Doğu Hindistan Şirketi

Mark Cartwright
tarafından yazıldı, Reha Mert tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
East Indiamen in a Gale (by Charles Brooking, Public Domain)
Doğu Hindistanlılar Gale’de Charles Brooking (Public Domain)

Daha sonraları Britanya Doğu Hindistan Şirketi haline gelecek İngiliz Doğu Hindistan Şirketi -English East India Company- (EIC veya EEIC olarak da bilinir), 1600 yılında bir ticaret şirketi olarak kuruldu. Devasa bir bireysel ordusu ve Britanya hükümetinin de desteğiyle EIC, 1757'den 1858'e kadar, kargaşa hükümetin devreye girmesini ve EIC'nin mülklerini ele geçirmesini zorunlu kılana dek Hindistan alt kıtasını yağmaladı.

EIC, İngiltere'nin Asya'daki emperyalist politikalarını yürütme aracıydı ve global anlamdaki baharat, çay, tekstil ve afyon ticareti sayesinde milyonlar kazandı. Tekelleri, sert ticaret şartları, yozlaşma ve yün ticaretine verdiği zarardan dolayı eleştiriliyordu. Son olarak, fakat en az önemli olmayan bir nokta, EIC yoluna çıkan yöneticileri ortadan kaldırması, kaynakları acımasızca sömürmesi ve geniş topraklarında yaşayan halkların kültürel uygulamalarını bastırmasıydı. Kısacası EIC, "Britanya emperyal sopasının keskin kısmıydı" (Faught, 6). EIC yöneticiler ve hissedarları muazzam zenginlikler elde etti. Tam zıttı bir şekilde Hindistan daha da fakirleşti. Bir ticaret şirketinden çok daha fazlası olan EIC, devlet içinde devlet ve hatta imparatorluk içinde imparatorluk ve hissedarları dışında kimseye hesap vermeyen bir şirket haline geldi.

Kuruluş

İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, bir kraliyet fermanıyla 31 Aralık 1600'de Cumberland Kontu'nun önderliğinde 215 tüccar ve yatırımcıdan oluşan bir grup tarafından yönetilen, sınırlı bir anonim şirket (insanlar sermayeyi yatırıyor ve elde edilen karın bir kısmını alıyordu) olarak kuruldu. İngiltere kraliçesi I. Elizabeth (h. 1558-1603) tarafından verilen ferman, EIC'ye Hindistan ile ticaret yapma konusunda özel haklar veriyordu. Aslında Ümit Burnu'nun doğusundaki tüm ticaret üzerinde tekel hakkı tanımış oluyordu. Bu ticareti yapmak adına EIC'nin "savaş yürütmesine" izin verilmişti. EIC'nin faaliyet gösterdiği alanlarda egemenlik yetkisi bulunmasa da, İngiliz Kraliyeti ve hükümet adına egemenlik hakkını kullanmasına izin verildi.

EIC ÇAY, PAMUK VE AFYON TİCARETİNDEKİ KONTROLÜNDEN MUAZZAM KAR ELDE ETTİ.

I. James'in (h. 1603-1625) Mughal imparatoru Jahangir (1526-1858) sarayına gönderdiği elçisi Sir Thomas Roe (1581-1644) idi ve tüccar William Hawkins'in 1609'da kurduğu ilk temaslara dayanarak ilerledi. 1612 ve 1619 yılları arasında Roe, EIC'nin Hindistan'ın doğu kıyısında bulunan Surat'da bir "fabrika" veya ticaret karakolu kurması için izin almıştı. Britanyalılar 1759'da limanı tamamen ele geçirdiler, fakat İngiliz Kraliyeti'nin 1661 yılında Bombay'ı (Mumbai) Portekizlilerden almasıyla liman EIC'nin ana ticaret merkezi olmaktan çıktı. Başka yerlerdeki yöneticiler EIC'nin daha fazla ticaret karakolu kurmasına izin vermeye ikna edilmişti ve böylece şirketin erişmi ve gücü gittikçe arttı. Kayda değer yeni karakollar Masulipatam (Machilipatnam) ve 1639-40'ta Madras ve ardından 1658'de Hughli idi. Kalküta (Kolkata) 1690'dan itibaren bir diğer önemli EIC üssüydü.

Sir Thomas Roe at the Court of Jahangir
Sir Thomas Roe Jahangir Mahkemesinde Unknown Artist (Public Domain)

Bombay'ın dahil olması(resmen 1668'de EIC'ye devredildi) İngiltere Kralı II. Charles'ın (1660-1685) Portekiz kralı IV. John'un (h. 1640-1656) kızı Braganzalı Catherine ile evlendiğinde burayı düğün hediyesi olarak almasıyla gerçekleşti. Asya'da Hollanda çıkarlarına (Hollanda Doğu Hindistan Şirketi (VOC) tarafından temsil edilen) karşı güçlü bir rakip yaratmaya hevesli olan Charles, EIC'ye işlerini uygun gördüğü şekilde yürütme özerkliği verdi. VOC, EIC'den iki yıl sonra kurulmuştu, fakat çok daha büyük bir yatırım, Portekiz İmparatorluğu'nun birçok değerli mülkünü ele geçirmesini sağlayan güçlü bir deniz filosuna sahip olduğu anlamına geliyordu. VOC, Asya ve Endonezya'daki kazançlı baharat ticaretini tekeli altına aldı. VOC öyle güçlüydü ki EIC'nin hırslı bakışları bunun yerine Hindistan'a yöneldi.

Ticaret

EIC, Hindistan'da üretilen ürünler (özellikle kaliteli tekstil ürünleri) karşılığında değerli metallerin takas edilmesi ve ardından bunların Doğu Hint Adaları'nda baharat karşılığında satılmasını içeren "üçgen ticaret" olarak bilinen şeye yoğun bir şekilde dahil oldu. Baharatlar (bilhassa biber) gemiyle, orijinal metal yatırımında kar elde edebilecek kadar yüksek fiyatlar koyabildikleri Londra'ya gönderiliyordu. İleri vakitlerde EIC, tuz, çay ve Çin'e afyon satışı üzerinde sahip olduğu kontrolden muazzam kar etti. EIC, Britanya'ya öyle çok çay ithal etti ki çay pahalı bir yiyeccek olmaktan çıkıp yerel biralardan daha ucuz hale geldi. Karayipler'deki köle plantasyonlarından elde edilen ucuz şeker ihracatı sayesinde Britanyalılar çayçı bir millet oluverdi. Bu trend Kuzey Amerika'da öyle çok yayıldı ki, EIC'nin çay ithalatına vergi ödemek zorunda kaldıkları vakit bu, bir devrime dönüşecek olan Boston Çay Partisi'ne yol açtı.

O zamanlar yalnızca Çin'de üretilen çayı elde etmek için EIC, Hindistan'dan afyon ticareti yapıyordu. Afyon Çin hükümeti tarafından yasaklandı, fakat EIC yine de ülkeye gizlice afyon sokmaktaydı -bu olay nihayetinde 1839 yılında Çin ve Britanya arasında bir savaşa yol açtı (Birinci Afyon Savaşı). EIC tarafından ticareti yapılan diğer önemli mallar arasında porselen, ipek, güherçile (barut için), çivit, kahve, gümüş ve yün yer alıyordu. Dünya çapında bu malları taşıyan şirkete ait gemiler iyi silahlandırılmıştı; tipik bir tipik bir East Indiaman (Doğu Hindistanlı demek olup EIC gemisinin genel adıydı) korkutucu 30-36 top taşıyordu. EIC'nin şansına Kraliyet Donanması Hint Okyanusu'nun çoğunu kontrol edebiliyordu. EIC gemileri bayraklarıyla tanınıyordu; ilk olarak köşesinde kırmızı ve beyaz yatay çizgiler ve bir St. George haçı, ardından da 1707'de İngiltere'yi İskoçya'ya bağlayan Birlik Yasası'ndan sonra bir Birleşik Krallık bayrağı vardı.

Şirketin gücü öyle yüksekti ki, Britanya'da EIC'nin ülke ekonomisinden çok fazla gümüş çekmesi ve Hint tekstil ürünlerinin muazzam ithalatının geleneksel İngiliz yün ticaretine zarar verdiğinden ötürü protestolar vardı. Buna cevap olarak yün ithalatında gümrük vergisi artırıldı ve örneğin, 17. yüzyılın son çeyreğinde İngiltere'de insanların yünden başka bir giysiyle gömülmesini yasaklayan karar gibi, yün taraftarı yasalar çıkarıldı. Yasalar daha da ileriye gitti ve tamamlanmış yün kıyafetlerin ülkeye girişi tamamen yasaklandı, fakat 18. yüzyılın ikinci yarısında bu materyal öyle popüler oldu ki bir imalat endüstrisinin yükselişine yol açtı. EIC tekstil ürünlerinin dünyada ticareti konusunda iyi iş yapıyordui fakat artık Britanya, Lancashire gibi yoğun nüfuslu bölgelerde yoğunlaşmış büyük tekstil fabrikalarında kendi ürünlerini üretiyordu. Bu bağlamda EIC, Britanya'daki Endüstriyel Devrim'den kısmen sorumluydu.

Original Flag of the English East India Company
İngiliz Doğu Hindistan Şirketi'nin Orijinal Bayrağı Wdflake (Public Domain)

EIC'nin ticaret tekelinin adil olmayışı ve aslında Britanya halkının çıkarlarına çok az hizmet ettiği yönünde çok fazla eleştiri de vardı. EIC Hindistan'la ticaretten bir dilim koparmak isteyen bağımsız tüccarlar tarafından defalarca Britanya mahkemeleri karşısına çıktı, fakat EIC, kesin bir dille ifade etmek gerekirse, bu ticareti kendisi yarattığı ve başka bir taraftan devralmadığı için tekelinin olmadığını akıllıca savundu. EIC, bugün global metropoller haline gelen Mumbai, Singapore ve Guanzhou (Kanton) gibi yerlerin genişlemesinde yardımcı oldu ve Britanya'da ve başka yerlerde üretilen mallar için yeni ihracat pazarları oluşturdu, fakat EIC tarafından öne sürülen şartları hiçbir zaman kendisinden başka hiç kimseye özellikle avantajlı olmamıştır.

Bir diğer önemli gelir kaynağı ise EIC'nin kendi sınırları içinde kira alma politikası ve buna uymayanlara karşı hiç tereddüt etmeksizin tehdit ve şiddet uygulamasıydı. Kısacası, EIC bir ticaret deviydi ve tıpkı bugünün global dev işletmeleri gibi dostları ve düşmanları vardı fakat ikincisinin sayısı neredeyse her zaman daha çoktu.

Devlet İçinde Bir Devlet

Babür İmparatorluğu bu ticari antlaşmalardan bazı karlar da elde etti. Britanya savaş gemileri sıklıkla imparatorun denizdeki çıkarlarını korumak için hizmet etti. Britanya-Babür ilişkisi, 18. yüzyılda Hindistan'ın güneyinde ve batısındaki Babür hakimiyetine meydan okuyan ve topraklarını fetheden Marathalar tarafından etkilenmişti. Buna ek olarak, Hindistan'ın siyasi haritası değiştikçe, 1757'den itibaren EIC kendi topraklarını kontrol etmiş ve etkili bir şekilde devlet içinde devlet olmuştu.

EIC ağır derecede profesyonel askeri güce yatırım yaptı ve İngiliz ordusunun düzenli birliklerinin kullanılması için ücret ödedi. 1763'te EIC'nin yalnızca Bengal'de 6,680 askeri vardı ve bu sayı 1823'e geldiğinde 129,473'e fırladı. Başlangıçta EIC ordusunun askerleri ve subayları her yerden gelebiliyordu, fakat 1785'te gerçekleşen reformlar sonucunda subay rütbesine yalnızca İngilizler sahip olabiliyordu. Askerlerin çoğu Hintli köylülerden oluşmaktaydı. Bu muazzam ordu, 1830'da sayıları 3.500 civarında olan EIC'nin sivil çalışanlarının yanında cüce kalıyordu.

East India Company Fort, Bombay
Doğu Hindistan Şirketi Kalesi, Bombay Unknown Artist (Public Domain)

EIC tahkimatlar inşa etmiş, kendi parasını basmış, donanmaya (Bombay Deniz Kuvvetleri) ve geniş bir evrak arşivine sahip olmuş (günümüzde British Library'de bulunuyor), kendi mahkemelerini kurdu ve kendisine karşı suç işleyenler için hapishaneler kurmuştu. Şirket büyük keşif gezilerine de sponsor olmuştu. EIC Yönetim Kurulu, personelini kendi içinden seçiyordu ve işe giriş sınavlarla oluyordu; bu süreç daha sonra diğer İngiliz kurumları tarafından da kopyalandı. Hintliler EIC'den dışlanıyordu. 18. yüzyıla gelindiğinde EIC'deki (Mal Sahipleri Mahkemesi) yatırımcılar, toplumun her kesiminden geliyordu ve aralarında erkekler, kadınlar (özellikle dullar), soylular, politikacılar, askerler, tüccarlar, yöneticiler, finansörler, profesyoneller ve (yabancılar da dahil olmak üzere) küçük yatırımcılar vardı. Herkes EIC'ye güveniyordu ve devam eden başarısına bağlı olarak temettü beklentisi oluştu.

Çeşİtlİ EIC merkezlerİ arasındakİ koordİnasyon sevİyesİ onu RAKİPLERİNDEN AYRI KILDI.

O vakitte John Şirketi olarak bilinen şirket, bilhassa savaşlar kaynaklarını tükettiğinde veya ticaret özellikle ticaret kısıtlamaları, yolsuzluk, kaçakçılık ve korsanlıktan etkilendiğinde düşüş dönemleri yaşadı. Diğer Avrupalı güçlerin de Hindistan'ın ticaretini ve kaynaklarını sömürmek istemesinden dolayı EIC'nin Asya'da her istediğini yaptığı söylenilemez. Fransız Doğu Hindistan Şirketi (1664'te kuruldu) iyi eğitimli bir orduya sahipti ve rakip Hint yöneticilerinin desteğiyle EIC'ye meydan okuyabilmekteydi. Örneğin Madras iki defa Britanya kontrolünden Fransa'ya geçti. Hatta daha yakın çevrelerde bile rekabet vardı. 1698'de ikinci İngiliz Doğu Hindistan Şirketi kuruldu, fakat 1709'da eskisine entegre edildi. Yeni ve daha büyük şirketin adı Doğu Hint Adaları'na ticaret yapan İngiltere Tüccarları Birleşik Şirketi'ydi (The United Company of Merchants of England trading to the East Indies), fakat herkes daha önce olduğu gibi ona Doğu Hindistan Şirketi diyordu, lakin resmi yazışmalarda Şerefli Doğu Hindistan Şirketi olarak anıldı.

Hükümet Regülasyonu

Buxar Muharebesi'nin ardından 176-5'te, Babür imparatoru Şah II. Alam EIC'ye Bengal, Bihar ve Orissa'da arazi geliri (dewani)toplama hakkı verdi. Bu büyük bir adımdı ve şirketin genişlemek ve tacirlerini, üslerini, ordularını ve gemilerini korumak için geniş kaynaklar elde etmesini sağladı. EIC artık Hindistan'daki Britanya İmparatorluğu'nun bir resmi bir emperyal aracı olmuştu ve EIC'yi hem Hindistan'daki hem de Avrupa'daki rakiplerinden ayıran şey, çeşitli EIC merkezleri arasındaki koordinasyon düzeyiydi. Robert Clive (1725-1774) gibi adamlar EIC adına bir imparatorluk kurdular. Herkesçe Hindistanlı Clive bilinirdi ve bir katipten Bengal Valisi konumuna yükseldi ve Haziran 1757'de gerçekleşen Plassey Muharebesi'nde alınan zaferle gösterdiği askeri yetenekleri, idari yetenekleriyle eşdeğerdi. Clive yolsuzluğu azalttı ve regülasyonu yükseltti böylece bugüne kadar özel ticaret olan şey giderek daha fazla resmi İngiliz hükümet kontrolüne benzedi. Böyle bile EIC memurlarının Britanya devleti çıkarları pahasına kendilerini zengin ettikleri suçlaması vardı -Clive bile şüphe altına girmişti. Zenginlikleriyle gösterişli bir emeklilik yaşayan EIC yetkilileri, aşağılayıcı bir şekilde, Babür dilinde yüksek rütbeli memurlar için kullanılan "nawab" unvanının bozulmuş hali olan "Nabob" olarak biliniyordu.

Robert Clive & Shah Alam
Robert Clive ve Shah Alam Benjamin West (Public Domain)

Bir başka alakasız eleştiri, EIC'nin kiliseleri fonlamayarak ve misyonerlere yardım etmeyerek Hristiyanlığın yayılması için çabalamadığıydı. Bu, 1813'e dek şirketin tüm misyonerleri yasakladığı için doğruydu. Yöneticiler, Katolikliği yayarken Portekiz İmparatorluğu’nun yaptığı ve diğer inançlardan potansiyel müttefiklerini yabancılaştıran hataları tekrarlamaktan çekiniyorlardı. Bu, EIC'in bağımsız bir devlet olmaktan ziyade ticari bir kuruluş olarak kaldığı birkaç alandan biriydi.

Din dışında EIC'nin ve Britanya hükümetinin çıkarları bir oluyordu. 1773'teki Regülasyon Yasası (Regulating Act) ve 1774'teki Hindistan Yasası (India Act), Britanya hükümetine EIC tarafından kendi adına yönetilen topraklar üzerinde askeri, mali ve siyasi kontrol yetkisi veriyordu. EIC memurları artık özel ticarete devam edemezlerdi ve hesaplar ve genel şirket yazışmaları konusunda çok daha açıklık getirilmişti. Britanya hükümetinin Hindistan'daki ilgisinin artmasının nedeni muhtemelen 1783'te Kuzey Amerika'daki kolonilerin kaybedilmiş olmasıydı.

EIC'nin hükümetin bir dalı olduğuna dair hiç şüphe yoktur, fakat bu ilişki tek yönlü değildi. 19. yüzyılın başlarında Wesminster'daki Parlamento Mensuplarından 100 civarı aynı zamanda EIC çalışanlarıydılar ve böylece bu ticaret devinin dokunaçları Britanya'daki siyasi gücün tam kalbine ulaştı. Warren Hastings (1732-1818), EIC tarihindeki önemli bir kişiydi. 1774'te ilk Genel Valisi seçilen şirket, görev süresi boyunca bağımsız Hintli prenslerle birçok antlaşma yaptı ve fetih temelli stratejiyi bırakarak, idareyi yerlilere bıraktığı bir ticaret kuruluşu olarak köklerine dönme yoluna gitti. Bu politikanın ömrü kısa oldu aslında ama Hasting'in görev süresi boyunca EIC muazzam derecede büyüme sağladı. Hasting İngiltere'de bir despot olarak görülüyordu ve yolsuzluk yüzünden mahkeme karşısına çıkarıldı ancak beraat etti; bir imparatorluk inşa etmek, eğer Britanya Avrupalı rakipleriyle rekabet etmek istiyorsa, pis fakat gerekli bir işti.

Hindistan'daki Britanya kontrolünde bulunan bölge genişlemeye devam etti. Dört Anglo-Mysore Savaşı (1767-1799) EIC'nin daha fazla toprak ele geçirmesiyle sonuçlandı. 1793 Bengal Kalıcı Yerleşimi vergi toplayıcıları (zamindars) aynı zamanda kiracılarından EIC'ye gidecek vergiyi toplayan toprak sahibi yaptı. Fikir EIC'nin toprak vergisini daha stabil kılmaktı, fakat bu geleneksel tarımsal yaşam biçiminde yıkıcı bir altüst oluşa yol açtı ve on binlerce kişiyi kalıcı bir şekilde borca ​​soktu. Hindistan'dan toplumsal huzursuzluk yaratmadan mümkün olduğunca çok servet nasıl çıkarılır sorusu EIC'nin bilmecesiydi. Bu, Britanya İmparatorluğu devraldığında karşılayacağı bir sorundu ve EIC'nin günleri sayılı hale geldikçe bu değişim giderek yaklaşıyordu.

Copper Coin of the East India Company
Doğu Hindistan Şirketi bakır madeni parası Billjones94 (CC BY-SA)

1813 Tüzük Yasası, yeni ele geçirilen topraklarda Britanya egemenliğini ilan ederek EIC'nin Hindistanla olan ticaret tekeline resmi olarak son verdi. 1819'da Singapur'da 1826'dan itibaren Malay yarımadasında Malakka ve Penang Boğaz Yerleşimleri adıyla yönetilecek bir üs kuruldu. Bu toprak kazanımları bir bakıma, 1825 global bunalımının ardından EIC’nin yaşadığı mali sorunları maskeliyordu. Bu sorunlar Britanya hükümetinden alınan ve daha sonra düzenlemelere yol açacak olan büyük kredileri zorunlu kılmıştı.

EIC'nin tarihindeki bir diğer önemli isim ise Lord William Bentinck (1774-1839). 1828'de Genel Vali yapılan Bentick, Hasting yıllarının politikalarına geri döndü ve pahalıya mal olan askeri harekatlardan ziyade antlaşmalarla yayılmaya odaklandı. Bentick sosyal reformları en çok 1829'da sati'yi (namı diğer suttee) kaldırmasıyla ünlüdür. Sati, Hintli bir dulun merhum kocalarının cenaze ateşinde kendini kurban etmesine dayanan bir gelenekti. Diğer reformlar İngilizcenin resmi şirket dili yapılmasıydı (önceleri Farsçaydı), fakat bunlar Londra'da iyi yorumlanırken Hindistan'da haklı olarak, kıtanın İngilizleştirmenin ve Hristiyanlaştırılma sürecinin bir parçası olarak gördüler.

1833 ve 1853 tarihli Tüzük Yasaları EIC'nin gücünü gittikçe düşürdü. 1833'te EIC Çin'le olan ticaret tekelini kaybetti. 1853'te Hindistan'daki ilk demiryolu ve telegraf hatları çalışır oldu. 1848’den itibaren EIC'nin Genel Valisi olan Dalhousie Markisi’nin (1812-1860) görev dönemi, prensliklerin askeri seferlere dayalı saldırgan bir biçimde genişletilmesine şait oldu. Bilhassa Pencap ve Aşağı Burma gibi geniş bölgeler, iki İngiliz-Sih Savaşı’nın (1845-1849) ardından EIC'nin mülk portföyüne katıldı. Bu fazlasıyla agresif politika kısa dönemde başarılı olabilir fakat bu son derece ters tepti.

Hükümetin Devralması

1857-58 yılları, Babür İmparatorluğu’nun çöküşüne ve Britanya Kraliyeti’nin, İngiliz yönetimine karşı ayaklanan Sepoy İsyanı’nı (namı diğer Ayaklanma ya da Birinci Hindistan Bağımsızlık Savaşı) bastırmasıyla birlikte EIC’nin resmi olarak kapatılmasına şait oldu. Ayaklanmanın sebepleri oldukça fazlaydı ve Hint kültürel uygulamalarına karşı ayrımcılıktan, Hint prenslerinin evlat edindikleri oğullarına topraklarını devretmelerine izin verilmemesine kadar uzanmaktaydı, fakat ilk kıvılcım sepoylardan geldi. Sepoylar EIC tarafından silah altına alınan Hintli askerlerdi ve (diğer şeylerin yanı sıra) İngiliz EIC askerlerine kıyasla çok daha düşük maaş almalarını protesto ettiler. Bu noktada EIC'nin 45,000 Britanya askeri ve 230,000'den fazla sepoy askeri bulunmaktaydı. Sepoyların Delhi gibi önemli merkezleri ele geçirmesine rağmen, genel komuta ve koordinasyon eksikliği ve EIC'nin ve Britanya hükümetinin üstün kaynakları, onların çöküşlerine yol açtı. 1858'de bu ayaklanmanın bastırılmasının ardından, Britanya Kraliyeti Hindistan'daki tüm EIC topraklarını hakimiyeti altına aldı ve böylece Böylece halk arasında İngiliz Rajı (yönetimi) olarak adlandırılan şey başladı. 1 Haziran 1874'te Parlamento resmi olarak EIC'yi dağıttı. 1877'te Kraliçe Viktoria Hindistan Kraliçesi olarak ilan edildi ve Britanya yönetimi, 1947'de Hindistan bağımsızlığını kazanana kadar alabildiği tüm kaynakları sömürmeye devam etti.

Sorular & Cevaplar

Doğu Hindistan Şirketi ne yaptı?

Doğu Hindistan Şirketi (EIC), Hindistan ve Asya'nın diğer bölgelerinde ticaret "fabrikaları" kuran ve ardından toprakları fethedip yöneten bir Britanyalı ticaret şirketiydi. 19. yüzyılın ortalarında, EIC'nin toprakları Britanya Kraliyeti tarafından ele geçirildi ve resmi olarak Britanya İmparatorluğu'na dahil edildi.

Doğu Hindistan Şirketinin sahibi kimdi?

Doğu Hindistan Şirketi, çok zenginden küçük yatırımcılara kadar çok sayıda özel hissedarın mülkiyetindeydi.

Doğu Hindistan Şirketi neden böylesine güçlüydü?

Doğu Hindistan Şirketinin böylesine güçlü olmasının sebebi Hindistan ve Çin ile ticaret tekeli oluşturmuş olmasıydı. Şirket, büyük bir orduya para ödeyerek yeni topraklar ele geçiriyor, tahkimatlar inşa ediyor ve global ticaret ağını korumak için gemilerini silahlandırıyordu.

Doğu Hindistan Şirketi hala var mı?

Doğu Hindistan Şirketi bugün artık yok. 1858'de Britanya İmparatorluğu'nun bir parçası haline geldi ve Britanya Parlamentosu tarafından 1874'te resmi olarak feshedildi.

Çevirmen Hakkında

Reha Mert
Reha Mert, İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nden mezun bir tarih öğretmeni. Erasmus programı dahilinde Bonn Üniversitesi'nde Türkoloji bölümünde eğitim aldı. Tarih eğitiminin yanında dil öğrenmeyi de seviyor ve filolojiye ilgi duyuyor.

Yazar Hakkında

Mark Cartwright
Mark, tam zamanlı bir yazar, araştırmacı, tarihçi ve editördür. Özel ilgi alanları arasında sanat, mimari ve bütün medeniyetlerin paylaştıkları düşünceleri keşfetmek yer alır. Siyaset Felsefesi alanında Yüksek Lisans derecesini almış ve WHE Yayıncılık Direktörüdür.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Cartwright, M. (2025, Ekim 28). Doğu Hindistan Şirketi. (R. Mert, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-20958/dogu-hindistan-sirketi/

Chicago Formatı

Cartwright, Mark. "Doğu Hindistan Şirketi." tarafından çevrildi Reha Mert. World History Encyclopedia, Ekim 28, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-20958/dogu-hindistan-sirketi/.

MLA Formatı

Cartwright, Mark. "Doğu Hindistan Şirketi." tarafından çevrildi Reha Mert. World History Encyclopedia, 28 Eki 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-20958/dogu-hindistan-sirketi/.

Reklamları Kaldır