Jutland Muharebesi

Birinci Dünya Savaşı'nın En Büyük Deniz Muharebesi
Mark Cartwright
tarafından, Hamza Kochan tarafından çevrilmiştir
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF

Jutland Muharebesi (31 Mayıs - 1 Haziran 1916), Birinci Dünya Savaşı’nın (1914-18) açık ara en büyük deniz savaşıydı. İngiliz ve Alman filolarının ana kuvvetlerinin karşı karşıya geldiği bu tek karşılaşma, Kuzey Denizi’nde, Norveç’in güneyinde gerçekleşti. Tarihte yalnızca su üstü gemilerinin yer aldığı son büyük deniz savaşı olan Jutland’a yaklaşık 250 gemi katıldı. Muharebe beraberlikle sonuçlanmış olsa da, Almanya daha az gemi ve asker kaybettiği gerekçesiyle zafer ilan etti. Buna karşılık İngiltere, Alman Açık Deniz Filosu'nun Birinci Dünya Savaşı boyunca bir daha İngiliz suları için ciddi bir tehdit oluşturamaması nedeniyle stratejik bir zafer kazandığını savundu.

British Grand Fleet, 1916
İngiliz Büyük Filosu, 1916 Unknown Photographer (CC BY-NC-SA)

İki Büyük Donanma

Jutland Muharebesi’nde her iki taraf da çeşitli türlerde gemiler kullandı. Zırhlılar en büyük toplara ve en kalın zırh kaplamasına sahipti. Muharebe kruvazörleri zırhlılar kadar iyi silahlanmıştı ancak daha az zırh taşıdıkları için daha hızlıydılar. Hafif kruvazörler tipik olarak daha yavaş olan zırhlılar için koruyucu bir eskort olarak kullanılıyordu. Muhripler en az silahlanmış gemilerdi ve az zırha sahiplerdi ya da hiç zırhları yoktu ancak torpido ateşleyebilmeleri ve diğer tüm gemi kategorilerinden daha hızlı olabilmeleri, bu avantajları onları zırhlılar için ciddi bir tehdit haline getiriyordu.

İngilizleri Scapa Flow'dan ayrılmaya teşvik etmek için Scheer, bir keşif kuvvetini yem olarak kullandı.

Kraliyet Donanması'nın asıl filosu olan Britanya Büyük Filosu, İskoçya Orkney'deki Scapa Flow'da üslenmişti. 1916'da Büyük Filo, 24'ü daha yeni zırhlı sınıfı olan dretnotlar olmak üzere yaklaşık 100 gemiden oluşuyordu. Genel komuta, popüler bir lider olan ancak görevleri başkalarına devretmeye isteksiz ve aşırı ihtiyatlı olmasıyla tanınan Amiral John Jellicoe'nun (1859-1935) elindeydi. Jellicoe'nun amiral gemisi HMS Iron Duke zırhlısıydı.

Almanya'nın ana deniz filosu olan Alman Açık Deniz Filosu, Wilhelmshaven'da üslenmişti. Alman İmparatorluk Donanması, Kraliyet Donanması'ndan sonra dünyanın en büyük ikinci donanmasıydı ve 1916'da Açık Deniz Filosu, 22'si zırhlı (bunların 16'sı dretnot) olmak üzere yaklaşık 100 gemiye sahipti. Genel komuta, Ocak 1916'dan itibaren Amiral Reinhard Scheer'in (1863-1928) elindeydi. Amiralin amiral gemisi Friedrich der Grosse zırhlısıydı. Kaiser Wilhelm'in donanmasını bozulmadan koruma arzusuna rağmen Scheer, Britanya Büyük Filosu'nu ana üssünün güvenliğinden çıkarıp açık sulara çekmeye kararlıydı. Burada, düşmanın Almanya'ya yönelik mesafeli ancak son derece etkili ablukasını sürdürmesini engelleyecek bir darbe indirebileceğine inanıyordu. Böyle bir plandaki asıl tehlike, daha fazla zırhlı sayısı sayesinde İngiliz filosunun daha güçlü olan taraf olmasıydı.

Admiral John Jellicoe
Amiral John Jellicoe Imperial War Museums (CC BY-NC-SA)

Filolar Harekete Geçti

Açık Deniz Filosu yola çıktı ve Danimarka'nın batı kıyısı boyunca seyretti. İngilizleri Scapa Flow'dan ayrılmaya teşvik etmek için Scheer, Amiral Franz von Hipper (1863-1932) komutasındaki bir keşif kuvvetini yem olarak kullandı. Bu kuvvet, beş muharebe kruvazörü ve beş hafif kruvazör dahil olmak üzere 40 gemiden oluşuyordu. Bu keşif kuvvetinin bir miktar gerisinde filonun geri kalanı bulunuyordu.

İngiliz Amirallik istihbarat servisi, Mayıs ayı boyunca düşman telsiz haberleşmesindeki olağandışı hareketliliği yakalayıp deşifre ederek düşman gemilerinin bu denli büyük bir harekât için yaptığı hazırlıkları kolayca keşfetti. Büyük Filo'ya 30 Mayıs akşamının erken saatlerinde Scapa Flow'dan ayrılma emri verildi ve saat 22:00 sularında İngiliz gemileri limandan ayrılmaya başlamıştı bile. İlk Alman gemileri limandan ancak 31 Mayıs'ın ilk saatlerinde ayrıldı ve geri kalanı şafaktan önce onları takip etti.

Sürpriz etkisinin kaybolmasının yanı sıra Scheer için diğer iki aksilik, Zeppelin hava gemilerinin Almanya'dan havalanıp gemi gözlemcisi olarak görev yapmasını engelleyen kötü hava koşulları ve İskoçya açıklarında bekleyen bir U-bot sürüsünün İngiliz gemilerini yakalayıp onlarla çatışmaya girememesiydi.

Admiral Reinhard Scheer
Amiral Reinhard Scheer Imperial War Museums (CC BY-NC-SA)

İki ek İngiliz grubu Invergordon (2. Muharebe Filosu) ve Rosyth’ten (Muharebe Kruvazörü Filosu) denize açıldı. Britanya Büyük Filosu ile diğer dört zırhlıyı içeren 2. Muharebe Filosu güçlerini birleştirerek doğuya doğru hareket etti. Bir keşif grubu olarak görev yapan Muharebe Kruvazörü Filosu, yüz yıl içinde tuğamiral rütbesine ulaşan en genç kişi olarak Kraliyet Donanması'nın yıldızlarından biri sayılan Amiral David Beatty (1872-1936) tarafından komuta ediliyordu. Beatty, 1914'teki Heligoland Bight Muharebesi ve 1915'teki Dogger Bank Muharebesi de dahil olmak üzere savaşta şimdiden bazı önemli zaferler elde etmişti. Beatty'nin amiral gemisi, sekiz adet 13,5 inçlik (34,3 cm) ve on altı adet 4 inçlik (10,1 cm) topa sahip, heybetli bir savaş gemisi olan süper-dretnot HMS Lion idi.

Mümkün olan her durumda tüm gemilerin düşmana ateş açmasıyla büyük bir meydan savaşı başladı.

Beatty'nin keşif grubu 52 gemiden oluşuyordu ve dört süper-dretnot ile altı muharebe kruvazörünü içeriyordu. İki taraf da birbirinin genel hareketlerini ve yönünü biliyordu ancak her iki taraf da düşman kuvvetinin gerçekte ne kadar büyük olduğundan veya tam olarak nerede bulunduğundan pek emin değildi. Düşmanı fark eden ilk gemi, 31 Mayıs günü saat 14:00 sularında Hipper'ın keşif grubunun öncü birliğiyle karşılaşan İngiliz hafif kruvazörü Galatea oldu.

İlk Çatışma

Hipper güneye çekilirken Beatty, İngilizleri yaklaşmakta olan daha büyük Alman filosuna doğru çekmeyi uman düşmanı takip etmeye karar verdi. İki keşif grubu birbirine ateş açtı. Daha isabetli atışlar sayesinde Hipper, kendi kuvvetinden hiçbir kayıp vermeden iki İngiliz muharebe kruvazörü Indefatigable ve Queen Mary’yi batırarak bu ilk çatışmadan galip çıktı. Beatty’nin gözü korkmadı ve gemilerine düşmana yaklaşma emri verdi. İngilizler, o sırada tüm Açık Deniz Filosu ile karşı karşıya olduklarını saat 16:00 sularında fark ettiler. Beatty, Alman stratejisini tersine çevirmek ve onları kuzeybatıdan gelen ana İngiliz kuvvetine doğru çekmek amacıyla aceleyle geri çekilme emri verdi.

Map of Battle of Jutland
Jutland Muharebesi Haritası Imperial War Museums (CC BY-NC-SA)

Ana Filolar Çatışıyor

Hipper ve Beatty'nin keşif gruplarının her ikisi de kuzeye yönelirken, sonraki iki saat boyunca çatışmalı bir takip yaşandı. Her iki taraf da önemli kayıplar verdi. Beatty sonunda Jellicoe'nun Büyük Filosu'nu gördüğünde, kendisini takip eden Alman gemileriyle daha iyi çarpışabilmek için kendi grubunu doğuya yönlendirdi. Bu sırada Jellicoe, klasik bir düz hat nizamı oluşturarak Almanların geri çekilme hattını kapatmayı başardı. Saat 18:00 itibarıyla tüm gemiler aynı bölgede toplandığından Scheer, filosunun geçici olarak kapana kısıldığını ve beklenmedik derecede kalabalık olan düşmana saldırmaktan başka çaresi kalmadığını gördü.

Mümkün olan her durumda tüm gemilerin düşmana ateş açmasıyla büyük bir meydan savaşı başladı. Daha hafif zırhlı muharebe kruvazörleri, düşman mermilerine karşı özellikle savunmasızdı; çünkü hiçbir tasarımcı, uzak mesafeden ateşlendiğinde deniz mermilerinin geminin iyi zırhlanmış yan taraflarına çarpmayacağını, dikey olarak düşüp zayıf korunan güverteye isabet edeceğini hesaba katmamıştı. Çoğu zaman güvertelerin altında, doğrudan güverteden geçen bir merminin isabet etmesiyle alev alan ve gemiyi ortadan ikiye bölen, kötü depolanmış mühimmat bulunuyordu. Bu durum, daha hafif bir muharebe kruvazörünün bir zırhlıdan daha hızlı kaçabileceği yönündeki hatalı inancın etkisiyle özellikle İngiliz tarafında daha belirgindi. Kelimenin tam anlamıyla bu doğruydu, ancak hiçbir gemi bir zırhlının toplarından kaçamazdı; zira bu topların menzili olağanüstüydü. Alman muharebe kruvazörleri de benzer şekilde hırpalandı. Örneğin, muharebe kruvazörü Seydlitz 25'ten az olmamak kaydıyla düşman mermisiyle vurulmuştu ancak ağır su almasına rağmen batmadı.

German Dreadnoughts in Port
Alman Zırhlısı Limanda Imperial ar Museums (CC BY-NC-SA)

İçindeki adamlar için, gemiler birbirleriyle kıyasıya dövüşürken karmaşık duygular hakim oldu. HMS Princess Royal'daki İngiliz bahriyeli adayı Henry Fancourt şunları hatırlıyordu:

Korkmamıştık, heyecanlıydık ve top mürettebatı bağırıyordu: Güm, güm, güm! Ah hayır, bu harika; tıpkı bir futbol maçında olmak gibiydi, bilirsiniz, tarafınızın kazanmasını istersiniz. Kayıpları ve felaketleri daha sonrasına kadar düşünmezsiniz. (İmperial War Museums)

Muharebenin hararetli anlarında; hırçın denizler, sis, toplardan ve isabet alan gemilerden çıkan dumanlar nedeniyle görüş mesafesi oldukça düşüktü; HMS Shannon’dan Arthur Crown’un burada açıkladığı üzere, diğer gemilere ne olduğunu anlamak zordu:

Ateş seslerini ve bitmek bilmeyen yaylım ateşlerini duyabildiğimizi hatırlıyorum. Ancak hava o kadar sisliydi ki gemilerin kendisini göremedik. Bir keresinde güvertedeydim ve havaya yükselen muazzam miktarda duman ve ateş gördüm. Bunlar yatıştığında, görünürde hiçbir şey kalmamıştı. Sonradan öğrendim ki —ve zaten ilan edilmişti— bu Queen Mary idi. Bu çok canlı bir intibaydı çünkü sonradan üzerine düşündüğümde, o isabetle birlikte 1.000'den fazla adamın onunla birlikte dibe gittiğini anladım.

(IWM)

British Warships, Jutland, 1916
İngiliz Savaş Gemileri, Jutland, 1916 R.H.Smith - Imperial War Museums (CC BY-NC-SA)

Alman denizci Edgar Luchting de, yoğun bir deniz savaşı sırasındaki düşük görüş mesafesinin sonuçlarını şöyle hatırlıyor:

...yanan gemilerin dumanı ve yaylım ateşleri görüşü bazen %100'e kadar kapatıyordu. Bu da, kendi gemilerimizden sadece 1.000 veya 2.000 metre uzakta olsak bile onları artık göremediğimiz anlamına geliyordu. Bir keresinde bu durum, bizim için felaketle sonuçlanabilecek oldukça vahim bir kazaya yol açtı. İngiliz gemilerine bir torpido saldırısı düzenlemiştik, kendi gemilerimizin arasından süzülüp İngiliz hattına torpidolarımızı ateşleyebilecek kadar yaklaşmaya çalışmıştık. Ancak İngiliz hattı yön değiştirdi ve bu yüzden torpidolarımızı fırlatabileceğimiz bir konuma ulaşmaya çalışmak tamamen umutsuz bir çabaydı. Biz de geri dönüp kendi gemilerimizi aradık ama hiçbiri yoktu. Duman vardı; bulutlar vardı. Ama hiçbir Alman gemisi yoktu.

(IWM)

Takip

Görüş mesafesi hızla kötüleşirken, Scheer filosunun ana gövdesini 180 derece geri çevirdi. Bu sırada, saat 18.30 sularında birkaç muhrip düşmanın dikkatini dağıttı. İngilizler güneye ilerlerken batıya yönelen Scheer, filosunu düşmanın menzilinden çıkarmayı başardı.

Saat 19:00’dan hemen önce Scheer, İngilizlerin filolarını böldüğüne dair bir istihbarat aldı. Bunun yanlış olduğu ortaya çıksa da Alman amiral bu fırsata kapıldı ve Alman filosunu düşmanla tekrar çatışmaya girmek üzere geri döndürdü. Ancak bir hat üzerinde sıralanmış olan Alman gemileri, kendilerini ikinci kez İngiliz hattına 90 derecelik bir açıda buldular; bu da Alman gemilerini düşmanın daha büyük ateş gücüne maruz bıraktı. Ayrıca, Alman gemilerinin batan güneşe karşı silüet şeklinde belirginleşmesi İngiliz topçularına yardımcı oldu. İngilizler ağır hasar verdiler, sadece on dakikalık bir süre içinde 27 İngiliz mermisi hedefini bulurken Almanlardan yalnızca iki mermi isabet etmişti. Bu durum Scheer'i ikinci kez kaçmaya çalışmaya ikna etti.

Sinking of HMS Invincible at Jutland, 1916
HMS Invincible'ın Jutland'da Batması, 1916 Imperial War Museums (CC BY-NC-SA)

Dört Alman muhribi, geri çekilmeyi korumak için bir hat oluşturdu. Bu kısa süreli çarpışma, Alman perspektifinden amacına ulaştı. Saat 19:15 itibarıyla Alman gemileri menzil dışına çıkmış ve güneye yönelmişti. Beatty ve Jellicoe, özellikle gemiler arasındaki sinyalleşme ve raporlama konusundaki eksiklikler nedeniyle düşmanın kaçmasına izin verdikleri için daha sonra eleştirilere maruz kaldılar. Ancak karanlıkta dört muhrip büyük bir yıkıma yol açabilirdi ve bölgede tespit edilemeyen denizaltıların oluşturabileceği ek bir tehdit de mevcuttu.

İngiliz filosu, ana üssüne yönelen düşmanı doğrudan takip etmedi. Bunun yerine Jellicoe, düşmanın önüne geçip geri çekilme yollarını kapatacak bir gemi hattı oluşturmaya ve gün ışığı geri döndüğünde yeni bir muharebeyi zorlamaya çalıştı. Böylesine bir manevra oldukça iddialıydı ve gelecekteki Alman konumlarının yanlış tahmin edilmesi üzerine başarısızlıkla sonuçlandı. Scheer, aslında gece boyunca filosunu düşman filosunun tam arkasından geçirmişti. Birkaç küçük çaplı çatışmaya rağmen (her ne kadar bunlar da birkaç geminin batması ve Hipper’in sancak gemisi Lützow’un mürettebatı tarafından batırılması da dahil olmak üzere ciddi can kayıplarıyla sonuçlansa da), Scheer kaçmayı başarabildi. Jellicoe, Alman muhriplerinden ateşlenen torpidolar nedeniyle daha fazla kayıp verme riskine girmek yerine, 1 Haziran günü saat 11:00 sularında takibi bitirmeyi seçti. Alman gemilerinin çoğu öğleden sonra erken saatlerde ana limanlarına ulaştı.

Değerlendirme: Jutland Muharebesi'ni Kim Kazandı?

Scheer, Jutland’ı (veya Almancadaki adıyla Skagerrak’ı) bir Alman zaferi olarak sunmaya hevesliydi ve bu karşılaşmada Alman gemilerinden daha fazla İngiliz gemisinin batırıldığı bir gerçekti. Kraliyet Donanması 14 gemi kaybetmişti: sekiz muhrip, üç muharebe kruvazörü, üç zırhlı kruvazör ve 6.784 kayıp (ölü/yaralı) vermişti. Alman İmparatorluk Donanması ise 11 gemi kaybetmişti: beş muhrip, dört hafif kruvazör, bir (eski) zırhlı ve bir muharebe kruvazörü; zayiatı ise 3.099 idi. Hayatta kalan gemiler söz konusu olduğunda, en fazla hasarı Alman filosu almıştı. Scheer’in düşman filosunun önemli bir kısmını yok etme yönündeki asıl hedefi başarısız olmuştu ve en önemlisi, İngilizler bu karşılaşmada tek bir zırhlı bile kaybetmemişti.

WWI U-Boat & Crew
Birinci Dünya Savaşı Denizaltısı ve Mürettebatı Unknown Photographer (CC BY-NC-SA)

Hipper, muharebedeki parlak taktiksel performansı nedeniyle prestijli Pour le Mérite madalyası ile ödüllendirildi. Ancak stratejik gerçeklik şuydu ki; Almanya, düşmanla bu denli yıpratıcı bir başka karşılaşmayı göze alamazdı ve bu nedenle bundan böyle deniz faaliyetlerini denizaltı savaşıyla sınırlamak zorunda kaldı. Dönemin New York Times gazetesinin bir nüshasında belirtildiği üzere: "Alman Donanması gardiyanına saldırdı ancak hâlâ hapiste" (Winter, 335). Jutland'daki kilitlenmenin belki de en önemli sonucu, ablukayı kırmanın başka bir yolunu denemek amacıyla, Alman U-bot komutanlarına bir kez daha kısıtlamasız savaş yürütme ve düşman ticaret gemilerini uyarı yapmadan batırma izni verilmesiydi. Bu karar, (o zamana kadar askeri harekat açısından İtilaf Devletleri'nin yalnızca pasif bir müttefiki olan) ABD'nin Birinci Dünya Savaşı'na katılımını çok daha muhtemel hale getirdi ve nitekim öyle de oldu.

Jellicoe, filosunu ustalıkla Alman gemileri ile ana üsleri arasına yerleştirmişken düşmana daha ağır bir darbe indirmediği gerekçesiyle eleştirilere maruz kaldı. Çoğu durumda tedbirli bir komutan olan Jellicoe, Alman denizaltılarının oluşturduğu tehdide karşı aşırı temkinliydi ve Amirallik tarafındaki sinyal hataları nedeniyle elindeki bilgiler olması gerektiği gibi değildi. Jellicoe bir beraberlikten fazlasını elde edememiş olsa da, yola çıkarken hedeflediği şeyi başarmıştı: düşmanı cezalandırmak ve Britanya'nın denizdeki maddi üstünlüğünü korumak. Winston Churchill'in çarpıcı bir şekilde ifade ettiği gibi, "savaşı bir öğleden sonra kaybedebilirdi" (Bruce, 197).

Savaşın geri kalanında, Alman Açık Deniz Filosu, üç kısa ve etkisiz çıkış dışında ana limanında kaldı. 1918'de Almanya ile ateşkes müzakereleri yapılırken filo teslim oldu ve alıkonulmak üzere Scapa Flow'a gönderildi; ancak Alman komutan Amiral Reuter, 21 Haziran 1919'da gemilerinin batırılması emrini verdi.

Çevirmen Hakkında

Hamza Kochan
Ben Hamza, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Lisans Tarih bölümünden 2023 yılında mezun oldum ve aktif olarak aynı üniversitede Yüksek Lisans yapmaktayım. İkinci Dünya Savaşı sonrası Türk İtalyan ilişkileri üzerine çalışmaktayım.

Yazar Hakkında

Mark Cartwright
Mark, tam zamanlı bir yazar, araştırmacı, tarihçi ve editördür. Özel ilgi alanları arasında sanat, mimari ve bütün medeniyetlerin paylaştıkları düşünceleri keşfetmek yer alır. Siyaset Felsefesi alanında Yüksek Lisans derecesini almış ve WHE Yayıncılık Direktörüdür.

Bu Eseri Alıntıla

APA Stili

Cartwright, M. (2025, Aralık 26). Jutland Muharebesi: Birinci Dünya Savaşı'nın En Büyük Deniz Muharebesi. (H. Kochan, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2853/jutland-muharebesi/

Chicago Stili

Cartwright, Mark. "Jutland Muharebesi: Birinci Dünya Savaşı'nın En Büyük Deniz Muharebesi." Çeviri: Hamza Kochan. World History Encyclopedia, Aralık 26, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2853/jutland-muharebesi/.

MLA Stili

Cartwright, Mark. "Jutland Muharebesi: Birinci Dünya Savaşı'nın En Büyük Deniz Muharebesi." Çeviri: Hamza Kochan. World History Encyclopedia, 26 Ara 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2853/jutland-muharebesi/.

Reklamları Kaldır