18 Brumaire Darbesi

Harrison W. Mark
tarafından yazıldı, Kerem Artun tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
General Bonaparte in the Coup d'état of 18 Brumaire (by François Bouchot, Public Domain)
18 Brumaire Darbesi'nde General Bonapart François Bouchot (Public Domain)

18 Brumaire Darbesi (9-10 Kasım 1799), Fransa'da Fransız Direktuvar Hükümeti'ni devirerek yerine Fransız Konsüllüğü'nü getiren kansız bir darbedir. Bu darbe Napolyon Bonapart'ı iktidara taşımış ve pek çok tarihçinin görüşüne göre Fransız İhtilali'nin (1789-1799) sonunu getirmiştir.

Arka Plan: Devrim Yorgunluğu

1799 yılında, Fransız İhtilali onuncu yılına girmişti ve Paris'te çeşitli gruplar iktidar için yarışıyordu. 1795 Kasım’ında Üçüncü Yıl Anayasası’nın yürürlüğe girmesinden bu yana Fransa’nın yönetimini elinde bulunduran Fransız Direktuvarı, sol kanattaki neo-Jakobenler ile sağ kanattaki muhafazakâr monarşi yanlıları arasında amansız bir siyasal çekişmenin odağı hâline gelmişti. Her iki taraf da iktidarı ele geçirmeleri hâlinde Devrim’in gidişatını köklü biçimde değiştirecekleri tehdidinde bulundu; Jakobenler, Robespierreciler tarafından kaleme alınan radikal 1793 Anayasası’nı yürürlüğe koymak isterken, muhafazakârların zaferi ise büyük olasılıkla monarşiye dönüşle sonuçlanacaktı. Sınır bölgelerinde ise Fransa, Avrupa güçlerinden oluşan yeni bir Fransa karşıtı ittifaka karşı İkinci Koalisyon Savaşı’na (1798-1802) karışmıştı. Eylül 1798 tarihli Jourdan Yasası, 20-25 yaşları arasındaki tüm bekar erkeklerin zorunlu askerlik hizmetine alınmasını öngörmüştü; ancak bu acemi askerlerin akını, Fransa'nın Almanya ve İtalya'da erkenden aldığı yenilgileri önlemede pek işe yaramadı.

Devrİmle geçen on yılın sonunda, Fransız halkının çoğu artık bu kargaşadan bıkmıştı.

Bu faktörler savaş, yolsuzluk ve siyasi çalkantıların pençesindeki, son derece istikrarsız bir Cumhuriyet'e işaret ediyordu. Devrimle geçen on yılın sonunda, Fransız halkının çoğu artık bu kargaşadan bıkmıştı. Devrim hükümetinin kararnamelerinin histeriye varan bir coşkuyla karşılandığı 1789'un o günleri artık geride kalmıştı. Halk ayaklanmalarının ulusun kaderini şekillendirdiği, Devrime kitlesel katılımın olduğu o günler artık geride kalmıştı. Halk, eski rejimin zorbalıklarını unutmamış olsa da, bu zorbalıklar uzak birer anı olarak kaybolurken, Devrim'in neden olduğu çatışmalar hâlâ devam ediyordu. 1799 yılına gelindiğinde, pek çok kişi devrim yorgunluğu yaşamaktaydı ve yeni kazanılmış özgürlüklerin bir kısmından feragat etme pahasına bile olsa, istikrar ve huzur vaat eden ilk hükümeti memnuniyetle karşılayacaktı.

Ancak aylar geçtikçe, Direktuvar'ın istikrar sağlayamacağı giderek daha belirgin hale geldi. Kuşkusuz, Direktuvar istikrar düşünülerek kurulmuş ve güçler ayrılığını titizlikle sürdürecek şekilde tasarlanmıştı. Direktuvar, Fransa'nın devrimci hükümetleri arasında iki meclisli bir parlamentoya sahip ilk hükümet idi: alt meclis olan Beş Yüzler Meclisi, yasaları önermek ve yazmaktan sorumlu, 30 yaşın üzerinde 500 milletvekilinden oluşuyordu; üst meclis olan Yaşlılar Meclisi ise bu tür yasaları kabul etmek veya veto etmekle sorumlu, 40 yaşın üzerindeki 250 milletvekilinden oluşuyordu. Yürütme yetkisi, Beşler Konseyi olarak bilinen beş kişilik bir kurulda toplanmıştı. Bu kişiler, siyasi deneyime sahip olmaları beklenen ve Beş Yüzler Meclisi'nin sunduğu kısa listeden Yaşlılar Konseyi tarafından seçilen Direktörler idi. Aynı beş kişinin süresiz olarak iktidarda kalmasını engellemek amacıyla, her yıl kura çekimiyle belirlenen bir Direktörün istifa etmesi zorunluydu. Kurnaz Paul Barras gibi bazı Direktörler, Direktuvar'ın ömrü boyunca iktidarda kalmayı başarsa da, Direktörlerin çoğu etkisiz politikacılardı ve bu durum, Direktuvar'ın verimsizlik hususundaki itibarını daha da pekiştirdi.

Bu güçler ayrılığına rağmen, Direktuvar hızla yolsuzluğun ve siyasi entrikaların kurbanı oldu. Nisan 1797 seçimlerinde kraliyetçiler yasama meclisinde çoğunluğu kazandılar ve hemen ardından rahipler ile émigrés (göçmenler) üzerindeki kısıtlamaları hafifletmek için adımlar attılar. Bu durum, ılımlı cumhuriyetçi Direktörlerden üçünü (Paul Barras, La Révellière ve Reubell) tehdit etti ve onlar da 18 Fructidor Darbesi'ni (4 Eylül 1797) yapmaya karar verdiler. Popüler General Napolyon Bonapart'ın yardımını alan ılımlı Direktörler, Paris'i sıkıyönetim altına aldılar, 49 Fransız departmanının seçimlerini iptal ettiler ve 214 muhafazakâr milletvekilini tutukladılar; bunlardan 64'ü Fransız Guyanası'na sürgün edildi.

Coup of 18 Fructidor
18 Fructidor Darbesi Pierre Gabriel Berthault (Public Domain)

Ertesi yıl, neo-Jakobenlerin çoğunluğu kazanması muhtemel göründüğünde, Direktörler, seçilemeyecek durumda olan 106 adayı diskalifiye eden bir yasa çıkararak ılımlı çoğunluğu yeniden korudular. Nisan 1799 seçimlerinde, Direktuvar'ın savaş idaresinden duyulan hoşnutsuzluk, her iki yasama meclisinde de neo-Jakoben çoğunluğun seçimi kazanmasına yol açtı. General Barthélemy Catherine Joubert komutasındaki askerlerin yardımıyla neo-Jakobenler, 30 Prairial Darbesi'ni önleyici bir hamle olarak gerçekleştirdi ve ılımlı Direktörlerden ikisini istifaya zorladılar (Barras taraf değiştirerek iktidarda kalmayı başardı.) Her ne kadar hepsi kansız olsa da, üç yılda üç darbe, Cumhuriyet'in geleceği için iyiye işaret değildi ve dördüncü, potansiyel olarak son darbenin gelmekte olduğu açıktı. Tek soru, Direktuvar'a son darbeyi kimin indireceğiydi.

Komplocular

Emmanuel-Joseph Sieyès, Direktuvar'ı hiçbir zaman sevmemişti. 1795 yılında orijinal beş Direktörden biri olarak kendisine bir pozisyon teklif edilmiş, ancak esasen III. Yıl Anayasası'na karşı olduğu için reddetmişti. Mayıs 1799'da iş kendisine tekrar teklif edildiğinde kabul etti; bu durum fikir değişikliğinden değil, Direktuvar'ı yok etme zamanının geldiğini ve bunu yapmanın en iyi yolunun içeriden olduğunu fark etmesindendi. Sieyès, siyasi değişime yabancı değildi. 1789'da Üçüncü Sınıfın Ulusal Meclis'i kurarak Devrimi başlatmasında önde gelen bir sesti. Maximilien Robespierre'in düşmanı olan Sieyès, Jakoben egemenliği yıllarında gözden uzak durmak zorunda kalmıştı; daha sonra alaycı bir şekilde Terör Dönemi'nde ne yaptığı sorulduğunda, Sieyès ciddice "Hayatta kaldım" diye yanıtladı. Şimdi ise, Devrimi başlatmaya yardımcı olan bu adam, onu bitirmenin yollarını arıyodu. Tek ihtiyacı olan güçlü dostlardı.

Sieyès, Direktuvar'ın aleyhine çıkar sağlamayı uman güçlü adamların eksikliğini çekmeyeceğini görecekti. Bu kişilerden biri, Amerikalı diplomatlardan rüşvet talep ederken yakalandıktan sonra Temmuz ayında Dışişleri Bakanlığı görevini kaybeden, tehlikeli derecede hırslı bir adam olan Charles-Maurice de Talleyrand idi. Bir diğeri ise, komloyu finanse etmeyi kabul eden, etkili ve gösterişli Adalet Bakanı Jean-Jacques de Cambacérès idi. Polis Bakanı Joseph Fouché'nin katılımı oldukça faydalıydı; Fouché'nin Paris'in her yerinde, kasaplar, perukçular, barmenler ve fahişeler arasında gizlenmiş casusları vardı ve dahası, hiçbir darbede kaybeden tarafta olmamıştı (ancak komplocular, Fouché'nin planın ters gitmesi durumunda tutuklanmaları için ihtiyat planları yaptığını öğrenselerdi hayal kırıklığına uğrayabilirlerdi). Komplo, Sieyès'in fiilen yandaşı olan diğer bir Direktör Roger Ducos'u ve Beş Yüzler Meclisi'nde bir milletvekili ve Napolyon'un küçük kardeşi olan Lucien Bonapart'ı da içerecek şekilde genişleyecekti. Böylesine zorlu bir kadroyla, komplonun başarı şansı zaten yüksekti; artık tek ihtiyacı, Sieyès'in "kılıcı" olarak adlandırdığı bir askerin, yani gücü destekleyecek bir kolun olmasıydı.

Emmanuel-Joseph Sieyès
Emmanuel-Joseph Sieyès Jacques-Louis David (Public Domain)

Sieyès'in aklındaki "kılıç", 30 Prairial Darbesi sırasında Sieyès'e zaten faydalı olduğunu kanıtlamış olan genç, yakışıklı ve gözü pek General Joubert idi. Ağustos ayı başlarında, Sieyès ve Talleyrand, Joubert'e İtalya Ordusu'nun komutasını verdiler, böylece darbe planlanmadan önce birkaç zafer daha kazanabilirdi. Ne yazık ki, Joubert komutayı aldıktan sadece birkaç gün sonra, Novi Muharebesi'nde (15 Ağustos) öldürüldü. Sieyès, ordunun ve Fransız vatandaşlarının desteğini sağlayacak kadar popüler yeni bir "kılıç" aramak zorunda kaldı. Muhtemel adaylar arasında, Sieyès'in hedeflerine yardımcı olması olası çok az kişi vardı. Jean Bernadotte fazla Jakoben'di ve Fleurus Muharebesi'nin kahramanı Jean-Baptiste Jourdan, darbeye yardım etmeyi kesinlikle reddetti, ancak engel olmayacağına da söz verdi. Sieyès daha sonra siyasete karışmaktan çekinen General Jean-Victor Moreau'yu etkilemeye çalıştı. Ekim ayı başlarında, Sieyès Moreau'yu ziyaret ederken, Napolyon Bonapart'ın Fransa'ya ayak bastığı haberi geldi; bu haberi duyan Moreau'nun “İşte aradığınız adam” dediği rivayet edilir (Doyle, 376).

Gerçekten de, Napolyon en bariz seçimdi. Ünlü İtalya fatihi, önceki yılı Orta Doğu'da sefer yaparak geçirmişti; Napolyon'un Mısır ve Suriye seferi nihayetinde bir başarısızlık olsa da, bu süreçte elde ettiği Piramitler Muharebesi gibi zaferler Fransız halkının hayal gücünü büyülemişti. 16 Ekim'de Paris'e geldiğinde, muzaffer bir kahraman olarak karşılandı. Sieyès, Napolyon'u kişisel olarak sevmiyordu ve Mısır'da ordusunu terk ettiği için vurulması gerektiğini düşünüyordu ancak işin sonunda Talleyrand, onu komploda Napolyon'a da yer vermeye ikna etti. Bazı gidip gelmelerden sonra, Napolyon teklifi kabul etti ve bir plan hazırlamak üzere Lucien Bonapart'ın evinde bir araya geldiler.

Komplo

Adamların hazırladığı plan iki günlük bir darbeyi öngörüyordu. İlk adım, Direktuvar'ı Paris'ten çıkarmaktı; eğer hükümet başkentte kalırsa, komplocular neo-Jakobenlerin Paris halkını hükümeti savunmak için silah başına çağırması riskini göze almak zorunda kalacaklardı. Bu nedenle, Sieyès ilk gün, Yaşlılar Meclisi'ni acil bir toplantıya çağıracak ve bu toplantıda bir Jakoben komplosunun keşfedildiğini ve yasama organının kendi güvenliği için ertesi gün Paris'in 11 km (7 mil) batısındaki Saint-Cloud Sarayı'nda toplanması gerektiği bildirilecekti. Bu esnada, Sieyès ve Ducos Direktuvar'dan istifa edecek ve diğer üç Direktörü de zorlama ve rüşvet yoluyla istifaya ikna edeceklerdi. İkinci gün, Napolyon her iki yasama meclisini de ziyaret edecek ve Jakoben komploları nedeniyle Cumhuriyet'in tehlikede olduğunu ve ancak III. Yıl Anayasası'nın yürürlükten kaldırılarak yerine yenisinin konulmasıyla korunabileceğini bildirecekti.

Napolyon, yıkmak üzere olduğu hükümetİN KORUYUCUSU KILIĞINA BÜRÜNEREK, CUMHURİYET'İN VAHİM DURUMUNU AÇIKLADI.

Bu oldukça tehlikeli bir plandı; çünkü darbeler ivmeye, hızla sonuç almaya dayanırdı ve bu süreci iki güne yaymak, komplonun açığa çıkma riskini artırıyordu. Yine de komplocular, 7 Kasım 1799'da (Fransız Cumhuriyet Takvimi'ne göre 16 Brumaire) planı uygulamaya karar verdiler. Ancak, Yaşlılar Meclisi üyelerinden bazıları acil toplantıya şüpheyle yaklaşınca, onları ikna etmek gerekti ve bu durum planın ertelenmesine yol açtı. Böylece yeni "birinci gün" olarak 9 Kasım (18 Brumaire) belirlendi. Ayın 7'sinin gecesi Napolyon, generaller Bernadotte, Jourdan ve Moreau ile yemek yedi ve son dakika çabasıyla onların yardımını istedi. Bu görüşme sonucunda Moreau, Luxembourg Sarayı’ndaki Direktörleri tutuklama görevini üstlenmeyi kabul etti. Ancak Bernadotte ve Jourdan yardımı reddetti; Bernadotte Napolyon'a "Giyotinle idam edileceksin," dediğinde, Napolyon basitçe "Göreceğiz" diye yanıtladı (Roberts, 218). Ertesi gün, Napolyon Albay Horace Sebastiani ve 9. Dragon Alayı'nın desteğini sağladı. Her şey hazırdı.

Birinci Gün: 18 Brumaire

9 Kasım (18 Brumaire) sabahı saat 06.00'da, 17. Bölge ve Ulusal Muhafızlar'dan 60 subay, Napolyon'un Zafer Sokağı'ndaki (rue de la Victorie) evinde bir araya geldi. Sivil kıyafetler içinde olan Napolyon, Cumhuriyet'in içinde bulunduğu vahim durumu açıkladı ve sadakatlerini istedi; böylece yıkmak üzere olduğu hükümetin koruyucusu kılığına büründü. Bu sırada, Yaşlılar Meclisi Tuileries Sarayı'nda toplanmış, burada Lucien Bonapart onlara 'Jakoben komplosunu' anlatmıştı. Yaşlılar Meclisi, kendi güvenlikleri için, iki kararnameyi imzalamak zorunda bırakıldı: birincisi, Napolyon'a tüm yerel silahlı kuvvetlerin komutasını veriyor, ikincisi ise ertesi günkü oturumu resmi olarak Tuileries'den Saint-Cloud'a taşıyordu. Bu kararnamelere karşı çıkması muhtemel görülen Yaşlılar'a ise acil toplantıdan hiç bahsedilmemiş ve bu yüzden toplantıda bulunmamışlardı. Saat 10.00'da Napolyon, general üniformasını giydi ve Yaşlılar Meclisi'ni bizzat güvence altına almak için Tuileries'e doğru at sürdü. Yolda, Terör döneminde devletin pek çok sözde düşmanının giyotinle idam edildiği Devrim Sarayı'ndan (Palace de la Revolution) geçti; Napolyon'un bir komplo ortağına "Yarın ya Lüksemburg'da uyuyacağız ya da işi burada bitireceğiz" dediği söylenir (Roberts, 219).

The Council of 500 During the Coup of 18 Brumaire
18 Brumaire Darbesi Sırasında Beş Yüzler Meclisi C. Chardon (CC BY-SA)

O sabahın ilerleyen saatlerinde, Sieyès ve Ducos Direktuvar'dan istifa ettiler ve diğer üç Direktörü de aynı şeyi yapmaya zorladılar. Paul Barras başlangıçta isteksizdi ancak Talleyrand'ın kendisine rüşvet teklif etmesi üzerine boyun eğdi; fikrini değiştirmemesi için atlı birlikler nezaretinde Paris'ten ayrıldı. Diğer iki Direktör, Louis-Jérôme Gohier ve Jean-François Moulin, daha dirençliydiler; ikinci günün sabahı erken saatlerde Moreau'nun birlikleri tarafından tutuklandılar ve istifa etmeye zorlandılar. Hükümetin başı fiilen kesilmişken, darbenin başarısı Napolyon'un iki meclisi kendilerini feshetmeye ikna etme yeteneğine bağlıydı.

İkinci Gün: 19 Brumaire

10 Kasım (19 Brumaire) sabahının erken saatlerinde, Napolyon kendisine sadık grenadiyeler eşliğinde Saint-Cloud'daki Yaşlılar Meclisi'nin toplandığı odaya girdi. Bu noktada, milletvekillerinin çoğu bir Jakoben komplosu olmadığı ve bir darbeye (coup d'état) maruz kaldıkları şüphesini taşıyordu. İçeri girdiğinde Napolyon bir konuşma yaptı:

Bir volkanın üzerindesiniz. Cumhuriyet'in artık bir hükümeti yok; Direktuvar feshedildi, hizipler kışkırtıyor; karar verme zamanı geldi. Bilgeliğinize yardımcı olmak için beni ve silah arkadaşlarımı çağırdınız, ancak zaman çok değerli… Ben sadece Cumhuriyet'in güvenliğini istiyorum (Roberts, 220).

Napolyon'un konuşması beraberindeki grenadiyeler tarafından alkışlandı, ancak Yaşlılar Meclisi'ni etkilemedi, sessiz kaldılar. O sırada, milletvekillerinden biri ayağa kalktı ve yüksek sesle Napolyon'dan Cumhuriyeti koruyabilecek tek şey olarak III. Yıl Anayasası'na bağlılık yemini etmesini talep etti. Napolyon, dinleyicilerine son üç yıldaki darbeleri hatırlattı ve anayasanın zaten ihlal edildiğini, artık kimsenin saygısını görmediğini ve bu nedenle değiştirilmesi gerektiğini savundu. Daha sonra Napolyon ve beraberindeki grenadiyeler Beş Yüzler Meclisi'nin toplandığı sarayın portakallığına (Orangerie) yürüdüler.

Neo-Jakoben milletvekillerinin hakim olduğu Beş Yüzler Meclisi, Napolyon'a daha düşmanca bir karşılama gösterdi. Napolyon odaya zar zor girmişti ki, milletvekilleri bir hükümet toplantısında üniformalı adamları görmekten duydukları öfkeyi dile getirdiler. Bir dizi bağırış dalgasına rağmen, Napolyon kürsüye doğru ilerledi ve "Artık bu hizipçiliğe tahammülüm yok; bu bitmeli!" diye bağırdı. Maximilien Robespierre'in düşüşünü anımsatan bu sahnede, milletvekilleri "Tiran kahrolsun!", "Diktatör kahrolsun!" ve "Onu kanun kaçağı ilan edin!" çığlıklarıyla ayağa kalktılar. Yakın zamanda Meclis başkanı olan Lucien, düzeni sağlamaya çalıştı, ancak birkaç milletvekili çoktan yerlerinden kalkmıştı. Napolyon'un etrafını sardılar ve granadiyeler generali salondan çıkarıncaya kadar itip kaktılar, hatta tokatladılar. Napolyon ayrıldıktan sonra, onu kanun kaçağı ilan etme önerisi sunuldu ve birkaç milletvekili, oylama yapılırken oturumun yasal kalmasını sağlamak için Lucien'i başkanlık koltuğunda zorla tuttular.

Meeting of the Deputies on the Evening of 19 Brumaire
19 Brumaire Akşamı Milletvekilleri Toplantısı Jacques Sablet (Public Domain)

Bazı kaynaklara göre, Beş Yüzler Meclisi'nin neyi oyladığını öğrendiğinde, muharebelerde hiç korku belirtisi göstermeyen Napolyon'un benzi solmuş ve titremeye başlamıştı. Bunun doğru olup olmadığı bir yana, darbenin ikinci aşamasını beceremediği açıktı. Günü kurtaran ise, Portakallık'tan (Orangery) gizlice çıkan ve meclisleri korumakla görevli 400 askere yaklaşan Lucien oldu. Lucien askerlere, İngiliz altınıyla rüşvet alan azınlıktaki Jakoben milletvekillerinin, Beş Yüzler Meclisi'nin geri kalanını terörize ettiğini ve hançer sallayarak Napolyon'un hayatını tehdit ettiğini söyledi. Onları toplantıyı dağıtmaya çağırdı; askerler tereddüt edince, Lucien kendi hançerini çekip Napolyon'un kalbine doğrulttu ve şöyle bağırdı: “Fransızların özgürlüğüne karşı herhangi bir girişimde bulunursa, kendi kardeşimi bile kalbinden bıçaklayacağıma yemin ederim” (Roberts, 224). Bu küçük tiyatro oyunu işe yaradı. Askerler Portakallık'a yürüdüler ve milletvekillerini dışarı çıkardılar; birçoğu tutuklanmaktan kurtulmak için pencerelerden atladı.

O gecenin ilerleyen saatlerinde, Lucien bulabildiği kadar darbe destekçisi milletvekilini bir araya getirdi. Hiçbir muhalefetin olmamasıyla birlikte, milletvekilleri yasama organının her iki meclisini de dört ay süreyle tatil etme ve 61 neo-Jakobeni meclisten ihraç etme yönünde oy kullandı. Yeni anayasayı yazmak üzere geçici bir konsey kurulmasına karar verdikten sonra Lucien toplantıyı sona erdirdi ve böylece Fransız Direktuvarı feshedilmiş oldu.

Sonuç

11 Kasım'da Sieyès, Ducos ve Napolyon, anayasayı yazmakla görevli geçici hükümetin üç konsülü olarak atandılar. Kazandığını düşünen Sieyès, anayasayı kendisi yazmayı amaçlıyordu, ancak gerçek bir darbe içinde darbe yapan Napolyon'un siyasi yeteneğini hafife almıştı. Napolyon, popülaritesini ve kişiliğinin mutlak gücünü kullanarak Sieyès'i alt etti; 24 Aralık 1799'da kabul edilen VIII. Yıl Anayasası, büyük ölçüde Napolyon ve müttefiklerinin eseriydi. Sieyès fiilen emekliliğe zorlandı ve Napolyon, Cumhuriyet'in yeni hükümeti olan Fransız Konsüllüğü'nün Birinci Konsülü olarak adlandırıldı. Talleyrand, Cambacérès ve Fouché gibi diğer komplocuların çoğu, Napolyon'un hükümetinde görev almaya devam ettiler. Lucien de başlangıçta aynı şekilde görev aldı, ancak sonunda kardeşinin yönetimiyle ilgili hayal kırıklığına uğradı ve 1804'te kendi isteğiyle Roma'ya sürgüne gitti.

Bonaparte, First Consul
Bonapart, Birinci Konsül Jean Auguste Dominique Ingres (Public Domain)

Artık iktidara sıkıca yerleşen Napolyon, Fransız ulusuna Fransız Devrimi'nin sona erdiğini ilan etti; her ne kadar bu iddia daha önceki tüm devrimci rejimler tarafından dile getirilmiş olsa da, bu kez doğruydu. Napolyon, Fransız halkına arzuladıkları istikrar ve kalıcılığı sunuyor gibiydi, bu da birçok kişinin onun otoriterliğe ve nihayetinde imparatorluğa doğru kademeli geçişini bile kabul etmesine neden oldu. Devrim dönemi sona ermişti; Napolyon Dönemi başlamıştı.

Sorular & Cevaplar

18 Brumaire Darbesi hangi tarihte gerçekleşti?

18 Brumaire VIII. Yıl Darbesi, Gregoryen takvimine göre 9 ve 10 Kasım 1799 tarihlerinde gerçekleşti.

18 Brumaire Darbesi'ne kim önderlik etti?

18 Brumaire Darbesi'nin önde gelen komplocuları arasında Napolyon Bonapart, kardeşi Lucien, Emmanuel-Joseph Sieyès, Charles-Maurice de Talleyrand, Joseph Fouché ve Jean-Jacques Cambacérès bulunuyordu.

18 Brumaire Darbesi ne idi?

18 Brumaire Darbesi (9-10 Kasım 1799), Fransız Direktuvarı'nı devirerek yerine Fransız Konsüllüğü'nü getiren kansız bir darbeydi. Darbe, Napolyon Bonapart'ı Fransa'da iktidara getirmesi ve Fransız Devrimi'ni sona erdirmesiyle dikkat çekmektedir.

Napolyon'un 18 Brumaire Darbesi'ndeki rolü neydi?

18 Brumaire Darbesi'nde Napolyon'un rolü, yasama organının her iki meclisini de III. Yıl Anayasası'nı yürürlükten kaldırmaya ve yerine yenisini koymaya ikna etmek ve geçici bir hükümet kurmaktı.

18 Brumaire Darbesi'nin sebebi ne idi?

18 Brumaire Darbesi'nin nedenleri, Fransız hükümetinin popülerliğini ve etkisini giderek kaybetmesine, Fransız halkının istikrar ve Fransız Devrimi'nin son bulması arzusuna ve darbe katılımcılarının (Napolyon, Talleyrand vb.) kişisel hırslarına bağlanabilir.

Çevirmen Hakkında

Kerem Artun
Tarihçi ve Öğretmen, daima öğrenen. Okumaya ve yazmaya ilgili, bakış açısını geliştirmek için farklı diller üzerine becerileri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Alanı olan Yeni Çağ ve Yakın Çağ üzerine okumalarına devam etmektedir.

Yazar Hakkında

Harrison W. Mark
Harrison Mark, Tarih ve Siyaset Bilimi eğitimini aldığı SUNY Oswego Üniversitesi'nden mezun olmuştur.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, H. W. (2025, Ağustos 15). 18 Brumaire Darbesi. (K. Artun, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-21512/18-brumaire-darbesi/

Chicago Formatı

Mark, Harrison W.. "18 Brumaire Darbesi." tarafından çevrildi Kerem Artun. World History Encyclopedia, Ağustos 15, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-21512/18-brumaire-darbesi/.

MLA Formatı

Mark, Harrison W.. "18 Brumaire Darbesi." tarafından çevrildi Kerem Artun. World History Encyclopedia, 15 Ağu 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-21512/18-brumaire-darbesi/.

Reklamları Kaldır