Almanya ile 1918 Ateşkesi

Müttefiklerin Birinci Dünya Savaşı Batı Cephesinde Zaferi
Mark Cartwright
tarafından yazıldı, Nizamettin Karaben tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF

Birinci Dünya Savaşını (1914-18) Batı Cephesinde sona erdiren ateşkes, 11 Kasım 1918 tarihinde Almanya ile Müttefik Devletleri arasında imzalanmıştı. Silahlar, aynı gün, saat 11:00’da susmuşlardı. İngiltere, Fransa ve Amerika Birleşik Devletlerinden (ABD) oluşan Müttefik Devletler, İmparatorluk Almanya’sı ve Avusturya -Macaristan İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğundan oluşan diğer müttefik devletleri yenmişlerdi.

Dünyanın bu ilk küresel savaşında yaklaşık olarak 11 milyon insan ölmüştü. Paris Barış Konferansından kararı alınan ve Versay Antlaşmasında Almanya’ya sunulan barış şartları sert ve ağır şartlardı: Antlaşma şartları; Almanya’nın savaşı başlatma sorumluluğunu kabul etme, toprak kaybetme, tazminat ödeme yükümlülüğü ve gelecekte oluşturulacak silahlı kuvvetlerine ciddi kısıtlama getirme konularını içeriyordu.

Signing of the 1918 Armistice
1918 Ateşkes Antlaşmasının İmzalanması Maurice Pillard Verneuil (Public Domain)

Almanya Neden Teslim Oldu?

Batı Cephesindeki Müttefik Devletler, 1918 yılı yaz ayları boyunca, Yüz Gün Taarruzu olarak bilinen askeri harekât ile büyük ilerleme kaydetmişlerdi. Geliştirilmiş taktikler, birleşik kuvvetlerin (piyade, topçu ve hava desteği) daha iyi koordine edilmesi, üstün teçhizat, tank gibi yeni teknolojik silahların daha iyi kullanılması ve ABD’den gelen yeni bir askeri güç sayesinde, Alman Ordusu geri püskürtülmüş, ilkbaharda kazandığı toprakların çoğunu kaybetmişti. Müttefik Devletler cepheye gönderdikleri asker sayısını artırma yoluna giderlerken, Almanya ise bu uzun yıpratma savaşında asker sıkıntısı çekiyordu. Alman Ordusu hırpalanmış ve morali de bozuk idi. Müttefik Devletlerin askeri güçlerinin kesin zafer kazanması an meselesi gibi görünüyordu.

Müttefik Devletler, 100 gün içinde 363.000 Alman askerlerini (sahada görev yapan ordunun % 25’i) esir almış ve 6.400 topunu (Batı Cephesindeki Alman toplarının % 50’si) ele geçirmişlerdi. Bu rakamlar, aynı zamanda, Müttefik Devletler stratejisinin etkinliğini ve Alman askerleri moralinin düşüklüğünü göstermektedir (Winter, 170).

Almanya ve başlıca müttefiki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Eylül ayı sonunda ABD Başkanı Woodrow Wilson’a (1856-1924) bir mesaj göndererek teslim olma yolunda ilk adımı atmışlardı. Başkanı Wilson, bir Barış Antlaşması imzalanması amacıyla her iki ülkenin de Woodrow Wilson’un On Dört İlkesi olarak bilinen ve saldırgan tarafın savaş sırasında ele geçirdiği topraklardan vazgeçmesini gerektiren ilkelere uymaları gerektiğini söylemişti. Almanya Hükümeti, o günkü koşullarda, Wilson şartlarının koşulsuz teslimiyetten başka bir şey olmadığı gerekçesiyle reddetmişti. Alman generaller “bütün güçleriyle” savaşmaya devam kararını almışlardı (Simkins, 76).

German Trench, WWI
Alman Siperleri, I. Dünya Savaşı Bundesarchiv, Bild 136-B0560 / Tellgmann, Oscar (CC BY-SA)

Batı Cephesi, Alman askeri güçleri için daha da kötü hal alırken ve Müttefik Devletlerin Almanya ablukası ülkede gıda kıtlığı olmasına yol açarken, savaşın devamına ilişkin Alman halkı nezdinde hoşnutsuzluk olaylarının artması yaşanmıştı. 1918 yılında Alman sivil halktan muhtemelen 400.000 kadar kişi açlıktan dolayı ölmüştü. Almanya liderliğine karşı devrim ruhu, birçok şehirde isyan olayları, 28 Ekim günü liman şehri Kiel’de bulunan donanma bünyesinde bir ayaklanma, ordudan büyük firarlar ve hatta 07 Kasım günü Bavyera Cumhuriyetinin ilan edilmesiyle yaygınlık kazanmaya başlamıştı. Ateşkes çağrıları giderek daha da acil hale gelmişti. Tarihçi yazar Peter Simkins’in belirttiği üzere, “Alman Ordusu 1918 yılı, Kasım ayında esas itibariyle sahada zaten yenilmiş durumdaydı ve ertesi yıl şüphesiz daha da aşağılayıcı bir yenilgiye uğrayacaktı” (91). Kasım ayına gelindiğinde, Bulgaristan, Türkiye ve Avusturya-Macaristan ülkelerinin hepsi de teslim olduklarından dolayı Almanya artık tek başına savaşmaya devam etmek zorunda kalmıştı.

1918 YILI SONUNA ERERKEN, MÜTTEFİK GÜÇLER BAŞARIYLA İLERLİYORLARDI.

Son Alman İmparatoru inatçı Wilhelm II, duvardaki yazıyı görmüş ve 09 Kasım günü Tahttan çekilerek tarafsız bir ülke olan Hollanda’nın daha güvenli topraklarına sığınmak suretiyle Almanya’dan kaçmıştı. Tahttan çekilme, 28 Kasım günü resmen imzalanmış ve İmparatorun altı oğlunun da babalarını yerine geçmemeye yemin ederek güvence vermesiyle iktidarda bulunan Hohenzollern Hanedanlığı da sona ermişti.

Müttefik Devletler, 1918 yılı sonuna gelirken, hala başarılı bir şekilde ilerliyor ve bu nedenle şartları dikte etme konusunda her zamankinden çok daha güçlü bir konumdaydılar. Yeni Geçici Alman Hükümeti aşağıdaki şartları kabul etmek zorunda kalmıştı:

… Alsace-Loraine ve Ren Nehri Batısında kalan topraklar da dâhil olmak üzere Alman işgali altındaki bölgeler hemen terkedilecek. Bütün denizaltılar teslim edilecek, Açık Deniz Filosu silahsızlandırılıp denetim altına alınacak. Büyük miktarda silah, askeri teçhizat ve nakliye aracı teslim edilecek. Almanların dikte ettirdikleri Rusya ile Brest-Litovsk ve Romanya ile Bükreş anlaşmaları iptal edilmişlerdi (Bruce, 28).

Marshal Foch After Signing the 1918 Armistice
Mareşal Foch 1918 Antlaşmasını İmzaladıktan Sonra Unknown Photographer (CC BY-SA)

Silahlar Sustu

Almanya’nın teslim belgesi 11 Kasım 1918 tarihi sabahı saat 05:00’te imzalanmıştı. İmza töreni; Müttefik Kuvvetlerin Başkomutanı Mareşal Ferdinand Foch’un (19851-1929) Compiegne Ormanında bulunan karargâhında gerçekleşmişti. Almanya’yı Dışişleri Bakanı Kont Alfred von Oberndorff, Amiral Ernst Vanselow, General Detlof von Winterfeldt ve Merkez Partisinden Matthias Erzberger temsil etmişlerdi. Britanya ise sadece Amiral Rosslyn Wemyss ile temsil edilmişti.

SAVAŞ, “ON BİRİNCİ AYIN ON BİRİNCİ GÜNÜ, ON BİRİNCİ SAATİ” SONA ERMİŞTİ.

İmza yeri olarak bir tren vagonu seçilmişti. İmzacıların anlaşmaya varmalarıyla, toplar aynı günün ilerleyen saatlerinde, saat 11:00’de susmuşlardı (“On birinci ayın on birinci günü, on birinci saati”). Sahada görevli bütün komutanlara bilgi verilmiş ve gerekli mesaj, emitleri altındaki askerlere iletmeleri söylenmişti. Ancak bu duruma rağmen, İngiliz asker Jim Fox’un hatırladığı üzere, o sabah cephede daha fazla askerin trajik bir şekilde ölümünü engel olunamamıştı. Şöyle ki:

Ateşkes,11 Kasım günü, saat 1:00 de imzalanacağı için o sabah saat 06:00dan itibaren, Alman hatları üzerine bizim tarafımızdan veya Alman askerleri tarafından bizim hatlarımıza atılan tek tük top mermileri vardı. Belki saatte bir tane olurdu. Sonra saat 10:00 civarında, bir mermi bizim taraf düşüp 1915 yılından beri görevde olan bir çavuşumuza isabet ederek onu öldürdü. İsabet eden bir şarapnel parçasıyla öldürülmüştü. Bunun çok talihsizlik olduğunu düşündüm. 1915 yılından beri görevde olduğunu, 1918 yılında kadar neredeyse dört yıl görev ifa ettiğini ve ateşkesin imzalanmasından bir saat sonra öldürüldüğünü düşününce…

(Imperial War Museums)

Celebrating the Armistice in Belgium
Belçika’da Ateşkes Kutlanması Imperial War Museums (CC BY-NC-SA)

Savaşta ölen son asker, saat 10:59’da, bir Alman makineli tüfek mevziisine saldırması sırasında hayatını kaybeden Amerikalı Henry Gunther olmuştur. Bir dakika sonra Batı Cephesinde nihayet her şey sessizliğe bürünmüştü. En az 35 milyon insanın ölümüne veya yaralanmasına yol açan bu korkunç savaş, 1.568 gün süren çatışmaların ardından en nihayetinde sona ermişti.

Cephede bulunan birçok asker, savaş adına her şey sona erdiği için, bir hayal kırıklığı yaşıyordu. Birçoğu şehit düşen silah arkadaşlarını anıyordu. İngiltere, Fransa, Belçika ve diğer ülkelerdeki sivil halk sokaklara çıkıp zaferi kutluyordu. Dönemin ABD Mühimmat Bakanı Winston Churchill, 11 Kasım günü sabahı saat 11:00’de Londra’da yaşanan coşkuyu şöyle anlatır:

Sonra aniden Çan’ın ilk çalınma sesi. Alt tarafta bulunan geniş caddeye baktım, daha ıssız idi. Biraz sonra, her bir taraftan kadın ve erkekler sokaklarda koşmaya başladılar. Adeta bir insan seli sokağa akıyordu. Londra çanları çalmaya başlamışlardı. Northumberland Caddesi artık yüzlerce, hatta binlerce insanla dolup taşmıştı; çılgın bir şekilde sağa sola koşturuyor, sevinçle bağırıp çağırıyorlardı. İnsanların Trafalgar Meydanında çoktan coştuklarını görebiliyordum. Bulunduğun yerin etrafında, karargâhımızda bir kargaşa çıkmıştı. Kapılar çarpılmaya başlamıştı; koridorlarda, koşturmakta olan insanların ayak sesleri geliyordu, herkes masadan kalmış, mevcut sınırlar da bozulmuştu. Kargaşa giderek büyümüş ve bir fırtına çıkmış gibiydi, her taraftan ve aynı anda. Sokak artık coşan bir insan yığını haline gelmişti. Bayraklar sanki bir sihir ile belirmişlerdi, kadın ve erkeklerden oluşan insan seli seti aşıp sokağa akmış gibiydi. Strand’dan aşağıya dökülen diğer bir insan seline karışmıştı. Saatin son çalması bile daha durmadan, Londra’nın daha katı hale gelmiş, savaştan sıkılmış, düzenli sokakları zafer sarhoşluğuna dönüşmüştü. Her neyse, o gün artık başka bir işin yapılamayacağı beliydi.

(Imperial War Museums)

Paris Barış Konferansı

Birinci Dünya Savaşı diğer cephelerini kapatmak üzere daha önce başka ateşkes anlaşmaları o gün imzalandı veya daha önce imzalanmıştı: Müttefik Devletler ile Türkiye arasında 30 Ekim 1918 tarihinde ve Müttefik Devletler ile Avusturya-Macaristan arasında 03 Kasım 1918 tarihinde. Bazı bölgelerde, özellikle Doğu Avrupa ve Doğu Asya cepheleri devam eden Rusya İç Savaşında çatışmalar hala devam ediyordu.

Men & Women in a US Car Celebrating the 1918 Armistice
ABD Arabasında 1918 Ateşkesini kutlayan kadın ve erkekler Unknown Photographer (CC BY-NC-SA)

Almanya ile ilgili nihai barış şartları 1919 yılı, Ocak-Haziran ayları arasında yapılan Paris Barış Konferansında görüşülmüştü. Barış şartları 1919 yılı, Haziran ayında bütün tarafların imzaladıkları Versay Antlaşmasında belirlenmişti. Antlaşma şartları (diğerler şartların yanı sıra) aşağıya çıkarılan maddeleri içeriyordu:

  • Almanya Birinci Dünya Savaşı sorumluluğunu kabul etmek zorunda kaldmıştır (“suçluluk maddesi”)
  • Almanya; Fransa, İngiltere ve Belçika’ya tazminat ödemek zorunda kalmıştır (1921 yılında 6.600 milyon £ olarak belirlenmişti)
  • Alsace –Loraine bölgeleri Fransa’ya geri verilmiş, Polonya’da Yukarı Sileza bölgesini almıştı.
  • Almanya’nın kömür zengini Saar bölgesi Almanya denetiminden çıkarılmıştır
  • Renanya bölgesi askerden arındırılacaktı
  • Danzing (Gdansk) Milletler Cemiyeti kontrolü altına girecekti.
  • Almanya bütün sömürgelerini kaybetmiştir
  • Alman ordusuna 10.000 kişilik bir kuvvet sınırı konulmuş ve donanmasının en fazla 36 gemiye sahip olma şartı getirilmiştir
  • Almanya tank, ağır top, uçak, denizaltı veya savaş gemisi inşa edemeyecek

Sorunlu Bir Miras

Kalıcı bir barışı garanti altına almak üzere tasarlanmış olmasına rağmen, Almanya’da halk arasında Versay Antlaşması şartlarının çok sert olduğuna dair yaygın bir tepki vardı: Bu Barış; müzakere edilmiş bir barış değil, “dikte edilmiş bir barış” şeklinde bir tepki. Almanya, 1917-1918 yılları arası dönemde, Birinci Dünya Savaşından çekilen SSCB’ye Brest-Litovsk Antlaşmasında çok daha ağır şartları dayatmak istemişti. Barış Şartları uyarınca, Almanya, kaybedilen bir ülke olmasına rağmen, “coğrafi ve ekonomik olarak büyük ölçüde sağlam kalmış, siyasi birliğini ve büyük bir ulus olarak potansiyel gücünü korumuştu” (Shirer, 58). Yine de halk arasında hoşnutsuzluk oranı yüksek idi ve Alman halkı arasında kendi “korkak” askeri liderleri tarafından “sırtından bıçaklandığı” yönünde tamamen yanlış da olsa, sürekli bir hissiyat vardı. Alman Şansölyesi ve Nazi Lider Adolf Hitler (1889-1945), Birinci Dünya Savaşının 1930’lu yıllarda sona ermesine dair uzun süreden beri Alman ülkesinde için için yanıp alevlenen öfkeyi, ulusal sosyalizmi teşvik etmek amacıyla körüklemişti. Hitler, 1935 yılı, Mart ayında Versay Antlaşmasını resmen feshetmiş ve ardından da birçok hükmünü tersine çevirmeye başlamıştı. Bu nedenle tarihçiler, Antlaşmaya karşı duyulan bu kötü hissiyatı, İkinci Dünya Savaşı (1939-1945) çeşitli nedenlerinden biri olarak tanımlamışlardı.

War Memorial, Beaugency, France
Savaş Anıtı, Beaugency, Fransa Mark Cartwright (CC BY-NC-SA)

Mareşal Foch’un 1919 yılında belirtiği üzere, “Bu barış değil, yirmi yıllık bir ateşkes” anlaşması (York, 82). Avrupa, 1939 yılında, bir kez daha savaşla harap olmuştu. Adolf Hitler, geçmişe dokunaklı bir gönderme yaparak, 1940 yılında Alman Kuvvetlerince işgal edilen Fransa teslim belgesinin, 1918 yılında Almanya ile Ateşkes Anlaşmasının imzalanması sırasında kullanılan aynı vagonda imzalanmasında ısrar etmişti.

Fransa, İngiltere ve İngiliz Milletler Topluluğu birçok ülkesinde, Ateşkes Anlaşmasının yapıldığı 11 Kasım gününü, her yıl anma törenlerinin düzenlendiği tarih (veya en yakın Pazar günü) olmaya devam ediyor. Bu anma törenleri sadece Birinci Dünya Savaşında değil, aynı zamanda herkesin umduğu gibi, “bütün savaşları sona erdiren Savaş” ve sonrasında da yaşanan çatışmalarda hayatını kaybedenleri anmak için de yapılır.

Çevirmen Hakkında

Nizamettin Karaben
Tarih; Dinler Tarihi/Teopolitik; Siyasi Tarih; Sosyal Antropoloji; Mitoloji; Dilbilimi; Ekonomi Politik; Edebiyat konuları ilgi alanlarım.

Yazar Hakkında

Mark Cartwright
Mark, tam zamanlı bir yazar, araştırmacı, tarihçi ve editördür. Özel ilgi alanları arasında sanat, mimari ve bütün medeniyetlerin paylaştıkları düşünceleri keşfetmek yer alır. Siyaset Felsefesi alanında Yüksek Lisans derecesini almış ve WHE Yayıncılık Direktörüdür.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Cartwright, M. (2025, Kasım 28). Almanya ile 1918 Ateşkesi: Müttefiklerin Birinci Dünya Savaşı Batı Cephesinde Zaferi. (N. Karaben, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2833/almanya-ile-1918-ateskesi/

Chicago Formatı

Cartwright, Mark. "Almanya ile 1918 Ateşkesi: Müttefiklerin Birinci Dünya Savaşı Batı Cephesinde Zaferi." tarafından çevrildi Nizamettin Karaben. World History Encyclopedia, Kasım 28, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2833/almanya-ile-1918-ateskesi/.

MLA Formatı

Cartwright, Mark. "Almanya ile 1918 Ateşkesi: Müttefiklerin Birinci Dünya Savaşı Batı Cephesinde Zaferi." tarafından çevrildi Nizamettin Karaben. World History Encyclopedia, 28 Kas 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2833/almanya-ile-1918-ateskesi/.

Reklamları Kaldır