---
title: Katharlar
author: Joshua J. Mark
translator: Nizamettin Karaben
source: https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-18050/katharlar/
format: machine-readable-alternate
license: Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike (https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0/)
updated: 2026-05-03
---

# Katharlar

_Yazan: [Joshua J. Mark](https://www.worldhistory.org/user/JPryst/)_
_Çeviren [Nizamettin Karaben](https://www.worldhistory.org/user/nizamettinkarab.ypq)_

Katharlar (Yunanca “saf olanlar” anlamına gelen Katharoi kelimesinden türetilen Cathari olarak da bilinirler), 12.yüzyılda gelişen ve Katolik Kilisesi otoritesine meydan okuyan, Güney Fransa’da faaliyet gösteren düalist bir Ortaçağ dini mezhebi mensuplarıydı. Ayrıca güçlü bir Kathar İnanç Merkezi olan Albi kasabası nedeniyle Albigenler olarak da bilinirlerdi.

Kathar rahipleri sade bir yaşam sürer, hiçbir şeye sahip olmaz, vergi veya ceza uygulamaz, erkek ve kadınları eşit görürlerdi. Bu inanç özellikleri, o dönemde Kilise uygulamalarından dolayı hayal kırıklığına uğramış birçok kişiye hitap ediyordu. Kathar inancı en nihayetinde Pers Maniheizm dini inancından türemiş, ancak Maniheizmi doğrudan Hıristiyanlıkla kaynaştıran Bulgaristan’da faaliyet gösteren Bogomiller olarak bilinen daha eski bir dini mezhepten kaynaklanıyordu.

Katharlar, Şeytan’ın bazı melekleri Cennetten çıkarmak üzere kandırdığına ve ardından onları bedenlere hapsettiğine inanıyorlardı. Kathar inancına göre hayatın amacı, dünyanın zevk ve cazibelerinden vazgeçmek ve tekrarlanan enkarnasyon yoluyla Cennette geri dönmek oluyordu. Katharlar, bu amaç doğrultusunda katı bir hiyerarşiye uyuyorlardı:

- *Perfecti* (Kamil İnsan) – Dünyadan elini çekmiş olanlar; rahipler ve poskoposlar
- *Credentes* (inananlar/müminler) –Dünyayla etkileşimi sürdüren ancak dünyevi şeylerden vazgeçmeye çalışan inançlılar
- Sempatizanlar – Kathar topluluğuna yardım ve destek veren ancak bağlılık inancı olmayanlar

Katharlar, Katolik Kilisesi öğretilerini ahlaksız olarak değerlendirmiş ve Kutsal Kitap [İncil](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-191/incil/)’i oluşturan bazı kitapları/bölümleri de Şeytan’dan ilham almış olarak reddetmişlerdir. Kiliseyi, din adamlarının ikiyüzlülüğü ve Kilisenin toprak ve de servet edinmesi nedeniyle reddetmişlerdi. Kilise ise Kathar topluluğunu sapkın ilan ederek karşılık vermiş ve Albigen Haçlı Seferi sırasında (1209-1229) bu topluluğa katliam uygulamıştı. Düzenlenen bu seferle aynı zamanda Güney Fransa kasabaları, şehirleri ve kültürünü de harap edilmişti.

### Kökenleri ve İnançları

Katharlar hakkında neredeyse bilinenlerin tamamı; Albigens Haçlı Seferinden sonra uygulanan Engizisyon sırasında Katolik din adamları tarafından alınan “heretics/sapkınlar”ın itiraflarından gelmektedir. İnanç yapısı kökü, [Bizans İmparatorluğu](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-953/bizans-imparatorlugu/) ve Orta Doğu’da [İpek Yolu](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-466/ipek-yolu/) üzerinde [Avrupa](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-35/avrupa/)’ya ulaşan ve belirli koşullar altında Hıristiyan inancı ve sembolizmiyle iç içe geçen Maniheizm’e kadar kolayca izlenebilir.

Katolik Kilisesinin Ortodoks görüşü; Baba [Tanrı](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-10299/tanri/), Oğul İsa ve Kutsal Ruh olmak üzere üç yönü olan tek bir Tanrı’nın varlığı üzerine kuruluydu. Ancak bu Ortodoks inancı Erken Dönem Hıristiyanlık vizyonunun bir parçası değildi ve 323 yılında (Roma’nın ilk Hıristiyan İmparatoru Konstantin döneminde toplanan) İznik Konsilinin bu görüşü desteklemesine kadar genel olarak da kabul görmemiştir. O zamanlar bile, İznik Yorumu yüzyıllarca diğerleriyle rekabet halinde olmuştu. Bogomiller, Katharlar ve Valdensiyenler gibi Orta Çağın sapkın olarak kabul edilen dini hareketleri, Kiliseye karşı meydan okuyan en son hareket olmuşlardı, ancak aynı zamanda önemli hareketlerdi çünkü kendilerini herhangi bir biçimde Katolikliğe meşru bir alternatif olarak ortaya koyan ilk hareket olmuşlardı.

[ ![First Council of Nicaea](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/10019.png?v=1750731965) Birinci İznik Konsili Jjensen (Public Domain) ](https://www.worldhistory.org/image/10019/first-council-of-nicaea/ "First Council of Nicaea")Kathar inancı şu konuları içeriyordu:

- Tanrısal varlıkta dişil ilkenin tanınması – Tanrı hem erkek ve hem de dişidir. Tanrı’nın dişil yönü Sophia, yani “bilgelik” idi. Bu yönüyle Kathar toplulukları arasında cinsiyet eşitliği olmasını teşvik edici olmuştur.
- Metempsikoz (Reenkarnasyon/Ruh Göçü) – bir ruhun dünyadan tamamen vazgeçip reenkarnasyondan kurtulana kadar sürekli olarak yeniden doğması.
- Kozmik Dualite – evrende sürekli savaş halinde olan, biri iyi diğeri ise kötü iki güçlü Tanrının varlığı. Hayatın amacı, başkalarına hizmet ederek iyiliğe hizmet etmek ve yeniden doğuş ve ölüm döngüsünden kurtularak Tanrıya geri dönme.
- Vejetaryenlık/Etyemezlik– credentes/inançlılara ve sempatizanlara balık tüketimi izni veriliyordu.
- Perfecti/Kamil İnsan olmak için Bekârlık – her bir doğumun şeytan tarafından bir bedene hapsedilmiş bir ruh olduğu düşünüldüğünden dolayı bekârlık genel olarak teşvik ediliyordu. Evlilik hoş karşılanmıyordu.
- El Emeği Onuru – Katharların hepsi bir işte çalışırlardı, rahipler de, sıradan insanların birçoğu gibi dokumacı idiler.
- İntihar; (endura/dayanıklık ritüeli olarak bilinir) belirli koşullar altında akılcı ve onurlu bir yanıt oluyordu.

Aryanizm gibi daha önceki sapkınlar, kınanmalarına rağmen, en azından Kilise’nin aynı temel dogmasına bağlı kalmışlardır. Katharlar ise, İncil’i oluşturan çoğu kitaplar/bölümler da dâhil olmak üzere Kilise’nin her bir inanç yönünü red ve inkâr etmişlerdi. [Bilim](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-351/bilim/) insanı Malcom Barber bu konuda şunları belirtir:

> Şeytan’ın [Eski Ahit](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-16435/eski-ahit/) Kitabı yazarı olduğuna inanıyorlardı. Şu kitaplar/bölümler hariç: Eyüp, Mezmurlar, Süleyman’ın kitapları \[Özdeyişler, Vaiz, Süleyman’ın Şarkısı\], Sirak Oğlu İsa’nın Kitabı \[daha çok Sirak Kitabı olarak bilinir\], İşaya, Hezekiel, Davut ve on iki peygamber kitapları. (93).

### İki Prensip Kitabı

[Yeni Ahit](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-11401/yeni-ahit/) Kitabından (27 kitabın bütünü) sadece İncilleri (Gospels; Dört İncil) kabul etmiş, özellikle de Yuhanna İncil’ine ağırlık vererek Pavlus ve diğerlerinin mektuplarını tamamen reddetmişlerdi. Merkezi dini metinleri İki Prensip Kitabı idi (The Book of Two Principles); cemaat arasında Kamil İnsan (perfecti) kişilerden biri kitaptan pasajlar okur ve gurubun başka bir üyesi de okunan pasajları yorumlardı. İki Prensip Kitabı; inancın diğer yönlerinin yanı sıra, yaşamın ikili doğası ve bir zamanlar İlahi Işık ruhu olan insanların nasıl bozulabilir ölümlü bedene bağlandığını anlatır.

Anlatıya göre, Şeytan Cennettin kapısına gelip içeri girmek istemiş, ancak reddedilmiştir. Bin yıl boyunca kapının dışında beklemiş, içeri sızmak için fırsat kollamış ve bir gün fırsatı yakalayınca değerlendirmiştir. İçeri girdikten sonra etrafına İlahi ruhlardan oluşan bir topluluk toplamış ve onlara, kendilerine hiçbir şey vermeyen Tanrı’yı sevmeye ve Ona hizmet etmeye devam ederek boşuna zaman kaybettiklerini söylemiştir. Tanrı’nın sahip olduğunu sandıkları her şeye kendisinin de sahip olduğunu, bu yüzden de köleden farksız olduklarını belirtmiştir. Şayet onu takip ederlerse, onlara, güzel bağlar ve verimli tarlalar, güzel kadınlar, yakışıklı erkekler, muhteşem zenginlikler ve en iyi şarap gibi her türlü zevk alma yolunu sağlayabileceğini söylemiştir.

Şeytan bazılarını (ruhları) ikna etmiş ve ikna edilenler dokuz gün dokuz gece boyunca Cenette açtığı delikten aşağıya düşmüşlerdi. Tanrı, gitmek isteyenlere izin vermiş, kalan diğerleri de delikten aşağıya düşmüşlerdir. Bu nedenle Tanrı deliği kapatıp mühürlemiştir. Ruhlar aşağıya düştükten sonra, Şeytanın vaat ettiği iyilik adına herşeyden yoksun olarak kendilerini Şeytanın diyarında bulmuş ve Cennette yaşadıkları sevinci hatırlayarak tövbe etmiş ve Şeytana geri dönebileceklerini sormuşlardı. Şeytan, dünyaya bağlanacak ve Cennetti tamamen unutturacak bedenler yaratmak üzere olduğundan dolayı geri dönemeyeceklerini söylemiştir.

Şeytan bedenleri kolayca yaratmış ama ruhları onlara bağlayıp düşünmelerini, hissetmelerini ve hareket etmelerini sağlayamamıştı. Durumdan rahatsız olan şeytan, Tanrı’dan yardım istemiştir. Tanrı, düşmüş ruhları tekrar kendi lütfuna kavuşmaları için çaba göstermeleri gerektiğini ve bunu bedenleriyle mücadele ederek başarabileceklerini anlamış ve Şeytanla bir anlaşma yapmıştır. Şeytan, bedenlerle istediğini yapabilir, ancak onları canlandıran ruhlar Tanrı’ya aitti. Şeytan kabul etmiş ve böylece insanlar yaratılmıştır.

Bu bedenlerde hapsolmuş ruh, bedene ve Şeytanın Cennette ona vaat ettiği zevklere bağlı kaldığı sürece yaşar, ölür ve başka bedenlerde yeniden doğardı. Ruh, bedeni ve bütün ayartmaları reddettiğinde, Tanrı’ya dönmek ve eski haline kavuşmak için özgür kalırdı. İnsan varoluşunun temel amacı, Şeytana (Rex Mundi, “Dünya Kralı” olarak bilinir) karşı mücadele vermek ve ruhun beden hapishanesinden çıkması için çaba göstermektir.

### Kilise ile Anlaşmazlık

Bu görüş, Kilise’nin Havva kimliğinde bir kadının Âdem’i İyilik ve Kötülüğün Bilgi Ağacı mevyesini yemeye ikna ederek insanlığın Cenneten çıkmasına neden olduğu ve daha sonra tek, her şeye gücü yeten, Eril Tanrının oğlu sıfatıyla [İsa Mesih](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-12343/isa-mesih/)’in kurban edilmesi yoluyla insanlığın günahtan kurtarıldığı bir [Cennet Bahçesi](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-16670/cennet-bahcesi/) vizyonuyla kesin bir tezat oluşturıyor. Kilise, intiharı ciddi bir günah kabul ediyordu (ve hala da ediyor), evliliği teşvik ediyor, reenkarnasyonu dualite kavramı olarak reddediyordu. Katharizm inacına göre Tanrı ve Şeytan, eşit güce sahip iki ebedi, yaratılmamış güç kabul ediliyor; Hristiyanlıkta ise Tanrı şeytanı yaratmış ve en nihayetinde ona tabi olan düşmüş bir melektir.

Katharlar, bu farklılıkların yanı sıra, İsa’nın asla bir kadından doğmadığı, ete kemiğe bürünmediği, çarmıha çekilerek acı çekmediği, ölmediği ve bu nedenle de asla dirilmediği konusunda ısrarcıydılar. Kutsal Kitap İncil anlatılarında dile getirilen bütün bu olayları, Dünyaya bir bedene hapsolmuş olarak doğan, acı çekip ölen ve ancak bedeni kontrol altına alıp dünya nimetlerinden vazgeçtikten sonra özgürleşecek ruh durumunun bir tür alegorisi olarak yorumladılar.

[ ![Pope Innocent III & the Albigensian Crusade](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/9343.jpg?v=1775824635) Papa III. Innocent ve Albigensian Haçlı Seferi Unknown Artist (Public Domain) ](https://www.worldhistory.org/image/9343/pope-innocent-iii--the-albigensian-crusade/ "Pope Innocent III & the Albigensian Crusade")Katharlar, bu nedenle, Haç sembolünü ve Kutsal Kitap İncil’i oluşturan kitaplardan herhangi birinin kelime anlamıyla okunup anlamlandırmasını reddetmişlerdi. Haçı Dünya Rex Mundi (Dünya Kralı) sembolü olarak görmüş ve kötülüğün de temsili olduğu için karşılaşıldığı zaman yok edilmesi gerektiğine inanmışlardı. Haç’ın, aslında dünyevi gücün bir sembolünden başka bir şey olmadığını iddia etmiş, Bebek Vaftizi ve Komünyon Ayini de (Son Akşam Yemeği) dâhil olmak üzere Kilisenin bütün ayinlerini reddetmişlerdi.

Bekâret yemini etmemiş Katharlar, cinselliğin aslında insanlık halinin doğal bir parçası olduğuna ve cinselliğin sadece üreme için değil, aynı zamanda zevk almak için de yapılabileceğine inanarak doğum kontrolü ve kürtaj işlemini uygulamışlardır. Kadınlar, erkekler ile eşit olarak değerlendirmiş ve özellikle Magdalenalı Meryem ve Bakire Meryem olmak üzere İncil’de anılan kadın figürlerini öne çıkarmışlardı. Bazı akademisyenler, Orta Çağ Avrupasında giderek daha popüler ve etkili bir hareket haline gelen Bakire Meryem kültü gelişmesinin Katharların kadınlığı yüceltilmesinden kaynaklandığını öne sürmüşlerdi.

### Gelişme ve Organizasyon

Katharlar, sayısı 60 ile 600 kişi arasında değişen topluluklar halinde yaşıyorlardı. Mallarını paylaşıyor ve birbirlerine karşı adeta bir aile oldukları gibi davranıyorlardı. İnanç gelişimi, köylülere hitap etmesi sayesinde İtalya ve Güney Fransa‘da güçlü bir yer edinmişti. Bilim insanı tarihçi yazar Martin Erstosser, “burada kilit rol durumunda olan konu, sapkın olarak kabul edilen öğretileri değil, Kamil insan (perfecti) olanın yaşam tarzı olduğunu” belirtir (92). Kamil İnsan olanın o kadar kusursuz bir yaşam sürdüğü ve başkalarına yardım etmeye o kadar istekli olduğu düşünülüyordu ki, sadık takipçilerine ilham kaynağı oluyordu.

Bu inanç tarzı köylüler arasında yayılmakla sınırlı kalmamış, aynı zamanda Orta Çağ toplumsal hiyerarşisinde dokumacılar ve çömlekçiler gibi zanaatkârlar , yazarlar ve şairler, tüccarlar ve işletme sahiplerine, Katolik din adamları ve nihayet soylulara kadar yayılmıştı. Aquitaine’li Eleanor (MS 1122-1204) ve kızı Marie de Campagne (MS 1145-1198) da Katharlara sempati duyan kişiler olarak bilinir.

[ ![Eleanor of Aquitaine](https://www.worldhistory.org/img/r/p/750x750/10194.jpg?v=1775824626-1660718355) Akitanya Düşesi Eleanor Mark Cartwright (CC BY-NC-SA) ](https://www.worldhistory.org/image/10194/eleanor-of-aquitaine/ "Eleanor of Aquitaine")Katharlar, koyu renkli cübbe giyer ve başlık veya başlarına şapka alarak sade bir şekilde giyinirlerdi, yalınayak dolaşır, erkekleri uzun sakallı olup traş olmazlardı. 1140’lı yıllarda Fransa’daki kayıtlarda sayıları az olsa da, 1167 yılına gelindiğinde bölgede kural koymak ve sınır belirlemek üzere bir meclis kuracak kadar çok topluluk meydan gelmişti.1167 yılında Saint-Felix Konsili, Kathar topluluklarını piskoposluklara ayırmıştı; her bir piskoposun yalnızca kendi cemaatine karşı sorumlu olduğu belirtiliyordu. Roma Papalığı gibi merkezi bir otorite yoktu. Toplanan Konsil’e, Bogomilli bir din adamı olan Nicetas (1160’lar) başkanlık etmiş ve bu durum Bogomilliliğin Katharizmin doğrudan kaynağı olduğunu kesin olarak ortaya koymuştu.

Bir kişi Kathar olmak için inancını beyan eder, ellerini koyma ritüelini icra ederek bir kutsama ve inanca hoş geldiniz anlamına gelen Consolamentum/Arınma (el verme) ayinine katılırdı. Bir kişi, Perfecti/Kamil İnsan olmak için dünyadan tamamen vazgeçer ve göreve başlamadan önce inzivaya çekilir ve de arınma döneminden geçerdi. Hem erkekler ve hem de kadınlar perfecti olaybiliyorlardı. Kilise’de olduğu gibi resmi bir ayin veya ibadet töreni yoktu, bunun yerine müritlerin/yandaşların evlerinde yapılan resmi olmayan toplantılar vardı.

Katharlar, Kilisenin güçlü bir etkiye sahip olmadığı Güney Fransa’da, geniş bir toplum katmanı arasında hayatını idame edip çalışmış, toplantılarını da herhangi bir endişe duymadan düzenlemişlerdi. Başka yerlerde ise daha dikkatli olmak ve bazen de inançlarını gizlemek zorunda kalmışlardı. Bazı akademisyenlere göre bu gelenek, Orta Çağın en popüler edebi türü olan Saray Aşkı (Courtly Love) Şiir geleneğinin doğmasına yol açmıştır.

### Saray Aşkı ve Katharlar

Saray Aşkı Şiir Akımı, Güney Fransa’da Kathar sapkınlığı olduğu aynı dönemde gelişme göstermiştir. Bu şiir tarzında, Orta Çağ Edebiyatı ortak bir teması, kibar, cesur ve soylu bir şövalyenin tapınma gösterip hizmet ettiği güzel bir kadın oluyordu. Kurtarılması gereken çaresiz bir genç kız motifi bu türden geliyordu, Marie de Cahampagne’nın hamisi olduğu bu akımın ünlü yazarı olan Fransız şair Chretien de Troyes 1130-1190) idi. Şair Chretien, Lancelot’un Arthur Kraliçesi Guinevere ile ilişkisi, Kutsal Kâse Arayışı gibi Arthur Efsanesi en ünlü unsurlarından bazılarını yaratmasıyla ve Arthur Sarayına Camelot adını veren ilk kişi olmasıyla tanınır.

Şiirler genellikle kaçırılmış ve tutsak edilmiş bir kadını bulma veya kurtarma arayışı veya mücadelesini konu alırdı. Kadınlar, bu anlatılarda sıklıkla önemli rol oynarlardı ve daha önceki Orta Çağ [Edebiyat](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-562/edebiyat/) motiflerinin aksine, kadınlar, önemsiz figürler ve erkeklerin malı olmak yerine erkeklerin hizmet ettikleri merkezi karakter oluyorlardı. En önemlisi, bu türden şiirler romantik aşkı kutlar; bu türde konu edinen aşk, evliklikten oldukça farklı ve çok daha üstün kabul edilirdi çünkü evlilikte çiftin seçme şansı yoktur (aileler evliliği düzenler), oysa evlilik dışı veya evlilik öncesi aşk ilişkilerine girmede kişinin seçme iradesi vardır.

Bilim insanı, teolog yazar C.S.Lewis, günümüzde bu temaların sıradan olmadığı ve hiç de şaşırtıcı görünmediği, ancak 21.yüzyıl Provence Şiirini, tarihçi teolog Bede’nin Tarih adlı çalışması veya anonim bir eser Kahramanlık Destanı Geatland Prensi [Beowulf](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-15952/beowulf/) gibi eserlerle karşılaştırdığımızda bunun ne kadar çarpıcı bir farklılık olduğunu fark ettiğimizi belirtir. Yazar Lewis ve diğer yazarlar, bu eserler için muhtemel bir ilham kaynağı olarak Katharizmi gösteriyor ve bu eserlerin Katharizm vizyonunun alegorisi olduğunu iddia ediyor. Tehlikede olan genç kız, Katolik Kilisesince kaçırılan Tanrı’nın dişil ilkesi Sophia oluyordu ve cesur şövalye ise onu seven, ona hizmet eden ve onu kurtarmaya yemin etmiş Kathar taraftarı biri oluyordu. Bu teoriye göre Katharizm, bu eserleri seslendiren ve Fransa’yı dolaşan gezgin ozanlar (troubadours) aracılığıyla hızla ve geniş bir alana yayılmıştır.

### Albigens Haçlı Seferi

Şiirlerin Katharizm inancının yayılmasına yardımcı olan dini alegoriler olup olmadığı ya da Katharların Orta Çağ Kilisesine daha iyi bir alternatif sunup sunmadığı kesin bir konu olmamakla birlikte, 12.yüzyılın sonlarına doğru Katharizm her zamankinden daha fazla taraftar kazanmıştı. Papalık temsilcileri, sapkın kabul ettiklerini Ortodoksluk mezhebine geri döndürmek amacıyla Güney Fransa’ya gönderilmiş ve sorunu görüşmek üzere konseyler toplamış, ancak bu çabaların hiç birinde ilerleme kaydetmemişlerdi.

Papa III. Innocent (dönemi 1198-1216), 1208 yılında, Hukukçu-Keşiş Pierre de Castelnau’yu sapkınlığı bastırmak için Toulouse Kontu VI. Raymaond’un (1194-1222 yılları arasında görev yapmış) yardımını almak üzere Güney Fransa’ya göndermişti. Kont Raymond, Katharizmin sadece ateşli bir koruyucu ve destekçisi değil, aynı zamanda, Toulouse’daki Tarikat Psikoposuydu. Papa temsilcisiyle işbirliği yapmayı reddetmiş ve onu geri göndermişti. Pierre Castelnau daha sonra öldürülmüş olarak bulunmuştu.

Papa III. Innocent daha sonra Güney Fransa’ya karşı bir Haçlı Seferi çağrısında bulunmuş ve Kuzeydeki soylulara, Katharlar öldürüldükten ve destekçileri ezildiktenden sonra Güney komşularının bütün zengin toprak ve ganimetlerini alabileceklerini vaat etmişti. Kuzeydeki soylular bu çağrıya uymuş ve Albigens Haçlı Seferi 1209 yılında başlatılmıştı.

[ ![Languedoc Region of France](https://www.worldhistory.org/img/r/p/500x600/9351.png?v=1628026202) Languedoc Bölgesi, Fransa Owen Blacker (CC BY-SA) ](https://www.worldhistory.org/image/9351/languedoc-region-of-france/ "Languedoc Region of France")Katharların çoğunluğu kadınlardan oluştuğu için, haçlı seferlerinde katledilenler çoğunlukla kadın ve çocuklar olmuşlardı, çoğu zaman bütün kasabalar alevler içinde kalmış ve bütün vatandaşları öldürülmüşlerdi. Beziers kasabasının kuşatılması ve ardından da gelen katliam olayında, Kilise güçlerine komuta eden Sistersiyen rahip, Arnaud-Amaury’ye bir sapkın ile inanan birini nasıl ayırt edileceği sorulduğunda, “Hepsini öldürün, Rab kimin kendi kulu olduğunu bilir” dediği söylenir (Bryson & Movsesian12). Kilise belgelerine göre, Beziers kasabası ve çevresinde, sapkın kabul edilen 20.000 kişi katledilmiş ve kasaba yerle bir edilmiştir.

Kont Simon de Montfort (1175 -1218), 1209 yılında ve Carcassonne kasabasının yağmalanmasından sonra bölgenin yıkım dönemini sürdürüp idare ederken katılan kuzeyli baronları zenginleştiren Haçlı Seferine önderlik etmiştir. 1229 yılında “resmi” olarak Haçlı Seferi sona ermişti, ancak Katharlar hala zulüm görüyor ve kuzey orduları köyleri yağmalamaya ve masum insanları öldürmeyen devam ediyorlardı. 1234 yılı Mayıs ayı ile 1244 yılı Mart ayı arası dönemde Katharlar Kalesi Montsegur kuşatmaya karşı direnmiş, ancak sonunda ele geçirilmiş ve son Kathar savunması da düşmüştü. Ardından da gelen katliamda, Katharlı 200 kişi büyük bir ateş yığınında diri diri yakılmıştı.

### Sonuç

Bilim insanları Bryson ve Movsesian’a göre, Albigens Haçlı Seferi Güney Fransa’nın hoşgörülü kültürünü yok ederek yerine Orta Çağ Kilisesinin çok daha katı bir vizyonunu getirmiş, ancak Katarizmi ortadan kaldıramamıştı. 13.yüzyıl başlarındaki tasfiye hareketinden sağ kurtulan Katharlar, daha önce yaşadıkları gibi, ancak daha büyük bir özen ve gizlilik içinde, yaşamaya devam etmişlerdi.

Bu toplulukların hayatta kalması, 14.yüzyıla kadar devam eden engizisyonlara dair Kilise kayıtlarından bilinmektedir. Organize bir dini mezhep olarak Katharizm, Güney Fransa’da Montsegur’da yok edilmiş, ancak yaşayan bir inanç olarak varlığını sürdürmüştü. Daha sonra “sapkın” kabul edilen hareketlerin hepsi, [Orta Çağ Kilisesi](https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-18341/orta-cag-kilisesi/) otoritesine karşı çıkarak Protestan Raformu öncüsü olan Katharlardan bir şekilde esinlenmişlerdi.

#### Editorial Review

This human-authored definition has been reviewed by our editorial team before publication to ensure accuracy, reliability and adherence to academic standards in accordance with our [editorial policy](https://www.worldhistory.org/static/editorial-policy/).

## Bibliografya

- [Barber, M. *The Cathars: Dualist Heretics in Languedoc in the High Middle Ages.* Routledge, 2000.](https://www.worldhistory.org/books/0582256615/)
- [Bryson, M and Movsesian, A. *Love and its Critics: From the Song of Solomon to Shakespeare and Miltonâ€™s Eden.* Open Book Publishers, 2017.](https://www.worldhistory.org/books/1783743484/)
- [Cantor, N. F. *The Civilization of the Middle Ages.* Harper Perennial, 1994.](https://www.worldhistory.org/books/0060925531/)
- [Erbstosser, M. *Heretics in the Middle Ages.* Edition Leipzig Publishers, 1984.](https://www.worldhistory.org/books/1580441335/)
- [Lewis, C.S. *The Allegory of Love.* Cambridge University Press, 2013.](https://www.worldhistory.org/books/1107659434/)
- [Lindahl, C. et. al. *Medieval Folklore: A Guide to Myths, Legends, Tales, Beliefs, and Customs.* Oxford University Press, 2002.](https://www.worldhistory.org/books/0195147723/)
- [Loyn, H. R. *The Middle Ages: A Concise Encyclopedia.* Thames & Hudson, 1991.](https://www.worldhistory.org/books/0500276455/)
- [Nigg, W. *The Heretics.* Dorset Publishers, 2019.](https://www.worldhistory.org/books/B01N8YBG3K/)
- [Oldenbourg, Z. *Massacre at Montsegur.* Marboro Books, 1988.](https://www.worldhistory.org/books/0880294779/)
- [Staines, D. *The Complete Romances of Chretien de Troyes.* Indiana University Press - Indiana University Press, 1991.](https://www.worldhistory.org/books/0253207878/)

## Yazar Hakkında

Joshua J. Mark, Dünya Tarihi Ansiklopedisi'nin kurucu ortağı ve içerik direktörüdür. Daha önce New York'taki Marist College’de tarih, felsefe, edebiyat ve yazı dersleri vermiştir. Ayrıca pek çok yere seyahat etmiş, Yunanistan ve Almanya’da yaşamıştır.
- [Linkedin Profile](https://www.linkedin.com/pub/joshua-j-mark/38/614/339)

## Zaman çizelgesi

- **c. 1145 CE**: [Cathars](https://www.worldhistory.org/Cathars/) appear in Southern France.
- **c. 1160 CE - c. 1200 CE**: Catharism becomes increasingly popular in Southern France; the Church tries to suppress the heresy.
- **1167 CE**: Cathar Council of Saint-Felix held to determine bishoprics and set rules.
- **1209 CE - 1229 CE**: The [Albigensian Crusade](https://www.worldhistory.org/Albigensian_Crusade/) against [Cathars](https://www.worldhistory.org/Cathars/) heretics in southern France.
- **1243 CE - 1244 CE**: Siege of the last Cathar stronghold Montsegur.
- **1244 CE**: Fall of Montsegur; [Cathars](https://www.worldhistory.org/Cathars/) are massacred by the Church's army and the heresy is suppressed.

## Sorular & Cevaplar

### Katharlar kimlerdi? 
Katharlar, Ortan Çağ Fransa’sında Kilise otoritesine meydan okuyan dini bir mezhep mensuplarıydı.  

### Katharlar neye inanıyorlardı? 
Katharlar, şeytanın insanları fiziksel bedenlere hapsedilmiş ölümsüz ruhlar olduğuna, yaşamın amacının insanın bu bedenlerden ve fiziksel dünyaya olan bağlılıktan kurtularak Tanrı’ya dönmek olduğuna inanıyorlardı. Reenkarnasyon bu inancın bir yönü oluyordu. 

### Katharlar bir tanrıçaya inanıyorlar mıydı? 
Katharlar, Tanrı’nın dişil ilkesine inanıyorlardı; Tanrı hem erkek ve hem de dişiydi. Tek bir tanrıçaya inanmıyorlardı. 

### Katharların başına ne gelmişti? 
Katharlar, 1209-1229 yılları arası dönemde Albigens Haçlı Seferinde ağır bir yenilgi alıp bastırılmışlardı. 


## Dış Bağlantılar

- [A Five-Minute Guide to the Cathars](https://www.medievalists.net/2020/04/guide-cathars/)

## Bu Çalışmayı Alıntıla

### APA
Mark, J. J. (2026, May 03). Katharlar. (N. Karaben, Çevirmen). *World History Encyclopedia*. <https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-18050/katharlar/>
### Chicago
Mark, Joshua J.. "Katharlar." tarafından çevrildi Nizamettin Karaben. *World History Encyclopedia*, May 03, 2026. <https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-18050/katharlar/>.
### MLA
Mark, Joshua J.. "Katharlar." tarafından çevrildi Nizamettin Karaben. *World History Encyclopedia*, 03 May 2026, <https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-18050/katharlar/>.

## Lisans & Telif Hakkı

Gönderen [Nizamettin Karaben](https://www.worldhistory.org/user/nizamettinkarab.ypq/ "User Page: Nizamettin Karaben"), tarihinde yayınlandı 03 May 2026. Telif hakkı bilgileri için lütfen orijinal kaynakları kontrol edin. Lütfen bu sayfadan gidebileceğiniz içeriklerin daha farklı lisans koşullarına sahip olabileceğini unutmayın.

