Arşidük Franz Ferdinand’ın Suikasti

I. Dünya Savaşı’na Giden Yol
Mark Cartwright
tarafından yazıldı, Şüheda Bulut tarafından çevrildi
tarihinde yayınlandı
Translations
Sesli Versiyon Yazdır PDF

1914 yazında Balkanlar’da Arşidük Franz Ferdinand’ın (1863-1914) suikasta uğraması, Birinci Dünya Savaşı’nın (1914-1918) patlak vermesine yol açan olaylar zincirini başlattı. Ondan önceki on yıldan fazla bir süredir, emperyalist hükümetler, şiddetli bir silahlanma yarışı, yükselen milliyetçilik ve karmaşık uluslararası ittifak ağının getirdiği yükümlülükler, savaşın neredeyse kaçınılmaz olduğu bir ortam yaratmıştı. Avusturya-Macaristan’ı yöneten Habsburg hanedanının varisi Franz Ferdinand, 28 Haziran 1914’te Saraybosna’da bir Sırp milliyetçisi tarafından vurulduğunda, bireysel hırslar ve savaş öncesi ittifak sisteminin yükümlülükleri sonucunda, ertesi ağustosa kadar tüm büyük Avrupa devletleri birbirlerine savaş ilan etmişti.

Archduke Franz Ferdinand Prior to His Assassination
Arşidük Franz Ferdinand, suikast olayından önce Unknown Photographer (CC BY-NC-SA)

İki İttifak Bloğu

Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya’dan oluşan Üçlü İttifak 1882’de kurulmuştu ve 1907’de oluşturulan Büyük Britanya, Fransa ve Rusya’nın Üçlü İtilafı (diğer adıyla Müttefikler) ile karşı karşıyaydı. İttifak sistemi, Almanya’nın Fas’taki Fransız hâkimiyetine meydan okumaya çalıştığı 1905-1906 ve 1911 yıllarındaki iki Fas Krizi sırasında zaten sınanmıştı. Almanya her seferinde geri adım atmış, savaş kaçınılmaz görünmesine rağmen diplomasi sayesinde önlenmişti. Üçüncü sınama ise, milliyetçiliğin kaynadığı ve özellikle Avusturya-Macaristan ile Rusya arasında imparatorluk rekabetinin yoğunlaştığı Balkanlar’da yaşanacaktı.

Avusturya-Macaristan’ın arkasında, 1888’de Almanya imparatoru olarak tahta çıkan (ve 1918’e kadar hüküm süren) Kayzer II. Wilhelm (1859-1941) bulunuyordu. Kayzer, Almanya’nın görece küçük imparatorluğunu genişletmeye ve ülkesini batıdaki Fransa ile doğudaki Rusya’ya karşı savunmaya kararlıydı. İngiltere ile Almanya arasındaki silahlanma yarışı, iki ülkenin de donanmalarını genişletmek ve güçlendirmek için muazzam miktarlarda para harcamasına yol açmıştı. Britanya, Almanya’nın aşırı güçlenip küresel imparatorluğunu tehdit etmesine izin veremezdi. Rusya ve Avusturya-Macaristan da Balkanlar’daki etkilerini artırma hevesindeyken, ittifak yükümlülüklerinin bir domino etkisiyle devreye girmesi için Saraybosna’da yaşanacak uluslararası bir olay yeterli olacaktı.

Balkanlar’da Kriz

Bosna hükümetİ, arşİdüke zİyaretİnİn zamanlamasının uygun olmadığını ve hatta tehlİkelİ olabİleceğİnİ İma ettİ.

İmparatorlukların coğrafi kesişim noktası olan Balkanlar, onlarca yıldır toprak anlaşmazlıklarının yaşandığı bir bölgeydi. Rusya, Avusturya-Macaristan ve çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu, burada belirli bölgelerin kontrolü için rekabet ediyordu. Ekim 1908’de Avusturya-Macaristan, reformistlerin artan etkisinden endişe duyarak Bosna-Hersek’i ilhak etti. Rus Çarı bu duruma itiraz etti. Alman Kayzeri ise, Avusturya-Macaristan’ı desteklemek için savaşmaya hazır olduğunu açıkça belirtti. Bu süregelen krizde kilit rol oynayan ülke Sırbistan’dı. Burada yönetimdeki monarşi, Osmanlı ve Avusturya-Macaristan imparatorluklarının müdahalesine karşıydı ancak Rusya yanlısı bir tutum sergiliyordu. Sırp hükümeti, Slav devletlerinden oluşan yeni bir birlik kurmak istiyordu; bu hedefin öncüsü 1912’de kurulan Balkan Birliği’ydi. Rusya’nın desteklediği bu birlik Sırbistan, Bulgaristan, Karadağ ve Yunanistan’dan oluşuyordu. Balkan Birliği, Ekim 1912’de Osmanlı İmparatorluğu’na savaş ilan etti ve Türkleri bölgeden başarıyla çıkardı. Bu, Birinci Balkan Savaşı’ydı; ancak 1913 Londra Antlaşması’yla Arnavutluk’un bağımsızlığı tanınmış ve Sırbistan’ın Adriyatik Denizi’ne erişimi engellenmişti. Bu nedenle savaş Sırplar için büyük bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Yunanistan ve Bulgaristan da kayda değer toprak kazanımı elde edemedikleri için memnun değillerdi. Kaçınılmaz olarak, Haziran 1913’te İkinci Balkan Savaşı patlak verdi. Bulgaristan, Sırbistan’ı işgal etti; bunun üzerine Yunanistan, Romanya ve Osmanlı Devleti Bulgaristan’a savaş ilan etti. Bulgaristan savaşı kaybetti ve 1913 Bükreş Antlaşması’yla Balkan sınırları bir kez daha yeniden çizildi. Uğursuz bir şekilde, Sırbistan topraklarını iki katına çıkarmasına rağmen, istediği Adriyatik limanını hâlâ elde edememişti. 200.000 kişilik ordusuyla Sırbistan, Avusturya-Macaristan için hâlâ doğrudan bir tehdit oluşturuyordu; zayıf askerî durumu nedeniyle Avusturya-Macaristan mevcut düzeni korumak için Almanya’ya bağımlıydı.

Archduke Franz Ferdinand & Family
Arşidük Franz Ferdinand ve Ailesi Imperial ar Museums (CC BY-NC-SA)

Saraybosna: Haziran 1914

Franz I. Joseph (hükümdarlık 1848-1916), Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun hükümdarıydı. Hem Avusturya İmparatoru hem de Macaristan Kralıydı. Veliaht, Franz Joseph’in oğlu Rudolph’du, ancak o 1889’da öldü ve bu nedenle imparatorun küçük kardeşi Arşidük Karl Ludwig (doğum 1833) tahtın bir sonraki varisi oldu. Ludwig 1896’da öldüğünde, oğlu Franz Ferdinand (doğum 1863) resmî varis konumuna geçti. Arşidük Franz Ferdinand, mareşal rütbesine kadar yükseldiği bir askerî kariyere sahipti. Avusturya-Macaristan ordusunun Genel Müfettişi olarak görev yaparken, Franz Ferdinand, Avusturya-Macaristan silahlı kuvvetlerinin geleneksel yaz tatbikatlarını denetlemek amacıyla Bosna’yı inceleme gezisine çıkmaya karar verdi. Bosna yerel hükümeti, arşidüke ziyaretinin zamanlamasının uygun olmadığını ve hatta tehlikeli olabileceğini ima etti.

Sırp hükümeTİ, suİkastten hemen sorumlu tutuldu.

Bosna’nın başkenti Saraybosna, 1908 ilhakına hâlâ öfkeli olan birkaç Slav yanlısı hareketle birlikte yerel milliyetçiliğin kaynadığı bir merkezdi. Sırp milliyetçisi bir grup olan Kara El, Sırp askerî istihbaratının başındaki Albay Dragutin Dimitrijević (Apis veya “Boğa” lakabıyla) liderliğinde, Saraybosna’nın ünlü ziyaretçisini öldürmeye kararlıydı. Kara El, aslında düşmanları tarafından verilen bir isimdi; üyeler kendi örgütlerine, Slav davası uğruna her şeyi vereceklerine dair yeminlerine atıfta bulunarak Birlik veya Ölüm adını veriyorlardı. Kara El üyeleri nihayetinde Bosna’daki Sırpları Sırbistan ile birleştirmek istiyordu ve 1911’de İmparator Franz Joseph’i öldürmeye yönelik başarısız bir girişimde bulunmuşlardı. Grup, Sırp ordusunun üst düzey isimlerinin desteğini almıştı. Kara El örgütü tarafından radikalleşmiş, eğitilmiş ve donatılmış yedi öğrenciden oluşan bir grup, arşidükün suikastından sorumlu tutuldu. 28 Haziran Pazar sabahı, arşidük ve eşi Hohenberg Düşesi, diğer adıyla Kontes Sophie Chotek, şehrin tren istasyonundan belediye binasına otomobille yolculuk yaptı. Bu tarih Sırplar için anlamlı bir gündü; 1389’da Kosova Savaşı’nda Osmanlı’ya karşı aldıkları yenilginin yıl dönümünü işaret ediyordu ve geleneksel olarak Sırbistan’ın uzun süreli yabancı güçler tarafından ezilmeye başlamasının başlangıcı olarak kabul ediliyordu.

Arşidük geçerken Saraybosna sokakları izleyicilerle doluydu. Kalabalığın arasında Kara El suikastçileri de bulunuyordu. Öğrencilerden biri olan Nedeljko Čabrinović, arşidükün arabasına bir bomba veya el bombası attı; ancak bomba arabaya çarpmadı ve arkasındaki arabanın altında patladı. Čabrinović hemen zehir aldı ve bir nehre atladı, fakat ikisi de etkili bir intihar yöntemi olmadığından tutuklandı. Diğer beş Kara El ajanı olay yerinden kaçtı; ancak üçü daha sonra yakalandı ve komploda yer aldıklarını itiraf etti.

Assassination of Archduke Franz Ferdinand, 1914
Arşidük Franz Ferdinand’ın Suikasti, 1914 Achille Beltrame (Public Domain)

Arşidük, Bosna’daki gezisinin geri kalanını iptal etti; ancak belediye binasında verilen resmi öğle yemeğinin ardından, öğleden sonra Saraybosna sokaklarında tekrar açık üstlü arabasıyla dolaşmaya, yanında eşiyle birlikte, akılsızca karar verdi. Arşidük’ün, plansız bir rota izleyerek yaptığı bu ziyaretin amacı, sabahki bomba saldırısının mağdurlarını görüp monarşinin terörizm karşısında korkmayacağını göstermekti. Sorun şuydu ki, şoföre yeni rota hakkında bilgi verilmemişti ve yanlış yola girdikten sonra U dönüşü yapmak zorunda kaldı. Araba yavaşlarken, kalabalıktan genç bir Bosnalı Sırp milliyetçisi, Gavrilo Princip (1894-1918), çıktı. Princip, sabah başarısız olan altı suikastçiden biriydi ve şimdi ikinci bir şans verildiğine neredeyse inanamadı. Kara El tabancasını çıkaran Princip, hem arşidükü hem de eşini vurdu. Kontes Sophie Chotek anında hayatını kaybetti, arşidük ise on dakika sonra öldü. Princip derhal tutuklandı.

Temmuz Krizi

Sırp sınır muhafızlarının, suikastçı grubun Sırbistan sınırını geçmesine yardım ettiği ortaya çıktı. Görünüşe göre, komploda en azından bazı resmi Sırp bağlantıları vardı. İmparator Franz Joseph, veliahtının öldürülmesine doğal olarak öfkelenmişti ve özellikle resmi Sırp bağlantısına, ne kadar geçici olursa olsun, çok sinirlenmişti. Sırp hükümeti, suikastten derhal sorumlu tutuldu. Merhum arşidük ve eşi, 4 Temmuz’da Viyana’da devlet cenazesi töreniyle defnedildi. Bu arada Franz Joseph, Sırbistan’ı işgal planı için Almanya’nın desteğini aradı. İmparator, yıllardır Sırbistan’a karşı savaşı savunan kararlı Genelkurmay Başkanı General Franz Conrad von Hötzendork (1852-1925) tarafından cesaretlendiriliyordu. Kayzer, 6 Temmuz’da, “boş çek” olarak tanımlanan sınırsız hareket özgürlüğü desteğini verdi. Tüm bunlar, Rusya’nın Sırbistan’a karşı bir savaşa izin vermeyeceği ve muhtemelen müdahale edeceği, bunun da İngiltere ve Fransa’yı müttefiklik yükümlülükleri aracılığıyla savaşa çekebileceği açık tehdidine rağmen gerçekleşti. Belki de kayzer savaş konusunda kararlıydı.

1914’teki sözde “Temmuz Krizi” sırasında uluslararası ilişkiler kötüleşti. Rusya, Sırp bağımsızlığını korumaya kararlıydı ve Çar II. Nikola (hükümdarlık 1894-1917), Fransız hükümetinin desteğini aldı. Buna rağmen Avusturya-Macaristan hükümeti, 23 Temmuz’da Sırp hükümetine karşı son teklif gönderdi; Sırbistan’ı suikastteki rolünden resmen suçlayan teklif, sınırları içindeki milliyetçi hareketlerin bastırılmasını talep ediyordu. Sırp hükümeti teklifi değerlendirdi ve daha fazla müzakerelere razı oldu. Avusturya-Macaristan ise isteklerinin derhal kabul edilmesini ısrarla talep etti.

Gavrilo Princip
Gavrilo Princip Unknown Photographer (Public Domain)

Hem Avusturya-Macaristan hem de Almanya, konuyu görüşmek üzere bir barış konferansı düzenlenmesi önerisini İngiltere’den reddetti. 28 Temmuz’da Avusturya-Macaristan resmen Sırbistan’a savaş ilan etti ve Belgrad’ı bombalamaya başladı. Rusya, Habsburg birlikleri Sırbistan’dan çekilmezse savaşacağını belirtti ve Çar, Kayzer Wilhelm’e bir telgraf göndererek şunları yazdı: “Avrupa savaşı gibi bir felaketi önlemeye çalışmak için, eski dostluğumuz adına, müttefiklerinizin fazla ileri gitmesini durdurmak için elinizden geleni yapmanızı rica ediyorum” (McDonough, 20). Avusturya-Macaristan geri adım atmayı reddetti, Rusya ordusunu seferber etmekle tehdit etti ve Almanya da misilleme tehdidinde bulundu. Hiç kimse geri adım atmadı. Çar, ordusunu 30 Temmuz’da seferber etti. Ertesi gün Kayzer, Rusya’nın seferberliğini sona erdirmesini talep etti. Tüm taraflar hâlâ krizin yerel kalmasını umuyor olabilir, ancak 1 Ağustos 1914’te Almanya, Rusya’ya savaş ilan etti. Aynı gün, hem Almanya hem de Fransa ordularını seferber etti. İtalya, en azından şimdilik, gelecek çatışmada tarafsız kalacağını ilan etti. 2 Ağustos’ta Almanya, Lüksemburg’u işgal etti ve İngiltere donanmasını seferber etti.

Savaş İlan Edildi

Alman generaller, iki cephede (Fransa ve Rusya) savaş çıkmasını önlemek için 1905 yılına kadar uzanan Schlieffen Planı’nı hazırlamışlardı. Bu plan, tarafsız Belçika üzerinden geçerek Fransa’yı hızla şaşırtıp yenmeyi ve ardından Almanya’nın kuvvetlerini Rusya’ya yoğunlaştırmayı amaçlıyordu. Zaman kritik öneme sahipti, çünkü Schlieffen Planı, Rusya’nın çok daha büyük ordusunu seferber etmeden önce uygulanmalıydı. İngiltere, Almanya hükümetine Belçika’nın tarafsızlığını savunmaya ve Fransa’yı desteklemeye hazır olduğunu bildirdi. 3 Ağustos’ta Alman birlikleri Belçika’dan geçti ve Almanya resmen Fransa’ya savaş ilan etti. 4 Ağustos’ta İngiltere, Almanya’ya savaş ilan etti. 6 Ağustos’ta Avusturya-Macaristan, Rusya’ya savaş ilan etti ve Sırbistan Almanya’ya savaş ilan etti. 10 Ağustos’ta, zaten Almanya’ya savaş ilan etmiş olan Fransa, Avusturya-Macaristan’a da savaş ilan etti; İngiltere 12 Ağustos’ta aynı yolu izledi. Dünya, daha önce hiç karşılaşmadığı bir çatışmaya sürüklenmek üzereydi.

Avusturya-Macaristan, Almanya ve Bulgaristan orduları Ekim 1915’te Sırbistan’ı işgal etti. Avusturya-Macaristan daha sonra Karadağ ve Arnavutluk’a saldırdı. Sırbistan’daki sefer, suikastın Avusturya-Macaristan ordusunun hareketlerini doğrudan etkilemesi nedeniyle özellikle acımasızdı; sivil rehineler alınmış ve özet infazlar gerçekleştirilmişti. Burada tarihçi J. Horne şöyle açıklamaktadır:

Tam da Arşidük Franz Ferdinand’ın “terörist” suikastinden dolayı Sırpları topluca cezalandırmayı ve Sırbistan’ı bir ulus-devlet olarak yok etmeyi amaçladığı için, Avusturya-Macaristan ordusu tüm nüfusu teröristler ve haydutlardan oluşmuş olarak görmeye eğilimliydi…

(Kış, 571)

Sonunda İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin de katıldığı Üçlü İtilaf güçleri, 1917’deki Bolşevik Devrimi sonrasında Rusya’nın çekilmesine rağmen I. Dünya Savaşı’nı kazandı. Birincil kaybeden olarak Avusturya-Macaristan İmparatorluğu parçalandı ve Almanya’nın toprakları büyük ölçüde azaltıldı. Čabrinović ve Princip zaferi göremedi; ilki 1916’da, ikincisi ise Kasım ateşkesiyle I. Dünya Savaşı’nın sona ermesinden altı ay önce, Nisan 1918’de hapiste öldü. Barış koşullarını belirleyen Versailles Antlaşması ise, Franz Ferdinand’ın suikasta uğramasından tam beş yıl sonra, 1919’da imzalandı.

Çevirmen Hakkında

Şüheda Bulut
Şüheda Bulut, tarihe ve uluslararası konulara ilgi duyan bir tercümanlık öğrencisidir. Dünyayı anlamaya, insanları bir araya getirmeye ve merakını bilgiye dönüştürmeye heveslidir.

Yazar Hakkında

Mark Cartwright
Mark, tam zamanlı bir yazar, araştırmacı, tarihçi ve editördür. Özel ilgi alanları arasında sanat, mimari ve bütün medeniyetlerin paylaştıkları düşünceleri keşfetmek yer alır. Siyaset Felsefesi alanında Yüksek Lisans derecesini almış ve WHE Yayıncılık Direktörüdür.

Bu Çalışmayı Alıntıla

APA Style

Cartwright, M. (2025, Ekim 16). Arşidük Franz Ferdinand’ın Suikasti: I. Dünya Savaşı’na Giden Yol. (Ş. Bulut, Çevirmen). World History Encyclopedia. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2814/arsiduk-franz-ferdinandin-suikasti/

Chicago Formatı

Cartwright, Mark. "Arşidük Franz Ferdinand’ın Suikasti: I. Dünya Savaşı’na Giden Yol." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, Ekim 16, 2025. https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2814/arsiduk-franz-ferdinandin-suikasti/.

MLA Formatı

Cartwright, Mark. "Arşidük Franz Ferdinand’ın Suikasti: I. Dünya Savaşı’na Giden Yol." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. World History Encyclopedia, 16 Eki 2025, https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-2814/arsiduk-franz-ferdinandin-suikasti/.

Reklamları Kaldır