Jan Žižka

Joshua J. Mark
tarafından yazıldı, Reha Mert tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
Jan Zizka (by Unknown Artist, Public Domain)
Jan Zizka Unknown Artist (Public Domain)

Jan Žižka (1360-1424), Çek bir general olmakla birlikte savaş tarihindeki en zeki taktikçilerden biriydi. Hussit Savaşları (1419-1434) süresince Katolik kraliyet yanlılarına karşı, Hussit'lerin başındaki namağlup bir liderdi. Hayatının sonlarına doğru tamamen kör olmuş olmasına rağmen yenilmez biri olarak kaldı ve bugün Çek milli kahramanlarından biridir.

Gençliği hakkında çok az şey bilinmektedir fakat gençlik çağında geldiğinde eşkıyalık ve paralı askerlik işlerine karışmıştı. Ailesi toprak aristokratıydı fakat hiyerarşinin alt kısmındaydı. Yine de Bohemya kralı IV. Wenceslaus'un (Bohemya'daki hakimiyeti 1378-1419, Almanya Kralı olarak ise 1376-1400) sarayıyla içli dışlı olacak kadar önemliydi ve IV. Wenceslaus'un eşi Bavyeralı Sophia'nın (1376-1428) oda görevlisiydi. Rosenberg sülalesine karşı IV. Wenceslaus tarafında savaşmış olabilir lakin bu kesin değildir.

Hussit Savaşları'nın 1420 yılında başlamasının ardından Hussitlerin radikal bir kolu olan ve Katolik Kilisesi'nden tamamen kopmayı savunan Taborite grubunun lideri olarak tarih sahnesine çıktı. Žižka, 1420 ve 1424 yılları arasında, askeri dehanın ve yeniliğin birleşimi sayesinde sayısal olarak üstün ve profesyonel savaşçılara karşı her türlü çatışmadan galip çıktı. Onun köylü ordusundaki zayıflığı -silah ve dövüş eğitimi eksikliği- onları kullanmayı çok iyi bildikleri basit tarım aletleri ile donatarak ve arabalarını savaş arabalarına dönüştürerek açık alandaki bir muharebede savunma pozisyonu almayı sağlayarak bir avantaja çevirmeyi başardı. Arabalar tabii ki hareket edebildiklerinden taarruz için de kullanılabilirlerdi.

Ulusal bİr kahraman olduktan sonra hakkında, ormanda bİr meşe ağacının altında doğmuş olması gİbİ bİrçok hİkaye ve efsane ortaya çıktı.

Žižka gençliğinde bir gözünü ve ilerleyen yaşlarda bir diğerini kaybetti fakat kör halde dahi karşısındaki herhangi bir generalden daha iyiydi. 1424'de sefer sırasında vebadan öldüğü vakit halen namağlup idi. Kaybının ordu için nasıl bir anlam taşıyacağını kestirerek ölümünden sonra dersinin yüzülerek davul yapılmasını emrettiği söylenir. Böylece askerlerine zafere giden yolda moral vermeye devam edebilirdi. Günümüzde Çek Cumhuriyeti'nin en büyük kahramanlarından biri olarak kabul edilir.

Gençliği & Paralı Askerlik

Žižka, Bohemya'daki Trocnov köyünde, (birçok tarihçi onların kim olduklarına dair çeşitli teoriler öne sürmüşlerse de) adı bilinmeyen üst sınıf bir ailede doğdu. En az bir erkek ve bir kız kardeşi vardı fakat daha fazla kardeşi de olabilir. Akademisyenler Žižka'nın 1420'den önceki yaşamına dair tartışmalarını sürdürmektedirler fakat belgeler oldukça kıttır. Tom Magnusson ve David L. Bongard gibi akademisyenler onun genç hayatına dair basit bilgileri şöyle aktarırlar:

Kral IV. Wenceslaus 'un sarayıyla içli dışlıydı ve kraliçe Sophia'nın oda görevlisiydi: 1380-1419 yılları arasında Wenceslaus dönemindeki bitmek bilmeyen iç karışıklıklar sırasında bir gözünü kaybetmişti; Wenceslaus'un vefatının ardından (1419) Prag'ın güneyinde bulunan Tabor'daki Hussite kampına katıldığında ulusal önem taşıyan tecrübeli bir savaşçı haline geldi. (Dupuy, 832)

Hussite Wars
Hussite Savaşları Unknown Artist (Public Domain)

Hayatının bu versiyonu onu kralın saltanatına karşı çıkan Rosenberg Hanedanlığı'na karşı onun IV. Wenceslaus'un paralı askeri olduğunu iddia ediyor fakat bu iddia sorgulanır oldu. 1406 yılında Rosenberg ailesinin kayıtlarında kanun kaçağı olarak listelenmiştir. Rosenbergler ve onlarla ilişkileri olan herkesi hedef alan bir çetenin parçası olarak hareket etmiş görünüyor (parası olan herkesi soymuşlar gibi görünseler de) ve Rosenberg çıkarlarına karşı politik planlarda aktif bir şekilde yer aldı.

1409'da IV. Wenceslaus tarafından affedilmesi, onun kralın çıkarlarına göre hareket ettiğini güçlü bir şekilde gösteriyor lakin bu Žižka'nın 1420'den önceki hayatıyla alakalı her şey gibi, net değil. IV. Wenceslaus onu hiçbir zaman bilinmeyecek sebeplerden dolayı affetmiş olabilir. Ulusal bir kahraman olduktan sonra hakkında, ormanda bir meşe ağacının altında doğmuş ve bu ağaç ona doğaüstü bir güç vermiş olması gibi birçok hikaye ve efsane ortaya çıktı.

Žižka Temmuz 1410'da Grunwald Savaşı'nda paralı asker olarak kılıç salladı.

Adının manası ve ortaya çıkışı dahi tartışmalıdır zira žižka Çekçe'de "tek gözlü" anlamına gelmektedir ve bazı akademisyenlerin Žižka (gözünü kaybetmeden önce Trocnov'lu Jan olarak bilinilirdi) ile ortaya çıktığını savunurken diğerleri kelimenin ondan daha önce var olduğunu tartışmaktadırlar. İki defa evlendi, her ikisi de muhtemelen doğum sırasında ölmüştü ve bir kızı olmuştu lakin tarihçiler ve akademisyenler arasında onun erken yaşamının diğer birçok yönü hakkında pek fazla fikir birliği yoktur.

Lakin akademisyenler Žižka'nın Temmuz 1410'da Almanya Töton Şövalyeleri Tarikatına karşı Polonya-Litvanya kuvvetlerinin yanında paralı asker olarak kılıç salladığı konusunda hemfikirdirler. Polonya-Litvanya kuvvetlerinin tüyler ürpertici Töton Tarikatı'na karşı kazandığı bu savaş Ortaçağ'ın en büyüklerinden biri olmasıyla efsanevi hale geldi ve onların gücünü kırarak etkili bir şekilde sonlarını getirdi.

Hussit Ayaklanması

1410 ve 1419 yılları arasında hayatına dair hiçbir şey bilinmemektedir. Efsaneler onu 1415'teki Agincourt Muharebesi'nde paralı asker olarak katılmış olduğunu iddia etse de tarihçiler bu iddiayı reddetmiştir. Hussit Savaşları'na yol açan Hussit İsyanı'nın başlangıcında Prag'da ortaya çıkar. Hussitler, kutsal kitaplarda yazan Hıristiyanlık uygulamalarıyla Roma Katolik Kilisesi'nin dogmaları arasındaki farka dair kendi düşünce gözlemlerinden ilham alan ve İngiliz reformcu John Wycliffe'ten (1330-1384) etkilenen proto-reformcu Jan Hus'un (1369-1415) Prag'da başlattığı reform hareketinin takipçileriydiler. Ortaçağ Kilisesi tarafından sapkın ilan edilerek Temmuz 1415'te kazığa bağlanarak yakıldı ve bir yıl sonra arkadaşı ve meslektaşı Praglı Jerome (1379-1416) onunla aynı sonu paylaştı.

Wenceslaus IV of Bohemia
Bohemya Kralı IV. Wenceslaus Acoma (CC BY-SA)

Bu esnada Hus büyük ve sadık bir takipçi kitlesi edinmişti ve bu Hussit olarak adlandırılan Husçular, idamlara karşı çıktılar ve kilise içinde radikal reformlar çağrısında bulunan ve artık şehit olarak gördükleri adamların çalışmalarını sürdürdüler. IV. Wenceslaus ve Kraliçe Sophia ilk başlarda Hus'u desteklemişti -Sophia Sophia, bazen Žižka'nın refakatinde olmak üzere, Bethlehem Şapeli'ndeki ayinlerine düzenli olarak katılıyordu- fakat Hus hapse atıldıktan sonra Hussitlerin yol açtığı toplumsal huzursuzluğu kınayıp onlardan uzaklaştılar.

30 Temmuz 1419'da Hussit rahip Jan Želivský (1380-1422), hapse tıktıkları Hussit'leri salıvermeyi reddeden şehir meclisine karşı Prag sokaklarında bir yürüyüş alayı düzenledi. Yürüyüş alayı meclis binasının önünden geçiyorken kimileri pencerelerden taş attı -taşlardan biri Želivský'ye gelmişti- ve Želivský takipçilerini binaya soktu ve meclis üyelerine saldırarak en üst kattan aşağı atarak öldürdüler.

Birinci Prag Defenestrasyonu olarak bilinen olay Hussit Savaşları'nın başlangıcını işaret eder. Efsaneye göre Žižka, Želivský'nin yürüyüş alayının parçasıydı fakat bu muhtemelen doğru görünmüyor zira 1419'da Prag'dan uzak bir mesafede bulunan Plenz'de Taborit olarak bilinen daha radikal Hussitler ile bir arada bulunduğu şeklinde kayıtlara geçmiştir. Hussitlerin savunduğu ana mevzulardan biri utrakizmdi ("her iki türün altında")."Her iki türde" Efkaristiya'nın kutlanmasında Mesih'in bedeni ve kanı olarak kabul edilen ekmek ve şaraba kast edilmekteydi.

Katolik Kilisesi cemaate yalnızca ekmeğin verilmesini ve şarabın yalnızca rahip için saklanmasını emrediyordu. Hussitler bunu Kilise tarafından cemaati Tanrı'yla aralarındaki gerçek komünyondan mahrum bırakmak için kullanılan bir taktik olduğunu iddia ediyordu. Kilise'nin halka komünyonu "her iki tür altında" sunmayı reddetmesi, iddialarına göre ayinin Latince yapılmasının (ki halk bunu anlamıyordu) mecbur tutulmasını da içeren bir gündemin parçasıydı. Vulgata İncilinin Latinceden başka bir dile çevrilemeyeceği ve duaların da Latince yapılması gerektiği şeklindeki görüş ki bunların hepsi kutsal metinlere erişimi ve Tanrı’yla manevi temasın Kilise’nin tekelinde tutan sıkı bir denetimi sürdürmeye hizmet ediyordu.

Jan Žižka's Army
Jan Žižka'nın Ordusu Unknown Artist (Public Domain)

Bu ve diğer mevzular tüm Hussitler tarafından benimsendi lakin doktirinsel mevzularda farklı kollara ayrılacak kadar farklılaştılar. Daha ılımlı olanlar Utraqistler olarak bilinen reform taraftarıydılar lakin Kilise'den ayrılmak istemiyorlardı. Taboritler ise (adlarını Tabor adlı şehirdeki üslerinden alıyorlardı) daha radikaldi ve yüzyıllar boyunca baştan aşağı yozlaşmış bir kurum olarak gördükleri kiliseden tamamen ayrılmayı savunuyorlardı. Žižka Taboritler ile taraf olmuştu ve liderleri Huslu Mikuláš 1420 Aralık ayında öldüğü vakit, Žižka onun yerine Taborit kuvvetlerinin komutasını devraldı fakat zaten o yılın Mart ayında yüksek rütbeli subaydı.

İlk Haçlı Sefer & Sudoměř

Efsaneye göre IV. Wenceslaus 1419 yılında Birinci Prag Defenestrasyonu haberlerini aldığında öldü ve naip olan hüküm süren Sophia, paralı askerler ordusunu bir araya getirerek Prag'daki Hussitlerin üzerine yolladı fakat bunu yapmakla şehrin yarısını yok etmek dışında hiçbir şey yapmadı. IV. Wenceslaus'un kardeşi Macaristanlı Sigismund (1368-1437) Papa V. Martin'den, Bohemya'daki Hussitlere karşı haçlı seferi düzenlenmesine dair talep ve izin istedi. Bu durum etraftaki bölgelerden Kilise'nin takdirini kazanmak isteyerek veyahut yağma yaparak köşeyi dönmeyi planlayan diğer soyluların ilgisini çekti.

Bu esnada Žižka komutasındaki Hussitler bir ordu organize etmekteydiler. Sorun ellerinde çok az silah, talim veya tecrübe noksanlığı ve farklı tarikatların, ortak düşman kadar birbirleri ile de savaşmaya istekli olmasıydı. Sudoměř yakınlarındaki ovalardan geçerken Žižka'nın 400 kişilik kuvveti Sigismund'un aşağı yukarı 2,000 kişiyi bulan kuvvetleri tarafından keşfedildi. Teslim olmaya meyilliydiler lakin sonunun kendileri için hiç de iyi olmayacağını fark ederek ve Žižka'nın komutlarına uyarak bataklık bölgesinde kendilerini ve arabalarını ona göre konumlandılar. Haçlılar savaşmak için atlarından inmek zorunda kaldılar ve bu durum onları Hussitler ile aynı konuma getirdi.Hussitler onları bir ateş yağmuruna tutan ve arabalarının arkasından nesneler fırlatarak Sudoměř Muharebesi'ni kazandılar.

Hussite Wagenburg
Hussit Araba Kalesi (Wagenburg) Unknown Artist (Public Domain)

Žižka ordusunun zayıf gibi görünen yönünü en büyük gücüne dönüştürebileceğini fark etmişti. Tahıl biçmek için kullanılan dövenler çiftçiler halihazırda onları nasıl kullanması gerektiğini bildikleri için savaşta da kullanılabilirdi ve aynısı kazmalar, baltalar, dirgenler ve diğer çiftçilik aletleri için de geçerliydi. Žižka Sigismund'u Vítkov Tepesi Muharebesi'nde bir kez daha yendi ve Prag'ı savundu. Bundan sonra arabalardan yapılma kalelerini tamamen geliştirdi.

Arabadan Kaleler & Diğer İcatlar

Wagenburg (araba kalesi), Žižka'nın en büyük icatlarından biriydi. Bunlar önceleri mahsul veya gübre taşımak için kullanılan, sonradan yenilenen ve hareketli tahkimat olarak düzenlenen basit çiftçi arabalarıydı. Yan tarafları kalın tahtalarla (bazen de metalle) ve Hussit askerlerinin aralardan ateş edebileceği deliklerle güçlendirilmişti. Atlar tarafından çekilmekteydiler ve kolay bir şekilde müdafaa adına kare veyahut daire şeklinde ayarlanabilir ve daha sonra bu pozisyonu terk ederek hücumda yuvarlanan tahkimat görevi gördüler. Her bir tahkimat 20 asker tarafından tutulmaktaydı ve hem erkek hem de kadın baştan aşağı düşmandan ele geçirilen silahlarla kendi basit aletleriyle donatılmıştı. Akademisyen Victor Verney şöyle bir yorumda bulunmuştur:

Žižka gerçekten de bir rönesans adamıydı. Pragmatist olarak ihtiyacın nasıl yeniliği ortaya çıkardığının bir emsaliydi. Onun çiftçi kuvvetleri Katolik ve krallık ordusu tarafından sayıca azdı fakat Žižka, saban demirlerini kılıç gibi kullanarak tarım aletlerini savaş aleti olarak kullanmaya uyarladı. Kendisine ve Hussitlere atfedilen (araba tahkimatı) askeri yenilikler arasında müdafaa tahkimatı içine alınmış sağlam bir şekilde güçlendirilmiş arabalar da vardı: topun ilk formlarından houfnice veya havantopu; tabanca veya pist’ala ve özelleştirilmiş tarım aleti. Karizmatik bir lider olarak insanları eyleme geçmek için motive etmek adına imanın gücünü kavramıştı. Jan Hus, hem dünyevi hem de dini güçlere gerçeği söyleyerek genel bağlamda Hussit cemaati, bireysel olarak Žižka için bir emsal teşkil etmektedir. Yalnız başına askeri icatlar, Hussitlerin sayıca oldukça üstün düşmanlarına karşı edindiği başarıyı açıklayamazlar. (3)

Žižka, ordusunun en güçlü yanlarından birinin Tanrı'ya olan bağlılığı, Jan Hus'un görüşüne ve kendisine olan bağlılık olduğunu kavramış, bunu farklı gruplar arasında düzen ve disiplini sağlamak için sonuna kadar kullanmıştı. Žižka'nın karizma ve otoritesindeki bir lider bile, her Sigismund'un güçleriyle çarpışmadıkları vakit mezheplerinin birbirlerine düşman olmasını engelleyemedi.

Kraliyete Çağrı & Ölüm

Kendinden üstün, diğer mezhepleri de birleştirecek ve diğer mevzulara çözüm olacak bir merkezi otorite kurma ümidiyle Žižka, Bohemya monarşisini Polonya Kralı II. Wladyslaw'a teklif etti ve bunu reddettiğinde, Hussit'lerin Kilise'ye dönmesi şartıyla bunu kabul eden kuzeni Vytautas'a önerdi. Žižka bunu reddetti ve yüzünü, Macaristanlı Sigismund ve Kilise tarafından etkisiz hale getirilen Litvanya prensi Sigismund Korybut'a çevirdi.

Statue of Jan Zizka
Jan Zizka Heykeli Ben Skála, Benfoto (CC BY-SA)

Başarılı bir savaş yürütürken kendi başına kontrolü sürdüren Žižka, radikal bir Hussit mezhebi olan Ademitleri bastırdı ve Rabi Kuşatması Muharebesi'nde diğer gözünü de kaybetti. Tamamen kör olmasına rağmen, Sigismund'un hatlarını yarmak için arabalarını bir hücum kolu olarak düzene sokarak aynı yıl içerisinde (1421) Kutna Hora Muharebesi'ni de kazandı. Ocak 1422'de Žižka, hayatta kalanların canlarının bağışlanması için vermiş olduğu emri çiğneyenlerin gözardı edildiği Nemecky Brod Muharebesi'nden de zaferle ayrıldı. Žižka askerlerine yaptıkları eylemden dolayı pişmanlık duymalarını ve affedilmek için dua etmelerini emretti.

Her zaman olduğu gibi zaferden sonra Hussit mezhepleri birbirleriyle karşı karşıya geldiler ve bu 1423 yılında bir iç savaş ile neticelendi. Taboritlere halen liderlik ediyor olduğu halde Žižka, Utraquistleri tekrardan yendi ve Utraquistler ondan tekrar kendilerine liderlik etmesini istediler. Savaşı Sigismund'un kendi topraklarına taşımak için bir teşebbüse girişti fakat 1424 Ekim ayında vebadan dolayı öldü. Efsaneye göre derisinin yüzülmesini ve ölümünün ardından bile ordusuna ilham vermesi için bir davul yapılmasını emretti. Askerleri onun ölümünün ardından öyle büyük bir üzüntüye kapıldılar ki kendilerine yetim demeye başladılar.

Sonuç

Yerini, savaşı bir on yıl daha devam ettiren ve Büyük Prokop (1380-1434) olarak anılan general Kel Prokop aldı. Prokop, Hussit birliğini korumakta Žižka'dan daha iyi bir performans sergileyemedi ve neticede Sigismund'un güçleriyle bir araya gelen Utraquistler Taboritlerle 30 Mayıs 1434 günü karşı karşıya geldiler. Prokop yetenekli bir taktikçiydi fakat artık tekniklerini birinci elden bilen ve bunları önceden tahmin edebilen bir orduyla savaşıyordu. Savaşta öldürüldü ve Taboritler de yenilip katledildiler.

1436'da Basel Konsili'nde Utraquist taleplerinin bir versiyonu olan, 16 yıl önce din özgürlüğünü (din özgürlüğü, Efkaristiya ayinini kutlama özgürlüğü, din adamlarının toprak sahibi olmasının veya dünyevi otorite pozisyonlarında görev yapmasının yasaklanması ve sınıf farkı gözetmeksizin büyük günah işleyenlerin cezalandırılması özgürlüğü) talep eden bir öneri sunan düzenlenmiş Dört Prag Maddesi Kilise tarafından kabul edildi ve böylece Hussit Savaşları sona ermiş oldu. 1420 yılında aynı talepler sapkın olduğu gerekçesiyle Kilise tarafından reddedilmişti.

Žižka'nın ünü çatışma sırasında efsaneydi ve düşmanları tarafından bile ölümünün ardından saygı duyulmaya devam etti. Magnusson ve Bongard, tarihçilerin Žižka hakkındaki genel fikir birliğini "Çek tarihindeki muhtemelen en çok iz bırakan, cesur ve yürekli bir savaşçı, yetenekli bir stratejist ve yenilikçi, becerikli bir taktisyen" olarak belirtiyor (Dupuy, 832). Genelde tüm zamanların en büyük askeri kişilikler listesinde üst sıralarda yer alıyor ve taktikleri ve liderlik yetenekleri günümüzde bile her çağın en etkili ve ilham verici örnekleri arasında sayılmaktadır.

Çevirmen Hakkında

Reha Mert
Reha Mert, İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nden mezun bir tarih öğretmeni. Erasmus programı dahilinde Bonn Üniversitesi'nde Türkoloji bölümünde eğitim aldı. Tarih eğitiminin yanında dil öğrenmeyi de seviyor ve filolojiye ilgi duyuyor.

Yazar Hakkında

Joshua J. Mark
Joshua J. Mark, *World History Encyclopedia*’nin kurucu ortaklarından ve İçerik Direktörüdür. Daha önce Marist College (NY)’de tarih, felsefe, edebiyat ve yazı dersleri vermiştir. Ayrıca kapsamlı seyahatler yapmış ve Yunanistan ile Almanya’da yaşamıştır.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, J. J. (2025, Ağustos 09). Jan Žižka. (R. Mert, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-20234/jan-zizka/

Chicago Formatı

Mark, Joshua J.. "Jan Žižka." tarafından çevrildi Reha Mert. World History Encyclopedia, Ağustos 09, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-20234/jan-zizka/.

MLA Formatı

Mark, Joshua J.. "Jan Žižka." tarafından çevrildi Reha Mert. World History Encyclopedia, 09 Ağu 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-20234/jan-zizka/.

Reklamları Kaldır