Rus Devrimlerinde İşçi Sovyetlerinin Rolü

Mark Cartwright
tarafından yazıldı, Reha Mert tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF

Sıklıkla İşçilerin Temsilcileri Sovyet'i olarak bilinen sovyetler, ilk olarak 1905 Rus Devrimi sırasında Çarlık rejimine karşı genel grev çağrısı yapıldığı vakit kurulmuştu. Fabrika ve endüstrileşmiş Rus İmparatorluğu'ndaki diğer tip işçiler, çalışma koşullarının ve ücretlerin iyileştirilmesi adına, aralarından bazılarını grevleri yönetmesi ve işçi çıkarlarını temsil etmek için seçti. Sovyetler grev esnasında minimum seviyede hizmet sağladı fakat, aynı zamanda hükümette işçi sınıfını daha iyi temsil etmek için siyasi hırsları da vardı.

Çar'ın 1905 Devrimini sağ salim atlatmış olmasına rağmen, 1917 Rus Devrimi'nde işçiler bir kez daha grevler düzenleyip sosyal ve politik değişim için ajitasyon yaparken Sovyetler yeniden kuruldu. Sovyetler, 1917 Kasım ayında iktidarı zorla ele geçiren Vladimir Lenin (1870-1924) tarafından yönetilen radikal sosyalistlerin hakimiyeti altına girdi. "Sovyet" adı, 1922'de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği olarak yeniden adlandırılan eski Rus İmparatorluğu'na verilmişti.

The Petrograd Soviet in 1917
1917’de Petrograd Sovyeti Unknown Photographer (Public Domain)

İşçi Memnuniyetsizliği

Rusya 19. yüzyılın sonlarında endüstrileşmekteyken, yeni bir işçi sınıfı ortaya çıktı; özellikle metal ve tekstil endüstrilerinde sayıca fazlaydılar. Bu sınıfın giderek kendi bilincine varmaya başladığı diğer endüstriler kömür madenciliği, matbaacılık, limanlar ve eşya imalatıydı. 20. yüzyılın başlarında, sık sık proletarya olarak anılan işçi sınıfı Rus toplumunun belirgin bir parçası haline gelmişti.

YENİ İŞÇİ SINIFI TAMAMEN YENİ BİR TEMSİL MODELİNE YÖNELDİ.

1901 ve 1905 yılları arası Rusya'da ekonomik çöküş yaşanıyordu ve bunun işçi sınıfları için önemli sonuçları oldu. Gerçekten de işçiler birçok şeyden şikayetçiydi: nefret edilen ustabaşılar, sayısız potansiyel para cezası içeren sevilmeyen fabrika kural kitapları, güvensiz iş makineleri, 12 saat (veya bazen 17 saat) çalışma süresi ve yüksek enflasyon yüzünden ortaya çıkan düşük ücretler. İşçiler sınırlandırma olmadan sendikalar oluşturma ve kazalara karşı sigorta hakkına sahip olmak istediler. Toplanma, dernek kurma ve daha geniş bir basın özgürlüğü gibi daha geniş çaplı reform çağrıları da vardı. İşçiler çarın gizli polisinin kendi işlerine karışmalarını istemiyordu. Son olarak, işçilerin barındıkları alan büyük şehirlerdeki gecekondulardan çok da iyi bir durumda değildi. II. Nikolay (hükümdarlığı 1894-1917) tarafından yönetilen emperyal rejim, bu sorunlarla veyahut en azından onları çözmek için hiçbir şey yapmamakla suçlanmaktaydı. Üstüne üstlük Rusya'nın, Rus-Japon Savaşı'nı (1904-5) kaybetmiş olması, değişim isteyenlerin sıkıntılarını artırdı ve çarın itibarını daha da zedeledi.

İşçiler değişim için çabaladı. "Uzun süreli endüstriyel militanlık deneyimi onlara, güçlü bir sınıf birliği duygusu, çarlık devletine ve mülk sahibi sınıflara karşı derin bir düşmanlık ve aşılanmıştı" (Shukman, 19). Sosyalist siyasi partiler ve sendikalar - her ikisi de farklı şekilde sınırlandırılmış ve yasaklanmıştı- işçi sınıfının sosyal talepleri ve emeği yeterince temsil edemedi ve bu yüzden tamamen yeni bir temsiliyet modeline yüzlerini döndüler. Bunlar iş sahiplerine, yerel hükümete ve Çarlık rejimine değişiklikler getirebilirdi.

1905: Sovyetlerin Kuruluşu

Yıllardan beri yavaşça bastırılmasına rağmen işçilerin huzursuzluğu, 1905'teki Kanlı Pazar olaylarında patlama noktasına yükseldi. 22 Ocak'ta Saint Petersburg'da işçilerden ve ailelerinden oluşan bir kalabalık, Peder Georgy Gapon'un (1870-1906) önderliğinde Çar'a reformlar için bir dilekçe sunmak istedi. Gapon'un dilekçesi, üzerinde 150,000 imza taşıyordu. Pazar günkü kalabalık silahsızdı, fakat dağılmayınca çarlık askerleri, çarın ikametgahı olan Kışlık Saray'a yaklaşan kalabalığın üzerine ateş açtı. Ardından eylemciler Kozak süvarileri tarafından saldırıya uğradı. 1,000'den fazla insan katledildi ve birçoğu hemen ardından "Kanlı Pazar" olarak anılacak olay esnasında yararlandı.

Bloody Sunday by Makovsky
Makovsky, Kanlı Pazar tablosu Vladimir Makovsky (Public Domain)

Kanlı Pazar'a yanıt olarak genel grev çağrısı yapıldı ve "1905'in sonunda 2.7 milyon işçi grevdeydi" (Bunce, 16). Grevler nihayetinde yeni komiteler veya sovyet denilen işçi konseyleri tarafından organize edildi. St. Petersburg'un İşçilerin Temsilcileri Konsey'i, diğer birçok sovyetler gibi, Ekim 1905'te genel grev komitesi olarak kuruldu. Georgy Stepanovich Khurstalev-Nosar (1877-1919) başkanlığında ve Leon Troçki (1879-1940) yardımcılığında yönetiliyordu. Sovyetler 147 fabrikadan 200,000 işçiyi temsil ettiler. İzvestiya (Haberler) olarak bilinen kendi gazetelerini bastılar. Moskova Sovyeti diğer güçlü bir kurumdu fakat diğer kentlerdeki Sovyetlerin etkisi yalnızca yerel meseleler üzerindeydi.

Sovyetlerin fikri, belirli bir fabrikadaki işçi meclisinin grev sırasında çıkarlarını temsil edecek milletvekillerini seçmesiydi. Bu milletvekilleri daha sonra, diğer fabrikaların da temsil edildiği yerel sovyet toplantılarına katıldılar. Seçim sistemi çeşitliydi: "St. Petersburg'da 500 işçi bir milletvekili seçiyordu, Moskova'da bu sayı 400, Odessa'da 100, Kostroma'da 50 idi" (Shukman, 134). Sovyetler herhangi bir parti çizgisi boyunca değil, meslek ve fabrikaya göre örgütlenmiştiler. Sovyetler işverenlerle, yerel siyasi otoritelerle ve polisle müzakere etti. Sovyet'in liderliği yürütme komitesi, greve rağmen, temel kamu hizmetlerinin devam etmesini sağladı. Doğrudan demokrasi ve işbirliği, sovyetlerin hedeflerini gerçekleştirmedeki başlıca araçlar olarak görülüyordu. Bunlar organizasyonun güçlü taraflarıydı, fakat "onların kendiliğindenliği, onları doğuran itici güç, onların günlük yönetim görevlerini yapabilecek istikrarlı kurumlara dönüşmesini engelledi" (Hoskins, 412). Yine de, "sovyet emek organizasyonunun biçimi, Rusya'nın emek tarihine sağladığı benzersiz bir katkıydı" (Shukman, 55) ve onlar "genel kitlenin kendini ifade etme organı" haline geldiler (Read, 144).

Sovyetler fikri kısa bir sürede Rus İmparatorluğu'nda (ve diğer ülkelerde) yayıldı. 1905 Devrimi esnasında 45 ile 50 arasında Rus sovyeti ortaya çıktı. Kısacası sovyetler, "özünde bir şehre ait işçi sınıfının partilerden ve doktrinlerden bağımsız, genel temsil organlarıydı" (Shukman, 55). Kostroma Sovyeti tüzüğü bu organizasyonların çıkış amacını ortaya koymaktadır: "yerel proletaryanın ekonomik ve hukuki durumunu iyileştirmek için başarılı bir şekilde mücadele veren bir organizasyon" olarak nitelendirilir (Shukman, 135). St. Petersburg Sovyeti ve diğerleri 1905 Devrimi esnasında bir adım ileriye gitti ve sekiz saatlik çalışma saati gibi beyanlarla sınırlı bir devlet yetkisini kendi üzerlerine aldılar. Daha radikal sovyet mensupları çarın yerini alacak bir Kurucu Meclis kurulması için çabaladılar.

Tiflis Railway Strike, 1905
Tiflis Demiryolu Grevi, 1905 Unknown Photographer (Public Domain)

Bazı sovyetler devrim esnasında ciddi manada güç kazandılar; özellikle Novorossiysk, Chita, Baku ve Krasnoyarsk'ta ve daha az da olsa St. Petersburg, Samara, Taganrog ve Rostov'da. Bazı sovyetler çarın pogromlarını engellemeyi başardı. Lakin çar, nihayetinde reform vaadiyle 1905'te gücü elinde tutmayı başardı. Huzursuzluk ortadan kalkınca, Nikolay acımasızca iktidarına muhalif kim varsa -sovyetler dahil- bastırmaya devam etti. St. Petersburg Sovyeti'nin (daha sonraları Petrograd) bir toplantısı ordu tarafından Aralık ayında dağıtıldı ve bazı delegeler ya hapis ya da sürgün edildi. Aynı taktik diğer sovyetlere karşı da uygulandı. Moskova'daki işçiler şiddetli bir şekilde protesto ettiler, lakin onlar da çar gücü yeniden kavrayınca itaat altına alındılar. Sovyetler silinip gittiler fakat on yıl sonra geri döneceklerdi.

1917 Devrimi'ndeki Rolü

1917'de Çar II. Nikolay'ın hükümdarlık hakkı bir kez daha halkı tarafından sorgulandı. 1905'ten beri işçi sınıfları ciddi manada büyümüştü. 1917 yılında ise 18.5 milyon civarı işçiyle nüfusun %10'unu oluşturmaktaydılar. Muhtemelen daha önemlisi, bu işçiler büyük şehirler ve belirli bölgelerde yoğunlaşmıştı. "Endüstriyel işçi gücünün bu yoğunlaşması, 1917'de seferberliği kolaylaştırması bakımından kritik rol oynadı ve işçi sınıfına, sayılarının oldukça küçük olmasına oranla, orantısız bir siyasi ağırlık verdi" (Shukman, 19). 1914'te I. Dünya Savaşı'nın (1914-18) çıkmasından ve Çarlık rejiminin birçok erkek işçiyi silah altına almasına sebep olmasından beri, daha fazla köylü ve kadınlar fabrikalarda çalışmaya başladı ve bu durum yeniden canlanacak olan Sovyetlere destek tabanının daha da genişlemesine sebep oldu.

Petrograd (St. Petersburg'un 1914'ten beri yeni adı) Sovyeti 1917 Şubat'ında, bir kez daha grevleri koordine etmek amacıyla, reforme edildi. Sovyetler bir anda her yerde ortaya çıktı. Mayıs 1917'ye gelindiğinde Rusya'da 400 işçi sovyeti vardı ve aynı yılın Ekim ayında bu sayı 950'ye yükseldi. Tüm çeşitli sovyetlerin sayısı 1,400 civarıydı. Bu yeni sovyetler

Kendilerini işçiler, askerler ve köylülerden oluşan; sıkça öğretmenler, gazeteciler, avukatlar veya doktorlar gibi beyaz yakalı çalışanlar ve profesyonelleri ve bazı durumlarda etnik azınlıkların temsilcilerini de kapsayan bir toplumsal grup bloğu olan "devrimci demokrasi"yi temsil eden kişiler olarak görüyorlardı.

(Suny, 118)

Leon Trotsky, 1906
Leon Troçki, 1906 Unknown Photographer (Public Domain)

Mensuplar doğrudan delegeleri için oy kullandılar ve diledikleri taktirde onları geri çağırabilirdiler. Sovyetlerin genelde kendilerini yerel hükümetin dallarının rakibi olmadıklarını söylemesine rağmen, sıkça "yakıt tedarikinden eğitime, polisliğe kadar" her şeyle ilgileniyorlardı (Suny, 118).

Sayıca çoğalmasına rağmen sovyetler, aynı zamanda daha uyumlu hale geliyordu. 150'den fazla sovyetin Mart 1917'de Petrograd'daki bir konferansa ve ardından Haziran'da Birinci Tüm Rusya Sovyetleri Kongresi'ne delegeler göndermesi oldukça dikkat çekicidir. Kongre, 20 milyon civarında işçi ve askeri topluca temsil eden 400'den fazla sovyetleden 1,000'den fazla delegeyi içeriyordu. Bu ikinci grup 1905'teki sovyetlere kıyasla yeni bir unsurdu. 250 kişiden oluşan her bir tabur, sovyetlerine bir temsilci gönderdi (işçiler için kişi başına düşen tipik delege sayısı bulunduğu şehre göre 300'den 1,000'e kadar uzanıyordu). Sovyetler tıpkı 1905'teki gibi, daha iyi çalışma koşulları ve işçi sınıfı için daha fazla siyasi temsil talebiyle grevler düzenledi.

BOLŞEVİKLERİN ORTAYA ATTIĞI SLOGAN ŞÖYLEYDİ: "TÜM GÜÇ SOVYETLERE!"

1917 senesinde sovyetlerin liderliği, sıradan işçiler yerine sosyalist aydınların egemenliğindeydi. Sık sık yeraltı politik "partilerinin" mensubu olan bu aydınlar, iki ayrı hizbe bölünmüşlerdi: en önemlisi Menşevikler ve Bolşevikler (Rus Sosyal Demokrat Emek Partisi'nin hizipleri) ve her biri, yakında olmasını umdukları devrimde bu örgütleri en iyi nasıl kullanacaklarından emin olmamalarına rağmen, kontrol edebildikleri kadar sovyet elde etmeye çalıştılar.

Menşevikler, sovyetlerin çarın yerine geçecek burjuva rejimine karşı ajitasyon yapmasını, aşırı bir "devrimci muhalefet" oluşturmasını, fakat doğrudan devrimi teşvik etmemesini istiyorlardı. Bolşevik ve diğer sosyalist gruplar, işçi sovyetlerinin kendiliğinden ve bazen öngörülemez doğasından endişe duymalarına rağmen, bir adım ileriye gittiler ve ulusal işçi Kurucu Meclisi fikrini canlandırdılar. Geçici Hükümet, Çar Nikolay'ın yerini, Mart 1917'de (ordu geniş çaplı huzursuzluğa karşı ona yardım etmeyi reddedince) tahttan feragat etmesinin ardından doldurdu, fakat böyle bir meclis kurmaktaki vaadini yerine getiremedi. Çarlık yönetiminin yerel düzeyde sona ermesiyle güç boşluğu oluştu. Çarın eski bürokrasisi "kafa karıştırıcı bir halk konseyleri, sovyetler, fabrika komiteleri, köylü kolektifleri ve diğer halkı kontrol organları, karmaşık ve çeşitli bir yapı ile değiştirildi." (Alan Wood, 48).

Map of the Russian Revolution & Collapse of Tsarism, 1917–18
1917 Rus Devrimi Haritası Simeon Netchev (CC BY-NC-ND)

Petrograd en nüfuzlu sovyet olarak kalmayı sürdürdü: tahttan feragatten önce dahi, Petrograd silahlı kuvvetlerinin içerisindeki askeri komiteler karar mevkiini ele geçirmeli ve geleneksel subaylık rütbeleri hiyerarşisini bir kenara atması gerektiğini ilan etmişti (Emir No. 1 ve 2). Sovyet ayrıca, bu silahlı kuvvetlere verilen tüm genel emirleri onaylamaları konusunda ısrar etmişti. Bu emirler bütün olarak Rus ordusuna genişletildiğinde sonuç, disiplinin ortadan kalkması ve firarinin artmasıydı.

Sovyetlerin çoğunlukla Rusya'nın I. Dünya Savaşı'na katılımının devam etmesi konusunda desteklemelerine rağmen, birçok işçi 1917 yazı boyunca kötüleşen ekonomik koşullardan ötürü hayal kırıklığına uğramıştı. Bu, Rus banknotlarının değerinin yarısını kaybettiği ve ekmek kıtlıklarının görüldüğü bir krizdi. Geçici hükümetteki belirli kapitalist bakanlara karşı 3-4 Temmuz'da yapılan bir işçi eylemi kanla sona erdi ve eylemcilerden 400'ü öldü veya yaralandı. Kötü şöhretli bu olay "Temmuz Günleri" olarak bilinir oldu. Sovyetler daha militanlaştıkça grevlerin sayısı da büyük ölçüde arttı. 1905'te yaşanan olaylar tekerrür ediyor görünüyordu ve yalnızca bu defa gerici ve sağcı güçlerin etrafında toplanacağı bir çar iktidarda değildi. 1917 yazı "2,441,850 işçi ve çalışandan oluşan 1,019 greve şahit oldu" (Freeze, 284). Yine de, sovyetler böyle bir devrimden ziyade hükümetin kendi içinde reform çağrısı yapmayı tercih etti. Her şeyden önce, birçok işçi ağır bir iç savaştan korkuyordu. Sosyalist aydınlar, tam tersi bir şekilde, böyle bir risk almaya hevesliydi çünkü ödül, dünyanın ilk komünist devletini kurabilecek bir proletarya devrimiydi.

Vladimir Lenin tarafından yönetilen daha radikal Bolşevikler, yalnızca sosyalist bir hükümetin halkın meclisini gerçek kılabileceğine inanmaktaydılar ve Sovyetlerin kontrolünü yavaş yavaş Menşevikler gibi daha ılımlı aydınlardan ele geçirdiler. "Tüm güç sovyetlere!" gibi Bolşevik sloganlar işçilerin desteğini kazanmalarına yardımcı oldu fakat sözlerin, oyların ve kongrelerin sağlayabileceğinden çok daha dramatik bir eylem gerekiyordu. Lenin, Ağustos 1917'de sloganının "artık doğru olmadığını" ilan etti çünkü çoğu işçi, bunun iktidarın sadece Bolşeviklerin değil, tüm sosyalist partilerin koalisyonunda olması manasında anlamıştı. Lakin Lenin, açık bir şekilde Bolşevik devrimi hedefliyordu. Petgograd Sovyet'inin problemi; derme çatma, kaotik bir meclis... belirlenmiş prosedürleri, anayasası ve tabii ki hükümet tecrübesine sahip olmayan bir meclis" olarak kalmasıydı (Alan Wood, 48). Diğerleri tereddüt ederken Bolşevikler inisiyatifi ele geçirdi.

Vladimir Lenin, 1914
Vladimir Lenin, 1914 Boris Dmitrievič Vigilev (CC BY-NC-SA)

Kızıl Muhafız milislerini kullanan Lenin, aslında Petrograd Sovyeti Askeri Devrim Komitesi'ni (MRC) oluşturmuştu. Troçki'nin yönettiği bu komite, Kasım 1917'de Geçici Hükümet'in kilit şahsiyetlerini tutuklayarak, telgraf ofislerini, demiryolu istasyonlarını ve Kışlık Saray'a işgal ederek gücü eline geçirmişti. Tüm bu olanlar o sırada İkinci Kongrelerini düzenleyen sovyetleri atlattı. Bolşevik delegeler bu konferansta azınlık konumundaydılar, fakat en büyük grup olan Menşevikler, darbeye karşı protesto amacıyla dışarı çıktılar. Kurucu Meclis için ulusal bir seçim yapıldı, fakat sonuçlar Bolşevikler'in umdukları kadar popüler olmadıkları yönündeydi; oyların çeyreğinden azını aldılar.

Lenin Gücü Ele Geçiriyor

Ocak 1918'de Lenin'in Kızıl Muhafızları Kurucu Meclis'i kapattı. Lenin, sovyetleri, en azından sözde devriminin yanında tutabildi çünkü Halk Komiserleri Konseyi, yani Sovnarkom'un oluşturulması için halihazırda oy kullanmışlardı. Lenin konseyin başındaydı ve popülerliğini, uzun zamandır istenilen maksimum 8 saatlik çalışma süresini ilan ederek büyük oranda artırdı. Ayrıca Lenin, kurnazca bir kararname çıkararak işçilerin bundan böyle üretimin tüm yönlerini kontrol edeceklerini ve daha somut bir şekilde ifade etmek gerekirse, Rusya'yı I. Dünya Savaşı'ndan çıkaracağını, bunun da hayatları kurtaracağını ve ekonomiyi canlandıracağını vaat etti. Bolşevikler, yabancı güçler tarafından desteklenen gerici güçlere karşı verdikleri Rus İç Savaşı'nı kazanmak zorundaydılar, fakat bunu 1922 yılında başardılar. Lenin'in yeni devletine Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği adı verildi, fakat bunun işçilerin sovyetleriyle çok az alakası vardı. Bu örgütler, artık Komünist Parti olarak adlandırılan Bolşeviklerin tek parti olduğu, Lenin’in merkezi ve büyük ölçüde otoriter hükümetinin yerel temsilcilerine dönüştürüldü. Lenin tüm ağır sanayiyi, madenleri ve demiryollarını millileştirdi. Tüm ümitlerini sovyetlere bağlayan işçi sınıfları, kısa zaman sonra yeni Rusya'daki hayatlarının eskisindeki gibi zorlu olacağını keşfettiler.

Çevirmen Hakkında

Reha Mert
Reha Mert, İstanbul Medeniyet Üniversitesi'nden mezun bir tarih öğretmeni. Erasmus programı dahilinde Bonn Üniversitesi'nde Türkoloji bölümünde eğitim aldı. Tarih eğitiminin yanında dil öğrenmeyi de seviyor ve filolojiye ilgi duyuyor.

Yazar Hakkında

Mark Cartwright
Mark, tam zamanlı bir yazar, araştırmacı, tarihçi ve editördür. Özel ilgi alanları arasında sanat, mimari ve bütün medeniyetlerin paylaştıkları düşünceleri keşfetmek yer alır. Siyaset Felsefesi alanında Yüksek Lisans derecesini almış ve WHE Yayıncılık Direktörüdür.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Cartwright, M. (2025, Eylül 01). Rus Devrimlerinde İşçi Sovyetlerinin Rolü. (R. Mert, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2762/rus-devrimlerinde-isci-sovyetlerinin-rolu/

Chicago Formatı

Cartwright, Mark. "Rus Devrimlerinde İşçi Sovyetlerinin Rolü." tarafından çevrildi Reha Mert. World History Encyclopedia, Eylül 01, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2762/rus-devrimlerinde-isci-sovyetlerinin-rolu/.

MLA Formatı

Cartwright, Mark. "Rus Devrimlerinde İşçi Sovyetlerinin Rolü." tarafından çevrildi Reha Mert. World History Encyclopedia, 01 Eyl 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2762/rus-devrimlerinde-isci-sovyetlerinin-rolu/.

Reklamları Kaldır