka hiçbir tanrı günlerinin ölçüsünü bilmez.
115 (46) Silahları sertleştiren Girru (?),
116 Tia-mat ile savaşta akıllıca şeyler başaran,
117 Kapsamlı Bilgelik, anlayışta usta,
118 Bütün tanrıların bir araya gelip anlayamayacağı derin bir zihin.
119 (47) Adı Addu olsun, bütün göğü kaplasın,
120 Yeryüzünde hoş sesiyle gürlesin,
121 Gürültü bulutları doldursun (?)
Ve aşağıdaki halklara mahsul versin.
122 (48) Adından da anlaşılacağı gibi, İlahi Kaderleri toplayan Aşa-ru
123 O gerçekten de bütün halkların koruyucusudur.
124 (49) Ne-beru gibi, göğün ve yeraltının geçiş yerini tutsun,
125 Onlar yukarıdan veya aşağıdan geçmemeli, onu beklemeli.
126 Ne-beru, gökyüzünde parlamasını sağladığı yıldızıdır,
127 Semavi merdivende dursun ki ona bakabilsinler.
128 Evet, durmadan Denizi geçen,
129 Adı Ne-beru, göğünü kavrayan,
130 Gökteki yıldızların yollarını belirlesin,
131 Bütün tanrıları koyun gibi gütsün,
132 Tia-mat'ı bağlayıp hayatını öldürücü tehlikeye atsın,
133 Henüz doğmamış soylara, uzak gelecek günlere,
134 Kontrolsüzce varlığını sürdürsün, sonsuza değin var olsun.
135 Gökleri yarattığı ve yeri şekillendirdiği için,
136 Baba Enlil, ona kendi adıyla seslendi, (50) 'Toprakların Efendisi'.
137 Ea, bütün İgigilerin çağırdığı adları duydu
138 Ve ruhu parladı.
139 "Neden! Atalarınca yüceltilen kişi,
140 Benim gibi, (51) 'Ea' diye çağrılsın.
141 Bütün ayinlerimin cümlesini o kontrol etsin,
142 Bütün kararnamelerimi o idare etsin."
143 "Elli" kelimesiyle büyük tanrılar
144 Ona elli ad taktılar ve onu seçkin bir mevkiye getirdiler.
145 Bunlar hatırlanmalı; önde gelen bir kişi bunları açıklamalı,
146 Bilge ve bilgili kişiler bunlara dair müzakere etmeli,
147 Bir baba bunları tekrarlamalı ve oğluna öğretmeli,
148 Bir çobana ve çobana açıklamalı.
149 Tanrıların Enlil'i Marduk'a karşı ihmalkâr davranılmazsa,
150 Kişinin toprağı bereketlensin ve kendisi refaha kavuşsun,
151 (Çünkü) sözü güvenilirdir, emri değişmez,
152 Hiçbir tanrı ağzından çıkanı değiştiremez.
153 Öfkeyle baktığında pes etmez,
154 Öfkesi alevlendiğinde hiçbir tanrı onunla yüzleşemez.
155 Zihni derin, ruhu kuşatır her şeyi,
156 Günah ve cürüm aranır onun önünde.
157 Önde gelen bir kişinin kendisinden önce tekrarladığı talimat (Marduk):
158 Gelecek nesillerin duyması için yazdı ve sakladı.
159 [ . . ] . İgigi tanrılarını yaratan Marduk,
160 Azalsalar bile . . . onun adını ansınlar.

161 . . . Marduk'un şarkısı,
162 Tia-mat'ı yenen ve krallığı ele geçiren

Netice

Enuma Eliş mitolojik bir eser olarak zamansızdır, lakin bazı akademisyenler, kendi devrinde Babil'i geçmişin geleneklerinden koparak yeni ve daha iyi bir gelecek yaratan bir şehir olarak gören bir kitlede akis uyandıracağını müdafaa etmiştir. Mesela akademisyen Thorkild Jacobsen şöyle diyor:

Babil, antik Sümer toprakları ve bütün meşhur ve muhterem antik şehir ve tanrılarıyla savaştı. Kendi ana medeniyetiyle yeni yetme bir savaş yürüttü. Ve bunun canlı bir mevzu olduğu, [Babil'in] Sümer medeniyetinin varisi ve halefi olduğunun son derece farkında olduğu, bilhassa [Sealand] hanedanlığının ikinci yarısındaki krallarının süslü Sümerce adlar taşımasından açıkça anlaşılmaktadır. Binaenaleyh, Babil'in -şuurlu veya şuursuz olarak- zaferinin bir anlamda baba katili olduğunu hissetmiş olması anlaşılır bir haldir. (190)

Hikâye, bu sebeple, yalnızca nizamın kaos ve ışığın karanlığa karşı zaferinin görklü bir öyküsü olarak değil, aynı zamanda Babil ve Babil kültürünün eski Sümer medeniyet modeli üzerindeki yükselişinin bir teşbihi olarak da okunabilir. Dahası, hikâye, hayatın devamlı bir değişim olduğu kavramının bir misali olarak da anlaşılabilir.

Hikâyedeki eski durağan tanrıların yerini, ölüme tabi fani varlıklar yaratarak kainata değişim ve değişkenlik kavramını getiren daha genç ve dinamik tanrılar alır. Bu mahluklar, tanrıların yarattıklarını sürdürmelerine yardımcı olmakla vazifelendirilirler ve bu sebeple, kendileri ölümsüz olmasalar da, tanrıların ebedi işinde önemli bir rol oynarlar ve bunu ellerinden gelenin en iyisini yaparak bir ölçüde ölümsüzlük kazanırlar.

Sorular & Cevaplar

Enuma Eliş nedir?

Enuma Eliş, Babil Yaratılış Efsanesi'dir.

Enuma Elish ne hakkındadır?

Enuma Eliş, genç tanrıların şampiyonu Marduk ile eski tanrıların lideri Tiamat arasındaki savaşı mevzu edinen, kainatın ve dünyanın, insanlık da dahil olmak üzere, yaratılışının hikayesidir. Marduk kazanır ve kaostan nizam doğar.

Enuma Elish ne zaman hazırlandı?

Enuma Eliş, Babil Kralı Hammurabi'nin saltanatı olan MÖ 1792-1750'den önceki bir devirde yazılmıştır. Çok daha eski bir Sümer şiirinin gözden geçirilmiş hali olduğu düşünülmektedir.

Enuma Eliş, Kitab-ı Mukaddes'e tesir etmiş miydi?

Evet. Günümüz bilim insanları, Mezopotamya eserleri ile Eski Ahit'teki eserler arasında açık paralellikler kurmuşlardır. Enuma Eliş'in Yaratılış Kitabı'na tesir ettiği düşünülmektedir.

Çevirmen Hakkında

Batuhan Aksu
Batuhan, Georgetown Üniversitesi Tarih Bölümü'nde doktora öğrencisidir. Üniversiteye katılmadan önce Boğaziçi Üniversitesi (MA-BA) ve Manchester Üniversitesi'nden (ER+) dereceler almıştır. İlgi alanları arasında seyahat çalışmaları ve entelektüel tarih bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Joshua J. Mark
Joshua J. Mark, *World History Encyclopedia*’nin kurucu ortaklarından ve İçerik Direktörüdür. Daha önce Marist College (NY)’de tarih, felsefe, edebiyat ve yazı dersleri vermiştir. Ayrıca kapsamlı seyahatler yapmış ve Yunanistan ile Almanya’da yaşamıştır.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, J. J. (2025, Ağustos 16). Enuma Eliş - Babil Yaratılış Destanı - Tam Metin. (B. Aksu, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-225/enuma-elis---babil-yaratilis-destani---tam-metin/

Chicago Formatı

Mark, Joshua J.. "Enuma Eliş - Babil Yaratılış Destanı - Tam Metin." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, Ağustos 16, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-225/enuma-elis---babil-yaratilis-destani---tam-metin/.

MLA Formatı

Mark, Joshua J.. "Enuma Eliş - Babil Yaratılış Destanı - Tam Metin." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, 16 Ağu 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-225/enuma-elis---babil-yaratilis-destani---tam-metin/.

Reklamları Kaldır