Amerikan İç Savaşı (1861-1865), Amerika Birleşik Devletleri tarihinin dönüm noktası ve Napolyon Savaşları'nın (1815) sona ermesinden sonra ve Birinci Dünya Savaşı'nın (1914) başlamasından önce Batı dünyasındaki en büyük silahlı çatışmaydı. Savaşın temel sebebi, zirai ekonomileri için büyük ölçüde köle emeğine dayanan Güney eyaletleri ile sanayileşmiş ile kölelere çok daha az ihtiyaç duyan Kuzey eyaletleri arasında giderek artan bir çatışmaya yol açan kölelik müessesesiydi.
İç Savaş sonrası devirde, günümüzde de tekrarlanan, çatışmanın eyalet hakları uğruna yapıldığı iddiası, "İç Savaş, eyaletlerin kölelik müessesesini koruma hakları uğruna yapılmıştır" şeklinde değiştirilmediği sürece savunulamaz. Köle sahibi eyaletlerin 1860 ile 1861 yıllarında Birlik'ten ayrılma sebeplerini açıklayan belgeler, köleliği koruma ihtiyacını defalarca vurgulamaktadır ve daha önceki kayıtlar ile vakalar, köleliğin 19. asrın ilk yarısında Kuzey ile Güney'i bölen diğer bütün meselelerin temel sebebi olduğu iddiasını desteklemektedir.
Savaş, Konfederasyon kuvvetlerinin 12 Nisan 1861'de Fort Sumter'a ateş açmasıyla başlayıp, Konfederasyon generali Robert E. Lee'nin 9 Nisan 1865'te Appomattox Adliye Binası'nda Birlik Generali Ulysses S. Grant'e teslim olmasıyla nihayete erdi. Ancak çatışmalar Nisan ayından sonra da devam etti ve savaşın nihai bitiş tarihi sıklıkla Konfederasyon Korgenerali Simon B. Buckner'ın Trans-Mississippi Bölgesi'ni teslim ettiği 26 Mayıs 1865 olarak kabul edilir.
Savaş, Amerika Birleşik Devletleri'nde köleliği sona erdirdi (On Üçüncü Anayasa Değişikliği (Amendment) ile kaldırıldı), Güney'in plantasyon sistemini ve ziraat ekonomisini yok etti, Kuzey'i daha da sanayileştirdi ve 650.000'den fazla insanın hayatına mal oldu. Yeniden Yapılanma (Rekonstrüksiyon) Devri (1865-1877), savaşan eyaletleri yeniden bütünleşik bir birlik haline getirdi ve o zamandan beri yaygın olarak anlaşıldığı şekliyle Amerika Birleşik Devletleri'ni kurdu.
Arka Plan
Belirtildiği gibi, Amerikan İç Savaşı kölelik yüzünden çıkmıştır, ancak başlangıçta Başkan Abraham Lincoln yalnızca Birliği korumak ve köleliğin henüz eyalet olmayan bölgelere yayılmasına mani olmakla alakadar olmuştu. Savaşa yol açan bütün önemli hadiseler, hür eyaletler ve köleci eyaletler arasındaki anlaşmazlıklarla ilgiliydi ve bunlar şunlardır:
1808'de Transatlantik Köle Ticaretinin kaldırılması, Amerika Birleşik Devletleri dışından köle tedarikini kesti; ancak Güney eyaletlerinin talebi yüksek kaldı, bu da Güney'de yasadışı kaçakçılık faaliyetleri ile federal hükümetin bunları durdurma teşebbüslerine yol açtı.
1820 Missouri Mutabakatı, Missouri'yi köleci bir eyalet, Maine'i ise hür bir eyalet olarak kabul ederek, hükümetin köleliğe dair Kuzey ve Güney çıkarlarını uzlaştırma çabasını sürdürdü.
1831 Nat Turner İsyanı: ABD tarihindeki en öldürücü köle ayaklanması olan Turner isyanı, köleliğin kaldırılmasına dair yaygın münakaşaları teşvik ederken, aynı zamanda Kuzeyli kölelik aleyhtarlarınca kınanan daha sert köle yasalarına da yol açtı. Güneydeki köle sahipleri ise isyandan kölelik hasımlarını mesul tuttu.
1832 İptal Krizi: Güney Karolina, federal gümrük vergilerine itiraz ederek eyaletlerin federal yasaları ve düzenlemeleri iptal etme hakkını müdafaa etti; bu durum, daha sonra ayrılmayı haklı çıkarmak için kullanılan bir temel oluşturdu.
Frederick Douglass'ın 1845'te Otobiyografisinin Neşredilmesi: Narrative of the Life of Frederick Douglass (Frederick Douglass'ın Hayatının Anlatısı), Harriet Beecher Stowe'un 1852'de neşredilen Uncle Tom's Cabin (Tom Amca'nın Kulübesi) adlı eserinden önce en çok satan köle anlatısı oldu. Bu iki eser, eski kölelerin diğer eserleriyle birlikte, kölelik aleyhtarı hareketin ivmesini artırdı.
1850 Kaçak Köle Yasası, bütün eyaletlerin yurttaşlarının para cezası ve/veya hapis cezası tehdidi altında kaçan kölelerin yakalanmasına ve geri gönderilmesine yardım etmelerini mecburi kılıyordu. Bu yasa (Fugitive Slave Act) Kuzey'de son derece popüler değildi ve Güney'deki köle sahiplerine karşı kızgınlığa neden oldu.
1850 Mutabakatı, bölgelerde halk hakimiyeti mefhumunu tesis ederek, halkın köleci veya hür bir eyalet olmayı seçmesine imkan sağladı. Bu yasa, Kaliforniya'yı hür bir eyalet olarak kabul etti, ancak aynı zamanda Kaçak Köle Yasası'nı (Fugitive Slave Act) da tahkim etti.
1854 Kansas-Nebraska Yasası, Kansas ve Nebraska topraklarının hür mü yoksa köleci eyaletler mi olacağına halk hakimiyetinin karar vermesine izin verdi ve bu da esaret ve hürriyet taraftarlarının birbirleriyle çatıştığı, sıklıkla "İç Savaş için bir prova" olarak kabul edilen "Kanlı Kansas" adlı tedhişe yol açtı.
1857 Dred Scott Kararı, Amerika'daki siyahilerin yurttaş ve hiçbir hakka sahip olmadığını ve bundan mütevellit dava açamayacaklarını hükmetti. Ayrıca, Kongre'nin henüz Amerika Birleşik Devletleri'nin parçası olmayan topraklarda köleliği yasaklama gücünün olmadığını da belirtti.
John Brown'ın 1859'da Harpers Ferry'ye Baskını: Esaret aleyhtarı John Brown, Amerika Birleşik Devletleri'nde köleliği sona erdirmek ümidiyle Virginia, Harpers Ferry'de büyük çaplı bir köle isyanını kışkırtmaya çalıştı.
Abraham Lincoln'ün 1860'ta Başkan seçilmesi: Lincoln'ün esaretin batıya yayılmasını kontrol etme siyaseti, bunu hayat tarzlarına bir tehdit olarak gören Güney eyaletlerini harekete geçirdi. Lincoln seçildikten sonra, Güney Karolina Birlik'ten ayrılan ilk eyalet oldu.
Lincoln'ün seçilmesi, yedi eyaletin Lincoln'ün köleliği kaldıracağından korkarak Birlik'ten ayrılmasıyla neticelenen Ayrılık Krizi'ni (Secession Crisis) ateşledi. Bu yedi eyalet sırasıyla şunlardı:
- Güney Karolina (20 Aralık 1860)
- Mississippi (9 Ocak 1861)
- Florida (10 Ocak 1861)
- Alabama (11 Ocak 1861)
- Georgia (19 Ocak 1861)
- Louisiana (26 Ocak 1861)
- Teksas (1 Şubat ve 23 Şubat 1861)
Lincoln 4 Mart 1861'de vazifeye başladı ve P. G. T. Beauregard kumandası altındaki Konfederasyon kuvvetleri 12 Nisan'da Fort Sumter'a ateş açarak Amerikan İç Savaşı'nı başlattı. Bundan sonra dört eyalet daha ayrıldı:
- Virginia (17 Nisan ve 23 Mayıs 1861)
- Arkansas (6 Mayıs 1861)
- Tennessee (7 Mayıs ve 8 Haziran 1861)
- Kuzey Karolina (20 Mayıs 1861)
Teksas, Virginia ve Tennessee'nin ayrılma kararı aldıkları ve oylamanın kabul edildiği iki tarihi vardır. Bu on bir eyalet, Jefferson Davis'in riyasetinde Amerika Konfederasyon Devletleri'ni oluşturmuştur.
1861
Aralık 1860 ile Nisan 1861 arasında tansiyon artmaya devam etti ve sonunda Konfederasyon kuvvetlerinin Güney Karolina kıyılarının hemen açıklarında bulunan Birlik kalesi Fort Sumter'a ateş açmasıyla silahlı çatışmaya dönüştü. Bunun üzerine Lincoln, isyanı bastırmak için milis kuvvetlerinin seferber edilmesini emretti.
ABD Ordusu Başkumandanı ve Meksika-Amerika Savaşı kahramanı Winfield Scott, isyanı bastırmak için "Anakonda Planı"nı geliştirdi: Güney, Birlik kara ve deniz kuvvetlerince kuşatılacak, dış ticaretten kesilecek ve teslim olana kadar "sıkıştırılacaktı". Başlangıçta tenkit edilmesine rağmen, Scott'ın planı savaş boyunca yürürlükte kaldı.
İlk kara çatışması, Birlik kuvvetlerinin zaferiyle neticelenen Philippi Yarışları (Philippi Muharebesi, 3 Haziran) olarak bilinen küçük çaplı çatışmaydı; ancak ilk büyük çarpışma, Konfederasyon kuvvetlerinin kazandığı ve Birlik güçlerinin çatışmaya hızlı bir çözüm bulma ümitlerini sona erdiren Birinci Bull Run Muharebesi/Birinci Manassas Muharebesi (21 Temmuz) oldu. Scott, sahada kumanda etmek için çok yaşlıydı, bundan mütevellit Lincoln, kumandanlığa Tümgeneral Irvin McDowell'ı tayin etti; daha sonra onun yerine General George B. McClellan getirildi.
"Lincoln'ün Savaşı"nı desteklemeyen ancak ayrılıkçılığı da reddeden sınır eyaletleri (Delaware, Kentucky, Maryland, Missouri ve 1863'ten sonra Batı Virginia), tarafsız kalmaya çalıştı ama 1861 boyunca ilerleyen çatışmadan kaçınamadılar. Bu eyaletlerdeki esaret ve hürriyet taraftarı gruplar kendi iç savaşlarını sürdürürken, aynı zamanda periyodik olarak daha geniş çaplı çatışmaya da dahil oldular.
Yerli Amerikan milletleri de savaşa dahil oldu ve bu savaş sadece büyük cemaatleri değil, daha küçük grupları da böldü. Çeroki, Çoktav, Dere ve Seminole gibi Yerli Amerikalılar, atalarının topraklarını geri kazanma ümidiyle Konfederasyon için savaştı, ancak 1861'de her iki tarafta da birçok farklı millet harbe katıldı ve sonuna kadar savaştı.
1861'de her yaştan, her iki taraftan Amerikalı erkek ve kadınlar ile ecnebi memleketlerden gelenler savaş çabalarına katıldı. Kadınlar yalnızca hemşire olarak değil, casus, sabotajcı olarak da vazife yaptı ve hatta bazıları erkek kılığına girerek harbe katıldı.
1862
Savaşın doğu cephesinde, ilk muharebeler neticesiz kaldı. McClellan, Mart 1862'de Konfederasyonun başkenti Richmond, Virginia'yı zaptetmek ve savaşı hızla bitirmek gayesiyle Yarımada Seferi'ni başlattı. General Joseph E. Johnston kumandasındaki güçlerle karşı karşıya kaldı ve Johnston'ın zekice taktikleri, McClellan'ın tereddüdüyle birleşince seferi başarısızlıkla neticelendi.
Johnston, Mayıs ayında Seven Pines (Yedi Çam) Muharebesi'nde yaralandı ve yerine Robert E. Lee geçti. Lee'nin direkt taarruz taktiği, Yedi Gün Muharebeleri'ni (25 Haziran - 1 Temmuz) kazanmasını ve seferberliği sona erdirmesini temin etti. Bu muharebelerin çoğu aslında neticesiz olsa da, Lee'nin taktikleri üstünlüğünü ispatladı ve McClellan'ın ilerleyişini püskürterek onu ricat etmeye mecbur bıraktı. Lee'nin kumandanları James Longstreet ve Stonewall Jackson, McClellan'ın ilerleyişini durdurmada mühim rol oynadı.
Doğu cephesinde ayrıca Virginia'da Hampton Roads Muharebesi (8-9 Mart), diğer adıyla Monitor ve Merrimack Muharebesi, zırhlı savaş gemileri arasındaki ilk deniz muharebesi yaşandı. Neticesiz kalmasına rağmen, deniz savaşında bir dönüm noktası oldu.
Batı cephesinde ise Ulysses S. Grant, Fort Henry'yi (6 Şubat) ve ardından Fort Donelson'u (16 Şubat) ele geçirerek şartsız teslimiyet talep etti ve "Şartsız Teslimiyet Grant" lakabını kazandı. Grant'in zaferleri, Konfederasyon Generali Nathan Bedford Forrest'ı ricata mecbur etti ve Tennessee'nin merkezini Birlik kontrolüne açarak Konfederasyon'a hayati ehemmiyet taşıyan ikmal yollarını kırdı.
Grant ayrıca Tennessee, Hardin County'de Shiloh Muharebesi'ni (6-7 Nisan) kazandı; bu muharebede Konfederasyon Generali Albert Sidney Johnston öldürüldü ve yerine P.G.T. Beauregard geçti. Shiloh, 17 Eylül'de Maryland'da gerçekleşen ve savaşın en kanlı günü olan Antietam/Sharpsburg Muharebesi'ne kadar İç Savaş'ın en maliyetli zaferiydi. Antietam'daki stratejik Birlik zaferi (muharebe neticesiz kaldı, ancak Konfederasyon birlikleri harp sahasını terk etmişti), Lincoln'ün Konfederasyon Devletleri içindeki bütün köleleri azat eden Emancipation Proclamation (Kurtuluş Beyannamesi)'nin ön taslağını yayınlamasına imkan sağladı.
McClellan'ın yerine General Ambrose Burnside geçti; Burnside, Antietam'da olduğu gibi genellikle kifayetsiz olduğunu ispatladı ve "Burnside Köprüsü" olarak bilinen köprüyü geçme seçeneklerini değerlendirmeyi reddetmesi, Birlik kayıplarını önemli ölçüde artırdı. Virginia'daki Fredericksburg Muharebesi'nde (11-15 Aralık) Birlik'in maliyetli mağlubiyeti sonrası Burnside'ın yerine Tümgeneral Joseph Hooker geçti.
1863
1 Ocak 1863'te Lincoln, isyan halindeki eyaletlerdeki köleleri hürleştirse de, Kuzey'deki siyahi Amerikalıları da Birlik ordusuna alma imkanını temin eden Kurtuluş Beyannamesi'ni resmen ilan etti. İlk siyahi alay Eylül 1862'de kurulmuştu, ancak Harriet Tubman ve Frederick Douglass gibi önde gelen isimlerin de teşvik ettiği yaygın bir askere alma süreci başladı. Şubat 1863'te, savaşta vazife alan en eski Afrika kökenli Amerikalı alaylardan biri olan ve muhtemelen bugün en çok 1989 yapımı Glory filmindeki Temmuz 1863'teki Fort Wagner'e karşı başarısız hücumuyla tanınan ünlü 54. Massachusetts Alayı kuruldu.
Mart ayında Lincoln, Amerikan tarihindeki ilk askere alma yasası olan Mecburi Askerlik Yasası'nı imzalayarak Birlik ordusuna daha birçok asker ilave etti. General Hooker, Virginia'daki Chancellorsville Muharebesi'ne (30 Nisan - 6 Mayıs) kadar istidatlı bir kumandan olduğunu ispatladı; bu muharebede General Lee, birliklerini bölerek tam bir zafer elde etti. Yine de bu durum, Lee'nin en büyük generallerinden biri olan Stonewall Jackson'ı kaybetmesine sebep oldu; Jackson, kendi adamlarınca yanlışlıkla vuruldu, maiyeti Birlik birliklerinin ilerleyişi sanıldı. Jackson ağır yaralandı ve sonra 10 Mayıs'ta zatürreden öldü.
Batı cephesinde, Ulysses S. Grant ve William Tecumseh Sherman, 29 Aralık 1862'de başlayan Vicksburg Seferi'ni sürdürdü. Gaye, Mississippi Nehri'nin Konfederasyon'un elinde kalan son kısmını kontrol eden Vicksburg şehrini ele geçirmekti. Grant'in ustaca yürüttüğü sefer, 4 Temmuz'da Vicksburg'u ele geçirerek Konfederasyon'un Doğu cephesini Batı'dan ayırdı.
Chancellorsville'den sonra Hooker'ın yerine, Lee'nin Kuzey'e yaptığı işgal sırasında kumandanlık yapan Tümgeneral George Meade geçti. İki ordu, savaşın en kanlı çatışması olan ve üç günde 50.000'den fazla can kaybına yol açan Gettysburg Muharebesi'nde (1-3 Temmuz) karşı karşıya geldi. Üçüncü gün, Konfederasyon Generali George Pickett, Konfederasyon'un en zirve seviyesi olarak kabul edilen Pickett'in Hücumu olarak bilinen bir taarruzu Birlik merkezine doğru yöneltti. Taarruz püskürtüldü ve Lee yenik düştü. Meade'nin Gettysburg'deki zaferi, bilhassa ertesi gün Grant'in Vicksburg'deki zaferiyle birleştiğinde, savaşta bir dönüm noktası oldu.
Yine de, Birlik güçleri Konfederasyon eyaletlerini zaptetmek için bir taarruza geçerken savaş şiddetle devam etti. Chickamauga Muharebesi (18-20 Eylül), Birlik Tümgenerali William Rosecrans'ın Konfederasyon Generali Braxton Bragg komutasındaki Tennessee Konfederasyon Ordusunu kırma teşebüsünün neticesiydi. Birlik Tümgenerali George Henry Thomas'ın kahramanca müdaffasına rağmen Chickamauga, Konfederasyon zaferiydi ve Batı cephesinde her iki taraf için de en maliyetli muharebe oldu; bütün harp boyunca tek bir muharebede yaşanan kayıp sayısı bakımından Gettysburg'den sonra ikinci sırada yer aldı.
Lincoln, 19 Kasım'da ünlü Gettysburg Hitabesi'ni vererek milleti birlik davasına yeniden adadı, ancak savaş bir yıl daha devam etti.
1864
Yıl, Şubat ayına kadar süren çatışmalarla başladı; bu tarihte Birlik Generali Sherman, Mississippi'de Meridian Seferi'ne başladı. 17 Şubat'ta Konfederasyon denizaltısı H. L. Hunley, USS Housatonic'i batırdı. Hunley de aynı anda batarak bütün mürettebatını beraberinde götürse de, bu saldırı bir denizaltının bir savaş gemisini batırdığı ilk vaka oldu ve deniz savaşının çehresini değiştirdi.
9 Mart'ta Grant, Korgeneral ve ABD Ordusu Başkumandanı olarak vazifelendirildi ve Mayıs'ta Kara Seferi'ne (Mayıs-Haziran 1864, Wilderness Seferi olarak da bilinir) başladı. Sefer, neticesiz kalan lakin Lee'nin ayıramayacağı kadar çok askerini kaybetmesine neden olan Wilderness Muharebesi (5-6 Mayıs) ile başladı. Spotsylvania Courthouse Muharebesi (8-21 Mayıs) bunu takip etti ve bu muharebe devam ederken, Birlik Ordusu Tümgeneral Philip Sheridan, süvarilerini J. E. B. Stuart'ın süvarilerine karşı sürdü; Stuart, Yellow Tavern Muharebesi'nde (11 Mayıs) öldürücü şekilde yaralandı ve ertesi gün vefat etti.
Spotsylvania Courthouse Muharebesi de sonuçsuz kaldı, ancak Grant, ciddi kayıplara rağmen ricat etmeyi reddetti. Lee ile her çatışmasında, sonuç ne olursa olsun, yeniden toparlandı ve Cold Harbor Muharebesi'nde (31 Mayıs - 12 Haziran) aldığı ağır mağlubiyetten sonra bile seferberliğe devam etti.
Haziran ayında, Birlik ordusu mühendisleri, James Nehri üzerinde 2.200 fit (670 m) uzunluğunda, savaşın en uzun duba köprüsünü inşa ederek, birliklerin Richmond-Petersburg Seferi'ni (9 Haziran 1864 - 25 Mart 1865) desteklemesini temin etti. Bu sefer, Konfederasyon çıkarları için hayati ehemmiyet taşıyan Petersburg şehrinin muhasara edilmesini de ihtiva ediyordu.
Grant'in terfi etmesinin ardından General Sherman, Batı cephesinde onun yerini aldı ve Grant ile koordineli olarak, harbin ancak Konfederasyonun savaş yürütme kabiliyetini yok ederek kazanılabileceği neticesine vararak, topyekûn savaş politikası izledi. Lee Petersburg'da kapana kısılmıştı ve Grant onu orada tutmakla meşguldü; bu sebeple, 15 Kasım'da Sherman, daha çok Sherman'ın Deniz Yürüyüşü olarak bilinen Savannah Seferi'ni başlattı.
"Yakıp yıkma" siyaseti izleyerek sadece askeri tesisleri değil, aynı zamanda sanayi kuruluşlarını, sivil çiftlikleri ve evleri de yok eden Sherman, 15 Kasım ile 21 Aralık tarihleri arasında Georgia'yı harap etti ve ardından Karolina Seferi'ne başladı ve Güney Karolina'yı ve daha az ölçüde Kuzey Karolina'yı da aynı şekilde tahrip etti. Daha önce, Ekim ayında, General Sheridan, Shenandoah Vadisi'nde muzaffer bir sefer tertipleyerek Konfederasyon Tümgeneral Jubal A. Early'yi yenmiş ve Sherman'ın misalini izleyerek, Konfederasyona herhangi bir şekilde imkan temin edebilecek bölgedeki bütün varlıkları yok etmişti.
Konfederasyonun bu noktadaki en büyük ümidi, Lincoln'ün 1864 başkanlık seçimini kaybetmesi ve vazifeye gelecek başkanın savaşı sona erdirmesiydi. Ancak Lincoln, 8 Kasım 1864'te seçimi kazandı ve savaş yeni yıla kadar devam etti; oysa bu noktada Konfederasyonun zaferi kimse için hayal bile edilemezdi.
1865
1865 yılının ilk ayları, daha önceki gibi daha fazla muharebeyle başladı, lakin Güney'in ümidi süratle tükeniyordu. Sheridan, 1 Nisan'da Virginia'daki Five Forks Muharebesi'nde General Pickett'i yenerek hayati bir ikmal hattını ele geçirdi ve Lee'yi Petersburg ve Richmond'u Birlik kuvvetlerine terk etmeye mecbur bıraktı. Richmond, 2-3 Nisan'da Afrika kökenli Amerikalı askerlerden oluşan Birlik XXV Kolordusu'nca zaptedildi.
Lee, ikmal yapmayı ve husumete devam etmeyi hedeflediği Appomattox İstasyonu'na çekildi, ancak Grant onu Appomattox Adliye Binası'nda muhasara ve mağlubiyete uğrattı. Lee, 9 Nisan 1865'te Kuzey Virginia Ordusu'nu Grant'e teslim etti ve husumet devam etse de savaş sona erdi. Amerikan İç Savaşı'nın son çatışması, 13 Mayıs 1865'te Teksas'taki Palmito Çiftliği Muharebesi oldu ve savaşın bitiş tarihi, Trans-Mississippi Bölgesi'nin teslim olduğu 26 Mayıs 1865 olarak kabul edilmektedir.
19 Haziran 1865'te Tümgeneral Gordon Granger, Konfederasyon Devletleri'nin Birlik kuvvetlerince ele geçirilmelerine mani olmak için oraya gönderdiği kölelere hürriyetlerini ilan eden 3 numaralı Genel Emri iletmek üzere Teksas'a geldi. Bu hadise günümüzde Juneteenth (19 Haziran Günü) olarak kutlanmaktadır.
Sonuç
Amerikan İç Savaşı'ndan önce, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki insanlar kendilerini eyaletleriyle tanımlarlardı. Biri Virginialı, biri New Yorklu, biri Teksaslı, biri Kansaslıydı; İç Savaş'tan sonra ise insanlar kendilerini daha önce hiç olmadığı kadar "Amerikalı" olarak adlandırmaya başladılar.
Savaş binlerce insanın hayatına mal olsa da –çoğu savaştan ziyade hastalıktan öldü– ve bu ölümler arasında Başkan Abraham Lincoln'ün suikastı da yer alsa da, neticede eyaletleri Lincoln'ün hayal ettiği ve insanları müdafaa yolunda mücadeleye teşvik ettiği türden bir birliğe dönüştürdü. Amerikan İç Savaşı, Amerikan Devrimi'nden daha ziyade Amerika Birleşik Devletleri'nin doğuşuna yol açtı.
