Makedonyalı Kleopatra

Nathalie Choubineh
tarafından yazıldı, Nizamettin Karaben tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
Terracotta Bust of a Noble Maiden from Pella (by Nathalie Choubineh, CC BY-NC-SA)
Soylu bir Kızın Terracotta Bustü, Pella Nathalie Choubineh (CC BY-NC-SA)

Makedonyalı Kleoptra (MÖ 355/4-308), Makedonya Kralı II. Philip (saltanat dönemi MÖ 359-336) ve Molossian Kraliçesi Epiruslu Olympia’nın (yaklaşık MÖ 375-316) kızı, Büyük İskender’in (dönemi MÖ 336-323) hak ve tek kız kardeşidir. Antik Makedonya Krallığı Başkenti Pella’da doğan Kleopatra, Argead Sarayında kraliyet prensesi olarak büyümüştür. Daha sonra, dayısı Epiruslu I. İskender (dönemi MÖ 343/2 - 331) ile evlenmesiyle Epirus kraliçesi olmuştur. Oğlu II. Neoptolemus (dönemi MÖ 302-297 veya 295), babası İtalya’ya düzenlenen askeri bir sefer için yola çıktığı zaman daha çok küçük idi. Babasının yokluğunda Kleopatra birkaç yıl boyunca oğlu adına neredeyse bağımsız bir naip olarak hüküm sürmüştür.

Bu itibarlı geçmişine rağmen Kleopatra’nın hayat hikâyesi gerektiği gibi belgelenmiş değil ve Kleopatra hakkında bilinen bilgiler sınırlı olup genellikle tartışmaya açık konulardır. Antik kayıtlarda daha belirgin ve iddialı imgelerle tasvir edilen annesi ve ablası Cynane’nin (MÖ 357-323 dolayı) aksine Kleopatra’nın önemi genellikle erkek ve bazen de kadın akranlarının siyasi stratejilerinde yer aldığı rolüyle ilişkilendirilir. İronik bir şekilde, nispetten uzun kabul edilen hayatının geriye kalan kısmını, uygun bir koca bulma arayışı içindeyken, atanmış bir kyrios (erkek vasi) olmadan, bağımsız bir kadın olarak hayatını geçirmiştir. Zamanın önemli birçok liderleri kendisine kur yapmış olmalarına rağmen Kleopatra’nın evlilik planları hep başarısızlıkla sonuçlanmış ve en nihayetinde son bir girişimi sırasında hayatını kaybetmiştir.

Gençliği ve Evliliği

Babası II. Philip ve kardeşi Büyük İskender gibi Kleopatra’da büyük büyükbabası Makedonyalı Archelaus’un (MÖ 413-339 yılları arası dönemde hüküm sürmüş) kurmuş olduğu Makedonya Krallığı yeni başkenti Pella’da dünyaya gelmiştir. “Taş” veya “kaya” anlamına gelen Pella şeklinde tanımlanan şehir MÖ 4.yüzyıl başlarında, eski başkent Aigai’nin yerine modern ardıl şehrinin yaklaşık olarak bir kilometre doğusunda inşa edilmiştir. Kleopatra’nın doğum tarihi olan MÖ 355/4 yılı, esasen Büyük İskender’in MÖ 356 yılı doğum tarihiyle ilişkili olarak tahmin edilmekte ve bazen de karışıklığa neden olmaktadır. Çünkü II. Philip’in yedinci ve son karısı Kleopatra Eurydice’nin de Kleoptra ile aynı doğum tarihini paylaştığı düşünülmektedir. “Babasına onur” anlamına gelen Kleopatra ismi, Kral Archelaus’un önde gelen karısı ve iddiaya göre Makedonya’nın ilk Kleopatra’sından (Aristoteles’in Politika adlı eserinde belirtildiği gibi) sonra seçilmiş olabilir. Mevcut yazıtlara/kitabelere göre Kelopatra ismi Yunan dünyasında popüler hale gelmesi MÖ 4.yüzyıl dolayında, onun zamanında başlamıştır.

KLEOPATRA’NIN, KARDEŞİ BÜYÜK İSKENDER’E VERİLEN EĞİTİMİN BİR KISMINI ALMIŞ OLMASI DA MUHTEMELDİR.

Kleopatra’nın Pella şehrinde ilk yılları belirsiz bir konudur, ancak araştırmacı birçok bilim insanı Makedonya Sarayında kalan genç kızların nispetten yüksek bir eğitim seviyesine sahip olduklarını düşünüyorlar. Kızların bu eğitim durumu büyük olasılıkla, Makedonya krallarının sık sık askeri seferlere çıkmalarından ve bu nedenle kraliyet kadınlarının, kocalarının yokluğundan saraydaki dini, idari ve siyasi işlerini yönetmekten veya daha reşit olmayan erkek mirasçıların naipliğini yapmaktan sorumlu olmalarından kaynaklanıyordu. Bu bağlamda, Kleopatra’nın da kardeşi Büyük İskender ve arkadaşlarına Pella’da sağlanan eğitimin en azından bir kısmını almış olması muhtemeldir.

Makedonyalı Kleopatra 18 yaşına geldiği zaman, annesinin kardeşi Epirus Kralı I.Alexander/İskender ile evlendirilmişti. I.Alexander, Epirus Krallığını kardeşi Arybbas (salatanat dönemi MÖ 370-343) ile birlikte yöneten I.Neoptolemus’un (MÖ 370-357) oğlu ve varisi idi. I.Alexander babası öldüğü zaman daha çocuktu ve amcası tek başına hükümdar olmuştu. Genç prensi olası tehditlerden korumak amacıyla II. Philip onu Pella’ya getirmiş burada yeğenleri İskender ve Kleopatra ile birlikte büyümüştür.

I.Alexander, MÖ 343 yılı dolayında, daha yirmili yaşların başlarındayken, II Phillip, Arybbas’ı Epirus tahtından indirip tahtı I.Alexander’a vermiştir. Olympias, MÖ 337 yılında, Makedonya sarayından ayrılıp Epirus Krallığına sığınmıştı. Kral II. Philip yeni gelenin Kleoptra Eurydiece’nin amcası ve velisi olan Attalos, düğünde Olympias’a saygısızlık etmiş ancak Kral Phllip’in herhangi bir itirazıyla karşılaşmamıştı. Olympias kardeşini kocasına karşı çıkmaya teşvik etmiş ancak I.Alexander reddetmiş ve bunun yerine Kleopatra ile evlenerek II. Phillip ile ittifakını yeniden güçlendirmiştir.

Hellenistic Terracotta Figurines from Pella
Hellenistik Terracotta Figurinleri, Pella Carole Raddato (CC BY-SA)

Geçmiş ve günümüz hemen hemen herbir yazarın doğrulayıp ifade ettiği gibi, düğün son derece görkemli olmuştu; Olympias’a kısmen özür dileyen bir karşılama, ancak büyük bir olasılıkla Makedonya gücünü ve önemini vurgulamak için “kamu alayları, kurbanlar ve tiyatro gösterileriyle uluslararası bir peneguris [genel toplantı]” niteliğinde geçmişti (Carney, Philip II, 47). MÖ 336 yılı, Ekim ayında gerçekleşen bu kutlamalar sırasında II. Philip, Aigia’da tiyatrodan çıkarken suikaste uğramış ve ölmüştür. Korumalarından biri olarak görev yapan suikastçı Orestisli Pausanias, Büyük İskender’in Lynkestis kraliyet ailesinden bir arkadaşı, yoldaşı ve aynı zamanda Philip’in annesi I.Eurydice’nin (MÖ 393-369) akrabası olan diğer bir koruma Leonnatus (MÖ 35 -322) tarafından hemen öldürülmüştü.

Epirus Kraliçesi

Düğünün ardınadan II. Philip cenazesi ve Büyük İskenderi’in taç giyme töreni apar topar gerçekleşmiş ve Kleopatra kocasıyla birlikte Epirus’a taşınmıştı. Çocukları II. Neoptelemus ve kız kardeşi Kadmeia büyük bir olasılıkla kısa bir süre sonra doğmuşlardır, çünkü babaları I.Alexander MÖ 334 yılında İtalya’ya sefere çıkmış ve bir daha geri dönmemiştir.

Kleopatra, kocasının gidişi ardından, küçük oğlunun naibi olmuştur. Tarihçiler genellikle bu konuyu göz ardı etselerde, Kleopatra’yla ilgili antik kaynaklar onu bazen bir theatadock (Din İşleri Başkanı) olarak tasvir etseler de, daha çok Büyük İskender ile yakın ilişkisi ve sürekli yazışması üzerine odaklanırlar. Tarihçi Memnon’a (FGrH 434, F4.37) göre Kleopatra, Büyük İskender ile olan yakın ilişkisinden keyif almakla kalmamış, aynı zamanda bu yakınlığını istismar etmesi için talep alacak kadar nüfus sahibi de olmuştur.

Alexander the Great [Profile View]
Büyük İskender (Profilden Görünümü) Egisto Sani (CC BY-NC-SA)

Öte yandan bulunan arkeolojik kanıtlara göre, son zamanlarda Kleopatra’nın makamına dair daha derin bir bakış açısı ortaya konulmuştur. Epirus’ta bir onur kitabesi olan G XXIII 189, Kleopatra’nın Dodona’aki Zeus kehanet merkezini yöneten ve itibarlı bir devlet kurumuna sahip olan Epirus şehrinde dini delegeleri ağırlayan tek kadın başgörevli olarak kaydı bulunur. Lidyalı gezgin ve coğrafyacı Pausianias (1.44.6), Makedonyalı Kleopatra’nın, çağdaşı ünlü flütçü Telephanes için özel bir mezar yaptıracak imkân ve yetkiye sahip olduğunu ima etmiştir.

Ancak, tarihsel kayıtların Makedonyalı Kleopatra ve diğer kadın yöneticiler hakkında sessiz kalması çok daha yaygındır. Bu ihmal, dönemin yaygın tutumuna atfedilebilse de, kadınların otoritesi, kişisel veya durumsal tavizlerden bağımsız olarak, öncelikle ev içi yönetim ve kamusal dini rollerle sınırlı olduğunu da gösterebilir. Kleopatra ve annesi Olympias, yakın zamanda Cyrene’de bulunan bir kitabe üzerinde, MÖ 330’lu yılların sonlarında tahıl alıcıları olarak birbirlerinden bağımsız olarak anılmışlardır. Antik dönem yazarları bu türden arkeolojik kanıtları gözardı etmiş veya önemli ölçüde yeniden şekillendirerek tarihteki kadın karekterler hakkında bilgi sağlamışlardır. Yunan tarihçi ve biyografi yazarı Plutarch özellikle Kleopatra ve Olympias’ın alışılmadık siyasi güç arayışlarına ve saygın kadınlardan beklenen ahlaki değerlerden uzaklaşmalarına vurgu yapmıştır. Büyük İskender’in, Kleopatra’nın genç bir saray mensubuyla ilişkisini anlatan bir mektubundan alıntı yapar, ancak bu alıntıda, meşgul kızkardeşinin sorumluluklarından hoş bir molayı hak ettiğini umursamazca söyler (Plutarch, Moralia 818 b-c).

Makedonyalı Kleopatra’nın kocası MÖ 331 yılında Güney İtalya’da yerel Lucaniler ve Brutiyalılara karşı yapılan savaş olan Pandosia Savaşı sırasında öldürülmüştür. Yunan devlet adamı ve Atinalı hatip Aeschines’e göre Kleopatra, teselli mesajını ileten Atinalı elçileri bağımsız bir dul kraliçe olarak kabul etmiştir (Ctesiphon’a karşı 242). Kleoptra’nın bu konumda saltanatı hakkında başka bir kanıtımız bulunmamaktadır. Tarihsel metinler, I.Alexander’ın yerine kuzeni Arybbas’ın oğlu Aeacides’in (dönemi MÖ 331-316) iktidara geçtiği konusunda aynı bilgiyi paylaşırlar. Kleopatra kısa bir süre sonra çocuklarıyla birlikte Makedonya’ya dönmüş olmalı. İlginç bir şekilde, hemen hemen aynı zamanlarda Olympias, Büyük İskender’in yokluğunda Makedonya’yı naip olarak yöneten Antipater’i (dönemi MÖ 321-319) yenmek üzere yıllarca uğraştıktan sonra Epirus şehrine taşınmıştır. Ancak, kız kardeşi, kızı veya çok küçük torunu ile artık yönetilemeyen bir sarayda kalması pek olası olmamıştır.

Olympias
Olympias Walters Art Museum (CC BY-SA)

Olympias ve Kleopatra’nın sırasıyla Epirus ve Makedonya’yı yönetme planlarına dair tek kaynağımız tarihçi yazar Plutarch olmaktadır. Büyük İskender’in annesinin tercihini övdüğünü, ancak Makedonyalıların bir kadının yönetimini kabul edip etmeyeceği konusunda şüphe duyduğunu da aktarır:

Olympias ve Kleopatra, Antipater’e karşı bir hizip bile kurmuşlardı; Olympias, Epirus şehrini, Kleopatra ise Makedonya şehrini tercih edip almışlardı. Büyük İskender bunu duyduğu zaman, annesinin daha iyi bir tercih yaptığını söylemiştir; oysa Makedonyalılar bir kadının yönetimine boyun eğme taraftarı değillerdi (Plutarch, İskender 7.68.4-5).

Kraliyet Dulu

Büyük İskender, dul annesi veya kız kardeşleri için kyrios (vasi) sıfatıyla hareket etmekle hiçbir zaman fazla ilgili olmamıştır. Tahta çıktığı ilk günlerde, yakın zamanda dul kalan üvey kızkardeşi Cynane’yi evlendirme girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı, İskender’in bir daha kadın bir akrabasının erkek vasisi olarak öne çıktığına dair hiçbir kanıt yoktur. Öte yandan, bir kyrios’un katılımı olmadan yeniden evlenmeyi veya bekâr kalmayı tercih eden Makedonyalı birkaç dul kraliçe vardı. Kleopatra’nın MÖ 331 yılı ile Büyük İskender’in ölümü arasında kalan yılları sessizce, çocuklarını büyütme ve ev içi işleriyle meşgul olma, muhtemelen dini sorumluluklarını yerine getirme üzerine odaklanarak geçirmiş olması oldukça muhtemeldir.

Büyük İskender’in MÖ 323 yılında ani ölümü herşeyin birkez daha sonsuza kadar değiştirmeye yol açmıştı. MÖ 323 yılı ile 281 yılı arasındaki kırk yıl boyunca komutanları, valileri ve naipleri ve akrabalrı yeni fethedilen imparatorluk topraklarından aslan payı ve hatta tamamı için Diadochi Savaşları (Veliaht, Prensler yani Büyük İskenderin Halefleri) olarak bilinen bir dizi çatışmalarda birbirleriyle kıyasıya mücadele etmişlerdir. Taraflar arasında yaşanan bu güç mücadelesinin önemli bir yönü; kişilerin tahta çıkma iddiasını II. Philip’in kızları ve Büyük İskender’in kız kardeşleri olan Makedonyalı kraliyet dullarından birisiyle evlenerek meşrulaştırması olmuştur. Cynane MÖ 322 yılında yaşanan bir savaş sırasında öldürüldüğünde, Kleopatra ve prenses Selanik (Thessalonike) açısından mevcut evlilik seçenekleri azalmıştı (yaklaşık olarak MÖ 345-295 yılları).

Gold Ivy Wreath from Nea Apollonia, Thessaloniki
Nea Apollonia’dan Altın Sarmaşık Çelengi, Selanik Nathalie Choubineh (CC BY-NC-SA)

Hala da tartışılmaya devam eden konu; prenses Selanik 20’li yaşların sonlarına kadar evlenmeden kalmış gibi görünüyor. Prenses Selanik, MÖ 317-297 yılları arası dönemde hüküm süren Diadokhlar’dan (Diadochi) Cassander ile evlenmeden öncesi tarihçilerin neredeyse unutmuş oldukları bir dönemdir. Cassander, MÖ 316 yılında Olympias’yı yenip öldürmüş ve Büyük İskender’in tek meşru oğlu ve varisi olan Makedonya Kralı IV. Alaxander’ı (MÖ 323-309) ve annesi Roxanne’ı da ortadan kaldırmıştır. Öte yandan, Kleopatra kısa bir süre zarfında herkesin hırslı planlarının değerli bir piyonu haline gelmiş ve en sonunda Cassander, Lysiamachus, I. Antigonus ve I.Ptolemy de dâhil olmak üzere neredeyse bütün Diadokhlar’dan evlenme teklifleri almıştır.

Talipleri ve Ölümü

Makedonyalı Kleopatra’nın ilk evlilik planını kendisinin veya annesinin belirlediği rivayet edilir. Büyük İskender’in ölümünden kısa bir süre sonra Kleopatra, çocukluk arkadaşı ve Büyük İskender’in yakın dostu Lynkestisli Laonnatus’a bir mektup yazarak onu kendisiyle evlenmeye davet etmiştir. O dönemde Leonnatus, Büyük İskender’in güvendiği komutanı Perdiccas/Perdikkas’ın (dönemi 355-320 dolayı) atadığı Hellespont’ta Frigya valisiydi. Görünüşe göre Kleopatra’nın teklifi Laonnatus’u memnun etmiş ve hemen Makedonya’ya doğru yola çıkmıştı. Ancak, Leonnatus, Makedonya’ya varmadan önce, araştırmacı bilim insanlarının hala tartışmaya devam ettikleri nedenlerden dolayı, Büyük İskender’in ölümünün ardından Atinalıların Makedonya egemenliğine karşı başlatıkları isyanı bastırmak üzere bir orduyla sefere çıkmıştı. Bu seferi Makedonyalılara kesin bir zafer kazandırmış ancak sonunda hayatına da mal olmuştu (Plutarch, Phocion 25.5).

Leonnatus’un MÖ 322 yılı baharında ölümünün ardından Kleopatra, evlilik planlarını daha iyi bir seçenek olan Perdiccas’a doğru kaydırmıştı. Büyük İskender’in mührünü bizzat Kral’dan alan Perdikkas, Büyük İskender’in kardeşi ve doğrudan halefi, zihinsel engelli Makedonya Kralı III. Philip Arrhidaeus (MÖ 323-317) adına yeni imparatorluğu yönetiyordu. Arrhidaeus biyolojik olarak uzun yaşama imkânından yoksun idi ve yaşaması da zaten beklenmiyordu. Perdikkas ve Kleopatra arasında olası bir evlilik, Büyük İskender’in verasetiyle ilgili anlaşmazlığa son verebilir ve Büyük İskender’in seçtiği komutan ve kız kardeşi Makedonya İmparatorluğu tahtına geçebilirdi. Ancak, Perdikkas ile bir ilişkiye kritik bir şekilde ihtiyaç duyan taraflar yalnızca Kleopatra ve Alympias değillerdi. En zorlu düşmanları Antipater’in de benzer bir niyeti vardı. Büyük İskender’in yokluğunda naibi olan Antipater, Pella’da Argead Sarayında hüküm sürmüş ve koltuğunu güvence altına almak amacıyla her şeyi yapmak üzere hazırdı. Kleopatra, Perdikkas’ın evlilik teklifine karşılık Sardes’e gittiği zaman, Perdikkas’ın aslında Antipater’in kızı Nikaia (MÖ 335-302 dolayı) ile nişanlı olduğunu öğrenmişti.

PERDİKKAS’IN YOLDAN ÇEKİLMESİYLE DİĞER DİADOKHLAR HİÇ VAKİT KAYBETMEDEN KLEOPATRA’NIN YANINDA YER ALMAYA ÇALIŞMIŞLARDI.

Perdikkas, Nikaia ile evlenmesine rağmen, Büyük İskender’in özel sekreteri Kardialı Eumenes’in (MÖ 361-315 civarı) tavsiyesini kısa bir süre sonra kabul etmiş ve Kleopatra ile evlenmek amacıyla ondan boşanmıştı. Bu durum Antipater’i öfkelendirmekle kalmamış, aynı zamanda diğer Daidokhlar’ı da Perdikkas’ın Büyük İskender’in tahtı ile ilgili nihai zaferi konusunda uyarmıştı. İkisi de Perdikkas’a hemen saldırmaktan çekinmemiş ve böylece Diadokhlar’ın Birinci Savaşı MÖ 322 yılı sonunda başlamıştı. Son derece yetenekli bir komutan olan Perdikkas, çok az müttefiki olmasına rağmen çok sayıda düşmanla yüzleşmek zorunda kalırken önemli bir başarı elde etmişti. Ancak, Mısır’da Potemly güçlerine karşı ilerleme kaydetmesi çok yavaş olmuş ve en sonunda MÖ 320 yılında kendisinden memnun kalmayan generalleri eliyle öldürülmüştü.

Perdikkas ortadan kaldırılınca, diğer Diadokhlar Kleopatra’nın yanında yer almak üzere hiç vakit kaybetmemişlerdi. Aralarından öne çıkanlardan birisi, Antipater’le savaşıp onu yenme planlarını açıklayan ve böylece Kleopatra’nın gözüne giren kurnaz Eumenes olmuştu. Kleopatra, Antipater’in büyük gücü ve Eumenes’in askeri araç ve beceri eksikliği konusunda hiçbir yanılgıya kapılmamıştı. Bu nedenle, Eumenes’i planlarından vazgeçirmiş, onu güven ve barış içinde ayrılmaya ikna etmişti.

Makedonyalı Kleopatra’nın evlilik çabaları başarısızlıkla sonuçlanmış olsa da, Antipater, onun hırslı halefleri üzerindeki etkisinden giderek daha fazla endişe duymaya başlamıştı. Başlangıçta, belki de alenen, Perdikkas ve Emenes ile olan philia’sında (dostluk ilişkisinde) kaprisli olmakla suçlayarak onu zayıflatmaya çalışmıştı. Ancak, bu suçlamalar kolayca reddedilmişti. Kleopatra ise, Antipater’e kız kardeşi Cynane’yi öldürmesi konusunda Perdikkas’ı nasıl desteklediğini hatırlatarak daha doğrudan bir yaklaşım sergilemişti. Bu durum Antipater’i tutumunu yeniden değerlendirmeye zorlamış, ya Kleopatra ile evlenmeyi ya da oğullarından birini onunla evlendirmeyi düşünmeye başlamıştı.

Bütün bunlar gerçekleşmeden önce, Antipater MÖ 319 yılında ölmüş ve Makedonya’da hükümdarlığı yönetim görevini almak üzere İkinci Diadochlar Savaşı patlak vermişti. Çalışmaların seyri, Büyük İskender ordusunun en önemli komutanlarından biri olan Antigonus I. Monophtalmos’a (The One-eyed, MÖ 882-301) büyük bir güç kazandırmıştı. Monoptalmos, Sardes de dâhil olmak üzere Büyük İskender İmparatorluğunun önemli birçok merkezini ele geçirmeyi başarmıştı. O zamandan beri Kleopatra onun koruması altında veya çoğu bilim insanının anladığı gibi “sanal bir ev hapsinde” yaşıyordu (Whitehorne, 58). On yıllık hayatı hakkında pek bir şey bilinmiyor, ancak bu onyıl annesi Olympias’ın MÖ 316 yılında ve genç yeğeni IV. Alexander’ın MÖ 310 yılında öldürülmesiyle başlayan Veraset Savaşları sırasında kendi kaderini tayin etmede bitmek bilmeyen iniş çıkışlarıyla korku, keder ve üzüntüden uzak kalamamıştır.

Map of the Hellenistic Kingdoms after Alexander, c.301 BCE
Helenistik Halef Krallıklar, MÖ 301 civarı Simeon Netchev (CC BY-NC-ND)

MÖ 308 yılında Mısır hükümdarı olan Ptolemaios, Antigonus’a karşı düzenlediği seferler kapsamında Asya’ya çıkarma yapmıştı. Antigonus’la yakın zamanda yaşadığı bir kavgadan dolayı huzursuz olan ve/veya onun esareti altında yaşamaktan bitkin düşen Kleopatra, Sardes’ten ayrılmıştı. Yarı yolda tutuklanmış, Sardes’e geri getirilmiş ve kadın hizmetçilerden biri eliyle gizlice öldürülmüştü. Antik Yunan tarihçisi ve yazar Diodorus’un anlatımına göre:

Antigonus’tan Kleopatra’yı gözetleme emri alan Sardes valisi, onun gidişini engellemişti; ancak daha sonra, prensin emri üzerine, bazı kadınlar aracılığıyla hain bir şekilde ölümüne sebep olmuştur. Antigonus, cinayetin kendisine yüklenmesini istemediği için, ona komplo kuran bazı kadınları cezalandırmış ve cenaze töreninin kraliyet usulünde yapılmasını sağlamıştı. Böylece, en seçkin liderler arası ilişkilerde düzenlenen bir yarışmada ödül alabilecek Kleopatra, evliliği gerçekleşmeden önce bu kaderiyle karşı karşıya kalmıştır. (20.37.5-6).

Makedonyalı Kleopatra’nın ölümüyle Argead Hanedanı tarihini tamamlamak üzere geriye pek az şey kalmıştı. Oğlu II. Neoptolemus, Epirus tahtına oturmuş ve MÖ 297 yılına kadar birkaç yıl hüküm sürmüştü. Daha sonra, öldürülüp yerine kuzeni (Pyrrhus) Pirus tahta geçmişti (MÖ 297-272). İki yıl sonra, Kleopatra’nın en küçük kız kardeşi Makedonyalı prenses Selanik MÖ 295 yılında kendi oğlu eliyle öldürülmüştür. Epirus Kralı Pirus daha sonra kardeşini öldürmüş ve birkaç aylık bir süre zarfında kendisi de öldürülmüştür.

Çevirmen Hakkında

Nizamettin Karaben
Tarih; Dinler Tarihi/Teopolitik; Siyasi Tarih; Sosyal Antropoloji; Mitoloji; Dilbilimi; Ekonomi Politik; Edebiyat konuları ilgi alanlarım.

Yazar Hakkında

Nathalie Choubineh
Ben bir çevirmen ve araştırmacıyım. Eski dansları, inanışları, ritüelleri, efsaneleri ve hikayeleri, sanat eserlerini vb. tüm kültürel oluşumları ve kollarını derinlemesine araştırmaktan keyif alırım.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Choubineh, N. (2025, Ağustos 01). Makedonyalı Kleopatra. (N. Karaben, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-18913/makedonyali-kleopatra/

Chicago Formatı

Choubineh, Nathalie. "Makedonyalı Kleopatra." tarafından çevrildi Nizamettin Karaben. World History Encyclopedia, Ağustos 01, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-18913/makedonyali-kleopatra/.

MLA Formatı

Choubineh, Nathalie. "Makedonyalı Kleopatra." tarafından çevrildi Nizamettin Karaben. World History Encyclopedia, 01 Ağu 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-18913/makedonyali-kleopatra/.

Reklamları Kaldır