Mahabharata

Anindita Basu
tarafından yazıldı, Batuhan Aksu tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
Karna in the Kurukshetra War (by Unknown Artist, Public Domain)
Karna'nın Kurukşetra Savaşındaki Rolü Unknown Artist (Public Domain)

Mahabharata, ana hikâyesi Kurukşetra Savaşı'nda Hastinapura tahtı için mücadele eden Pandavalar ve Kauravalar adlı iki ailenin etrafında dönen kadim bir Hint destanıdır. Bu anlatıya, ölü veya diri insanlar hakkında birkaç küçük hikâye ve felsefi diskurlar de örülmüştür. Destanın bir karakteri de olan Krishna-Dwaipayan Vyasa, destanı yazmıştır; geleneğe göre mısraları o yazdırmış, Ganeşa da yazmıştır. 100.000 mısrayla, şimdiye kadar yazılmış en uzun destansı şiirdir ve umumiyetle MÖ 4. yüzyıl veya daha önce yazıldığı düşünülmektedir. Destandaki hadiseler Hint alt kıtasında ve çevre bölgelerde geçer. İlkin, hikâyenin ana karakterlerinden birinin torununun yılanı kurban etmesi esnasında Vyasa'nın bir talebesince anlatılmıştır. Bhagavad Gita'yı da bünyesinde barındıran Mahabharata, kadim Hint, hatta dünya edebiyatının en mühim metinlerinden biridir.

Giriş

Hastinapur kralı Shantanu, Ganj'ın kişileştirilmiş hali olan Ganga ile evliydi ve bu evlilikten Devavrat adında bir oğlu olmuştu. Birkaç yıl sonra, Devavrat büyüyüp muzaffer bir prens olduğunda, Shantanu Satyavati'ye aşık oldu. Babası, Satyavati'nin oğlu ve torunlarının tahta geçeceğine söz vermediği sürece Shantanu'nun kralla evlenmesine izin vermedi. Devavrat'ın haklarını inkar etmek istemeyen Shantanu, bunu reddetti; ama prens vaziyeti öğrenince atına atlayıp Satyavati'nin evine gitti ve tahttan feragat edip hayatı boyunca bekar kalacağına yemin etti. Prens daha sonra Satyavati'yi saraya götürdü, böylece kral, yani babası onunla evlenebilsin. O gün ettiği korkunç yemin nedeniyle Devavrat, Bheeshm olarak anılmaya başlandı. Shantanu oğlundan o kadar memnundu ki, Devavrat'a kendi ölüm zamanını seçme lütfunu verdi.

Zamanla Shantanu ve Satyavati'nin iki oğlu oldu. Kısa süre sonra Shantanu öldü. Satyavati'nin oğulları henüz reşit olmadıkları için, krallığın işleri Bheeshm ve Satyavati tarafından idare ediliyordu. Bu oğullar yetişkinliğe ulaştığında, büyük olanı bazı gandharvalarla (semavi varlıklar) çıkan bir çatışmada öldüğü için küçük oğlu Vichitravirya tahta çıktı. Bheeshm daha sonra komşu bir krallığın üç prensesini kaçırdı ve Vichitravirya ile evlendirilmek üzere Hastinapur'a getirdi. Bu prenseslerin en büyüğü başka birine aşık olduğunu açıklayınca serbest bırakıldı; diğer iki prenses ise kısa süre sonra çocuksuz ölen Vichitravirya ile evlendi.

DHRİTARASHTRA ÜLKEDEKİ BÜTÜN PRENSLERİN EN GÜÇLÜSÜYDÜ, PANDU SAVAŞ VE OKÇULUKTA USTAYDI VE VİDUR İLMİN, SİYASETİN VE DEVLET ADAMLIĞININ BÜTÜN DALLARINI BİLİYORDU.

Dhritarashtra, Pandu ve Vidur

Ailenin nesli tükenmesin diye Satyavati, iki kraliçeyi hamile bırakması için oğlu Vyasa'yı çağırdı. Vyasa, Satyavati'nin Shantanu ile evlenmeden önce Paraşar adlı büyük bir bilgeden dünyaya gelmişti. Devrin yasalarına göre, evli olmayan bir anneden doğan çocuk, annenin kocasının üvey çocuğu sayılırdı; bu nedenle Vyasa, Shantanu'nun oğlu sayılabilir ve Hastinapur'u yöneten Kuru klanının devamı için kullanılabilirdi. Binaenaleyh, Niyog geleneğine göre, iki kraliçenin de Vyasa'dan birer oğlu vardı: Büyük kraliçenin Dhritarashtra adında kör bir oğlu, küçük kraliçenin ise Pandu adında sağlıklı ama son derece solgun bir oğlu vardı. Bu kraliçelerden birinin hizmetçisi olan Vyasa'nın Vidur adında bir oğlu dünyaya geldi. Bheeshm bu üç çocuğu büyük bir itinayla yetiştirdi. Dhritarashtra, ülkenin en güçlü prensi olarak büyüdü, Pandu savaş ve okçulukta son derece ustaydı ve Vidur, ilmin, siyasetin ve devlet adamlığının bütün dallarını biliyordu.

Çocuklar büyüdüğünde, Hastinapur'un boş tahtını doldurma zamanı gelmişti. En büyük prens olan Dhritarashtra, yasalar engelli bir kişinin kral olmasını engellediği için göz ardı edildi. Bunun yerine Pandu taç giydi. Bheeshm, Dhritarashtra'nın Gandhari ile, Pandu'nun ise Kunti ve Madri ile evlenmesini müzakere etti. Pandu, çevredeki bölgeleri fethederek krallığı genişletti ve hatırı sayılır miktarda savaş ganimeti elde etti. Ülkede işler yolunda giderken ve hazineler doluyken, Pandu ağabeyinden devlet işlerine bakmasını istedi ve iki karısıyla birlikte bir süreliğine ormanlara çekildi.

Kauravalar ve Pandavalar

Birkaç yıl sonra Kunti, Hastinapur'a döndü. Yanında beş küçük erkek çocuk ve Pandu ile Madri'nin bedenleri vardı. Beş erkek çocuk, Pandu'nun tanrılardan gelen Niyog geleneğine göre iki karısından doğan oğullarıydı: en büyüğü Dharma'dan, ikincisi Vayu'dan, üçüncüsü Indra'dan ve en küçüğü -ikizler- Aşvinlerden doğmuştu. Bu arada, Dhritarashtra ve Gandhari'nin de kendi çocukları olmuştu: 100 erkek ve bir kız. Kuru büyükleri, Pandu ve Madri için son ayinleri gerçekleştirdi ve Kunti ile çocuklar saraya kabul edildi.

Pandavas
Pandavalar Bob King (CC BY)

105 prensin tamamı daha sonra bir hocaya emanet edildi: önce Kripa, sonra da Drona. Drona'nın Hastinapur'daki okulu birkaç erkek çocuğu daha çekiyordu; Suta klanından Karna da bunlardan biriydi. Dhritarashtra'nın oğulları (toplu olarak Kauravalar olarak adlandırılırlar, ataları Kuru'nun soyadından gelirler) ile Pandu'nun oğulları (toplu olarak Pandavalar olarak adlandırılırlar, babalarının soyadından gelirler) arasında husumetin hızla başladığı yer burasıydı.

En büyük Kaurava olan Duryodhana, ikinci Pandava Bheem'i zehirlemeye çalıştı ve başarısız oldu. Üçüncü Pandava Arjuna ile okçulukta rekabet eden Karna, Duryodhan ile ittifak kurdu. Zamanla prensler hocalardan öğrenebilecekleri her şeyi öğrendiler ve Kuru büyükleri, prensler için halka açık bir maharet sergisi düzenlemeye karar verdi. Vatandaşlar, kraliyet ailesinin iki kolu arasındaki düşmanlıkların açıkça farkına varmaları bu sergi sırasında oldu: Duryodhan ve Bheem, işler çirkinleşmeden önce durdurulması gereken bir topuz kavgasına tutuştular, Kuru prensi olmadığı için davet edilmeyen Karna, Arjuna'ya meydan okudu, kraliyet ailesinden olmadığı için hakarete uğradı ve Duryodhan tarafından anında bir vasal devletin kralı olarak taç giydirildi. Ayrıca, tahtı yalnızca taç giymiş kral Pandu'ya emanet olarak elinde tutması beklenen Dhritarashtra'nın tahta çıkıp çıkmayacağı konusunda sorular da bu sıralarda ortaya çıkmaya başladı. Dhritarashtra, ülkede barışı sağlamak için en büyük Pandava Yudhishthir'i veliaht prens ve veliaht ilan etti.

The Kuru Family Tree
Kuru Hanedanı'nın Soy Ağacı Anindita Basu (CC BY-NC-SA)

İlk Sürgün

Yudhishthir'in veliaht prens olması ve halk arasında artan popülaritesi, babasının fiili kral olması sebebiyle kendisini meşru mirasçı olarak gören Duryodhan için son derece tatsızdı. Pandavalardan kurtulmak için bir plan kurdu. Bunu, babasından Pandavaları ve Kuntileri, orada tertiplenen bir panayır bahanesiyle yakındaki bir kasabaya göndermesini isteyerek yaptı. Pandavaların o kasabada kalacağı saray, Duryodhan'ın bir ajanı tarafından inşa edilmişti; saray tamamen yanıcı malzemelerden yapılmıştı çünkü plan, Pandavalar ve Kuntiler yerleştikten sonra sarayı yakmaktı. Ancak Pandavalar, diğer amcaları Vidur tarafından bu vaziyetten haberdar edildi ve karşı bir plan hazırlayıp odalarının altına bir kaçış tüneli kazdılar. Bir gece Pandavalar, bütün kasaba halkının katıldığı büyük bir ziyafet verdi. O ziyafette, bir orman kadını ve beş oğlu o kadar iyi beslenmiş ve sarhoş olmuşlardı ki artık doğru düzgün yürüyemiyorlardı; salonun zemininde bayılıp kalmışlardı. Aynı gece, Pandavalar sarayı ateşe verip tünelden kaçtılar. Alevler söndüğünde, kasaba halkı orman kadınının ve oğullarının kemiklerini buldu ve onları Kunti ve Pandavalar sanarak onları öldürdü. Duryodhan, planının muvaffak olduğunu ve dünyanın Pandavalardan kurtulduğunu düşündü.

Arjuna ve Draupadi

Bu arada, Pandavalar ve Kuntiler saklanmaya başladılar, bir yerden bir yere taşınarak kendilerini fukara bir Brahmin ailesi olarak tanıttılar. Birkaç hafta boyunca bir köylünün yanında sığınak ararlardı; prensler her gün yiyecek dilenmek için dışarı çıkar, akşamları geri döner ve günlük kazançlarını Kunti'ye verirlerdi. Kunti de yiyecekleri ikiye bölerdi: Yarısı güçlü adam Bheem'e, diğer yarısı da diğerleri arasında paylaşılırdı. Bu gezintiler esnasında Bheem iki iblis öldürdü, bir iblis kadınla evlendi ve Ghatotkach adında bir iblis çocuğu dünyaya getirdi. Daha sonra Panchal prensesi için bir swayamvar (talip seçme merasimi) düzenlendiğini duydular ve şenlikleri görmek için Panchal'a gittiler. Geleneklerine göre annelerini evde bırakıp sadaka toplamaya gittiler: Kralın sadaka arayanlara cömertçe şeyler dağıttığı swayamvar salonuna vardılar. Kardeşler eğlenceyi izlemek için salonda oturdular: Ateşten doğan prenses Draupadi güzelliğiyle ünlüydü ve kilometrelerce çevredeki her memleketten gelen prensler, onun elini kazanmak ümidiyle Swayamvar'a gelmişti. Swayamvar'ın şartları zordu: Yerdeki uzun bir direğin tepesinde dönen dairesel bir düzenek vardı. Bu hareketli diske bir balık tutturulmuştu. Direğin dibinde sığ bir su testisi vardı. Kişi bu su aynasına bakmalı, verilen yayı ve beş oku kullanmalı ve tepesinde dönen balığı delmeliydi. Beş deneme hakkı vardı. Bu imtihanı ancak artık öldüğü farzedlien Arjuna gibi son derece kabiliyetli bir okçunun geçebileceği aşikardı.

Arjuna at the Draupadi Swayamvar
Draupadi'nin Swayamvar'ında Arjuna Charles Haynes (CC BY-SA)

Krallar ve prensler teker teker balığı vurmaya çalıştılar ve başarısız oldular. Bazıları yayı kaldıramadı bile; bazıları ise geremedi. Kauravalar ve Karna da oradaydı. Karna yayı alıp hemen gerdi, ancak Draupadi, Suta klanından kimseyle evlenmeyeceğini açıklayınca nişan alamadı. Kraliyet ailesinin bütün mensupları başarısız olduktan sonra, üçüncü Pandava Arjuna direğe yaklaştı, yayı aldı, gerdi, beş oku da taktı, suya baktı, nişan aldı, ateş etti ve tek seferde beş okun hepsini balığın gözüne sapladı. Arjuna, Draupadi'nin gönlünü fethetmişti.

Hâlâ zavallı Brahmin kılığında olan Pandava kardeşler, Draupadi'yi kaldıkları kulübeye geri götürdü ve Kunti'ye seslendiler: "Anne, anne, gel de bugün ne getirdiğimize bak." Kunti, "Ne varsa, aranızda paylaşın," diyerek kulübeden çıktı, bunun sadaka değil, şimdiye kadar gördüğü en güzel kadın olduğunu gördü ve sözlerinin önemi orada bulunan herkese dank edince olduğu yerde kalakaldı.

Bu arada, Draupadi'nin ikizi Dhrishtadyumna, kraliyet kız kardeşinin halktan fakir biriyle evlendirilmesinden mutsuz olarak, Pandavaları gizlice kulübelerine kadar takip etmişti. Ayrıca onları gizlice karanlık bir prens ve onun güzel kardeşi -Yadava klanından Krishna ve Balaram- takip ediyordu. Bilinmeyen okçunun, birkaç ay önce saray yakma vakasında öldüğü farzledilen Arjuna'dan başkası olabileceğinden şüpheleniyorlardı. Bu prensler Pandavalarla akrabaydı -babaları Kunti'nin kardeşiydi- ama daha önce hiç tanışmamışlardı. İster kasten ister tesadüfen olsun, Vyasa da bu noktada vaka mahalline geldi ve Pandava kulübesi bir süre neşeli buluşma ve kavuşma çığlıklarıyla canlı kaldı. Kunti'nin sözlerini tutmak için, Draupadi'nin beş Pandava'nın da ortak karısı olmasına karar verildi. Kardeşi Dhrishtadyumna ve babası Kral Drupad, bu sıra dışı düzenlemeye karşı çıktılar, ancak Vyasa ve Yudhishthir onları ikna ettiler.

Places in the Mahabharata
Mahabharata'daki Yerler Anindita Basu (CC BY-NC-SA)

Indraprastha ve Zar Oyunu

Panchal'daki düğün merasimleri bittikten sonra Hastinapur sarayı, Pandavaları ve gelinlerini geri davet etti. Dhritarashtra, Pandavaların hayatta olduğunu öğrenince büyük bir mutluluk teşhirinde bulundu ve krallığı bölerek onlara yerleşip yönetebilecekleri geniş bir çorak arazi verdi. Pandavalar bu toprakları bir cennete dönüştürdü. Yudhishthir orada taç giydi ve ülkenin bütün krallarının -gönüllü veya cebren- kendi hakimiyetini kabul etmesini gerektiren bir kurban merasimi gerçekleştirdi. Yeni krallık Indraprastha refaha kavuştu.

Bu arada Pandavalar, Draupadi hususunda kendi aralarında bir anlaşma yapmışlardı: Draupadi, sırayla her Pandava'nın bir yıllığına karısı olacaktı. Herhangi bir Pandava, o yılın kocasıyla birlikte bulunduğu odaya girerse, o Pandava 12 yıllığına sürgüne gönderilecekti. Bir gün, Draupadi ve o yılki kocası Yudhishthir, Arjuna'nın yay ve oklarını almak için cephaneliğe girdiği sırada oradaydı. Bunun üzerine Arjuna sürgüne gitti ve bu süre zarfında ülkenin en güney ucuna kadar bütün ülkeyi dolaştı ve yolda karşılaştığı üç prensesle evlendi.

Indraprastha'nın refahı ve Pandavaların gücü, Duryodhan'ın hoşuna gitmiyordu. Yudhishthir'i bir zar oyununa davet etti ve amcası Shakuni'yi kendi (Duryodhan'ın) adına oynamaya ikna etti. Shakuni kabiliyetli bir oyuncuydu; Yudhishthir bütün varlığını, krallığını, kardeşlerini, kendisini ve Draupadi'yi adım adım ortaya koydu ve kaybetti. Draupadi zar salonuna sürüklendi ve hakarete uğradı. Soyundurulmaya çalışıldı ve Bheem öfkelenerek Kauravaların her birini öldürmeye yemin etti. İşler öyle bir noktaya geldi ki, Dhritarashtra istemeden müdahale etti, krallığı ve hürriyetlerini Pandavalar ile Draupadi'ye geri verdi ve onları Indraprastha'ya geri gönderdi. Bu vaziyet Duryodhan'ı öfkelendirdi ve babasını ikna ederek Yudhishthir'i başka bir zar oyununa davet etti. Bu seferki şart, kaybedenin 12 yıllık bir sürgüne gönderilmesi ve ardından bir yıl boyunca gizli kalmasıydı. Bu gizli kalma süresi içinde keşfedilirlerse, kaybedenin 12+1 döngüsünü tekrarlaması gerekecekti. Zar oyunu oynandı ve Yudhishthir yine kaybetti.

Draupadi Humiliated, Mahabharata
Draupadi'nin Rezil Edilmesi, Mahabharata Basholi School (Public Domain)

İkinci Sürgün

Bu sürgünde Pandavalar, yaşlanan anneleri Kunti'yi Vidur'un yerine Hastinapur'da bıraktılar. Ormanlarda yaşadılar, avlandılar ve mukaddes yerleri ziyaret ettiler. Bu sıralarda Yudhishthir, Arjuna'dan semavi silahlar aramak için cennete gitmesini istedi çünkü artık sürgünden sonra krallıklarının barışçı bir şekilde geri verilmeyeceği ve bunun için savaşmaları gerekeceği aşikardı. Arjuna bunu yaptı ve tanrılardan muhtelif ilahi silahların tekniklerini öğrenmekle kalmadı, aynı zamanda gandharvalardan şarkı söylemeyi ve dans etmeyi de öğrendi.

12 yıl sonra Pandavalar bir sene gizlice yaşadılar. Bu bir yıllık zaman boyunca Virat Krallığı'nda yaşadılar. Yudhishthir kralın danışmanı olarak işe başladı, Bheem kraliyet mutfaklarında çalıştı, Arjuna hadım oldu ve saray hizmetçilerine şarkı söylemeyi ve dans etmeyi öğretti, ikizler kraliyet ahırlarında çalıştı ve Draupadi kraliçenin hizmetçisi oldu. Duryodhan'ın tüm çabalarına rağmen keşfedilemeyen gizli dönemin sonunda Pandavalar kendilerini gösterdiler. Virat kralı bunalmıştı; kızını Arjuna'ya evlenme teklif etti, ancak Arjuna bir yıl boyunca dans hocası olduğu ve öğrencilerin çocuk gibi olduğu için reddetti. Prenses ise Arjuna'nın oğlu Abhimanyu ile evlendi.

Bu düğün merasiminde, çok sayıda Pandava müttefiki bir savaş stratejisi belirlemek üzere toplandı. Bu arada, Indraprastha'yı geri istemek için Hastinapur'a elçiler gönderilmişti, ancak misyonları başarısız olmuştu. Krishna'nın kendisi de bir barış misyonuna gitti ve başarısız oldu. Duryodhan, barış misyonlarının teklif ettiği beş köy bir kenara, bir iğne ucu kadar toprak bile vermeyi reddetti. Kauravalar da müttefiklerini etraflarına topladılar ve hatta Pandava ikizlerinin dayısını - mühim bir Pandava müttefikini - hileyle ellerinden aldılar. Savaş kaçınılmaz hale gelmişti.

Arjuna During the Battle of Kurukshetra
Arjuna'nın Kurukşetra Savaşı Sırasındaki Rolü Unknown (Public Domain)

Kurukşetra Savaşı ve Sonrası

Harp borusu çalınmadan hemen önce, Arjuna akrabalarını karşısında dizilmiş halde gördü: Onu neredeyse büyüten büyük büyükbabası Bheeshm, hocaları Kripa ve Drona, kardeşleri Kauravalar ve bir an için kararlılığı sarsılmıştı. Fevkalade bir savaşçı olan Krishna, bu harp için silahlarını bırakmış ve Arjuna'nın arabacısı olmayı seçmişti. Arjuna ona, "Beni geri götür Krishna. Bu insanları öldüremem. Onlar benim babam, kardeşlerim, hocalarım, amcalarım, oğullarım. Hayatları pahasına kazanılmış bir krallığın ne faydası var?" dedi. Ardından, bugün başlı başına ayrı bir kitap haline gelen felsefi bir konuşma geldi: Bhagavad Gita. Krishna, Arjuna'ya hayatın faniliğini ve vazifesini yapmanın ve doğru yolda kalmanın ehemmiyetini anlattı. Arjuna yayını tekrar eline aldı.

सुखदुखे समे कृत्वा लाभालाभौ जयाजयौ। ततो युद्धाय युज्यस्व नैवं पापमवाप्स्यप्ति।Sevinç ve hüsranı, kazanç ve kaybı, galibiyet ve mağlubiyeti eşit şekilde ele alarak savaşa gidersen günah işlemezsin. [2.38]
कर्मण्येवाधिकारस्ते मा फलेषु कदाचन । मा कर्मफलहेतुर्भूर्मा ते सङ्गोऽस्त्वकर्मणि ॥ Yalnızca çalışma hakkına sahipsin; Bunun meyveleri üzerinde hiçbir hak iddia edemezsin. Beklenen bir neticenin eylemlerini belirlemesine izin verme; boş da oturma. [2.47]


Muharebe 18 gün devam etti. Ordu, 7'si Panadava tarafında ve 11'i Kaurava tarafında olmak üzere toplam 18 akshauhini'den oluşuyordu (1 akshauhini = 21.870 savaş arabası + 21.870 fil + 65.610 at + 109.350 piyade asker). Her iki tarafın da kayıpları yüksekti. Her şey bittiğinde, Pandavalar savaşı kazanmış ancak değer verdikleri neredeyse herkesi kaybetmişti. Duryodhan ve bütün Kauravalar ölmüştü, tıpkı Pandavalardan olan bütün oğulları da dahil olmak üzere Draupadi'nin ailesinin bütün erkekleri gibi. Artık ölmüş olan Karna'nın, Kunti'nin Pandu ile evlenmeden önceki oğlu olduğu ve bundan mütevellit en büyük Pandava ve tahtın meşru varisi olduğu ortaya çıktı. Büyük ihtiyar Bheeshm ölmek üzereydi; öğretmenleri Drona ve kan veya evlilik yoluyla akraba oldukları birkaç akrabaları ölmüştü. Yaklaşık 18 gün içinde bütün ülke neredeyse üç nesil insanını kaybetti. Daha önce görülmemiş büyüklükte bir savaştı bu, bu Büyük Hint Savaşı, Maha-bharat'tı.

Muharebeden sonra Yudhishthir, Hastinapur ve Indraprastha'nın kralı oldu. Pandavalar 36 yıl hüküm sürdükten sonra tahttan çekildiler ve Abhimanyu'nun oğlu Parikshit'in lehine tahttan indirildiler. Pandavalar ve Draupadi, son günlerini göğe doğru yamaçlara tırmanarak geçirmek niyetiyle Himalayalar'a yürüyerek gittiler. Bu son yolculukta teker teker düştüler ve ruhları göğe yükseldi. Yıllar sonra, Parikshit'in oğlu babasının yerine kral oldu. Büyük bir kurban merasimi düzenledi ve bu merasimde bütün bu hikaye ilk defa Vyasa'nın Vaishampayan adlı bir müridi tarafından anlatıldı.

Miras

O zamandan beri bu hikâye sayısız defa anlatıldı, genişletildi ve tekrar tekrar anlatıldı. Mahabharata, Hindistan'da günümüzde de popülerliğini korumaktadır. Muhtelif film ve oyunlarda çağdaş bir üslupla uyarlanmış ve yeniden yorumlanmıştır. Çocuklara destandaki karakterlerin isimleri verilmeye devam etmektedir. Bhagvad Gita, en mukaddese Hindu metinlerinden biridir. Mahabharata hikâyesi, Hindistan'ın ötesinde, Endonezya ve Malezya gibi Hinduizm'in tesirindeki Güneydoğu Asya kültürlerinde de popülerdir.

Bibliografya

World History Encyclopedia, Amazon Associate üyesidir ve uygun kitap satın alımlarından komisyon kazanır.

Çevirmen Hakkında

Batuhan Aksu
Batuhan, Georgetown Üniversitesi Tarih Bölümü'nde doktora öğrencisidir. Üniversiteye katılmadan önce Boğaziçi Üniversitesi (MA-BA) ve Manchester Üniversitesi'nden (ER+) dereceler almıştır. İlgi alanları arasında seyahat çalışmaları ve entelektüel tarih bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Anindita Basu
Yazar Biyografisi Anindita bir teknik yazar ve editördür. Boş zamanlarında ilgilendiği konular arasında Hindoloji, veri görselleştirme ve etimoloji bulunmaktadır.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Basu, A. (2025, Ağustos 14). Mahabharata. (B. Aksu, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-12122/mahabharata/

Chicago Formatı

Basu, Anindita. "Mahabharata." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, Ağustos 14, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-12122/mahabharata/.

MLA Formatı

Basu, Anindita. "Mahabharata." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, 14 Ağu 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-12122/mahabharata/.

Reklamları Kaldır