Valoisli Margaret'in Aziz Bartholomew Günü Katliamı Açıklamaları

makale

Joshua J. Mark
Yazar: , Tercüme Eden: Duygu Tezcan
tarihinde yayınlandı 28 Haziran 2022
X
translations icon
Diğer dillerde mevcuttur: İngilizce, Fransızca

Valoisli Margaret'in St. Bartholomew Günü Katliamına ilişkin görgü tanığı açıklaması, olayın en ünlü ve o sırada Fransa kraliyet ailesinin bir üyesi tarafından bırakılan tek yazılı kaydı arasında yer alıyor. Açıklamalarındaki Mektup V, katliamdan önceki geceyi ve katliam sırasında tanık olduğu olaylara ilişkin hatıralar olarak tanımlanır.

One Morning at the Gates of the Louvre
Louvre Kapılarında Bir Sabah
Édouard Debat-Ponsan (Public Domain)

Valoisli Margaret (1553-1615), Catherine de' Medici'nin (1519-1589) ve Fransa Kralı II. Henry'nin (taht 1547-1559) kızıydı. 1562'den beri birbirleriyle silahlı çatışmaya giren Fransa'daki Katolikler ve Protestanlar (Huguenotlar) arasındaki uzlaşmayı teşvik etmeyi amaçlayan görücü usulü bir evlilikle Navarrelı Henry (daha sonra Fransa Kralı IV. Henry, 1553-1610) ile nişanlandı. Katolik Catherine de' Medici ve Henry'nin annesi, Navarre'ın Protestan kraliçesi Jeanne d'Albret (1528-1572) tarafından düzenlenen evlilik, Katolik gelin ve Protestan damadın birleşmesi yoluyla dini hoşgörüyü kutlayan büyük bir olay olarak tasavvur edildi.

Reklamları Kaldır

Advertisement

İLK ÖLDÜRMELERİ TAKİP EDEN GÜNLERDE PARİS'TE YAKLAŞIK 5.000 PROTESTANIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ TAHMİN EDİLMEKTEDİR, SAYILARIN 25.000-30.000 KADAR YÜKSEK OLMASI MUHTEMELDİR.

Düğün, 18 Ağustos 1572'de, büyük Protestan liderler de dahil olmak üzere, ezici bir çoğunluğu Katolik olan Paris'e büyük bir Protestan kalabalığını çekti. Bunların arasında damat Navarrelı Henry, Condé Prensi Henry I de Bourbon (1552-1588) ve Fransa Amirali Gaspard II de Coligny (1519-1572) vardı. Düğünden birkaç gün sonra, 22 Ağustos'ta Coligny'nin canına kasteden bir girişimde bulunuldu, onu yaraladı ve Protestan liderler Katolik Kral Charles IX (taht 1560-1574), belediye meclisi ve Catherine de' Medici'den uygun bir yanıt istediler. Suikastçının yakalanıp cezalandırılacağına dair güvence aldılar, aynı zamanda kral, Kraliçe Anne ve konsey, Coligny'nin intikamını almak için büyük bir ayaklanmadan korktukları için tüm Protestan liderleri öldürme planınında karar kıldılar.

Komplo, 23 Ağustos 1572 gecesi (bazen katliamın başlangıcı olarak verilir) resmileştirildi ve ertesi gün Coligny ve diğer liderlerin öldürülmesiyle başlayarak ardından her bir Protestanı kapsayacak şekilde yayıldı. İlk cinayetleri takip eden günlerde Paris'te yaklaşık 5.000 Protestan'ın öldürüldüğü tahmin ediliyor, Paris katliamı haberi yayıldığında ve diğer şehirler de aynı şeyi takip ettiğinde sayıları muhtemelen 25.000-30.000'e kadar çıktı. Olayla ilgili Paris'in farklı bölgelerinden çok sayıda görgü tanığı var, ancak yalnızca Margaret'in tanıklığı kraliyet ailesinin bir üyesi tarafından anlatılıyor, bu da katliam sırasında sarayda neler olduğunu ayrıntılarıyla anlatıyor. Umulan uzlaşma hiçbir zaman gerçekleşmedi ve Fransız Din Savaşları 1598'e kadar devam edecekti.

Reklamları Kaldır

Advertisement

Arka Plan

Protestanlar ve Katolikler arasındaki gerilim, Fransa Kralı I. Francos'un (François I, taht 1515-1547) Pankartlar Olayı olarak bilinen olaydan sonra Paris ve diğer şehirlerde Katolik karşıtı mesajlar yayınlandığında Protestanlara karşı hoşgörü politikasını tersine çevirmesinden bu yana 1534'ten beri büyüyordu. Francis I'in oğlu Henry II, bir mızrak dövüşü turnuvasında ölümcül şekilde yaralanana ve 1559'da ölene kadar babasının Protestanlara karşı zulmüne devam etti. Yerine 15 yaşındaki oğlu Fransa Kralı II. Francis (François II,taht 1559-1560)geçti, kendi başına yönetebilecek yaşta olmasına rağmen, annesi Catherine de' Medici tarafından kontrol ediliyordu.

Catherine, Guise ailesinden iki güçlü Katolik soyluyu, Guise Dükü Francis'i (1519-1563) ve kardeşi Lorraine Kardinali Charles'ı (1524-1574) krala danışmanlık yapmaya davet etti ve kısa süre sonra onu Louis de Bourbon, Condé Prensi (1530-1569, Henry I de Bourbon'un babası) ve Amiral Coligny de dahil olmak üzere eski danışmanlarından izole ettiler. Buna karşılık, bu adamlar, 1560'da Guise kardeşlerin etkisini etkisiz hale getirmek için II. Francis'i kaçırmaya yönelik bir komplo olan Amboise Komplosu olarak bilinen şeye katıldılar. Komplo ortaya çıktı, komplocuların çoğu hapse atıldı veya idam edildi (Condé hapse atıldı, Coligny’e dokunulmadı) ve Guise olayı Protestan karşıtı propagandada kullandı.

Reklamları Kaldır

Advertisement

Royal Lodge, Chateau d'Amboise
Kraliyet Ailesi Amboise Şatosu
Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Francis II 1560'ta öldü ve yerine kardeşi Charles IX geçti. 1562'de Guise Dükü Francis, Vassy Katliamı'nda bir Protestan cemaatinin üyelerini katlederek Fransız Din Savaşları'nı (1562-1598) başlattı ve (hapishaneden serbest bırakılan) Louis de Bourbon,. Orléans şehrini Protestanlar için alarak karşılık verdi. İlk üç Fransız Din Savaşı, hem Condé'yi hem de Guise Dükü Francis'i ve diğer binlercesini öldürdü ve 1572'de her iki tarafta da artan bir öfke vardı.

Evlilik ve Katliam

Catherine de' Medici, Jeanne d'Albret'e bir Katolik ve Protestan'ın evlilik bağı kurarak bu gerilimleri hafifletmek için görücü usulü evlilik teklif etti. Jeanne d'Albret 1572 Haziran'ında eceliyle öldü ve Protestanlar arasında Catherine tarafından zehirlendiğine dair söylentiler yayıldı ve gerilimi artırdı. Kraliyet düğününün savurganlığı durumu daha da kötüleştirdi, çünkü o yıl hasatlar zayıftı ve vergiler yüksekti, bu yüzden halk, dini anlaşmazlıklar ve siyasi entrika ve cinayet komploları eklenmeden zaten kırgındı.

ASKERLER, KRALİYET ASKERLERİNİN ÖNCÜLÜĞÜNDE, ŞEHİRDEKİ HER PROTESTAN YA DA PROTESTAN SEMPATİZANINI KATLETMEYE BAŞLADILAR.

Gerginlik zaten yüksekken, Amiral Coligny 22 Ağustos'ta bir suikast girişiminde yaralandı ve misillemelerden korkan belediye meclisi Catherine ve Charles IX, diğer tüm Protestan liderleri 23'ü gecesi idam etme planını kabul ettiler. Bu plan, ertesi sabah Coligny'nin ve ardından diğer önde gelen Protestanların öldürülmesiyle yürürlüğe girdi. Halk, kraliyet askerlerinin liderliğini takip ederek, şehirdeki her Protestan veya Protestan sempatizanını katletmeye başladı. Katliamdan dehşete düşen birçok Katolik, Protestanları bodrumlarına veya çatı katlarına sakladı.

Reklamları Kaldır

Advertisement

Navarrelı Henry ve Henry I de Bourbon da dahil olmak üzere bir dizi Protestan, kendilerini kurtarmak için Katolikliğe geçme sözü verdiler (daha sonra şehirden güvenli bir şekilde çıktıklarında yeminlerini görmezden geldiler). Yine de diğerleri Katolik kılığına girmeyi (bir Katolik dua kitabı taşıyarak veya benzer yollarla) ya da ellerinden geldiğince saklanmayı başardılar. Şehirden kaçış yoktu çünkü Charles IX bir gece önce kapıların kapatılmasını ve kilitlenmesini emretti ve büyük çaplı hareketleri önlemek için sokaklara zincirler gerildi.

Henry of Navarre and Margaret of Valois
Navarreli Henry ve Valoisli Margaret
National Library of France (CC BY-NC-SA)

Metin

Aşağıdaki hesap 23'ü gecesiyle başlar ve 24'ü ve sonrasına devam eder. İlk paragrafın son cümlesindeki isimler, katliamda öldürülen tüm Protestan liderlerdir. Margaret'in bahsettiği M. de Guise, Guise Dükü Francis'in oğlu I. Henry, Guise Dükü (l. 1550-1588)'dir. Margaret'in Lorraine olarak bahsettiği kız kardeşi, düğün için Paris'e dönen Lorraine Düşesi Claude of France'dır (l. 1547-1575). Metin, The Memoirs of Marguerite de Valois, s. 39-43, Mektup V'den alınmıştır:

Büyük bir ihtiyatlı prens olan, annesine her zaman özel bir saygı gösteren ve Katolik dinine çok bağlı olan Kral Charles, şimdi Huguenotların niyetlerine ikna oldu, annesinin öğüdüne uymak ve kendini Katoliklerin koruması altına almak gibi ani bir karar aldı.Bununla birlikte, Teligny'yi, La Noue'yi ve M. de La Rochefoucauld'u kurtarmaya gücünün yetmediğini anladığı için çok üzgün değildi.

Annesinin Kraliçe'nin dairesine gitti ve M. de Guise ile bütün Prensler ve Katolik subayları çağırarak "Aziz Bartholomew Katliamı" o gece kararlaştırıldı.

Reklamları Kaldır

Advertisement

Hemen hemen herkesin bu işte parmağı vardı; sokaklara zincirler çekildi, alarm zilleri çalındı ve aldığı emirlere göre, ister Amiral'in, ister diğer Huguenotların karargahlarına saldırmak için olsun, herkes görevine geri döndü. M. de Guise aceleyle Amiral'in yanına gitti ve onun hizmetinde olan, doğuştan Alman olan Besme, odasına girmeye zorlandı ve onu bir hançerle öldürdükten sonra, cesedini pencereden efendisine fırlattı.

İleride olanlardan tamamen habersizdim. Herkesin hareket halinde olduğunu gördüm: Amiral'in hayatına yapılan saldırıyla umutsuzluğa kapılan Huguenot'lar ve adaletin yerine getirilmeyeceğinden korkan Guise'ler, karşılaştıkları her şeyi kulaklarına fısıldayarak.

Huguenotlar Katolik olduğum için, Katolikler de Huguenot olan Navarre Kralı ile evli olduğum için benden şüpheleniyorlardı. Durum böyle olunca, kimse bana bu konuda tek kelime konuşmadı.

Geceleri, annemin Kraliçe'nin yatak odasına girdiğimde, kendimi bir sandığın yanına koydum, büyük bir şaşkınlık içinde görünen kızkardeşim Lorraine'in yanına oturdum. Kraliçe annem biriyle konuşuyordu, ama beni görür görmez yatmamı söyledi. Ben veda ederken, ablam elimden tuttu ve beni durdurdu, bir yandan da bir gözyaşı seli döktü: "Tanrı aşkına," diye haykırdı, "bu odadan kıpırdama!" Bu ünlem karşısında çok korkmuştum; Bunu anlayan annem, Kraliçe'yi kızkardeşimi yanına çağırdı ve onu çok sert bir şekilde azarladı. Kız kardeşim, beni kurban edilmek üzere gönderdiğini söyledi; çünkü bir keşif yapılırsa intikamlarının ilk kurbanı ben olmalıyım. Annem Kraliçe'ye, Tanrı'nın hoşuna giderse zarar görmemem gerektiğini, ancak kalmamdan kaynaklanabilecek şüpheleri önlemek için gitmem gerektiğini söyledi.

Yürürken bilmediğim bir şey olduğunu anladım, ama ne olduğunu söyledikleri hiçbir şeyden çıkaramadım.

Kraliçe yine buyurgan bir tonda yatmamı söyledi. Kız kardeşim bana iyi geceler diledi, gözyaşları hızla aktı, ama daha fazla bir şey söylemeye cesaret edemedi; ve yatak odasından canlıdan ziyade ölü olarak çıktım.

Kendi dolabıma ulaşır ulaşmaz kendimi dizlerimin üzerine attım ve Tanrı'ya beni korumasına alması ve kurtarması için dua ettim; ama kimden ya da neyden habersizdim. Bunun üzerine zaten yatakta olan kocam Kral beni çağırdı. Yanına gittim ve yatağı bana hiç tanımadığım otuz ya da kırk Huguenot'la çevrili buldum; çünkü o zamanlar çok kısa bir süre evliydim. Gece boyunca bütün konuşmaları Amiral'in başına gelenler üzerineydi ve hepsi, ertesi gün, M. de Guise'e karşı Kral'ın adaletini talep eden bir karara vardılar; ve reddedilirse, kendileri almak için.

Kendi adıma, gerçek neden hakkında en ufak bir bilgim olmasa da, beni çok endişelendiren kız kardeşimin gözyaşlarını ve sıkıntısını düşündüğüm için bütün gece gözümü kırpmadan uyuyamadım. Gün ağarır ağarmaz, Kral kocam ayağa kalkıp, Kral Charles yükselene kadar tenis oynayacağını, hemen ona gideceğini ve adalet talep edeceğini söyledi. Yatak odasından ayrıldı ve tüm beyefendileri onu takip etti.

Günün uzun olduğunu görür görmez, kız kardeşimin bahsettiği tüm tehlikenin sona erdiğini anladım; ve uyumaya niyetlenerek dadıma kapıyı hızlıca açmasını söyledim ve kendimi biraz dinlenmeye verdim. Yaklaşık bir saat sonra, kapıda iki el ve ayaktan gelen şiddetli bir gürültü ve "Navarre! Navarre!" diye seslenen bir sesle uyandım. Hizmetlim, kocam olacak kralın kapıda olduğunu zannederek kapıyı açmak için acele etti ki, M. de Teian adında bir bey koşarak içeri girdi ve kendini hemen yatağıma attı. Kolunun biri kılıçtan,diğeri de mızraktan yara almıştı ve ardından onu yatak odasına kadar izleyen dört okçu tarafından takip edildi. Bunları son anda fark ederek yataktan fırladım ve peşimden gelen zavallı bey de beni belimden sımsıkı tutarak fırladı. O zaman onu tanımıyordum; ne bana zarar vermeye geldiğinden, ne de okçuların onu mu, yoksa beni mi kovaladığından emin değildim. Bu durumda yüksek sesle bağırdım, o da aynı şekilde bağırdı, çünkü korkumuz karşılıklıydı. Sonunda, Tanrı'nın takdiriyle, muhafız komutanı M. de Nancay yatak odasına girdi ve etrafımın sarıldığını görünce, bana acımaktan kendini alamasa da, gülmekten kendini alamadı. Ancak, okçuları düşüncesizliklerinden dolayı çok sert bir şekilde azarladı ve onları odadan kovdu. İsteğim üzerine zavallı beyefendiye hayatını bağışladı ve onu dolabıma yatırdım, yaralarını sardırdım ve tamamen iyileşene kadar dairemi terk etmesine izin vermedim. Vardiyamı değiştirdim, çünkü bu adamın kanıyla lekeliydi ve ben bunu yaparken De Nancay, önceki gece neler olduğunu ,Kral kocamın güvende olduğunu aslında kralın kendi yatakodasında anlatarak güvence verdi. Beni bir pelerine sarmaladı ve kız kardeşim Madame de Lorraine'in dairesine götürdü, oraya yarı ölü bir şekilde vardım. Bütün kapıları ardına kadar açık olan antreden geçerken, okçular tarafından takip edilen Bourse adında bir bey, vücudundan geçen bir mızrakla ayaklarımın dibine düştü. Sanki aynı darbeyle öldürülmüş gibi düştüm ve yere varamadan M. de Nancay tarafından yakalandım. Bu bayılma krizinden kurtulur kurtulmaz, kız kardeşimin yatak odasına girdim ve hemen ardından, kralın ilk beyefendisi olan kocam M. de Mioflano ve her ikisi de benden hayatlarını kurtarmam için yalvarmaya gelen ilk uşağı Armagnac tarafından takip edildim. Gidip kendimi Kral ve Kraliçe annemin önünde dizlerimin üzerine attım ve ikisinin de canını aldım. Beş ya da altı gün sonra, bu komploya karışanlar, Kral kocam ve Prens de Conde hayatta kalırken, planlarının sadece Huguenotları değil, aynı zamanda kan bağı olan prensleri de ortadan kaldırmak olduğu için, tamamlanmamış olduğunu düşünerek, aynı şekilde; ve ben onun karısı olmaya devam ederken kocama karşı hiçbir girişimde bulunulamayacağını bilerek, beni ondan boşaması için kraliçeye anneme önerdikleri bir plan yaptılar. Buna uygun olarak, bir tatilde, şapele gitmesini beklediğimde, yeminim üzerine, kocamın diğer erkekler gibi olduğuna inanıp inanmadığımı kendisine bildirmemi istedi. "Çünkü," dedi, "eğer değilse, ondan kolayca boşanmanı sağlayabilirim." Böyle bir soruyu yanıtlamak için yeterince yetkin olmadığıma ve ancak Romalı hanımın, başka hiçbir erkeğe yeterince yaklaşmadığına dair kokuşmuş nefesini kendisine bildirmediği için kocasını azarladığı zaman kocasına yaptığı gibi, yanıtlayabileceğime inanması için yalvardım, tüm erkeklerin bu açıdan aynı olduğunu düşündü. "Ama," dedim, "madame, soruyu bana sorduğunuza göre, sadece, olduğum gibi kalmaktan memnun olduğumu söyleyebilirim;" ve bunu söyledim çünkü beni kocamdan ayırma planının ona karşı bir tür fesatlık yapmak olduğundan şüpheleniyordum.

Sonuç

Navarrelı Henry ve Condé Prensi Henry I de Bourbon, Paris'ten kaçacak, güneye gidecek ve daha sonra Protestan güçlerini Henry I, Guise Dükü ve Fransa'nın Henry III'üne (taht 1574-1589, Charles IX'un halefi) karşı yöneteceklerdi. Navarrelı Henry ve Valoisli Margaret'in evliliği, umut edilen barış ve uzlaşmayı sağlamada olağanüstü bir şekilde başarısız oldu. Aziz Bartholomew Günü Katliamı düğünden bir haftadan kısa bir süre sonra başladı, Paris katliamı başka yerlerde de aynı şeyi teşvik etti ve Fransız Din Savaşlarının dördüncüsü, Fransa'nın kuzeydeki büyük ölçüde Katolik nüfus ile güneydeki Protestanlar arasında bölünmesiyle başladı.

Henry ve Margaret'in evliliği de mutlu değildi, çünkü ona bir varis veremedi, ikisi de diğer aşıklara sadakatsizdi ve 1585'te Margaret kocasını terk etti ve ona karşı Guise Dükü Henry I Katolik Birliği'ne katıldı. Bundan önce onu kısa süreliğine terk etmişti ve annesi iğrenerek onu mirastan mahrum etti, bir daha onunla konuşmadı. Her iki tarafın talebi üzerine 1599'da evliliğin iptali kabul edildi.

Navarrelı Henry, Paris'in asla bir Protestan kralını kabul etmeyeceğini fark etti, Katolikliğe geçti ve Henry III'ün ölümünden sonra Fransa'nın Fransız Din Savaşlarını, en azından resmi olarak, 1598'de Nantes Fermanı ile sona erdiren IV. Henry'si oldu. 1610'da bir Katolik fanatiği tarafından öldürüldü ve Margaret 1615'te hastalıktan öldü. 1562'den beri ülkeyi kasıp kavuran din savaşları sonuçlanmış olmasına rağmen, dini hoşgörüsüzlük ve nefretin neden olduğu bölünmeler devam etti ve bir düğünün savaşan grupları herhangi bir şekilde uzlaştırabileceğini düşünmek açıkçası herkes için safçaydı. Margaret'in ölümünden üç yıl sonra, dini farklılıklar, halihazırda kaybedilenlere ek olarak 8 milyon cana mal olacak Otuz Yıl Savaşlarını (1618-1648) bilgilendirmek için gelecekti.

Sorular & Cevaplar

Margaret de Valois kimdi?

Margaret de Valois, Catherine de' Medici ve Fransa Kralı II. Henry'nin kızı ve Fransa'nın IV. Henry'si olan Navarre Henry'nin karısıydı.

Valoisli Margaret neden ünlü?

Margaret de Valois (Katolik), 18 Ağustos 1572'de Fransa'nın savaşan Katoliklerini ve Protestanlarını uzlaştırmayı amaçlayan bir törenle Navarrelı Henry (bir Protestan) ile evlenmesiyle ünlüdür. Aynı zamanda, düğünden kısa bir süre sonra başlayan Aziz Bartholomew Günü Katliamı ile tanınır.

Valoisli Margaret'in açıklamaları ne hakkında?

Margaret de Valois'in açıklamaları, 23 ve 24 Ağustos'ta ve kısa bir süre sonra 1572'deki Aziz Bartholomew Katliamı sırasında sarayda meydana gelen olayları detaylandırıyor.

Valoisli Margaret nasıl öldü?

Valoisli Margaret, kocası Kral Henry IV'ün öldürülmesinden beş yıl sonra, 1615'te hastalıktan öldü.

Çevirmen Hakkında

Duygu Tezcan
I am studying tourism guidance at Balıkesir University.My interests are history of art, history of religions and history of cinema.

Yazar Hakkında

Joshua J. Mark
Serbest yazar ve yarı zamanlı olarak New York Marist College'da Felsefe bölümü öğretim üyesi olarak çalışan Joshua J. Mark, Yunanistan, Almanya ve Mısır'da yaşadı. Tarih, edebiyat, yazı ve felsefe sahalarında lisans seviyesinde ders vermektedir.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, J. J. (2022, Haziran 28). Valoisli Margaret'in Aziz Bartholomew Günü Katliamı Açıklamaları [Margaret of Valois' Account of St. Bartholomew's Day Massacre]. (D. Tezcan, Çevirmen). World History Encyclopedia. alınmıştır https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2021/valoisli-margaretin-aziz-bartholomew-gunu-katliam/

Chicago Style

Mark, Joshua J.. "Valoisli Margaret'in Aziz Bartholomew Günü Katliamı Açıklamaları." Çeviren Duygu Tezcan. World History Encyclopedia. Son düzenleme Haziran 28, 2022. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2021/valoisli-margaretin-aziz-bartholomew-gunu-katliam/.

MLA Stili

Mark, Joshua J.. "Valoisli Margaret'in Aziz Bartholomew Günü Katliamı Açıklamaları." Çeviren Duygu Tezcan. World History Encyclopedia. World History Encyclopedia, 28 Haz 2022. Web. 26 Eyl 2022.