Çanakkale Savaşı

Churchill'in Birinci Dünya Savaşı'ndaki Hatası
Mark Cartwright
tarafından yazıldı, Batuhan Aksu tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
Australian Troops Landing at Gallipoli (by Charles Bean, CC BY-NC-SA)
Avustralya Birlikleri Gelibolu'ya Çıkarken Charles Bean (CC BY-NC-SA)

Çanakkale Savaşı veya Gelibolu Seferi, Birinci Dünya Savaşı (1914-18) esnasında 1915-16 yıllarında Türkiye'de gerçekleşti. Bu büyük sefer, İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelanda (ANZAK) birliklerinin katılmasıyla, Çanakkale Boğazı'nı geçerek Karadeniz'e ulaşmayı ve böylece Rusya'ya yeni bir ikmal yolu teminini hedefliyordu. Osmanlı müdafaası güçlü kaldı ve sekiz ay süren yıpratma savaşı sonunda Müttefiklerin geri çekilmesiyle neticelendi. Pahalı bir başarısızlık olarak şöhret bulan bu savaşta 250.000 Müttefik askeri hayatını kaybetti ve bunun en büyük destekçisi olan Winston Churchill, İngiliz Donanma Nezareti'ndeki vazifesinden azledildi.

Seferin Gayeleri

Birinci Dünya Savaşı'nda (Cihan Harbi, Harb-i Umumi), İngiltere, Fransa ve Rusya'dan (ve müttefiklerinden) oluşan İtilaf Devletleri, Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluğu'ndan (ve müttefiklerinden) oluşan İttifak Devletlerine (Merkezi Güçlere) karşı savaştı. Fransa ve Belçika'daki Batı Cephesi'nde ana harp sahası Siper Savaşı'na saplanıp kalınca, Müttefikler düşmanın çıkarlarının zarar görebileceği alternatif bir zayıf nokta aradılar. Bu noktalardan biri, o zamanlar Osmanlı İmparatorluğu'nun kontrolündeki ve deniz taşımacılığı için hayati ehemmiyet taşıyan Gelibolu Yarımadası (Ege Denizi'ni Karadeniz'e bağlayan) olabilirdi. Bu rota, en dar noktasında yalnız 30 mil (48 km) uzunluğunda ve bir milden (1,6 km) daha az genişliğinde dar bir geçittir. Asırlarca birçok hırslı orduyu kendine çekmiştir; ta ki Roma imparatoru Valens'in (hükümdarlığı 364-378) öldürüldüğü Adrianopolis Savaşı'nın felaketine kadar. Gerçekten de, Doğu Akdeniz'in bu kısmı efsanelerde bile harp sahası olmuştur ve Truva Savaşı'nın geçtiği yerdir.

Gelibolu Seferi'nin nihayetinde Konstantinopolis'i (modern İstanbul) ele geçirmeyi ve böylece Rusya'ya serbestçe malzeme gönderilmesini temin etmeyi hedeflediği umuluyordu. Gerçekten de, Rus İmparatorluğu müttefiklerinden Çanakkale Boğazı'nda yeni bir cephe açmalarını istemişti. Bir diğer avantajlı netice ise Almanya'nın müttefiki Osmanlı'yı desteklemek için Batı Cephesi'nden birliklerini çekmesi olacaktı. Daha meçhul bir hedef ise, bu bölgeyi kontrol ederek Osmanlı İmparatorluğu'nun çökmesini temin etmekti. Daha da iddialı bir hedef ise, böyle bir çöküşün İtilaf Kuvvetleri'nin Almanya'ya karşı yeni bir cephe açmasına ve muhtemelen Batı Cephesi'ndeki çıkmazı kırmasına imkan vermesiydi.

GELİBOLU çıkarmaları, MUHTELİF operasyonel EKSİKLİKLER YÜZÜNDEN başarısız oldu.

Çanakkale Boğazı'na müteveccih bir hücum planı, o zamanki Bahriye Nazırı Winston Churchill (1874-1965) ve Harbiye Nazırı Lord Herbert Kitchener (1850-1916) gibi önde gelen simalar tarafından hem Batı Cephesi'ni değiştirmek hem de Kraliyet Donanması'nı savaşa daha iyi dahil etmek için bir yol olarak desteklendi. 20 Müttefik gemisinden oluşan ortak bir İngiliz-Fransız deniz seferi olan Dardanel Operasyonu (19 Şubat - Mart 1915), boğazdaki kaleleri ele geçirmek için gönderildi. Bu sefer, Türklerin ana kalelerinden gelen yoğun ateş ve bu sularda döşenmiş mayınların beklenmedik yoğunluğu nedeniyle Çanakkale Boğazı'ndan geçmeyi başaramadı. Seferde dokuz savaş gemisi batırıldı veya ağır hasar gördü ve Kumkale kalesine yapılan Kraliyet Deniz Piyadeleri hücumu da pahalı bir başarısızlıkla neticelendi.

Winston Churchill, 1914
Winston Churchill, 1914 National Portrait Gallery (Public Domain)

Artık elzem olanın, çok daha büyük bir birlik gücüyle amfibi bir çıkarma olduğu düşünülüyordu. Bu plan kağıt üzerinde iyi görünüyordu, ancak pratiğe gelince, birçok operasyonel eksiklik yüzünden başarısız oldu; en büyük eksiklik ise, küçük imkanlarla büyük neticeler elde etmeyi hedefleyen (oldukça iyimser bir şekilde) bir operasyon için kafi miktarda sayıda askerin temin edilememesiydi. Osmanlı topçuları hala sağlam ve deniz hücumunun başarısızlığı yüzünden yaklaşan bir işgale karşı tamamen tetikteyken, Gelibolu Seferi 25 Nisan 1915'te başlatıldı.

Başlangıçta Gelen Engel

Çanakkale seferinin kumandası, müstemleke çarpışmalarında mütebahhir bir tecrübeye sahip ama muasır savaşa dair pek bilgisi olmayan General Ian Hamilton'a (1853-1947) verildi. Hamilton'ın kumanda merkezini çatışma sahasından uzakta, İmroz Adası'na kurması kötü bir karardı.

Hamilton'ın muvaffakiyet şansı, çok milletli kuvvetinin karşı karşıya kalacağı Türk tahkimatları hakkında güncel istihbarat eksikliği yüzünden daha da azaldı. Operasyonu ciddi şekilde baltalayacak diğer faktörler ise, hedeflerin aşırı iddialı olması, lojistik meseleleri ve hasımlarının kabiliyetinin hafife alınması ve neredeyse tamami gizliliğin olmamasıydı. Daha da kötüsü, birliklerin toplanması, operasyonun bu kısmının yavaşlığı ve birliklerin Limni'den İskenderiye'ye ve oradan da Çanakkale'ye nakledilmesiyle daha da bariz hale geldi. Bu lojistik aksaklıkların sebep olduğu gecikmeler, müdafaadaki Türk Ordusuna yaklaşan işgale hazırlanmak için bolca zaman tanıdı.

Landing Beach, Gallipoli Campaign
Çıkarma Sahili, Çanakkale Savaşı (Gelibolu Seferi) Imperial War Museums (CC BY-NC-SA)

75.000 kişilik Müttefik (İtilaf) kuvvetine karşı, Beşinci Türk Ordusu'nun 84.000 askeri vardı. Bu ordu, Osmanlı Ordusu'nda uzun yıllar hizmet vermiş bir Alman olan General Otto Liman von Sanders (1855-1929) tarafından kumanda ediliyordu. Müdafaadaki bir diğer kilit isim ise, gelecekte Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olacak Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938) idi. Atatürk, Çanakkale'de 19. Tümeni kumanda etti ve bunu büyük bir ustalıkla yaptı; müttefiklerin nereye çıkarma yapacağını (iki kere) doğru bir şekilde tespit etti ve ardından adamlarını hayati ehemmiyeti taşıyan Sarı Bayır sırtını müdafaa etmeye teşvik etti.

Çıkarmalar

TABİİ örtüden FAYDALANMA İMKANI az olan İTİLAF KUVVETLERİ, kısa ZAMAN sonra düşman ATEŞİ altında sıkışıp kaldı.

200 ticaret gemisinden oluşan bir filo ile muhtelif sahillere taşınan İtilaf kuvveti, İngiliz Ordusu, İngiliz İmparatorluğu askerleri ve Fransız Ordusu ve Fransız koloni birliklerinden oluşan bir karışımdı. Güneyde, Korgeneral Aylmer Hunter-Weston liderliğindeki ana kuvvet, Gelibolu Yarımadası'ndaki Seddülbahir'e çıktı. Kuzeyde, General William Birdwood kumandasındaki Avustralya ve Yeni Zelanda Ordu Kolordusu (ANZAK), kısa zaman sonra bütün yanlış sebeplerden dolayı ANZAK Koyu olarak bilinecek olan Arıburnu'na çıkarma yaptı ki ANZAK mezarlığı buna daha uygun bir ad olurdu. Bu arada, dikkat dağıtıcı bir taarruz tertiplemekle vazifelendirilen Fransız tümeni, Gelibolu Yarımadası'nın karşısındaki Kumkale'ye çıkarma yaptı. Bir başka dikkat dağıtıcı hareket ise, bu defa İngiliz birliklerinin katılmasıyla, Türklerin kuzeyde dördüncü bir çıkarma yapılacağını düşünmelerini temin etmek maksadıyla Marmara Denizi'ne doğru ilerlemesiydi. Bu son plan işe yaradı ve Liman von Sanders ana hücumunun nereden geleceğinden hiç emin değildi. İlk iki gün boyunca, ana çıkarma yalnızca bir Türk tümeniyle karşı karşıya kaldı. İki ana Müttefik çıkarma bölgesi ele geçirildi ve kademeli olarak genişletildi. Sonra saldırganlar için işler ters gitmeye başladı.

Gelibolu Yarımadası çevresinde faydalanabilecekleri tabii örtü az olan İtiaf kuvvetleri, bilhassa iyi korunan makineli tüfeklerden gelen düşman ateşiyle kısa sürede sıkıştırıldılar. Müttefik kumandanlar daha sonra sahillerde tereddüt ederek ve düşmanı nümerik üstünlükle ezmeyerek vaziyeti kontrolden çıkardılar. Buna karşılık, Kabatepe'deki ANZAK çıkarması oldukça muvaffak oldu ve bu birlikler zaten iç bölgelere doğru ilerliyordu. Ardından Atatürk, kritik ehemmiyete sahip Çanakkale Boğazı'nın hakim tepeleri olan Conkbayırı'nı ele geçirmek için bir karşı taarruz tertipledi. ANZAK birlikleri sahile geri çekilmeye mecbur kaldı; bilmedikleri şey ise ilerleme şanslarının sonsuza dek kaybolmuş olmasıydı.

Gallipoli Campaign Map
Gelibolu Seferi Haritası Mitchell Library (CC BY-NC-SA)

Müttefik (İtilaf) birlikleri artık kendilerini korumak için siper sistemleri inşa etmeye mecbur kaldılar. Operasyonun hızlı ve kolay bir zaferle neticelenmeyeceği de açıktı. Ayrıca, topçu birlikleri için kafi miktarda mühimmat temin edilememesi gibi organizasyonel eksiklikler de vardı. Muharebe, her iki tarafın da ağır kayıplar vermeden düşmana karşı ilerleyemeyeceği bir yıpratma savaşına dönüştü. Sonraki iki hafta içinde Müttefikler birliklerinin üçte birini kaybetti. Devamlı olarak takviye birlikleri getirildi.

Siperlerdeki şartlar Batı Cephesi'ndeki kadar kötüydü. Sıcak hava, soğuk hava ve siperleri sular altında bırakan bitmek bilmeyen yağışlı hava, kifayetsiz giyim, düzensiz yiyecek tedariki ve suyun karneye bağlanması, günlük müşküllerden yalnızca bazılarıydı. Kötü hijyen ve sıhhi tesisler ile ölüleri gömecek yer olmaması yüzünden, askerler kısa zaman sonra dizanteri yakalanma riskiyle karşı karşıya kaldı. Bir Avustralyalı asker alaycı bir şekilde şöyle demişti: "Asıl savaşmak, her şeyin en kolayıydı" (Yorke, 50).

İngiliz asker Vere Harmsworth evine yazdığı mektupta şunları anlatmıştı:

"Ön cephedeki siperde dört gün geçirdik. Çok az kayıp verdik. Bizi oraya, kısmen başarısızlıkla neticelenen büyük bir taarruzdan hemen sonra yerleştirdiler ve siperimizle Türkler arasındaki arazi cesetlerle doluydu. Zannederim ki cesetler uzun zaman orada kalacak. Bu sıcakta vücut ve yüz 24 saatten kısa bir zaman içinde tamamen simsiyah oluyor ve koku korkunç. Her yerde bulunan sinekler de umumi rahatsızlığa katkıda bulunuyor."

(Williams, 37)

Maori Soldier, Gallipoli
Maori Askeri, Gelibolu Charles Bean - Imperial War Museums (CC BY-NC-SA)

Avustralyalı er Henry Barnes, ANZAK siperlerine karşı düşman taarruzunu şöyle anlatıyor:

Türkler tüfek ateşiyle birlikte bomba da atıyorlardı ve ara sıra siperlere giren adamdan kaçınmak çok zordu. Bunlardan bir tanesi tam önüme düştü – bir şeyler bağırarak geldi ve neredeyse – ben ve yanımdaki adam tarafından vuruldu, üçümüz aynı anda ateş ettik, siperin girişinde oldukça kalabalık bir şekilde duruyorduk. Neredeyse süngümün üzerine düştü – çok iri bir adamdı – ve tam üzerime düşmüştü ve hiçbirimiz onu kaldıramadık. Ateş menzilinden uzak dururken onu üç metre bile kaldıramayacak kadar ağırdı ve kelimenin tam manasıyla, o Türk'ün üzerinde iki gün oturdum – öğle yemeğimizi onun üzerinde oturarak yedik. Konserve et ve bisküvi yiyorduk.

(Imperial War Museums)

Başka Bir Taarruz

İki ay sonra, siper çıkmazından kurtulmak için Hamilton, takviye olarak daha fazla tümen gönderdi. Ne yazık ki, Müttefikler için Türkler bu zamana kadar pozisyonlarını önemli ölçüde tahkim etmişlerdi. 6 Ağustos'ta Sulva'da üçüncü bir amfibi çıkarma yapıldı, ancak herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. Aynı zamanda, ANZAK birlikleri Çanakkale Boğazı'nı ele geçirmek gayesiyle düşman hatlarına yeni bir hücum başlattı. Gece yapılan bu taarruz da Türk makineli tüfekçilerince durduruldu. Bir kere daha, devamlı olarak daha fazla asker indirilmesine rağmen, güçlendirilmiş kuvvetler yine de iç bölgelere ilerleyemedi ve müdafiileri arkadan kuşatamadı. Artık hazan havası da kötüleşmeye başlamıştı.

Başarısızlığın Sebepleri

İngiliz hükümeti artık bu kadarına da yeter dedi. Hamilton Ekim ayında vazifesinden alındı ​​ve harp boyunca bir daha kumanda vazifesi almadı. Operasyonun yeni kumandanı Charles Monro (1860-1929) oldu ve hemen geldikten ve vaziyeti bizzat gördükten sonra, yarımadadan derhal çekilmeyi tavsiye etti. Churchill'in alaycı bir şekilde belirttiği gibi, "Geldi, gördü, teslim oldu" (Bruce, 149). Gerçekte ise Monro haklıydı ve fiyasko sona ermeliydi. Kitchener onu şahsen ziyaret etti ve aynı fikre geldi.

Çanakkale Savaşı birçok sebepten mütevellit başarısızlıkla neticelenmişti:

…sistematik bir hazırlık yapılmamıştı, hususi olarak teçhiz edilmiş birlikler, kumanda ve kontrol sistemi yoktu, istihbarat veya yanıltma faaliyetleri kifayetsizdi ve merkezi bir kumanda pozisyonu bulunmuyordu.

(Winter, 332)

Her iki taraftaki askerler de yeterince cesurca savaştı ama son derece küçük ve açıkta kalan çıkarma plajlarının doğru bir şekilde keşfi yapılmış olsaydı, muhtemelen hiçbir amfibi operasyon asla başlatılmazdı.

Evacuating Gallipoli
Gelibolu'nun Tahliyesi Ernest Brooks - Imperial War Museums (CC BY-NC-SA)

Geri çekilme kendi risklerini taşıyordu, ancak Aralık ayında ve ardından Ocak 1916'nın ilk haftasında başarıyla tahakkuk ettirildi. Şaşırtıcı bir şekilde, muhtelif hileler sayesinde Türkler neler olup bittiğinden habersiz kaldığı için geri çekilme esnasında hiçbir can kaybı yaşanmadı. Bu başarı, operasyonun tamamıyla yekpare bir tezat oluşturuyordu. Müttefikler toplamda yaklaşık 480.000 asker çıkarmış, ancak Çanakkale Savaşı'nda yaklaşık 250.000 kayıp vermişti. Türk kuvvetleri de muhtemelen benzer şekilde veya muhtemelen de 300.000'e kadar kayıp vermişti.

Savaş başarısızlıkla neticelenmiş ve Rusya savaş ortaklarından izole kalmıştı. Ayrıca Bulgaristan da İttifak Kuvvetleri safında savaşa katılmıştı. Churchill, Çanakkale fiyaskosu neticesinde Bahriye Nezareti'nden uzaklaştırıldı, ancak daha sonra yapılan resmi bir tahkikat, seferle alakalı profesyonel tavsiyeleri göz ardı etmediğini meydana koydu. Çabalar artık Avrupa'daki Batı Cephesi'ne yoğunlaştırıldı ama savaş yine de iki buçuk yıl daha sürdü. Avustralya ve Yeni Zelanda'da, I. Dünya Savaşı nihayet sona erdiğinde, savaşta hayatını kaybedenleri anmak için seçilen tarih 25 Nisan oldu - ANZAK Günü olarak bilinen bu tarih, ilk Çanakkale çıkarmasının yapıldığı tarihtir.

Çevirmen Hakkında

Batuhan Aksu
Batuhan, Georgetown Üniversitesi Tarih Bölümü'nde doktora öğrencisidir. Üniversiteye katılmadan önce Boğaziçi Üniversitesi (MA-BA) ve Manchester Üniversitesi'nden (ER+) dereceler almıştır. İlgi alanları arasında seyahat çalışmaları ve entelektüel tarih bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Mark Cartwright
Mark, tam zamanlı bir yazar, araştırmacı, tarihçi ve editördür. Özel ilgi alanları arasında sanat, mimari ve bütün medeniyetlerin paylaştıkları düşünceleri keşfetmek yer alır. Siyaset Felsefesi alanında Yüksek Lisans derecesini almış ve WHE Yayıncılık Direktörüdür.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Cartwright, M. (2025, Kasım 29). Çanakkale Savaşı: Churchill'in Birinci Dünya Savaşı'ndaki Hatası. (B. Aksu, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-25607/canakkale-savasi/

Chicago Formatı

Cartwright, Mark. "Çanakkale Savaşı: Churchill'in Birinci Dünya Savaşı'ndaki Hatası." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, Kasım 29, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-25607/canakkale-savasi/.

MLA Formatı

Cartwright, Mark. "Çanakkale Savaşı: Churchill'in Birinci Dünya Savaşı'ndaki Hatası." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, 29 Kas 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-25607/canakkale-savasi/.

Reklamları Kaldır