---
title: Antik Roma'da Otorite: Auctoritas, Potestas, İmperium ve Paterfamilias
author: Jesse Sifuentes
translator: Ulaş Can Çakmak
source: https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1472/antik-romada-otorite-auctoritas-potestas-imperium/
format: machine-readable-alternate
license: Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike (https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0/)
updated: 2022-09-02
---

# Antik Roma'da Otorite: Auctoritas, Potestas, İmperium ve Paterfamilias

_Yazan: [Jesse Sifuentes](https://www.worldhistory.org/user/UTrezzoto/)_
_Çeviren [Ulaş Can Çakmak](https://www.worldhistory.org/user/ulacan)_

[Antik Roma](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-68/antik-roma/)'da otorite kompleks bir kavramdı, ve Roma'dan beklenildiği üzere gelenek, mit ve öyküleştirilmiş tarihlerinden gelen şuur ile doluydu. Aralarından belki de nihai ve en üstün olan otorite *imperiumdu*, yani Roma ordusunu komuta etme gücü. *Potestas* ise çeşitli siyasi makamlara ait olan hukuki güce verilen isimdi. Bunlarla birlikte, itibar ve mevkii ile ilintili manevi bir tür toplumsal otorite olan *auctoritas* mevcuttu. Günlük yaşamdaki bir Romalı evinin içerisinde ise mutlak otorite, paterfamilias olarak bilinen aile babasına aitti. Bu makalede, hane yaşamından umumi siyasete ve hatta savaş alanına kadar Romalı yaşantısının her yönünü kapsayarak yüzyıllara yayılan bu çeşitli otorite türlerini inceleyeceğiz.

[ ![Silver Denarius of Trajan (Reverse Side)](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/11444.jpg?v=1769279288) Trajan'a Ait Gümüş Denari (Arka Yüz) Jesse Sifuentes (CC BY-NC-SA) ](https://www.worldhistory.org/image/11444/silver-denarius-of-trajan-reverse-side/ "Silver Denarius of Trajan (Reverse Side)")### Auctoritas

Latince bir terim olan *Auctoritas*, antik Roma'nın siyasetini ve sosyal yapısını anlayabilmek için olmazsa olmaz bir kavramdır. [Cicero](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-11710/cicero/)'ya (MÖ 106 – MÖ 43), Julius Caesar'a (MÖ 100 – MÖ 44), veya [Augustus](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-412/augustus/)'a (MÖ 63 – MS 14) ait bir biyografiyi okuduğunuzda, *auctoritas* kelimesine denk gelmeniz kesindir. Bununla birlikte, söz konusu kavramı doğrudan “otorite” olarak tercüme etmek uygun olmaz. Bu kavramı için en anlaşılır karşılığın “toplumsal otorite, itibar ve mevkii” olması mümkündür. Hukuki ve yasal olan otorite olan *potestas'dan* farklıydı, aynı zamanda *imperium* adı verilen askeri otoriteden de farklıydı. Bunların yerine *auctoritas* daha çok soyut ve manevi bir saygınlıktı. Bu saygınlığın bir kısmı kişinin kendi tarafından kazanılır, bir kısmı ise ailesinden aldığı mirasa dayanırdı. Savaş alanındaki yiğitlik ve cesaret sayesinde kazanıldığı gibi, savaşlardaki bir dizi zaferin sonucunda askerleri tarafından imperator, yani “muzaffer komutan” ilan edilen bir kumandan tarafından da elde edilebilirdi. En yüksek resmi makam olan *consul* gibi, üst düzey ve nüfuzlu siyasi magistralıkları elde etmekte bunu sağlayabilirdi. Ancak aynı zamanda bu durum seleflerden gelen mirasa dayanıyordu; çünkü kişi asil bir soyağacına, kadim bir aile adı ile geniş kapsamlı sosyal ve siyasi bağlantılara sahip olmak zorundaydı.

Daha yüksek makam ve nüfuz peşinde olan herhangi bir Roma Senato'su üyesi, yükselebilmek için genellikle *auctoritas'a* sahip olmak durumundaydı. Mahkemede bile, sanığın *auctoritas'ı* önemli rol oynamaktaydı. Geniş toplumsal bağlantılara ve *auctoritas'a* sahip olmak, aynı zamanda önemli birtakım kişilerin mahkemede doğrudan sizi savunmasını sağlayabilir, suçlamalardan aklanma şansını artırabilirdi. Örnek vermek gerekirse, hem Cicero hem de Augustus; gerek samimi arkadaşlıktan, gerekse siyasi ittifak kurmak amacıyla, dostları ile ortaklarını mahkemede savunmak için toplumsal nüfuz ve itibarlarını başarıyla kullanmışlardı.

Tarihçi Adrian Goldsworthy, MÖ 62 yılında Pontus hükümdarı VI.Mithridates'i yenerek son derece başarılı bir askeri harekata imza atan Pompey hakkında (MÖ 106 – MÖ 48) ilginç bir hikayeden söz etmekte: Pompey Roma şehrine girmeden önce, emrindeki pek çok lejyondan aldığı güçle bir tirana dönüşeceğinden korkan Roma halkının endişelerini gidermek amacıyla komutanlık yetkilerini bırakarak birliklerini terhis etmişti. Sonuçta Pompey şundan emindi ki “resmi bir yetki veya emrinde olan bir ordu”ya sahip olmasa bile, Romalılar'ın *auctoritas* adını verdiği soyut şeye güvenebilirdi.

Yine bu bağlamda, Cicero'nun bir keresinde çok genç ve deneyimsiz gördüğü Octavian'ı “bolca özgüven, ancak çok az *auctoritas*” sözleri ile küçümsemişti. (Goldsworthy, Augustus, 104). Buna karşın, yaşı ilerleyen Octavian'ın Mark Antony ile Cleopatra'yı Actium Savaşı'nda yenilgiye uğratarak Roma'ya girişiine tanık olmaktayız. Tam bu noktada Octavian, Julius Caesar'ın evlatlık oğlu, yıllık *consul*, birden fazla lejyonun komutanı, askerleri tarafından imperator ilan edilmiş, ve ölümünden sonra tanrılaştırılan Julius Caesar ile olan bağı sayesinde soyunu tanrıça Venüs, yarıtanrı Aeneas, ve [Romulus ve Remus](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-12205/romulus-ve-remus/)'a dayandırabilen biriydi. Bu andan itibaren, Octavian'ın sahip olduğu *auctoritas* inkar edilemez biçimde doruk noktasına ulaşmıştır.

[ ![Augustus of Prima Porta](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/97.jpg?v=1749951425) Prima Portalı Augustus Andreas Wahra (original), new version by Till Niermann (CC BY-SA) ](https://www.worldhistory.org/image/97/augustus-of-prima-porta/ "Augustus of Prima Porta")Evlat edinilme konusundan söz etmişken, anılması gereken bir başka otorite türü ise her Roma evinde var olmuş, mutlak bir otorite olan paterfamilias'tır (hane babası). Roma gelenekleri babalara, hane içindeki her kişi üzerinde mutlak bir iktidar hakkı tanımaktaydı. Eğer gerekli görürse yaşam ve ölüm üzerinde karar verme bile buna dahildi. Söz konusu yetki cumhuriyetin geç dönemlerinde pek fazla uygulanmamasına karşılık, yine de hukuki olarak paterfamilias'ın kullanabileceği bir yetkiydi. Babanın ailedeki rolü her açıdan mutlaktı. Resmi makamlara adaylığını koyarak, Roma'nın bir sonraki büyük adamları olacak olan yeni nesilleri yetiştirmek babaların sorumluluğundaydı. Erken yaşlarından itibaren, “Oğlanlar babaları ile birlikte daha fazla zaman geçirmeye, iş konularında onlara eşlik etmeye başlarlar... Oğlanlar babalarının diğer senatörler ile görüşüp selamlaşmalarına tanık olurlar... Kimin Senato'da en fazla nüfuza sahip olduğunu ve bunun nedenini öğrenmeye başlarlar. Erken yaşlardan itibaren, Cumhuriyet'in büyük işlerinin idare edilişine tanık olurlar...” (Goldsworthy, Caesar, 38).

Paterfamilias'ın rolü öylesine önemliydi ki, bir magistranın elde edebileceği -bu kişi genelde bir *consul* veya imparator olurdu- en büyük şeref payelerinden birisi, “Vatanın Babası” anlamına gelen Pater Patriae idi. Bu ünvan aslen, Roma'nın kurucusu ve dolayısıyla atası olan Romulus'a aitti. Cicero bu payeyi MÖ 63'de, Catilina Komplosu'nun hazırlayıcılarını alt etmesi sebebiyle aldı. Aynı zamanda Augustus'a da Senato tarafından MÖ 2'de, barış ve istikrarı sağladığı için bahşedilmişti. Daha sonraları ise Trajan (h. MS 98-117) ve Hadrian (h. MS 117-138) gibi gelecekteki imparatorlarda bu şeref payesini alacaktı.

[ ![Silver Denarius of Trajan (Obverse Side)](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/11443.jpg?v=1769279285) Trajan'a Ait Gümüş Denari (Ön Yüz) Jesse Sifuentes (CC BY-NC-SA) ](https://www.worldhistory.org/image/11443/silver-denarius-of-trajan-obverse-side/ "Silver Denarius of Trajan (Obverse Side)")### Imperium

*Imperium*, *auctoritas* ile karşılaştırıldığında daha basit ve somut görünmesine karşın, bu kavramında kendine has ilginçlikleri yok değildi. *Imperium*, magistra ve promagistraların sahip olduğu, Roma ordusuna kumanda etme yetkisiydi. Bunu; *Consul*, *preator* ve *proconsul* gibi magistralıklara verilen meşru ve en yüksek otorite türü olarak düşünülmesi mümkündür. Temel olarak iki tür *imperium* mecvuttu: resmi ve vekaleten.

Sözcüğün arkaplandaki derinliğini daha iyi anlayabilmek için, Augustus zamanında yazılmış olan Virgil'in Aeneid'indeki *imperium* kelimesinin kehaneti andıran manasını gözden geçirelim. Burada Zeus'un Roma dinindeki karşılığı olan Jupiter, büyük [Roma İmparatorluğu](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-100/roma-imparatorlugu/)'nun doğuşunu müjdeleyen bir kehaneti aktarmaktadır. Virgil ( M.Ö. 70 – 19) şöyle yazıyor:

> Ona analık eden kurdun alacalı postuyla
> Mağrurca duruyor Romulus
> Devam ettirecek soyunu,
> [Mars](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-10341/mars/)'ın surlarını inşa ettirecek
> Kendi adıyla adlandıracak halkını
> Romalılar, ne zamanda ne mekanda
> Koymadım onlara hiçbir sınır
> **Ebedi bir [imparatorluk](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-99/imparatorluk/), sonu olmayan bir dünya** “(Latince: ***Imperium sine fine***)
> (Virgil, çeviri: Stanley Lombardo, Aeneid, 10)

Buradaki *imperium* sıradan bir askeri otoriteden çok daha geniş bir bir anlamda kullanmıştır. [Tanrı](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-10299/tanri/) Jupiter, Roma'ya hiçbir dünyevi sınır tanımadan imparatorluk kurma, hükmetme ve yönetim hakkı tanımıştır. Tam da bu bağlamda söz konusu kavramı gerektiği gibi anlayabiliriz. Yani Romalılar için dünya üzerinde *imperium* hakkı, kendilerine tanrı tarafından verilmiş bir haktır.

*Consullar*, resmi olarak *imperiumu* yürütme yetkilerinin bir parçası olarak ellerinde tutmaktaydılar. En yüksek siyasi makam olan *consul*, lejyonların büyük çoğunluğu üzerinde *imperiuma* sahip ve aynı zamanda en büyük önem arz eden bölgelerin idaresinde yetkiliydi. Örnek vermek gerekirse, eğer bir *consulun* görev süresi içerisindeki en acil mesele düşman kuzeyli kabilelerin İtalyan şehirlerini yağmalayıp talan etmesi ise, mevcut *consul* ordu komutanı olarak söz konusu meseleyle meşgul olurdu. Ve genellikle bu durum, düşman kabilenin yenilgisi ve nihayetinde “etkisizleştirilmesi” ile sonuçlanırdı.

*Imperium* aynı zamanda vekaleten de verilebilirdi. *Proconsul* gibi promagistralıklar, mevcut yılın seçimle iş başına gelen magistraları tarafından Senato'nun da fikirlerine danışarak seçilir ve vekaleten görevlendirilirdi. *Proconsul* çoğunlukla eski *consullardan* biri olurdu ve mevcut *consulun* adına hareket ederlerdi. Aynı zamanda eyalet valisi görevi de görürlerdi. *Proconsullar* kendilerine tanınan görev süresi boyunca atandıkları herhangi bir Roma eyaletini yönetir, ve burada bulunan lejyonlar üzerinde hemen hemen mutlak bir özerkliğe sahip olurlardı. Örneğin Hispania (günümüz İspanya) gibi bir eyalet ile Roma arasındaki seyahat süreleri çok uzun olduğundan, bir *proconsul* gerekli askeri kararları almak için Roma'ya haberci gönderip izin almak durumunda değildi. Böyle bir şey imkan dışı ve olanaksız olduğundan, *proconsullar* eyaletlerinde mutlak otorite olarak iş görmekteydiler. *Proconsul* olarak görev yaptığı dönemde Caesar'a baktığımızda, kendisinin sekiz yıl süren başarılı bir askeri harekat neticesinde [Galya](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-354/galya/)'yı fethettiğini görmekteyiz. Tüm bunlar kendisinin mutlak kontrol ve sorumluluğu altındaki lejyonlar ile gerçekleşmiştir.

[ ![Julius Caesar](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/2737.jpg?v=1773346218) Jül Sezar Georges Jansoone (CC BY-NC-SA) ](https://www.worldhistory.org/image/2737/julius-caesar/ "Julius Caesar")*Imperium* hakkındaki bir diğer ilgi çekici nokta ise kişilerin hangi mekanlarda ona sahip olup olamayacağıydı. Şaşırtıcı bir biçimde, *imperiumun* taşınamayacağı alanlardan birisi Roma'nın ta kendisiydi. Roma'nın resmi sınırları (Pomerium olarak da bilinir) kutsal ve dokunulmaz olduğundan ötürü, her ordu kumandanı başarılarına veya taşıdıkları *auctoritasa* bakılmaksızın şehire girmeden hemen önce *imperiumlarını* elden bırakmak zorundaydı. Bu durum, *proconsulluk* süresince yaptıkları ahlak dışı eylemlerine karşılık olarak misilleme ve yasal yaptırımlardan korkan bazı yozlaşmış komutanlar için sıkıntılı bir durumdu. Nitekim Roma'ya girdikleri an hiçbir orduyu komuta edemeyecekleri için tamamen savunmasız bir durumda kalmaktaydılar. Bir kişinin Roma'nın resmi sınırlarını imperiumu ve lejyonları ile geçmesi yasadışı bir eylem, tehlikeli bir provokasyon ve kimi zaman savaş ilanı anlamına gelmekteydi.

Augustus ve Principate (Cumhuriyetin yerine İmparatorluk) dönemindeki *imperium* kavramı teorik olarak çok az, pratikte ise çok fazla değişime uğrayacaktı. İsim olarak bir *consul* veya *proconsulun* taşıdığı ünvan ve itibar aynen devam etmekteydi, ancak askeri otoriteleri ortadan kalkmış; her yönden [Roma İmparatoru](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-1032/roma-imparatoru/)'na bağlanmışlardı. Augustus'un imparatorken elde ettiği güçlerden birisi "*maius imperium proconsular*… tüm diğer *proconsullardan* üstün olan *proconsul* gücü” (Goldsworthy Augustus, 497) idi. Principate dönemindeki bir diğer değişiklik ise Augustus'un söz konusu üstün *proconsul* *imperiumunu* Roma'nın kutsal ve dokunulmaz sınırları içerisinde dahi kullanabilme hakkını elde etmesiydi. Bu durum, Augustus'a o sırada nerede ikamet ettiği farketmeksizin imparatorluk içerisindeki her bir eyalet üzerinde askeri komuta sağlamaktaydı.

### Potestas

*Auctoritas* pek çok farklı etmene bağlıyken ve *imperiumda* büyük ve kimi zamanda tehlikeli bir otoriteyken, *potestas* ise siyasi bir makamın hukuki otoritesinden ibaretti. Roma'daki diğer tüm otorite türlerinin tersine belki de en basit ve anlaşılır olan buydu, çünkü doğrudan yasa tarafından belirlenmişti.Kapsamımızı daraltmak için, en önemli üç Roma siyasi makamının *potestaslarını* inceleyeceğiz: *consul*, *praetor* ve tribun.

En yüksek siyasi makam olmasından ötürü *consulların* sahip olduğu *potestas* olağanüstüydü; yasa önergesi sunabilir, Senato'ya başkanlık edebilir, ve lejyonlar üzerinde komutanlığa sahip olurlardı. Her yıl iki *consul* Halk Meclisi (*Comitia Centuriata*) tarafından seçilirdi. Her iki *consulda* en az 42 yaşında olmalıydı, bir yıllık dönem için hizmet verebilir ve ardarda iki dönem hizmet veremezlerdi. Sadece *consulluk* etme şerefine erişmiş olmak bile kişinin, en prestijli ve rağbet gören magistralığı elde ederek kendi mevkiini ve itibarını (*auctoritas*) yükseltmesini sağlamakta, Roma lejyonlarının çoğunluğu ve Roma'nın askeri müdahalesine acilen ihtiyaç duyan bölgeler üzerinde geniş kapsamlı yasal güce (*potestas*) ve askeri otoriteye (*imperium*) sahip olmak anlamına geliyordu.

Cumhuriyet döneminde praetor urbanusların üstünde yalnızca *consullar* vardı. Aynı Halk Meclisi tarafından, *consulların* hemen ardından seçilirlerdi. Preatorlar genellikle başkanlık etmeleri üzere bir mahkemede görevlendirilirlerdi. Duruşmalar, kamunun tanıklık etmesi amacıyla Forum'daki yükseltilmiş platformlar üzerinde gerçekleştirilirdi. *Preatorların* yasal gücü consulların ardından gelmekteydi ve onlar da consullar gibi lejyonlar üzerinde *imperiuma* sahip olarak daha az önem arz eden askeri harekatları yönetirlerdi. Üstelik, eğer askeri eylem gerektiren bir durum ortaya çıkarsa ve mevcut *consullar* bir başka savaşla meşgulse, *preator* meseleyle ilgilenmesi için çağrılırdı.

[ ![The Curia](https://www.worldhistory.org/img/r/p/750x750/491.jpg?v=1775623385) Curia Chris Ludwig (Copyright) ](https://www.worldhistory.org/image/491/the-curia/ "The Curia")Bir diğeri ise pleb tribunları idi, bu rol yalnızca [plebler](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-20632/plebler/) için mevcuttu. Bir tribunun şahşı kutsal ve dokunulmazdı. Bir tribuna herhangi bir şekilde fiziksel zarar vermek yasal suçtu. Bir tribun herhangi bir magistranın eylemlerini veto edebilir ve Halk Meclisi'ne yasa önergesi sunabilirdi. Daha fazla inceleme yaptıldığında görüyoruz ki, pleb tribunlarının sahip olduğu *potestas* (*tribunicia potestas*) olağanüstüydü, öyle ki MÖ 23 yılında Augustus *consulluktan* çekildiğinde yasal gücünün üstünlüğü ve rakipsizliğinden emin olabilmek amacıyla tribun *potestasını* istemiş ve elde etmişti.

### Sonuç

Söz konusu otorite türleri sıklıkla, askeri ve hukuki otorite de olduğu gibi içe içe geçmekteydi. Örneğin baş magistraları ele alırsak, -*consullar* ve *praetorlar*- lejyonlar üzerindeki kumandanlıkları (*imperium*) sahip oldukları yasal gücün (*potestas*) nihai bir yansımasıydı. Manevi nitelikteki *auctoritas*, kişinin siyaset merdivenini tırmanmarak *imperium* ve *potestas* elde edebilecekleri konumlara ulaşmak için siyasi ittifaklarını sağlamlaştırmasına yardımcı olurdu. Her otorite türü hem Roma kentinde hemde imparatorluk eyaletleri boyunca kilit rol oynamaktaydı. Komutanlar *imperiumlarını* kullanmış ve genişleyen imparatorluk için yeni bölgeler elde etmişlerdi. Roma hükümetindeki çeşitli magistralıkların sahip olduğu yasal ve idari nitelikteki *potestas* Roma'nın büyüyüp gelişmesi için gerekliydi ve kişilerin sahip olduğu *auctoritas* önemli kararları etkileyerek siyasi hayatı şekillendirebilirdi.

Söz konusu roller [Roma Cumhuriyeti](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-560/roma-cumhuriyeti/)'inde yüzyıllar boyu varlığını genellikle istikrarlı bir biçimde sürdürdü. MÖ 3.Yüzyılda İkinci Pön Savaşı sırasında [Hannibal](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-406/hannibal/)'ı yenilgiye uğratan Scipio Africanus'un *imperiumu*, MÖ 2.Yüzılda tribunluk görevindeki Tiberius ve Gaius Gracchus'un yasama yoluyla yaptığı devrimci toprak reformları ve MÖ 1.Yüzyılda sahip olduğu *auctoritas* sayesinde Senato üzerinde inanılmaz bir otorite ve etkiye sahip olan Cicero'nun muazzam itibarı bunun örneğidir. Bu roller ancak, triumvirlerin, dictatorların ve iç savaşlar zamanı olan Geç Cumhuriyet dönemindeki kargaşa sürecinde dengesini yitirecekti. Askeri otoritenin rolü MÖ 27'de Augustus ile başlayarak İmparatorluk Roma'sında da değişecekti; artık gerçek anlamda *imperium consul*, *preator* ve *proconsul* komutanlarına değil, sadece ve sadece imparatora (*princeps*) ait olacaktı. Yüzyıllar boyunca, bu farklı çeşit otorite türleri, Roma'nın sosyal ve siyasi yapısına güç veren bir makine görevi görecekti.

#### Editorial Review

This human-authored article has been reviewed by our editorial team before publication to ensure accuracy, reliability and adherence to academic standards in accordance with our [editorial policy](https://www.worldhistory.org/static/editorial-policy/).

## Bibliografya

- [Pater patriae | ancient Roman title](https://www.britannica.com/topic/pater-patriae "Pater patriae | ancient Roman title"), accessed 5 Nov 2019.
- [Goldsworthy, A. *Augustus.* Yale University Press, 2015.](https://www.worldhistory.org/books/0300216661/)
- [Goldsworthy, A. *Caesar.* Yale University Press, 2008.](https://www.worldhistory.org/books/0300126891/)
- [P. Vergilius Maro. *Aeneid.* Hackett Publishing Company, Inc., 2005.](https://www.worldhistory.org/books/0872207315/)

## Yazar Hakkında

Houston'da Dünya Tarihi öğretmeniyim. Antik Roma'ya, özellikle Augustus'un Principatus dönemi ve Geç Cumhuriyet'e ilgi duyuyorum. Diğer tutkularım arasında satranç, bisiklet sürme, sanat ve İtalyanca yer alıyor.

## Bu Çalışmayı Alıntıla

### APA
Sifuentes, J. (2022, September 02). Antik Roma'da Otorite: Auctoritas, Potestas, İmperium ve Paterfamilias. (U. C. Çakmak, Çevirmen). *World History Encyclopedia*. <https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1472/antik-romada-otorite-auctoritas-potestas-imperium/>
### Chicago
Sifuentes, Jesse. "Antik Roma'da Otorite: Auctoritas, Potestas, İmperium ve Paterfamilias." tarafından çevrildi Ulaş Can Çakmak. *World History Encyclopedia*, September 02, 2022. <https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1472/antik-romada-otorite-auctoritas-potestas-imperium/>.
### MLA
Sifuentes, Jesse. "Antik Roma'da Otorite: Auctoritas, Potestas, İmperium ve Paterfamilias." tarafından çevrildi Ulaş Can Çakmak. *World History Encyclopedia*, 02 Sep 2022, <https://www.worldhistory.org/trans/tr/2-1472/antik-romada-otorite-auctoritas-potestas-imperium/>.

## Lisans & Telif Hakkı

Gönderen [Ulaş Can Çakmak](https://www.worldhistory.org/user/ulacan/ "User Page: Ulaş Can Çakmak"), tarihinde yayınlandı 02 September 2022. Telif hakkı bilgileri için lütfen orijinal kaynakları kontrol edin. Lütfen bu sayfadan gidebileceğiniz içeriklerin daha farklı lisans koşullarına sahip olabileceğini unutmayın.

