Vedalar

Joshua J. Mark
tarafından yazıldı, Batuhan Aksu tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF
The Vedas (Rig-veda) (by BernardM, CC BY-SA)
Vedalar (Rig-veda) BernardM (CC BY-SA)

Vedalar, Hinduizm dinini (aynı zamanda "Ebedi Nizam" veya "Ebedi Yol" anlamına gelen Sanatan Dharma olarak da bilinir) şekillendiren dini metinlerdir. Veda mefhumu, varoluşun altında yatan sebep, fonksiyon ve şahsi tepkiyle alakalı temel bilgiyi içerdiği düşünüldüğü için "bilgi" manasına gelir.

Dünyadaki en eski dini eser olmasa dahi en eskileri arasında kabul edilirler. Umumiyetle "mukaddes yazı" olarak anılırlar; bu da İlahi olanın tabiatına dair kutsal yazılar olarak tanımlanabilecekleri anlamına gelir. Lakin diğer dinlerin mukaddes yazılarının aksine, Vedaların muayyen bir tarihi anda belirli bir kişiye veya kişilere vahyedildiği düşünülmez; her zaman var olduklarına ve MÖ 1500 civarından önce bir noktada derin meditasyon hallerindeki bilgelerce kavrandıklarına inanılır, ancak tam olarak ne zaman olduğu bilinmemektedir.

Vedalar şifahen var olmuş ve yaklaşık MÖ 1500 - MÖ 500 (sözde Vedik Dönem) yılları arasında Hindistan'da yazıya geçirilene kadar soylar boyunca ustadan talebeye aktarılmıştır. Ustalar, öğrencilerinden, başlangıçta duyulanı olduğu gibi korumak için, doğru telaffuza vurgu yaparak, ileri geri ezberlemelerini istedikleri için, Vedalar itinayla şifahi olarak korunmuştur.

Vedalar, bu sebeple Mahabharata, Ramayana ve Bhagavad Gita gibi eserlerde büyük kahramanların ve mücadelelerinin anlatıldığı Smritis ("hatırlanan") olarak adlandırılan diğer metinlerin aksine (bazı Hinduizm mezhepleri Bhagavad Gita'yı Şruti olarak kabul etse de) Hinduizm'de "duyulan" anlamına gelen Şruti olarak kabul edilir. Dört Veda'yı oluşturan metinler şunlardır:

  • Rig Veda
  • Sama Veda
  • Yajur Veda
  • Atharva Veda

Bunların her biri, kendi içlerinde barındırdıkları metin türlerine göre ayrılır:

  • Aranyakalar - ritüeller, riayetler
  • Brahmanalar - mevzbahis ritüeller üzerine tefsirler
  • Samhitalar - takdisler, dualar, mantralar
  • Upanişadlar - felsefi anlatılar ve diyaloglar
ERKEN DÖNEM İRAN DİNİ İLE ERKEN DÖNEM HİNDUİZM ARASINDAKİ BENZERLİKLER, SONRA AYRI AYRI GELİŞEN ORTAK BİR İNANÇ SİSTEMİNİ TEKLİF EDER.

Upanişadlar, Vedalar arasında en iyi bilinen ve en sık okunanlardır çünkü diskurları diyalog/anlatı şeklinde sunulur ve diğer dillere ilk çevrilenler onlardır. Öte yandan dört Veda, okunduğunda veya söylendiğinde evrenin iptidai titreşmelerini yeniden yaratan İlahi Olan'ın hakiki sesleri olarak kabul edilir. Binaenaleyh, aslında tercüme edilmeleri imkansızdır ve bir tercümede okunanlar en iyi ihtimalle bir tefsir olarak anlaşılmalıdır.

Ortodoks Hindu mezhepleri Vedaları mühim bir manevi otorite olarak kabul etse de, bütün Hindu mezhepleri aynı görüşte değildir. 19. yüzyıldan başlayarak modern çağ boyunca devam eden reform hareketleri, şahsi dini tecrübeye kutsal metinlerin otoritesi ve geleneğinden daha fazla değer verir ve bu yüzden bazı mezhepler veya Hinduizmin kolları (Brahmos Hareketi gibi) Vedaları tamamen batıl inanç olarak reddeder. Yine de, eserler günümüzde de okunmaya, incelenip saygı görmeye ve Hindu dini riayetlerinin, festivallerinin ve merasimlerinin önemli bir parçası olmaya devam etmektedir.

Erken Köken, Tarihleme ve Gelişme

Vedaların kökeni bilinmemektedir, lakin birçok akademisyen ve ilahiyatçı bu konuda farklı iddialarda bulunmuştur. En yaygın inanış (her ne kadar global olarak kabul görmese de) Vedik görüşün, MÖ 3. binyıl civarında Orta Asya'dan göç eden göçebe Aryan kabileleri aracılığıyla Hindistan'a ulaştığıdır. "Aryan" kelimesi, devrin insanlarının anladığı gibi, "hür" veya "asil", bir ırk veya Kafkasyalı değil (18. ve 19. yüzyıl Batılı akademisyenlerin iddia ettiği gibi) bir sınıf anlamına gelmelidir. Bu Hint-Aryanların, günümüz İran bölgesine yerleşen ve Batı'da (Yunanlılar aracılığıyla) Pers olarak bilinen Hint-İranlıları da içeren daha büyük bir gruptan koptuğu düşünülmektedir. Erken İran Dini (ve daha sonra Zerdüştlük) ile erken Hinduizm arasındaki benzerlikler, daha sonra ayrı ayrı gelişen müşterek bir inanç sistemine işaret etmektedir.

Hint-Aryan Göçü teorisi, Vedik görüşün Orta Asya'da geliştirildiğini ve yerli Harappan Medeniyeti'nin (MÖ 7000-600) çöküşü esnasında (MÖ 2000-1500) Hindistan'a getirildiğini ve bu kültürün inançlarının kendi inançlarıyla birleştiğini savunur. Ancak Hindistan'dan Çıkış (OIT) olarak bilinen bir başka teori, Harappan Medeniyeti'nin bu görüşü zaten geliştirdiğini ve Hindistan'dan Orta Asya'ya ihraç ettiğini ve ardından Hint-Aryanların göçüyle geri döndüğünü iddia eder.

Her iki iddianın da motivasyonunu kabul etmek için geçerli sebepler vardır (her ne kadar OIT ana akım akademi tarafından reddedilse de) ve akademisyenler, objektif ve akademik tetkiklere dayalı olmaktan ziyade şahsi sebeplerle birine veya diğerine daha çok bağlı görünüyorlar. Vedaların kökeni ve tarihlenmesi meselesine en akla yatkın cevap, kişinin bunu bilmediğidir. Ancak, insanın esrarlı görünen bir şeyi çözme ihtiyacı, münakaşayı günümüzde de canlı tutuyor. Akademisyenler Hermann Kulke ve Dietmar Rothermund, tarihleme/köken meselesinin erken dönem gelişimi hakkında kısaca şunları söylüyor:

Bu metinlerin ve onları üreten kültürlerin tarihlenmesi, Hintbilimciler tarafından uzun süredir tartışılıyor. Ünlü Hint milliyetçisi Bal Gangadhar Tilak, Vedaların Arktika'daki Yurdu hakkında bir kitap yazmış ve Vedaların MÖ altıncı veya beşinci bin yıla tarihlenebileceğini savunmuştur. Tilak, neticelerini, gökbilimcilerin ilgili tarihi tafsilatıyla hesaplamak için kullanabilecekleri metindeki yıldızların lokasyonlarına yapılan atıfların yorumuna dayandırmıştır. Alman Hintbilimci Hermann Jacobi ise müstakil olarak çok benzer bir sonuca varmış ve Vedaların tarihi olarak beşinci bin yılın ortasını teklif etmiştir. Ancak Oxford'da ders veren bir diğer Alman Hintbilimci Max Muller, çok daha sonraki bir tarihi öngörmüştür. MÖ 500 civarında Buda'nın doğumunu bir başlangıç noktası olarak almış ve Budist felsefesinden önce gelen Upanişadlar'ın MÖ 800-600 civarında yazılmış olması gerektiğini öne sürmüştür. Vedalar'ın daha eski Brahmana ve Mantra metinleri ise sırasıyla 1000-800 ve 1200-1000 yılları civarında yazılmış olmalıdır. Max Muller tarafından öngörülen bu tarihler, İndus Uygarlığı'nın çöküşü ile Vedik Hint-Aryanlarla özdeşleştirilebilecek yeni bir göçebe nüfusun göçü arasında en az yarım bin yıl olduğunu gösteren modern arkeolojik tetkiklerle oldukça örtüşmektedir. (34)

Muller'in çalışmaları günümüzdeki münakaşalara ışık tutmaya devam etmekte ve iddiaları genellikle en muhtemeli, hatta kesin olanı kabul edilmektedir. Vedik vizyon nereden kaynaklanmış olursa olsun ve sözlü olarak ne kadar uzun zaman varlığını sürdürmüş olursa olsun, Hint-Aryanların gelişinden sonra Vedik Dönem'de Hindistan'da gelişmiştir.

Vedik Devir

Vedik Devir (yaklaşık MÖ 1500 - MÖ 500), Vedaların yazıya geçirildiği çağdır, ancak bunun kavramların yaşı veya sözlü geleneklerin kendisiyle hiçbir alakası yoktur. "Vedik Dönem" tanımı, belirtildiği gibi globaş olarak kabul görmeyen bir Hint-Aryan göçüne dair delillere dayanan modern bir kurgudur. Yine de, mevcut delillere dayanarak tarihi olarak en doğru kabul edilen teori budur. Metinlerin gelişmesi, akademisyen John M. Koller tarafından şöyle anlatılmaktadır:

Vedik dönem, Sanskritçe konuşan halkların İndus Vadisi'ndeki yaşama ve düşünceye hakim olmaya başlamasıyla, muhtemelen MÖ 2000 ile 1500 yılları arasında başladı. Tarihçiler, kendilerine Aryanlar diyen bu Sanskritçe konuşan halkların yaklaşık 3500 yıl önce kuzeybatı Hindistan'daki İndus Vadisi'ne fatihler olarak geldiklerini düşünüyorlardı. Ancak son zamanlardaki akademik çalışmalar, Aryanların fethi tezini sorgulamaktadır. Bildiğimiz şey, MÖ 2500-1500 yılları arasında gelişen ve arkeolojik kalıntılarına bakılırsa oldukça gelişmiş olan eski İndus kültürünün bu dönemde gerilediğidir. Ayrıca, Rig Veda'da aksedilen Vedik düşünce ve kültürünün son 3500 yıldır Hindistan'da sürekli bir hakimiyet mazisine sahip olduğunu da biliyoruz. Vedik halkların kültürel adetlerinin İndus halkının gelenek ve görenekleriyle iç içe geçmiş olması muhtemeldir. (5)

Harappan Uygarlığı halkının dini inançları, yazılı eser bırakmadıkları için bilinmemektedir. Mohenjo-daro, Harappa ve diğer sahalardaki kazılar, ritüel banyo ve bir tür ibadet hizmetini içeren oldukça gelişmiş bir inanç yapısını göstermektedir. Dini inanç ve riayetlere dair tek net delil, MÖ 3000'den öncesine tarihlenen ve iptidai formlarıyla MÖ 1. yüzyıla kadar daha da gelişerek devam eden yakşalar olarak bilinen tabiat ruhlarının heykellerinden gelmektedir.

Well and Bathing Platform, Harappa
Kuyu ve Banyo Platformu, Harappa Obed Suhail (CC BY-SA)

Yaksha Tarikatları, günlük ihtiyaçlara fokuslanmış gibi görünüyor (eğer deliller atalar kültleri ile aynı istikamette yorumlanırsa), çünkü ruhlar iyiliksever veya kötü niyetli olabilir ve kurbanlar ya istenen iyilikler için yahut da zarara mani olmak için yapılırdı. Asya atalar kültlerinde olduğu gibi, insanın nereden geldiği, gayesinin ne olabileceği veya ölümden sonra nereye gittiği gibi "umumi resme" vurgu yapılmamıştır. Bunlar, diğer üçüne de ışık tutan Vedaların ilki olan Rig Veda'nın ("Bilgelik Bilgisi", "Bilgelik Ayetleri" veya kelimenin tam anlamıyla "Övgü Bilgisi" anlamına gelir) ele aldığı sorulardı.

Vedalar

Belirtildiği gibi, Sanatan Dharma'nın (Hinduizm) taraftarları, Vedaların her zaman var olduğuna inanırlar. Akademisyenler Forrest E. Baird ve Raeburne S. Heimbeck şöyle diyor:

Hindular, mukaddes metinleri arasında tabiatüstü kökeni yalnızca Vedalara atfederler. Hayatın temel bilgisini meydana çıkarmak için yalnızca bu dört kitaba güvenirler. Hindular, bu tür bilgilerin kainat boyunca aksedilen titreşimler şeklinde ezelden beri var olduğunu müdafaa ederler. Bu anlaşılması zor titreşimler, ruhani duyuya sahip bazı Hintli bilgeler nihayet bunları duyup yaklaşık 3.200 yıl önce Sanskritçeye tercüme edene kadar kadar fark edilmeden kalmıştır. (3)

Dolayısıyla Vedaların, kainatın yaratılış anından itibaren çıkardığı sesleri birebir aksettirdiği ve bu sebeple büyük ölçüde ilahiler ve neşideler şeklinde ortaya çıktığı düşünülmektedir. Vedaları okurken, kişinin kainatın yaratıcı şarkısına kelimenin tam anlamıyla katıldığı ve zamanın başlangıcından beri müşahede edilebilir ve edilemez her şeyin doğumunu temin ettiği düşünülür. Rig Veda, Sama Veda ve Yajur Veda tarafından geliştirilen standardı ve tonu belirlerken, son eser olan Atharva Veda, önceki eserlerden ilham alan ancak kendine has bir yol izleyen kendi vizyonunu geliştirir.

Brahma, Cambodian Statue
Brahma, Kamboçya Heykeli Metropolitan Museum of Art (Copyright)

Rig Veda: Rig Veda, 10.600 beyitlik 1.028 ilahi ve 10 kitaptan (mandala olarak bilinir) oluşan eserlerin en eskisidir. Bu beyitlerin muhtevası, onları ilk duyan bilgelerin anladığı üniversel titreşimlere dayanan doğru dine riayet ve ibadetlerle ilgili olmakla birlikte, varoluşla alakalaı temel soruları da ele alır. Koller şöyle diyor:

Vedik mütefekkirler kendileri, çevrelerindeki dünya ve içindeki yerleri hakkında sorular sordular. Düşünce nedir? Kaynağı nedir? Rüzgar neden eser? Sıcaklık ve ışık veren güneşi gökyüzüne kim koydu? Dünya bu sayısız hayat formunu nasıl meydana çıkarır? Varlığımızı nasıl yeniler ve bütünleşiriz? Nasıl, ne ve neden soruları felsefi düşüncenin başlangıcıdır. (5)

Bu felsefi fikir, Hinduizm'in özünü karakterize eder; çünkü hususi varoluşun maksadı, kişinin hayatın temel ihtiyaçlarından kendini gerçekleştirmeye ve İlahi Olan'la birleşmeye doğru ilerlerken onu sorgulamasıdır. Rig Veda, Agni, Mitra, Varuna, Indra ve Soma gibi muhtelif tanrılara ilahiler aracılığıyla bu tür soruları teşvik eder. Bu tanrılar, sonunda Yüce Ruh, İlk Sebep ve varoluşun kaynağı Brahman'ın avatarları olarak görülecektir. Bazı Hindu düşünce ekollerine göre Vedalar, bilgelerin şarkılarını dinledikleri Brahman tarafından hazırlanmıştır.

Sama Veda: Sama Veda ("Melodi Bilgisi" veya "Şarkı Bilgisi"), söylenmek üzere yazılmış ayin şarkıları, ilahiler ve metinlerden oluşan bir eserdir. Muhtevası neredeyse tamamen Rig Veda'dan türetilmiştir ve bazı akademisyenlerin müşahede ettiği gibi Rig Veda, Sama Veda'nın melodilerinin sözlerini oluşturur. 1.549 beyitten oluşur ve gana (melodiler) ile arcika (bezler) olmak üzere iki kısma ayrılır. Melodilerin, sözlerle birleşince ruhu yücelten dansı teşvik ettiği düşünülmektedir.

YAJUR VEDA, İBADETLERLE DOĞRUDAN İLGİLİ OKUMALARDAN, RİTÜEL İBADET FORMÜLLERİNDEN, MANTRALARDAN VE İLAHİLERDEN OLUŞUR.

Yajur Veda: Yajur Veda ("İbadet Bilgisi" veya "Ritüel Bilgi"), ibadetlerle doğrudan ilgili okumalar, ritüel ibadet formülleri, mantralar ve ilahilerden oluşur. Sama Veda gibi, muhtevası Rig Veda'dan türetilmiştir, ancak 1.875 beyitinin mihrak noktası dini ibadetlerin ayinleridir. Umumi olarak, ayrı değil, bütünün hususiyetleri olan iki "kısım"dan oluştuğu kabul edilir. "Karanlık Yajur Veda", belirsiz ve kötü düzenlenmiş kısımları ifade ederken, "aydınlık Yajur Veda" daha açık ve daha iyi düzenlenmiş beyitleri ifade eder.

Atharva Veda: Atharva Veda ("Atharvan bilgisi"), kötü ruhları veya tehlikeyi savuşturmak için yapılan büyüler, ilahiler, neşideler, dualar, başlangıç ritüelleri, evlilik ve cenaze merasimleri ve günlük hayat müşahedeleriyle alakadar olması bakımından ilk üçünden önemli ölçüde farklıdır. İsminin, şifacı ve dini yenilikçi olarak tanınan rahip Atharvan'dan geldiği düşünülmektedir. Eserin, Sama Veda ve Yajur Veda ile aynı zamanda (MÖ 1200-1000 civarı) bir kişi (belki Atharvan, ancak pek muhtemelen değil) veya kişilerce yazıldığı düşünülmektedir. 730 ilahiden oluşan 20 kitaptan oluşan eser, bir kısmı Rig Veda'dan ilham almıştır. Eserin vasfı, kullanılan dil ve aldığı şekil, bazı ilahiyatçı ve akademisyenlerin onu gerçek bir Veda olarak reddetmesine sebep olmuştur. Günümüzde ise, duyulan iptidai bilgiyi değil, hatırlanan sonraki bilgileri ele aldığı gerekçesiyle bazı Hindu mezheplerince kabul görmektedir, lakin hepsi tarafından değil.

Bu eserlerin her birine, yukarıda bahsedilen diğer türler de (Aranyakalar, Brahmanalar, Samhitalar ve Upanişadlar) yerleştirilmiştir. Bunlar, metnin kendisi üzerine izah, ilave veya tefsirler olarak kabul edilebilir.

Upanişadlar, metinler hakkındaki son söz olarak "Vedaların sonu" olarak kabul edilir. Upanişadlar terimi, bir öğrencinin dersin geri kalanı için dizayn edilmemiş bazı bilgileri almak üzere bir üstadla yaptığı gibi "sıkıca oturması" anlamına gelir. Vedaların her birindeki Upanişadlar, metni yorumlar veya diyalog ile anlatı yoluyla misallerle açıklar, böylece müşkül veya anlaşılması güç pasajları veya kavramları netleştirir.

Vishnu with Lakshmi and Saravati
Vişnu, Lakşmi ve Saraswati ile James Blake Wiener (CC BY-NC-SA)

Netice

Vedalar, bilhassa Upanişadlar, nihayetinde Sanatan Dharma'nın temel anlayışını oluşturacak ve inananların hayatlarına istikamet ve gaye temin edecekti. Varlığı yalnızca yaratmakla kalmayıp aynı zamanda varoluşun ta kendisi olan tek bir varlık, Brahman olduğu anlaşılmıştı. Bu varlık, insanlarca kavranamayacak kadar yüce olduğundan, Brahma (yaratıcı), Vişnu (koruyucu) ve Şiva (yok edici) gibi avatarlar ve aslında cümlesi Brahman olan bir dizi başka tanrı olarak ortaya çıktı. İnsan hayatının gayesi, kişinin yüksek benliğini (Atman) tanıması ve fiziki dünyada yaşanan acı ve kayıpla karakterize edilen yeniden doğum ve ölüm döngüsünden (samsara) kurtulmak için uygun karma (eylem) ile kendisine verilen dharma'yı (vazife) yerine getirmesiydi. Bir kişi bu bağları kopardığında, o kişinin Atman'ı Brahman'a ve sonsuz huzura geri dönecekti.

Bu inanç sistemi, 7. asırda Hindistan'ın kuzeyine gelip 12. asırda yaygınlaşan İslam'ın yükselişine kadar kesintisiz bir şekilde gelişti. İslami idare, yalnızca Hindu pratiklerine kademeli olarak müsamaha gösterdi. Vedik vizyona çok daha büyük bir tehdit, 18.-20. yüzyıllarda İngiliz kolonyalizmi ve emperyalizmi şeklinde ortaya çıktı. İngilizler, Hint halkını Protestan Hristiyanlığa döndürmeye çalıştı ve halkı yeniden eğitmek ile Hinduizmi kötü bir batıl inanç olarak reddetmek için büyük gayret sarf etti.

Bu vaziyet, nihayetinde Ram Mohan Roy (ö. 1772-1833) liderliğindeki Brahmos Hareketi şeklinde bir reaksiyona yol açtı ve Debendranath Tagore (1817-1905, şair Rabindranath Tagore'un babası) gibi diğerlerince sürdürüldü. Tagore'un bu hareketi, kısmen, inançlarını dış tesirlerle yozlaşmış gibi görünen ananevi yapıdan uzaklaştırmak için yeniden yorumlayarak tepki gösterdi. Bu yeniden yorumlama, mukaddes metinlerin otoritesinin reddedilmesini de ihtiva ediyordu ve Vedaların itibarı geriledi. Brahmos Hareketi, Vedaları tamamen batıl inanç saçmalıkları olarak reddetti ve hem Protestan Hristiyanlığın hem de Orta Çağ'ın erken Hindu Bhakti Hareketi'nin teolojik mihrak noktasına oldukça benzeyen, İlahi Olan ile şahsi bir tecrübeye fokuslandı.

Günümüzde Vedaları reddeden herhangi bir Hindu mezhebi veya hareketi, temel platformunu Brahmos gibi 19. ve 20. yüzyıl başlarındaki gayretlerden alır. Ancak Ortodoks Hindular, Vedalara mazide olduğu kadar büyük bir saygı duymaya devam etmektedir ve eserler, anlaşılması gerekmeden tecrübe edilebilen, kolay bir tefsir olmaksızın sunulan, ifade edilemez bir hakikatin esrarını hâlâ fark edenlerce ilahiler eşliğinde okunmaya ve söylenmeye devam ediyor.

Çevirmen Hakkında

Batuhan Aksu
Batuhan, Georgetown Üniversitesi Tarih Bölümü'nde doktora öğrencisidir. Üniversiteye katılmadan önce Boğaziçi Üniversitesi (MA-BA) ve Manchester Üniversitesi'nden (ER+) dereceler almıştır. İlgi alanları arasında seyahat çalışmaları ve entelektüel tarih bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Joshua J. Mark
Joshua J. Mark, *World History Encyclopedia*’nin kurucu ortaklarından ve İçerik Direktörüdür. Daha önce Marist College (NY)’de tarih, felsefe, edebiyat ve yazı dersleri vermiştir. Ayrıca kapsamlı seyahatler yapmış ve Yunanistan ile Almanya’da yaşamıştır.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Mark, J. J. (2025, Ağustos 26). Vedalar. (B. Aksu, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-11715/vedalar/

Chicago Formatı

Mark, Joshua J.. "Vedalar." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, Ağustos 26, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-11715/vedalar/.

MLA Formatı

Mark, Joshua J.. "Vedalar." tarafından çevrildi Batuhan Aksu. World History Encyclopedia, 26 Ağu 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-11715/vedalar/.

Reklamları Kaldır