I. Leo MS 457'den 474'e kadar Bizans imparatoruydu. Hamisi ve rakibi Aspar'ı öldürmesi nedeniyle “Kasap Leo” (Makelles) olarak da biliniyordu. Hükümdarlığı sönük ve Vandallara karşı ciddi bir yenilgiyi içermesine rağmen, MS 518 yılına kadar Konstantinopolis'ten hüküm süren Leo Hanedanlığını kurdu.
Veraset
Leo, tahtı miras yoluyla değil, o dönemde Bizans siyasetinin iplerini elinde tutan yetenekli general Alan Aspar tarafından seçildiği için elde etti. Bu general Leo'nun selefi Marcianus'u (hükümdarlık dönemi MS 450-457) da benzer şekilde imparatorluğa yükselterek manipüle etmişti. Aspar saraydaki en güçlü adam olmasına rağmen, barbar kökeni ve Ortodoks olmayan dini görüşleri nedeniyle kendisi imparator olamadı. Sonuç olarak general o anki en iyi seçeneği tercih etti ve bir değil iki ardışık kukla imparator elde etti.
Önceden asker ve daha sonra Aspar'ın hanesinin vekilharcı olan Leo, MS 7 Şubat 457 yılında 56 yaşında imparator oldu ve Konstantinopolis Patriği (piskoposu), bu durumda Anatolios, tarafından taç giydirilen ilk Bizans imparatoruydu. Bundan önce Konstantinopolis hipodromunda imparatoru kalkanlarının üzerinde taşıyan lejyonlar yeterliydi, ancak bundan böyle Kiliseden bir parça ihtişam ve tören de olacaktı. Bu Bizans'ı Roma mirasından bir adım daha uzaklaştıran ve Hristiyan bir hükümdar olarak imparatorun rolünü güçlendiren önemli bir gelişmeydi. Bu ayrıca Kraliçe II. Elizabeth'in MS 1953'teki taç giyme törenine kadar Batı Avrupa'da çoğu müteakip taç giyme törenini etkileyecekti.
Leo & Isaurialılar
Görünen o ki Aspar kuklasını seçerken çok kötü bir tercih yapmıştı. Leo biraz yaşlanmış olmalıydı ve veraset meselesini karmaşıklaştıracak bir erkek varisi yoktu. Yine de imparator hamisinin umduğundan çok daha hırslı çıkmıştı. Leo, Aspar'ın iktidar üzerindeki mutlak hakimiyetinin tamamen farkındaydı ve bu generalin gücünü kaynağından zayıflatmaya çabaladı: Ordu, ve özellikle ordunun yarısına hakim olan Germenler. İmparator Germen grubunu dengelemek ve ordunun bağlılığını kendi tarafında kazandırmak için orduya elinden geldiğince çok Isaurialıyı aldı. Küçük Asya'nın orta ve güneyindeki Isauria'dan gelen bu vahşi kabile üyeleri, savaşçılar olarak korkutucu bir üne sahiptiler ve MS 466'da Leo, kızı Ariadne'yi daha Bizans dostu bir hükümdarlık adı olan Zeno ismini alacak olan şefleri Tarasicodissa'ya eş olarak verecek kadar ileri gitti. Daha da iyisi, Zeno kısa sürede Aspar'ın oğlunun vatana ihanetten suçlu olduğunu gösterebildi ve generalin şimdiye dek ışıltılı itibarından küçük bir parıltı koparabildi.
Ancak Aspar iktidarının temeli alttan oyulurken boş durmadı, Leo'nun eşi Verina'nın kardeşi Basiliscus'un desteğini aldı. Tarihçi J.J. Norwich bu alışılmadık dostların aşağıdaki tasvirini verir:
İkisi birbirinden pek farklı olamazdı. Aspar kültürsüzdü; inanmış bir Ariusçu olarak Mesih'in tanrılığını inkâr etmenin eşiğine gelmişti; adamlarının lideri olaraksa zamanının en iyi generaliydi. Basiliscus ise Helenleşmiş, iyi eğitimli bir Romalıydı; fanatik bir monofizitti, ona göre Mesih insandan ziyade tanrıydı; ve herhangi bir yetki için tamamen uygunsuz bir adamdı. Ancak İsaurialılara karşı duydukları ortak nefret onları bir araya getirdi. (51)
Vandal Felaketi
Bu noktada bir iktidar mücadelesi patlak verdi, ama bu MS 468'de Leo'nun Basiliscus'u Vandal Kralı Genseric'e karşı bir sefere göndermeden önce gerçekleşmedi. Vandallar MS 455'te Roma'yı yağmalamalarından ötürü hâlâ cezasız kalmışlardı ve Genseric Ortodoks Hristiyanlara zulüm etmeye kararlıydı - Leo'nun Kuzey Afrika'daki barbarlara saldırarak biraz itibar kazanması için iki iyi nedendi. Devletin kasaları boşaltıldı ve tonlarca altın hem orduya hem de donanmaya yatırıldı. Ne yazık ki Bizanslılar için Basiliscus beceriksiz olduğunu kanıtladı ve büyük bir donanmaya ve 100.000 kişilik bir orduya rağmen yine de görevinde başarısız olabildi. Vandal Kralı tarafından saldırısı geciktirilerek kandırılan Basiliscus'un filosu Mercurion açıklarında düşman ateş gemileri tarafından gafil avlandı ve yok edildi. Komutan sıcak karşılamadan kaçtığı Konstantinopolis'te Ayasofya Kilisesi'ne sığınmak zorunda kalırken cezalandırılmasını isteyen bir güruh kellesini istiyordu. Basiliscus'u beceriksizliği yüzünden idamdan sadece kız kardeşinin yalvarışları kurtardı. Bunun yerine Leo, komutanı Trakya'ya sürgüne gönderdi, ancak çok geçmeden o Bizans siyasetinin başına bela olmak için geri dönecekti.
Ordunun Vandallara mağlubiyeti Aspar'a da pek yaramadı çünkü birçok kişi tarafından ordunun başkomutanı olarak görülüyordu. Büyük ölçüde Isaurialıların desteği sayesinde, iktidar mücadelesi MS 471'de Aspar ve oğlu Ardabourios'un ölümüyle Leo'nun lehine sonuçlandı. Leo'nun sarayda tuzağa çekilen ve saray hadımları tarafından haklarından gelinen bu ikilinin katili olduğu düşünüldü. Bundan sonra Leo'ya rakipleri tarafından kötüleyen "Kasap" (Makelles) lakabı takıldı. Yine de, seleflerinin (ve haleflerinin) birçoğuyla karşılaştırıldığında, Leo'nun saltanatı, nispeten sakin ve Bizans sarayına bela olmuş gibi görünen daimi entrikalardan ve gerçek ihanetlerden uzak bir dönemdi.
Ölümü & Varisleri
Leo MS 3 Şubat 474'te dizanteriden öldüğünde, Zeno Bizans tahtını ele geçirdi ve tahtı formalite icabı küçük oğlu II. Leo ile paylaştı. Ancak hemen ertesi yıl, II. Leo'nun ölümünün ardından, Zeno kayınvalidesi Verina ve onun kardeşi Basiliscus tarafından devrildi. Ancak Zeno, sütun azizi Stilit Daniel'in yardımıyla tahtını geri alır ve MS 491 yılına kadar hüküm sürer.
