Irak Müzesi: Karanlıktaki Bir Parıltı

Osama Shukir Muhammed Amin
tarafından yazıldı, Şüheda Bulut tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF

Kimin için çalıştım?

Kimin için yol aldım?

Kimin için acı çektim?

Kendim için hiçbir şey kazanmadım,

Sadece yılan ve yer aslanına fayda sağladım!

Gılgamış Destanı, Tablet XI

Gılgamış Destanı böyle sona erer; ölümsüzlük yoktur. Gılgamış yanılmıştır! Destanının yankıları, son 5 bin yıldır evrenin içinde dolaşıyor ve mesajı, Mezopotamya’nın kokusunu da beraberinde taşıyarak, sonsuza dek yankılanmaya devam edecek.

Assyrian Eunuch from Khorsabad at the Iraq Museum
Irak Müzesi’nde Horsabad’dan Asur Hadımı Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Başlangıçlar

İngiliz ordusu 10 Mart 1917’de Bağdat’ı ele geçirdi ve Osmanlıları mağlup etti. Miss Gertrude Bell, Irak Yüksek Komiseri olan Tümgeneral Sir Percy Cox tarafından Doğu Sekreteri olarak atandı. Bell, İngiliz bir siyasetçi, yazar ve gezgindi; arkeolojiye büyük bir tutkuyla bağlıydı.

I. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından, Avrupa ve Amerika’dan birçok arkeoloji ekibi Mezopotamya’da kazılara başladı. Bell, 22 Ekim 1921’de Geçici Fahri Arkeoloji Müdürlüğü görevine getirildi. Irak genelindeki kazı çalışmalarını denetledi ve yönetti; birçok Batılı ekiple iş birliği yaptı. Yasal kazılar sonucunda ortaya çıkarılan eserlerin sayısı hızla artıyordu. Bu eserlerin birçoğu, 11 Mart 1921’de açılan geçici bir sergide sergilendi.

Statue of a Minor Deity & Tributary Scenes Khorsabad
Horsabad’da Bir Küçük Tanrı Heykeli ve Haraç Sunma Sahneleri Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Mezopotamya kültürünü, eserlerini ve kalıntılarını korumak amacıyla Bell, 1922 yılında Bağdat’taki “Kuşla Binası”nın alt katında bu tür objeleri depolamaya başladı. Hükümet binasındaki bu oda “Babil Kayaları Odası” olarak tanındı ve gelecekteki “Bağdat Arkeoloji Müzesi”nin çekirdeğini oluşturdu. Kendi mütevazı eser koleksiyonu temelini oluşturmuştu, ancak aynı zamanda Irak’ta Britanya Arkeoloji Okulu’nun kurulmasına da yardımcı oldu. Eserlerin sayısı arttıkça daha büyük bir binanın zorunlu olduğu ortaya çıktı. Bell, büyüyen Mezopotamya koleksiyonunun barındırılması ve sergilenmesi için uygun başka bir bina elde etmek amacıyla Irak Hükümeti ile müzakerelerde bulundu ve sonunda “Devlet Matbaası” seçildi. İki katlı bina sadece birkaç yıl önce tamamlanmış olmasına rağmen Bell, onu bir müzeye dönüştürmek için kapsamlı şekilde yeniledi.

Bell; müzeyİ, halkın tarİhî dönemlerİne göre sıralanmış çok sayıda eserİ görebİleceğİbİr “Mİnİ Brİtanya Müzesİ” olarak tanımladı.

Bağdat Arkeoloji Müzesi resmî olarak 14 Haziran 1926’da saat 08.00’de açıldı. Yeni atanmış müdür olarak Bell, müzeyi, halkın tarihî dönemlerine göre sıralanmış çok sayıda eseri görebileceği ve her bir parçanın İngilizce ile Arapça metinlerle açıklandığı bir “Mini Britanya Müzesi” olarak tanımlıyordu. Bell, 12 Temmuz 1926’da aşırı uyku ilacı alımı nedeniyle hayatını kaybetti. Bell’den sonra göreve gelen Britanyalı yöneticiler Richard Cooke ve ardından Asurolog Sydney Smith, yasa dışı kazılardan çıkarılan eserleri kaçırdıkları için görevden alındılar. 1931’den itibaren Alman Julius Jordan, Ekim 1934’e kadar görevi yürüttü. Jordan, 1933’te meydana gelen ve “Arpaçiya Skandalı” olarak bilinen olayın baş aktörlerinden biriydi; bu skandalda, Irak Hükümeti’nin kazılardan çıkan eserlerin Irak ile Batılı ekipler arasında nasıl bölüştürüleceğine dair talimatlarını ve düzenlemelerini görmezden gelmişti. Bunun ardından Sati el-Husari göreve atandı; o, Irak Krallığı’nın İngiliz mandasından bağımsızlığını kazanmasından iki yıl sonra, müze yönetiminin başına geçen ilk Iraklı arkeolog oldu.

Lamassu from Khorsabad at the Iraq Museum
Irak Müzesi’nde Horsabad’dan Lamassu Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Yeni Bina

1940’ların sonları ve 1950’lerde Irak Krallığı’nın nispeten istikrarlı siyasi ve ekonomik durumu, arkeoloji alanı da dâhil olmak üzere ülkede daha fazla refah doğurdu. Batılı ülkelerden giderek daha fazla keşif ekibi bölgede çalışıyor ve her geçen gün daha fazla eser ortaya çıkarıyordu. Bağdat Arkeoloji Müzesi, Kuşla Binası’nda depolanmış tüm eserleri bünyesine kattı ve artan yeni eserleri de barındırdı. Ancak bina dolmaya başlamıştı ve depolama kutuları taşma noktasına gelmişti; artık yer kalmamıştı. Bu verimli büyümeyi karşılayabilmek için müzenin daha büyük bir yapıyla değiştirilmesi gerekiyordu.

The National Museum of Iraq at Al-Salihyyia District, Baghdad
El-Salihiyyia Bölgesi’ndeki Irak Ulusal Müzesi, Bağdat Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Yeni bir müze binası önerme ve finanse etme konusunda öncülerden biri, Temmuz 1929’da Amerikan Doğu Araştırmaları Okulu’ydu. Ancak Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ekonomik durgunluk bu projeyi sekteye uğrattı. Ocak 1934’te Eski Eserler Müdürlüğü tarafından yapılan bir başka girişim de başarısız oldu. Sonunda, 26 Mayıs 1938’de Eski Eserler Müdürlüğü, Maliye Bakanlığı’ndan gerekli fonu almayı ve Al-Salihiyyah bölgesindeki araziyi Demiryolları Müdürlüğü’nden temin etmeyi başardı. Alan başlangıçta yaklaşık 63.730 metrekareydi; ancak günümüzdeki 45.000 metrekarelik hâline küçültüldü.

Alman mimar Werner March, Bağdat şehir merkezindeki Uluslararası Tren Garı ve Al-Alawi İstasyonu yakınındaki bu dikkat çekici yeni konumda müze kompleksini tasarladı. Bağdat Uluslararası Havalimanı’ndan gelen yolcular ve turistler de müzeye kolaylıkla ulaşabiliyordu. İnşaat çalışmaları II. Dünya Savaşı’ndan önce başlamıştı; ancak savaş nedeniyle 1940’ta ilerleme durduruldu. Teknik, idari ve mali sözleşme engelleri nedeniyle inşaat ancak 28 Aralık 1955’te yeniden başlayabildi.

Glazed Wall Panel from Fort Shalmaneser
Şalmaneser Kalesi’nden Sırlı Duvar Panosu Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Bir törenle, II. Faysal, 24 Mart 1957’de Bağdat’ın Al-Salihiyyah bölgesindeki yeni binanın temel taşını yerleştirdi. Müze ve Eski Eserler Genel Müdürlüğü’nden oluşan mevcut bina kompleksi 1963’te tamamlandı. Ancak müzenin içerikleri yeni binaya daha sonra taşındı ve Müze 9 Kasım 1966’daki bir törenle resmen açıldı. Yeni Irak Ulusal Müzesi, tarih öncesi dönemden geç İslam dönemine uzanan 13 galerisiyle, hatta Cuma günleri bile, sabah 08.00’den akşam 17.00’ye kadar halka açıktı.

Tabuta Çakılan İlk Çivi

İran-Irak Savaşı, Eylül 1980’den Ağustos 1988’e kadar sekiz yıl sürdü ve ülkenin kaynaklarını tüketti. Ancak yasa gereği savaş zamanlarında müzelerin kapatılması gerekirken, Müze halka açık kaldı. Dünya genelinden birçok kazı ekibi Irak’ı ziyaret etme konusunda tereddütlüydü; sonuçta burası bir savaş bölgesiydi. Ardından, akademisyenlerin biraz olsun nefes alıp Irak’ı ziyaret edebildiği kısa bir iki yıllık barış dönemi yaşandı.

The Golden Lyre of Ur at the Iraq Museum
Irak Müzesi’nde Ur’un Altın Lir’i Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Orta Doğu’nun modern tarihindeki dönüm noktası, Saddam’ın 2 Ağustos 1990’da Kuveyt’i işgal etmesiydi; bu olay uluslararası ekonomik yaptırımları ve 17 Ocak 1991’de Birinci Körfez Savaşı’nın “Çöl Fırtınası Harekâtı”nı tetikledi. Mart 1991’de rejime karşı Irak halkının ayaklanması ve yaşanan kargaşa da cabasıydı. Arkeoloji alanı ve Irak Müzesi, derin ve kalıcı etkileri olan çok büyük bir darbe aldı. Irak’taki birçok uydu müze kapatıldı; bazı eserler güvenlik amacıyla Bağdat’a taşınsa da, 1991 ayaklanmaları sırasında bunların büyük bir kısmı yakıldı ve yağmalandı.

Detail of Statue of Abu Bint Deimon, Hatra
Abu Bint Deimon Heykeli Detayı, Hatra Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Irak Cumhuriyeti’nin dört bir yanındaki birçok arkeolojik alan, yağmacılar için kolay bir av hâline geldi ve 1990’lar Irak’tan eser kaçakçılığının adeta altın çağı oldu. Irak Müzesi hâlâ kapalıydı, ancak Saddam Hüseyin’in doğum günü olan 28 Nisan 1999’da düzenlenen bir festival için geçici olarak açıldı. Üst düzey yetkililer, çeşitli diplomatik misyonlar ve halk bu törene katıldı.

Tsunami

Amerika Birleşik Devletleri, 2002 yılında Saddam’ı devirmek için uluslararası bir koalisyon organize etti ve buna öncülük etti. Savaş davulları çalmaya başladığında ve savaşın kaçınılmaz olduğu anlaşılınca bir dizi olay hızla gelişti:

24 Ocak 2003: Amerikan Arkeoloji Enstitüsü, Irak’ın arkeolojik mirasının korunması için acil bir açıklama yayımladı. Aynı gün, Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle yapılan bir toplantıda, birçok ilgili grup yağmalama tehlikesine karşı uyarıda bulundu.

The Mask of Warka
Warka Maskesi Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

27 Şubat 2003: Irak Müzesi resmen kapatıldı. Günlük faaliyetler sona erdi ve personel, uzman bir komite dışında rutin görevlerini bıraktı (eserlerin paketlenmesi ve taşınması işlemi 20–23 Şubat 2003 arasında gerçekleştirilmişti). Müze personeli, galerilerin büyük kısmını boşalttı ve eserleri ile belgeleri gizli yerlere ve sığınaklara yerleştirdi. Büyük heykeller, steller ve frizler ise köpük ve kum torbalarıyla korunarak halka açık galerilerde bırakıldı. Aynı gün, Amerikan Arkeoloji Derneği, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’e Irak’taki eski eserlerin korunması çağrısında bulunan bir mektup yazdı.

A Pair of Lions from Tell Harmal at the Iraq Museum
Irak Müzesi’nde Tell Harmal’dan Bir Çift Aslan Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

6 Mart 2003: Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS), tüm hükümetlere Irak’ın kültürel mirasının korunmasına yardım etme çağrısında bulundu.

17 Mart 2003: ABD Başkanı George W. Bush, Saddam ve oğullarına Irak’ı terk etmeleri için 48 saat süre verdi; aksi hâlde savaşla karşı karşıya kalacaklarını açıkladı.

19 Mart 2003: Mavi Kalkan Uluslararası Komitesi, Irak’ın kültürel mirasına verilecek zararların önlenmesi için acil bir açıklama yayımladı.

Facade of Inanna Temple from Uruk at the Iraq Museum
Irak Müzesi’nde Uruk’tan İnanna Tapınağı’nın Cephesi Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

20 Mart 2003: Savaş geniş çaplı bir saldırıyla başladı.

27 Mart 2003: UNESCO Genel Direktörü Koïchiro Matsuura, ABD’ye Irak’ın kültürel mirasını koruma çağrısında bulundu.

5 Nisan 2003: Amerikan birlikleri Bağdat’a girdi ve Cumhuriyet Muhafızları, Irak Ordusu ve çeşitli paramiliter milislerle çatıştı.

8 Nisan 2003: Askerî çatışma müzeye yaklaşınca Irak Müzesi’nin personeli ve çalışanları kaçtı ve müzeyi terk etti. Amerikan birlikleri müzenin içinde Irak askerleri ve keskin nişancılarla çatıştı; bir ABD tankı müzenin cephesine ateş etti.

Sumerian Worshipers from Tell Asmar at the Iraq Museum
Irak Müzesi’nde Tell Asmar’dan Sümerli Tapanlar Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

9 Nisan 2003: Saddam’ın rejimi çöktü ve ABD ordusu Bağdat’ı tamamen işgal etti.

10–11 Nisan 2003: Yağmalama ve vandalizm başladı.

12 Nisan 2003: Müze personeli ve halk, kişisel silahlarını kullanarak müzeyi korumak ve güvence altına almak için geldi. Uluslararası medya olay yerine ulaştı ve yağmalanan Irak Müzesi’ne ait şok edici görüntüler ve videolar tüm dünyaya yayıldı; bu durum uluslararası bir tepkiye yol açtı.

13 Nisan 2003: Irak Müzesi yönetimi, ABD ordusundan müdahale etmesini ve daha fazla yağmalamayı önlemesini istedi.

14 Nisan 2003: ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, müzeye koruma sağlanacağı ve verilen zararın telafi edileceği sözünü verdi.

Two Statues of Shalmaneser III at the Iraq Museum
Irak Müzesi’nde II. Şalmaneser’e Ait İki Heykel Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

15 Nisan 2003: Irak Müzesi hâlâ güvensiz bir durumdaydı.

16 Nisan 2003: Altı gün boyunca yağmayı seyredip müdahale emri almayan Amerikan birlikleri, sonunda müzeye girerek güvenliği sağladı.

17 Nisan 2003: Müze çalışanları temizleme ve içerikleri kayıt altına alma çalışmalarına başladı. Aynı gün UNESCO, Irak Müzesi felaketi hakkında Fransa’da uluslararası bir uzman toplantısı düzenledi.

21 Nisan 2003: Yağmalamayı değerlendirmek üzere, Deniz Piyadeleri Albayı Matthew Bogdanos’un başkanlık ettiği bir Amerikalı araştırmacı ekibi Bağdat’a ulaştı.

Bust of a Priest from Uruk
Uruk Şehrinde bir Rahip Büstü Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Genel olarak dört tür yağmalama tespit edildi:

  1. Rastgele ve dağınık yağmalamalar: En erken yağmalamaların bazıları gelişigüzel, rastgele ve örgütsüzdü; yanındaki gerçek eserler dokunulmadan bırakılırken bazı replikalar çalındı. Ayrıca bu yağmacıların birçoğu mobilya, bilgisayar, televizyon, laboratuvar aletleri, arabalar gibi eşyalara yönelmişti. Müzenin çevresinde yaşayan yoksul halkın bu tür yağmalamalardan sorumlu olduğu düşünülüyordu.
  2. Hedefli yağmalamalar (kamusal galeriler): Bazı yağmacılar kamuya açık galerilere odaklanmıştı ve neyi alacaklarını çok iyi biliyorlardı. Warka Vazosu, Warka Maskesi, Bassetki Heykeli ve Ur’un Büyük Altın Liri özellikle hedef alındı. Sümer kralı Lagaşlı Entemena’nın başsız heykeli, müzeden çalınan en ağır eser oldu.
  3. Yer üstü depoları: Kapılarında kırılma ya da zorla girme izleri yoktu; çok sayıda çanak çömlek parçası, kavanoz, kap vb. yağmalandı. Büyük olasılıkla içeriden biri tarafından yapılan bir operasyondu.
  4. Yer altı depoları: Burada en değerli, hafif ve kolay taşınabilir eserler - binlerce silindir mühür, boncuk ve mücevher - dolap ve kutular içinde, gizli ve uzak bir bölümde saklanıyordu. Bu yağmanın da içeriden biri tarafından yapıldığı açıktı; çünkü yağmacıların dolapların anahtarları vardı ve içlerinde ne bulunduğunu biliyorlardı.

Çalınan eserlerin kesin sayısı bilinmiyor, ancak yaklaşık 15.000 civarında olduğu kabul edilebilir. Medyada büyük abartılar yer almış, örneğin 170.000 hatta 600.000 eserin yağmalandığı iddia edilmiştir. Şu ana kadar yaklaşık 6000 eser geri alınmıştır.

Rehabilitasyon

Müze yavaş yavaş toparlanmaya başlamıştı ancak hâlâ halka kapalıydı. 3 Temmuz 2003 tarihinde Irak Müzesi, yalnızca 2 saatliğine açıldı ve 1 Haziran 2003’te Irak Merkez Bankası’nın su basmış kasasında bulunan Nimrud Hazinesi sergilendi. O dönemde Irak’taki Koalisyon Geçici Yönetimi’nin yöneticisi olan Paul Bremer, siyasetçiler ve gazetecilerle birlikte sergiyi ziyaret etti (halka açık değildi). Bundan sonra müze tekrar kapatıldı ve ertesi gün Nimrud Hazinesi güvenli bir yere geri taşındı. Ara sıra çalınan bazı eserler müzeye geri dönüyordu.

Ivory Horse Frontlets from Nimrud
Nimrud’dan Fildişi At Başlıkları Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Yenileme ve yeniden düzenleme çalışmaları 2004 yılında başladı; yeni bir güvenlik sistemi, kameralar, laboratuvarlar vb. kuruldu. Aralık 2008’de müze gazetecilere ve sadece birkaç saatliğine açıldı; siyasetçi Ahmed Çelebi bazı çalınmış eserleri geri getirdi. 23 Şubat 2009’da dönemin Başbakanı Nuri el-Maliki, dünyaya Irak’taki durumun istikrarlı olduğu mesajını vermek amacıyla müzeyi bir günlüğüne açtı. İlk kez 9 Haziran 2009’da, Irak Müzesi’nin bazı başyapıtları İtalya’nın hazırladığı Sanal Irak Müzesi projesi aracılığıyla çevrimiçi olarak erişime açıldı. Kasım 2011’de ise Google Street View teknolojisi kullanılarak müzenin sanal ve ücretsiz bir turu oluşturuldu.

Yeniden Doğuş

İzleyen yıllarda, yavaş yavaş tüm galeriler yenilendi ve restore edildi ve içerikler modern cam vitrinlerde sergilendi. Müze, 28 Şubat 2015 tarihinde, dönemin Başbakanı Haydar el-Abadi tarafından resmî olarak halka yeniden açıldı. Ziyaretçileriyle yeniden canlanan müzeyi artık Cumartesi’den Perşembe’ye, 09.00–13.30 saatleri arasında ziyaret etmek mümkündür. Bilet ücreti Iraklılar için 3.000 Irak dinarı (yaklaşık 2,50 USD), yabancılar için ise 25.000 Irak dinarıdır (yaklaşık 20 USD). Fotoğraf çekimine (flashsız) izin verilmektedir. Çantalarınızı koyabileceğiniz emanet dolapları mevcuttur. Personel oldukça yardımseverdir ve genel ortam oldukça keyiflidir. Ziyaretçilerin fotoğraflarını (izinleriyle) çeken bir fotoğrafçı vardır; bunları neredeyse her gün Iraqi Museum Friends adlı bir Facebook sayfasına yüklemektedir. Müze, tarihin tüm dönemlerini kapsayan 23 galeriye sahiptir ve yakın zamanda yeni bir “El-Mercan Galerisi” eklenmiştir.

The Warka Vase at the Iraq Museum
Irak Müzesi’nde Warka Sürahisi Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

En son Irak Müzesi’ne gidişim sanırım 1978 ya da 1979’daydı. 2009’dan beri ilk kez Bağdat’ı (doğduğum yer, okul yıllarımın ve tıp fakültesi dönemimin geçtiği şehir) ziyaret ettim ve sadece 3 günüm vardı. Bu sürenin yarım gününü Irak Müzesi’ni gezmeye ayırdım; ziyaretim 14 Mart 2019’daydı. Oraya vardığımızda mutluluk, hüzün, nostalji, gözyaşı, öfke ve donakalma hissinin tuhaf bir karışımını yaşadım. Biletleri alıp güvenlikten geçtikten sonra personelin misafirperverliği ve yüzlerce okul çocuğunun eğlendiği neşeli ortam beni karşıladı. Mezopotamya eserlerini Irak Müzesi’nde görmek, onları Irak dışındaki müzelerde görmekten çok daha farklı bir his.

Stele of Dadusha at the Iraq Museum (detail)
Irak Müzesi’nde Daduşa Steli (detay) Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Orada geçirdiğim birkaç saat içinde yaklaşık 10.000 fotoğraf çektim. Ardından, arkeolog Dr. Jinan Mansour’u ve yine arkeolog olan arkadaşım Nawfal Mohammad’ı ziyaret ettim; ikisi de orada çalışıyor. Yan binadaki Eski Eserler Genel Müdürlüğü’nde bir bardak çay içip onlarla sohbet ettim. Ayrılırken son bir kez dönüp baktım ve “Müzeyi bir daha ziyaret edebilecek miyim?” diye düşündüm. Umarım ederim!

Tarih, Irak’ı Mezopotamya mirasının meşru varisi ve insanlık tarihinin merkezi hâline getirmişti. Genel olarak Irak, özellikle Bağdat, farklı din ve kültürlere sahip çeşitli insanların tek ve sağlam bir bütün oluşturduğu bir “eritme potası”ydı.

Ivory Statue from Nimrud at the Iraq Museum
Irak Müzesi’nde Nimrud’dan Fildişi Heykel Osama Shukir Muhammed Amin (Copyright)

Teşekkür:

Irak Müzesi’ne ve çalışanlarına minnettarım; onların çabaları olmasaydı dünya bu mirası göremezdi. Özellikle Nawfal Mohammad ve Dr. Jinan Mansour’a gösterdikleri büyük misafirperverlik için özel teşekkürlerimi sunarım.

Bibliografya

World History Encyclopedia, Amazon Associate üyesidir ve uygun kitap satın alımlarından komisyon kazanır.

Çevirmen Hakkında

Şüheda Bulut
Şüheda Bulut, tarihe ve uluslararası konulara ilgi duyan bir tercümanlık öğrencisidir. Dünyayı anlamaya, insanları bir araya getirmeye ve merakını bilgiye dönüştürmeye heveslidir.

Yazar Hakkında

Osama Shukir Muhammed Amin
Nöroloji Doçenti ve Medeniyetin Beşiği Mezopotamya’nın tutkunu. Mezopotamya tarihiyle çok ilgileniyorum ve hem Irak’ta hem de dünyanın dört bir yanındaki müzelerdeki arkeolojik alanlar ve eserlerin fotoğraflarını çekmeye çalışıyorum.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Amin, O. S. M. (2025, Aralık 23). Irak Müzesi: Karanlıktaki Bir Parıltı. (Ş. Bulut, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1355/irak-muzesi-karanliktaki-bir-parilti/

Chicago Formatı

Amin, Osama Shukir Muhammed. "Irak Müzesi: Karanlıktaki Bir Parıltı." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, Aralık 23, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1355/irak-muzesi-karanliktaki-bir-parilti/.

MLA Formatı

Amin, Osama Shukir Muhammed. "Irak Müzesi: Karanlıktaki Bir Parıltı." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, 23 Ara 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1355/irak-muzesi-karanliktaki-bir-parilti/.

Reklamları Kaldır