---
title: Büyük İskender’in Ordusu
author: Donald L. Wasson
translator: Nizamettin Karaben
source: https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-676/buyuk-iskenderin-ordusu/
format: machine-readable-alternate
license: Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike (https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0/)
updated: 2026-09-28
---

# Büyük İskender’in Ordusu

_Yazan: [Donald L. Wasson](https://www.worldhistory.org/user/DWasson/)_
_Çeviren [Nizamettin Karaben](https://www.worldhistory.org/user/nizamettinkarab.ypq)_

Tarihte hiçbir komutan tek başına savaş kazanmamıştır. Bir komutan, başarılı olmak için bedeli ne olursa olsun, ister parlak bir zafer, ister umutsuz bir yenilgi, onu takip edip güç verecek eğitimli iyi bir ordunun desteğine ihtiyaç duyar. Thermopylae/Termofil Savaşında 300 kişilik [Sparta](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-197/sparta/) ordusunu cesurca komuta ederken, diğer yandan orduyu kaçınılmaz bir yenilgiye sürükleyen Sparta Kralı Leonidas hikâyesini okumak buna bir örnek olabilir. Tarih; Julius Caesar, Kartacalı General [Hannibal](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-406/hannibal/) ve daha sonra [Napoléon Bonaparte](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-21844/napoleon-bonaparte/) gibi yetenekli komutanların icraatlarına sahne olmuştur. Ancak bu üç komutan da bir kişiye ve onun ordusuna saygı duruşunda bulunmalılar: Yani kendi döneminde bilinen dünyanın büyük bir kısmını fethetmiş [Büyük İskender](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-265/buyuk-iskender/). Babası [Makedonya](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-386/makedonya/) Kralı Philip'ten, o zaman dek görülmemiş nitelikte, çok yönlü ve iyi eğitimli bir orduyu miras almıştı ve tek bir amaç etrafında birleşen bu ordu bütün bir halde savaşmıştır. Büyük İskender aslında bunun farkındaydı ve şu sözleri söylediği rivayet edilir: "Unutmayalım ki, herkesin kaderi, her bir bireyin sergileyeceği davranışa bağlıdır".

[ ![Alexander the Great in Combat](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/611.jpg?v=1790586051-1790586051) Büyük İskender Savaşırken Warner Brothers (Copyright, fair use) ](https://www.worldhistory.org/image/611/alexander-the-great-in-combat/ "Alexander the Great in Combat")Genç Kral İskender, başarısının büyük bir kısmını babasının ileri görüşlü olmasına borçlu olsa da, savaş meydanında kazandığı başarılarının esas nedeni, erken dönem Yunanistan'da piyade sınıfı Hoplite eskerleri falanks (phalanx) savaş düzenine dayanır. MÖ 700 yılı dolayında Kornit, Sparta ve Argos şehir devletleri "falanks" olarak anılan sıkı bir savaş düzeni oluşturmuşlardı. Bu gelişmenin nedenlerinden biri, kısmen de olsa değişen Yunanistan yapısından kaynaklanıyordu. Yunanistan, tarihinin en karanlık bir döneminden çıkıyordu: Yani, [Homeros](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-225/homeros/)'un yaşadığı o çalkantılı zamanlar. Bu süreçte polis veya şehir devleti ortaya çıkmış; [İyonya](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-331/iyonya/) ve Sicilya kadar uzanan bölgelerde kurulan kolinilerde genişleme yaşanmıştı. Ticari faaliyetlerde gelişme olması ve Yunan dünyasının genişleme kaydetmesiyle birlikte, her bir şehir devleti siyasi ve ekonomik nedenlerden dolayı kendisini savunmak zorunda kalmıştı.

### Erken Dönem Yunan [Savaş Sanatı](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-16193/savas-sanati/)

Yunanistan'a iki güçlü şehir devleti hâkim olmuştu; [Atina](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-292/atina/) ve Sparta. Atina, geçen zamanla birlikte deniz gücüne dönüşürken, Sparta; her erkek yurttaş için yoğun askeri ve katı davranış kuralları gerektiren, alışılagelmişin dışında bir şehir olarak öne çıkmıştı. Bu durum, "yurtaş-savaşçı" kavramının doğmasına yol açmış ve her bir yurttaşın, savaş halinde şehri savunması zorunluğu getirilmişti. Spartalı bir çocuk okuryazar olacak kadar eğitim alsa da, daha da önemlisi, acıya dayanmayı, savaşta galip gelmeyi; yani bir birey olarak değil de, birlik halinde savaşmayı öğreniyordu. Şehir adeta silahlı bir ordugâh gibiydi. Bu yoğun eğitimin sonuçları, önce Darius I ve ardından da oğlu Xerxes/Serhas komutasında Pers güçlerinin Yunanistan topraklarını istila etmesi sırasında açıkça görülmüştü.

[ ![Greek Hoplite](https://www.worldhistory.org/img/r/p/750x750/152.jpg?v=1771252447) Yunan Piyade Sınıfı Savaşçısı (Hoplite) Johnny Shumate (Public Domain) ](https://www.worldhistory.org/image/152/greek-hoplite/ "Greek Hoplite")Bu yeni asker sınıfı, adını kalkanı olan hoplon'dan alan piyade sınıfı hoplite oluyordu. Ekstra koruma sağlamak amacıyla, genellikle başına Korint tarzı bir miğfer takardı (bu miğfer, çevresel görüşe fazla imkân vermiyordu). Kral II. Philip daha sonra bu miğfer yerine, daha iyi işitme ve daha iyi görüş imkânı sağlayan Frieg miğferi geliştirmişti. Hoplite sınıfı askerler, baldırlarını korumak amacıyla dizlik giyer, kalıplaşmış bir zırhla bedenlerini korur ve ayrıca karın ile kasık bölgelerini koruyan uzun, pileli bir tunik giyerlerdi. Silah olarak, yaklaşık olarak 1,5 ila 2,5 metre (5 ile 8 feet) uzunluğunda, düşman tarafa saplamaya yönelik bir mızrak taşırlardı. Ordu gücü, her bir hopliet askerinin hem kendi sol tarafını hem de sağ tarafını koruyacak şekilde bir kalkan tuttuğu, sık saf düzeni, diğer bir adıyla "falanks" saf düzeni halinde ilerliyordu. Bu yeni savaş tarzı esas itibariyle saldırı odaklı olup düşman taraf hattı merkezine doğru bir hat halinde ilerlemeyi temel alıyordu.

### Disiplinli ve Düzenli bir Ordu

II. Philip, MÖ 359 yılında, Makedonya Kralı olduğu zaman elinde nisbetten etkisiz olsa da bir ordu vardı. Kısa sürede bir dizi askeri reform yapmıştı. İskender ve babası, daha önce hiç görülmediği tarzdan bir ordu meydana getirmişlerdi. Pers Savaşı ve Peloponez Savaşında görüldüğü üzere eski savaş yöntemlerinin artık güvenilir olmadığı anlamışlardı. Kral Philip, disiplinsiz bir asker grubunu alıp çok güçlü bir ordu gücüne dönüştürmüştü. Tarihçilerin çoğu, Kral Philip'in bu fikrini Thebes'de rehin kaldığı sırada, Thebes'in meşhur "Kutsal Birlik" kuvvetlerine bakarak geliştirdiğini düşünüyorlar. Kral Philip, ilk iş olarak ordu mevcudunu 10.000'den 23.000'e, süvari birliğini de 600'den 3.500'e çıkarmış ve bundan sonra ordusu, artık vatandaş-askerden oluşan bir ordu değildi. Ayrıca, kuşatma kuleleri ve mancınık gibi karşı tarafı kuşatma altına almaya yarayan silahları şehri kuşatma harekâtı sırasında yıkıcı bir etkiyle kullanmıştı (6000 kişi ölmüş ve 30.000 kişi esir alınıp kölelleştirilmişti).

Falanks saf düzeni, doğası gereği sürekli talim yapılması gertiriyordu ve her iki komutan da mutlak itaat talep ediyor, emirleri yerine getirmeyenleri cezalandırıyorlardı. Kral Philip ve ondan sonra gelen oğlu Kral İskender, askerlerin krala sadakat yemini etme zorunluluğu getirmişlerdi. Askerlere üniforma verilmişti; bu üniforma ile aynı zamanda her bir askere birlik ve dayanışma duygusu aşılayan basit ama etkili bir uygulama getirilmişti. Atılan bu adımın ardında, görünenin ötesinde stratejik bir mantık yatıyordu: Askerler bundan böyle belirli bir bölge veya şehre değil, sadece krala sadık olacaklardı. Kral Philip ve oğlu İskender saflarında savaşan deneyimli askerlerin krala ve Makedonya şanına bağlılıklarını korumaları gerekiyordu. Bu sadakat ve yeniden yapılanma gerekliliği, Makedonya askeri gücü ve otoritersini gözler önüne seren Chaeronea Muharebesinde – bu zaferin kazanılmasında daha on sekiz yaşında olan İskender'in de büyük katkısı vardı – Atina ve Thebes/Teb şehir devletlerine karşı kazanılan zaferle açıkça görülmüştü.

[ ![Battle of Chaeronia](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/126.gif?v=1765548605) Chaeronia Muharebesi US Military Academy (Public Domain) ](https://www.worldhistory.org/image/126/battle-of-chaeronia/ "Battle of Chaeronia")Kral Philip, orduyu baştan aşağı yeniden yapılandırmış, ilk iş olarak falanks askeri düzeninde yeni bir düzenleme yapmış, bu düzenleme ile her bir birimin başına belirlediği bir komutan atamış ve böylece daha iyi bir iletişim mümkün olmuştu. Temel muharebe birimi, genellikle 1.540 askerden oluşan ve bir "taxiarch"a (bölük/tugay) komuta edilen bir "taxis" (komutanlık) şeklinde oluşturulmuştu. Her bir "taxis" kendi içinde belirgin alt birimlere ayrılmıştı. Her "taxis"/komutanlık; her biri bir "lochagos"/komutanın yönettiği ve her biri 512 askerden oluşan üç "lochagos"/birim komutanlığından meydana geliyordu. Her bir "lochoi"/birlik ise 32 "dekas"/on kişilik bir birimden (ilk önce on, daha sonra onaltı kişi) oluşuyordu. Askerler, fiili savaş alanında sadece bir "cubit"lik (yaklaşık yarım metre) alanı kullanırlarken, çatışma öncesi durumlarda iki "cubit"lik bir yerde eğitim yapıyorlardı.

### Silahler ve Taktikler

Kral Philip, temel silah hoplite mızrağını, 18-20 feet (yaklaşık 5,6-6 metre) uzunluğunda bir mızrak türü olan sarissaya dönüştürmüştü. Sarissa mızrağı, rakibin çok daha kısa mızraklarına kıyasla daha uzaktan hedefine vurma avantajı sağlıyordu. Sarrisanın uzun olması doğal olarak kullanımını zorlaştırıyor, hem güç ve hem de ustalık gerektiriyordu. Artık hoplit asker, "pezhetairoi" yani "yaya yoldaş" konumuna geçmişti. Önceki askerler gibi o da bir kalkan; yani "aspis" taşıyordu; bu kalkan "hoplon"a benziyordu, ancak sarissanın boyutu nedeniyle omuzdan geçirilen bir kayışla taşınması gerekiyordu (asker iki ellini kullamak zorundaydı). Her bir askerin, Sarissa mızrağına ek olarak, göğüs göğüse çarpışmalarda kullanmak üzere daha küçük, çift ağızlı bir kılıcı; yani "xiphos"u da bulunuyordu.

Falanks düzeninin bir avantajı vardı: Düz ve engebesiz arazi savaş alanında en iyi sonuç alınıyordu, ancak bir anlamda dezavantaj olan falanks düzenine rağmen Kral İskender, bu düzeni şaşırtıcı bir başarıyla kullanmıştı. Kral İskender ordusu düzeni neredeyse her seferinde aynı kalmış, yine de savaş alanı koşulları gereği Hydaspes'te bazı değişiklikler yapılmış ve okçular, Porus fillerine karşı ön safta yer almışlardı. Merkez'de "pezhetairoi" (ağır piyadeler) bulunuyordu, bunların sağında "hypaspistai" (seçkin piyadeler) yer alıyorlardı, süvariler ise her iki kanatta konuşlanmışlardı. Okçular ve diğer hafif piyade birlikleri, dış kanatlarda ve arka sayfalarda görev yapıyorlardı. Pezhetairoi/yaya yoldaşlar, gerektiğinde düzenli bir şekilde bulundukları safı bozup yeni bir safa geçebilme yeteneğine sahip olsalar da, her koşulda aynı safları korumak üzere eğitilmişlerdi. Bu durumları, Gaugamela Muharebesi sırasında Pers Kralı Darius'un tırpanlı savaş arabalarına karşı savaşta açıkça görülmüştü. Muharebe sırasında, en önde yer alan baş saf sarissalarını (uzun mızraklarını) yere paralel bir şekilde tutarken, arka saflardakiler (genellikle miğfer yerine geniş kenarlı hasır şapka veya kausia takanlar) mızraklarını daha dik bir konumda taşıyorlardı.

[ ![Hypaspist](https://www.worldhistory.org/img/r/p/750x750/215.jpg?v=1782127987) Hipaspist Johnny Shumate (Public Domain) ](https://www.worldhistory.org/image/215/hypaspist/ "Hypaspist")Daha önce belirtildiği üzere, bu pezhetairoi birliklerinin sağında "kalkan taşıyıcıları" olarak da adlandırılan ve çok daha hareketli olan hypaspistler (hafif piyade sınıfı) yer alıyordu. Her ne kadar sadece daha kısa bir mızrak veya cirit taşıdıkları için ağır silahlı olmasalar da, hem Kral II. Philip ve hem de Büyük İskender ordusunda özel bir rolleri vardı. Özel bir eğitim almaları gereken bu birliklere dâhil olacak kişiler, yetenekleri ve fiziksel yapıları göz önünde bulundurularak askere alınıyorlardı. Çoğunlukla Makedonya köylü sınıfından geldikleri için herhangi bir kabile veya bölgeyle bağlılıkları bulunmuyordu ve bu durumları sadece krala sadık oldukları anlamına geliyordu. Hypaspist'lerin üç farklı sınıfı bulunuyordu: Hem kralın korumalığını yapan ve hem de ziyafetlerde ve de resmi törenlerde muhafızlık görevini üstlenen "kraliyet" koruma birliği, argyraspids'ler (Gümüş Kalkanlılar) olarak bilinen seçkin bir birlik ve son olarak asıl hypapist birliği vardı. Hypapists'ler arasında kıdemli özel bir asker grubu zamanla "Gümüş Kalkanlılar" adıyla anılmaya başlanacaktı.

### Süvari Birliği

Ordunun hem sağ ve hem de sol kanatlarında süvari birlikleri yer alıyorlardı. Süvariler ordunun başlıca gücünü oluşturuyor ve düşman hatlarında savaşın kaderini tayin eden yarma hamlesini gerçekleştiriyorlardı. Bu durumları Granikos, İssus ve Guagemela Muharebelerinde açıkça görülmüştü. Süvari kuvvetleri iki bölüme ayrılmışlardı: Yoldaş Süvariler (Companions) ve Öncü Süvariler (Prodromoi). Öncü Süvariler ağırlıklı olarak keşif görevlerinde kullanılan esnek ve çok yönlü Balkan Süvari Birliğiydi. Yoldaş Süvariler daha az önem arz eden bölüm olup komuta görevini önce Pilotas, daha sonra Cleitus ve [Hephaestion](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-12821/hephaestion/) üstlenmişlerdi. Her biri 200 askerden oluşan sekiz bölüğe ayrılmışlardı. Askerlerin her biri yaklaşık olarak 2,7 metre (dokuz feet) uzunluğunda bir mızrak taşıyor ancak üzerlerinde çok az zırh bulunduruyorlardı. Süvarilerin taşıdıkları büyük önem nedeniyle – Gaugemela Savaşında 1000 at telef olmuştu – her zaman düzenli olarak yedek at stokları vardı. Elbette bu süvari bölükleri arasında en önemlisi Kral İskender'in kendi bölüğüydü. İskender ve Kraliyet Yoldaş Süvari bölükleri daima sağ kanatta savaşırlarken, Parmenion sol kanatta Teselya Süvarilerine komuta ediyordu. Uygulanan taktikler gayet basit idi: Pezhetairoi (yaya yoldaşlar) düşman ordusu merkezine daha eğilimli bir açıdan saldırırlarken, süvariler bölüğü kanatlardan saldırıya geçip düşman hatlarında gedik açıyordu. Daha önce terk edilen hoplite flanks düzeninde olduğu gibi bu yeni düzen saldırı odaklı tasarlanmış ve bütünüyle bir taarruz gücü niteliği taşıyordu. Başarı elde etmek üzere eğitimli askerler her zaman elzem olsalar da, bir ordunun aynı zamanda yetenekli bir komuta kademesine de ihtiyacı vardır. Çanakkale Boğazını (Hellespont) geçen kuvvetlerin başında Büyük İskenderin yanı sıra Parmenio, Perdiccas, Coenus, Celitus, Ptolemy ve Hephaestion gibi yetenekli bazı komutanlar vardı.

Kral Büyük İskender ordusuna, savaş konseyinin toplandığı büyük bir çadır olan kraliyet çadırından komuta ediyordu. Bu çadırda ayrıca bir giriş bölümü, bir cephanelik ve kralın şahsi dairesi de bulunuyordu. Her zaman özel bir hypaspists (kalkan taşıyıcı piyade) birliği bu çadırı koruyordu. Büyük İskender, her zaman komuta kademesi önerilerini dinlese de, nihai karar yine kendisine ait oluyordu. Bu durum en çok Gaugamela Savaşından önce yaşanmıştı: Şöyle ki; Parmenoi ve diğer bazı komutanlar, Pers Kralı Darius üzerine gece saldırılması önerisinde bulunmuşlardı, ancak Kral İskender bu öneriyi kesin bir dille reddetmişti: "Bir zaferi çalarak kazanmak istemiyorum" diye cevap vermişti.

[ ![Map of Alexander the Great's Conquests](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/130.gif?v=1765548612) Büyük İskender'in Fetih Haritası US Military Academy (Public Domain) ](https://www.worldhistory.org/image/130/map-of-alexander-the-greats-conquests/ "Map of Alexander the Great's Conquests")### Çanakkale Boğazını (Hallespont) Geçmek

Genç Kral İskender, Asya topraklarına girdiği zaman beraberinde 12.000 falanks sınıfı asker götürmüştü; 9000 pezhetairoi ve 3000 hypaspists. Ayrıca yanında, büyük bir kısmı fethedilen topraklardan alınıp garnizon birliğinde görev yapacak 7000'den fazla Yunan piyade sınıfından asker de bulunuyordu. MÖ 334 yılında Çanakkale Boğazını geçen ordu ağırlıklı olarak Makedonyalı askerlerden oluşsa da, Yunanistan'ın dört bir yanından gelen başka birlikler de vardı: Şöyle ki; Agrianlar, Triballiler, Paeonlar ve İliryalılar. Kral Büyük İskender, aynı zamanda, Korint Birliğinin de lideri olduğundan dolayı farklı Yunan şehir devletleri ilave piyade, süvari ve savaş gemisi desteği sağlamışlardı. Bu paralı askerlerin büyük çoğunluğu farklı lehçeler konuşuyor ve etnik gerilimin uzun bir geçmişi olan değişik bölgelerden geliyorlardı; neyse ki bu gerilim asgari düzeyde tutulabilinmişti. Büyük İskender, MÖ 331 yılında yaşanan Gaugamela Savaşında III. Darius'u yenilgiye uğratmasından sonra askeri güçlerinin azalan mevcudiyetini takviye etmesinin gerekli olduğunu fark etmiş ve kıdemli bazı askerlerini evlerine gönderirken, aralarındaçok sayıda Perslerin bulunduğu yeni askerleri ordusuna dâhil etmişti. İster Makedonya'dan gelenler olsun, ister yerel bölgelerden alınanlar olsun, silahaltına alınan bütün yeni askerler Makedon savaş tarzına göre eğitilmişlerdi.

### Büyük İskenderin Liderliği

Bununla birlikte, bir ordu - Makedon Ordusu kadar iyi eğitilmiş olsa da - Büyük İskender gibi becerikli bir komutanın liderlik marifeti olmadan aynı başarıyı gösteremez. Tarihçi yazar Barry Strauss, Masters of Command/Komuta Ustaları: İskender, Hannibal and Ceasar adlı kitabında iyi bir liderlik için gerekli niteliklerin listesini çıkarmıştır. Bu nitelikler arasında muhakeme yeteneği, cüretkârlık, çeviklik, strateji belirleme ve düşmana korku salma gücü yer alır. Kral İskender, bu özelliklerin hepsini sergilemiştir. Büyük İskender komutasında Makedon Ordusunun zaferiyle sonuçlanan İssos Muharebesinden (günümüzde Hatay/Antik İssos Ovası) sonra görüldüğü üzere düşmanına saygı göstermiş olsa da, aslında kimseden korkusu yoktu. Kral Büyük İskenderin şu sözleri söylediği aktarıla gelmiştir: "Koyunun yönettiği bir aslan ordusundan korkmam, ancak aslanın yönetiği bir koyun ordusundan korkarım". Büyük İskender'in en dikkat çekici yönlerinden biri; rakip taraf stratejisini önceden sezip rakibini genellikle kendi seçtiği alana çekmek şeklinde olmuştur. Bu durumu en belirgin şekliyle Gaugamela/Arbela Savaşında (günümüzde Irak/Erbil) görülmüştür. Büyük İskender'in esas hedefi, Pers topraklarını fethi sırasınde, Kral Darius'a diz çöktürmek olmamış, sadece bu toprakları fethetmek istemiştir.

[ ![Alexander the Great, Bronze Head](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/1238.jpg?v=1765565291) İskender'in Bronz Heykelinin Başı Mark Cartwright (CC BY-NC-SA) ](https://www.worldhistory.org/image/1238/alexander-the-great-bronze-head/ "Alexander the Great, Bronze Head")Kral Büyük İskender, askerlerin saygısını kazanmış ve aynı cephede onlarla birlikte savaşarak, onlarla birlikte yemek yiyerek ve herkese yetecek kadar su olmadığı zaman, kendisi de su içmeyi reddederek güvenlerini asla boşa çıkarmamış; kısacası, askerlerine örnek bir kişilik sergilemiştir. Gaugamela Savaşı sırasında görüldüğü üzere, askerlerini kendisiyle birlikte savaşmaya teşvik edebilmiştir. Tarihçi ve biyografi yazarı Plutarch (Plütark) Büyük İskender'in Hayatı adlı eserinde şöyle yazmıştır:

> …Teselya ve diğer Yunanlılara çok uzun bir konuşma yapmıştı; Babarlara karşı kendilerine komuta etmesi için bağırışlarıyla kendisni cesaretlendirdiklerini görünce, mızrağını sol eline almış ve sağ eliyle tanrılara yakarışta bulumuş, eğer gerçekten de Zeus'un soyundan geliyorsa, Yunanlıları korumaları ve güçlendirmeleri için dua etmiş ve karşılıklı cesaretlendirme ve teşviklerin ardından süvari birliği tam hızla düşman üzerine saldırmıştı.

Romalı tarihçi yazar Flavius Arrianus, İskender'in Seferleri adlı eserinde, Büyük İskenderin askerlerine hitaben yaptığı bir konuşmasında alınan şu sözlerine yer vermiştir:

> ….biz Makedonyalılar, nesillerden beri hep tehlike ve savaşın çetin okulunda yetiştik. \[Kral, Makedon ve Pers orduları arasında bir kıyaslama yapmıştı\]; en nihayetinde, başkomutanlık yüksek makamında bulunan o iki adama ne demeli? Karşınızda İskender, onlarda ise Darius var.

Kral Philip ve Büyük İskender'den önce, Pers kralları I. Darius ve Xerxes/Serhas komutasındaki Pers güçleri daha küçük bir kuvvetle geri püskültürmüşlerdi. Yunanlı askerler, Perslerin daha önce karşılaşmadıkları, hiç kimseye veya hiçbir şeye benzemeyen bir tarzda savaşmışlardı. Büyük İskender dönemine gelindiğinde, hem Yunanistan ve hem de Pers topraklarında zafer kazanmak üzere sevk ve idare edilen askeri güç artık kusursuz bir seviyeye ulaşmıştı. Büyük İskender, Asya'yı geçip Hindistan'a kadar ilerlemiş ve çoğu zaman kendi ordusundan sayıca çok daha büyük kuvvetlerle savaşmıştı. Falanks askeri düzeni ve süvari birliklerini kullanma becerisi, İskenderin doğuştan gelen komuta yeteneğiyle birleşince düşmanını hep savunma yapmaya zorlamış ve böylece hiçbir savaşı kaybetmemişti. Büyük İskenderin hatırası varlığını sürdürmüş ve kararlı kişiliği sayesinde Helen kültürü Asya topraklarına taşınmıştı. Büyük şehirleri inşa etmiş ve bir halkın geleneklerini sonsuza kadar değiştirmişti.

#### Editorial Review

This human-authored article has been reviewed by our editorial team before publication to ensure accuracy, reliability and adherence to academic standards in accordance with our [editorial policy](https://www.worldhistory.org/static/editorial-policy/).

## Bibliografya

- [Anglim, S. *Fighting Techniques of the Ancient World, 3000 BC - AD 500.* Greenhill Books, 2002.](https://www.worldhistory.org/books/1853675229/)
- [Arrian. *The Campaigns of Alexander.* Penguin Classics, 1976.](https://www.worldhistory.org/books/0140442537/)
- [English, S. *The Army of Alexander the Great.* Pen & Sword Military, 2009.](https://www.worldhistory.org/books/184415839X/)
- [Fildes, A. *Alexander the Great.* J. Paul Getty Museum, 2004.](https://www.worldhistory.org/books/0892367830/)
- [Fuller, J.F.C. *The Generalship Of Alexander The Great.* Da Capo Press, 2004.](https://www.worldhistory.org/books/0306813300/)
- [Plutarch. *The Life of Alexander the Great.* Modern Library, 2004.](https://www.worldhistory.org/books/0812971337/)
- Shepard, R (ed). *Alexander the Great at War.* Metro Books, 2008
- [Strauss, B. *Masters of Command.* Simon & Schuster, 2013.](https://www.worldhistory.org/books/1439164495/)

## Yazar Hakkında

Donald, Lincoln College'da (Normal, Illinois) Antik Çağ, Orta Çağ ve ABD Tarihi dersleri vermiştir ve Büyük İskender'i öğrendiği günden beri daima tarihin bir öğrencisi olmuş, gelecekte de hep öyle kalacaktır. Sahip olduğu bilgi birikimini öğrencilerine aktarma konusunda son derece isteklidir.

## Bu Çalışmayı Alıntıla

### APA
Wasson, D. L. (2026, September 28). Büyük İskender’in Ordusu. (N. Karaben, Çevirmen). *World History Encyclopedia*. <https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-676/buyuk-iskenderin-ordusu/>
### Chicago
Wasson, Donald L.. "Büyük İskender’in Ordusu." tarafından çevrildi Nizamettin Karaben. *World History Encyclopedia*, September 28, 2026. <https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-676/buyuk-iskenderin-ordusu/>.
### MLA
Wasson, Donald L.. "Büyük İskender’in Ordusu." tarafından çevrildi Nizamettin Karaben. *World History Encyclopedia*, 28 Sep 2026, <https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-676/buyuk-iskenderin-ordusu/>.

## Lisans & Telif Hakkı

Gönderen [Nizamettin Karaben](https://www.worldhistory.org/user/nizamettinkarab.ypq/ "User Page: Nizamettin Karaben"), tarihinde yayınlandı 28 September 2026. Telif hakkı bilgileri için lütfen orijinal kaynakları kontrol edin. Lütfen bu sayfadan gidebileceğiniz içeriklerin daha farklı lisans koşullarına sahip olabileceğini unutmayın.

