Azulejolar: Portekiz’in Görsel Sanatı

Kim Martins
Yazan , Çeviren: Şüheda Bulut
tarihinde yayınlandı
Translations 4
bookmark_addbookmark_addedMakaleyi Kaydet headphonesSesli Versiyon printYazdır picture_as_pdfPDF

Cilalı mavi seramik karolar ya da azulejolar, Portekiz'in dört bir yanında karşımıza çıkar. Başkent Lizbon'un kıvrımlı sokaklarını süsleyen bu karolar; tren istasyonlarının, restoranların, barların, kamusal duvar resimlerinin, çeşmelerin, kiliselerin ve sunak cephelerinin duvarlarını kaplar. Azulejolara park banklarında ve döşeli kaldırımlarda rastlamak, ayrıca ülkenin dört bir yanındaki kasaba ve belediyelerde binaların ve evlerin cephelerini süslerken onları görmek mümkündür.

Geleneksel çini sanatı, denizcileri ve karavel adı verilen ünlü gemileri betimleyerek Portekiz'in gurur duyduğu denizcilik tarihinin öykülerini anlatır. Daha modern çini sanatında ise 17. yüzyıldaki Doğu tasarımlarından esinlenen kaplan ve fil gibi hayvan figürlerine ya da Portekizli sanatçı Maria Keil'in (1914-2012) çağdaş geometrik anlatımına rastlanabilir. Keil, 1950'lerde Lizbon metro istasyonları için göz alıcı çini eserler üretmiştir.

Public Monument in Portugal
Portekiz'deki Kamusal Anıt Kim Martins (CC BY-NC-SA)

Azulejoların kendine özgü mavisi, bu kelimenin azul (Portekizcede mavi) sözcüğünden türediğini düşünmenize neden olabilir. Ancak azulejo kelimesinin kökeni, Arapçada küçük, pürüzsüz ve cilalı bir taş anlamına gelen aljulej veya azulej terimine dayanır. Bu kelime, zamanla Portekizcede azulejo biçimini almıştır (telaffuzu: a-zu-le-ju).

Çini sanatı yalnızca dekoratif bir unsur değildir; aynı zamanda Portekiz'in görsel bir tarih kaydını oluşturur. Öyleyse gelin, Ulusal Çini Müzesi'ni gezerek Portekiz seramik karolarının tarihini keşfedelim.

Ulusal Azulejo Müzesi'ni Ziyaret Etmek

Portekiz'in güzel çini sanatını gerçekten takdir edebilmek için Lizbon'daki Ulusal Azulejo Müzesi'ni (Museu Nacional do Azulejo) ziyaret etmek için zaman ayırmaya kesinlikle değer. Müze, Portekiz'in 15. yüzyıldan itibaren gelişen seramik sanatını koruma altına almaktadır. Ziyaretçiler burada, azulejoların kendine özgü görsel anlatımının ülkenin kültürel kimliğini nasıl yansıttığını ve azulejoların üretiminde kullanılan tekniklerin tarihsel süreçte nasıl geliştiğini öğrenebilirler.

Cİlalı ve dekoratİf seramİk karoların kullanımı Portekİz'de ortaya çıkmamış, kökenlerİ eskİ Asur ve Babİl uygarlıklarına kadar uzanmıştır.

Müze, Lizbon'un Xabregas semtinde yer almakta olup 1509 yılında, Kral II. João'nun (hük. 1481-1495) eşi Dona Leonor de Viseu (1458-1525) tarafından kurulan Madre de Deus Manastırı'nın üç katına yayılmaktadır. Manastırın altın ve yaldızlarla süslenmiş iç mekânı, 1755 yılında meydana gelen ve yapının bir bölümünü tahrip eden Büyük Lizbon Depremi'nin ardından gerçekleştirilen yenileme çalışmalarının sonucudur.

Tarihsel Bir Bakış

Cilalı ve dekoratif seramik karoların kullanımı Portekiz'de ortaya çıkmamış, kökenleri eski Asur ve Babil uygarlıklarına kadar uzanmıştır. Bu durum, antik dünyanın renklerle dolu olduğunu göstermektedir. Eski Asur saraylarının duvarlarında süslemeli karolar ve tuğlalar bulunmuştur. Babil'in girişinde yer alan İştar Kapısı, antik çini sanatının belki de en ünlü örneğidir. Babil Kralı II. Nebukadnezar (hük. MÖ 605/604-562), kapının yaklaşık MÖ 575 yılında inşa edilmesini emretmiştir. Kapı, canlı kobalt mavisi cilalı bir zemin üzerinde aslan, genç boğa (aurochs) ve ejderha (sirrush) figürleriyle süslenmiştir.

Great Gate of Ishtar
İştar Kapısı Rictor Norton (CC BY-NC-SA)

Antik Mısır'da, Mısır'ın Üçüncü Hanedanlığı'nın ilk kralı olan Firavun Djoser (MÖ 2670), Sakkara'daki Djoser Basamaklı Piramidi'nde bulunan mezar odasının duvarlarını, papirüs saplarını betimleyen sarı çizgilerle süslenmiş mavi fayanslarla kaplatmıştır.

Kurşun sır tekniği Romalılar tarafından biliniyordu ve bu teknik ilk kez MÖ 1. yüzyılda kullanılmıştı. Bununla birlikte, Greko-Romen dünyasında mozaik tekniği daha çok tercih ediliyordu. Bu teknikte, tessera adı verilen küçük taş veya cam parçaları, kamu binalarının, özel konutların ve tapınakların zeminlerinde ve duvarlarında karmaşık desenler oluşturacak şekilde bir araya getirilirdi. Ayrıca yüzeyleri, ıslak kireç sıva üzerine resim yaparak, yani fresk tekniğiyle ve kabartma etkisi oluşturmak amacıyla iç veya dış yüzeylere sıva uygulayarak, yani stuko tekniğiyle de süslüyorlardı.

Murlar, İslam mozaİk ve çİnİ sanatını MS 8. yüzyılda İber Yarımadası'na getİrmİştİr.

İslam kültürünün gelişip yaygınlaştığı ülkelerde, geometrik desenlerle süslenmiş duvar karoları çini sanatının ve dinî ifade biçimlerinin önemli bir unsuru hâline gelmiştir. İslam seramik ustaları, saraylarda, camilerde ve kutsal türbelerde kullanılmak üzere lüster çiniler geliştirmiştir. Bu çiniler, söz konusu yapılara kendine özgü, yanardöner bir görünüm kazandırmıştır.

İslam çini süslemelerinin en eski örneklerinden biri, Kudüs'teki Harem-i Şerif'te bulunan Kubbetü's-Sahra Camisi'nde görülebilir. Müslüman halife Abdülmelik tarafından 688-691 yılları arasında inşa ettirilen yapının yenilenmesinden ve dış cephedeki mozaiklerin yerini ışıltılı çinilerin almasından Kanuni Sultan Süleyman (hük.1520-1566) sorumluydur.

Türkiye'nin İstanbul şehrinde bulunan Sultan Ahmed Camisi, iç mekânını kaplayan 20.000'den fazla dikkat çekici mavi ve beyaz İznik çinisi nedeniyle Mavi Cami olarak bilinir. İznik, MS 15. yüzyılın sonlarında Osmanlı İmparatorluğu'nun çini ve seramik üretim merkezlerinden biriydi.

Mosque of the Dome of the Rock
Kubbet'üs-Sahra Camii Godot13 (CC BY-NC-SA)

Antik dünyanın neden mavi renkle bu kadar iç içe olduğunu merak ediyor olabilirsiniz. Bunun nedeni, yarı değerli bir taş olan lapis lazulinin (gökyüzü taşı anlamına gelir), kraliyet mavisi tonuyla antik çağlarda büyük değer görmesi ve bilgi, kavrayış ile büyülü güçlerle bağlantılı olduğuna inanılmasıdır.

İslam ve İtalyan Etkileri

Murlar, İslam mozaik ve çini sanatını MS 8. yüzyılda İber Yarımadası'na getirmiştir. Hikâyemiz de asıl burada başlamaktadır.

Portekiz Kralı I. Manuel (hük. 1495-1521), Sevilla'yı ve Granada'daki Elhamra Sarayı'nı ziyaret etmiş, burada gördüğü İslam sanatına özgü geometrik desenlerle süslenmiş seramik çinilerden büyülenmiştir. Kral Manuel, 15. yüzyılın başlarından 17. yüzyılın ortalarına kadar süren Portekiz Keşifler Çağı sayesinde Hristiyan dünyasının en zengin hükümdarlarından biriydi. Sevilla'dan azulejolar ithal ederek Sintra'daki sarayının Arap Odasını (Sintra Ulusal Sarayı) bu çinilerle süslemiştir. Bu odada kullanılan İspanyol Müslüman sanatına özgü geometrik desenler Müdeccen (Mudejar) olarak adlandırılır. Çini süslemesinde bu dönemin sanat anlayışı ise İspano-Mağribi olarak bilinir.

Arab Room Tiles, Sintra Palace
Arap Odası Çinileri, Sintra Sarayı Alvesgaspar (CC BY-NC-SA)

Sintra'daki saray, MS 1755 yılında meydana gelen depremin şehrin büyük bölümünü yıkmasına rağmen büyük ölçüde sağlam kalmıştır. Ulusal Azulejo Müzesi'ni ziyaret etmeyi düşünüyorsanız, Lizbon'un yaklaşık 25 kilometre (15 mil) kuzeyinde bulunan Sintra Sarayı'nı da gezmenizi öneririz.

Ulusal Azulejo Müzesi'nin en dikkat çekici eseri, Lizbon'un Büyük Manzarası adlı, mavi ve beyaz renklerde hazırlanmış 1.300 parçalık geleneksel panoramik çini panosudur. Müzenin en üst katında bulunan bu eser, 23 metre uzunluğundadır ve İspanya doğumlu çini ressamı Gabriel del Barco (1649-1701) tarafından 1700 yılında yapılmıştır. Bu eser, yıkıcı depremden önceki şehir manzarasını belgeleyen günümüze ulaşmış az sayıdaki görsel kayıttan biridir.

Portuguese Ceramic Tile
Portekiz Seramik Çinisi Pedro Ribeiro Simões (CC BY-NC-SA)

Ancak Portekiz çini sanatının belki de en büyüleyici örneği, müzenin birinci katında bulunan ve Nossa Senhora da Vida (Hayatımızın Hanımefendisi) adıyla bilinen çok renkli çini panodur. Bu eser, Portekiz'in günümüze ulaşan en eski azulejosu olup MS 16. yüzyıldaki Portekiz çini üretiminin önemli örneklerinden biridir.

Pombal'ın 1. Markİsİ (1699-1782), Lİzbon'un yenİden İnşa sürecİnİ yönettİ.

İber Yarımadası'ndaki İspanyol ve Portekiz topraklarının Müslümanların hâkimiyetinden geri alınması süreci olan Yeniden Fetih (Reconquista) sonrasında Portekizliler, kendilerine özgü el boyaması azulejo tarzını geliştirme özgürlüğüne kavuştu. Çini ressamları artık insan figürlerinin tasvir edilmesini yasaklayan İslam hukukunun getirdiği sınırlamalara tabi değildi. Böylece çiniler üzerine hayvanları ve insanları, tarihî ve kültürel olayları, dinî tasvirleri, çiçekleri, meyveleri ve kuşları resmedebilmeye başladılar.

MS 16. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, gelişen çini sanatının ve yeni tekniklerle çalışma olanaklarının cazibesine kapılan İtalyan ve Flaman zanaatkârlar Lizbon'a yerleşmeye başladı. Bu tekniklerden biri, çinilerin üzerine doğrudan resim yapılmasına ve figürlü temalar ile tarihî hikâyeler gibi daha karmaşık tasarımların işlenmesine olanak sağlayan İtalyan majolika tekniğiydi. Nossa Senhora da Vida, majolika tekniğinin ve Rönesans'ın etkisini gözler önüne seren seçkin bir örnektir. Rönesans, MS 14. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar uzanan ve Orta Çağ'dan modern döneme geçişi ifade eden tarihsel ve kültürel bir harekettir.

Retábulo de Nossa Senhora da Vida
Hayat Anamız Retablosu Google Arts & Culture (Public Domain)

MS 1580 yılına uzanan bu pano, gerçekliğin inandırıcı bir yanılsamasını yaratmayı amaçlayan trompe-l'œil tekniğiyle boyanmış 1.498 azulejodan oluşur. Portekiz dinî ikonografisinin erken dönemine ait seçkin örneklerinden biri olan eserde, çobanların İsa'ya tapınması ve Evangelist Yuhanna'nın (MS 15-100) tasvirleri yer alır. Mavi ve beyaz kareler, derinlik yanılsaması yaratırken yeşil, sarı ve mavi renklerle boyanmış figürler ve desenler, altın yaldızlı bir çerçeveye sahip boyalı bir levhayı taklit eder. Üstteki lunette bölümünde bulunan dikdörtgen şekil, azulejo panosunda bir zamanlar pencere bulunduğunu gösterir. Pano, başlangıçta Lizbon'daki Santo André Kilisesi'nde sunak arkalığı olarak kullanılıyordu.

Portekiz Tarzı

Pombal'ın 1. Markisi Sebastião José de Carvalho e Melo (1699-1782), Lizbon'un yeniden inşa sürecini yönetti. Bu dönemde mimari çini süslemeleri, Pombalino tarzı olarak adlandırılan üsluba uygun biçimde uygulanmaya başladı. Pombalino azulejoları olarak bilinen seramik çiniler, kiliselerin ve binaların iç mekânlarından dış cephelere taşınarak kamusal alanlardaki ve dinî yapılardaki anıtları, sarayları, merdiven duvarlarını, evleri, restoranları ve bahçeleri süslemeye başladı. Pombalino azulejoları, aynı zamanda etkili ve düşük maliyetli bir yapı çözümü olarak da değerlendiriliyordu.

Bu döneme kadar dekoratif seramikler kiliselerin ve soyluların siparişi üzerine üretiliyordu. Ancak kentsel konutlarda yaygın biçimde kullanılmaları ve şehrin yeniden inşasında önemli bir yer edinmeleriyle birlikte çinilerin daha geniş kesimler tarafından erişilebilir hâle gelmeye başladığını görüyoruz. Artan talebi karşılamak amacıyla Lizbon'un Rato semtinde Kraliyet Seramik Fabrikası adlı çini üretim fabrikası açıldı. 1715 yılı ise seramik çinilerin yurt dışından son kez ithal edildiği yıl oldu.

Blue and White Tiled Stairs
Mavi-Beyaz Çinili Merdivenler Kim Martins (CC BY-NC-SA)

14. yüzyılın başlarında başlayan Portekiz'in denizaşırı topraklarda genişlemesi, birçok kültürün bir araya gelmesini sağladı. Azulejolar da Brezilya gibi sömürge ve topraklardaki yerli halkları, filleri ve maymunları tasvir ederek egzotik olana duyulan ilgiyi yansıttı. Hindu sembollerini ve doğa motiflerini içeren Hint baskılı tekstil ürünleri, 1650-1680 yılları arasında özellikle moda hâline geldi. Bunlar arasında aves e ramagens (kuşlar ve dallar) adı verilen desen kompozisyonu da öne çıkıyordu.

Müzede sergilenen Leopar Avı (1650-1675), Portekiz'in denizaşırı fetihlerine ilişkin temaları Avrupa'nın kültürel gelenekleriyle bir araya getirir. Çok renkli fayans panosu, Lizbon'un yaklaşık 50 kilometre kuzeyinde, Torres Vedras'ta bulunan Cadriceira'daki Aziz Antonius Kır Konağı'ndan müzeye getirilmiştir. Eserde, başlarında tüylerden yapılmış taçlar taşıyan yerli halkın dişi bir leoparı avlaması tasvir edilmektedir.

Tavuk Düğünü panosu (1660-1667), 17. yüzyılda Portekizli zanaatkârların yaratıcı yeteneğini ortaya koymakla kalmaz, sipariş üzerine hazırlanan azulejoların toplumsal hiciv veya siyasi mesajları yaymak için de sıklıkla kullanıldığını gösterir. Bu büyük panoda, bir atlı arabada taşınan tavuğa, müzik aletleri çalan maymunlardan oluşan bir alay eşlik etmektedir. Fransızcada "maymun oyunu" anlamına gelen singerie, şık giysiler içindeki maymunların insan davranışlarını sergilediği görsel tasvirlere verilen addır. Bu tür, 16. yüzyılda kendine özgü bir sanat türü olarak ortaya çıkmıştır.

The Chicken's Wedding Panel
Tavuğun Düğünü Panosu Pedro Ribeiro Simões (CC BY-NC-SA)

Pano müzede sergilenmektedir. Bir tur rehberi, maymunların hicivle sıkça ilişkilendirildiğini ve Tavuk Düğünü adlı eserin, İspanya ve destekçilerine yönelik siyasi bir eleştiri olarak yorumlanabileceğini söyleyebilir. Bu yorum, 1640-1668 yılları arasında yaşanan Restorasyon Savaşı bağlamında değerlendirilmektedir. Savaş, Portekiz ve İspanya'nın İspanyol Habsburgları yönetiminde geçirdiği 60 yıllık ortak monarşi dönemini sona erdirmiş ve Portekiz'de yeni bir yönetici hanedanın, Braganza Hanedanı'nın kurulmasını sağlamıştır.

18. yüzyılın başlarına gelindiğinde Portekizli fayans ustaları, Ming Hanedanı (1368-1644) dönemine ait Çin porselenlerinin tasarımından ve Hollanda Delft seramiklerinden etkilenmeye başlamıştı. Her iki etki de günümüzde Portekiz'in dört bir yanında görülen azulejoların kobalt mavisi ve beyaz ağırlıklı görünümünün ortaya çıkmasında rol oynamıştır.

Barok (1600-1750) ve Rokoko (1700-1800) akımları, Portekiz'e özgü bir azulejo tarzının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Figuras de convite ya da davet figürleri olarak adlandırılan bu tarz, genellikle şık giysiler içindeki soylu kadın veya erkekleri betimleyen, gerçek boyutlarda ve süslü figürlerden oluşuyordu. Sarayların merdiven boşluklarına ve girişlerine yerleştirilen bu figürler, konukları karşılamak ve onları içeri davet etmek amacıyla kullanılıyordu. Karşılarına çıkan kişilerle doğrudan göz teması kuruyormuş izlenimi veriyorlardı; konukların bu figürlerden biriyle beklenmedik bir anda karşılaştıklarında ne kadar şaşırmış olabileceklerini hayal etmek zor değil. Davet figürleri, geleneksel kare fayans kompozisyonları yerine figürlerin dış hatları boyunca kesilmiş parçalar şeklinde tasarlandıkları için Portekiz seramik sanatında yenilikçi bir yaklaşımın ürünüydü.

Invitation Figure
Davet Figürü ralmonline alm (CC BY-NC-SA)

17. ve 18. yüzyıllarda süslü bezemelere ve çoğu zaman ürkütücü temalara duyulan ilginin ardından, 19. yüzyılda azulejo tasarımları, yeni ortaya çıkan burjuvazinin zevklerine hitap etmeye başladı. Burjuvazi, toplumsal düzenin sözde orta sınıfın egemenliğinde olduğu bir kesimi temsil ediyordu. Bu sınıf, azulejoların toplumsal başarılarını ve statülerini yansıtmasını istiyordu. Brezilya'dan geri dönen yeni zengin göçmenler ise evlerinin cephelerini seramik karolarla süsleme eğilimini beraberlerinde getirdiler. Bu karolar, iç mekânların serin kalmasını sağlıyor ve dışarıdan gelen gürültüyü azaltıyordu. Bunun sonucunda büyük panolardan uzaklaşılarak daha küçük boyutlu ve daha ince işçilikle hazırlanmış azulejolara yönelim başladı.

Sanayileşme, mavi beyaz veya çok renkli azulejolara uygulanan transfer baskı yöntemi gibi yeni teknikleri beraberinde getirdi; ancak el boyaması karolar popülerliğini korumaya devam etti. Seri üretim sayesinde karolar daha düşük maliyetle üretilebiliyor, geleneksel desenlerden yabancı tarzların uyarlamalarına kadar uzanan, stilize edilmiş çok daha çeşitli tasarımlar sunulabiliyordu.

Yeni Sanat Akımı dönemi (1890-1910), cephelerin bu akımın karakteristik özellikleri arasında yer alan çiçek, bitki, sarmaşık, yaprak, böcek ve hayvan motiflerinin akıcı, kıvrımlı çizgileriyle süslendiği bir dönemdi. Ancak kültürel seçkinler, fayans sanatını eski moda olarak görmeye ve onu halka hitap eden bir sanat biçimi olarak küçümsemeye başladılar.

Art Nouveau Portuguese Ceramic Tile
Art Nouveau Portekiz Seramik Çinisi Kim Martins (CC BY-NC-SA)

20. yüzyılın başlarına gelindiğinde seramik karo sanatı gözden düşmüş ve unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Ancak Maria Kell gibi çağdaş Portekizli sanatçılar sayesinde, metro istasyonlarının inşa edildiği ve karoların modernist sanat eserleri olarak duvar resimlerinde kullanıldığı 1950'li yıllarda bu sanat yeniden canlanmaya başladı.

Kamusal Sanat

Müzede odadan odaya gezerek Portekiz'in görsel tarihini inceleyip saatlerinizi geçirebilirsiniz. Ancak Lizbon'da herhangi bir sokakta yürüyüşe çıkarak da yüzlerce yıldır yağmura ve güneşe maruz kalmış azulejoları görebilirsiniz. Çoğu zaman evlerinin önünde azulejoları temizleyip parlatan insanlara rastlayabilirsiniz.

Portuguese Ceramic Tiles
Portekiz Seramik Çinisi Kim Martins (CC BY-NC-SA)

Müzeye vardığınızda kafeye oturup Portekiz'e özgü, sütlü latteye benzeyen bir kahve olan galão'nuzu yudumlayın. Bu sırada, pişirilmek üzere asılmış ve hazırlanmaya hazır domuzlarla balıkları tasvir eden, 18. yüzyıldan kalma etkileyici bir azulejo panosunu göreceksiniz.

Nasıl Ulaşım Sağlanır?

Ulusal Azulejo Müzesi, Lizbon'da Rua da Madre de Deus 4 adresinde yer almaktadır. Praça do Comércio'dan 794 numaralı otobüse binebilir ve müzenin girişinde inebilirsiniz. Dilerseniz Santa Apolónia metro istasyonundan yaklaşık 20 dakikalık bir yürüyüş yapabilir, yol boyunca sokaklardaki azulejoları inceleyebilirsiniz. Müzenin web sitesinde kullanışlı bir harita da bulunmaktadır.

Müze, salıdan pazara kadar 10.00-18.00 saatleri arasında açıktır. Son ziyaretçi kabulü saat 17.30'da yapılmaktadır.

Ziyaretinizden önce, sergideki en önemli azulejolar hakkında rehberli bir tur sunan mobil uygulamayı indirebilirsiniz.

Kendi azulejo koleksiyonunuzu oluşturmaya başlamak isterseniz müzede, fayans yapımına yönelik bir atölyeye katılabilirsiniz. Peki, siz nasıl bir desen tasarlardınız?

Bibliografya

World History Encyclopedia, Amazon Associate üyesidir ve uygun kitap satın alımlarından komisyon kazanır.

Çevirmen Hakkında

Yazar Hakkında

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Martins, K. (2026, Ekim 13). Azulejolar: Portekiz’in Görsel Sanatı. (Ş. Bulut, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1452/azulejolar-portekizin-gorsel-sanati/

Chicago Formatı

Martins, Kim. "Azulejolar: Portekiz’in Görsel Sanatı." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, Ekim 13, 2026. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1452/azulejolar-portekizin-gorsel-sanati/.

MLA Formatı

Martins, Kim. "Azulejolar: Portekiz’in Görsel Sanatı." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, 13 Eki 2026, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1452/azulejolar-portekizin-gorsel-sanati/.

Reklamları Kaldır