---
title: Baal
author: Joshua J. Mark
translator: Şüheda Bulut
source: https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-652/baal/
format: machine-readable-alternate
license: Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike (https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0/)
updated: 2026-05-03
---

# Baal

_Yazan: [Joshua J. Mark](https://www.worldhistory.org/user/JPryst/)_
_Çeviren [Şüheda Bulut](https://www.worldhistory.org/user/hedabulut)_

Baal (Ba‘al olarak da yazılır), bereket ve hava olaylarıyla, özellikle yağmur fırtınalarıyla ilişkilendirilen Kenan-Fenike kökenli bir tanrıdır. Bununla birlikte “Baal” adı aynı zamanda “Efendi/Lord” anlamında bir unvan olarak da kullanılmış ve Antik [Yakın Doğu](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-16/yakin-dogu/) boyunca farklı tanrılar için uygulanmıştır. Baal, günümüzde en çok [İncil](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-191/incil/)’den bilinmektedir; burada İsrailoğullarının Yahve kültünün karşıtı olarak yer alır.

Baal ile ilgili anlatılar yazılı biçimde MÖ 14. yüzyılın ortalarına ve 13. yüzyılın sonlarına tarihlenir; ancak bunların çok daha eski olduğu ve yazıya geçirilene kadar sözlü gelenek yoluyla korunduğu kabul edilir. 1929 yılında başlayan eski [Ugarit](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-361/ugarit/) kenti (günümüz Suriye’sindeki Ras Şamra) kazıları, binlerce çivi yazılı tablet ortaya çıkarmıştır. Bu tabletlerin çoğu tanrıların hikâyeleriyle, özellikle de tanrıların kralı hâline gelerek El’in yerini alan Baal ile ilgili anlatılarla bağlantılıdır.

Baal’ın popülerliği, Baal Döngüsü olarak bilinen ve Baal’ın ölümü yenerek tanrıların krallığını ele geçirmesini anlatan hikâyelerin birçok kopyasının bulunmasıyla da kanıtlanmaktadır. Baal’ın yeraltı dünyasına inişi ve geri dönüşü hikâyesi, çoğu zaman ölen ve yeniden dirilen [tanrı](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-10299/tanri/) motifinin erken bir örneği olarak gösterilmiştir; ancak Baal’ın aslında ölüp ve yeniden hayata dönmediği gerekçesiyle bu yorum tartışmaya açılmıştır.

Baal adı, aynı zamanda teoforik bir isimdir ve [Levant](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-178/levant/) ile [Mezopotamya](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-34/mezopotamya/) boyunca birçok erkek tanrıya uygulanabilse de en sık Kenan ve Mezopotamya dinlerinde fırtına ve yağmur tanrısı olan Baal Hadad’a (ya da Ba‘al Adad) atıfta bulunmak için kullanılır. Bu tanrı zamanla bir savaş tanrısına da dönüşmüştür. Baal Hadad, Baal Döngüsü’nün merkezî karakteridir ve ayrıca Çıkış ile I. ve II. Krallar kitaplarında geçen, olumsuz bir şekilde tasvir edilen tanrıdır. [Protestan Reformu](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-20181/protestan-reformu/) dönemine (1517-1648) gelindiğinde ise düzenli olarak “Beelzebub” (“Sineklerin Efendisi”) adıyla anılmış ve Hristiyan şeytanıyla özdeş kabul edilmiştir. Günümüzde Baal’a olan ilgi, Neo-Pagan ve Wicca grupları tarafından yeniden canlandırılmış olup, bu gruplar onu çoğu zaman ritüel ibadetlerinde kişisel tanrıları olarak seçmektedir.

### Mezopotamya Kökenleri

Baal Hadad, Mezopotamya’da kuzeyde Adad ve güneyde İskur isimleriyle ortaya çıkmıştır. Akad İmparatorluğu döneminden (MÖ 2334-2218) itibaren varlığına dair kanıtlar bulunmakla birlikte, [Ur](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-128/ur/) Üçüncü Hanedanlığı’nın çöküşünden (MÖ 2047-1750) sonra, Birinci [Babil](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-53/babil/) İmparatorluğu döneminde (yaklaşık MÖ 1894 - yaklaşık MÖ 1595) daha popüler hâle gelmiştir. Bununla birlikte, bu dönemde büyük bir tanrı konumunda değildi; çoğu zaman fırtına tanrısı Ninurta’ya bağlı bir alt figür ya da büyük tanrı Enlil’in bir tür kişisel yardımcısı olarak görülüyordu. Ancak yine bu dönemde kutsal hayvanı olarak boğayla ilişkilendirilmeye başlanmış ve bu unsur daha sonraki ikonografisinde önemli bir yer edinmiştir.

Baal ayrıca adaletin hakemi olarak Şamaş ile, bereket ve hasatlarla ilgili olarak ay tanrıçası Nanna ile ve tahıl tanrıçası Şala ile ilişkilendirilmiştir. Zamanla, Mezopotamya’daki benzer bir role sahip olan Enlil ile olan önceki bağlantısı nedeniyle Fenike tanrılarının efendisi Dagan (Dagon) ile de ilişkilendirilmeye başlamıştır. Bir noktada, Şamaş ile birlikte kehanet ritüellerinin merkezinde yer almıştır; büyük olasılıkla her ikisi de ilahi adalet kavramıyla ilişkilendirildiği için, dilek ve yakarışlara adil bir yanıt verileceğine inanılmıştır.

Baal Hadad’ın kültü Ugarit’e ulaştığında, o artık büyük bir tanrı olarak kabul ediliyordu; yağmur getiren bir gökyüzü tanrısı ve yaşam veren güneşin dostu olarak anlaşılırdı. Ugarit’te tanrıların kralı El’in oğlu olarak anılır ve Zafon Dağı’ndaki bir sarayda yaşadığı söylenirdi. Siteden bulunan bir stel, onu bir elinde topuz, diğer elinde yıldırım demetiyle tasvir eder; bu da onun fırtına ve savaş tanrısı olduğunu gösterir. Baal, Ugarit’teki ibadeti boyunca ve MÖ 1200 civarında Ugarit’in yıkılmasından sonra da ağırlıklı olarak fırtınalar ve yağmurlarla ilişkilendirilmiştir.

### Levant Bölgesinde Baal

Ugarit, hâlâ gelişen bir şehirken, Levant’ın büyük kent merkezleri de dahil olmak üzere diğer bölgelerle ticaret yapıyordu. Baal Hadad’ın da bu ticaret aracılığıyla oraya ulaştığı düşünülmektedir, ancak bunun tam olarak ne zaman gerçekleştiği bilinmemektedir. Zamanla Kenan panteonunun merkezi tanrılarından biri hâline gelmiş ve önce Kenan inançlarını, daha sonra da Fenike dinini şekillendirmiştir. Fenike şehri [Baalbek](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-500/baalbek/) (günümüz Lübnan’ı), onun kült merkezlerinden biriydi; burada aşk, cinsellik ve savaş tanrıçası olan eşi Astarte ile birlikte tapınılmıştır. Astarte, aynı zamanda İnanna/İştar ile ilişkilendirilen bir tanrıçadır. Bununla birlikte Astarte, Sidon’da en popüler tanrıçaydı; kendisine adanmış [tapınak](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-196/tapinak/) sayısı Baal’ı bile aşmıştı ve Baalbek’te de güçlü bir şekilde temsil edilmiştir.

Baal ile Astarte’nin eşleştirilmesinin yorumlanışı çeşitli nedenlerle sorgulanmıştır; bunlar arasında Baal ile ilişkilendirilen tanrıçanın aslında onun kız kardeşi Anat olabileceği ve Astarte’nin gelişimini etkilediği düşüncesi de vardır. Ancak bu görüş, Baal Döngüsü’ndeki tasvirini ve “El’in İçki Ziyafeti” gibi diğer anlatılardaki (burada Anat’tan açıkça ayrıldığı) betimlemelerini ve Baalbek’teki tapınaklarını göz ardı ediyor gibi görünmektedir.

[ ![Baalbek, Lebanon](https://www.worldhistory.org/img/r/p/750x750/13417.jpg?v=1741882871) Baalbek, Lübnan Carole Raddato (CC BY-NC-SA) ](https://www.worldhistory.org/image/13417/baalbek-lebanon/ "Baalbek, Lebanon")[Fenike dini](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-12383/fenike-dini/), daha erken Kenan panteonunu geliştirmiştir; bu gelişim muhtemelen Biblos’ta gerçekleşmiştir. Burada baş tanrı El ve tanrıça Baalat Gebel en önemli figürlerdi; ayrıca Yunan tanrısı [Adonis](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-14391/adonis/) de bulunur ve Babil tanrısı Tammuz ile ilişkilendirilirdi. Baal, diğer tanrılar arasında bir yere sahipti ancak Sidon dışındaki şehirlerde, örneğin Astarte’nin eşi olarak da görülen Tireli Melqart, Dagan, yıldırım ve ateş tanrısı Reshef, metalürji tanrısı Chusor veya Baal Döngüsü’nde önemli rol oynayan zanaat tanrısı Kothar-wa-Khasis gibi tanrılara kıyasla hiçbir zaman bu kadar popüler olmadı. Hatta Sidon’da bile Baal en önemli tanrı değildi; çünkü onların koruyucu tanrısı Eşmun’du. Bununla birlikte Baal, birçok tanrının yer aldığı Baal Döngüsü’ne ilham verecek kadar popülerdi. Deniz tanrısı Yam ile ölüm tanrısı Mot da Baal ile ilgili hikâyeler aracılığıyla onunla yakından ilişkilendirilmiştir; bu hikâyelerde Astarte ve diğer tanrıçalar da yer alır. [Bilim](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-351/bilim/) insanları Michael D. Coogan ve Mark S. Smith şöyle yorum yapmaktadır:

> \[Ba’al hakkındaki\] hikâyelerde düzenli olarak üç tanrıça görünür: yalnızca geçerken adı anılan Astarte, Ashera ve Anat. Son iki tanrıça mitlerde önemli fakat baskın olmayan rollere sahiptir; çünkü Ugarit teolojisi, Ugarit toplumu gibi ataerkildi. Ashera, El’in eşi ve tanrıların annesidir. Canlı bir karaktere sahip olan tek tanrıça Anat’tır. O, Baal’ın kız kardeşidir ve Baal ile yakından ilişkilendirilir; Yam, Mot ve diğer yıkıcı güçlere karşı başarılı bir karşıt figür olarak öne çıkar. (7)

Üç tanrıça da İncil anlatılarında Baal ile yakından ilişkilendirilir; Ashera, Tesniye 16:21, II. Krallar 21:7, II. Krallar 23:4, 6-7 ve diğer yerlerde kutsal bir bereket direği (veya muhtemelen ağaç) olarak anılır. Ancak bu metinlerden önce o, El’in eşi ve Baal Döngüsü’nde merkezi bir figür olarak karşımıza çıkar.

### Baal Döngüsü

Baal Döngüsü, tanrıların efendisi El tarafından kral olarak seçileceğine emin olan, Dagan’ın oğlu Baal ile başlar. Ancak El, onun beklentilerini boşa çıkararak Yamm’ı seçer; Yamm neredeyse hemen diğer tanrıları boyunduruğu altına alır ve onlara kendisi için çalışmayı dayatır. Tanrılar Ashera’ya şikâyet ederler; Ashera da Yamm ile onlar adına arabuluculuk yapmayı kabul eder. Yamm’a her türlü hazineyi teklif eder, ancak Yamm yalnızca Ashera’yı elde etmek ister. Ashera bunu kabul eder, fakat önce El’e ve ilahi meclise giderek bu anlaşmayı bildirmesi gerekir.

Toplantıya katılan tüm tanrılar, Ashera’nın kendisini Yamm’a vermesi kararını destekler; ancak Baal bu karara katılmaz. Ashera’ya bu şekilde hakaret edilmesine öfkeyle karşı çıkar ve Yamm’dan intikam alacağına, onu öldüreceğine dair yemin eder. Onun bu tepkisi bazı tanrılar tarafından ihanet olarak yorumlanır ve bu tanrılar durumu hızla Yamm’a bildirir. Bunun üzerine Yamm, Baal’ın teslim edilmesini talep eden elçileri tanrıların meclisine gönderir. Diğer tanrılar elçilere büyük bir saygı gösterirken, Baal eğilmeyi reddeder ve tanrıların bu davranışından tiksinir.

Tanrılar tarafından herhangi bir karar verilmez ve bunun üzerine Yamm ikinci bir elçi heyeti gönderir. Bu elçiler kibirli davranır ve El’e ile tanrıların meclisine yönelik uygun ritüelleri yerine getirmezler. Baal bu küstahlıkları nedeniyle onları öldürmek ister, ancak Anat ve Astarte tarafından durdurulur; onlar, yalnızca emirleri yerine getiren bir haberi öldürmenin günah olduğunu ve elçilerin bu yüzden masum sayıldığını hatırlatırlar. El de elçilere karşı harekete geçmez; bunun yerine Baal’ın yalnızca Yamm’ın huzuruna çıkacağını değil, aynı zamanda yanında gösterişli hediyeler getireceğini vaat eder.

[ ![Baal Cycle Tablets](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/9403.jpg?v=1741882868) Baal Döngüsü Tabletleri Mbzt (GNU FDL) ](https://www.worldhistory.org/image/9403/baal-cycle-tablets/ "Baal Cycle Tablets")Baal öfkelidir ancak Yamm’ı tek başına yenebilecek kadar güçlü olmadığını da bilir. Buna rağmen Kothar-wa-Khasis ona bir çözüm önerir ve Baal için Yagrush ve Aymur adlı iki sopa yapabileceğini, bunların doğru şekilde kullanıldığında Yamm’ı yok edeceğini söyler. Kothar-wa-Khasis silahları yapar ve Baal’a nasıl kullanacağını anlatır. Baal, yanında hiçbir hediye olmadan Yamm ile buluşmaya gider. Yagrush ile Yamm’ın omuzlarına vurur, fakat Yamm zarar görmez. Baal geri çekilir ve Aymur ile Yamm’ın gözlerinin arasına vurur; Yamm yere düşer. Baal onu sürükleyerek tanrıların meclisine getirir, zaferini ilan eder ve Yamm’ı yeniden denize geri atar.

Baal artık tanrıların kralıdır, ancak Mot bu gaspı kabul etmez ve Baal’a saldırması için deniz canavarı Lotan’ı (muhtemelen Yamm’ın bir formunu) gönderir; fakat Baal onu yenerek öldürür. Mot bunun üzerine daha da öfkelenir ve Baal’ı yutacağına yemin eder. Mot durdurulamazdır ve Baal, ölümü yenebilecek hiçbir büyülü silah olmadığını anlar. Bu yüzden saklanmaya karar verir ve yerine bir dublör gönderir; bu dublör Mot tarafından yenir ve tüm tanrılar Baal’ın öldüğünü düşünerek yas tutar. Yağmur ve bereket tanrısı olduğu için onun yokluğunda yeryüzü çoraklaşır. Bunun üzerine Anat intikam yemini eder ve Mot’a saldırarak onu öldürür.

Mot ölümsüz olduğu için yeniden hayata döner, ancak Baal saklandığı yerden çıkar ve onu bastırarak yeraltı dünyasındaki evine geri dönmeye ve Baal’ı meşru kral olarak kabul etmeye zorlar. Ardından El’den ve diğer tanrılardan, Kothar-wa-Khasis’in kendisi için bir dağın tepesinde görkemli bir saray inşa etmesine izin verilmesini ister ve bu izni alır (başlangıçta penceresizdir, çünkü Ölüm olarak Mot’un bir meskene pencereden girdiğine inanılırdı). Böylece Baal hüküm sürmeye başlar.

Hikâye, daha yaşlı tanrılardan daha genç bir tanrılar grubuna iktidar geçişini gösteren bir anlatı olarak anlaşılır; Coogan ve Smith’in de belirttiği gibi bu, birçok farklı kültürdeki dini eserlerde görülen yaygın bir örüntüdür:

> Güç aktarımının, daha yaşlı bir gök tanrısından daha genç bir fırtına tanrısına geçişi, aynı döneme ait diğer doğu Akdeniz kültürlerinde de görülmektedir. [Kronos](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-21126/kronos/) hapsedilmiş ve yerine oğlu Zeus geçmiştir; Yahweh, İsrail’in tanrısı olarak El’in yerini almıştır; Hurrilerin tanrısı Teşup, babası Kumarbi’yi yendikten sonra göklerde krallığı üstlenmiştir; Baal ise Ugarit panteonunun fiilî baş tanrısı olarak El’in yerini almıştır. (104)

Hikâye ayrıca Mezopotamya’daki Enuma Eliş ve Mısır mitolojisindeki [Osiris](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-447/osiris/)-Set döngüsü gibi ünlü efsanelerde de incelenen düzen ve kaos temasına değinir. Bu anlatıların her ikisinde de düzen tehdit altındadır ve ancak kaos güçlerinin yenilmesiyle yeniden tesis edilebilir. Ancak “düzen” ve “kaos” tanımları, bu terimleri kullanan bakış açısına bağlıdır; Antik İsrail’de Baal, kaotik tehdidin temsilcisi olarak konumlandırılırken Yahve, adil ve düzenli bir dünyanın kahramanı olarak tasvir edilmiştir.

### İncil'de Baal

Baal, İncil’de yaklaşık 100 kez geçmesine rağmen en çok I. ve II. Krallar kitaplarındaki anlatılarla bilinir. Bu anlatılar, Fenike prensesi İzebel’in (yaklaşık MÖ 842’de ölmüştür) Baal ibadetini teşvik etmesini ve Yahve kültünün savunucusu olan peygamber İlyas ile mücadelesini içerir. İzebel, İsrail Kralı Ahab ile evlenir ve I. Krallar 16:30-33’e göre Ahab’ı etkileyerek Yahve’den uzaklaşıp Baal’a tapınmaya yönlendirir. Fenike kraliyet ailesinden gelen ve Baal rahibinin kızı olan İzebel, doğal olarak kendi tanrılarını yeni evine getirmiştir; ancak anlatıya göre bu tanrılar Yahve kültünü benimseyenler tarafından reddedilmiştir.

İzebel ve İlyas, kendi inançlarının üstünlüğü için birbirleriyle mücadele ederler; sonunda mesele, Karmel Dağı’nın tepesinde tanrıların katılacağı bir düello ile çözülecektir. İzebel’in rahipleri Baal’a, İlyas ise Yahve’ye dua edecektir; kurban edilen boğanın altındaki ateşi hangi tanrı yakarsa, gerçek tanrı olarak kabul edilecektir. Taraflar Karmel Dağı’nda toplanır ve Baal’ın 850 rahibi gün boyu sunak etrafında dans ederek ona yakarır (I. Krallar 18:26); İlyas ise tanrılarının neden cevap vermediğini ve nerede olduğunu sorarak onlarla alay eder. Sıra İlyas’a geldiğinde Yahve’ye seslenir ve gökten anında ateş iner; sunak alev alır ve kurbanı yakar (I. Krallar 18:38-39). İlyas, Yahve’nin kazandığını ilan eder ve Baal rahiplerinin öldürülmesini emreder.

[ ![The Story of Elijah](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/11971.jpg?v=1741882864) İlyas'ın Hikayesi Lawrence OP (CC BY-SA) ](https://www.worldhistory.org/image/11971/the-story-of-elijah/ "The Story of Elijah")İzebel bu zaferi kabul etmez ve Baal’a tapınmayı teşvik etmeye devam eder; ayrıca İlyas’tan intikam almaya yemin eder, ta ki General Yehu’nun emriyle öldürülene kadar. Bunun ardından Yahve kültü, onu tek tanrı olarak ilan eder ve Baal, Astarte ve diğer Kenan tanrılarına ait tapınaklar ile kutsal alanlar yıkılır. Ancak Baal’a tapınma İsrail’de sonraki anlatılarda da devam eder; bu durum, MÖ 9. yüzyılda bölgede geleneksel çoktanrıcılık ile yükselen tek tanrıcılık arasındaki mücadeleyi göstermektedir.

### Sonuç

Baal kültü zamanla Yahve kültü tarafından yer değiştirilmiş ve adı tek tanrının düşmanlarıyla özdeş hâle gelmiştir. II. Krallar 1’de Baal-Zebub, İncil’de İsrail’in düşmanları olarak tasvir edilen Filistlilerin tanrısı Ekron ile ilişkilendirilir. Baal-Zebub daha sonra [Yeni Ahit](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-11401/yeni-ahit/) yazarları tarafından Beelzebub olarak anılacak ve Hristiyan şeytanıyla bağlantılandırılacaktır; bu ilişki Protestan Reformu dönemine kadar devam etmiştir.

O dönemde Baal, Kur’an’daki bazı anlatılar aracılığıyla İslam’daki şeytan figürü İblis ile de ilişkilendirilmiştir. İslam’da Allah, Yahudilik ve Hristiyanlıkta ise Yahve, takipçileri tarafından tek tanrı olarak kabul edilirken; Baal, düzeni tehdit eden kaos, karanlık ve kötülüğün bir temsili olarak yorumlanmıştır.

Başlangıçta ise Yahve, Baal’ı da kapsayan aynı panteonun bir parçasıydı ve ikisi, kaos güçlerine karşı düzeni sağlama yolunda birlikte çalışan tanrılar olarak görülmüş olmalıydı. Bilim insanları J. Maxwell Miller ve John H. Hayes şöyle yorum yapmaktadır:

> Arkeolojik kanıtlar, Erken Demir Çağı boyunca [Filistin](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-192/filistin/) genelinde temelde kesintisiz bir dini ve kültik yapının varlığına işaret etmektedir. Başka bir deyişle, erken kabileler dönemine ve bölgesine özgü tapınak planı ya da kült eşyaları açısından belirgin bir farklılığa işaret eden herhangi bir bulgu ortaya çıkarılmamıştır. Erken İsrail dini ile Suriye-Filistin’in diğer sakinlerinin dini arasındaki süreklilik, İncil dışı belgelerdeki karşılık gelen terminoloji ile İncil metinlerindeki dini ve kültik terminoloji arasındaki paralelliklerle de daha da doğrulanmaktadır. Suriye-Filistin mitolojisinin unsurları, örneğin kaosun kozmik ejderhasıyla yapılan ilahi mücadele gibi temalar, İncil şiirlerinde yer yer görülmektedir. Hatta bazı İncil pasajları, Yahve’nin bir zamanlar El’in başında bulunduğu geniş bir panteonun üyesi olarak görüldüğünü düşündürmektedir. (111)

Yahve’nin en yüce tanrı olarak kabul edilebilmesi için, önceki tanrıların ortadan kaldırılması gerekiyordu ve bu süreçte Baal şeytanlaştırılarak bu amaca hizmet etti. Günümüzde ise bu tanrının güçlü bir koruyucu ve yaşamı destekleyen bir güç olarak itibarı, İncil anlatılarını reddeden ve Baal Döngüsü gibi daha eski metinlere dayanan Neo-Pagan ve Wicca hareketleri aracılığıyla yeniden canlandırılmıştır. Her ne kadar yaygın olmasa da Baal’a tapınma günümüzde de sürmektedir ve daha popüler olan Yahve inancı ile birlikte varlığını devam ettirmekte, böylece iki tanrının antik dünyadaki benzer ilişkisini yansıtmaktadır.

#### Editorial Review

This human-authored definition has been reviewed by our editorial team before publication to ensure accuracy, reliability and adherence to academic standards in accordance with our [editorial policy](https://www.worldhistory.org/static/editorial-policy/).

## Bibliografya

- [Black, J. & Green, A. *Gods, Demons and Symbols of Ancient Mesopotamia.* University of Texas Press, 1992.](https://www.worldhistory.org/books/0292707940/)
- [Coogan, M & Smith, M. *Stories from Ancient Canaan.* Westminster John Knox Press, 2012.](https://www.worldhistory.org/books/0664232426/)
- [Holland, G. S. *Gods in the Desert: Religions of the Ancient Near East.* Rowman & Littlefield Publishers, 2010.](https://www.worldhistory.org/books/0742562271/)
- [Lankester Harding, G. *The Antiquities Of Jordan.* Harding Press, 2007.](https://www.worldhistory.org/books/1406752185/)
- [Maxwell Miller, J & Hayes, J. H. *A History of Ancient Israel and Judah.* Westminster John Knox Press, 2006.](https://www.worldhistory.org/books/0664223583/)
- [Various Ancient Authors. *The Bible, King James Translation.* Thomas Nelson, 2000.](https://www.worldhistory.org/books/0785253491/)

## Yazar Hakkında

Joshua J. Mark, Dünya Tarihi Ansiklopedisi'nin kurucu ortağı ve içerik direktörüdür. Daha önce New York'taki Marist College’de tarih, felsefe, edebiyat ve yazı dersleri vermiştir. Ayrıca pek çok yere seyahat etmiş, Yunanistan ve Almanya’da yaşamıştır.
- [Linkedin Profile](https://www.linkedin.com/pub/joshua-j-mark/38/614/339)

## Zaman çizelgesi

- **c. 2300 BCE**: First references to Ba'al in [Mesopotamia](https://www.worldhistory.org/Mesopotamia/)
- **c. 1400 BCE - c. 1200 BCE**: First written references to [Baal](https://www.worldhistory.org/baal/) in the stories of the Baal Cycle.
- **c. 1 CE - c. 100 CE**: Construction of the [temple](https://www.worldhistory.org/temple/) of [Jupiter](https://www.worldhistory.org/jupiter/) [Baal](https://www.worldhistory.org/baal/) by the Romans at [Baalbek](https://www.worldhistory.org/Baalbek/).
- **195 CE**: A [temple](https://www.worldhistory.org/temple/) to [Saturn](https://www.worldhistory.org/Saturn/)-[Baal](https://www.worldhistory.org/baal/) is built at [Thugga](https://www.worldhistory.org/Dougga/).

## Bu Çalışmayı Alıntıla

### APA
Mark, J. J. (2026, May 03). Baal. (Ş. Bulut, Çevirmen). *World History Encyclopedia*. <https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-652/baal/>
### Chicago
Mark, Joshua J.. "Baal." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. *World History Encyclopedia*, May 03, 2026. <https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-652/baal/>.
### MLA
Mark, Joshua J.. "Baal." tarafından çevrildi Şüheda Bulut. *World History Encyclopedia*, 03 May 2026, <https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-652/baal/>.

## Lisans & Telif Hakkı

Gönderen [Şüheda Bulut](https://www.worldhistory.org/user/hedabulut/ "User Page: Şüheda Bulut"), tarihinde yayınlandı 03 May 2026. Telif hakkı bilgileri için lütfen orijinal kaynakları kontrol edin. Lütfen bu sayfadan gidebileceğiniz içeriklerin daha farklı lisans koşullarına sahip olabileceğini unutmayın.

